KÜLTÜR SANAT
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:54 Uluslararası mozaik sanatçıları Kepez’de buluştu Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Mozaik Sempozyumu, başladı. "Annelerin Sabrıyla Taşların Dili" temasıyla gerçekleştirilen sempozyum, sanatseverleri Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi’nde bir araya getirdi. Taşların dili Kepez’de hayat buldu. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Mozaik Sempozyumu dünyanın farklı ülkelerinden birçok sanatçıyı Dokumapark’ta ağırlıyor. Modern Sanatlar Galerisi’nde sabırla işlenen taşlar, renklerin büyüsüyle taşların diliyle sanatseverlere etkileyici bir görsel anlatı sunuyor. 2 Mayıs Cumartesi günü kapılarını açan sempozyum, Meksika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya uzanan geniş bir coğrafyadan sanatçıları Kepez’de bir araya getirdi. Farklı kültürlerin taş ve mozaik üzerinden kurduğu ortak dil, daha ilk günden ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Küratörlüğünü Rabia Alagöz’ün üstlendiği organizasyonda sanatçılar, eserlerini yalnızca sergilemekle kalmayıp üretim süreçlerini de izleyicilerle paylaşıyor. Taşın en yalın halinden başlayarak sabırla şekillenen mozaikler, galeride adeta birer hikayeye dönüşüyor. Akademisyenlerin de yer aldığı etkinlik, sadece sanatsal üretimi değil, bilgi ve deneyim paylaşımını da ön plana çıkarıyor. 24 Mayıs’a kadar devam edecek sempozyum süresince ziyaretçiler, hem sanatçıların çalışma süreçlerini yakından gözlemleme hem de ortaya çıkan eserleri inceleme fırsatı bulacak. Sempozyum kapsamında yapılan eserler 10 Mayıs’ta saat 14.00’da açılacak sergide sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sempozyum etkinlikleri 24 Mayıs’a kadar devam edecek. Uluslararası konuklar Rodrigo Garcia, Girgis Mickail, Mireille Elkess Youhanna, Xenia Samokina, Ekatarina Shmorgun, Suzanne Blom, Darya Zharikova gibi uluslararası isimlerin yanı sıra Türkiye’den Sibel Akbaba, Gülçin Sökücü, Duygu Özkan, Meltem Yalçıkaya Temel, Ceren Karabaki, Emine Öztürk, Metin Katarcı, Nedret Yıldırım Demir gibi birçok değerli sanatçı yer alıyor. Sempozyuma Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Zaimoğlu, Doç.Dr. Işılay Konak, Tunus- Sfax Yüksek Sanatlar ve Zanaatlar Enstitüsü Ögr. Gör. Hana Krichen, Akdeniz Üniversitesi’nden Havva Çetin, Başak Serçe, Hüsna Ela Akbulu ve Gülhan Özdemir gibi akademisyenlerde bilgi ve deneyimlerini sanatseverlerle paylaşıyor.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:10 Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
Menteşe ve Çadır Lunga arasında iyi niyet mektubu imzalandı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:31 Menteşe ve Çadır Lunga arasında iyi niyet mektubu imzalandı Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi işbirliğinde gerçekleştirilen 32. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği kapsamında, Menteşe Belediyesi ile Moldova Cumhuriyeti Çadır-Lunga Belediyesi arasında "İyi Niyet Mektubu" imza töreni gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen imza töreninde konuşan Çadır-Lunga Belediye Başkanı Anatoli Topal, "Burada olduğumuz için çok mutluyuz. Bu imza kardeşlik bağımızı daha da güçlendirecek. 8 Kasım’daki festivalimize hepinizi davet ediyorum" dedi. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Çadır-Lunga Belediyesi ile imzalanan iyi niyet mektubunun hem belediyeler hem de halklar arasında kültürel, sosyal, ekonomik ve teknolojik açıdan kalıcı bağlar kuracağını dile getirdi. Başkan Köksal Aras şöyle konuştu: "Bugün, Muğla’nın kalbi Menteşe’mizde, Uluslararası 32. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği’mizin önemli bir anına şahitlik ediyoruz. Moldova Cumhuriyeti’nin güzide kenti Çadır-Lunga ile kardeş kent ilişkisi kurulmasına ilişkin iyi niyet mektubunu imzalamak üzere bir aradayız. Uluslararası iş birlikleri ve vizyoner projeler, kentimizin geleceği için büyük önem taşıyor. Geçtiğimiz aylarda Almanya’nın Sindelfingen Belediyesi ile kent diplomasisi alanında önemli bir iş birliği protokolü imzalamıştık. Sindelfingen Belediyesi ile ortak projeler geliştiren ve karşılıklı öğrenmeye açık, çağdaş bir yerel yönetim olarak bağımızı büyütmeye devam ediyoruz. Bu iyi niyet