POLİTİKA
AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi 14 Mart 2026 Cumartesi - 04:24:12 Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.
13 Mart 2026 Cuma - 23:31 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22 Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
Ersoy’dan il teşkilatına ’disiplin, başarı ve çalışma’ teşekkürü
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:20 Ersoy’dan il teşkilatına ’disiplin, başarı ve çalışma’ teşekkürü Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, partisinin Kayseri Teşkilatı’na teşekkür ederek, "Gayret bizden, takdir ve Tevfik Allah’tandır" dedi. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, siyasetin halk için ve halkın içinde icra edilen bir sorumluluk olduğunu ve bu sorumluluğun bilincinde olunduğu ölçüde siyasetin niteliğinin ve değerinin arttığını kaydetti. Halka ve vatandaşa dokunmayan bir siyasetin ise zamanla içi boşaltılmış, anlamını yitirmiş bir kavrama dönüştüğünü dile getiren Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanlığı’nın bu bilincin farkında olarak hareket ettiğini dile getirdi. Ersoy, "Siyaset yapma sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirme gayretiyle çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu çalışmaya edilecek en güçlü dua şu olacaktır: :Gayret bizden, takdir ve Tevfik Allah’tandır. MHP Kayseri İl Teşkilatımız, ilimizde disiplinli, düzenli ve planlı bir çalışma anlayışıyla faaliyetlerini yürütmektedir. Tezata düşmeden, çelişkilere fırsat vermeden ve ayrılığa zemin oluşturmadan; teşkilat olmanın diriliğini, birliğini ve gücünü her daim yaşatma mücadelesi vermektedir. Ne yaptığını bilen teşkilatımız, tutarlılığını her alanda açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Başta MHP Kayseri İl Başkanımız Sayın Enes Ertuğrul Kalın olmak üzere; kıymetli il yönetimimize, ilçe başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve gönül bağıyla bağlı olduğumuz tüm kuruluşlarımıza, ortaya koydukları bu ahenkli teşkilat çalışmaları dolayısıyla teşekkür ediyorum. Bu birlik ve uyum içerisinde yürütülen çalışmalar, Kayseri için önemli bir kazanç; bizler için ise haklı bir gurur vesilesidir. Ayrıca MHP Genel Başkan Yardımcımız Sayın İsmail Özdemir ile kurulan sağlıklı ve uyumlu çalışma sistemi, ilimizdeki özgüvenimizin ve başarımızın temel dayanaklarından birini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, değerli Kayseri kamuoyu ve basın mensuplarının huzurunda, MHP Kayseri İl Teşkilatımızın son dönemde sahada karşılığı açıkça görülen çalışmalarına özellikle teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu. 38 günde 3 bin 838 yeni üye çalışması Baki Ersoy, "MHP Genel Başkan Yardımcımız Sayın İsmail Özdemir ile birlikte şahsımın öncülüğünde başlatılan üye kazanım çalışması, 38 gün boyunca kesintisiz şekilde yürütülmüştür. "38 Günde 3 bin 838 Üye" temasıyla planlanan çalışma kapsamında hedef aşılmış; 4 bin 253 yeni üye ile önemli bir rekora imza atılmıştır. Çalışma süresince toplanan tüm üye formları Genel Merkezimize teslim edilmiş; bu faaliyet, partimizin teşkilat yapısına ve üye gücüne çok güçlü bir katkı sağlamıştır" dedi. "Hayırlı günler komşum, derdin derdimizdir" ziyaretleri" MHP’li Ersoy, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ve Genel Merkezimizin talimatlarıyla 19 Ekim itibarıyla başlatılan program kapsamında, teşkilatlarımız tarafından 1.746 ev ziyareti gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmalarında 623 il ve ilçe yöneticimiz ile 687 mahalle temsilcimiz aktif görev almış; hemşerilerimizden 3 bin 825 talep alınmıştır. Bu taleplerin 3 bin 175’i çözüme kavuşturulmuş, kalan başlıklar ilgili mercilere iletilmiştir. Çalışmalar süresince teşkilatımız 50 bin kilometrenin üzerinde yol kat etmiş; il ve ilçe teşkilatlarımız, belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimizle birlikte tam kadro sahada yer almıştır" ifadelerini kullandı. Esnaf ziyaretleri Ersoy, "Kayseri genelinde yürütülen esnaf ziyaretleri kapsamında, 60 hafta boyunca ara verilmeden sürdürülen çalışmalarla 3.500’ün üzerinde esnafımız ziyaret edilmiştir. Bu ziyaretlerde esnafımızın talep, öneri ve beklentileri yerinde dinlenmiş; çözüm odaklı siyaset anlayışımız doğrultusunda gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. MHP Kayseri İl Teşkilatımıza, ortaya koyduğu bu disiplinli, özverili ve sonuç odaklı çalışmalar dolayısıyla tekrar teşekkürlerimi sunuyor; halkımızla gönül bağımızı güçlendiren, sahada karşılık bulan ve sonuç üreten çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" şeklinde konuştu.
