Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Shakira, İspanya’da vergi savaşını kazandı
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Van’da 4 metrelik karla mücadele
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş bu sezon yine hayal kırıklığı yaşadı
Susurluk’ta yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı
Süper Lig’e veda eden son takım Antalyaspor oldu
KÜLTÜR SANAT
Ramazan Bingöl imzalı lezzetler Sinpaş Reserve’de
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:55:07
Sinpaş Reserve, Ramazan Bingöl danışmanlığında geliştirilen gastronomi yaklaşımıyla misafir deneyiminde yeni bir dönem başlatıyor. Türkiye’de bir ilk olan "tenceresiyle servis edilen ev yemekleri" konsepti, tatilde ev konforunu gerçeğe dönüştürüyor. Ramazan Bingöl’ün özel reçeteleriyle hazırlanan menüler, Anadolu mutfağının zenginliğini modern yaşamla buluşturuyor. Sinpaş Reserve, misafirlerine kültürel ve duygusal bir deneyim sunmak amacıyla Anadolu mutfağının güçlü temsilcilerinden Ramazan Bingöl ile iş birliğine gitti. Ramazan Bingöl danışmanlığında hayata geçirilen projenin, evde olma hissini merkeze alarak geliştirildiği belirtildi. Türkiye’de ilk kez uygulanan tenceresiyle servis edilen ev yemekleri konseptiyle, tatilde dahi ev sıcaklığının korunmasının hedeflendiği belirtildi. "Ramazan Bingöl imzalı ev yemekleri" Proje kapsamında, misafirlerin kullanım alışkanlıkları ve mutfak altyapısı dikkate alınarak özel bir menü geliştirildi. Ramazan Bingöl imzası taşıyan tencere yemekleri serisi, yalnızca lezzet sunmakla kalmayıp projeye güçlü bir gastronomi hikayesi kazandırıyor. Bu yaklaşım, misafirlerin tatildeyken bile ev yemeği konforunu ve samimiyetini deneyimlemesini amaçlıyor. Özellikle devremülk tatillerinde misafirlerin mutfakla uğraşmadan ev yemeği konforunu yaşayabilmesi amacıyla geliştirilen proje, misafirlerin tatil boyunca yemek hazırlığına zaman ayırmak yerine ailece geçirilen kaliteli zamanın artırılması hedefleniyor. "Tenceresiyle gelen pratik servis modeli" Projede öne çıkan en yenilikçi unsurlardan biri ise "tenceresiyle alınan ev yemeği" konsepti. Bu model sayesinde misafirler, yemeklerini kendi alanlarında, istedikleri zaman ve şekilde tüketebiliyor. Kullanım kolaylığı sağlayan bu sistem, kişisel deneyimi ön plana çıkararak Reserve projesine farklı bir değer katıyor. Devremülk anlayışını klasik bir tatil modelinin ötesine taşıyan Sinpaş Reserve, misafirlerine yalnızca konaklama değil, gerçek bir "ev" deneyimi sunuyor. Bu yaklaşımla geliştirilen tenceresiyle ev yemeği konsepti, tatilcilerin yorulmadan, mutfakla vakit kaybetmeden sadece anın keyfine odaklanmasını hedefliyor. Aileler, odalarında sıcak tencerelerle zahmetsizce kendi sofralarını kurarken; uzun hazırlık süreçleri ve mutfak yorgunluğu yerine birlikte geçirilen zamanın değerini artırıyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:32
Tarihi Akhan Kervansarayı Yörük kültürüne ev sahipliği yaptı
Denizli’de Efe ve Yörük kültürünü yaşatmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Denizli Efeleri ve Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği, yeni yönetim kurulunu tarihi atmosferiyle dikkat çeken Akhan Kervansarayında tanıttı. Selçuklu döneminden günümüze uzanan tarihi han içine kıl çadırda kuruldu. Denizli Efeleri ve Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Muslu Canlı ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen programa AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel, Denizli Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü İbrahim Kasal, Denizli Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürü Hüdaverdi Otaklı, Pamukkale Belediyesi Başkan Yardımcısı Uğur Çizmecioğlu, PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Tok, Türk Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Emre Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle muhtarları, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. "Sadece dernek değil, gönül birliği kurduk" Programın açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Muslu Canlı, Efe ruhunun cesaretini ve Yörük kültürünün özgürlük anlayışını yaşatmak amacıyla Nisan 2022’de kurulan derneğin kısa sürede geniş bir gönül hareketine dönüştüğünü söyledi. Canlı, konuşmasında birlik ve beraberlik mesajları vererek "Bugün burada sadece bir derneğin tanıtımı için değil; köklerimizi hatırlamak, kültürümüzü yaşatmak ve geleceğe güçlü bir miras