mektubunu; iki halk arasındaki ortak değerleri desteklemek, karşılıklı bağları kuvvetlendirmek; ekonomi, ticaret, kültür, eğitim, turizm, spor ve kentsel gelişim gibi alanlarda bilgi ve deneyim paylaşarak iş birliği yapmak amacıyla imza atıyoruz." Başkan Köksal Aras, "İki kentin tarihi arasında bir dostluk köprüsü kuruyoruz" Çadır-Lunga’nın Menteşe gibi zengin bir kültürel mirasa sahip olduğuna dikkati çeken Başkan Köksal Aras sözlerini şöyle sürdürdü: "Çadır-Lunga, St. Dimitrie Kilisesi, hamamları ve etnografya müzesi ile yaşayan bir tarihe sahip. Tıpkı Menteşe’miz gibi. Menteşe’mizde ise yüzyıllardır ayakta duran Arasta bölgemiz, Karabağlar Yaylamız, Saburhane’miz, geçmişle bugünü buluşturan eşsiz değerlerimiz var. Bugün bu imzayla, iki kentin tarihi arasında bir dostluk köprüsü kuruyoruz. Menteşe ile Çadır-Lunga arasındaki bu yeni kardeşlik, her iki kentin de kültürel ve ekonomik ufkunu genişletecek, geleceğe umutla bakmamızı sağlayacaktır. Bu anlamlı günde bizlerle birlikte olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. İki şehir arasındaki dostluğun daim olmasını diliyorum." Törende konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise şunları söyledi: "Bugün çok önemli bir birliktelik oluşturuluyor. Bundan sonra daha somut projelerle birlikte iki kentte de kardeşliğin izlerini taşıyacağız. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ben de bu dostluğa gereken desteği her zaman vereceğim" Konuşmaların ardından Muğla Büyükşehir Konservatuvarı Halk Dansları ve Çadır-Lunga Belediyesi Dans Topluluğu ekipleri tarafından dans gösterileri sahnelendi. Gösterilerin ardından Menteşe Belediyesi ve Çadır-Lunga Belediyesi arasındaki "İyi Niyet Mektubu", Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ve Çadır-Lunga Belediye Başkanı Anatoli Topal tarafından imzalandı. İmza Törenin ardından Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Çadır-Lunga Belediye Başkanı Anatoli Topal’a günün anısına kristal baca ve çiçek takdim etti.
Kocaeli Kitap Fuarı’na görkemli açılış
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:24 Kocaeli Kitap Fuarı’na görkemli açılış Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 15.’sini düzenlediği Kocaeli Kitap Fuarı, "Altaylardan Tuna’ya: Müzik Birleştirir" adlı özel konser ile başladı. Programda konuşan Başkan Büyükakın, Anadolu mayasının bizi biz yapan en önemli unsur olduğunu vurgulayarak, "Mayamızı yeniden karacağız. O mekânlardan biri de Kocaeli Kitap Fuarı’dır" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce bu yıl 15.’si gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kitap fuarı olan Kocaeli Kitap Fuarı, özel bir konserle başladı. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki, "Altaylar’dan Tuna’ya: Müzik Birleştirir" temalı açılış programına Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Tahir Büyükakın, Deniz Eğitim ve Öğretim Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Mehmet Akif Yılmaz ve Cemil Yaman, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Cumhurbaşkanlığı Kamu Görevleri Etik Kurul Üyesi İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP Kocaeli İl Başkanı Tuncay Batı ve BBP İl Başkanı Metehan Küpçü ile fuarın bu yılki onur konuğu olan Prof. Dr. Kemal Sayar da katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda ilk konuşmayı, onur konuğu Prof. Dr. Kemal Sayar yaptı. Sayar, "Öncelikle bana böyle bir şeref misafirliği payesini verdiği için Kitap Fuarına ve Büyükşehir’e teşekkür ederim" dedi. Prof. Sayar, bu yılki Anadolu Mayası’na değinerek söz konusu temanın son derece heyecan verici olduğunu söyledi. Sayar, "Bizi mayalayan bir medeniyetin mensubuyuz. Hepimizin farkında olmadığı bir bilinçaltında geçmişin bilgeliği ile mayalanmış durumdayız. Ben, Anadolu irfanını anneannemden aldım. Bu irfanı aktaran birileri hep var. Umarım bizler vasıtasıyla yeni nesil bu büyük hazinenin farkında olurlar" şeklinde konuştu. "Bu milletin mayası temizdir" Kemal Sayar konuşmasında, Türk milletinin temiz bir mayaya sahip olduğunun altını çizdi, "Anadolu bilgeleri geçmişi iyilikle mayalamıştır. Bu toplum birçok kedere rağmen hala ayaktadır ve dimdiktir. Yakın zamandaki depremler ve darbe girişimi ile başa çıkarak zorlukların üstesinden gelmiştir. Bizim