POLİTİKA
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:48 MHP’li Özdemir: "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" dedi. Özdemir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Gabar dağından çıkardığımız petrolün günlük miktarı 81 bin varil düzeyinde. 2023 yılında ilan edilen 100 bin varil seviyesine çıkarılması hedefi ise ne yazık ki henüz gerçekleştirilemedi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerle artan petrol fiyatı küresel seviyede fiyatlanmada dalgalanmayı beslerken, petrolde kaynak çeşitliliği sağlamak elbette önemlidir. Ancak kaynak çeşitliliği sağlamak bahanesiyle dışa bağımlılığı arttıracak girişimlere karşı mutlaka dikkatli olunmalıdır. Bu gelişmelerden daha önemlisi kendi rezervlerimizden elde ettiğimiz petrol üretim miktarını arttırabilmektir. İyi bir enerji yönetimiyle de bu mümkündür. Aynı sebeple, Gabar’dan çıkarılan petrol miktarının arttırılması, dahası karayoluyla değil, sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır. Benzer bir durum Karadeniz’de keşfettiğimiz Doğalgazın çıkarılması, miktarının arttırılması ve işlenmesi için de söz konusudur. Dahası Hürmüz krizi gübre fiyatlarını yukarı yönlü çıkarmışken, ülkemizin doğalgazdan kendi gübresini üretmesine yönelik çok önceden yapılan planlamaların hayata geçirilmesi de elzemdir. Türkiye, enerjide yaşanan kriz ve kaosu kendi imkanlarıyla aşabilecek potansiyel ve kaynaklara sahipken, bu durum milli akıl, milli vicdan ve milli tavır ile fırsata dönüştürülebilir."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:29 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor" Belçika Kraliçesi Mathilde’nin ziyareti çerçevesinde İstanbul’da düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği protokolleri imzalandı. Törene katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iki ülke arasındaki ticaret hacminin oldukça dengeli bir seviyede ilerlediğini belirterek, "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" dedi. Beşiktaş’taki bir otelde düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları imzalandı. Programa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Belçika Kraliçesi Mathilde de katıldı. 11 firma arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, beş stratejik sektörde yaklaşık 35 faaliyetin gerçekleştirileceği belirtildi. "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" Yapılan işbirliği anlaşmalarının ardından değerlendirmelerde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, "Şu anda ülkemizde 450’ye yakın büyük bir heyetle katılım var ve üst düzeydeki her türlü yatırımcının bulunduğu kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdik. Sadece savunma sanayi alanında 80’den fazla heyet üyeleri bulunmakta. Savunma bakanı, başbakan yardımcısı, aynı zamanda dışişleri bakanı da heyette. Üç bölge başbakanı ve özellikle yerel düzeydeki ticaret başkanları ve özellikle federasyonlar, iş dünyasının çok geniş temsilcileri var. Sadece ticaret değil, aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı. Bunun önümüzdeki süreçlerde aslında Belçika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok daha ileriye taşınabilecek noktaya geleceğine inanıyoruz. İş dünyasının farklı temsilcileriyle Kraliçe bir araya geldi, Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edildi. Hanımefendi ile beraber Dolmabahçe’de bir ziyaret gerçekleşti. Baykar’a bir ziyaret gerçekleştirdik. Savunma sanayii alanında Türkiye’nin geldiği noktadan duydukları büyük memnuniyeti ve bu konudaki iş birliğine yönelik pek çok konuya değinildi" diye konuştu. "Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı" Belçika’nın Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı olduğunu belirten Bakan Göktaş, "Heyet bugün de yine çalışmalarına devam edecek. Yarın yine çok yoğun bir programla beraber Kraliçe’nin başkanlığında Ekonomik Kraliyet Misyonu çalışmalarını sürdürecek. Çarşamba günü de heyetin büyük bir kısmı Ankara’da özellikle savunma sanayii ve dış politika alanında çeşitli temaslarda bulunacak. Hem bugün için hem yarın için orada da farklı anlaşmaların olduğunu biliyoruz. Özellikle savunma sanayii alanında, lojistik alanında, enerji alanında pek çok sektörün ilgi duyduğunu ve ikili iş birliğinin giderek arttığını çok iyi biliyoruz. Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor. Bu görüşmelerin önümüzdeki süreçte özellikle ticari anlamda ama aynı zamanda hem NATO kapsamında hem de dış politika kapsamında, Gümrük Birliği kapsamında da çeşitli iş birliğinin yeni perspektifler açacağına inanıyoruz. İki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Hatipoğlu’dan, Yılmaz Büyükerşen’e "Senden artık bıktık, usandık" cevabı
