Son Dakika
|
'rüşvet alma', 'rüşveti temin etme', 'irtikap
Yardım derneğine 72 milyon liralık vurgun operasyonu: 21 gözaltı
Zeytinburnu’nda 28 milyon lira değerinde sahte altın ele geçirildi
Rusya, Ukrayna'da gaz üretim tesislerini vurdu: 5 ölü
Artvin’de çığ altındaki Bülent Gezer’in cansız bedeni 4 ay sonra kar altından çıkarıldı
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"
Çığ altında kalan çobanın cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İstanbul’da yoğun sis: Boğaz hattı trafiğe kapatıldı
Sergen Yalçın: "Taraftarımız bırakmamızı istiyorsa bırakırız"
ABD Başkanı Trump: "Özgürlük Projesi kısa bir süreliğine durdurulacak"
ABD ordusundan Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşıdığı belirlenen tekneye saldırı: 3 ölü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SAHA EXPO’da sergilenen teknolojileri inceledi
Merz: "İran müzakere masasına gelmeli, zaman kazanmaya çalışmayı bırakmalı"
İran, BAE’ye yönelik saldırıları yalanladı
KÜLTÜR SANAT
Çameli’nde Masal Festivali başlıyor
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:17:41
Denizli’nin Çameli ilçesi, Anadolu’nun kadim kültürünü çocuklarla buluşturacak bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Çameli Kaymakamlığı ve Çameli Belediyesi öncülüğünde düzenlenen "Masal Festivali", 6 Mayıs’ta kapılarını ziyaretçilere açıyor. Çameli’de kültürel mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırlanan Masal Festivali için tüm hazırlıklar tamamlandı. Çameli Kaymakamlığı, Çameli Belediyesi, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve Çameli Yerel Eylem Grubu (YEG) iş birliğiyle hayata geçirilen festival, 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde Çameli Atatürk İlkokulu bahçesinde gerçekleştirilecek. Festival kapsamında iki gün boyunca sürecek etkinliklerde, Anadolu masallarının eşsiz kahramanları ve anlatıları çocuklarla buluşacak. Etkinlik programında sadece masal anlatımları değil, çocukların gelişimini destekleyen atölyeler, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel çocuk oyunları ve bölgenin zengin mutfak kültürünü yansıtan yöresel lezzet stantları da yer alacak. "Tüm halkımızı bu heyecana ortak olmaya bekliyoruz" Çameli Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, festivalin amacının çocuklara kitap okuma ve dinleme alışkanlığı kazandırmanın yanı sıra, kültürel değerlerimizi eğlenceli bir atmosferde öğretmek olduğu vurgulandı. 6 Mayıs Çarşamba günü saat 10.00’da başlayacak olan açılış töreniyle start alacak festivale, çevre il ve ilçelerden de yoğun katılım bekleniyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:12
Alanya Kalesi’ndeki 800 yıllık miras turist akınına uğruyor
Antalya’da Alanya Kalesi içerisindeki 800 yıllık Süleymaniye Camii, hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktası oldu. 13. yüzyılda 1. Alaaddin Keykubad döneminde inşa edilen cami, geçirdiği değişimlere rağmen tarihi dokusunu korumayı sürdürüyor. Alanya ilçesinde, ilk olarak Selçuklu mimarisiyle inşa edilen yapı, zaman içerisinde çeşitli nedenlerle özgün görünümünden uzaklaştı. 16. yüzyılda ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniden yaptırılarak bugünkü görünümüne kavuştu. Bu yeniden inşa süreci, camiye hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan eşsiz bir karakter kazandırdı. Caminin özellikle giriş kapısı, minberi ve ahşap işçiliği ilk yapıldığı dönemin estetik anlayışını yansıtarak ziyaretçilere adeta görsel bir şölen sunuyor. Ahşap detaylarda kullanılan ince işçilik, dönemin ustalığını gözler önüne sererken, yapının tarihi atmosferini daha da güçlü kılıyor. Akustiği sağlamak için 60 adet küp Öte yandan caminin dikkat çeken bir diğer özelliği ise akustik sistemi oldu. İlk inşa edildiği dönemde sesin cami içerisinde dengeli bir şekilde yayılması amacıyla yerleştirilen toplam 60 adet küp, dönemin mühendislik anlayışını ortaya koyuyor. Ancak zaman içerisinde yapılan restorasyon çalışmaları sırasında bu küplerden birinin üzerinin sıva ile kapatıldığı biliniyor. Tarihi ve mimari özellikleriyle öne çıkan Süleymaniye Camii, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, Alanya’nın kültürel mirası içerisinde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaleye çıkan turistlerin uğrak noktalarından biri olan cami, geçmiş ile günümüz arasında köprü kuran önemli yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. Caminin genel tarihi hakkında bilgi veren