bırakmak için bir aradayız. Efe demek cesaret demektir, adalet demektir. Yörük demek özgürlük, paylaşım ve dayanışma demektir. Bizler bu iki büyük değeri bir araya getirerek yalnızca bir dernek değil, aynı zamanda güçlü bir gönül birliği oluşturmayı hedefliyoruz." Dedi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Bir milletin kültürü, o milletin kalbidir" sözünü hatırlatan Canlı, amaçlarının Yörük kültürünü tanıtmak, genç nesillere aktarmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek olduğunu vurguladı. Tarihi mekânda tarih bilinci Programda konuşan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Tok ise Denizli’nin Türk tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Akhan Kervansarayı’nın Selçuklu mirasının en önemli eserlerinden biri olduğunu belirten Tok, Denizli’nin fethi, Milli Mücadele dönemi ve Yörük kültürünün tarihsel süreçteki rolü hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Denizli’nin 1070’li yıllardan itibaren Türk yurdu haline geldiğini ifade eden Tok, Milli Mücadele döneminde Denizli halkının gösterdiği direnişin yeterince anlatılamadığını söyledi. Tok, "Bu toprakların ruhunda mücadele, bağımsızlık ve dayanışma vardır. Denizli’nin kahramanlık hikâyeleri daha fazla anlatılmalı" dedi. Kaymakam Demir’den Yörük Kültürü vurgusu Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir de konuşmasında Yörük ve Türkmen kültürünün Anadolu’nun temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, Akhan Kervansarayı’nın kültürel çalışmalar açısından önemli bir merkez haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Demir, "Burası Yörük-Türkmen kültürünün merkezi olmalı. Üniversitelerin araştırma merkezleriyle iş birliği yapılmalı. Bu kültür yaşatıldıkça geçmişle gelecek arasındaki bağ da güçlenecektir" diye konuştu. Yeni yönetim kurulu tanıtıldı Konuşmaların ardından Dernek Başkanı Muslu Canlı tarafından yeni yönetim kurulu üyeleri tek tek tanıtıldı. Yönetimde eğitimcilerden esnafa, muhtarlardan emeklilere kadar toplumun farklı kesimlerinden isimlerin yer alması dikkat çekti. Derneğin bilim ve danışma kurulunda ise Pamukkale Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerden akademisyenlerin bulunması, kültürel çalışmaların bilimsel altyapıyla destekleneceği mesajını verdi. Börk giydirildi, güvercinler uçuruldu Programın en dikkat çeken anlarından biri ise Prof. Dr. Turgut Tok’un, Dernek Başkanı Muslu Canlı’ya Börk kıyafeti giydirmesi oldu. Geleneksel kıyafetin giydirilmesinin ardından gökyüzüne güvercinler bırakıldı. Bu anlamlı anlar davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. Tören sonunda çekilen toplu hatıra fotoğrafı geceye damga vururken, ardından düzenlenen müzik dinletisinde Ege ve Yörük yöresine ait türküler seslendirildi. Katılımcılar zaman zaman türkülere eşlik ederek kültürel şölenin coşkusunu yaşadı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:26
Canik’te 19 Mayıs coşkusu
Samsun Canik Belediyesi’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel düzenlediği etkinliklerle bayram sevinci paylaşılacak. Bu yıl da 7’den 70’e her yaştan vatandaşın yoğun ilgiyle katılması beklenen programlar çerçevesinde, ayrıca Karadeniz Bölgesi’nin en büyük macera parkı Canik Macera Parkı kapılarını ziyaretçilere açacak. Farklı spor branşlarında şampiyon olan ve milli takım kadrolarında yer alan Canikli sporcularla buluşacak olan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, şampiyon sporcular ile birlikte mahallelerde gençlerle ve vatandaşlarla bir araya gelecek. Şampiyon sporcuların katılımıyla gerçekleştirilecek olan otobüs turuyla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın coşkusu Canik’te sokaklara taşacak. Özel hediyeler Gençleri ve vatandaşları hediyelerle buluşturduğu çekiliş programlarına bir yenisini daha ekleyen Canik Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel bir hediye çekilişi programı da düzenliyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel gerçekleştirdiği çekilişle Canik Belediyesi, dron helikopter, bisiklet, akıllı saat, kulak içi bluetooth kulaklık, powerbank, kablosuz klavye ve mouse seti, müzik çalar robot ve kelime oyunu hediye ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ve Canik Belediyesi sosyal medya hesapları üzerinden düzenlenen hediye çekilişine başvurular, 19 Mayıs 2026 saat 23.59’a kadar gerçekleştirilebilecek. Sonuçların, 20 Mayıs’ta açıklanacağı çekiliş programı hakkında detaylı bilgiyle, sosyal medya hesaplarından ulaşılabiliyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:15