09 Nisan 2026 Perşembe - 13:47 Hatipoğlu’dan, Yılmaz Büyükerşen’e "Senden artık bıktık, usandık" cevabı AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir eski Belediye Başkanı Prof Dr. Yılmaz Büyükerşen’in sanayicilere yönelik "Eskişehir’de sanayici yok, benim anladığı anlamda sanayici yok" açıklaması üzerine bir sosyal medya paylaşımı yaparak, "Senden artık bıktık, usandık" diye belirtti. Yılmaz Büyükerşen’in nobran tavırlarından yorulduğunu ifade eden Hatipoğlu, açıklamasında, "Verdiğin röportajı görünce, nihayette söyleyeceğimi en başta söyleyeyim: Senden artık bıktık, usandık! Kendinden gayrısını hor gören, herkesi başarısızlık ve vizyonsuzlukla itham eden o nobran tavrından yorulduk. İç Anadolu’nun bozkırında, Eskişehir gibi bir vahayı, bugün dil uzattığın o sanayiciler ve tüccarlar inşa etti. 2025 yılında, senin beğenmediğin o müteşebbisler 4.8 milyar doları aşan ihracatla bu şehrin iktisadi yükünü, her zaman olduğu gibi yine omuzladılar" ifadelerini kullandı. "Çeyrek asırda yaptığın 3-5 park" Hatipoğlu, Büyükerşen’in görevi süresinde yaptıklarına değinerek, "Senin çeyrek asırlık hükmünden bu kente kalan; üç beş park ve sayısız soğuk heykelden ibaret. Ne temele dokundun ne de geleceği inşa ettin. Halefin ise sokakları dubalarla kuşatmak dışında bir maharet göstermiyor. Bu şehre; sanayicinin, tüccarın, esnafın binde biri kadar dahi nefes olmadınız. Kendi yol arkadaşlarını dahi ulu orta yerip mahcup ederek konuşurken; üniversite kaynaklarıyla hayat bulan vakfın, 200 milyon dolarlık okullarını ve otellerini kendi hanene dahil etmenden ise hiç söz etmiyorsun. Şimdi koş ve o İstanbul’daki kalemşör dostlarına yeniden sığın. Belki bir kol saatimi daha çekip, saygınlığı sıfır manşetlerine koyarlar" dedi.
Bakan Güler: "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 13:14 Bakan Güler: "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgenin daha büyük felaketlerle karşılaşmaması adına memnuniyetle karşılıyor, bu önemli adımın sahada tam anlamıyla uygulanmasını ve kalıcı barışa giden yolda değerli bir başlangıç olmasını diliyoruz" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İletişim Başkanlığı ile Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ortaklığında düzenlenen ‘NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma’ başlıklı panele katıldı. Burada açılış konuşmasını yapan Güler, NATO’nun askeri bir ittifak olmanın ötesinde değişen güvenlik ortamına hızlıca entegre olabilen dinamik ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi olarak öne çıktığını belirtti. Bakan Güler, "Türkiye ise 1952 yılında İttifak’a katıldığından bu yana bu büyük kurumsal mimarinin yalnızca bir parçası olmamış, kararları etkileyen, risk üstlenen, sahada sonuç üreten ve müttefiklerin güvenliğine doğrudan katkı sağlayan belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir. Bu çerçevede ülkemiz sahip olduğu jeostratejik konumu yüksek askeri kapasitesi ve kriz bölgelerine coğrafi yakınlığı ile NATO’nun kolektif savunma yapısının güneydoğu kanadında cephe ülkesi olarak başladığı üyelik sürecinde artık kendini merkez ülkelerinden biri olarak konumlandırmaktadır" ifadelerini kullandı. "NATO’nun yeni şartlar altında göstereceği değişim Avrupa’nın geleceği açısından belirleyici olacaktır" Avrupa ülkelerinin kendi savunmalarını güçlendirmek amacıyla savunma sanayii üretimine yatırım yaptıklarını aktaran Güler, "ABD’nin Avrupa’ya verdiği desteği azaltmaya ilişkin sınamasıyla karşı karşıya kalan NATO’nun yeni şartlar altında göstereceği değişim Avrupa’nın geleceği açısından da belirleyici