mayalayan bir şey var. Bizde güzelliğin adaletin, yardım etmenin geçmişten gelen bir bilgeliği var. Bütün badirelere rağmen, bütün hastalıklarımıza rağmen bu topraklarda yüzyıllardır var olmaya ve bir merhamet toplumu olmaya devam ediyoruz. Ben bütün felaket tellalığına rağmen insanımızın iyi olduğunu ve iyi şartlar altında her zaman inşa edici olduğuna her zaman taşı taş üzerine ve çalışkanlığına inanıyorum" dedi. "Bugün çok gururluyuz" Başkan Tahir Büyükakın, onur konuğu Kemal Sayar’a Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı eğitmenleri tarafından hazırlanan tablodan hediye etti. Ardından da bir konuşma yaptı. Başkan Büyükakın 15 yıldır gururla icra edilen Kocaeli Kitap Fuarı’nın kentin markası olduğunu kaydederek, "Sadece çevre illere değil artık yurt dışına ismini duyuran bir organizasyonumuz var. Bununla gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Bizi biz yapan anadolu mayasıdır Başkan Büyükakın fuarın bu seneki teması olan ‘Anadolu Mayası’na’ değindi ve şu ifadeleri kullandı: "Anadolu mayası dediğimiz şey bizi biz yapan olgudur. Bizi bir kılan, bizi ilelebet var edecek olan Anadolu mayasıdır. Türkiye yeni bir ufka yol açtı. Tarihi geçmiş için değil gelecek için okuruz. Tarih derseniz ancak bugüne dair bir anlam taşır. Tarihini yazamayanların ne geçmişi ne de geleceği olur. Tarihi yeniden yazmak gerekiyor. Bu da dil birlikteliği ile mümkündür. Sanattan kültüre, mimariden iş yaşamına ne varsa bunların tamamı dile dökülüyor. Diliniz ne ise siz osunuz. Dil soyut vatandır. Dili olmayanın vatanı yoktur. Bir toprak parçası üzerinde yaşarsınız. Dil olunca millet olur ve vatanda birlik olursunuz" dedi. Mayamızı Kocaeli Kitap Fuarı’nda karacağız Türklerin yüzyıllardır hüküm sürdüğü topraklardaki adalete dikkat eden Başkan Büyükakın, "Benim medeniyetim öyle bir medeniyet ki insanlığın en dibe indiği Gazze’deki meseleye nasıl baktığını herkes görüyor. O topraklarda 400 yıldır burnu kanamadan yaşadı. Dilimizden gelen kültür de böyle bir kültür. Biz mayamızı yeniden karacağız. Onların mekanlarında biri de Kocaeli Kitap Fuarı’dır" dedi. Programda selamlama konuşması yapan Milletvekili Prof.Dr. Sadettin Hülagü de; "Bugün; kentimiz için yıllar içerisinde önemli bir değere dönüşen, ender buluşmalarından biri olan 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda çok güzel bir birliktelik oldu. Ruhumuz edebiyata doyacak" dedi. Açılış kurdelesinin kesilmesiyle Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı resmen başlatılmış oldu. Kocaeli Kongre Merkezi’nde onlarca söyleşiye ev sahipliği yapacak Kitap Fuarı, 4-12 Ekim tarihleri arasında açık olacak. Kitap dostları, fuarı 10.30-21.30 saatleri arasında ziyaret edebilecek
Yozgat’tan çıkarılıyor, kadınların elinde aksesuara dönüşüyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 11:58 Yozgat’tan çıkarılıyor, kadınların elinde aksesuara dönüşüyor Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde doğada bulunan ametist ve kalsedon taşları, el işçiliğiyle işlenerek takı ve süs eşyasına dönüştürülüyor. Bölge halkı için hem ekonomik hem de kültürel bir değer haline gelen bu doğal taşlar, yerel kalkınmaya ve tanıtıma da katkı sağlıyor. Aydıncık ilçesi, sahip olduğu zengin doğal taş yataklarıyla dikkat çekiyor. Özellikle ametist ve kalsedon taşlarının yoğun olarak bulunduğu bölgede, bu taşlar yerel girişimciler ve zanaatkârlar tarafından doğadan titizlikle çıkarılıyor. Daha sonra çeşitli işlemlerden geçirilerek kolye, yüzük, küpe, bileklik ve dekoratif objelere dönüştürülüyor. El emeğiyle üretilen bu aksesuarlar oldukça talep görüyor. Aynı zamanda çeşitli sergi ve fuarlar vasıtasıyla yurdun dört bir yanında tanıtılıyor. "Yozgat’ın o dönem ilk kadın girişimi kooperatifini kurduk" Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Değerli Taş Sanatçısı Nimet Türker yöredeki doğal taşları aksesuara dönüştürdüklerini ifade etti. Türker, "Burada öğreticiliğini de yapıyorum. Yöremizde çıkan taşlar keşfedildiğinde o dönem Halk Eğitim’de atölye kuruldu. Dışarıdan eğitici geldi. Doğal taş ve kuyumculuk eğitimi aldık. Eğitimi tamamlayan arkadaşlarımızla birlikte bu yola devam ettik. Dernek kurduk. 