ASAYİŞ - 02 Haziran 2026 Salı 09:44

Kütahya’da traktör sürücülerine reflektör dağıtıldı

A
A
A
Kütahya’da traktör sürücülerine reflektör dağıtıldı

Kütahya İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen "Reflektör Tak Görünür Ol" Projesi kapsamında Altıntaş ilçesinde traktör sürücülerine yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi.


Kütahya İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ile Altıntaş İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Jandarması timlerince 31 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen etkinlikte, özellikle tarım araçlarının trafikte güvenli kullanımına dikkat çekildi.


Faaliyet kapsamında sürücülere; traktör römorklarında reflektör kullanımının önemi, devrilmelere karşı koruma sağlayan Koruma Demiri (ROPS) sistemlerinin kullanımı, tepe lambası bulundurulmasının gerekliliği ve genel trafik kuralları hakkında bilgilendirme yapıldı.


Eğitim ve farkındalık çalışmaları çerçevesinde 67 traktör sürücüsüne toplam 67 adet reflektör ile trafik güvenliği konusunda hazırlanan bilgilendirici broşürler dağıtıldı.


Yetkililer, özellikle kırsal bölgelerde traktör ve tarım araçlarının karıştığı trafik kazalarının önlenmesinde reflektör kullanımının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, sürücülerin görünürlüğünü artıran bu tür ekipmanların düzenli olarak kullanılması gerektiğini vurguladı.


Kütahya İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen proje ile traktörlerin trafikte daha görünür hale getirilmesi, muhtemel kazaların önüne geçilmesi ve sürücülerde trafik güvenliği bilincinin artırılması hedefleniyor.



Kütahya’da traktör sürücülerine reflektör dağıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sinema salonu sayısı 2 bin 161 oldu Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417’si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. Sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417’si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159’u yerli, 258’i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu. Sinema seyirci sayısı 27 milyon 657 bin 591 oldu Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,0 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı yüzde 18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu. Tiyatro salonu sayısı 1.101 oldu Tiyatro salonu sayısı 2024/’25 sezonunda 1.101 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 494 bin 184 oldu. Devlet Tiyatroları tarafından oynanan eser gösteri sayısı 6 bin 667 oldu Devlet Tiyatroları tarafından 2024/’25 sezonunda 99’u telif eser, 138’i çeviri eser olmak üzere toplam 237 eser oynandı. 2024/’25 sezonunda Devlet Tiyatroları tarafından oynanan yetişkin eseri gösteri sayısı 5 bin 55 olurken çocuk eser gösteri sayısı 1 612 oldu. Devlet Tiyatroları seyirci sayısı bu sezonda 1 milyon 951 bin 41 oldu. Tiyatro seyirci sayısı 8 milyon 183 bin 257 oldu Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı 2024/’25 sezonunda geçen sezona göre yüzde 4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı yüzde 14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı 13 bin 156 oldu 2024/’25 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise yüzde 0,1 arttı. Opera ve bale seyirci sayısı 511 bin 376 oldu Türkiye’de 2024/’25 sezonunda 6 ilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bağlı salonlarda opera ve bale gösterisi yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 16,5 artarken, gösteri sayısı yüzde 21,8 arttı. Orkestra, koro ve topluluk seyirci sayısı 436 bin 227 oldu Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı 6 orkestra, 11 koro ve 11 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı yüzde 11,0 azalarak 436 bin 227 oldu. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 15,3 azalırken, koro seyirci sayısı yüzde 27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise yüzde 25,5 azalarak 142 bin 766 oldu.
Tokat Keneler sadece KKKA değil, yüzlerce hastalığın taşıyıcısı olabilir Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin; Türkiye’de insanlardan en sık toplanan kene türünün KKKA’nın önemli taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum olduğunu belirterek, kenelerin yaklaşık 200 farklı hastalığın yanı sıra insanlarda geçici felç vakalarına da neden olabileceğini söyledi. Her kenenin hastalık taşımadığını ancak bazı türlerin insan ve evcil hayvan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin; Türkiye’de insanlar üzerinden en sık toplanan kene türünün Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının da taşıyıcısı olan Hyalomma marginatum olduğunu söyledi. Kene türleri ve taşıdıkları hastalıklar hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Adem Keskin, dünya genelinde binden fazla kene türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 200-250’sinin insan ve evcil hayvan sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini ifade etti. Bazı kene türlerinin yalnızca belirli canlılar üzerinde yaşadığını belirten Keskin, "Konak spesifikliği dediğimiz durum söz konusudur. Örneğin Ixodes arboricola isimli kene türünü sadece kuşlar üzerinde görebilirsiniz. İnsanlarda ya da çiftlik hayvanlarında göremezsin. Dolayısıyla insan ve çiftlik hayvanı sağlığını doğrudan ilgilendiren bir tür değildir" dedi. Türkiye’de insanlardan en sık toplanan tür Hyalomma marginatum Türkiye’de bugüne kadar 56 farklı kene türünün tespit edildiğini aktaran Keskin, bunların yaklaşık 20’sinin insanlardan kan emebildiğini söyledi. İnsanlar üzerinden toplanan kenelerin yaklaşık yüzde 70-80’ini Hyalomma marginatum türünün oluşturduğunu vurgulayan Keskin, "Bu tür ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının en önemli vektörlerinden biri olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. Farklı keneler farklı hastalıklar bulaştırabiliyor Kenelerin yalnızca KKKA ile ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Keskin, farklı türlerin farklı hastalık etkenlerini taşıdığını ifade etti. Rhipicephalus sanguineus isimli kenenin Rickettsia conorii bakterisini bulaştırarak insanlarda riketsiyoz hastalığına neden olabildiğini söyleyen Keskin, Karadeniz Bölgesi’nde yaygın görülen Ixodes ricinus türünün ise Borrelia bakterisini taşıyarak Lyme hastalığına neden olabileceğini söyledi. Avrupa’da yaygın görülen bazı kene kaynaklı hastalıkların Türkiye’de daha nadir görüldüğünü belirten Keskin, "Örneğin Avrupa’da Ixodes ricinus kaynaklı kene ensefalit oldukça yaygın görülebiliyor. Dermacentor reticulatus türü de riketsiyoz vakalarının oluşmasında rol oynayabiliyor" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 200 farklı kene kaynaklı hastalık bulunuyor Kenelerin çok sayıda hastalık etkeniyle ilişkili olduğunu vurgulayan Keskin, dünya genelinde yaklaşık 200 farklı kene kaynaklı hastalığın bulunduğunu söyledi. Bu hastalıkların bazılarına Türkiye’de nadir de olsa rastlanabildiğini belirten Keskin, vatandaşların kene temasına karşı dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kene felci vakaları da görülebiliyor Kenelerin yalnızca hastalık bulaştırmakla kalmadığını, bazı nörolojik sorunlara da yol açabildiğini belirten Keskin, özellikle kulak arkası ve kulak içi gibi hassas bölgelerde tutunan kenelerin geçici felçlere neden olabileceğini söyledi. Kenenin salgıladığı tükürük sıvısının sinir dokularında geçici hasara yol açabildiğini ifade eden Keskin, "Zaman zaman kulak arkasında ya da kulak yolundan çıkarılan kene vakaları olabiliyor. Bu bölgeler yüz sinirlerine yakın alanlardır. Kenenin salgıladığı maddeler sinir dokularını etkileyerek geçici felçlere neden olabiliyor" dedi. Bazı kişilerde kene tükürüğüne karşı ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebildiğini de kaydeden Keskin, insanlarda ve hayvanlarda kısmi felç vakalarının görülebildiğini belirtti. Özellikle koyunlarda görülen ve "tick paralysis" olarak adlandırılan kene felcinin önemli bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden Keskin, bu vakaların Türkiye’de nadir görüldüğünü de sözlerine ekledi.
İzmir Göztepe’nin gençleri dikkatleri çekti Göztepe U19 Takımı, Türkiye şampiyonu olarak 2026-2027 sezonunda UEFA Youth League’de mücadele etme hakkı kazanırken, sarı-kırmızılı ekibin genç oyuncuları da turnuva boyunca sergiledikleri performanslarla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. İzmir’in köklü kulüplerinden Göztepe, Türk futboluna yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz sezon Romulo’yu rekor bonservis bedeliyle satan sarı-kırmızılılar, Dennis ve Juan gibi genç oyuncuları da vitrine çıkarmayı başardı. Sport Republic yönetiminde birçok ülkede futbolcu izleme ağına sahip olan Göztepe’nin bu kez altyapıya yaptığı yatırımlar ön plana çıktı. Göztepe U19 Takımı, Türkiye şampiyonu olarak 2026-2027 sezonunda UEFA Youth League’de mücadele etme hakkı kazanırken, takımın genç oyuncuları da sergiledikleri performanslarla dikkatleri üzerine çekti. Sport Republic’in futbolcu izleme komitesinin çalışmaları sonucunda İzmir ekibine kazandırılan Salem Bouajila, Prince Manu Ballodom ve Pah Franck Goujon, sezon boyunca ortaya koydukları performansla gelecek adına umut verdi. Öte yandan yerli oyuncular Nevzat Tan Üzel ve Yusuf Ali Şirin de gösterdikleri başarılı performansla beğeni topladı. Böylece Göztepe yönetimi, yalnızca A takıma yaptığı yatırımlarla değil, altyapıya verdiği önem ve genç oyuncuların gelişimine sağladığı katkıyla da dikkat çekmeyi başardı. Genç oyunculara TFF’den ödül Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen ödüllerde, Göztepe U19 takımının başarılı kalecisi Nevzat Tan Üzel, 2025-2026 sezonu U19 PAF Ligi’nin "En Başarılı Kalecisi" seçildi. UEFA Youth League finalinde Trabzonspor U19’a karşı oynanan maçın en değerli oyuncusu seçilen Göztepeli Yusuf Ali Şirin de ödülünü aldı. İki genç futbolcu, final karşılaşmasının ardından düzenlenen törende plaketlerini Türkiye Futbol Federasyonu’nun takdim ettiği ödül töreninde teslim aldı.
Diyarbakır Öğretmen ve öğrenciler Çermik için çalıp söyledi Diyarbakır’ın tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü ilçesi Çermik, sanatla tanıtıldı. Öğretmen ve öğrenciler hem çalıp hem hem söyleyerek ilçenin güzelliklerini ön plana çıkardı. Çermik Kaymakamlığı, Çermik Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan projeye birçok öğretmen ve öğrenci katkı sundu. Projenin koordinatörlüğünü Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerinden Yusuf akıncı, İhsan Eser ve Laleş Erkek üstlendi. Öğretmen ve öğrenciler ilçenin tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde türküler seslendirildi. İlçenin tanıtımını amaçlayan çalışma yaklaşık dört ay sürdü. Çermik Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu, ilçenin kültürel zenginliğini, birlik ve beraberlik ruhunu yansıtacak olan "Çermik İçin Çal" Projesinin kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Karamehmetoğlu, ’’Bu çalışma, ilçemizin sesini daha geniş kitlelere duyurmak, değerlerimizi yaşatmak ve Çermik’e olan sevgimizi ortak bir ezgide buluşturmak amacıyla hazırlandı. Emeği geçen tüm sanatçılarımıza, ekip arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyor, projemizin Çermik’imize hayırlı olmasını diliyorum. Birlikte söyledik, birlikte başardık. Çünkü bu ses Çermik’in sesi’’ dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Baran da ’’İlçemizin tanıtımına katkı sağlayacak olan bu güzel çalışmayı ortaya çıkartan öğretmen ve öğrencileri tebrik ediyorum’’ diye konuştu. Proje koordinatörü Yusuf Akıncı, amaçlarının ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini ön plana çıkararak sanatla buluşturmak olduğunu söyledi. Çermik Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarında yayınlanan çalışma, izleyicilerden tam not aldı.
Bilecik Bu çeşmeler 1400 yıldır şifa dağıtıyor Bilecik’in Osmaneli ilçesinde ’İçmeler’ diye tabir edilen Prof. Dr. Yunus Söylet Tesisleri içerisindeki 4 farklı çeşmeden akan suyun her birinin tadı diğerinden farklılık gösterirken, 1400 yıldır akan bu suların böbrek, safra, egzama ve mideye iyi geldiğine inanılıyor. İstanbul-Antalya kara yolunda Osmaneli’ne 8 kilometre uzaklıktaki tesiste ’Deri hastalıkları ile mide, safra kesesi, böbrek rahatsızlıklarının tedavisinde iyi geldiği’ iddia edilen 4 çeşme bulunuyor. 2017 yılında Osmaneli Belediyesince tesis haline getirilen içmeler böbrek, safra, egzama ve mide rahatsızlıklarının her biri için 4 ayrı musluktan akıyor. "Kendi rahatsızlıklarına iyi geldiğini iddia ediyorlar" Tesis hakkında İHA muhabirine bilgi veren tesis koordinatörü Abdullah Tetik, "Burada güzel bir su var, insanlar bu suya rağbet ediyorlar. Kendi rahatsızlıklarına iyi geldiğini iddia ediyorlar. Biz de bu noktada bu alanı bir mesire alanı olarak kullanabilmeleri için geldiklerinde doğanın içerisinde konaklayabilecekleri bir tesis inşa ettik. Şu anda geldiğimiz noktada, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgelerini alarak burayı turizmin hizmetine sunduk. Toplamda 80 yatak kapasiteli bir tesis burası, İçmeler Tesisi. İnsanlar gelip ihtiyaçlarını gideriyorlar, hem de konaklama ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Aynı zamanda doğanın içerisinde daha rahat nefes alabilecekleri, zinde bir şekilde memleketlerine dönebilecekleri bir ortam sunuluyor. Suyun tadına bakarak burada dinlenme süreçlerine devam ediyorlar" dedi. "Daha önceki yıllarda kullanılıyormuş ama çeşmeler oluşturulduktan sonra kişiler daha çok rağbet etmeye başladı" Akan suların 1400 yıldır burada olduğunu anlatan Tetik, "Bu suların 1950’den beri düzenli bir şekilde çeşme olarak aktığını biliyoruz. Daha önceki yıllarda kullanılıyormuş ama çeşmeler oluşturulduktan sonra kişiler daha çok rağbet etmeye başladı. Bizler de tüm vatandaşlarımıza buradan çağrıda bulunuyoruz; bu güzellikleri tatmaya davet ediyoruz" dedi. Sakarya’dan gelen Adan Ön ise, "Sedef hastasıydım, şifa buldum. Sürekli geliyorum" derken başkan bir vatandaş, "Burası uzun yıllardır söylenir biz Sakarya’dan geliyoruz yoldan geçerken uğradık" dedi.
Çorum Çöpe atılan tonlarca ekmeği toplayıp hayvanlara ulaştırıyor Ankara’da hurdacılık yaparak geçimini sağlayan Zeki Karakaya, sokaklardan ve çöplerden topladığı tonlarca ekmeği yabani ve sahipsiz hayvanlara ulaştırıyor. Ankara’dan topladığı ekmekleri kamyonlarıyla Çorum’a getiren Karakaya, hem israfı önlüyor hem de hayvanları besliyor. Ankara’da yaşayan evli ve 4 çocuk babası Zeki Karakaya, hurdacılık mesleğiyle geçimini sağlıyor. Ekmeklerin çöplere atılmasından rahatsız olan Karakaya, işi sebebiyle gezerken gördüğü ekmekleri toplamaya başladı. Topladığı ekmekleri biriktiren Karakaya, daha sonra biriktirdiği ekmekleri kamyonetiyle memleketi Çorum’a getirerek, sahipsiz ve yabani hayvanları besliyor. Her gün yaklaşık 2 saat boyunca aracıyla şehir merkezinde dolaşarak bayat ekmekleri topladığını belirten Karakaya, topladığı ekmekleri depolamak için özel bir "ekmek ambarı" yaptığını söyledi. İki ayda bir gerçekleştirdiği dağıtımlarda 2 ila 3 ton arasında ekmeği dağlardaki yabani hayvanlara, yabani kuşlara ve köylerdeki sahipsiz hayvanlara ulaştırdığını dile getiren Karakaya, son bir yılda yaklaşık 15 ton ekmeği hayvanlara ulaştırdığını söyledi. Amacının israfın önüne geçmek olduğunu vurgulayan Karakaya, bunu yaparken büyük mutluluk yaşadığını dile getirdi. "Hurdacılık yaparken ekmekler sağda, solda, yerde, çöpte hep gözüme takılırdı" Çöplerdeki ekmekleri görünce büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Karakaya, "Geçimimi hurdacılık yaparak sağlıyorum. Hurdacılık yaparken ekmekler sağda, solda, yerde, çöpte hep gözüme takılırdı. ‘Allah’ım, bunları toplamayı bana nasip et’ dedim. Cenab-ı Allah da bana nasip etti. Bir yıldır topluyorum.Topladığım nimetleri Allah rızası için memleketim Çorum’un tabiatında yaşayan yabani hayvanlara, yabani kuşlara, köylerdeki sahipsiz hayvanlara ulaştırıyorum. Bunu onların duası almak için ve israfı değerlendirmeye çalışıyorum. Amacım burada israfa karşı farkındalık oluşturmak" dedi. "Bir yılda aşağı yukarı 15 ton ekmek topladım" Bir yıldır ekmek topladığını dile getiren Karakaya, "15 yıldır aklımdaydı, son bir yıldır aralıksız, her gün sokaklardan ekmek topluyorum. 2 saat aracımla geziyorum, 2 saatte boşaltım yapıyorum. Bunun için ambar yaptım. Eski buğday ambarı vardı, ben de adını ekmek ambarı koydum. Topladığım nimetleri 2 ayda bir dağıtıyorum. 2 ayda yaklaşık 2 ila 3 ton arasında ekmek dağıtımı yapıyorum. Bir yılda yaklaşık 15 ton ekmek topladım. Bu benim 5. dağıtımım olacak. İsraf yapmayalım. İsrafımız varsa hayvanlara verelim" diye konuştu. (MCK-MK-