KÜLTÜR SANAT - 17 Mart 2023 Cuma 09:52

Mardin’in ’sarkaçlı saat’ tamircisi 50 yıl önce babasının açtığı dükkanda 21 yıldır çalışıyor

A
A
A
Mardin’in ’sarkaçlı saat’ tamircisi 50 yıl önce babasının açtığı dükkanda 21 yıldır çalışıyor

Mardin’in tek sarkaçlı saat tamircisi babasının 50 yıl önce açtığı dükkanda 21 yıldır çalışarak bu özelliğini sürdürüyor.

Mardin’in tek sarkaçlı saat tamircisi babasının 50 yıl önce açtığı dükkanda 21 yıldır çalışarak bu özelliğini sürdürüyor.


Geçmişte duvarları süsleyen sesiyle ve görüntüsüyle akıllarda yer edinen sarkaçlı saatler, günümüzde unutulmaya başladı. Mardin’de, 50 yıl önce babasının açtığı saat dükkânında 21 yıldır çalışan Serhat Tunç, günümüz saatleri yerine geçmişte kullanılan saatlerin daha güze olduğunu söyleyip, baba mesleğini hayatının sonuna kadar devam ettireceğini belirtti.



“Mardin’de babadan kalma bu mesleği yapan bir ben kaldım”


Sarkaçlı saat tamirini Mardin’de babadan devralan tek kişi olma özelliğine sahip olduğunu ileri süren Serhat Tunç, “ 1969 yılında babam bu mesleğe başladı ve günümüze kadar bu durum benimle beraber devam etti. Çocukluğumdan itibaren bu mesleğin içeresindeyim, hayatım bu meslekle geçti. Mesleği babamdan öğrendim. Yıllardır bu işi yapıyorum. Saat konusu çok geniş bir dünyaya sahip. Kinetik, otomatik, cep saatleri ve kuvars olmak üzere birçok saat çeşitti var. Her saatinde kendisine göre bir tamir şekli var" dedi.



"Sarkaçlı saatler bölgemize 70’li yıllarda gelmeye başladı"