2017 yılında Aydıncık Kadın Girişimi Kooperatifi’ni kurduk. Yozgat’ın ilk kadın girişimi kooperatifiydi" dedi. "Aksesuarlarımızı kullanıp faydasını görenler oldu, bunlar aracı şifa Allah’tan" Kadınların sosyalleşmesi ve ev ekonomisine katkı sağlaması adına çok faydası olduğunu söyleyen Türker, "Kurslar açıldı, kadınlar eğitimler aldı. Kooperatifimizde doğal taş üretimi yaptık, festival ve fuarlara katıldık. İstanbul, Bursa, Erzurum, Yalova gibi çok yere katılım sağladık. Yöremizin doğal taşını ve kültürünü tanıttık. Bu taşların faydaları eski çağlardan beri kullanılır ve alternatif tıp tarafından bilinir. Aksesuarlarımızdan alıp kullanıp şifasını enerjisini görüp teşekkür ve dua eden insanlara şahit oldum. Rabbimin güzellikle bahşettiği ışıl ışıl taşlar. Hiçbir şey boşa değil, bunlar aracı. Şifa Allah’tan" cümlelerini kullandı. "Ametist taşı baş ağrısına, kalsedon taşı başarıya iyi gelir" Taşların özelliklerine değinen Türker, "Mor renkli olan ametist taşı alternatif tıpta da kullanılmakta. Vücuttaki negatif enerjiyi ve stresi aldığı, pozitif enerjiye çevirdiği bilinir. Baş ağrısı, migren ve uykusuzluğa iyi geldiği bilinmekte. Bu taşlardan işlediğimiz takıları hem görsel olarak hem de şifasından faydalanmak adına çok talep görüyor. Gittiğimiz fuar ve festivallerde çok yoğun ilgiyle karşılaşıyoruz. Mavi renkli olan taş kalsedon taşıdır. Eski çağlarda Bizanslı avukatların duruşmalara girmeden önce mutlaka kalsedon taşı taktığı öğrendiğimiz bilgilerden. Başarı ve nazar taşı olarak bilinir. Radyasyonu çekmesi, stresi alması ve başarı taşı olması sebebiyle çok rağbet gören taşlarımızdan. Günümüzde ‘Avukat Taşı’ olarak biliniyor" şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy: "Hangi bebek hangi çocuk hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 11:18 Bakan Ersoy: "Hangi bebek hangi çocuk hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder" Malatya’da Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Festivalin açılış programında konuşan Bakan Ersoy, Kültür Yolu Festivali’nin bugün dünyanın en büyük festivali haline geldiğini söyledi. Bu yıl ilk kez Malatya’da gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı törenle yapıldı. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Bakan Ersoy, "Her zaman ifade ediyorum, benim kalbimde, Malatya’nın hep ayrı bir yeri oldu. Depremin ardından burada yaşadığım o günleri hiçbir zaman unutmayacağım. Allah Malatya’yı, ülkemizi böylesi acılardan korusun" dedi. "Malatya’nın hep ayrı bir yeri oldu" 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya’da yaşadıklarını hiç bir zaman unutmayacaklarını kaydeden Bakan Ersoy, "Çok köklü bir kültüre ve tarihe sahip bu kadim topraklarda, sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli kültür ve sanat organizasyonlarından Türkiye Kültür Yolu Festivalleri vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Ayrıca 6 şubat tarihinde üst üste yaşadığımız iki büyük depremde hayatını kaybeden tüm Malatyalı kardeşlerime bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sizlere sabırlar diliyorum. Tarihin en büyük afetinde 53 bin 537 kardeşimizi kaybetmenin derin acısını bugün halen yüreğimizde hissediyoruz. Her zaman ifade ediyorum, benim kalbimde, Malatya’nın hep ayrı bir yeri oldu. O çok büyük acıların yaşandığı günün ardından hemen Malatya’ya gelerek acıların sarılmasına katkı sağlamak amacıyla uzun bir süre sizlerle beraber olduk. Depremin ardından burada yaşadığım o günleri hiçbir zaman unutmayacağım. Allah Malatya’yı, ülkemizi böylesi acılardan korusun" ifadelerini kullandı. "Hangi bebek hangi çocuk hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder" Konuşmasına sanatın iyileştirici gücüyle devam eden Bakan Ersoy, "Biz, adaletsizlik, zulüm ve çatışmalar karşısında insanların barış ve huzur dolu bir dünya inşa etmesinde sanatın iyileştirici gücüne inanmış bir medeniyetin mensuplarıyız. Maalesef bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan çatışmalara hepimiz üzülerek şahit oluyoruz. Savaşlar nedeniyle insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Bebekler ve çocuklar gıdasızlık nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Yıkılmış binalar, bombalanmış şehirler, zorunlu göçler, sakat kalan insanlar ve yaşamını kaybedenler. Peki, insanlar bu acıları neden yaşıyor? Hangi bebek, hangi