Çayırova’da tabletler bırakıldı, oyunlar oynandı
Çayırova’da çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumak ve kültürel değerleri yaşatmak amacıyla geleneksel çocuk oyunları şenliği gerçekleştirildi. Çayırova Kaymakamlığı, Çayırova Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklığında yürütülen program, Çağdeşkent Mesire Alanı’nda düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar gerçekleştirildi. Törende açıklamalarda bulunan Çayırova Belediye Başkanı Çiftçi, "Çocuklar heyecanlı mısınız? Biz bu tür programları olabildiğince desteklemeye çalışıyoruz. Burada eğlenceli bir program olacak. Hepinize iyi eğlenceler diliyorum" dedi. Çayırova Kaymakamı Ahmet Önal ise dijitalleşmenin getirdiği tehlikelere dikkati çekti. Geleneksel oyunların önemine vurgu yapan Önal, "Bizler bu geleneksel oyunlarla büyüdük. Dijital dünyanın çok karanlık yüzleri var ve bundan kaçınmanın en önemli yolu, geleneksel oyunlarla çocuklarımızı tanıştırmak" ifadelerini kullandı. Kaymakam Önal, Başkan Çiftçi, İlçe Emniyet Müdürü Şenol Toklu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir ve beraberlerindeki heyet, etkinlik alanını dolaşarak çocuklarla bir araya geldi. Şenlik için özel olarak hazırlanan atölye ve stantlarda vakit geçiren çocuklar, unutulmaya yüz tutmuş sokak oyunlarını oynayarak doyasıya eğlendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 17:43
Balıkesir’de 30 yıllık mahalle hayrı yapıldı
2
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:04
Bayburt’ta gençlerin emeği sanata dönüştü
3
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:33
SOLOTÜRK’ten Ordu’da prova uçuşu
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 18:45
DAGC’den İHA’ya 9 ödül
5
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:59
Mükerren Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:48
Ormandaki Kulübe’de "Tamamen Doluyuz"
Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yaz programında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun "Tamamen Doluyuz" isimli oyunu sahnelendi. Açık havada yıldızların altındaki tek kişilik performans, sanatseverlerden tam not aldı. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), yaz sezonu etkinliklerinde Nilüferliler’i sanatla buluşturmayı sürdürüyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Tamamen Doluyuz" isimli oyun, Balat Atatürk Ormanı’ndaki "Ormandaki Kulübe"de izleyiciyle buluştu. Becky Mode’un yazdığı, Elif Erdal’ın yönettiği oyunda başarılı performansıyla dikkat çeken Efe Erkekli, New York’taki bir restoranda geçen telefon macerasını sahneye taşıdı. Yıldızların altında gerçekleşen bu özel gecede, Efe Erkekli’nin performansı seyircinin beğenisini topladı. 29 Ağustos’ta "mağara kadın" sahnelenecek Nilüfer Belediyesi, "Ormandaki Kulübe"de yaz sonuna kadar sanatseverleri yeni oyunlarla buluşturmaya devam edecek. Birbirinden değerli eserlere ev sahipliği yapan NKT’nin yaz sezonu, 29 Ağustos’ta sahnelenecek "Mağara Kadın" oyunuyla sona erecek.
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:40
Kalehisar’da Selçuklu tarihinin izlerini öğrenciler gün yüzüne çıkartıyor
Çorum’un Alaca ilçesindeki Kalehisar ören yerinde, yapılan kazı çalışmalarına katılan üniversite öğrencileri teorik bilgilerini sahada pratiğe dönüştürme imkanı buluyor. Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan Çorum’un Alaca ilçesi Mahmudiye köyünde bulunan Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Sanat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin’in vProf. Dr. Mustafa Kemal Şahin başkanlığında devam eden kazı çalışmalarında, üniversite öğrencileri görev alıyor. Ören yerinde arkeolojik kazılarda çalışan öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalı olarak da pekiştirme fırsatı buluyor. Adnan Menderes Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi gibi üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler ya da mezun olan öğrencilerin yer aldığı kazı çalışmaları, tarihi yapıların zarar görmemesi için büyük bir titizlikle yürütülüyor. "Bu yerin benim açımdan manevi değeri de oldukça yüksek" Hitit Üniversitesi Uzman Sanat Tarih alanında yüksek lisansını tamamlayan Esra Erkan, 2021 yılından itibaren kazı çalışmalarında görev yaptığını ifade ederek, "Burada hem arazi çalışmalarına katılıyor hem de seramik çizimleri