Başkan Subaşıoğlu; "AK Parti çok büyük bir ailedir"
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:26 Başkan Subaşıoğlu; "AK Parti çok büyük bir ailedir" AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinin önceki dönem yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek, partinin bugüne kadarki başarılarında emeği geçen isimlerle istişare toplantısı gerçekleştirdi. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, yoğun programlarını sürdürüyor. Başkan Subaşıoğlu, önceki dönem il yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı toplantının ardından bir toplantı da Merkezefendi ve Pamukkale İlçe önceki dönem yönetim kurulu üyeleriyle gerçekleştirdi. Yoğun katılımın olduğu toplantıda konuşan Başkan Subaşıoğlu, AK Parti’nin büyük bir aile olduğunun altını çizdi ve AK Parti’nin bir ‘dava hareketi’ olduğunu vurgulayarak ahde vefanın önemine dikkat çekti. "Kader birliği yaptığımız dostlarımızla, kardeşlerimizle, büyüklerimizle bir aradayız" Pamukkale ve Merkezefendi teşkilatlarının Denizli siyasetindeki stratejik önemine değinen Subaşıoğlu, şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada sadece mesai arkadaşlarımızla değil, kader birliği yaptığımız dostlarımızla, kardeşlerimizle, büyüklerimizle bir aradayız. Pamukkale ve Merkezefendi teşkilatlarımızda geçmiş dönemlerde görev alan her bir arkadaşımızın bu davada büyük emeği, alın teri vardır. Bizim siyaset anlayışımızda asla ’eski’ yoktur. Bizler bu davaya gönül vermiş herkesin tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz" dedi.
Başkan Er, MİAD yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:43 Başkan Er, MİAD yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’yı çok merkezli bir şehir olarak planladıklarını ifade ederek, "Malatya’nın daha yaşanabilir ve düzenli bir şehir olması için çalışıyoruz" dedi. Başkan Er, Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) Malatya Şubesi Yönetimi ve Üyeleriyle bir araya geldi. MİAD Malatya Şube Yönetimi ve Üyeleri gerçekleştirilen programda konuşan Başkan Sami Er, önemli bir süreçten geçen Malatya’nın toparlandığını ve işlerin final aşamasında olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve diğer bakanlıkların ciddi katkıları, şehirde de oluşan sinerjiyle 6 Şubat depremlerinde en ağır yarayı alan şehirlerin başında gelen Malatya’nın kısa sürede toparlandığını dile getiren Başkan Sami Er, şunları kaydetti; "Göreve geldiğimizde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum "Sen bu işin merkezinde ol" dedi. Allah’a hamdolsun Malatya’da iyi bir sinerji yakaladık. 3 ayda Malatya’nın rezerv alanlarını ilan ettik. TOKİ ile olan ikili ve iyi ilişkilerimiz sayesinde her gidişimizde 20-30 rezerv alanı planlamaya koyduk. Günde 2-3 ihale yapıldı. 3 aylık süreçte iyi organize olduk ve binalar 12 ayda yükseldi. Malatya’yı bir yılda ayağa kaldırdık. Ayrıca, hızlı bir çalışmayla yerinde dönüşümün önünü açtık." Başkan Er, Malatya’yı tek merkezden kurtarıp çok merkezli bir şehir haline getireceklerini ifade ederek, "Malatya’nın daha yaşanabilir ve düzenli bir şehir olması için çalışıyoruz. Konut ve iş yerleri bitti. Göreve geldiğimiz ilk gün "En son insanımız konut ve iş yerine kavuşuncaya kadar bana ve ekibime durmak, yorulmak yasak" dedim. Hummalı bir şekilde çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Bunun yanında altyapıyla ilgili de ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Şu anda 35 milyarlık altyapı yatırımı yapıyoruz" dedi. Malatya’nın geleceğini inşa ederken çocuk ve gençleri çok önemsediklerine dikkati çeken Başkan Er, "Bu amaçla Gençlik ve Spor Bakanlığımızdan 2025 yılında 2,5 milyar liralık kaynak aldık. Kent genelinde 5 devasa spor kompleksimiz yükseliyor. Yine Malatya’nın her köşesine 40 civarında spor tesisi yapıyoruz. Bu tesisler, Malatya sporunun altyapısını destekleyecek. Bunun yanında Malatya Büyükşehir Belediyemizin içerisinde bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. Hedefimiz bir aya kadar kütüphanemizi bitirmek. Akustiği, ısıtması, havalandırması ve tüm donatılarıyla 7/24 hizmet verecek olan 815 kişi kapasiteli kütüphanemiz, 6 bin 400 metrekarelik alanda gençlerimizin güvenle kullanabileceği bir alan olacak. Ayrıca, yine şehrimizin merkezi noktalarında kütüphaneler yapacağız. Malatya kütüphaneler ve spor şehri olacak. İki kitap kafe açacağız. Kent Müzesini yaşanabilir hale getiriyoruz. Müze içindeki eşyalar heba edilmeyecek. Müze kitap kafe olacak. Birde Buğday Müzesi; kitap kafe olacak. Kerpiç evlerin olduğu o alanı gençlik adası yapmayı planlıyoruz. Spor ve kütüphaneler Malatya’nın geleceği olacak" diye konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:13 Bakan Uraloğlu: "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İngiltere ile yürütülecek Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi’nde TÜRASAŞ’ın prototip üretim merkezi olarak merkez rol üstleneceğini belirterek, hidrojen yakıt hücreli trenlerin karbon salımını azaltmasının yanı sıra gürültü kirliliğini düşüren, daha konforlu ve çevreci bir seyahat imkânı sağladığını söyledi. Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi kapsamında İngiltere ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda iş birliği protokolü imzalandı. İmzalar, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay ve İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris tarafından atıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı açıklamada söz konusu iş birliğinin yalnızca demiryolu sektörü açısından değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir ulaşım hedefleri bakımından da önemli bir adım olduğunu vurguladı. Uraloğlu, hidrojen yakıt hücreli trenlerin karbon salımını azaltmasının yanı sıra gürültü kirliliğini düşüren, daha konforlu ve çevreci bir seyahat imkânı sağladığını kaydetti. "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek" Bakan Uraloğlu, projeye İngiltere’deki prestijli akademik kurumlar ve uzman kuruluşların katkı sağlayacağını belirterek, "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek. Yakıt hücresi ve sistem entegrasyonunda ilgili paydaşlarla birlikte kritik teknik alanlarda bilgi birikimi ve teknik destek süreci yürütülecek" dedi. Projeyle birlikte hidrojen teknolojilerinde yeni bir döneme adım atıldığını vurgulayan Uraloğlu, "Hidrojen yakıtlı lokomotiflerin TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde üretilmesini planlıyoruz. Bu proje bir Ar-Ge niteliği taşımakta olup, tüm hakları TÜRASAŞ’a ait olacak" diye konuştu. "Yerli mühendislik kabiliyetlerimizi bu proje sayesinde daha ileri taşıyacağız" Türkiye’nin hidrojenli demiryolu araçları alanında kurumsal kapasitesinin güçlendirileceğini belirten Uraloğlu, "Protokol çerçevesinde tasarım, sistem mimarisi, güç elektroniği, enerji yönetimi ve emniyet gibi teknik alanlarda bilgi ve teknik destek sağlanacak. Yerli mühendislik kabiliyetlerimizi bu proje sayesinde daha da ileri taşıyacağız" ifadelerini kullandı. "TÜRASAŞ’ı bu alanda bölgesel bir merkez haline getireceğiz" Bakan Uraloğlu, projenin sadece üretim değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve bilgi paylaşımı açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Amacımız hidrojen teknolojisinde sürdürülebilir bir kapasite oluşturmak ve uluslararası standartlarda rekabet edebilir yerli çözümler ortaya koymaktır. Bu yöndeki çalışmalarımızla TÜRASAŞ’ı bu alanda bölgesel bir merkez haline getireceğiz" diye konuştu. Projenin uzun vadede çevre dostu ulaşım sistemlerine geçişte de belirleyici rol oynayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Yeşil ulaşımı güçlendirecek bu yatırımı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz" dedi.