çocuk, hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder? Hiç kimse. İşte bu yüzden biz yaşanan tüm zulümlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Hırsları, egoları, kirli hesapları nedeniyle hayatı yaşanmaz hale getirmeye çalışanlara inat biz yaşamı güzelleştiren tarafta olacağız. Biz kalbi bebekler, çocuklar, yaşlılar, güzellikler ve iyilik için atanlardan yana olmaya devam edeceğiz. Biz silahlarla, bombalarla, çatışmalarla oluşan bu karanlığın içinde hiçbir ayrım yapmadan tüm insanlar için sanatın ışığına sarılarak hayatı aydınlatmanın gayreti içinde olmayı sürdüreceğiz. Çünkü her zaman, her platformda ifade ettiğim gibi sanat bir iyileştirme biçimidir. Bu sebeple biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültürün ve sanatın etkisini arttırmak adına hem sanata hem de sanatçıya destek olmaya devam edeceğiz. Ülkemizde gençlerimizin sanata ulaşmalarının önündeki tüm engelleri bir bir kaldırıyoruz. Dünyanın dört bir yanında ülkemizi temsil eden genç sanatçılarımızın yetişmesine katkı sağlamak amacıyla devrim niteliğinde adımlar attık" dedi. Kültür Yolu Festivali’nin bugün dünyanın en büyük festivali haline geldiğini belirten Bakan Ersoy, "Bir yandan yeni sanat merkezleri inşa ederken diğer yandan yeni sanatçıların yetişmesi, şehirlerimizde sanatın sesinin yankılanması adına gerekli altyapı çalışmalarını hayata geçirdik. Bakanlık olarak ortaya koyduğumuz bu yeni vizyon çerçevesinde ‘Kültür ve Sanatla Bütünleşmiş Bir Turizm’ anlayışıyla geliştirdiğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivalleri de bu politikanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Beş yıl önce bir bölgede ve bir şehirde başladığımız, bu yıl 7 bölgede 20 şehirde devam ettirdiğimiz festival, ülkemizin en büyük ve en zengin marka projelerinden olmasının yanında katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivali haline gelmiştir. Bu yıl Malatya’nın eklenmesiyle çok daha zenginleşen Kültür Yolu Festivali, şehirlerin somut ve somut olmayan miraslarını herkesle buluşturmayı, şehirlerimizi marka şehirler haline getirmeyi hedeflediğimiz bir kültür atılımıdır. Amacımız, sahip olduğumuz özgün ve geleneksel kültürel değerlerimizi, uluslararası kültür-sanat formlarıyla harmanlamak ve bunları şehirlerimizin tarihi ve doğal dokusu içinde halkımızla buluşturmaktır. Kültürel zenginlikleriyle, tarihiyle, stratejik konumuyla ve güçlü tarım geleneğiyle güçlü şehirlerimizden biri olan Malatya, 9 gün boyunca festivalimize ev sahipliği yapacak" şeklinde konuştu. Festival kapsamında, Malatya’nın dört bir yanında gerçekleştirilecek olan etkinliklere de değinen Bakan Ersoy, "42 noktada yaklaşık 350 etkinlik gerçekleştirilecek. Bugün başlayıp 12 Ekim Pazar gününe kadar konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, atölyelerden çocuk etkinliklerine ve çalıştaylara kadar her yaştan ve ilgi alanından ziyaretçiye hitap eden etkinlikler Malatyalı hemşehrilerimizle buluşacak. Malatya Kültür Yolu Festivali ile yalnızca kültür ve sanat etkinliklerini değil, aynı zamanda Malatya’nın tarihî, ekonomik, sportif, kültürel ve turistik imkanlarını daha da görünür kılmayı hedefliyoruz. Festival boyunca şehre gelen ziyaretçilere Malatya’yı ve zengin yerel kültürünü daha yakından tanıma fırsatı sunmuş olacağız. Gençlerimiz ve çocuklarımız için de çok özel etkinlikler hazırlandı. Bu çerçevede birçok etkinliğin de düzenleneceği bir çocuk köyü kuruyoruz. Bakanlığımıza bağlı müzeler ve ören yerleri, kültür merkezleri, sanat merkezleri, kütüphaneler, özel müzeler, tarihi ve turistik mekânlar ile açık alanlar ve şehir meydanları dokuz gün boyunca etkinlik alanı olarak değerlendirilecek. Halk müziğinden tasavvuf musikisine, klasik müzikten operaya, popüler müzikten dünya ezgilerine ve tiyatroya kadar geniş bir yelpazede halkımızı farklı mekanlarda sahne performanslarıyla buluşturacağız" dedi. Sözlerine Filistin ile devam eden Bakan Ersoy, "Düzenlediğimiz festivalimizde Filistin’i de unutmadık. Filistin mücadelesine bir saygı duruşu olarak Filistin için de özel bir etkinlik hazırladık. Söyleşi, konferans, çalıştay ve atölye faaliyetlerinin yanında sinema ve tiyatro alanında da çok özel içerikler sizlerle buluşacak. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, ülkemizde kültürün ve sanatın daha da güçlenmesi, genç sanatçılarımızın yetişmesi adına kültür ve sanat hayatına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bizim bu festivallerdeki her bir etkinliği barışa, aydınlık yarınlara dair bir umut tohumu olarak gördüğümüzü de ayrıca ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