Şu anda en çok talepleri İsviçre saatleri aldığını ifade eden Tunç, "Çin üreticileri de saat piyasasına girmiş durumda ama İsviçre saatleri ve orijinal ürünlerin talepleri daha fazla oluyor. Geçmişten günümüze gelen saatler var. Burmalı gibi eski saatlere insanlar daha çok talep ediyor. Sarkaçlı saatler bölgemize 70’li yıllarda gelmeye başladı. Sistemleri kendi içlerinde farklılık gösteriyor. Yarım saat ve bir saate bir gonk sesiyle çalanlar ve saat sayısı kadar çalanlar var. Mardin’de babadan kalma bu mesleği yapan bir ben kaldım. Diğer saatçilerden de 1 veya 2 kişi dışında yapanın pek kalmadığını düşünüyorum. Şu anda seslerini duyduğumuz gibi tik tak sesleri ve sarkaçlar bunlar ayrı bir ambiyans katıyor. Bende eski saatlere dönmeliyiz diye düşünüyorum. Saat tamir ederken de farklı bir dünyada oluyorum. Dış dünya ile bağım kesiliyor. Ben insan ameliyatlarına benzetiyorum çok ince ve dikkatli yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Tarım yatırımlarına yüzde 70’e varan hibe desteği Tarım ve kırsal kalkınma alanında yatırımları teşvik etmek amacıyla hazırlanan yeni tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında hayata geçirilen düzenlemeyle, üreticiler, girişimciler ve işletmelere yüzde 70’e varan hibe desteği sağlanacak. Tebliğe göre, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere tarıma dayalı üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler destekten yararlanabilecek. Kadın ve genç girişimciler ile tarımsal örgütler ise öncelikli gruplar arasında yer alacak. Program kapsamında verilecek hibelerde üst limit 30 milyon lira, alt limit ise 100 bin lira olarak belirlendi. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon lira ile sınırlandırıldı. Yatırımların niteliğine göre hibe oranı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişecek, kalan tutar yatırımcı tarafından karşılanacak. Destek kapsamında; tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, sera yatırımları, hayvancılık projeleri, su ürünleri yetiştiriciliği, soğuk hava depoları, çelik silo, gübre işleme tesisleri, arıcılık ve ipek böceği yetiştiriciliği gibi birçok alan yer alıyor. Ayrıca tarımda dijitalleşme, yapay zekâ destekli sistemler ve yenilenebilir enerji yatırımları da desteklenecek. Düzenleme ile kırsal alanda ekonomik altyapının güçlendirilmesi, üretimde verimliliğin artırılması ve alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması hedefleniyor. Programın, kırsalda istihdamı artırması, gençlerin üretime katılımını desteklemesi ve göçün azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Başvuruların, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden yapılacağı, projelerin il düzeyinde oluşturulacak komisyonlar tarafından değerlendirileceği bildirildi. Öte yandan, destekten yararlanacak projelerin en az 5 yıl faaliyetini sürdürmesi, alınacak makine ve ekipmanların yeni olması ve başvuru sahiplerinin vergi ya da SGK borcunun bulunmaması şartı aranıyor. Ayrıca hibe sözleşmesi imzalanmadan yapılan harcamalar destek kapsamına alınmayacak.
Muş Muş’ta baraj doluluk oranı yüzde 90’ı aştı Muş’ta etkili olan yağışlarla Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarının doluluk oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Yeni yağışlara yer açmak için su seviyesi kontrollü şekilde düşürülürken enerji üretimi de sürdürülüyor. Muş’ta geçen yıl kuraklık nedeniyle düşen baraj su seviyeleri, bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışlarıyla birlikte yeniden yükseldi. Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, kentteki Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarında doluluk oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Yetkililer, nisan yağışları ve kar erimeleriyle gelecek sular için baraj kapaklarını açarak su seviyesini yaklaşık yüzde 70’e düşürdü. Bu süreçte planlı şekilde enerji üretimi de devam etti. Murat Nehri üzerinde bulunan Alparslan-2 Barajı, Muş Ovası için önemli projeler arasında yer alıyor. Baraj, Muş merkez ile 54 yerleşim yerinin içme suyu ihtiyacını karşılarken, 78 bin 500 hektarlık tarım arazisinin modern sulama sistemine kavuşmasını sağlıyor. Proje kapsamında toplam 780 bin dekar arazi, 3 etap halinde kapalı devre sistemle sulanacak. Geçen yıl kuraklık nedeniyle yüzde 15’e kadar düşen su seviyeleri, bu yılki yağışlarla birlikte yeniden yükseldi. Barajlarda sürdürülen kontrollü tahliye ile yeni yağışlara yer açılırken, artan su seviyesinin tarımsal sulama, içme suyu temini ve enerji üretimine önemli katkı sağlaması bekleniyor. DSİ Muş Şube Müdürü Servet Fırat, 2025 yılının son üç ayı ile 2026 yılının ilk üç ayında, geçmiş yıllara oranla yağış ve kar yağışında önemli artışlar yaşandığını belirterek, "Bu durum, şehrimizdeki Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarının doluluk oranlarına da olumlu yansımıştır. Barajlarımızda doluluk oranları kontrollü bir şekilde artırılırken, aynı zamanda planlı şekilde enerji üretimi de yapılmaktadır" dedi. Müdür Fırat, Alparslan-1 Barajı’nda doluluk oranının yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olduğunu, bu seviyenin bilinçli ve kontrollü olarak tutulduğunu kaydederek, "Bu oran bilinçli ve kontrollü bir seviyedir. Çünkü son altı aylık dönemde yağan yağışlarla birlikte barajların doluluk oranları yükselmiştir. Nisan ve mayıs aylarında beklenen yeni yağışlara yer açabilmek amacıyla Alparslan-1 Barajı’nda sürekli enerji üretimi yapılmış ve bu sayede su seviyesi yaklaşık yüzde 25 seviyelerine kadar düşürülmüştür. Önümüzdeki iki aylık süreçte gelecek kar suları ve yağışlarla birlikte barajdaki su seviyesinin yüzde 70’lere kadar çıkması beklenmektedir. Alparslan-2 Barajı’nda ise hem enerji üretimi devam etmekte hem de doluluk oranı yaklaşık yüzde 60 seviyelerinde bulunmaktadır" şeklinde konuştu. 2026 yılının yağış açısından bereketli geçtiğine dikkat çeken Fırat, "2026 yılında sulama ve içme suyu konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanması beklenmemektedir. Devlet Su İşleri olarak 2026 yılı için sulama ve içme suyu planlamalarımız devam etmektedir. Çiftçilerimizin bu yıl sulama konusunda rahat bir sezon geçirmesi ve ürünlerini sorunsuz bir şekilde sulayabilmesi öngörülmektedir. 2026 sulama sezonunun herhangi bir sıkıntı yaşanmadan tamamlanması beklenmektedir" ifadelerini kullandı. Fırat ayrıca, 2026 yılında Muş Ovası Sulama Projesi’nin birinci etap inşaat çalışmalarının devam edeceğini belirterek, "Muş Ovası pompa sulama birinci etap kapsamında hedefimiz, yılsonuna kadar bazı bölgeleri sulamaya açmaktır. Projenin tamamının ise 2028 yılında devreye alınması planlanmaktadır" diye konuştu.