GENEL - 14 Aralık 2019 Cumartesi 15:20

Osmaniye’de Doğu Türkistan’da yapılan Çin zulmü telin edildi

A
A
A
Osmaniye’de Doğu Türkistan’da yapılan Çin zulmü telin edildi

Osmaniye’deki Sivil Toplum Kuruluşları, düzenledikleri ortak basın toplantısı ile Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı zulmü kınadı.

Osmaniye’deki Sivil Toplum Kuruluşları, düzenledikleri ortak basın toplantısı ile Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı zulmü kınadı.


Osmaniye Fuar Alanı’nda yapılan etkinlikte STK’lar adına açıklama yapan Türk Ocakları Osmaniye Şube Başkanı Mehmet Çetinkaya, “Yıllardır dinleri, dilleri ve kültürleri yüzünden çeşitli baskılara maruz kalan Doğu Türkistanlı soydaş ve dindaşlarımızın özellikle son zamanlarda yoğunlaşan bir sindirme ve soykırım hamlesine maruz kaldıkları açıktır. Çin Halk Cumhuriyetinin önce tamamen inkar ettiği, mızrak çuvala sığmayınca da sözde mesleki eğitim ve aşırılıkla mücadele adı altında meşrulaştırmaya çalıştığı post-modern Nazi kampları uygulaması, aydın, sanatçı ve bilim adamlarının sudan bahanelerle hapislerde süründürülmesi, Müslüman ailelerin evlerinde Komünist Partisi görevlilerinin “zorunlu misafir” olarak bulundurulması vb. pek çok insanlık dışı uygulama aylardır dünya kamuoyunun gündemindedir. Osmaniye’mizin duyarlı Sivil Toplum Kuruluşları olarak Türk dünyasının bu kadim medeniyet merkezinde yaşanan bu faciaya Türk kamuoyunun dikkatini çekmek için çeşitli toplantılar ve imza kampanyaları düzenlenmiştir. Bugün burada kıymetli sivil toplum teşkilat başkan ve mensupları ve çok değerli katılımcılar ile Çin’in sözde kamplarında veya hapishanelerinde Doğu Türkistanlı kardeşlerimize yaptıklarına bir kez daha kamuoyunun dikkatini çekmeye ve duyurmaya çalışacağız” dedi.



Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne biran önce son verilmesi çağrısında bulunan Çetinkaya, konuşmasına şöyle devam etti:


“1949’da Çin tarafından işgal edilen ve 1955’de Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi adıyla Çin tarzı özerk bölgeye çevrilen Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkı, son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş baskı ve zulüm politikalarına maruz durumdadır. Çin Devleti, Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkını kitlesel bir biçimde sözde Eğitim Kampları’nda tutmaktadır. Araştırmacılar yaklaşık olarak bir milyon kişinin yargılama olmaksızın kamplarda tutuklu bulunduğunu tahmin etmektedir. Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ana dillerini, dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar. Kampların dışındaki Müslüman Türk halk ise çok yoğun izleme sistemleri, kontrol noktaları ve kişilerin birbirlerini gözetlemeleri gibi temel insan haklarını alenen ayaklar altına alan yollarla büyük bir baskı altında yaşamaktadırlar. Bu şekilde devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk’ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyon ve soykırıma uğramasına izin verilmemelidir.”


Konuşmasında Doğu Türkistan’daki Çin zulmünün değişik şekillerde yorumlandığını ifade eden Çetinkaya, “Burada bazı hususların altını çizerek konuşmamı tamamlamak istiyorum. Bazı çevreler ABD’nin bu meseleyi, Çin ile arasındaki dünya hakimiyeti mücadelesinde kullandığını ileri sürüyorlar. Bir kesim Çin ile olan samimi bağlılıkları dolayısıyla Çin zulmünü tamamen inkâr ederken, bazı kesimler de iddiaları abartılı buluyor. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkilerinin bundan etkileneceği de ileri sürülüyor. Biz tam tersine, şayet Çin Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini güçlendirmek ve karşılıklı güveni artırmak istiyorsa bu baskı politikalarına son vermesinin her tarafın yararına olacağını savunuyoruz. Bu hadiseyi kasıtlı olarak ABD’nin kışkırttığını bahane ederek görmezden gelenlere soruyoruz: ABD’nin emperyalist politikaları kötü olunca Çin’in baskıcı politikaları ve dünya ekonomisine egemen olma ihtirası masum mu olmaktadır?


Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak isteyen Çin, niçin tarih boyunca Türk medeniyetinin en önemli beşiklerinden biri olmuş olan Doğu Türkistan’da yaşayan soydaş ve dindaşlarımıza tahammül edememektedir?


İnsanların evlerinin, mahremiyetlerinin maruz bırakıldığı aşağılık uygulamalar hangi “eğitim” sisteminde vardır? Bunun insan haysiyeti ile bağdaşır hangi yanı vardır? İlham Tohti’ler, Abdürehim Heyit’ler, üç yüze yakın aydın, sanatçı ve alim niçin hapistedir? Hapislerde şehit edilen din alimlerinin suçları nedir? Milyonlarca kişiyi sözde eğitim adı altında kamplarda tutmak hangi insanlık ve medeniyet anlayışının ürünüdür? Bizim derdimiz Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk varlığına karşı yürütülen bu gayrı insanî kampanyanın sona erdirilmesidir. Kardeşlerimizin emperyalistlerin savaşında malzeme olmasına hayır diyoruz. Çin hükümetini; Türkiye ve diğer Türk devletleriyle iyi ilişkiler kurmak istiyorsa bir an önce bu yoldan dönmeye ve Doğu Türkistan’ın Türk kimliğini silme hevesinden vaz geçmeye çağırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Türk Konseyini, İslam Konferansı Teşkilatını ve Birleşmiş Milletleri Çin’e bu insanlık dışı uygulamaları sone erdirmesi için çağrıda bulunmaya ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz. İnanıyoruz ki; Türk medeniyetinin bu muazzez ve mukaddes beşiği, Kâşgarlı Mahmudların, Yusuf Has Haciplerin, Osman Baturların, İsa Yusuf Alptekinlerin yurdu Türk ve Müslüman olarak kalacaktır” şeklinde konuştu.


Çetinkaya, basın açıklamasına destek veren STK temsilcilerine ve katılan Osmaniyelilere teşekkür ederek son verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Sami Er: "Yepyeni bir Malatya oluşturuyoruz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, hayata geçirdikleri ve kaynağı bulunarak, planlanan projelerle birlikte geleceğin Malatya’sını inşa ettiklerini söyledi. Battalgazi Belediyesi Yeşilçam Sosyal Tesisleri’nde Battalgazi Muhtarlar Derneği Başkanı Abdulvahap Ortaç ve dernek üyeleriyle bir araya gelerek istişarelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er Malatya’da ciddi, kıymetli ve kayda değer işler yaptıklarını söyledi. "Geleceğin Malatya’sını oluşturuyoruz" Sadece depremin yaralarını sarmadıklarını aynı zamanda geleceğin Malatya’sını da inşa ettiklerini aktaran Başkan Er, "Yolarıyla, bulvarlarıyla, yeşil alanlarıyla yepyeni bir Malatya oluşturuyoruz. Allah, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği olmasaydı bu işler hızlı yürümez ve bu seviyede olmazdı. Deprem bölgesine hiçbir kısıtlama yapmadı. Tasarruf tedbirlerine rağmen kaynakları verdi. Malatya Valimizin duruşu, bizim TOKİ’deki tecrübemizle işlerimiz hızla çözüldü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum göreve geldiğimde bana ‘Sen işin merkezinde ol’ dedi. Biz işi ele aldık, valimizle birlikte 3 ay içerisinde bütün rezerv alanları ilan ettik. Plan, proje ihalelerimizi yaptık. Üç ayda organize olduk, bir yılda binalar yükseldi. Yeşilevler 8 ayda tamamlandı" dedi. "35 milyar liralık altyapı yatırımı yapıyoruz" Yeniden imar ve inşa faaliyetlerinin sürdüğü Malatya’da 35 milyar liralık altyapı yatırımı yaptıklarına dikkati çeken Başkan Er, "Şebekenin tamamı değişiyor. İkizce’de 2,5 milyar liraya mal olan kolektör ve ileri biyolojik arıtma yapıyoruz. Orada çıkan suyu tekrar arıtıp, tarımsal sulamada kullanacağız. Yine oradan çıkan çamuru kurutup değerlendireceğiz. Eskimalatya’daki ikinci arıtma projemiz onaylandı. O suyu da tekrar arıtıp, tarımsal sulamada kullanacağız. Organize sanayi bölgesindeki arıtmayı da düzelteceğiz. Çevreyle ilgili çok önemli proje ve yatırımlarımız var. Malatya’da hiçbir atık su arıtılmadan deşarj edilmeyecek. Kapıkaya’da çöp döküm yeri noktasında ihalemizi yaptık. Fransa Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız 10 milyon EURO kaynakla enkaz ayrıştırmasını gerçekleştiriyoruz" bilgisini paylaştı. "Ulaşımla ilgili bir sıkıntımız olmayacak" Malatya’da yol ağlarında ciddi çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Kışla Caddesi’nin genişliğini 30 metreye çıkardık. Fuzuli Caddesi’nde yapılan çalışmaya müdahale ettik. Bir gidiş bir geliş olarak planlanan cadde iki gidiş iki geliş olacak. Raylı sistem projesi Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylandı. Kuzey ve Güney Kuşak yollarını bitirdik, ikinci etaplarına başlıyoruz. Beylerderesi’nde ikinci bir viyadük çalışmamız var. Kaynağını bulduk, çalışma başladı. Bunun yanında alternatif bir yol yapıyoruz. İkizce’den konutlar arasından çıkıp, Adıyaman yoluna bağlanacak. Malatya kuşak yollarıyla rahatlayacak. Kuzey Çevre Yolu da bu sene bitecek. Şehir merkezinde de yeni yol akslarımız var. Ulaşımla ilgili bir sıkıntımız olmayacak. 122 otobüsü sisteme kattık. Elektrikli otobüsler alacağız. Akülü otobüslerle Malatya’nın ulaşımını sağlayacağız" diye konuştu. "Çok güzel bir su kaynağı getiriyoruz" Malatya’ya yeni bir su kaynağı kazandıracaklarına dikkati çeken Başkan Sami Er, "Malatya’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Kaptaj’da su debisi 3 bin 500 litreden 2 bin 100 litreye düştü. 500 litre su ilave ettik ama depremde kesilme riskini gördük. Malatya’ya yeni bir su kazandırılması lazım. 75 milyon EURO bir kaynak bulduk. Malatya’ya çok güzel bir su kaynağı getiriyoruz. Fırat Havzası’ndan alıp İnderesi’nde büyük bir arıtma yaparak, alternatif suyu şehrimize kazandıracağız" diye konuştu.
Samsun Akıl oyunları: Çocuklar akıl ve zekalarını yarıştırdı Kendi ilçelerinde birinci olan 200’e yakın öğrenci, ülke birincisi olmak için 8. Türkiye Akıl ve Zekâ Oyunları Samsun İl Turnuvası’nda ter döktü. Türkiye Akıl ve Zekâ Oyunları Şampiyonası, 81 ilden 810 öğrenci, 180 refakatçi öğretmen ve 350 hakemin katılımıyla 5-6-7 Haziran tarihlerinde Konya Selçuklu Uluslararası Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilecek. Konya’daki Türkiye Şampiyonası’na Samsun’dan gidecek öğrencilerin belirlendiği turnuvanın finali ise Samsun Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da bugün yapıldı. Öğrenciler turnuva kapsamında ilkokul kademesinde motif, pentago, equilibrio, abluka ve küre oyunlarında; ortaokul kademesinde ise kulami, küre, pentago, abluka ve mangala oyunlarında mücadele etti. Turnuva hakkında bilgi veren Akıl ve Zekâ Oyunları Samsun İl Formatörü Yasemin Özer, "Samsun’un 17 ilçesinden gelen öğrencilerimizle birlikte rekabet dolu bir oyun serüveni yaşıyoruz. Bu sene 8’incisi düzenlenecek ve Konya’nın ev sahipliği yapacağı Türkiye şampiyonasında kazanan öğrencilerimiz Samsun’u temsil edecek. Heyecanı bol, kaybedeni olmayan bu yarışmaya 200’e yakın öğrencimiz katıldı. İlçelerinde birinci olan çocuklarımız, Samsun’u Türkiye’de temsil etmek için mücadele ediyor. İlkokul kategorisinde motif, pentago, equilibrio, abluka ve küre oyunlarında mücadele edilirken, ortaokul kademesinde ise kulami, küre, pentago, abluka ve mangala oyunları yer alıyor. Bu alanlarda şampiyon olan öğrencilerimiz, Samsun birincileri olarak gidecekleri Konya’da Türkiye şampiyonu olmak için mücadele edecek" dedi. Tüm Akıl ve Zekâ Oyunları Federasyonu öncülüğünde düzenlenen turnuva, akıl ve zekâ oyunlarının ulusal ve uluslararası alanda sevilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla organize edilerek gençlerin ve çocukların zihinsel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu yıl Türkiye genelinde 1,7 milyon öğrencinin katıldığı turnuvada, illerinde dereceye giren 10 öğrenci ve 2 refakatçi öğretmenin katılımıyla; 81 ilden 810 öğrenci, 180 refakatçi öğretmen ve 350 hakemin gözlemciliğinde Konya’daki Türkiye Şampiyonası’nda final yapılacak.
Samsun Canik’te Geleneksel Mangala Turnuvası başlıyor Samsun’un Canik ilçesinde geleneksel hale gelen Mangala Turnuvası, bu yıl da çocukları, gençleri ve aileleri aynı masa etrafında buluşturarak hem rekabeti hem de kültürel mirası yaşatmaya hazırlanıyor. Canik Belediyesi tarafından düzenlenen ve ilçede artık bir gelenek haline gelen Canik Mangala Turnuvası, 10 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da başlayacak birinci tur karşılaşmalarıyla start alacak. Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, katılımcılar strateji ve zekâ gerektiren bu kadim oyunda kıyasıya mücadele edecek. Turnuvaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, mangalanın sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras taşıdığını vurgulayarak, "Canik Mangala Turnuvası’yla sevince ortak oluyor, aile içi iletişimin güçlendirilmesine katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. 4 bin yıllık geçmişiyle dikkat çeken ve UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak tescillenen mangalanın, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde bilişsel gelişime katkı sunduğuna dikkat çekilirken, turnuva kapsamında çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin de düzenleneceği belirtildi. Canik’te her yıl yoğun ilgi gören turnuva, bu yıl da ailelerin katılımıyla hem rekabet hem de dayanışma atmosferi oluşturacak şekilde gerçekleştirilecek.