Reşat Reşatoğlu ‘’Camiyi İlk yaptıran kişi 1. Alaaddin Keykubat. İlk yapıldığı zaman Alaaddin cami olarak adlandırılıyor. Burası bir fetih camisidir. Malum o dönemin anlayışına göre fethedilen şehirlerin en yüksek mevkilerindeki düz alana bir cami inşa edilirdi. Cami 300 sene sonra Osmanlı dönemindeki Kanuni Sultan Süleyman devrine gelmiş ve o dönemde bir şimşek çarpması sonucu büyük hasar görmüş. Ondan sonra hasar görmeyen yerlerde yıkılarak temeller muhafaza edilerek yeniden ayağa kaldırılmış. Bu sefer de Kanuni Sultan Süleyman bizzat kendi cebinden parayı gönderdiği için ve o dönemde yapıldığı için Süleymaniye cami olarak adlandırılmıştır’’ dedi. Kapısında makili hat ile Fatiha yazısı Tarihi caminin kapı girişinde inşaat sırasında Makili hat ile Fatiha suresi yazısının dikkat çektiğini aktaran Reşatoğlu ‘’İç özelliklerinin en önemlisi akustiktir. Malum o zaman mikrofon yok en arkadaki cemaate ses ulaşması lazım. Eski camilerin tamamında bu vardır. Osmanlı o özelliği bu eksikliği burada da çözmüş. İmam efendi ön tarafta namazı kıldırırken en arkadaki cemaatin bu sesi aynı şekilde duyabilmek için kubbenin dört köşesine 15’şer tane küçük küpçüler yerleştirmek suretiyle sese akustik vermişler. Tabii restorasyon sırasında bir tanesi kapatılmış dolayısıyla 60 olması gerekirken 59 tane kalmıştır. Bu caminin en önemli özelliklerinden bir tanesi de kapısının, pencere kanatlarının, kürsünün ve mihrabın orijinal olmasıdır. Son dönemlerde yaygınlaşan en önemli olaylardan bir tanesi karekod uygulamasıdır. Osmanlı zamanında karekod uygulamaları arkamda gördüğünüz caminin iç pencerelerin kapısında makili hat ile bir kare içerisinde peygamberimizin adı nakşe edilmiştir. Yine caminin ana kapı girişinin üstündeyse sol ve sağ kanatta bir karekod kare içerisine Fatiha suresi nakşedilmiştir. Burada anlamlar vardır. Fatiha giriş anlamına geldiği, hem camiye giriş, hem Kur’an hem de İslam’a dine girişi ifade eder’’ ifadelerine yer verdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:05
Büyük mekanizmadan kol saatlerine saatçilik mesleğinin sabır isteyen yolculuğu
Eskişehir’de çıraklıktan yetişen saat tamircisi Harun Özden, saat alırken ve tamir ettirirken yapılan hataların maliyetli sonuçlar doğurabileceği hakkında vatandaşları uyardı. Ortaokul yıllarında boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla çırak olarak başladığı mesleğini 30 yıla sığdıran Harun Özden, Taşbaşı Caddesi’ndeki dükkanında hizmet vermeye devam ediyor. Mesleğin temelini masa saatleriyle attığını belirten Özden, günümüzde tamir kültürünün yerini pil ve cam değişimi gibi basit işlemlere bıraktığını vurguladı. "Masa saatiyle başlamayan kol saatini yapamaz" Mesleğe giriş sürecini anlatan Özden, saatçiliğin sadece yıllarla değil, yetenek ve merakla öğrenilebileceğini ifade etti. Özden, "Mesleğe önce masa saatleri gibi büyük mekanizmalarla başlanır. Direkt kol saatinden başlamak zordur. Temeli öğrendikten sonra yavaş yavaş basit kol saatlerine geçilir. Ancak bu işi sevmek ve el becerisine sahip olmak şart. 50 yıllık saatçi olup da hâlâ doğru düzgün tamir yapamayanlar var. İşin sırrı meraklı olmakta ve işi sevmekte" diye konuştu. "Ekipman olmazsa olmaz" Saat tamirinde kullanılan ekipmanların önemine değinen emektar usta, "Mıknatıs tutmayan çelik uçlu özel cımbızlarımız ve İsviçre malı açma bıçaklarımız en önemli yardımcılarımızdır. Özellikle yeni nesil saatlerin çoğu presle kapatılıyor. El yordamıyla kapatmak imkansız. Elimizde birkaç çeşit pres makinesi var. Eskisi kadar büyük tamiratlar kalmasa da bu profesyonel takımlar olmadan kaliteli hizmet vermek mümkün değil" dedi. "Pilin kalitesi saatin ömrünü belirliyor" Piyasadaki pil fiyatları ve kalite farkları hakkında kullanıcıları bilgilendiren Özden, "Ortalama bir saat pilinin fiyatı 200 lira civarında. Ancak bu rakam yer yer 500 liraya kadar çıkabiliyor. Burada önemli olan pilin kalitesidir. 6-7 ay giden Çin pilleri de var, 2 yıl giden kaliteli piller de. Kaliteli pil taktırdığınızda saatin kapağı sürekli açılmaz, böylece mekanizma zarar görmez. İlk etapta biraz fazla ödenen ücret, saatin ömrünü uzatır" diye belirtti. "Garantili ve çelik kasa tercih edin" Son olarak saat satın alacak vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Harun Özden şunları söyledi: "Saat alırken en önemli kriterlerden biri su geçirmemesi ve çelik kasa olmasıdır. Vatandaşlarımız saati bildiği yerden, ürününün arkasında duran garantili firmalardan almalı. Ayrıca pil değişimi gibi basit görünen işlemler için bile mutlaka işin uzmanına gidilmeli. Pil takayım derken saati çizen, kapağı bozan çok kişi var. Saatinizi korumak istiyorsanız gerçek saatçilere götürün."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:59