Elazığ’da Fırat’tan Gelen Kültür Projesi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:24 Elazığ’da Fırat’tan Gelen Kültür Projesi Elazığ’da hayata geçirilen "Fırat’la Gelen Kültür Projesi" kapsamında düzenlenen etkinlikte Fırat havzasına özgü yöresel yemekler tanıtıldı. Etkinlikte öğrencilere hem kültürel mirası koruma bilinci kazandırıldı hem de sağlıklı beslenmenin önemi vurgulandı. Elazığ Baskilliler Derneği, Fırat’la Gelen Kültür Projesi kapsamında Fırat’ın Gastronomisi adlı özel bir etkinlik gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören programda, Fırat havzasına özgü geleneksel yemekler, tatlılar ve unutulmaya yüz tutmuş yöresel yiyecekler davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte lise öğrencilerine Elazığ mutfağının zenginliği tanıtıldı, çeşitli yöresel ürünler ikram edildi. Gençlerin kültürel mirası tanımaları, sahiplenmeleri ve geleceğe aktarmaları hedeflenirken, fast food ve zararlı beslenme alışkanlıklarının olumsuz etkileri konusunda bilgilendirme yapılarak sağlıklı beslenmenin önemi vurgulandı. Ayrıca, program kapsamında gastronomi uzmanları ve bölgede yaşayan ev hanımları, bölgenin yemek kültürünün Anadolu’daki yeri ve önemi üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Etkinliğe katılan öğrenciler ve ilçe protokolü, hem Elazığ mutfağının zengin çeşitliliğini tatma imkanı buldu hem de Fırat kültürünün tarihsel birikimi hakkında bilgi edindi. Baskilliler Derneği Başkanı Aygün Çam, "Fırat sadece bereketiyle değil, kültürü ve mutfağıyla da bir hazinedir. Biz de bu mirası gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yürütüyoruz. Fırat’ın Musikisi, Fırat’ın Arkeolojisi, Fırat’ın Yaban Hayatı ve Fırat’ın Mutfağı ile etkinliklerimiz devam edecek" dedi.
Nilüfer’de 20. Uluslararası işçi filmleri festivali başladı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:23 Nilüfer’de 20. Uluslararası işçi filmleri festivali başladı Bursa’da düzenlenen 20. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, sinemaseverlerden yoğun ilgi gördü. 9 Ekim’e kadar sürecek olan festivalde, yerli ve yabancı çok sayıda yapım gösterilecek. Açılışın ilk filmi ise "Döngü" oldu. Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 20. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, kokteyl ve açılış programı ile başladı. Nilüfer Kent Konseyi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) ve Bursa Barosu’nun iş birliği yaptığı festivale ilgi büyüktü. Konak Kültürevi’ndeki açılış programına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcısı Bukle Erman, akademik oda temsilcileri ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış konuşmasını yapan Başkan Şadi Özdemir, bu festivalde emeğin ve emekçinin hikayelerinin beyaz perdeye taşındığına dikkat çekerek, sinemanın evrensel diliyle alın terinin öykülerinin anlatılacağını belirtti. 9 Ekim tarihine kadar 51 filmin gösterileceğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Yerli ve yabancı yapımlar seyirciyle buluşacak. Kısa metraj filmler ve belgeseller gösterilecek. Emek hikayeleri beyaz perdeye taşınacak. Kadın ve çocuk temalı filmler de programda yer alıyor. Ayrıca, Fransız Kültürevi ve TÜMTİS Bursa Şubesi özel gösterimleri olacak" dedi. İlk gösterim "döngü" oldu Açılışın ardından festivalin ilk gösterimi yapıldı. Sinemaseverler, ev işçiliğinin görünmez emeğini ve işveren ile işçi arasındaki sınıfsal çatışmayı anlatan "Döngü" filmini izledi. Gösterimin ardından da filmin yönetmeni Erkan Tahhuşoğlu ve yapımcısı İris Tahhuşoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Programda 51 yerli ve yabancı yapım var Yerli ve yabancı 51 yapımın gösterileceği festivalde; kısa filmler, kısa metraj belgeseller ve deneysel yapımlar sinemaseverlerle buluşacak. Festival kapsamında ayrıca Fransız Kültürevi’nin katkılarıyla "Köpekler ve İtalyanlar Giremez" ve "Alarmlar" filmleri de gösterilecek.
Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, 2025-2026 konser sezonunu açtı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:01 Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, 2025-2026 konser sezonunu açtı Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, 2025-2026 sanat sezonuna görkemli bir açılış konseriyle başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün kuruluşunun 90. yılı çerçevesinde yapılan konser Bursalı sanatseverlerden tam not aldı. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi-Merinos’ta gerçekleşen konserde orkestrayı uluslararası tecrübeye sahip İtalyan orkestra şefi Alessandro Cedrone yönetirken, dünyaca ünlü keman virtüözü Hyeyoon Park konserde solist olarak yer aldı. Yeni sanat sezonuna coşkulu bir giriş yapan BBDSO, bu sezon da her Perşembe seçkin şef ve solistleri, çoksesli müziğin eşsiz repertuvarından renkli programları Bursalı sanatseverlerin beğenisine sunacak. Her yıl olduğu gibi BBDSO genç virtüözleri, özel temalı konserleri, farklı müzik türleri ve çocuklara yönelik eğitim konserleri ile de dinleyicileriyle buluşacak. Uludağ İçecek’in 16 yıllık kesintisiz desteği Uludağ İçecek Türk A.Ş., 16 yıldır BBDSO’nun ana sponsoru olarak orkestraya kesintisiz destek veriyor. Bu süreçte; 100’den fazla canlı konser kaydı hayata geçirildi, kayıtlar sosyal medya kanalları üzerinden yayınlandı. Konserler aynı zamanda TRT Radyo 3 ve TRT FM üzerinden her hafta dinleyicilere ulaşıyor. Konser salonları için akustik ve teknik altyapı yenilendi. Eğitim konserleriyle de genç nesillerin sanatla buluşmasına katkı sağlanıyor. Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, merhum Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ın bıraktığı mirası sürdürerek orkestraya desteklerini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade ederek; "Uludağ İçecek olarak kültür ve sanatın toplumları bir arada tutan en güçlü değerlerden biri olduğuna inanıyoruz. 16 yıldır Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’na kesintisiz destek vermekten büyük gurur duyuyoruz. Bu iş birliği sayesinde yalnızca konser salonlarını dolduran sanatseverlere değil, aynı zamanda genç nesillere de çok sesli müziğin zenginliğini ulaştırabiliyoruz. Önümüzdeki sezonda da Bursa’nın sanatla anılan bir şehir olması için yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi. 1996’da kurulan Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nda Bursa Filarmoni Derneği koordinasyonuyla yerli ve yabancı şefler ve solistler Bursa’ya davet ediliyor. Bu katkılar sayesinde BBDSO, ulusal ve uluslararası sanat camiasında prestijli bir konuma ulaştı.Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde her hafta perşembe akşamları sahneye çıkan orkestra, Bursa’yı kültür ve sanatın önemli merkezlerinden biri haline getirmeye devam ediyor.
Bu tesiste para geçmiyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 09:29 Bu tesiste para geçmiyor Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir hayırsever tarafından yaptırılan tesiste çaydan çorbaya, kahvaltıdan ata binmeye kadar her şey ücretsiz. "Burada para geçmez" yazılı tabelalarla dikkat çeken mekân, Siverek’in gurur kaynağı haline geldi. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde hayırsever Remzi Asal tarafından yaptırılan ve "para geçmeyen tesis" olarak bilinen mekân, sosyal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oldu. Çaydan çorbaya, kahvaltıdan sıcak yemeğe kadar tüm hizmetlerin ücretsiz olduğu tesis, hem yolcuların hem de Siverek halkının ortak buluşma noktası haline geldi. Siverek-Adıyaman karayolunun 6. kilometresinde bulunan tesisin temeli 5 yıl önce atıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında ise tamamen ücretsiz hale getirildi. O günden bu yana bölge halkı ve yolu kullanan sürücüler için adeta uğrak yer konumuna geldi. Tesiste 24 saat boyunca çay ve çorba ikram ediliyor. Konuklar diledikleri gibi masalarına yiyecek alıp kendi evindeymiş gibi rahatlıkla vakit geçiriyor. Yiyecek ve içeceklerin yanı sıra at binme imkânı da sunuluyor. Çocuklar için oluşturulan küçük hayvan alanı sayesinde aileler çocuklarına doğayla iç içe bir deneyim yaşatma fırsatı buluyor. Hayırsever Remzi Asal, projenin ilhamını köy kültüründen aldığını belirterek, "Eskiden köylerde bir günlük ikram olurdu, biz bunu kalıcı hale getirdik. Depremden sonra her şeyi ücretsiz yaptım. Burada para kesinlikle geçmiyor. Dolaplarda ne varsa herkes alıp tüketebiliyor. Ben olmasam da insanlar burayı kendi evleri gibi özgürce kullanıyor. Yolda kalanlar için konaklama imkânı da sağlıyoruz" dedi. Tesisten faydalanan Şanlıurfa Gençlik Spor antrenörü Eren Öngör, bisikletli sporcularla sık sık uğradıklarını belirterek, "Nemrut