olacaktır. Bu gelişmeler doğrultusunda Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını güçlendirmek amacıyla savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayii üretiminin geliştirilmesi, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve silahlı kuvvetlerin kabiliyetlerinin pekiştirilmesine yönelik adımlar atmaktadırlar. Bu çabaların temelinde ise NATO’nun Avrupa güvenliğindeki merkezi rolü yatmaktadır" şeklinde konuştu. "NATO, dünyanın en başarılı savunma örgütü olarak kendini açıkça kanıtlamıştır" Türkiye’nin uzun tarihsel süreç içerisinde İttifak’ın yüzleştiği her sınamada aktif rol üstlendiğini ve sahada belirleyici katkılar sunduğunu dile getiren Güler, "NATO proaktif bir anlayışla ve dayanışma içinde hareket ederken tüm kriz ortamlarındaki tutum ve reaksiyonlarıyla dünyanın en başarılı savunma örgütü olarak da kendini açıkça kanıtlamıştır. Dolayısıyla tarihsel tecrübenin üzerine inşa edilen günümüz güvenlik ortamına bakmak NATO’nun neden halen vazgeçilmez bir aktör olduğunu ve Türkiye’nin İttifak içindeki artan önemini daha net ortaya koyacaktır" açıklamasında bulundu. "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz" Bakan Güler artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik paradigmalarının hızlı ve sürekli olarak değiştiği bir süreçten geçildiğine dikkati çekerek "İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları buna karşı İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri ile bölgemizi ve tüm dünyayı daha büyük güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmakta ve tüm dengeleri etkileyecek bir potansiyeli de taşımaktadır. Bu yüzden dün itibarıyla ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgenin daha büyük felaketlerle karşılaşmaması adına memnuniyetle karşılıyor bu önemli adımın, sahada tam anlamıyla uygulanmasını ve kalıcı barışa giden yolda değerli bir başlangıç olmasını diliyoruz" diye konuştu. Yaşanan süreçte NATO’nun kritik öneminin devam ettiğini dile getiren Bakan Güler, bunun yanı sıra toplumların direnç kapasitesini, kritik altyapıların emniyetini siber ve dijital alanın savunulmasını ve kamuoyunun manipülasyona karşı korunmasını da zorunlu kıldığını aktardı. "Uluslararası güvenlik yapıları küresel düzenin sürdürülebilirliği açısından da hayati önem taşımaktadır" Güler, "NATO dahil olmak üzere uluslararası güvenlik yapıları makul dengeleyici ve koruyucu bir bakış açısı benimsemesi yalnızca bölgesel istikrar için değil küresel düzenin sürdürülebilirliği açısından da hayati önem taşımaktadır. Şu bir gerçek ki NATO’nun geleceği artık yalnızca askeri kapasitesine değil stratejik dayanıklılığına uyum ve koordinasyon kabiliyetine ve siyasi bütünlüğüne doğrudan bağlıdır. Bu nedenle dayanıklılık kavramı İttifak’ın yalnızca askeri gücünü destekleyen bir unsur değil aynı zamanda hibrit ve çok katmanlı tehditlere karşı en kritik savunma hattı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi. "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz caydırıcılığını her koşulda ortaya koyabilen bütünleşik bir güç yapısına sahiptir" Türk Silahlı Kuvvetleri ve savunma sanayiinin güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Güler, sözlerine şöyle devam etti: "Bizler de kahraman ordumuzun ve göz bebeğimiz savunma sanayimizin güçlendirilmesi çabalarımızla milli dayanıklılığımızı daha da artıracak önlemleri almaya bunu bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bugün kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Kara Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarımızın yüksek muhariplik seviyesi müşterek harekat kabiliyeti ve gerçek saha deneyimi sayesinde caydırıcılığını her koşulda ortaya koyabilen bütünleşik bir güç yapısına sahiptir. Nitekim kahraman ordumuz her türlü arazi ve iklim şartında meskun mahal özel harekat ve sınır ötesi gibi çok yönlü operasyonlarda NATO standartlarındaki ortak harekat hızlı intikal ve lojistik destek kabiliyetleriyle personelinin eğitim sürekliliği disiplin seviyesi ve profesyonel omurgasıyla göz doldurmaktadır. Bu nitelikler dünya ordularının önemli bir bölümünün aksine hazır olma