gerçekleştiriyorum. Aynı zamanda Alaca Mahmudiye köyünden olduğum için bu yerin benim açımdan manevi değeri de oldukça yüksek. Burada bulunmaktan ve ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yürüttüğümüz bu çalışmalar, hem Çorum için hem de sanat tarihi açısından, geçmişimizi genç kuşaklara aktarmak ve tarihimizin yaşatılması bakımından büyük önem taşımaktadır" dedi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde eğitim gören Aylin Ece Engin de, "Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin hocama, bizlere daha öğrencilik yıllarımızda bu fırsatı tanıdığı için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ayrıca farklı alanlardan değerli hocalarımla tanışma ve onlarla birlikte çalışma imkanı bulduğum için de büyük mutluluk duyuyorum" diye konuştu. "Çıkan hayvan kemiklerin detaylı incelemesini yapıyoruz" Kazı çalışmalarında görev alan Andan Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunu olan Mustafa Ataberk Bal ise, "Bu alanda yaklaşık 3 yıldır Erkut hocamla beraber çıkan hayvan kemiklerin detaylı incelemesini yapıyoruz. Buradan da bu imkanı sunduğu için Mustafa hocamıza teşekkür ediyorum" ifadelerinde bulundu. "Çalışmamın sonunda ortaya güzel bir tez çıkaracağıma inanıyorum" Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sanat Tarihi yüksek lisans öğrencisi Gamze Dilsiz de alanda çalıştığı için mutlu olduğunu belirterek, "Tez konum olarak bu yıl, 2025 yılı Kalehisar seramikleri üzerine Mustafa hocam ve değerli ekiple birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çalışmamın sonunda ortaya güzel bir tez çıkaracağıma inanıyorum. Bu tez ile hem Anadolu Selçuklu dönemine katkı sağlamayı hem de Kalehisar Kazısı’nın tanıtımına destek olmayı hedefliyorum" ifadelerine yer verdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olan Mehmet Gebizli, ise, "Kalehisar kazı çalışmalarına ilk kez 2025 döneminde katıldım. Kalehisar, Anadolu Selçuklu dönemi için önemli bir kenttir. Biz de bu değerli kenti gün yüzüne çıkarmayı ve aynı zamanda ülkemize kültürel anlamda katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:21
Güneyden Antep’in zılgıtı ve kuzeyden Artvin’in tulum sesi çaylıkta buluştu
Artvin’in Arhavi ilçesinde 51. kez düzenlenen Uluslararası Arhavi Kültür ve Sanat Festivali, renkli görüntülere sahne oldu. Üç gün süren etkinliklerde geleneksel yarışmalar ve halk dansları gösterileri ilgi gördü. Festival, Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim’in katılımıyla başladı. Açılışın ardından Trabzon Büyükşehir Belediyesi Bando Takımı eşliğinde kortej yürüyüşü düzenlendi. Korteje Meksika, Ukrayna, Gürcistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Gaziantep Mak Gazidans Spor Kulübü halk dansları ekipleri de katıldı. Etkinlikler kapsamında hamsili ekmek ve Laz böreği yapma, hızarla odun kesme, tahta biçme ve fındık ayıklama gibi geleneksel yarışmalar düzenlendi. Kadınlar, daha önceden hazırladıkları Laz böreği ve hamsili ekmekleri jüri üyelerine sundu. Yarışmalarda kıyasıya mücadele yaşandı. Gün boyu devam eden yarışlarda aykırı hızarla odun kesme, dik hızlarla tahta biçme yarışmaları gerçekleştirildi. İlçenin kültürünü gelecek nesillere aktarılması amaçlı düzenlenen dibekle mısır ayıklama yarışması ise ilginç görüntülere neden oldu. Festivalin en dikkat çeken anlarından biri ise çay toplama yarışması oldu. Gaziantep’ten gelen halk dansları ekibi, çaylık alanda hem yarıştı hem de horon oynadı. Güneydoğu’nun zılgıtları ile Karadeniz’in tulum sesi çaylıkta birleşti. Festival, kültürel değerlerin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla her yıl düzenleniyor.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:50
Hayallerini ata toprağında açtığı seramik atölyesiyle gerçekleştirdi
Seramik sanatçısı Gülcan Başak Gül, hayallerini gerçekleştirmek için memleketi Ormanaya yerleşti. Gül, burada kendisine seramik atölyesi açarak Ormanalı kadınlara, çoluk çocuklara düğmeli evlerin arasında seramik sanatı öğretmeye başladı. Gül, "Bu güne kadar gerçekleştirmek istediği hayallerini köyünde gerçekleştirdiği için de atölyesine "Hayal Atölyesi" ismini verdi. "Yıllar boyunca hep bir hayalim vardı" Gülcan Başak Gül, "Yıllarca İstanbul’da özel okullarda halkla ilişkiler görevlisi olarak çalıştığını ancak bir şehre yerleşip orada toprakla uğraşıp ayrıca seramik atölyesi açma hayalinden hiç vazgeçmediğini söyledi. İlk deneyimimi İzmir’de yaptığını, sonrasında kalbinin sesi dinleyip ata toprağı olan Ormanaya geldiğini söyleyen Gül, "Ormana köyünde ilk önce evimizi yaptım. Evimizi yaparken birçok sıkıntılarla uğraştım ama hiçbiri beni yıldırmadı. Seramik ile Çini ile ilgili aldığım eğitimleri hep cebimde biriktirdim. Evimizi yaptıktan sonra hayal atölyesini açtım ve hayallerim gerçeğe döndü" dedi. "Köyümü daha iyi yerlere getirmek istiyorum" Ormana’nın 2024 yılında turizm köyü seçildiğini dikkat çeken Gül, "İstiyorum ki, bir sürü insan bundan faydalansın. O yüzden ben köyümden ayrılmak istemiyorum. Köyümün her sokağında, her köşesinde bir etkinlik yapıp, kadın erkek çocuk herkesle bir bütün olup köyümü daha iyi yerlere getirmek istiyorum" dedi. "10 günde meydana geliyor" Bir ürünün 10 günde meydana geldiğini dikkat çeken Gül, "Seramiğin kaç günde olduğunu herkes çok merak ediyor. Seramiğin en sevdiği şey su, en sevmediği şeyde su. Suyla temas edip birleşip çamur olup ürünümüz ortaya çıktığında 3-4 günlük kuruma süresi var. Ama kendi kendine kurutmuyoruz. Fırınlayıp bisküvi oluyor. Fırından çıktıktan sonra şeklini veriyoruz. Buda 2 gün sürüyor. 2 gün tekrar fırınlanıyor. Toplam 10 günde bir ürünümüz meydana geliyor. 2 kere fırınlanıyor. Fırınımız bin 40 derecede. Bir kerede sırlanıyor. Bu ürünümüzde kullanılan her ürün gıdaya uygun olduğu için çok rahatlıkla her türlü gıda ürünü tüketebilirsiniz" diye sözlerine ekledi. Kursiyerlerin tamamı çalışmalardan çok keyif aldıklarını, negatif enerjinizi çamurla kolayca yok etmek ve keyifli ürünler ortaya çıkardıklarını, yorgunluklarını aldığını, kendilerine bir terapi gibi geldiğini ifade ederlerken, seramik sanatçısı Gülcan hocaya bu köye iyi ki geldiklerini söylediler. Kursiyerlerden Sema Bilgen, "Ben seramiğe ilk kez Gülcan hocamla tanıştım. Geçekten mükemmel bir şey. Orada hayallerinizin peşinde gidiyorsunuz. Orada ne çizeceğinizi bilmeden elinizle birlikte toprak bize aşkla bir şeyler yaptırıyor" dedi. Kursiyerlerden Hayriye Karadoğan, "kendisinin aslen Ormanalı olduğunu ve İstanbul’da yaşadıklarını söyleyerek, "Kendimiz aslen Ormanalıyız. Yaz aylarında tatili memleketimizde geçiriyoruz. Seramik kursuna katılmak gerçekten çok hoşuma gitti. Ben daha önce İstanbul’da el sanatları kurslarına katılmıştım. Biraz becerim vardı. Bugün yapmış olduğumuz çalışmada güzel bir şey çıktığını düşünüyorum. Boyayınca daha güzel olacağına inanıyorum. Köyümüzde böyle bir kurs ilk kez açıldı. Bu tür kurslar çok güzel. Daha çok olmasını tercih ederim. Böyle bir etkinliği hemşerimiz Gülcan hanım düzenlediği için ona çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:46
930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde görkemli yapısıyla ilgi çeken 930 yıllık çınar ağacı, adeta zamana meydan okuyor. Dev çınar, geçmişte gölgesinde panayırların kurulup at yarışlarının yapıldığı bir merkezken, bugün modern zamanların düğünlerine, cemiyetlerine ve sosyal organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Kocaeli Üniversitesi Derbent Turizm Fakültesi’nin bahçesinde yer alan ve bölgenin yaşayan hafızası olan çınar ağacı, hem yöre halkı hem de ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor. Gövde çevresi 10 metreyi aşan ve "anıt ağaç" olarak tescillenen dev çınar, geçmişte kervanların dinlenme noktası, panayırların ve at yarışlarının merkeziyken, bugün gölgesinde kurulan meydanda düğünlere ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapıyor. "İyi ki bizim bölgemizde" Derbent Mahallesi Muhtarı Erdal Baş, çınarın hem manevi hem de tarihi açıdan önemli olduğunu belirterek, "930 yıllık bir çınarımız var, iyi ki bizim bölgemizde, gurur duyuyoruz. Derbent, Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra kervanların güvenliğini, ticaret yapanların güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan bir topluluktur. Bu anlamda tarihimiz de eskidir. Eski bir nahiyeyiz. Şu an tabii yeni kanunlara göre mahalleye dönmüş vaziyetteyiz" dedi. Tarihi çınara bebek gibi bakılıyor Erdal Baş, 930 yıllık çınarın uzun süredir koruma altında olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Anıtlar Kurulu tarafından bakımı ve temizliği yapılıyor. Yaklaşık 40 yıldır ağaç koruma altına alınmış durumda. Vatandaşlarımız da manevi bir koruma sağlıyor, asla zarar vermiyorlar. Şu an en iyi şekilde bakılıyor ağaca. Her yıl en az iki kez Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, Kartepe Belediyemiz ve Anıtlar Kurulu tarafından bakımları, sulamaları yapılıyor. Yani ağacımızın her şeyiyle ilgileniliyor" Panayırların, at yarışlarının merkeziydi Çınarın sadece bir ağaç olmadığını, aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi olduğunu vurgulayan Muhtar Baş, "Ben bu ağacın 45 yılına tanık oldum. Çocukken köyler burada toplanırdı, panayırlar kurulurdu. Büyük at yarışları yapılır, birincilik kupaları verilirdi. Hatta çınarın kovuğunda köfteler pişirilir, yağmurdan korunulurdu. Yaklaşık 300-400 kişiyi gölgesinde barındırabilecek büyüklükteydi. Bu hatıralarımızı hiç unutmuyoruz" diye konuştu. "Her gelen bu ağaca hayranlıkla bakıyor" Derbent Mahallesi Muhtarlık Azası Serhat Bayrak ise tarihi çınarın hem mahalle halkı hem de ziyaretçiler için büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Biz yaklaşık 100 yıla yakındır burada ikamet ediyoruz. Burası turizm fakültesinin içinde bulunan, geçmişten bu yana büyümüş bir ağaç. Büyük bir tarihi var. Gelen misafirler dikkatle bakıyor, önem veriyor, fotoğraf çekiyor. Burası güzel bir meydan. Çevre mahallelerden ve dışarıdan gelen misafirler burada cemiyetler ve organizasyonlar yapıyor. Turizm fakültesi olduğu için sık sık dışarıdan öğrenciler ve aileleri de buraya geliyor, eminim ağacı görüyorlardır. Herkes bu ağaca hayranlıkla bakıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:38
930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde görkemli yapısıyla ilgi çeken 930 yıllık çınar ağacı, adeta zamana meydan okuyor. Dev çınar, geçmişte gölgesinde panayırların kurulup at yarışlarının yapıldığı bir merkezken, bugün modern zamanların düğünlerine, cemiyetlerine ve sosyal organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Kocaeli Üniversitesi Derbent Turizm Fakültesi’nin bahçesinde yer alan ve bölgenin yaşayan hafızası olan çınar ağacı, hem yöre halkı hem de ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor. Gövde çevresi 10 metreyi aşan ve "anıt ağaç" olarak tescillenen dev çınar, geçmişte kervanların dinlenme noktası, panayırların ve at yarışlarının merkeziyken, bugün gölgesinde kurulan meydanda düğünlere ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapıyor. "İyi ki bizim bölgemizde" Derbent Mahallesi Muhtarı Erdal Baş, çınarın hem manevi hem de tarihi açıdan önemli olduğunu belirterek, "930 yıllık bir çınarımız var, iyi ki bizim bölgemizde, gurur duyuyoruz. Derbent, Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra kervanların güvenliğini, ticaret yapanların güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan bir topluluktur. Bu anlamda tarihimiz de eskidir. Eski bir nahiyeyiz. Şu an tabii yeni kanunlara göre mahalleye dönmüş vaziyetteyiz" dedi. Tarihi çınara bebek gibi bakılıyor Erdal Baş, 930 yıllık çınarın uzun süredir koruma altında olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Anıtlar Kurulu tarafından bakımı ve temizliği yapılıyor. Yaklaşık 40 yıldır ağaç koruma altına alınmış durumda. Vatandaşlarımız da manevi bir koruma sağlıyor, asla zarar vermiyorlar. Şu an en iyi şekilde bakılıyor ağaca. Her yıl en az iki kez Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, Kartepe Belediyemiz ve Anıtlar Kurulu tarafından bakımları, sulamaları yapılıyor. Yani ağacımızın her şeyiyle ilgileniliyor" Panayırların, at yarışlarının merkeziydi Çınarın sadece bir ağaç olmadığını, aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi olduğunu vurgulayan Muhtar Baş, "Ben bu ağacın 45 yılına tanık oldum. Çocukken köyler burada toplanırdı, panayırlar kurulurdu. Büyük at yarışları yapılır, birincilik kupaları verilirdi. Hatta çınarın kovuğunda köfteler pişirilir, yağmurdan korunulurdu. Yaklaşık 300-400 kişiyi gölgesinde barındırabilecek büyüklükteydi. Bu hatıralarımızı hiç unutmuyoruz" diye konuştu. "Her gelen bu ağaca hayranlıkla bakıyor" Derbent Mahallesi Muhtarlık Azası Serhat Bayrak ise tarihi çınarın hem mahalle halkı hem de ziyaretçiler için büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Biz yaklaşık 100 yıla yakındır burada ikamet ediyoruz. Burası turizm fakültesinin içinde bulunan, geçmişten bu yana büyümüş bir ağaç. Büyük bir tarihi var. Gelen misafirler dikkatle bakıyor, önem veriyor, fotoğraf çekiyor. Burası güzel bir meydan. Çevre mahallelerden ve dışarıdan gelen misafirler burada cemiyetler ve organizasyonlar yapıyor. Turizm fakültesi olduğu için sık sık dışarıdan öğrenciler ve aileleri de buraya geliyor, eminim ağacı görüyorlardır. Herkes bu ağaca hayranlıkla bakıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:23
Koç Baba Cami manevi değerine yakışır halde onarılacak
DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Akçakoca ilçesinde bulunan ve yangın nedeniyle kullanılmaz hale gelen Koç Baba Cami eskisinden de güzel ve manevi değerine yakışır şekilde yeniden hayat bulacak. Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin, restorasyon çalışmaları devam eden Koç Baba Cami’ni ziyaret ederek tamir ve tadilat süreci hakkında detaylı bilgi aldı. Kaymakam Pişkin, "Camimizin ihtiyaç duyduğu çalışmaları mahalli imkanlarımızı seferber ederek biz karşılayacağız. Bu doğrultuda, yüklenici firmanın çıkaracağı iş listesi ve maliyet cetvelini bekliyoruz. Hemşehrilerimiz gönül rahatlığıyla bilsin ki yangın sonrası kullanılamaz hale gelen camimiz, inşallah eskisinden de güzel ve manevi değerine yakışır şekilde yeniden hayat bulacak" dedi.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:16
3 bin metredeki mescid yörede "Kırkların buluşma yeri" inancıyla anılıyor
Trabzon-Bayburt sınırında, 3 bin 100 rakımda yükselen Kırklar Dağı Mescidi, diğer adıyla Karakaya, hem doğal güzellikleri hem de manevi atmosferiyle dikkat çekiyor. Aynı anda Trabzon, Bayburt ve Rize dağlarını izlemenin mümkün olduğu Kırklar Dağı Mescidi’ne gelenler hem namaz kılıp dua ediyor hem de eşsiz manzaranın seyrine dalıyor. Yüzyıllardır yöre halkı tarafından manevi bir merkez olarak kabul edilen Kırklar Dağı, yörede "Kırkların buluşma yeri" inancıyla anılıyor. Rivayetlere göre çeşitli rahatsızlıkları olan insanlar burada gece konaklayarak şifa buluyor. Bu inanç, bölgenin mistik yönünü güçlendirirken ziyaretçilerin ilgisini her geçen yıl artırıyor. Son yıllarda birçok kişi için uğrak bir nokta haline gelen Kırklar Dağı, hem inanç turizmi hem de doğa turizmi açısından öne çıkıyor. Bölge, zorlu parkurlarıyla yerli ve yabancı dağcıların rotasında da yer alıyor. Her ne kadar Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı yol çalışmalarıyla bölgeye ulaşım kolaylaşsa da yolun halen sağlıklı olmadığı, yalnızca arazi tipi araçların çıkabildiği belirtiliyor. Ziyaretçiler ve bölge halkı, yolun ıslah edilerek daha güvenli ve ulaşılabilir hale getirilmesini talep ediyor.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:11
Her yönüyle Karaz Kültürü konuşuldu
Erzurum’da konusunda uzmanlaşmış bilim adamlarıının katılımıyla "Karaz Kültürü Uluslararası" konulu sempozyum düzenlendi. Erzurum Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Erzurum’un Karaz Kültürü ve Ötesi: Büyük ve Karmaşık Kültürel Bir Olgunun Anatomisi" konulu sempozyumda, Karaz kültürüne dair önemli sunumlar gerçekleşti. 10 oturumluk sempozyum, bölgede kültürle ilgili ilk kazıları başlatan arkeolog Hamit Zübeyr Koşay anısına düzenlendi. Sempozyumun düzenleme komitesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç, Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Erzurum Müzesi’nde görevli arkeolog Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak ve Dr. Gülşah Öztürk yer aldı.
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:03
Diyarbakır’da Saint George Kilisesi’nin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını ispatlayan kitabe ortaya çıktı
Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde bulunan İçkale Müze Kompleksi alanında 74 ile 75 nolu burçlar arasında yapılan restorasyon ve arkeolojik kazılarda ortaya çıkartılan kitabe, Saint George Kilisesi’nin bir zamanlar hamam olarak kullanıldığı tezini çürütüp, kilisenin yanında bir hamam varlığı olduğunu işaret etti. Sur ilçesinde bulunan İçkale Müze Kompleksi alanında dönem dönem yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Her çalışmayla birlikte yeni bulgu ve verilerin ortaya çıkmasıyla tarihi yapılar hakkındaki bilgiler de güncelleniyor. Bu bilgilerden biri de Saint George Kilisesi’nin bir dönem hamam olarak kullanıldığı tezini çürütmesi. İçkalenin kuzeydoğusundaki 74 ile 75 nolu burçlar arasında yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkartılan kitabe, kilise ve eklentilerinin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığı, yanında bir hamam yapısının inşa edildiği ortaya çıktı. Diyarbakır Müze Müdürü Müjdat Gizligöl, İHA muhabirine, bulunulan alanın İçkale’nin kuzeydoğusu olduğunu, burada 74 nolu burç ile 75 nolu burcun arasında kilisenin restorasyonu ile birlikte kazı çalışması yürütüldüğünü söyledi. Bu bölgede daha önceki araştırmalarda, burada bir hamam yapısının olabileceği, hatta kilisenin bir dönem Artuklular döneminde eklentiyle birlikte hamam olarak kullanılmış olduğuna dair çok sayıda tez olduğuna değinen Gizligöl, bu kazı çalışmalarında özellikle kitabeyle birlikte kilisenin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını vurguladı. Gizligöl, bunun düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "Çok ciddi bir buluntu. Çünkü kilisede yaptığımız kazı çalışmaları ve restorasyon çalışmalarında suya dair herhangi bir emareye rastlanmadı. Tam tersi, su, hamam ya da çeşme ile ilgili yapılan bütün yapılar, kilisenin dışında 74 nolu burç ile 75 nolu burcun olduğu aksta göründü. Arkamızda da görmüş olduğunuz kitabede de zaten bize bunu söylüyor. Kitabede, ’Servetin oğlu Hıdır veya Hızır tarafından bir hayrat yapıldığını, onun adına bir hayratın inşa edildiğinden bahsediliyor.’ Bundan hareketle burada bir hamam yapısı olabileceğini düşünüyoruz. Kazı çalışmalarında hamam olarak adlandırabileceğimiz yapılar da ortaya çıktı" dedi. "Dolayısıyla hamam yapısı kilisenin içinde değil, kilisenin yan tarafında 75 ile 74 nolu burcun olduğu alanda inşa edilmiş olabilir" diyen Gizligöl, şöyle konuştu: "Kitabe, celi sülüs dediğimiz hicri 4’üncü, 5’inci yüzyılda bu teknik gelişiyor. Celi sülüs yazısıyla yazılmış. Yine kitabedeki emareler bize burada 1150’li yıllar ile 1200 yıllar arasında bir inşaat faaliyetinin olduğunu, yani Artuklu dönemine tarihlendirebiliriz. Artuklular döneminde burada bir hamam yapıldı, fakat kilisenin içinde değil, ya da kilise dönüştürülerek değil, yan tarafına bağımsız bir hamam yapıldı. Bu kitabe bizlere bunu gösterdiği için çok önemli bir buluntu. Yüksek ihtimalle kapının girişinde, üst kısmında yer alıyordu. Çünkü bulunduğu yer onu işaret ediyor." Kitabelerdeki emareler ve buradaki kazı çalışmalarının, verilerin Saint George Kilisesi’nin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını aktaran Gizligöl, "Eklenti olarak hamama dönüştürülmedi Artuklular döneminde. Artuklular buraya geldiklerinde bir hamam yaptılar. Ve o hamama dair en önemli buluntu, arkamızda görmüş olduğunuz kitabe. Kitabenin ortaya çıkması bizim için oldukça önemli bir veri. Önümüzdeki yıllar 74 ile 75 nolu burç arasında kazı çalışmasını tekrardan başlatacağız. Oradaki hamam varlığını tamamen ortaya çıkartmak ve hamamla ilgili restorasyon çalışmalarını başlatmak için" ifadelerine yer verdi.
24 Ağustos 2025 Pazar - 01:14
Sürmeli Şenlikleri’nin üçüncü gününde Koliva rüzgarı esti
Yozgat Belediyesi’nin gelenekselleşmiş etkinliği olan Sürmeli Şenlikleri, üçüncü gününde Karadeniz müziğinin sevilen grubu Koliva konseriyle renkli anlara sahne oldu. Yoğun katılımın yaşandığı etkinlikte, müzikseverler unutulmaz bir akşam geçirdi. Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan’ın sahneye çıkarak Koliva’nın solistiyle birlikte ‘Yozgat Sürmelisi’ türküsünü seslendirmesi oldu. Katılımcılar tarafından büyük alkış alan bu performans, şenliklere damga vurdu. Konser alanını dolduran kalabalık hep bir ağızdan şarkılara eşlik etti. Yozgat Belediye Başkan Kazım Arslan da vatandaşlarla birlikte konseri izleyerek festival coşkusuna ortak oldu. Başkan Arslan, etkinliğe gösterilen yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 22:54
"Acıdan Gelen Lezzet Festivali" yoğun ilgi gördü
Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Hasancalı köyünde Kilis Valiliği organizesinde düzenlenen "Acıdan Gelen Lezzet Festivali" yoğun katılımla gerçekleşti. Musabeyli Kurtuluş Derneği Başkanı Mikail Duman koordinasyonunda İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Başkanlığı ve Musabeyli Kaymakamlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen festival, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Festivale Musabeyli Kaymakamı Erdem Karanfil, Musabeyli Belediye Başkanı Mehmet Ölmez, Kilis Milletvekili Mustafa Demir ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Festivalde en iyi biber üreten ailelerin çocuklarına ödül verildi. 1. seçilen Fatih Bağcı ve Safiye Bağcı çiftinin 5 yaşındaki kızları Hatice Bağcı’ya tablet ödülü takdim edildi. Halayların çekildiği etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Musabeyli Kurtuluş Derneği Başkanı Mikail Duman, "Emeğimize katkıda bulunduk, gücümüzün ve kalitemizin farkını yaşatalım. Hedefimiz bu festivali geleneksel hale dönüştürmek" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder