POLİTİKA
Gülsan’da uzlaşılamayan yüzde 15’lik kısım için acele kamulaştırma kararı 13 Mart 2026 Cuma - 16:21:17 Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Eken, uzlaşma oranının yüzde 85,62’ye geldiği Gülsan Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nde kalan yüzde 15’lik kısım için acele kamulaştırma kararı alındığını, 6 ay gibi kısa bir sürede yeni projeler için bölgede kazmaların vurulacağını söyledi. SBB Mart Ayı son toplantısı, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapıldı. Komisyonlardan havale edilen 53 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda, "Mülkiyeti SBB’ye ait 105 taşınmazın Kentsel Dönüşüm ve Proje Alanı olarak ilan edilen ve Gülsan Sanayi Proje Alanı içinde kalan hak sahiplerine mevcut hak edişleri dikkate alınarak tapu devrinin yapılması veya belediyece hayata geçirilmesi planlanan projelere kaynak sağlaması amacıyla satışına ilişkin encümene yetki verilmesi teklifi" görüşüldü. "Gülsan Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşüm Alanı’nda acele kamulaştırma kararı aldık" Gülsan ve Toybelen’deki son durum ve restoran sorunu hakkında bilgilendirmelerde bulunan Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Eken, "Gülsan Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşüm Alanımızda uzlaşma görüşmeleri devam ediyor. Uzlaşma görüşmelerinde yüzde 85,62’ye kadar geldik. Yüzde 15’lik bir kısım kaldı. Kalan kısımla alakalı acele kamulaştırma kararı aldık. 1 ay daha uzlaşma görüşmelerimiz sürecektir. Sonrasında acele kamulaştırma kararıyla alanın tamamıyla alakalı proje geliştirme işlemlerini başlatmayı hedefliyoruz. Taşınmayla alakalı eskiye göre hızlandı. Haftalık her pazar günü 30’a yakın bina yıkıyoruz. Toybelen Sanayi Sitesi’ndeki taşınmalar da yüzde 20 civarına geldi. Restoranlarla alakalı sıkıntı vardı. Onlarla alakalı da yaklaşık 30 adet restoran, büfe var. Bunlarla alakalı çalışmalar yürütülüyor. Yakında bunlara bir yer oluşturmaya çalışacağız. Kendi ticari parsel ve dükkânlarımız var. Onların satışında meclisimizde karar alındıktan sonra bu işlem de gerçekleşecek. Kısa süre içerisinde restoran ve büfelerin sorunu da aşılacaktır. Küçük sorunlar kaldı. Bunlarla alakalı da ne gerekiyorsa bize ulaşıyorlar ve bizler de yardımcı oluyoruz" dedi. "Gülsan’daki yeni projelere 6 ayda başlarız" Yıkım işlerinin tamamlanmasıyla birlikte 6 ay içerisinde yeni projeler için Gülsan’da kazmaların vurulacağını dile getiren Eken, "Toybelen’de yönetimin bir parçasıyız. Biraz daha hızlanması durumunda 6 aylık süre içerisinde Gülsan Sanayi Sitesi’nde yeni inşaatlarımıza başlayacağız gibi görülüyor. Bu süreçte taşınma işlemi bitecek, Gülsan’da da bundan 6 ay sonra yeni projelere başlayacağız. Yarışma projemiz de ilan edildi. Gülsan’da 8 hektar alanda bir büyük cami, belediye binamız ve kültür merkezi olacak. Bu 3 işle alakalı Ağustos ayında yarışmamız sonlandırılacak. Türkiye geneli ilana çıktık. Şu anda belediyelerin yarışma yapmadığı bir ortamda Başkanımız Halit Doğan böyle bir tasarrufta bulundu. Bu konu için de kendilerine teşekkür ederiz" diye konuştu. Bilgilendirmeden sonra söz konusu madde, meclisin oyuna sunuldu. Madde oy birliği ile kabul edilerek karara bağlanırken, toplam 53 maddenin karara bağlandığı toplantıda mart ayının olağan meclis toplantıları sona erdi.
13 Mart 2026 Cuma - 16:09 AK Partili Türkmen ve Subaşıoğlu’ndan Denizli’de "Eser Siyaseti" turu AK Parti MKYK Üyesi Hilmi Türkmen ve AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Merkezefendi ilçesinde Subaşıoğlu’nun belediye başkanlığı döneminde hayata geçirilen dev projeleri yerinde inceledi. AK Parti’nin yerel yönetimlerde de sağladığı üstün başarının örnekleri Denizli sokaklarında yankılanıyor. İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, MKYK Üyesi Hilmi Türkmen, İl Başkan Yardımcısı ve dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Görgüç; Merkezefendi’nin çehresini değiştiren yatırımları birlikte arşınladı. Heyet; Ornaz Vadisi, Merkez Kütüphane ve Anadolu İmam Hatip Lisesi projelerini detaylıca inceledi. Kütüphanede ders çalışan gençlerle sıcak bir sohbet gerçekleştirilirken, Ornaz Vadisi’nde de vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıldı. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, hayata geçirilen projelerin sadece birer bina değil, birer yaşam alanı ve gelecek vizyonu olduğunu vurguladı. Subaşıoğlu, röportajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada gezdiğimiz her taşta, her fidanımızda büyük bir emek ve ’Denizli sevdası’ var. Belediye başkanlığımız döneminde ’Yapılamaz’ denilenleri yaptık, ’Hayal’ denilenleri gerçeğe dönüştürdük. Ornaz Vadisi ile insanımızı doğayla buluştururken, Merkez Kütüphanemiz ile gençlerimize modern bir çalışma alanı sunduk. Bizim siyaset anlayışımızda ’Eser Siyaseti’ esastır. Bugün bu tesislerin hala cıvıl cıvıl olması, kütüphanemizde gençlerimizin geleceğe hazırlanması bizim için en büyük mükafattır. AK Parti belediyeciliği, şehre mühür vurmak, millete hizmetkar olmaktır. Bu vizyonu il başkanlığımız döneminde de tüm Denizli genelinde aynı heyecanla sürdürüyoruz." Hilmi Türkmen’den tam not İki tecrübeli belediyecinin teknik detayları da konuştuğu gezide, projelerin şehircilik standartlarını ne kadar yukarı taşıdığı değerlendirildi. Tesisleri hayranlıkla inceleyen MKYK Üyesi Hilmi Türkmen, yapılan çalışmaların Türkiye genelinde örnek teşkil ettiğini söyledi.
13 Mart 2026 Cuma - 16:07 Baki Ersoy gençlerin denklik sorununu meclis gündemine taşıdı Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, yurt dışında yükseköğrenim görerek Türkiye’ye dönen vatandaşların diploma denklik süreçlerinde yaşadıkları sorunlara ilişkin olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu. Milletvekili Ersoy, son dönemde yükseköğretim alanında gündeme gelen öğrenci affı düzenlemeleri ile birlikte, yurt dışındaki üniversitelerden mezun olan ve diplomalarının Türkiye’de tanınması için başvuru yapan öğrencilerin denklik süreçlerine ilişkin çeşitli sorunların kamuoyuna yansıdığını ifade etti. Bu kapsamda hazırlanan soru önergesi ile Ersoy, söz konusu denklik başvurularında yaşandığı ifade edilen sorunlara ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle önemli soruları gündeme taşıdı. Önergede; yurt dışından mezun olan öğrencilerin denklik süreçlerinde yaşanan sorunlara yönelik Bakanlık veya ilgili kurumlar tarafından yürütülen bir çalışma olup olmadığı, öğrencilerin eğitimlerine başladıkları dönemde yürürlükte bulunan mevzuata göre sahip olduklarını ifade ettikleri kazanılmış hakların sonradan yapılan düzenlemeler nedeniyle farklı değerlendirilmesine ilişkin bir düzenleme planlanıp planlanmadığı ve kamuoyunda yaklaşık 104 bin kişiyi ilgilendirdiği ifade edilen bu durumla ilgili bir çalışma yapılıp yapılmadığı soruldu. Milletvekili Ersoy, konunun geniş bir öğrenci kitlesini ilgilendirdiğini belirterek, gençlerin eğitim haklarının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Ersoy, sosyal medya paylaşımlarında yapmış olduğu açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yurt dışında eğitim alıp ülkemize dönen vatandaşlarımızın diploma denklik süreçlerinde yaşadıkları sorunları ve kamuoyundaki beklentileri, hazırladığımız soru önergesiyle Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e ilettik. Gençlerimizin mağduriyet yaşamaması ve kazanılmış haklarının korunması adına sürecin takipçisi olacağız."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Suriye vurgusu: "Gelinen noktada hem rejim devrildi hem de terör yapılanması tasfiye aşamasına geldi"
23 Ocak 2026 Cuma - 16:30 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Suriye vurgusu: "Gelinen noktada hem rejim devrildi hem de terör yapılanması tasfiye aşamasına geldi" Suriye’de 15 yıl boyunca Türkiye sınırında bir terör devleti kurulmak istendiğini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, gelinen noktada hem rejimin devrildiğini hem de terör yapılanmasının tasfiye aşamasına geldiğini söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Balıkesir’de yaptığı konuşmada dünya siyasetinde insan hakları, uluslararası hukuk ve kurumların giderek daha fazla görmezden gelindiği kritik bir döneme girildiğini belirterek, Türkiye’nin bu sürece güçlü bir siyasal irade ve hazırlıklı bir devlet yapısıyla girdiğini söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Balıkesir Valiliğini ziyaret ederek Vali İsmail Ustaoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Ardından AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda partililere hitap eden Yalçın, konuşmasında hem dünya siyasetindeki gelişmeleri hem de Türkiye’nin insan hakları, güvenlik ve dış politika perspektifini değerlendirdi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı olarak Türkiye genelinde bir toplantı serisi yürüttüklerini ifade eden Yalçın, il teşkilatlarıyla yapılan bu toplantıların son dönemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirmek, bunları derleyerek genel merkezde bütünlüklü politikalara dönüştürmek açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu toplantılardan elde edilen bilgilerin, AK Parti’nin insan hakları siyasetini oluşturan temel veriler haline geldiğini belirten Yalçın, bu nedenle yapılan değerlendirmeleri son derece önemsediklerini dile getirdi. "Dünya siyaseti öngörülemez bir sürece girdi" Dünya siyasetinin gündeminin herkesin malumu olduğunu ifade eden Yalçın, özellikle Venezuela’da yaşanan gelişmelerden sonra birçok devlet açısından dostluk ve rekabet ilişkilerinin dahi öngörülemez hale geldiğini söyledi. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar gibi kavramların artık küresel ölçekte ayaklar altına alındığını ve büyük ölçüde görmezden gelindiğini savunan Yalçın, bu durumun insanlığın geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını kaydetti. Bu sürecin yalnızca bir tehdit dönemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, bunun aynı zamanda hazırlıklı olanlarla hazırlıksız olanlar arasındaki farkın net biçimde ortaya çıkacağı bir dönem olduğunu söyledi. Zayıf bir iktidar ve zayıf bir siyasetle bu tür karmaşık dönemlere girmenin büyük zararlar doğuracağını ifade eden Yalçın, güçlü ve hazırlıklı bir siyasetle bu sürece giren ülkelerin ise bu risklerden korunma şansının yüksek olduğunu dile getirdi. "Türkiye prangalarından kurtularak önünü açıyor" AK Parti iktidarının, Cumhur İttifakı ortağıyla birlikte Türkiye’nin ayağında pranga olarak görülebilecek unsurlardan kurtularak ülkenin önünü açmaya yönelik büyük bir siyaset izlediğini belirten Yalçın, gündelik siyasi tartışmaların ötesinde Türkiye’nin savunma sanayii yatırımlarından toplumsal birlik ve beraberlik projelerine kadar birçok alanda yeni bir döneme girdiğini ifade etti. Türkiye’nin bir yandan ’terörsüz Türkiye’ inisiyatifini konuştuğunu, diğer yandan da çevre coğrafyaları yakından izlediğini söyleyen Yalçın, bu süreçte güvenlik politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Suriye değerlendirmesi: "15 yıl boyunca terör devleti kurulmak istendi" Suriye’de yaşanan gelişmelere değinen Yalçın, Türkiye’nin sınırının hemen ötesinde 15 yıl boyunca bir terör devleti inşa edilmek istendiğini söyledi. Bu projenin arkasında çok sayıda uluslararası aktörün bulunduğunu ifade eden Yalçın, terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah sevkiyatı yapıldığını hatırlattı. Suriye’de uzun yıllar süren iç savaş boyunca Türkiye’yi tehdit edebilecek bir terör yapılanmasının kurulmaya çalışıldığını vurgulayan Yalçın, AK Parti iktidarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başından sonuna kadar tutarlı, anlamlı ve bütünlüklü bir dış politika ve güvenlik politikası izlediğini dile getirdi. Yalçın, 14-15 yılın sonunda gelinen noktada Türkiye’ye düşmanlık eden rejimin devrilmekle kalmadığını, aynı zamanda kurulmak istenen terör devletinin de tasfiye aşamasına geldiğini söyledi. Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşmaya dikkat çeken Yalçın, bu anlaşma çerçevesinde SDG’nin ortadan kalkacağı ve PKK’nın Suriye’den tamamen temizleneceği bir döneme girildiğini ifade etti. Bu gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği, bölgesel istikrar ve terörsüz bir gelecek açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Yalçın, bunun Türkiye’nin uzun yıllar boyunca inşa ettiği diplomasinin bir sonucu olduğunu belirtti. Suriye sahasında çok sayıda aktörle mücadele ettiklerini belirten Yalçın, zamanında bu mücadelenin başarıya ulaşamayacağını düşünenlerin olduğunu ancak gelinen noktada Türkiye’ye rağmen bu coğrafyada bir terör devleti kurulmasının mümkün olmadığının görüldüğünü ifade etti. Yalçın, Türkiye’ye rağmen bölgede masa kurulamayacağını ve siyasi sonuçlar alınamayacağını dile getirdi. Muhalefetin geçmişte Suriyelilerle ilgili kullandığı söylemleri hatırlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, seçim kampanyalarında Suriyelilerin insan onuruna aykırı şekilde gönderilmesinden bahsedildiğini anımsattı. Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Suriyeliler benim kardeşimdir" sözlerinin bugün sahada sonuç verdiğini ifade eden Yalçın, Türkiye’nin o dönemde kurduğu kardeşlik bağlarının bugün Suriye’de karşılık bulduğunu söyledi. Yalçın açıklamalarının devamında şunları kaydetti: "Bugün Suriye’de o dönem sahip çıktığımız misafirperverlikle ağırladığımız Suriyeliler ülkelerine dönmeye başladıklarında kendi ülkeleri için askeri bir mücadele vermeye başladıklarında, Türkiye ile aynı paralelde hareket ediyorlar. Çünkü onlarla işte o zor günlerde bir kardeşlik bağı inşa ettik. O gün onları insanlık onurundan uzak bir şekilde postalamaktan bahsedenlerin o Suriyelilerin terörle mücadelede verdiği katkı kadar Türkiye’ye faydaları olmamıştır. Bugün Suriye’de Türkiye ile dost olabileceğini düşündüğümüz, dostça geçinebileceğini düşündüğümüz bir yeni yönetim kuruluyor. İnşallah bu bölgemiz adına da Türkiye adına da olumlu sonuçlar doğurur. Terör örgütünün de tasfiyesi ile birlikte inşallah iyi sonuçlar çıkar. Dün Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın açıklamalarını gördüm. Kendisi sanırım Suriye konusunda artık bizim 14-15 yıldır söylediğimiz şeyleri anlayacak konuma gelmiş gibi gözüküyor. ’Suriye’deki Türkmenler ve Kürtler bizim kardeşimizdir’ diye açıklama yapmış. Ama yine Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır şekilde meseleyi yarım anlamış. Biz tüm Suriyeliler kardeşimizdir, tüm Suriyeliler dostumuzdur diyoruz. Ne 14 yıl boyunca onları ülkemizde misafir ederken Kürt müdür, Arap mıdır, Türk müdür, Nusayri midir, Sünni midir diye ayırt etmeden hepsini kucaklayarak nasıl ülkemize aldıysak bugün de Suriye’nin geleceğinde Türk, Arap, Kürt hiçbir ayrım yapmadan hepsiyle Suriyeli kardeşlerimizle iyi geçinmenin, iyi bir dostluk ilişkisi kurmanın peşindeyiz. O tarihlerde kendileri Suriye’deki PYD’nin Türkiye’ye zarar veremeyeceğini iddia ederlerken, bugün o terör örgütü tasfiye olurken Suriye’den, söyleyecek pek bir söz bulamamışlar gibi gözüküyorlar. O yüzden yarım yamalak da olsa Suriye’ye daha insani bir yaklaşımı geliştirmeye gayret ediyorlar. 14-15 senenin sonunda geldikleri yer önemli ama hala meseleyi yarım anlamışlar. Hala bizim Suriye’ye etnik kimlikler üzerinden baktığımızı falan gibi düşünmek gibi yarım bir yaklaşımın içerisine düşmüşler. Biz Suriye’ye bir komşu olarak bakıyoruz. Tüm Suriyeliler bizim komşumuzdur. Suriye iyi oldukça Türkiye iyi olacaktır. Suriyelilere 14-15 yıl boyunca misafirperver bir şekilde davranmış olmamız umulur ki Suriyeli kardeşlerimizde de iyi bir hatıra bırakmıştır. Biz bazı muhalefet partilerinin kullandığı söylemleri hiçbir zaman kullanmadık. Her zaman bu tür konularda en insani hassasiyeti elinde bulunduran parti olduk. Cumhurbaşkanımızın tüm siyaseti insan kavramı etrafında döner. Ortaya koyduğu altyapı projelerinden tutun hastane inşasından yol inşasına kadar her şeyin merkezinde insana hizmet vardır. Her şeyin merkezinde insan hayatını korumak vardır. İnşallah bu ülkenin diğer siyasi liderleri de Cumhurbaşkanımızın bu insan merkezli siyasetinden çeşitli şeyleri kendileri için örnek alırlar. inşallah 14 yıl boyunca yaptıkları ucuz siyasetin aslında yanlış bir siyaset olduğunu görmeye erişebilirler. Biz önümüzdeki dönemde de tüm bölgemizde terörle mücadeleye devam edeceğiz. Ama bütün komşularımızla bizimle iyi ilişkiler kurmak isteyen tüm komşularımızla iyi ilişkilerimizi muhafaza ederek, bölgemizde güvenlik, huzur iklimini inşa etmeye devam edeceğiz. Muhalefet bizi izlemeye devam etsin. Ama çok rica ediyorum, muhalefet en azından artık bu konuları ciddiyetle ele almak gerektiğini de anlasın."
Başkan Davut Gürkan: "İyi ki AK Parti var, iyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var"
23 Ocak 2026 Cuma - 15:47 Başkan Davut Gürkan: "İyi ki AK Parti var, iyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, saha çalışmaları kapsamında Mustafakemalpaşa ilçesinde bir dizi programa katıldı. Programına Mustafakemalpaşa İlçe Danışma Meclisi Toplantısı ile başlayan Gürkan, daha sonra muhtarlar ve esnafla bir araya geldi. Mustafakemalpaşa İlçe Danışma Meclisine AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mutlu Turgut il ve ilçe yöneticileri, mahalle başkanları, meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti’nin sadece seçim dönemlerinde sahaya çıkan bir parti olmadığını vurgulayan Gürkan, seçimlerden sonra da sahada olmaya devam ettiklerini ifade etti. Konuşmasında üye çalışmalarına değinen Gürkan, sahada özveriyle çalışan teşkilat mensuplarına teşekkür ederek, belirlenen hedeflerin başarıyla yakalandığını söyledi. Yapılan çalışmaların AK Parti teşkilatlarının sahadaki gücünü ortaya koyduğunu belirtti. AK Parti’nin hizmet odaklı bir anlayışla çalıştığını dile getiren Gürkan, 24 yıllık AK Parti iktidarında yapılan hizmetlere dikkat çekti. Yapılan çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirildiğini ifade eden Gürkan, "İyi ki AK Parti var, iyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var" dedi. Ulaşım zammına sert eleştiri Gürkan, ulaşım zamlarına özellikle dikkat çekerek, göreve geldikleri günden bu yana Bursa’da toplu ulaşım ücretlerinin ciddi oranda artırıldığını söyledi. Ulaşım bedelinin 12 TL’den 40 TL’ye çıkarıldığını belirten Gürkan, "Yüzde 15 gibi gösterilen zamların gerçekte yüzde 40’lara varan artışlar olduğu ortada. 8,5 TL’den 10 TL’ye, 30 TL’den 40 TL’ye çıkan rakamlar vatandaşımızın cebini yakıyor" ifadelerini kullandı. "Mustafakemalpaşa’ya 23 yılda 12,6 milyar TL yatırım yapıldı" AK Parti döneminde Mustafakemalpaşa’ya yapılan yatırımlara da değinen Gürkan, son 23 yılda ilçeye 12,6 milyar TL’lik yatırım kazandırıldığını belirtti. Millet Bahçesi, Gençlik ve Kültür Merkezi, TOKİ projeleri ve Devlet Su İşleri yatırımlarının bu çalışmalar arasında yer aldığını ifade etti. "Teşkilat olarak sahada olmaya devam edeceğiz" Konuşmasının sonunda teşkilatın sahadaki önemine vurgu yapan Gürkan, vatandaşlardan gelen her talebin kendileri için önemli olduğunu belirterek, hizmet anlayışıyla çalışmayı sürdüreceklerini söyledi. AK Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mutlu Turgut ise yaptığı konuşmada, üye çalışmaları kapsamında 1.500 yeni üyenin AK Parti ailesine katıldığını belirterek, bu tablonun teşkilatın her zaman sahada olmasının, vatandaşa dokunmasının ve davayı Mustafakemalpaşa’da doğru anlatmasının bir sonucu olduğunu söyledi. Turgut, teşkilat olarak ilçede girilmedik sokak, ulaşılmadık mahalle bırakmayacaklarını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından Mustafakemalpaşa İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda ayrıca AK Parti ailesine katılan yeni üyelere, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen teşekkür belgeleri, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan tarafından takdim edildi. İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nın ardından Mustafakemalpaşa ilçesi mahalle muhtarlarıyla buluşan Gürkan, burada istişarelerde bulundu. Programın devamında Ayakkabıcılar Çarşısı esnafını ve Mustafakemalpaşa Pazaryeri’ni ziyaret eden Gürkan, esnafın talep ve sorunlarını dinledi. Gürkan’ın son durağı ise önceki dönem milletvekillerinden Ali Osman Salı tarafından düzenlenen vefa buluşması oldu. Buluşmada önceki dönem AK Parti Mustafakemalpaşa ilçe başkanları, belediye başkanları ve meclis üyeleriyle bir araya gelinerek istişareler gerçekleştirildi.
Yunusemre’de kreş sayısı arttı
23 Ocak 2026 Cuma - 15:36 Yunusemre’de kreş sayısı arttı Yunusemre Belediyesi, 2025 yılında hizmete sunduğu 4 yeni kreşle ilçedeki öğrenci kapasitesini yaklaşık iki katına çıkarırken, minikler ve aileler için önemli bir sosyal destek sağladı. Sağlıklı nesiller ve mutlu aileler hedefiyle çalışmalarını sürdüren Yunusemre Belediyesi, çocukların erken yaşta nitelikli eğitim alabilmesi ve ailelerin sosyal hayata daha aktif katılabilmesi adına kreş yatırımlarına hız verdi. 2025 yılı içerisinde hizmete açılan 4 yeni kreşle birlikte ilçedeki kreş kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, mutlu toplumun temelinin mutlu çocuklardan geçtiğini vurguladı. Başkan Balaban, "Göreve geldiğimiz günden bu yana halkımızın mutlu ve huzurlu bir kentte yaşaması için yoğun çaba harcıyoruz. Biliyoruz ki mutlu ailenin temeli mutlu çocuktur. Kadın kardeşlerimizin sosyal hayata katılabilmesinin yolu da kreşlerden geçiyor. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde kreş kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkardık. 2024 yılında 280 yavrumuz kreşlerimizden faydalanırken, bu sayıyı 2025 yılında 400’e yükselttik. Dört kreşimizle çocuklarımız ve aileleri artık çok daha mutlu" dedi. Yeni açılan kreşlerin açılışlarının toplu bir programla gerçekleştirileceğini belirten Balaban, söz konusu programın CHP Genel Başkanı’nın katılımıyla yapılmasının planlandığını da sözlerine ekledi.
Bakan Göktaş: "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık"
23 Ocak 2026 Cuma - 15:00 Bakan Göktaş: "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Hedefimiz çok net. Risk işaretlerini ilk görüldüğü yerde yakalamak" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların suça sürüklenmesine yol açan riskleri erken aşamada tespit edebilmek için yeni bir dönem başlattıklarını duyurdu. Risk işaretlerinin görüldüğü yerde yakalanacaklarını belirten Bakan Göktaş, ilçe, mahalle ve hane düzeyinde riskleri doğrudan izleyerek harekete geçeceklerini ifade etti. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Tamamladığımız Çocuğun Suça Sürüklenmesi Sosyal Risk Haritamızın İstanbul İl Koordinasyon Toplantısını gerçekleştirdik. Çocukların suça sürüklenmesine yol açan riskleri erken aşamada tespit etmek hayati önem taşıyor. Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Hedefimiz çok net. Risk işaretlerini ilk görüldüğü yerde yakalamak. İlçe, mahalle ve hane düzeyinde riskleri doğrudan izleyerek harekete geçiyor, zamanında ve etkin müdahalelerde bulunuyoruz. Evlatlarımıza daha güvenli bir gelecek inşa etmek için aynı hassasiyet ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan CHP’li belediyelere su eleştirisi:
23 Ocak 2026 Cuma - 14:46 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan CHP’li belediyelere su eleştirisi: Kastamonu’da konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, içme suyu sorunlarıyla ilgili CHP’li belediyeleri eleştirerek, "Ben isimlerini söylemeyeyim, onlar kendilerini biliyor. Bir an önce kendilerine çeki düzen versinler ve lütfen memleketlerine, milletlerine hizmet etsinler, bu vatandaşı hizmetlerden mahrum etmesinler" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen meclis toplantısında konuşan Bakan Yumaklı, "AK Parti her alanda etkin ve vizyoner politikalar geliştirmiştir ve nitekim son 24 yılda bu ülkenin nereden nereye geldiğini şöyle kısacık baktığımızda da aslında bunun bir serüvenini ,belki de kitaplar dolusu, ciltler dolusu bir yazılı külliyat haline getirmek de mümkün olabilecek. Dolayısıyla bu sayede AK Parti bugün hem Türkiye’yi olması gerektiği yere getirmiş hem de Türkiye’yi bütünleştiren bir güven ve istikrar abidesi olmuştur. Biz bu tarihi yazmaya devam ederken elbette yolumuza taş koymak isteyenler çıkacaktır. Bizlere çelme takmak isteyenler çıkacaktır ama buradaki kararlı duruşumuz, istikrarlı yürüyüşümüz ve en önemlisi de memleket sevdamız bunların hepsinin üstesinden gelecek güce sahiptir. Yine söylüyorum, bu güç bizim milletimizden aldığımız güçten başka bir şey değildir. Bizim önderimiz, bizim vizyonumuzu çizen, bizi gösterdiği istikamette her daim tutan Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Recep Tayyip Erdoğan en büyük şansımız. Çok uzak bir zamana gitmeye gerek yok. Yani Mayıs 2023 seçimlerinde, hepimiz aslında o kurulan masaları, daha henüz olmamış bir seçim olmamasına rağmen yapılan paylaşımları gördü. Dertleri millete hizmet değildi. Dertleri kapışacakları, tabiri caizse ganimetti. Ama bu millet ferasetiyle onlara izin vermedi. O bir turnusol kağıdıydı, hiç de fazla uzun sürmedi, birkaç ay içerisinde o menfaat birlikteliği tuzla buz olup dağıldı gitti. Niye, çünkü samimi değillerdi, çünkü dertleri millet değildi, çünkü hiçbir zaman için hizmete dair en ufak bir tahayyülleri yoktu" dedi. "Gelişmeler bu kararlılıktaki haklılığı bir kez daha ortaya koymuştur" Nusaybin-Suriye sınırındaki Türk bayrağına yapılan saldırıyla ilgili de konuşan Bakan Yumaklı, "Şimdi ben bu saldırıyı telin ederken çok önemli birkaç hususun da burada altını çizmek istiyorum. Bu mesajı da bayrak yere düşmesin diye binlerce şehit veren şühedalar, evliyalar şehri ve evladı olmaktan gurur duyduğum Kastamonu’dan bütün kamuoyuna ifade etmek istiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde, bizim ülkemizden başka bir bayrağa bu kadar önem atfedilmez, bir bayrağa şiir yazılmaz, bir bayrağı türküler yazılmaz. O yüzdendir ki bizim için ay yıldızlı bayrak yere düşecek bir alamet değil, uğruna şehit olunacak bir şereftir. Bunu buradan ifade etmek istiyorum. Şairler onu ifade ederken ‘kız kardeşimin gelinliği’ derler. Şehidimizin son örtüsü olarak anarlar. İşte gölgesinde huzur bulduğumuz bu şanlı bayrağa bizim bakışımız tam da bu noktadandır. Terörle mücadelede Türkiye ilkesel ve kararlı bir çizgiyi uzunca bir süredir devam ettiriyor. Terörsüz Türkiye hedefinin toplumsal huzuru sağlamak, kardeşliği ve ortak geleceği öncelemek olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu hedef sınırlarımızın hemen dışında oluşabilecek tehditlere karşı da net bir duruşu beraberinde getirmektedir. Türkiye kendi topraklarından terörü tasfiye ederken elbette sınır hattında yeni ve kalıcı risk alanlarının oluşmasına asla izin vermemiştir, vermeyecektir. Suriye sahasında ve sınırlarında yaşanan son gelişmeler bu kararlılıktaki haklılığı bir kez daha ortaya koymuştur. Suriye için ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla beraber silahın tamamen devreden çıktığı, ayrılıkçı yapılardan arındırılmış tek devlet ve tek meşru otorite fırsatı da bu anlamda doğmuştur. Türkiye bu süreçte terör örgütlerine karşı mücadelesinin yanında, bölge halklarıyla da kurduğu kardeşlik hukukunu korumaktadır ve korumaya devam edecektir. Terörle, şiddetle ve silahla hiçbir halkın temsil edilemeyeceği gerçeği bu yaklaşımın en temel noktasıdır. Son dönemlerde sahada ve siyasette yaşanılan hareketlilik de tesadüfi değildir. Türkiye ne zaman tarihi bir eşiği aşmaya çalışsa, kardeşlik bağlarını perçinlemeye çalışsa mutlaka bir kirli el devreye giriyor. Bugün terörü kaynağında kurutma kapasitesine sahip bir ülkeyiz, aynı zamanda bölgesel ve küreselde bir gücüz. Ne yapmamız gerekir? Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, iç cepheyi sağlam tuttukça ne terör örgütleri ne de onları besleyip semirterek üzerimize salan şer güçleri emellerine ulaşamayacaktır. Yani konu aslında bir cümleyle ifade edilecek olursa; iç cepheyi kuvvetlendirmek bizim için olmazsa olmazdır. Bu hassas süreçte yürütülen algı operasyonları var, dezenformasyon faaliyetleri var. Bunları da çok yakından takip etmek gerekir. Sosyal medya üzerinden özellikle bizim hiçbir gerçeğimize uymayan birçok dezenformasyonun yapılıp halkımızın, vatandaşımızın kafasını karıştırmaya yönelik faaliyetleri de dikkatle takip ediyoruz. Bunlarla ilgili devletimizin ilgili birimleri gereğini yapıyor. Bu konuda en ufak bir tavizimiz ve tereddüdümüz yok. Türkiye’nin güvenlik politikası sadece sahadaki askeri gücünden ibaret değildir. Aynı zamanda hepinizin de çok yakından takip ettiği gibi son derece önemli bir diplomatik diyalog ve siyasi çözüm kabiliyetini açık tutmaktadır. Ancak bu alanların gerçekleştirilmesiyle ilgili hususlar gündemdeyken oyalama taktikleri veya istismara da müsaade edilmeyecektir. Sonuç itibariyle söylemek istiyorum ki Türkiye hem içeride hem de sınır ötesinde istikrarı önceleyen, güvenliği kalıcı hale getirmeyi hedefleyen bir stratejiyle kararlılığını sürdürmektedir. Kışkırtmalar olacak, provokasyonlar olacak, algı operasyonları da olacak. Ama hiçbirisi başarıya ulaşamayacaktır. Çünkü bu ülkeyi bu memleketi seven AK Parti gibi, siz değerli kardeşlerim gibi teşkilatlarımız olduğu sürece, vatandaşlarımızın memleket, millet sevdası olduğu sürece" diye konuştu. " Kastamonu’da desteklenen proje sayısı 17 bin 292" Kastamonu’ya son dönemde yapılan yatırımlarla ilgili konuşan Bakan Yumaklı, "250 yataklı fizik, tedavi ve rehabilitasyon hastanemiz 2 milyar liralık bir bedelle tamamlandı. 29 Aralık’ta da hamdolsun hizmete başladı. Yine Araç-İhsangazi Organize Sanayi Bölgesi için çok gayret edildi. Ben emeği geçenlere tekrar buradan teşekkür ediyorum. Bundan sonra imar planları hazırlanacak, artık o bürokrasi işleri tamamlandı, çalışma zamanı. Burası tamamlandığında da Kastamonu’nun binlerce evladı burada iş bulma imkanına kavuşmuş olacak. Kastamonu Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi bu yıl yatırıma alındı. Toplam yatırım bedeli 3,5 milyar lira. İnşallah bu hastaneye de bu yıl 350 milyon liralık bir ödenek aktarıldı, hızlıca onun yapımına da başlanacak. Buraya gelmeden önce Aile Bakanımızla konuştum, kendisine Kastamonu’da verdiği bir sözü hatırlattım. Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin temelini bu yıl atmış olacağız, bu sözü de kendisinden alacağız. Burada bir tarım lisesi olmasını da konuşmuştuk. Bununla ilgili bir hayırseverimizden söz almıştık, inşallah onun yapımına da bu sene başlayacağız. Sadece bunlar değil, son 23 yılda Kastamonu’ya yapılan birçok su, orman ve tarım alanında yatırımlar var. Toplamda 74 milyar liralık bir rakamı konuşuyoruz . Özellikle 145 tane su ve sulama alanında tesis hizmeti alındı. Bu tesislerle beraber 255 bin dönümlük alan sulamaya açıldı. Bunun her yıl Kastamonu ekonomisine olan katkısı 2,6 milyar lira. Yine kırsal Kalkınmayı Destekleme, ORKÖY kredileri var. Bunlar da aynı şekilde devam ediyor. Kastamonu’da desteklenen proje sayısı 17 bin 292 adet. Ben buradan Kastamonu’daki genç ve kadın girişimciler başta olmak üzere bütün kardeşlerime özellikle kırsal kalkınma, TKDK ve ORKÖY projelerini dikkatlice takip etmelerini, bizim bakanlığımızla ilgili il müdürlüklerine ya da bölge müdürlüklerine gidip bu konuyla ilgili bilgi almalarını ve mutlaka bunları üretime dönüştürmek gayret sarf etmelerini özellikle istirham ediyorum" şeklinde konuştu. "Son dönemde bir de buna beceriksizlikleriyle susuzluğu eklediler" Son dönemde yaşanan su problemleriyle ilgili CHP’li belediyeleri eleştiren Bakan Yumaklı, "Ben her ne kadar bu memleketin bir evladı olsam da Türkiye’nin bir bakanı olarak yerel tartışmalara girmemeye gayret ediyorum. Çünkü bizim yapmamız gereken hizmet, boş lafla geçirecek en ufak bir vaktimiz yok. Gençler oradan bir tezahürat yaptılar, ‘çöp, çamur, çukur’ diye. Maşallah son dönemde bir de buna beceriksizlikleriyle susuzluğu eklediler. Çöp, çamur, çukur, susuzluk, bir tane daha var ve yolsuzluk. Bunların hepsi bize bir tek şeyi ifade ediyor. Ben isimlerini söylemeyeyim, onlar kendilerini biliyor. Bir an önce kendilerine çeki düzen versinler ve lütfen memleketlerine, milletlerine hizmet etsinler, bu vatandaşı hizmetlerden mahrum etmesinler. Hiç kimse çocuk değil, neyin yapılıp neyin yapılamadığını gayet iyi görüyor. Laf kalabalığına getirerek vatandaşı mağdur etmenin hiçbir açıklanabilir veya hoş görülebilir tarafı yok. Dolayısıyla ben hem buradan bütün Kastamonu’daki hemşehrilerime hem de Türkiye’de belediye hizmetleriyle alakalı mağdur olan ve maalesef beceriksizliklerle mağdur edilen bütün vatandaşlarımıza kendilerine verilen sözleri çok yakından takip etmelerini özellikle istirham ediyorum. O zaman akla kara görülecektir" ifadelerini kullandı.
Başkan Şadi Özdemir’e Kızılcıklı’da çocuklardan kaykay park talebi geldi
23 Ocak 2026 Cuma - 14:36 Başkan Şadi Özdemir’e Kızılcıklı’da çocuklardan kaykay park talebi geldi Bursa’da "Şadi Başkan Mahallende Söz Sende" programı kapsamında Kızılcıklı Mahallesi’ni ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, mahalle sakinlerinin taleplerini dinledi. Çocukların kaykay park isteği, Nilüfer Spor Manifestosu’nun gündelik hareket ve aktif yaşam yaklaşımıyla birlikte değerlendirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, katılımcı belediyecilik anlayışı doğrultusunda başlattığı "Şadi Başkan Mahallende Söz Sende" buluşmalarını Kızılcıklı Mahallesi ile sürdürdü. Yoğun ilgi gören programda Başkan Şadi Özdemir’e başkan yardımcıları, meclis üyeleri, birim müdürleri, Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep ve Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar eşlik etti. Vatandaşlarla birebir görüşen Başkan Şadi Özdemir, onların talep ve önerilerini yerinde dinledi. Her yaştan vatandaşla bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, onların oyun parkı, yürüyüş yollarının uzatılması, Nilbel Kafe açılması, otobüs duraklarına engelli rampası kurulması gibi çeşitli alanlardaki isteklerini not aldı. İlgili başkan yardımcısı ve müdürlerin de hazır bulunduğu programda Başkan Şadi Özdemir, yapılabilecekler konusunda da vatandaşları bilgilendirdi. Mahalleye yapılması planlanan projeleri de aktaran Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşlarımızın isteklerini yerine getirmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanarak, Nilüfer’in daha yaşanabilir olması ve halkımızın mutluluğu için çalışıyoruz" dedi. Çocuklardan kaykay park talebi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in park ve kamusal alanlara verdiği önemi bilen çocuklar, Kızılcıklı Mahallesi’ndeki buluşmaya arkadaşlarıyla birlikte katılarak skate park (kaykay parkı) taleplerini dile getirdi. Birlikte hareket ederek ekip halinde gelen çocuklar, yaşadıkları mahallede açık havada ve özgürce vakit geçirebilecekleri bir alan istediklerini ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Spor Manifestosu’nun temel yaklaşımı doğrultusunda; gündelik hareketi ve aktif yaşamı destekleyen bu tür alanların çocuklar ve gençler için ekranlardan uzaklaşıp sokakta, açık havada ve arkadaşlarıyla bir arada vakit geçirebilecekleri önemli sosyal ve sportif mekânlar olduğunu vurguladı. Özdemir, bu alanların hareket özgürlüğünü ve sosyalleşmeyi güçlendirdiğine dikkat çekti. Uygun alanların değerlendirilerek çocukların talebine karşılık vermek için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, çocukların kente dair söz söylemesini ve taleplerini doğrudan dile getirmesini çok kıymetli bulduğunu ifade etti. Başkan Özdemir genç sporcuları tebrik etti Program kapsamında SMA hastası Yağız Efe ve ailesi ile de görüşen Başkan Şadi Özdemir, ailenin ihtiyaçları ve destek süreçleri hakkında fikir alışverişinde bulundu. Türkiye şampiyonasına gitmeye hak kazanan Nilüfer Kızılcıklı Spor Kulübü U-16 futbol takımı oyuncularıyla da bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, genç sporcuları tebrik ederek, başarılar diledi.
Bakan Tunç: "Hakikatle güçlenen bilirkişilik, güven veren yargının teminatıdır"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:30 Bakan Tunç: "Hakikatle güçlenen bilirkişilik, güven veren yargının teminatıdır" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargının güvenilirliğinin güçlü ve nitelikli bir bilirkişilik müessesesiyle mümkün olduğunu vurguladı. Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bilirkişilik kurumunun yargılamada özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hâkim ve savcılara alanında uzman kişiler tarafından tarafsız ve bilimsel görüş sunulmasını sağladığını belirtti. Tunç, yargılamada bilimsel ve teknik bilginin doğru değerlendirilmesinin güçlü ve güvenilir bir bilirkişilik sistemiyle mümkün olduğunun altını çizdi. Bu anlayışla bilirkişiliği liyakat, eğitim ve etik ilkeler temelinde yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Bakan Tunç, temel ve yenileme eğitimlerinin ihtiyaca uygun şekilde yaygınlaştırıldığını, denetim ve performans değerlendirmeleriyle hesap verebilirliğin esas alındığını kaydetti. Tunç, bugüne kadar 221 bin 122 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 33 bin 61 kişiye ise bilirkişi yenileme eğitimi verildiğini açıkladı. Görevini gereği gibi yerine getirmeyenler hakkında denetim ve soruşturma süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirten Bakan Tunç, yapılan denetimler sonucunda 5 bin 926 uyarma, 3 bin 381 geçici süreyle listeden çıkarma, 2 bin 79 kişiye kalıcı olarak sicil ve listeden çıkarma, 288 kişiye ise bilirkişilik yapmaktan yasaklama yaptırımı uygulandığını bildirdi. Yargı mercilerinin ihtiyaçları doğrultusunda Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar’da düzenlemeler yaptıklarını aktaran Tunç, bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanları ile bu alanlarda aranan niteliklerin güncellendiğini ifade etti. Tunç, ayrıca ilk kez gayrimenkul değerleme alanında özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik başvurularının alınmaya başlandığını duyurdu. Bilirkişilik başvuru süresi 16 Şubat tarihine kadar uzatıldı Nitelikli uzmanların sisteme katılımını teşvik etmek amacıyla yeni bilirkişi listelerinin liyakat ve uzmanlık esasına göre yeniden belirlendiğini belirten Tunç, vatandaşlardan gelen yoğun talepler doğrultusunda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için bilirkişilik başvuru süresinin 16 Şubat tarihine kadar uzatıldığını da açıkladı. Bakan Tunç, bilirkişilik sistemini daha da güçlendirecek bu adımların yargı camiasına ve millete hayırlı olmasını diledi.
Bakan Bayraktar: "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:25 Bakan Bayraktar: "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şu anda 4 milyon hanede, 4 milyon evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldik. İnşallah bu 4 milyon hane 2026’da 8 milyona çıkacak. İki katına çıkacak. İnşallah 2028’e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Manisa’da Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) ’Ev Sahibi Türkiye’ projesi kapsamında kura çekiliş törenine katıldı. Salonu dolduran yüzlerce Manisalı’nın heyecanına ortak olan Bakan Bayraktar, herkes ev sahibi olana kadar üretmeye devam edeceklerini söyledi. "AK Parti hükümetleri çok önemli projelere imza attı" Programda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Hepimiz o kuraya katılanlar adına büyük bir heyecan duyuyoruz. AK Parti hükümetleri, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda hakikaten devrim denebilecek çok önemli projelere imza attı. Her alanda, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye birçok alanda çok önemli işler yaptık ve Türkiye adeta marka kurumlar ortaya çıkardı. Hepimiz Türk Hava Yolları’yla iftihar ediyoruz. Bugün dünyada neredeyse uçmadığı yer yok ve ulaştırmada, havalimanları sayısıyla artık bunlar halkın yolu olmaya başladı AK Parti sayesinde, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon sayesinde. Ama bir başka marka kurumumuz var. Çok kendilerini anlatamıyorlar. Sessiz, sakin işlerine odaklanmış durumdalar. Ama onlara bugün bir parantez açayım müsaadenizle. O kurum TOKİ. Toplu Konut İdaremiz hakikaten sessizce çok büyük bir devrime Türkiye’de imza attı. Söylerken kolay, 455 bin deprem konutunu 3 yıldan kısa bir zaman içerisinde, 2 yıl içerisinde hak sahiplerine teslim ettiler. Ama 23 yıla baktığınızda 1 milyon 750 binin üzerinde konut Türkiye’de inşa edildi. Dolayısıyla çok büyük bir emek ve bütün dünyada gıptayla takip edilen çok önemli bir kurumumuz. Onun için orada çalışan başkanından bütün en alt kadrosundaki mühendislerine, teknisyenlerine, bütün kardeşlerime hakikaten milletimiz adına, sizler adına şükranlarımızı buradan sunuyoruz" dedi. "Herkes ev sahibi olana kadar durmayacağız" "Türkiye bu son 23 yılda şehirleşmede biraz önce ifade ettiğim gibi birçok alanda çok önemli devrimsel adımlar attı" diyen Bakan Bayraktar, "Bunların olmasında en en önemli güç, en önemli mesele siyasi irade, güçlü bir yönetim anlayışı, kararlı bir duruş, inançlı bir ekip ve 7/24 vatandaşını, milletini düşünen bir liderin etrafında oluşmuş AK Parti kadroları. Biz bu inançla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon, ki şimdi yeni vizyon Türkiye yüzyılı. Türkiye yüzyılı hakikaten inşallah bu yüzyılı Türk yüzyılı yapacak çok önemli bir proje, çok önemli bir vizyon. Bunun içerisinde her alanda farklı konular var. Ama bugün burada toplanmamızın sebebi olan bu 500 bin konut konusu da işte Türkiye yüzyılı vizyonunun eserlerinden bir tanesi. İnşallah bu proje sayesinde ilk etapta 500 bin ama o videoda Cumhurbaşkanımızın ifadesini gördünüz. Biz hemen her vatandaşımızı inşallah ev sahibi yapana kadar bu mücadeleye, bu çalışmaya, bu gayrete devam edeceğiz. Bu proje çok büyük bir teveccüh gördü milletimizden. Yaklaşık 8 milyonun üzerinde başvuru oldu. Bunun şartları sağlayan herhâlde 5-6 milyon civarında bir başvuru var. Şimdi 500 bin konut sahiplerini inşallah bulacak. 120 bin civarında kura çekimi yapıldı. Bugün burada Kastamonu var, bir il daha toplam 3 ilde kura çekimi var. Manisa’da inşallah yaklaşık 7 bin 500 konut sahipleriyle bir anlamda buluşacak bu kura çekimiyle. Tabii burada TOKİ, Çevre Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanlığımız belli kriterler ortaya koydu. İstiyoruz ki özellikle şehit ve gazi ailelerimiz, engellilerimiz, emeklilerimiz öncelikli olmak üzere biz ilk kez sahibi ev sahibi olacak gençlerimiz başta olmak üzere belli kesimleri tabii önceliklendirmek suretiyle bu hak sahipliği işlemini gerçekleştireceğiz. Ama bize hakikaten durmak, duraksamak yok. Tabii ben Enerji Tabii Kaynaklar Bakanıyım. Bana da burada bir iş çıkıyor. Çünkü 500 bin tane konuta elektrik lazım. Başka ne lazım? Doğal gaz lazım. O sokakların aydınlatması için ciddi bir altyapı işi var. Biz depremde bunu hamdolsun başarıyla uyguladık. Depremde büyük bir uyum içerisinde TOKİ konutları bitirdiğinde, o evleri elektriği, doğal gazı hazır bir şekilde vatandaşlarımıza sunduk hamdolsun. İnşallah burada da aynısı olacak. Burada da bu hizmetleri, bu önemli altyapı hizmetlerini biz vatandaşlarımıza hazır hale getireceğiz." şeklinde konuştu. "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz" Bakan Bayraktar, yine 23 yıllık dönemin bir başka vizyon projesi olan doğal gaz projesinden de bahsederek, "2002 yılında Türkiye’de sadece beş şehirde olan, ki Manisa’da maalesef yoktu o zaman doğalgazı. Biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye’de doğal gazın gitmediği hiçbir hane kalmayacak hedefiyle özellikle hanımefendiler beni daha iyi anlayacaklar. O doğal gazın rahatlığını, konforunu, temizliğini yaşayanlar daha iyi bilirler. Biz Türkiye’de bugün 81 ile doğal gaz götürdük. 960’ın üzerinde yerleşim yerinde doğal gaz var. Manisa’da doğal gaz var. Ama bir eksiğimiz kaldı. İnşallah Köprübaşı ilçesine de önümüzdeki ay şubat ayında doğal gazı götürüyoruz. Böylece doğal gazsız hiçbir yer inşallah kalmayacak. Yakıtın ne kadar rahatlık olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu 23 senede yaklaşık 240 bin kilometre boru döşedik yeraltına. Türkiye’nin tamamına, organize sanayi bölgelerimize. Fakat 2016’dan sonra dedik ki ya biz bu doğal gazı hep ithal ediyoruz. Rusya’dan ediyoruz, Azerbaycan’dan, İran’dan, Cezayir’den, Nijerya’dan, birçok yerden. Şu doğal gazımızı bir kendimiz arayalım. Kendi doğal gazımızı bulalım. Bu yolda büyük bir inançla yola çıktık. Kendi gemilerimizle, kendi denizlerimizle doğal gaz aramaya başladık. 2020 yılında hatırlayın tam pandeminin ortasında biz Karadeniz’de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Karadan 170 kilometre mesafede deniz derinliğinin 2 kilometre olduğu, 2 bin metre olduğu bir yerde o doğal gazı bulduk, onu çıkardık. Karaya taşıdık ve şu anda 4 milyon hanede, 4 milyon evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldi. İnşallah bu 4 milyon hane bu 2026’da 8 milyona çıkacak. İki katına çıkacak. İnşallah 2028’e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz. Dolayısıyla işte Türkiye Yüzyılı vizyonunda Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma vizyonu var. Türkiye’de enerjide mutlaka dışa bağımlılığı bitirme vizyonumuz var. Onun için kendi doğal gazımızı arıyoruz. Karadeniz’in derinliklerinden bulup onu çıkarıyoruz." ifadelerini kullandı. "Enerjide Türkiye’yi bağımsız kılana kadar durmadan çalışacağız" Akaryakıtsız hayatın devam edemeyeceğini hatırlatan Bakan Bayraktar, "Ulaştırmada birçok yerde akaryakıta ihtiyacımız var. Türkiye’de 32 milyon araca her gün bizim yakıt bulmamız lazım. Biz onun için dedik ki, Türkiye’de aranmadık hiçbir yer kalmayacak. Sondaj yapılmamış hiçbir yer kalmayacak. Biz bir dönem adı terörle anılan, kanla, gözyaşıyla anılan Gabar’da petrol aradık ve 2021 yılında yine Cumhuriyet tarihinde en büyük petrol keşfini yaptık. Bugün terörün kol gezdiği dağlarda şu anda 3 bin 600 tane genç kardeşimiz, içlerinde eminim Manisalı olan kardeşlerimiz de var. Orada çalışıyorlar ve günde 80 bin varil Türkiye’nin en kaliteli petrolünü orada üretir hale geldi. Şimdi inşallah terörsüz Türkiye’yle, terörsüz bölgeyle Suriye, Kuzey Irak, Türkiye’deki terör tamamen bittiğinde biz Gabar’da onun küçük bir kesitini milletimize göstermiş olduk. Oralar nasıl tekrar umudun, geleceğin, gençlerin hayal kurabildikleri bir yer hale geldi. Ekonomimize büyük bir katkısı oldu. İnşallah terörsüz Türkiye vizyonu da ülkemize çok daha büyük fırsatlar, çok daha büyük imkanlar getirecek. Dolayısıyla biz enerjide Türkiye’yi bağımsız kılana kadar durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum enerjide bağımsız Türkiye, ekonomide bağımsız ve güçlü bir Türkiye olacak" dedi. "Bizlere güvenin bizlere desteğinizi devam edin" Bakan Bayraktar, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: "Bugün ekonomide yaşadığımız sıkıntıları, özellikle dar gelirli, en düşük emekli maaşı alan kesimlerimiz, onların daha iyi şartlara kavuşması için bizim çok daha güçlü, çok daha üreten bir ülke haline gelmemiz lazım. Ve son olarak şunu da ifade edeyim. Enerji tarafında özellikle vatandaşlarımızın bu içinde bulunduğumuz sıkıntılı dönemde ihtiyaçlarına bir parça destek olabilir için biliyorsunuz hem elektrikte hem de doğal gazda desteklerimiz var. Doğal gazda faturanın yüzde 45’ini, elektrikte faturaların neredeyse yüzde 50’sini devlet olarak biz ödüyoruz. Şimdi birileri diyor ki ’Ya bakanım sen bunu cebinden mi veriyorsun?’ Ya kardeşim bir devleti idare ediyoruz. Bir Türkiye Cumhuriyeti devletinden, 86 milyondan bahsediyoruz. Elbette ki bu bakanın cebindeki parayla olacak bir şey değil ki. Bu güçlü bir hazineyle olur. Bu ancak ekonomisi güçlü bir ülkede olur. 2023-24’de 1 trilyon lira enerji desteği ancak böyle olabilir. Belediyeleri görüyoruz. Su faturalarını görüyoruz. Habire onlara zam üstüne zam yapanları görüyoruz. O suyu tedarik edip insanımıza sunmaktan aciz olan bir anlayışın bu söyledikleri bizim için açıkçası kale alınır değil. Biz şunu biliyoruz. İmkan, kabiliyetlerimiz neyse bunu vatandaşlarımıza sonuna kadar sunmak için de bütün gayretimizle gece gündüz çalışmaya Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam ediyoruz. İnşallah bundan sonra da edeceğiz. Tabii şunu söyleyeyim, hakikaten çok heyecanlıyım. Çünkü bu kurada çok yüzler girecek. Kimse üzülmesin. İnşallah bundan sonra da bu projeler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tekrar tekrar hayata geçirilecek. Bunun için bizlere güvenin, bizlere desteğinize devam edin. Türkiye çok önemli bir dönemden geçiyor. Çok önemli bir süreci geçiriyoruz. İnşallah burada millet olarak nasıl depremde adeta o yıkıntıların arasında millet olarak bir araya gelip, devlet-millet el ele asrın dayanışmasını kurduysak biz her türlü zorluğun altından kalkabilecek bir milletiz, bir güçteyiz." Bakan Bayraktar ayrıca Manisa’da 41 şehit ailesinin kuraya alınmadan hak sahibi olduklarını da açıkladı. Bakan Bayraktar’ın konuşmasının ardından İl Müftüsü Şükrü Kabukçu’nun yaptırdığı duanın ardından noter huzurunda kura çekilişleri yapıldı. Kura sonuçlarının TOKİ ve e-Devlet üzerinden öğrenilebileceği açıklandı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "Ev Sahibi Türkiye" kura çekimi törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Süer, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, TOKİ yetkilileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Öte yandan, Manisa merkezde 3 bin 500, il genelinde ise toplam 7 bin 549 adet konut için 62 bin 743 vatandaşın başvuru yaptığı öğrenildi.