seviyemizi sürekli yüksek tutan bir kuvvet yapısının en somut göstergesidir." "Türkiye, İttifak’ın operasyonel etkinliğini artıran başlıca müttefiklerden biridir" Türkiye’nin İttifak’ın tamamında güvenlik üreten riskleri dengeleyen ve gerektiğinde sahada sonuç alan bir müttefik olarak öne çıktığına dikkati çeken Güler, "İttifakın güçlü ve saygın bir üyesi aynı zamanda ikinci büyük ordusuna sahip ülke olarak askeri eğitim tatbikat harekat ve diğer sorumluluklarımızı örnek teşkil edecek şekilde büyük bir başarıyla yerine getirmekteyiz. Türkiye NATO misyonlarına yalnızca kuvvet katkısı sunan bir ülke değildir. Eğitimden müşterek planlamaya tatbikatlardan komuta-kontrol süreçlerine kadar uzanan geniş bir alanda İttifak’ın operasyonel etkinliğini artıran başlıca müttefiklerden biridir" dedi. "3 yıl içerisinde ilave Komando Tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40’lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz" Bakan Güler, konvansiyonel kapasitelerini artırmaya da devam ettiklerinin altını çizerek, "Komando Tugayı kapasitemizi 25’e çıkararak ve teröre karşı 6 farklı harekat bölgesinde eş zamanlı olarak doğrudan silahlı mücadeleden kapasite inşasına kadar değişik görevler icra ederek başarılı olduk. 3 yıl içerisinde ilave Komando Tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40’lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz. Bu tugaylar muharebe sahasında kendini ispatlamış olup günümüzde önem kazanan hibrit savaş tekniklerini en iyi uygulayan birliklerdir" ifadelerine yer verdi. "Cumhurbaşkanımızın etkili ve güvenilir lider diplomasisi 2026 yılı NATO Ankara Zirvesi’nde ön plana çıkacaktır" Bu yıl NATO Zirvesi’nin Ankara’da yapılacağını hatırlatan Güler, "Ülkemizin İttifak’a sağladığı katkılar ile güvenlik üretmedeki askeri ve diplomatik güç ve en önemlisi Cumhurbaşkanımızın etkili ve güvenilir lider diplomasisi 2026 yılı NATO Ankara Zirvesi’nde ön plana çıkacaktır. İttifakların yalnızca ortak tehditlere karşı değil aynı zamanda ortak değerler ve ortak akıl etrafında güçlü kaldığını tarih bize göstermektedir. Dolayısıyla ortak değerleri paylaştığımız müttefiklerimizin liderlerinin dönüşüme ilişkin ortaya koyacağı çabalar NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığının somut bir göstergesi olacaktır. Bu zirvede hedefimiz ittifakın birlik ve beraberliği ile günümüz tehdit ve sınamalarına karşı Avrupa-Atlantik bölgesinin korunmasına yönelik NATO’nun kararlılığının vurgulanmasıdır. Geleceğin NATO’sunun çok boyutlu bir güvenlik ekosistemi sağlayabilmesi maksadıyla Ankara Zirvesi’nden beklentimiz öncelikle müttefiklerin 5’inci maddeye bağlılıklarını teyit etmeleridir" açıklamasında bulundu. "Bekamızın korunması, uluslararası hukuka bağlılık ve müttefik güvenliğinin sağlanması temel ilkelerimizdir" Bakan Güler, Türkiye’nin bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da müttefikleriyle entegre şekilde çalışacağını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olarak bekamızın korunması egemenlik haklarımıza saygı uluslararası hukuka bağlılık ve müttefik güvenliğinin sağlanması temel ilkelerimizdir. Özellikle belirtmeliyim ki Türkiye’nin NATO içindeki kritik rolü bağımsız karar alma kapasitesi ile müttefiklik sorumluluklarını aynı anda yürütebilen dengeli ve ilkeli bir stratejik anlayışa dayanmaktadır. Bu yaklaşım hem milli menfaatlerimizin korunmasını hem de kolektif savunma yükümlülüklerinin güçlü şekilde yerine getirilmesini mümkün kılmaktadır. Türkiye kendi güvenliğini de içeren NATO’nun uzun vadeli güvenliği kapsamındaki ortak vizyona önemli katkılar sağlama hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Bundan sonra da her türlü tehdide karşı müttefikleriyle entegre bir şekilde çalışan yaklaşımını da devam ettirecektir. Türkiye NATO’nun güvenilir bir ortağı etkin bir katkı sağlayıcısı ve stratejik bir denge unsuru olma rolünü başarıyla yerine getirmeye ve ittifakın dönüşüm sürecine aktif katkı sunan bir müttefik olmaya devam edecektir." Panel, açış konuşmalarının ardından ‘NATO ve Değişen Güvenlik ortamı’ ve ‘74’üncü yılında Türkiye-NATO Ortaklığı’ oturumlarıyla devam edecek.
Manisa Büyükşehir’den Dünya Romanlar Günü’ne özel kutlama
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:50 Manisa Büyükşehir’den Dünya Romanlar Günü’ne özel kutlama Manisa Büyükşehir Belediyesi, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında etkinlik düzenledi. Roman vatandaşlar ve sivil toplum örgütleriyle bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, ayrıştırmayan ve ötekileştirilen kesimlere pozitif ayrımcılıkla yaklaşan bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini vurguladı. MASYA Malta Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa Başkan Dutlulu’nun yanı sıra CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Erk Kayabaş ve Ulaş Aydın, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak, mahalle muhtarları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. "Herkese kucak açan belediye anlayışımız var" Roman vatandaşlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, belediyecilik vizyonlarının temelinde eşitlik ve dayanışma yattığını belirtti. Başkan Dutlulu, "Kimseyi ayırt etmeden, pozitif ayrımcılık yaparak herkese kucak açan bir yönetim sergiliyoruz. Toplumun en çok hakkı yenen ve ötekileştirilen kesimlerinden olan Roman hemşehrilerimize belediye olarak sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Roman vatandaşlara yönelik desteklerin artarak süreceğini ifade eden Dutlulu, "Sizlerle beraberiz. Hem kişisel hem de toplumsal anlamda gelişmeniz için elimizden geleni yapacağız. Bu benim size sözümdür" diyerek dayanışma mesajı verdi. Belediyeye ait alanların sadece halkın yararına kullanılacağını vurgulayan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: "Artık sadece halk için, vatandaş için iş yapma zamanı. Sosyal tesis anlayışımızı il geneline yayacağız. Bulunduğumuz bu tesis de artık belediyemizin bir sosyal tesisidir; tüm vatandaşlarımız buradan en ekonomik şekilde faydalanabilir." Roman Ofisi vurgusu Sosyal belediyecilik projeleri kapsamında Roman Ofisi’nin önemine dikkat çeken Başkan Dutlulu, bu yapının Roman vatandaşlar ile belediye arasındaki bağı güçlendirdiğini söyledi. Sosyal yardımlardan işe alımlara, etkinliklerden taleplere kadar tüm süreçlerin bu ofis aracılığıyla düzenli bir şekilde yürütüldüğünü belirten Dutlulu, diyaloğun kurumsal bir yapıya kavuşmasının kritik bir adım olduğunu ifade etti. Vatandaşlara kapılarının her zaman açık olduğunu hatırlatan Dutlulu, "Diyaloğumuzu koparmayalım. Kişisel sorunlarınızda da yanınızdayım ancak önceliğimiz toplumsal sorunları birlikte çözmek. Sizler bu şehrin neşesi ve en güzel renklerisiniz. Manisa’mızda her bir vatandaşımızın eşit haklara, eşit fırsatlara ve adil bir yaşama sahip olması için çalışıyoruz. Toplumsal adaleti ve kardeşliğimizi hep birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz. Tüm Roman vatandaşlarımızın Dünya Romanlar Günü kutlu olsun" dedi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, geçen yıl düzenlenen geniş katılımlı etkinlikleri hatırlatarak bu yıl da anlamlı organizasyonlara imza atacaklarını belirtti ve tüm Roman vatandaşların gününü kutladı. CHP İl Başkanı İlksen Özalper ise Romanların toplumun kıymetli bir parçası olduğunu vurgulayarak katılımcılara teşekkürlerini iletti.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır"
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:30 İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı ile Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ortaklığında düzenlenen ‘NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma’ başlıklı panele katıldı. Burada açış konuşmasını yapan Duran, günümüzde uluslararası sistem açısında yeni bir konjonktürle karşı karşıya olunduğunu belirterek "NATO ittifakı tekrar güçlü bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıyadır. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda birbiriyle farklı başlıklarda kesişen çok sayıda krizin aynı anda yaşandığını; uluslararası sistemi ayakta tutan yapılarda ciddi kırılmaların meydana geldiğini görüyoruz. Diğer bir ifadeyle, uluslararası düzen, çok boyutlu ve derin bir kırılma yaşamaktadır. Geçici bir kriz döneminden çok kalıcı ve yapısal bir dönüşüm evresi olarak tanımlayabileceğimiz bu süreç; yeni sorunları beraberinde getirdiği gibi, doğal olarak da yeni çözümlere olan ihtiyacı da perçinlemektedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye, NATO’ya ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir" Duran, Türkiye’nin NATO’ya katkı sunabilecek güçte olduğunu vurgulayarak "NATO’nun yapısal savaş ortamında kendini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Türkiye, bu bağlamda NATO’ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir. Aynı şekilde NATO da Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çok önemli bir ittifaktır" değerlendirmesinde bulundu. ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın küresel sistemde bir eskalasyon endişesini doğurduğunu belirten Duran, süren gerilimin, dünyanın farklı noktalarındaki krizleri de etkilediğini ve bu krizlerin çatışmalara evrilme ihtimalini canlı tuttuğunu ifade etti. "BM çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır" Duran, "Birleşmiş Milletler (BM), çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır. Sözünü ettiğimiz bu gelişmeler NATO’nun kendi içindeki dayanıklılığını ve iş birliğini tahkim etmesinin ne denli hayati olduğunu bizlere göstermektedir. NATO güçlü olduğu ölçüde müttefiklerinin güvenliğini temin edebilecek; dayanıklılığını geliştirdiği nispette krizlere yapıcı çözümler sunabilecektir. Türkiye bu anlamda NATO’nun en stratejik paydaşlarından biridir. Türkiye, ittifaka ‘istikrar’ başta olmak üzere farklı bağlamlarda kritik katkılar sağlayan bir ülkedir" diye konuştu. "Türkiye, NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır" Türkiye’nin jeopolitik konumu ve tarihsel bağlamı nedeniyle Ortadoğu’da sözü geçen bir aktör konumunda olduğunu aktaran Duran, "Aynı zamanda Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır. Bu güvenlik perspektifiyle ülkemiz; askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik alandaki tehditlerle iletişim sahasında oluşan riskleri bütüncül biçimde ele almakta, sert güç ve yumuşak gücünü entegre biçimde kullanarak güvenliğini tesis etmektedir" açıklamasında bulundu. "Her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz" Duran, Türkiye’nin, barış ve istikrarı esas alan dış politikasıyla bölgesinde bir bir barış yurdu olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye, ABD ile İran arasında 2 haftalık ateşkesin sağlanmasına da ciddi katkılarda bulunmuştur. Aslında Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasinin tüm imkanlarını en baştan itibaren devreye sokmuştu. Liderler arasında diyalog kurma girişimi de dahil olmak üzere farklı inisiyatifleri ortaya koyduk. Tarafları İstanbul’da bir araya getirerek çatışma iklimine meydan vermemenin, barışı sağlamanın mücadelesini gösterdik. Bölge ülkeleriyle temasa geçerek farklılıkları minimum seviyeye düşürmeye çalıştık. Savaş başladıktan sonra ise, ABD ve İran ile doğrudan görüşmeler de dahil geniş bir diplomatik seferberlik ilan ettik. Savaşın bölgeye yayılmaması için bölge ülkeleriyle ikili temaslar gerçekleştirdik. 20’nin üzerinde küresel aktörle ikili temaslar gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz." "Lübnan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyoruz" Bölgede sağlanan ateşkese rağmen Netanyahu hükümetinin Lübnan’a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef aldığını anlatan Duran, "Türkiye olarak Lübnan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmesi gerektiğinizi hatırlatıyoruz Buraya kadar ele aldığımız tüm süreçler, Türkiye’nin küresel barış ve istikrar açısından ne kadar önemli bir aktör olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda NATO Zirvesi’nin bu yıl Ankara’da gerçekleşecek olması da ayrıca anlamlıdır. Böylesi stratejik önemi haiz bir ülkenin başkentinde liderlerin vereceği mesajlar, NATO’nun geleceği açısından büyük ölçüde belirleyici olacaktır" dedi. "Barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır" Dezenformasyon, algı yönetimi, yapay zeka tabanlı sahte içerikler ve daha nice unsurların çatışma ve savaşların bir parçası haline geldiğine dikkati çeken Duran, şu ifadeleri kullandı: "İletişim alanında hibrit tehditler ve bunların karşısında devletler, enformasyon trafiğinin tamamını kapsayacak bütüncül bir stratejik yaklaşımı ortadadır ve bunu benimsemek zorundayız. NATO da üye ülkelerin stratejik iletişim kapasitelerinin arttırılmasını öncelikleri arasına almıştır. Bugün NATO kapsamında dayanıklılığın pekişeceği yeni bir stratejik konumlanmadan söz edeceksek, mevcut küresel krizleri iletişim bağlamında da derinlemesine irdelememiz; bu alanda geliştirilecek iş birliği imkanları üzerine fikir teatilerinde bulunmamız gerekmektedir. Zira modern çağda barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi, mutlaka ama mutlaka hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır." Panel, açış konuşmalarının ardından ‘NATO ve Değişen Güvenlik ortamı’ ve ‘74’üncü yılında Türkiye-NATO Ortaklığı’ oturumlarıyla devam edecek.
Başkan Şimşek talepleri yerinde dinliyor
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:27 Başkan Şimşek talepleri yerinde dinliyor Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Tepecik ve Tilkisüleymaniye mahallelerinde vatandaşlarla buluşarak talepleri yerinde dinledi; her mahallenin ihtiyaçlarına göre çözüm üreteceklerini belirtti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, mahalle ziyaretleri kapsamında ilk olarak Tepecik Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi, ardından Tilki Süleymaniye Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyaretlerde yurttaşların talep ve önerilerini dinleyen Başkan Şimşek, her iki mahallede de hizmet ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek çözüm odaklı çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Başkan Şimşek’in ilk durağı Tepecik Mahallesi oldu. Mahalle sakinleriyle bir araya gelen Şimşek, vatandaşların özellikle altyapı, yol ve çevre düzenlemelerine ilişkin taleplerini dinledi. Mahallenin mevcut durumunu yerinde inceleyen Şimşek, ihtiyaçların öncelik sırasına göre değerlendirileceğini belirterek, "Her mahallemizin kendine özgü ihtiyaçları var. Tepecik Mahallemizde de gerekli çalışmaları en kısa sürede planlayarak hayata geçireceğiz" dedi. Tepecik Mahallesi ziyaretinin ardından Tilki Süleymaniye Mahallesi’ne geçen Başkan Şimşek, burada da vatandaşlarla buluşarak mahalle halkının beklenti ve taleplerini dinledi. Özellikle sosyal alanlar ve üstyapı çalışmaları konusunda gelen talepleri not alan Şimşek, katılımcı belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı. Şimşek, "Vatandaşlarımızın görüşleri bizim için yol gösterici. Tilki Süleymaniye Mahallemizde de ihtiyaçları yerinde tespit ederek kalıcı çözümler üreteceğiz" ifadelerini kullandı.
Vali Özkan’dan Manisa Gazeteciler Cemiyetine kutlama
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:17 Vali Özkan’dan Manisa Gazeteciler Cemiyetine kutlama Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nin 69. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda basının demokratik toplumun temel taşlarından biri olduğunu vurgulayarak, yerel basının şehrin gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nin 69. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda basın mensuplarının toplumun doğru ve tarafsız bilgilendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. Basının demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade eden Özkan, gazetecilerin etik ilkelere bağlı kalarak görevlerini büyük bir sorumluluk bilinciyle yerine getirdiğini söyledi. Vali Özkan mesajında, basın mensuplarının yürüttüğü çalışmaların toplumsal farkındalığın artmasına, kamu hizmetlerinin etkin yürütülmesine ve vatandaşların doğru bilgilendirilmesine önemli katkılar sağladığını belirtti. Yerel basının bulunduğu şehrin ruhunu yansıttığını dile getiren Özkan, "Yerel basın bulunduğu şehrin bütün unsurları arasında güçlü bir bağ kurmakta; ilin sosyal ve kültürel gelişimine yönelik özverili çalışmalarıyla şehir için artı değer oluşturmakta, aynı zamanda halkın doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nin köklü geçmişi ve mesleki özverisiyle basın camiasının gelişimine önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Özkan, kurumlar arası iş birliğiyle hayata geçirilen "Manisa Medya Akademisi" projesinin yerel basında nitelikli haberciliği desteklemeyi ve dijital dönüşümü hızlandırmayı hedeflediğini kaydetti. Projenin gazetecilerin teknolojik gelişmelerden daha fazla yararlanmasına katkı sunduğunu belirten Özkan, bu çalışmaların mesleki başarının artması açısından da önemli olduğunu ifade etti. Vali Özkan mesajının sonunda, "Manisa Gazeteciler Cemiyeti yönetimi başta olmak üzere tüm üyelerine, basın mesleğinin gelişimine ve ilimizin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nin 69. kuruluş yıl dönümünü kutluyor, tüm basın mensuplarına çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi.
Altıeylül Meclisinde tüm siyasi partilerden tam uzlaşı
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:08 Altıeylül Meclisinde tüm siyasi partilerden tam uzlaşı 2014 yılında Balıkesir’in büyükşehir olmasıyla birlikte kurulan Altıeylül Belediyesi’nde faaliyet raporları bugüne kadar oy çokluğuyla kabul edilirken, bu yıl ilk kez tüm partilerin ortak oyuyla rapor oy birliğiyle geçmiş oldu. 11 yıllık ilçe tarihinde yaşanan bu gelişme, meclis kayıtlarına ilk olarak geçti. Altıeylül Belediye Meclisi’nde görüşülen 2025 yılı faaliyet raporu, AK Parti, CHP ve MHP’li meclis üyelerinin tamamının onayıyla oy birliğiyle kabul edildi. Görüşmelerin ardından gerçekleştirilen oylamada, mecliste grubu bulunan AK Parti, CHP ve MHP üyelerinin tamamı faaliyet raporuna "kabul" oyu verdi. Uzun süredir oy çokluğuyla geçen raporların aksine ortaya çıkan bu tablo, mecliste dikkat çekti. 2014 yılında Balıkesir’in büyükşehir olmasıyla birlikte kurulan Altıeylül Belediyesi’nde faaliyet raporları bugüne kadar oy çokluğuyla kabul edilirken, bu yıl ilk kez tüm partilerin ortak oyuyla rapor oy birliğiyle geçmiş oldu. 11 yıllık ilçe tarihinde yaşanan bu gelişme, meclis kayıtlarına ilk olarak geçti. Çalışmalar meclisten tam onay aldı Altıeylül Belediyesi’nde faaliyet raporları önceki yıllarda genellikle oy çokluğuyla kabul edilirken, bu yıl yaşanan gelişme belediye tarihinde önemli bir ilki beraberinde getirdi. 11 yıl sonra ilk kez tüm partilerin ortak kararıyla faaliyet raporu oy birliğiyle geçmiş oldu. Faaliyet raporunun oy birliğiyle kabul edilmesiyle birlikte, belediyenin yıl boyunca yürüttüğü hizmet ve projeler mecliste tam destek aldı. Altyapı, üstyapı, sosyal belediyecilik ve çevre düzenlemeleri başta olmak üzere birçok alandaki çalışmalar, AK Parti, CHP ve MHP’li meclis üyelerinin ortak oyuyla kabul edilerek kayıt altına alındı. Bu sonuçla birlikte belediyenin faaliyetleri, meclisin tamamı tarafından onaylanmış oldu.
Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:12 Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu Kuşadası Belediye Başkan Vekilliği görevine seçilmesinin ardından saha çalışmalarına hız veren Tahsin Demirtaş, ilk kapsamlı mahalle ziyaretini Güzelçamlı’ya gerçekleştirdi. Bölge sakinleri, esnaf ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Tahsin Demirtaş, "Başkan Ömer Günel’in başlattığı yatırım ve projelerin hepsi kesintisiz devam edecek. Kuşadası’nda hizmet çıtamız daha da yükselecek" dedi. Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, ziyaret programına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Güzelçamlı Mahalle Temsilciliği ile başladı. Burada partililerle bir araya gelen Tahsin Demirtaş, Belediye Meclis Üyeleri Gülden Akbulut ve Birtan Tütüncü ile birlikte kendisine iletilen talep, sorun ve çözüm önerilerini dinledi. Partililere kent genelinde yapımı devam eden yatırımlar ve planlanan projelerden de bahseden Demirtaş, "Kuşadası’nda hizmet çıtamız daha da yükselecek. Başkan Ömer Günel’in başlattığı yatırım ve projeler kesintisiz devam edecek. Her mahallemize eşit ve etkin hizmet götürmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Doğalgaz firması 2027 yılı itibari ile Güzelçamlı Mahallesi’nde doğalgaz altyapı yatırımlarına başlayacak" diye konuştu. Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi ziyaretinde ikinci olarak Muhtar Remzi Atıcı ile bir araya geldi. Görüşmede, bölgede yürütülen çalışmalar ve planlanan hizmetler üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Ardından mahalle sakinlerinin öncelikli ihtiyaçları ve çözüm bekleyen konular ele alındı. Programına mahalle esnafını ziyaret ederek devam eden Tahsin Demirtaş, iş yerlerini de tek tek dolaşıp esnafa hayırlı işler diledi. Esnafın sorunlarını da dinleyen Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, vatandaşla kurduğu doğrudan iletişimi ile takdir topladı. Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’ın ziyaretinin bir diğer önemli durağı ise Güzelçamlılılar Derneği oldu. Dernek yönetimiyle bir toplantı yapan Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldı ve sivil toplum kuruluşlarının kenti ortak akıl ile yönetmedeki önemine vurgu yaptı. Ardından Atatürkçü Düşünce Derneği Güzelçamlı Şubesi’ne geçen Tahsin Demirtaş, dernek üyeleriyle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Kentin sosyal ve kültürel yapısının güçlenmesinde derneklerin rolüne dikkat çeken Demirtaş, dayanışma mesajı verdi. Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, ziyaret programı kapsamında Güzelçamlı sahilinde de incelemelerde bulundu. Yaklaşan turizm sezonu öncesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü Plaj İşletmeleri Şefliği tarafından yürütülen plaj düzenleme çalışmalarını yerinde inceleyen Tahsin Demirtaş, yetkililerden konuyla ilgili bilgi aldı. Güzelçamlı Mahallesi Plaj Caddesi’nde, son yağışlar nedeniyle zarar gören menfezin hemen üzerindeki çöken yolda da inceleme yapan Tahsin Demirtaş, alanın yetki ve sorumluluklarında olması halinde, gerekli onarım çalışmalarına kısa sürede başlayacaklarını söyledi. Kendisini sıcak ve samimi bir şekilde karşılayan Güzelçamlı Mahallesi sakinlerine ziyaretinin sonunda teşekkür eden Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, "Biz de Başkanımız Ömer Günel’in yaptığı gibi kentimizin her mahallesini, her sokağını gezip hemşehrilerimizin ihtiyacı olan ne varsa yerinde görüp çalışmalarımıza yön vereceğiz. Kuşadası halkı her zaman en kaliteli hizmeti hak ediyor" diye konuştu.