Niğde 9. Kitap Fuarı için gün sayıyor
"Okuyan Şehir" sloganıyla bu yıl 9’uncusu düzenlenecek Niğde Kitap Fuarı ile kitapseverleri edebiyat ve medya dünyasının önemli isimleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Niğde Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen ve her yıl yoğun ilgi gören Niğde Kitap Fuarı, 8-17 Mayıs tarihleri arasında kapılarını açacak. Hazım Tepeyran Kültür Merkezi yanında kurulan fuar alanında milyonlarca kitap, yüzlerce yayınevi ve çok sayıda yazar okurlarla buluşacak. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, fuarın şehrin kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Niğde’yi sadece altyapı ve üstyapı yatırımlarıyla değil, kültürel etkinliklerle de geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Başkan Özdemir, bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilecek fuarda birbirinden değerli yazar, düşünür ve sanatçıları vatandaşlarla buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını ifade ederek, tüm kitapseverleri, gençleri ve çocukları fuara davet etti. 10 gün sürecek fuar boyunca söyleşiler, imza günleri ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Gazeteci Zafer Şahin, yazar Sinan Akyüz, akademisyen Oytun Erbaş ve yazar Saniye Bencik Kangal başta olmak üzere çok sayıda isim okuyucularla bir araya gelecek. Fuarda 8 Mayıs’ta Hatice Nur Ege, Zafer Şahin ve Türker Akıncı; 11 Mayıs’ta Bilal Sami Gökdemir ve Oytun Erbaş; 12 Mayıs’ta Sinan Akyüz; 13 Mayıs’ta Saniye Bencik Kangal, Melih Tuğtağ ve Serhat Yabancı; 14 Mayıs’ta Erhan Keklik; 15 ve 16 Mayıs’ta Ahmet Turgut; 17 Mayıs’ta ise Mehmet Ercan söyleşi ve imza programlarıyla okurlarla buluşacak. Kitap fuarı, 17 Mayıs akşamına kadar her gün 09.00 ile 21.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Mayıs 2026 Salı- 10:27
Lezzetini aroması ve odun ateşinden alan Anadolu’nun pizzası: ‘Yağ somunu’
2
05 Mayıs 2026 Salı- 12:03
Bahadır Arcan, FIAP Dünya Kupası’nda bireysel dünya şampiyonu oldu
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:22
Tarihi yel değirmeni yeniden rüzgarla buluştu
4
05 Mayıs 2026 Salı- 10:07
Nasreddin Hoca’nın evi restorasyon sonrası ziyaretçilerini ağırlıyor
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 15:48
Edirne Kakava’ya hazır: Kakava ve Hıdırellez coşkusu başlıyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:59
Arslantepe’de yeni bulgular heyecanlandırdı
Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, devam eden kazı çalışmalarında elde ettikleri yeni bulguların kendilerini heyecanlandırdığını belirtti. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, son çalışmalar hakkında konuştu. Restelli, dünyanın gözünün 65 yıldır İtalyanların kazı yaptığı bu höyükte olduğunu söyledi. Elde ettikleri yeni bulguların kendilerini heyecanlandırdığını belirten Restelli, çalışmaların devam ettiğini söyledi. Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Malatya’da ‘Tarih, araştırma ve toplum arasında Arslantepe: Uluslararası iş birliği ve yerel kalkınma için bir model’ konulu bir söyleşiye katıldı. Francesca Balossi Restelli, "Neden Arslantepe önemli?" sorusundan yola çıktıklarını belirterek, "2021 yılından beri Arslantepe, UNESCO Dünya Miras Listesi’nin içerisinde yer alıyor. Neden? Çünkü Arslantepe’de Marcella Hocam (Arslantepe Onursal Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Marcella Frangipane) 65 yıl içinde çalışırken dünyanın en eski devlet sistemini buldu. Şu ana kadar 400 metrekare bir alan açtık. Saray çok daha büyük. İçinde yürüyebilirsiniz. Dünyada ilk, tek, en eski saray değil ama ilk ve tek bir yer, ziyaretçi olarak içine girip, mimarisini ve duvarları görebilirsiniz. Sarayın koruması çok iyi, mükemmel bir mimari duruyor" ifadelerini kullandı. Arslantepe’de 5 bin eser yatıyor Arslantepe’de bulunan eserlerin Malatya Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğini ifade eden Restelli, "Malatya Arkeoloji Müzesi şimdi kapalı, depremden dolayı restorasyon yapıyorlar. Ama umuyorum ki tekrar açılacak ve belki daha büyük bir müze olacak. Çünkü Arslantepe’den 5 bin eser şu anda orada bulunuyor. En çok depolarda ama bütün objeler sergilenebilirler. Gerçek saraydaki yaşamı ve ortamı çok daha iyi anlayabilirsiniz" dedi. Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, sarayın içerisinde dünyanın ilk ve en eski kılıçlarının bulunduğunu anımsatarak, "Bu kılıçların iki önemi var. Birincisi çok iyi bir metalurji sistemi bize anlatıyorlar. Bakırla yapılmış, arsenik-bakır alaşımıyla yapılmış ve gümüş dekorasyonu var. İkincisi bize sarayın askeri gücünü gösteriyor" dedi. Restelli, 4 Ekim’de Arslantepe Karşılama Merkezi’nin açılacağını duyurarak, "Bunun için biz bir sergi hazırladık. Panolar koyduk ve İstanbul şirketi belgesel filmler hazırlıyor" ifadesini kullandı. "2,5 ay çalıştık, güzel sonuçlar çıktı" Restelli, "Bu sene 10 Temmuz’da kazı çalışmalarına başladık, haftaya çalışmaları bitiriyoruz. 2,5 ay çalıştık. Güzel sonuçlar çıktı. Hem demir çağ hem geç kalkolitik dönemden yerleşim tabakaları üzerinde çalıştık. Şimdi duruyoruz çünkü İtalya’ya dönmemiz gerekiyor. Derslerimiz başlıyor, seneye geri geleceğiz. En eski tabakalardan çok değişik bir mimari bulduk. Geçen sene aynı açmada çok küçük yerleşim evleri kazdık ama bu yıl çok daha büyük bir ev bulduk. Bize ne gösterdiğini tam anlamadık ama mimari değişirken sosyal ve ailenin sistemi de normalde değişiyor. Sosyal organizasyon içerisinde bir değişiklik var. Onu anlamak için çalışacağız. Gelecek yıl temmuzda yeniden gelip kazı çalışmalarına başlayacağız" şeklinde konuştu. "Malatya’ya daha çok önem verilecek" Arlantepe Karşılama Merkezi’nin tanıtım için olumlu sonuçlar koyacağını belirten Restelli, "4 Ekim’de açılacak. Orada Arslantepe’nin bütün tabakalarını, tarih ve araştırmalar anlatılacak. Umuyoruz ki daha çok ziyaretçi gelecek. Bu şehirde tarih içinde bir köken var. Bunu insanlara anlatmak çok önemli bir şey çünkü Malatya’ya daha çok önem verilecek. Bu da şehir için önemli" diye konuştu.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:54
Sanat seninle sergisi kapılarını açtı
Düzce Belediyesi BELMEK kurslarından faydalanan kursiyerlerin eserleri "Sanat Seninle" temalı hazırlanan sergide görücüye çıktı. Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlenen sergi 26-27 Eylül tarihlerinde ziyaretçilere açık olacak. Düzce Belediyesi bünyesinde hizmet vermeye devam eden BELMEK kursları Resim branşının geleneksel dönem başı sergisinin açılışı Düzce Valisi Selçuk Aslan, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, kurs öğreticileri ve kursiyerlerin katılımıyla Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi fuaye alanında yapıldı. 56 kursiyerin el emeği, göz nuru 67 tablo sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Kursiyerlerin karma olarak yer aldığı sergideki eserleri inceleyen Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, kurs öğreticileri ile kursiyerleri tek tek tebrik etti. Kursiyerlerin elinden çıkan birbirinden farklı özgün eserleri görmek isteyenler 26-27 Eylül tarihleri arasında Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi fuaye alanını ziyaret edebilir.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:42
Pendik sahili kitap kokusu sardı: 10’uncu Pendik Kitap Fuarı başladı
Pendik’te bu yıl 10’uncusu düzenlenen Pendik Kitap Fuarı, 150 yayınevinin binlerce eseriyle kitapseverlere kapılarını açtı. Pendik Belediyesi’nin ev sahiplendiğinde 5 Ekim’e kadar sürecek fuarda roman, tarih ve çizgi romanların yanı sıra sahaf stantları ve fuara özel indirimler ziyaretçileri bekliyor. Pendik’in en büyük kültür buluşmalarından biri olan 10’uncu Pendik Kitap Fuarı, Pendik Sahil Meydanı’nda görkemli bir programla kapılarını açtı. Bu yıl 150 yayınevinden binlerce kitabın yer aldığı fuarda her zaman olduğu gibi söyleşiler düzenlenecek ve yazarlar kitaplarını imzalayacak. Yerli ve yabancı pek çok kategoride binlerce yazar ve eser, Pendikli kitapseverlerle buluşacak. Fuarda ayrıca sahafların yer aldığı stantlarda mezatlar gerçekleştirilecek. Pendik Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yapılacak çekilişler sonucunda da okuyuculara çeşitli kitap setleri hediye edilecek. Öte yandan bu yıl etkinlikte, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Global Sumud Flotillası’na destek ve dayanışma amacıyla mavi (turkuaz) kurdeleler dağıtılacak. "Turkuaz kurdele dayanışmanın ve direnişin sembolü" Şair ve yazar Mehmet Ercan, Pendik Kitap Fuarı hakkında şunları söyledi: "Pendik’e yakışır bir şekilde, 100’ün üzerinde yayınevi ve yayıncının katılımıyla okuru ve yazarı buluşturan bu