Dağı’na ya da Adıyaman’a giderken mutlaka buraya uğruyoruz. Çay, çorba ve tüm yiyecekler ücretsiz. Böyle bir yeri Türkiye’nin başka hiçbir yerinde görmedim. Siverek halkının bu projeyle gurur duyması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Deprem döneminde tesisi keşfeden Muhsin Bilgen ise buranın yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma noktası haline geldiğini belirtti. Bilgen, "Tahta tabelalardaki özlü sözlerden sohbetlere kadar burası insana huzur veriyor. Ücretsiz ikramların yanı sıra, konaklama imkânı da var. İlerleyen dönemde buraya kitaplı bir kafe projesi de eklenirse çok daha değerli bir yer olacak. Haftada bir mutlaka uğruyorum ve herkese de tavsiye ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Eski Kastamonu fotoğraflarından oluşan sergiye büyük ilgi
03 Ekim 2025 Cuma - 19:18 Eski Kastamonu fotoğraflarından oluşan sergiye büyük ilgi Kastamonu’nun eski çekilmiş fotoğraflarından hazırlanan sergi, vatandaşların büyük beğenisini topladı. Kastamonu Kalkındırma Derneği (KAL-DER) tarafından hazırlanarak Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen "Kadim Şehir Kastamonu" temalı fotoğraf sergisi yoğun ilgi gördü. Kastamonu’nun plakası olan 37’den esinlenerek 37 eski fotoğrafın sergilendiği programda, şehrin geçmişine ışık tutan kareler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin açılışına, Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, eski Devleti Bakanı Murat Başesgioğlu, Baro Başkanı Avukat Özgür Demir, önceki dönem Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Ticaret Borsası Başkanı Serdar İzbeli, KAL-DER Yönetim Kurulu Başkanı Tugay Civelekoğlu ile siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, STK yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı. "Eski Kastamonu fotoğraflarından bir müze oluşturmayı planlıyoruz" Programın açılışında konuşan KAL-DER Başkanı Tugay Civelekoğlu, "Kadim şehir Kastamonu için bu düşünceyi gerçekleştirdik. İnşallah bu farkındalık sergisine hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bunun vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Bu sergiyi Kastamonu Kalkınma Derneği olarak biz tertip ettik. Amacımız şudur; ‘kadim şehir Kastamonu’ diyoruz. Bu söylemin sadece bir söz olarak kalmaması için görsellerle de desteklemek istedik. Fotoğraflarla bu söylemi daha anlamlı hale getirelim diye böyle bir düşünce ortaya çıktı. Çok şükür bugün de hep beraber açılışını yapıyoruz. Devamını da eğer bu fotoğraflarla Kastamonu’nun eski hallerini yansıtan bir müze oluşturabilirsek bunun çok güzel bir çalışma olacağına inanıyorum. Artık sayın valimiz ve tüm kurumlarımızın desteğiyle, 19 ilçemize dair eski Kastamonu fotoğraflarını kurumların duvarlarında sergilersek, hem ziyaretçilerin Kastamonu’yu tanımasına katkı sağlayacağını hem de anıların tazelenmesine vesile olacağına inanıyorum" dedi. "Kastamonu tarihi, keşfedildikçe daha fazla Bir kentin gelişmesinde kültür ve sanatın öneminden bahseden Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, "Bir ülkenin kalkınmasında kültür ve sanat başlıca unsurlardır. Kültür ve sanat geliştikçe turizm faaliyetleri de canlanır. Kastamonu, tarih açısından Türkiye’nin belki de en zengin şehirlerinden biridir. Kastamonu tarihi, keşfedildikçe daha fazla keşfedilmesi gereken bir zenginliktir. Son iki yılda 83 kültür ve sanat etkinliğine tanıklık ettik. Bunların içinde paneller, sergiler, köye gezici programlar ve sanat atölyeleri yer aldı. Bu çalışmalarla büyük bir rakama ulaştık. Biz diyoruz ki; kültür ve sanatta Kastamonu merkezdir. Türkiye’nin geleceğinde Kastamonu, kültür ve sanatla da anılacaktır. Kültür ve sanat faaliyetlerine kararlılıkla destek vermeliyiz. Esnafımız dükkanına Kastamonu tarihi bir fotoğrafını asabilir. Gençlerimiz anne, baba veya dedelerinin bulunduğu eski fotoğrafları paylaşabilir. Bu toplumun ortak yapacağı bir iştir. Kastamonu Valiliği tarafından yürütülen ‘Kastamonu Görsel Hafıza Programı’ kapsamında 12 bin 480 fotoğraf tarandı. Bunların 7000’den fazlası, izin alınarak internet ortamında halkın erişimine açıldı. Gelecekte karanlık oda ve diğer ekipmanlarla birlikte belki bir ‘Kastamonu Fotoğraf Merkezi’ kurulacaktır. Biz diyoruz ki kültür, bütün vatandaşların ulaşması gereken bir haktır. Kültürde köy ile kent ayrımını ortadan kaldırmak istiyoruz. Bu amaçla sanat atölyelerini ilçelere ve köylere taşıyarak bütün çocuklarımızın sanat faaliyetlerine katılmasını sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından İl Müftü Yardımcısı Selim Demir dua etti. Daha sonra fotoğraf sergisinin açılış kurdelesi protokol üyeleri tarafından kesildi. Davetliler, Kastamonu’nun geçmişine dair karelerin yer aldığı sergiyi büyük ilgiyle gezdi.