GÜNDEM - 02 Haziran 2026 Salı 15:07

Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağı Gebere’de hizmete hazırlanıyor

A
A
A
Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağı Gebere’de hizmete hazırlanıyor

Niğde Belediyesi tarafından Gebere Mesire Alanı’nda yapımı sürdürülen 285 metrelik renkli kaydırakta sona yaklaşıldı. Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağı olma özelliği taşıyan proje, tamamlandığında bölgenin önemli cazibe merkezlerinden biri olacak.


Doğa ve macerayı bir araya getiren Gebere Mesire Alanı’nda altyapı ve zemin hazırlıkları tamamlanan projede montaj çalışmalarına geçildi. Her yaştan ziyaretçiye hitap etmesi planlanan dev kaydırak, güvenli ve eğlenceli bir deneyim sunacak. Yeni yatırımlarla birlikte Gebere Mesire Alanı, yalnızca bir mesire alanı olmaktan çıkarak kapsamlı bir macera ve eğlence merkezine dönüşüyor. Bölgede mevcut aktivitelerin arasına eklenecek renkli kaydırakla ziyaretçi sayısının daha da artması bekleniyor. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir; projenin kentin sosyal yaşamına ve turizmine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, Gebere Mesire Alanı’nı daha cazip hale getirmek için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Başkan Özdemir; "Şehrimizin doğayla iç içe olan bu eşsiz alanını yeni bir eğlence merkezine dönüştürüyoruz. Hemşehrilerimize yeni sosyal yaşam alanları sunarken, Niğde’nin turizm potansiyelini de artırmayı hedefliyoruz. Çok yakında Gebere’de adrenalin dozu hiç olmadığı kadar yükselecek" dedi.


Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağının kısa süre içerisinde tamamlanarak ziyaretçilerin hizmetine sunulması planlanıyor.



Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağı Gebere’de hizmete hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Selendi Halk Eğitim Merkezinin sergisi göz doldurdu Manisa’nın Selendi ilçesinde Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında açılan yıl sonu sergisinde kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geleneksel el sanatlarının da yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü. Manisa’nın Selendi ilçesinde, Selendi Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından 1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen yıl sonu sergisi törenle açıldı. Fatih Ortaokulu’nda gerçekleştirilen serginin açılışına ilçe protokolü, kurum personeli, kursiyerler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sergide, halk eğitimi kurslarında eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca büyük emekle hazırladığı çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Giyim alanında hazırlanan kıyafetler, çeyizlik ürünler ve yöresel kıyafetlerin yanı sıra el sanatları alanında filografi, iğne oyası, nakış, punch çalışmaları, çantalar ve çeşitli el işlemeleri sergilendi. Özellikle unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yer aldığı eserler ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken, kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri büyük beğeni topladı. Selendi Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ali Filiz, hayat boyu öğrenmenin bireysel ve toplumsal gelişimde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek tüm vatandaşları sergiyi ziyaret etmeye davet etti. Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında açılan yıl sonu sergisi, 4 Haziran 2026 Perşembe günü saat 16.00’ya kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Samsun Vatandaştan yaya geçidine sinyalizasyon talebi SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik ilçesinde vatandaşlar, yoğun araç ve yaya trafiğinin olduğu bulvardaki yaya geçidine, trafik kazalarının önüne geçilmesi için trafik lambası ya da alternatif geçit yapılmasını istiyor. Özel bir hastane, alışveriş ve iş merkezlerinin yanı sıra konutlaşmanın yoğun olduğu Kuzey Yıldızı Mahallesi Şehri Bahçe Konutları önü Ali Rıza Bey Bulvarı’nda yolun karşısına geçişlerde sorun yaşayan vatandaşlar, uyarıcı trafik levhalarının yetersiz olduğunu belirterek, hız kesici kasisler ya da daha güvenli olması için üst geçit veya sinyalizasyon yapılmasını talep ediyor. Söz konusu geçidin her an tehlike oluşturduğunu ifade eden çevre sakinlerinden Seyit Arar, "Yolumuz yoğun araç trafiğine maruz kalan bir yer. Can güvenliği her an burada tehlikede. Yolun bir kısmında yaklaşık bin kişinin ikamet ettiği konutlar var. Diğer kısmında da insanlar yaşıyor. Yoldan araçlar çok süratli bir şekilde geçiyor. Hız sınırı yok, sinyalizasyon yok. O nedenle bu alanda her an tehlike yaşanıyor. Buraya bir sinyalizasyon sistemi yapılması gerekiyor. Ölümcül kazalar meydana gelebilir, daha önce de yaşandı. Münferit olaylar başımıza geldi. Yetkililere de durumu ilettik, talebimizin karşılanmasını istiyoruz" dedi. "Yaya geçidinde hiçbir araba durmuyor" Yaya geçidinde araçların karşıya geçecek kişilere yol vermediğini dile getiren Cengiz Kaya, "Burada ölümle baş başayız. Karşıya geçerken tehlike yaşıyoruz. Bir trafik lambası yok. Yaya geçidinde hiçbir araba durmuyor. Sadece bazen kadın sürücüler bizlere yol veriyor. Yetkililerden bu yaya geçidine bir sinyalizasyon sistemi ya da geçit seçeneği istiyoruz. Burada birçok kaza da meydana geldi. Bir daha böyle olumsuz vakaların olmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor" diye konuştu. "Üst geçit, alt geçit ya da trafik lambası şart" Bölgedeki karşıya geçişlerin güvenliği açısından bir düzenleme gerektiğini belirten Adem Arslan, "Bu yolu yaşlılar da çoluk çocuk da kullanıyor. Araç yol verse bile arkadan gelen araç çarpma tehlikesi oluşturuyor. Daha önce de burada kaza yaşandı. Bir yakınımız kazadan sonra hâlâ kendine gelemedi. Yol şu anda büyük tehlike arz ediyor. Üst geçit, alt geçit ya da bir trafik lambası buraya muhakkak şart" şeklinde konuştu. "Yetkililerden yardım bekliyoruz" Tehlike oluşturan bölgedeki sıkıntının giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini vurgulayan Nimet Dilektaş ise "Söz konusu yerde yoğun yaya ve araç trafiği var. Ayrıca buradan semt pazarına da geçiliyor. Yaya geçidi uyarı tabelası var ama bunları dikkate alan yok. Şoförler çok hızlı geçiyor. Bazen karşıya geçmek için dakikalarca beklediğimiz oluyor. Ya trafik lambası ya da bir üst geçit yapılabilir. Bu konuda acil bir şekilde yetkililerden yardım bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan çevre sakinleri, gece saatlerinde bulvarda aydınlatma olmadığı için sürücülerin yayaları fark edemediğini belirterek, bulvar yolunun aydınlatılması gerektiğini de ifade etti.
Adana Mezalim Fırını, Kozan’ın kurtuluşunun 106. yıl dönümünde ziyaretçilerini ağırladı Adana’nın Kozan ilçesinde, Fransız işgali döneminde yaşanan acıları simgeleyen Mezalim Fırını, Kozan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ziyaret edildi. Kurtuluş mücadelesinin önemli simgelerinden biri olarak kabul edilen Mezalim Fırını’nı, Kuvayı Milliye Kozan Temsilcisi Mutlu Dağlı, Kozan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Ali Rumi Küntaş ile Kurtuluş Savaşı yıllarında bölgede yaşanan zulümleri anlatan telgraflarda imzası bulunan Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal Selekoğlu ziyaret etti. Heyet, yaşanan acıların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğine dikkat çekti. Kozan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Ali Rumi Küntaş, verilen zorlu mücadelenin ardından bugün Çukurova’da kurtuluş coşkusunun yaşandığını belirterek, tarihi unutmamak adına Mezalim Fırını’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Küntaş, "Kozan’ın kurtuluşunun 106. yılını kutluyoruz. Vatanımız ve milletimiz bir daha işgal günleri görmesin. Burası, Milli Mücadele döneminde yaşanan acıların sembolü olan bir mekan. Kozan, kurtuluş mücadelesinde önemli bir rol üstlenmiştir" dedi. Kuvayı Milliye Kozan Temsilcisi Mutlu Dağlı ise Türkiye’nin farklı illerinden gelen üyelerle birlikte Kozan’da buluştuklarını ifade ederek, "Bu fırın, geçmişte yaşanan zulmü unutturmamak amacıyla sembolik olarak düzenlendi. Atalarımızın ve dedelerimizin yaşadığı acıları gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Tarihe sahip çıkmak hepimizin görevidir" diye konuştu. Kurtuluş yıllarında bölgede yaşanan olayları anlatan telgraflarda imzası bulunan Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal Selekoğlu da Kozan’ın kurtuluşunun yalnızca ilçe için değil, Çukurova ve Türkiye’nin Milli Mücadele tarihi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Selekoğlu, "Bugün sadece Kozan’ın kurtuluş günü değil, aynı zamanda Çukurova’da Milli Mücadele meşalesinin yakıldığı günlerden birinin yıl dönümüdür. Bu fırında Sehlikzade Hasan Efendi’nin de hatırası yaşatılmaktadır. Her yıl ziyaret edilerek geçmişte yaşanan acılar hatırlatılıyor ve gelecek nesillere aktarılıyor" ifadelerini kullandı.
Ankara CHP Grup toplantısı CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek, haklının yanında haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak, her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek, günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek var" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, grup toplantısının sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma, partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyareti olduğunu söyleyerek, "3 haftalık aradan ardından milletin meclisinde, olmamız gereken yerde milletin görevlendirdiği milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle olmamız gereken kürsüdeyiz. Bizi soracak olursanız biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu - düşmanı birbirinden ayırmakta. Değerli arkadaşlar, her biriniz partinin saatinin vidasından geliyorsunuz; bu partinin damarından geliyorsunuz. Siz sokağı bilen, sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi görenlersiniz. Ama bizim görevimiz bugün öfke seslerini, tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil. Bizim görevimiz bir büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır" dedi. Özel, milleti adaysız, partisiz, kurusuz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz, seçimlerin şeklen olduğu; değiştirme ümidi olanların, kararlılığı olanların takatsiz kaldığı, sandığa küstüğü, değiştirmek istemeyenlerin düşük katılım oranlarında birilerinin iktidarlarını sürdürdükleri şekli bir demokrasiye dönmek istediklerini kaydederek, "İşte ne yaşıyorsak, içerdeki dinamiklerini konuşuruz, dışarıdaki dinamiklerini konuşuruz. Ama ne yaşıyorsak yaşadıklarımızın hepsi kulakta çınlayan, zihinden gitmeyen ve asla kabullenemeyen bir gerçekliğe direnilmesinden kaynaklanmaktadır. Doğrusu, milletin dediği odur. Kendi sözü, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’dir" diye konuştu. Özel, partilileri uyararak, "Arkadaşlar, ihanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandıran duygudur. O yüzden lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım. Biz iktidara gelmek için genel seçimlere gün sayarken ve bir yandan partide 10 ay önce, beş parti birlikte yüzde 25 oy almış, şimdi yüzde 38 oy almışken, son ankette kurultaydan önceki en iyimserinde partinin oyu yüzde 14, kararsız protestolar yüzde 40’larda gezerken; değişimle, umutla, doğru adaylarla, gençlerle, kadınlarla, doğru bir kampanyayla, doğru bir strateji ile Cumhuriyet Halk Partisi o büyük değişimden dört ay, beş ay sonra yüzde 38 oyla, 47 yıl sonra kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AK Parti’yi yenen ilk parti oldu" ifadelerini kullandı. Özel, mücadelenin sürmesi gerektiğini söyleyerek, "Bundan sonra eğer mücadele sürerse biz kazanacağız. Destek sürerse biz kazanacağız. Dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak. Bu Meclis’e bir yazı yazılmış, ‘Grubumuz yoktur’ diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı Cumhuriyet Halk Partisi grubudur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi, mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, hiç yorulmadan yürümeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? O zaman haydi bakalım, yürüyelim arkadaşlar" diye konuştu.