kıymetli programdan dolayı belediye başkanımıza ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Ben bir süre Global Sumud Flotillası ile Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Tunus’ta bulundum ancak 15 günün ardından geri dönmek zorunda kaldım. Bugün Gazze’de yaşanan katliam hepimizin yüreğini acıtıyor. Fuarda katılımcılara dağıtılan turkuaz renkli kurdele de bu dayanışmanın simgesi; zalime karşı duranların ve direnişe destek verenlerin sembolü." "Belediyenin halkı yazar ve kitaplarla buluşturmak için kaynaklarını bu alanda seferber etmesi çok değerli" Doç. Dr. Levent Vurgun ise fuarın önemine dikkat çekerek, "Rick Pitino’nun bir sözü vardır: ’Başarılı olmak bir tercihtir.’ Bu tercihi yapanların öncelikle kitap okuması gerekir. Okumak ve okuyanın yanında durmak şart. Belediyenin halkı yazar ve kitaplarla buluşturmak için kaynaklarını bu alanda seferber etmesi çok değerli. Vesile olan başta belediye başkanı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. 5 Ekim tarihine kadar sürecek fuar, her gün sabah saat 10.00 ile akşam saat 21.00 arasında kitapseverleri ağırlayacak.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:42
Sultanbeyli’de Şeyh Edebali Sanat Sezonu coşkuyla açıldı
Sultanbeyli’de 2025-2026 Şeyh Edebali Sanat Sezonu’nun açılış töreni 7’den 70’e yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’ye ithaf edilen sanat sezonu, her yıl olduğu gibi bu yıl da pek çok kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın öncülüğünde hazırlanan Şeyh Edebali Sanat Sezonu açılış töreni, Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Sultanbeyliler’in büyük ilgi gösterdiği programda birçok sanat etkinliğine yer verildi. Bu kapsamda Ahmet Yenilmez’in "Ey Oğul" adlı tiyatral gösterimi, kum sanatçısı Ömer Faruk Elmas’ın "Mescid-i Aksa" temalı kum sanatı gösterisi, "Bizim Renklerimiz" Halk Oyunları Topluluğu ve TRT halk müziği sanatçısı Aysun Gültekin’in konseri, izleyicilerle buluştu. "Sultanbeyli’de milli ve manevi değerlerimizi yücelten eserleri ve etkinlikleri görmeye devam edeceksiniz" Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nu Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’ye ithaf ettiklerini belirterek, açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bizler her zaman Şeyh Edebali’nin ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözleriyle hareket ediyoruz. Büyük bir ülkenin evlatlarıyız, bir imparatorluk başkentinde yaşıyoruz. Tarihimiz derin, medeniyetimiz büyük. Edebiyata, musikiye, sinemaya, güzel sanatlara ve geleneksel sanatlara da işte bu büyüklüğün verdiği sorumlulukla bakıyoruz. Popüler kültüre hapsolan bir nesil değil, kadim değerlerinden aldığı güçle geleceğe özgüvenle bakan bedeni hür, sözü gür, zihni özgür bir nesil inşa ediyoruz. Sultanbeyli’de milli ve manevi değerlerimizi yücelten; gençlerimizin, halkımızın beğeneceği eserleri ve etkinlikleri görmeye devam edeceksiniz." "Her alanda dolu dolu bir kültür sanat sezonu yaşayacağız" Başkan Tombaş, 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda pek çok farklı alanda gerçekleşecek olan etkinlikleri ise, "Eğitimlerden sanat kurslarına, söyleşilerden tiyatrolara, atölyelerden kültür sanat gezilerine kadar dolu dolu bir kültür sanat sezonu yaşayacağız. Çocuk ve yetişkin tiyatrolarımızla misafirlerimizi ağırlayacağız. Söyleşi etkinlikleriyle, düşünce dünyamızı zenginleştiren kıymetli isimleri misafir edeceğiz. Öte yandan, kültür ve medeniyet okulumuz ’İnsan ve Şehir Akademisi’ ile ilmin kapılarını aralayacağız. Hobi ve sanat kurslarımızla sanatseverlere hizmet vereceğiz. Edebiyat, tarih, tiyatro, müzik, aile sağlığı, ilahiyat ve tasavvuf gibi pek çok konuda bizleri çok iyi bir sezon bekliyor" diyerek aktardı. Şeyh Edebali Kültür Sanat Sezonu açılış törenine Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik ve Sultanbeylili vatandaşlar katıldı.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:31
Ehramın zarafeti ve Anadolu’nun zenginliği New York’a taşındı
Kuzeydoğu Anadolu’nun kadim el sanatı ehram dokuması, New York Türkevi’nde düzenlenen "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisinde modern tasarımlarla dünyaya tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen "Anadoludakiler Projesi" kapsamında hazırlanan "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bulunan Türkevi’nde ziyaretçilerle buluştu. Anadolu’nun binlerce yıllık bilgi, zanaat ve kültür birikimini modern tasarım anlayışıyla bir araya getiren sergide, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) koordinasyonuyla "ehram dokuması" uluslararası alanda tanıtıldı. Yöresel kimliğin güçlü bir simgesi olan ehramdan tasarlanan kıyafetler, ev tekstili, dekorasyon ve aksesuar ürünleri dünyanın dört bir yanından gelen davetlilerin beğenisine sunuldu. Sergide; 40’a yakın geleneksel kumaş, el yapımı kilimler, telkari ve kazaziye takılar, çini örnekleri, ceviz sandıklar ve el dövmesi bakır kaplar gibi Anadolu’nun zengin kültürel mirasını yansıtan çok sayıda eser yer aldı. Ziyaretçiler, "Döngü", "Süreklilik", "Dayanışma" ve "Ustalık" temalarıyla kurgulanan dört ayrı kapıdan geçerek Anadolu’nun üretim kültürünün geçmişten bugüne uzanan hikâyesine tanıklık etti. Geleneksel tezgâhlarda dokunan ve bölgenin en önemli kültürel değerlerinden biri olan ehram dokumasının modern tasarımlarla uluslararası alanda tanıtılması, bölgenin kültürel ve turistik potansiyeline yeni bir ivme kazandırması açısından büyük önem taşıyor. "Anadoludakiler" sergisi, Türk el sanatlarını, yerel dokuma tekniklerini ve sembolik anlamlarını dünyaya tanıtarak Türkiye’nin kültürel mirasının uluslararası platformda görünürlüğüne güçlü bir katkı sağladı.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:29
Sanatın iyileştirici gücünü hissetti, hayatı değişti
Giresun’da yaşayan moda tasarımcısı 52 yaşındaki İnci Arslantürk, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken sanatın iyileştirici gücüne tutundu. Tekstil tasarımından ahşap sanatına yönelen Arslantürk, yakma tekniğiyle hazırladığı özgün eserleriyle dikkat çekiyor. Sanatın sağlık sorunları yaşayan herkes için bir terapi yöntemi olabileceğini belirten Arslantürk,"Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir. Daha önce tekstil tasarımla uğraşıyordum. Ancak ahşapla çalışmaya başladığımda bunun bana çok iyi geldiğini fark ettim. Sağlık sorunlarım nedeniyle zaman zaman zor günler yaşadım, fakat ahşap sanatıyla uğraşmak hem ruhsal hem de fiziksel anlamda tedavi sürecime katkı sağladı. Üretmek, meşgul olmak ve sonunda ortaya bir eser çıkarmak bana büyük mutluluk veriyor. Bu artık benim yaşam biçimim haline geldi. Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir" dedi. Üretmek ruhu iyileştiriyor Yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Arslantürk, "Birçok aksesuarı ve ev ürününü motiflerle süsleyerek sanata dönüştürüyoruz. Belirli bir temam yok ancak, daha çok doğa üzerine çalışıyorum. Yaptığım çalışmalar ahşap ve bez üzerine yakma tekniğiyle doğa temalı çalışmalar yapıyorum, kuş, çiçek, portre gibi motifler işliyorum. Sanatın hangi dalı olursa olsun üretmek, ruhu iyileştiriyor yakma tekniğiyle kuş, çiçek, portre gibi figürler işliyorum. Birçok alanda çalışıyorum ancak doğa temalı ağırlıkta" dedi. Sanatın aynı zamanda toplumsal fayda da sağladığını vurgulayan Arslantürk, özellikle ev hanımlarına çağrıda bulunarak boş zamanlarını sanatla değerlendirenler hem kendilerini daha iyi hissediyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayabileceklerini ifade etti.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:19
Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında Eskişehir’de hayat bulacak
Eskişehir’de 2026 yılında gerçekleştirileceği duyurulan Türkiye Kültür Yolu Festival’yle ilgili açıklama yapan AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Eskişehir’imiz kültürüyle, sanatıyla, coşkusuyla her şeyin en iyisine layık" dedi. Dün İstanbul’da açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin başladığını duyurdu. Bakan Ersoy, festivalin 2026 yılında Eskişehir’de de gerçekleştirileceğini belirtti. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, bu konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Başkan Albayrak’ın paylaşımında, "Değerli hemşehrilerim, bugün sizlerle güzel bir haberi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. 2026 yılı Eskişehir’imize çok yakışacak demiştik. Bu kıymetli etkinliğin şehrimize kazandırılmasındaki emekleri için başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere kıymetli milletvekillerimize ve katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Eskişehir’imiz; kültürüyle, sanatıyla, coşkusuyla her şeyin en iyisine layık" ifadeleri yer aldı.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:13
Sanatın iyileştirici gücünü hissetti, hayatı değişti
Giresun’da yaşayan moda tasarımcısı 52 yaşındaki İnci Arslantürk, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken sanatın iyileştirici gücüne tutundu. Tekstil tasarımından ahşap sanatına yönelen Arslantürk, yakma tekniğiyle hazırladığı özgün eserleriyle dikkat çekiyor. Sanatın sağlık sorunları yaşayan herkes için bir terapi yöntemi olabileceğini belirten Arslantürk,"Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir. Daha önce tekstil tasarımla uğraşıyordum. Ancak ahşapla çalışmaya başladığımda bunun bana çok iyi geldiğini fark ettim. Sağlık sorunlarım nedeniyle zaman zaman zor günler yaşadım, fakat ahşap sanatıyla uğraşmak hem ruhsal hem de fiziksel anlamda tedavi sürecime katkı sağladı. Üretmek, meşgul olmak ve sonunda ortaya bir eser çıkarmak bana büyük mutluluk veriyor. Bu artık benim yaşam biçimim haline geldi. Sanatla meşgul olmak insanın iç dünyasına ışık katıyor. Bence sağlık problemi olan herkes, üretimle uğraşarak süreci daha kolay atlatabilir" dedi. Üretmek ruhu iyileştiriyor Yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Arslantürk, "Birçok aksesuarı ve ev ürününü motiflerle süsleyerek sanata dönüştürüyoruz. Belirli bir temam yok ancak, daha çok doğa üzerine çalışıyorum. Yaptığım çalışmalar ahşap ve bez üzerine yakma tekniğiyle doğa temalı çalışmalar yapıyorum, kuş, çiçek, portre gibi motifler işliyorum. Sanatın hangi dalı olursa olsun üretmek, ruhu iyileştiriyor yakma tekniğiyle kuş, çiçek, portre gibi figürler işliyorum. Birçok alanda çalışıyorum ancak doğa temalı ağırlıkta" dedi. Sanatın aynı zamanda toplumsal fayda da sağladığını vurgulayan Arslantürk, özellikle ev hanımlarına çağrıda bulunarak boş zamanlarını sanatla değerlendirenler hem kendilerini daha iyi hissediyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayabileceklerini ifade etti. (AB-ÖS-Y)
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:12
Şanlıurfa’nın kültürel zenginliği Barcelona’da tanıtıldı
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, kentin 12 bin yıllık tarihini ve eşsiz kültürel mirasını İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen Dünya Belediyeler Birliği Kültür Zirvesi’nde tanıttı. Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) Kültür Zirvesi, İspanya’nın Barselona kentinde gerçekleştirildi. Zirveye Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da katılarak hem kenti hem de ülkeyi uluslararası düzeyde temsil etti. Dünyanın dört bir yanından yerel yöneticileri, kültür profesyonellerini ve uzmanları bir araya getiren zirvede Başkan Gülpınar, "Göbeklitepe, Karahantepe, Harran, Sayburç ve Ayanlar Tepesi gibi tarihi alanlarla Şanlıurfa’nın 12 bin yıllık geçmişine sahip kadim bir medeniyet şehridir. Müzik Şehri Şanlıurfa’nın müziği yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda barış ve diyalog aracı olarak görüyoruz" dedi. Şanlıurfa’nın gastronomi mirasının da kültürel kimliğin önemli bir parçası olduğunu belirten Gülpınar, yöresel tatların hem yerel kimliği koruduğunu hem de uluslararası misafirlere evrensel bir lezzet deneyimi sunduğunu söyledi. Başkan Gülpınar, kalıcı barışın tesisi için tüm toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kadınların barışın taşıyıcısı, gençlerin ise geleceğin mimarı olduğunu unutmamalıyız. Şanlıurfa’da yürüttüğümüz birçok projede, özellikle kadınların ve gençlerin aktif katılımını önceledik. Çünkü onların sesi, toplumun vicdanıdır; onların enerjisi, barışın sürdürülebilirliğinin güvencesidir" ifadelerini kullandı. Gülpınar, Şanlıurfa’nın barındırdığı medeniyet izlerini insanlığın ortak mirası olarak tanımlayarak, Taş Tepeler Projesi ile bu mirası dünyaya açmayı hedeflediklerini belirtti. Katılımcıları Şanlıurfa’ya davet eden Başkan Gülpınar, "Gelin hep birlikte insanlığa ve geleceğimize yeni hikayeler yazalım" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:02
İstanbul Turizm Fuarında Muğla rüzgarı
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 25-26 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen İstanbul Turizm Fuarına katıldı. 25-26 Eylül tarihlerinde Yenikapı-Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezinde üçüncü kez gerçekleştirilen İstanbul Turizm Fuarı, 50 ülkeden 500 firmaya ve 15 bin turizm profesyoneline ev sahipliği yaparak sektörün en önemli buluşma noktalarından biri oldu. Başkan Aras 2023 yılında ilk defa düzenlenen İstanbul Turizm Fuarının her yıl büyüyerek devam ettiğini, Muğla olarak turizm potansiyelinin gelişmesi için atılan bütün adımları desteklediklerini söyledi. İstanbul Turizm Fuarında Muğla Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve turizm paydaşlarıyla birlikte yer aldı. Şehrin eşsiz doğal güzellikleri ile tarihi ve kültürel değerleri, fuarda kurulan stantlarla ve düzenlenen ‘Muğla Turizm Zirvesi’ aracılığıyla katılıcılara tanıtıldı. Muğla Turizm Zirvesi’nde Bodrum, Marmaris ve Seydikemer Belediye Başkanları da Muğla’yı anlattı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras İstanbul Turizm Fuarının çok yeni bir fuar olmasına rağmen çok çabuk büyüyerek sadece turizm profesyonellerini bir araya getiren önemli bir fuar haline geldiğini belirtti. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "İstanbul Turizm Fuarı çok yeni olmasına rağmen çok hızlı büyüyen bir fuar oldu. Yaklaşık yüzde 30 civarında sadece geçen yıla nazaran büyümüş ve artık fuar merkezinin olduğu gibi şu anda kaplamış durumda. Özellikle turizm profesyonelleri, ulusal, uluslararası operatörler, otelciler, herkes burada, onu görüyoruz. Şunun da tabii ki çok büyük bir önemi var. Sadece ve sadece gerçekten turizmcileri buluşturuyor. İşe daha odaklanmamızı da sağlamış oluyor. Bundan sonraki tabii düzenlediğimiz fuarlarda da yine Muğla olarak çok güçlü bir şekilde yer almak her zaman istiyoruz" dedi.
27 Eylül 2025 Cumartesi - 09:29
Kütahya’da geleneksel ahilik pilavı ikramı
Kütahya’da 38’inci Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında, cuma namazının ardından geleneksel ahilik pilavı ve tatlı ikramı gerçekleştirildi. Ahi Evran Camii’nde düzenlenen programa, Vali Musa Işın, Milletvekilleri Adil Biçer ve Mehmet Demir, il protokolü, esnaf ve sanatkâr temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda vatandaşlara pilav ve tatlı ikram edilerek birlik ve beraberlik ruhu pekiştirildi. Ahiliğin yardımlaşma ve dayanışma kültürüne vurgu yapılan etkinlik, yoğun ilgi gördü. Vali Musa Işın, etkinlik sonrasında yaptığı değerlendirmede Ahilik kültürünün sadece bir meslek örgütlenmesi olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, kardeşliği ve dürüstlüğü temsil eden bir hayat felsefesi olduğunu ifade etti.
26 Eylül 2025 Cuma - 20:38
Beyoğlu’nda "Avrupa Miras Günleri" sergisi
"Avrupa Miras Günleri" sergisinin ikincisi Beyoğlu’nda düzenlenen etkinlikle gerçekleşti. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’nin ortak girişimi olan ve pek çok ülkede eş zamanlı olarak kutlanan Avrupa Miras Günleri, Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlendi. Beyoğlu Belediyesi 6. Daire Sanat Galerisi’nde etkinlikler, 25 Eylül - 5 Ekim tarihleri arasında ‘Mimari Miras, Geçmişe Açılan Pencereler, Geleceğe Açılan Kapılar’ temasıyla gerçekleştirilecek. Programa Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Daan Huizinga, Yunanistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Konstantinos Koutras, Belçika Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ataşesi Martin Duruisseau, Almanya Federal Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ataşesi Katharina Dolezalek, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ataşezi Nozomu Fujimori, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİO) Ermenistan Daimi Temsilciliği, İstanbul Rum Patrikhanesi’ni temsilen Peder Dimitrios Mayoğlu ve Cemaat Vakıfları İstanbul Temsilci Ofisi Genel Koordinatörü Muteber Yılmazcan katıldı. Programda konuşan Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, "Avrupa Miras Günleri’nin açılışının ilk etkinliğinde aynı zamanda çok önemli bir serginin de açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu sergi de Beyoğlu’nun çok kültürlü, çok katmanlı ruhunu sanat eserlerine işliyor. Cemaat Vakıflarının geçmişten bu yana Beyoğlu’muza kazandırdığı yapılar, eğitim kurumları, sosyal mekanları, kent dokumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Her biri Beyoğlu’nda birlikte yaşama kültürümüzün somut izleri, kültürel ve tarihsel zenginliğimizin tanıklarıdır. Beyoğlu’muzun her köşesi bir tarih, bir hikaye. Tek bir çivi çakarken dahi bunu düşünmek hepimizin sorumluluğu" ifadelerini kullandı. Cemaat Vakıfları İstanbul Temsilci Ofisi Genel Koordinatörü Muteber Yılmazcan, "Beyoğlu’nun kültürel mirası yalnızca binaların ya da sokakların hikayesi değildir. Bu miras, yüzyıllar boyunca burada yaşamış farklı azınlık toplumlarının kattığı renklerle şekillenmiş, zengin ve çok katmanlı bir bütündür" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder