POLİTİKA
Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ 14 Mart 2026 Cumartesi - 07:06:58 Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 04:24 AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.
13 Mart 2026 Cuma - 23:31 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
Bakan Uraloğlu: "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:13 Bakan Uraloğlu: "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İngiltere ile yürütülecek Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi’nde TÜRASAŞ’ın prototip üretim merkezi olarak merkez rol üstleneceğini belirterek, hidrojen yakıt hücreli trenlerin karbon salımını azaltmasının yanı sıra gürültü kirliliğini düşüren, daha konforlu ve çevreci bir seyahat imkânı sağladığını söyledi. Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi kapsamında İngiltere ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda iş birliği protokolü imzalandı. İmzalar, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay ve İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris tarafından atıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı açıklamada söz konusu iş birliğinin yalnızca demiryolu sektörü açısından değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir ulaşım hedefleri bakımından da önemli bir adım olduğunu vurguladı. Uraloğlu, hidrojen yakıt hücreli trenlerin karbon salımını azaltmasının yanı sıra gürültü kirliliğini düşüren, daha konforlu ve çevreci bir seyahat imkânı sağladığını kaydetti. "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek" Bakan Uraloğlu, projeye İngiltere’deki prestijli akademik kurumlar ve uzman kuruluşların katkı sağlayacağını belirterek, "Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek. Yakıt hücresi ve sistem entegrasyonunda ilgili paydaşlarla birlikte kritik teknik alanlarda bilgi birikimi ve teknik destek süreci yürütülecek" dedi. Projeyle birlikte hidrojen teknolojilerinde yeni bir döneme adım atıldığını vurgulayan Uraloğlu, "Hidrojen yakıtlı lokomotiflerin TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde üretilmesini planlıyoruz. Bu proje bir Ar-Ge niteliği taşımakta olup, tüm hakları TÜRASAŞ’a ait olacak" diye konuştu. "Yerli mühendislik kabiliyetlerimizi bu proje sayesinde daha ileri taşıyacağız" Türkiye’nin hidrojenli demiryolu araçları alanında kurumsal kapasitesinin güçlendirileceğini belirten Uraloğlu, "Protokol çerçevesinde tasarım, sistem mimarisi, güç elektroniği, enerji yönetimi ve emniyet gibi teknik alanlarda bilgi ve teknik destek sağlanacak. Yerli mühendislik kabiliyetlerimizi bu proje sayesinde daha da ileri taşıyacağız" ifadelerini kullandı. "TÜRASAŞ’ı bu alanda bölgesel bir merkez haline getireceğiz" Bakan Uraloğlu, projenin sadece üretim değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve bilgi paylaşımı açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Amacımız hidrojen teknolojisinde sürdürülebilir bir kapasite oluşturmak ve uluslararası standartlarda rekabet edebilir yerli çözümler ortaya koymaktır. Bu yöndeki çalışmalarımızla TÜRASAŞ’ı bu alanda bölgesel bir merkez haline getireceğiz" diye konuştu. Projenin uzun vadede çevre dostu ulaşım sistemlerine geçişte de belirleyici rol oynayacağını vurgulayan Uraloğlu, "Yeşil ulaşımı güçlendirecek bu yatırımı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz" dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat Düzce’de
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:12 Ticaret Bakanı Ömer Bolat Düzce’de Ticaret Bakanı Ömer Bolat, esnaflarla buluşmak ve bir dizi ziyaretler için Düzce’ye geldi. Bakan Bolat, "Düzce’de tarım, hizmet sektörü, eğitim, lojistik konusunda parlayan yıldız sektöründe" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, esnaflarla bir araya gelmek ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Düzce’ye geldi. İlk ziyaretini Düzce Valiliği’ne gerçekleştiren Bolat, bir süre Düzce Valisi Mehmet Makas’tan bilgi aldıktan sonra açıklama yaptı. Bolat "Bu sabah kadim şehrimiz Düzce’ye geldik. Düzce’de toplumun bütün kesimleri ile bir araya geleceğiz. Değerli vatandaşlarımızın görüşlerini alacağız. Valimize hoş geldiniz demek istiyoruz, başarılar diliyoruz. Önceki başarılı çalışmalarını Düzce’de de sergileyeceğini umuyoruz. Düzce çok şanslı. Çok kıymetli bir belediye başkanı var. 5 yıl süreyle Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak temsil etmiş Dr. Faruk Özlü 7 yıldır Düzce halkına çok güzel hizmetler yapıyor. Marmara depreminin ardından Düzce yeniden kuruldu. Cumhurbaşkanımızın göreve geldiği 3 Kasım 2002’den sonra Marmara depreminden zarar gören bütün vilayetlerimiz yeniden kuruldu. Düzce sanayi, tarım ve eğitim alanında parlayan bir yıldız konumunda. Biz hükümet üyeleri olarak 7/24 çalışan bakanlar ve kurmaylarımızla çalışmaya devam edeceğiz. Akşam geç saatlere kadar yoğun programımız olacak. Esnaflarımız için finansman desteği anlamında bütün imkanları zorlayarak esnaflarımızın gerek yatırım gerek işletme için finans desteği sağlıyoruz. Yüzde 50’si hazinemiz tarafından üstleniliyor. Düzce esnafı içinde Halk bankası ve TESKOMB ile görüştüm 100 milyon lira finans desteğini ulaştıracağız, hayırlı olsun" ifadelerinde bulundu. Ardından ise AK Parti ve MHP teşkilatlarına ziyarette bulunmak üzere valilikten ayrıldı.
Başkan Öküzcüoğlu: "Tarihin yazıldığı mekanda bulunmak gurur verici"
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:08 Başkan Öküzcüoğlu: "Tarihin yazıldığı mekanda bulunmak gurur verici" Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Kurtuluş Savaşı’nda kritik kararların alındığı Sivrihisar’daki Zaimağa Konağı’nda gerçekleştirilen İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen toplantısının, tarih bilinci açısından büyük anlam taşıdığını söyledi. İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen toplantısına katılan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Sivrihisar’daki tarihi Zaimağa Konağı’nda bulunmaktan büyük onur duyduklarını ifade etti. Kurtuluş Savaşı döneminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Bakanlar Kurulu’nun önemli kararlar aldığı konağın, Atatürk’ten sonra ilk kez bir encümen toplantısına ev sahipliği yapmasının kendilerini derinden etkilediğini belirtti. Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Öküzcüoğlu, Zaimağa Konağı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ülkenin geleceğine yön verdiği bu tarihi mekânda bir araya gelmek, bizler için sadece bir toplantı değil, aynı zamanda güçlü bir tarih bilinci ve sorumluluk duygusudur" dedi. Tarihi mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Öküzcüoğlu, "Bu konak, geçmişten bugüne taşıdığı anlamla bizlere yol gösteriyor. Yerel yöneticiler olarak, Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmak ve bu mirası yaşatmak en önemli görevlerimizden biridir" ifadelerini kullandı. İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen toplantısının böylesine anlamlı bir mekânda yapılmasının sembolik değer taşıdığını dile getiren Başkan Öküzcüoğlu, "Atatürk’ten sonra bu tarihi konakta ilk kez bir toplantı yapılması hepimizi duygulandırdı. Bu anlamlı buluşmada yer almak, Alaşehir adına da büyük bir gurur kaynağı olmuştur" diye konuştu.
Sarıgöl’ün sorunları Ankara’ya taşındı
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:07 Sarıgöl’ün sorunları Ankara’ya taşındı AK Parti Sarıgöl İlçe Başkanı Nihat Demirci, mahalle muhtarlarıyla birlikte Ankara’ya giderek Sarıgöl’ün sorunlarını ve taleplerini yetkililere iletti. AK Parti Sarıgöl İlçe Teşkilatı ve mahalle muhtarlarından oluşan heyet, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Program kapsamında Sarıgöl ilçesinde devam eden ve planlanan projeler hakkında istişarelerde bulunuldu. Ziyaretle ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Sarıgöl İlçe Başkanı Nihat Demirci, tarım, sağlık, eğitim ve spor başta olmak üzere birçok alandaki projelerin ele alındığını belirterek, "Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla AK Parti Grup Toplantısı’na mahalle muhtarlarımızla birlikte katılım sağladık. Ardından Sarıgöl ilçemiz ve mahallelerimizde yapımı devam eden ve yapılması planlanan projelerle ilgili değerlendirme ve istişarelerde bulunduk" dedi. Demirci, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen görüşmelere MKYK Üyesi Ahmet Mücahit Arınç, Manisa Milletvekilleri Murat Baybatur ve Tamer Akkal ile MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ın da katıldığını ifade ederek, "İlçemize gösterdikleri yakın ilgi ve desteklerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Başkan Okandan: "Kocasinan Bulvarı isminin Elitaş Bulvarı olarak değiştirilmesi kararını Mustafa Elitaş kabul etmedi"
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:08 Başkan Okandan: "Kocasinan Bulvarı isminin Elitaş Bulvarı olarak değiştirilmesi kararını Mustafa Elitaş kabul etmedi" AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan; Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde Kocasinan Bulvarı’nın isminin Mustafa Elitaş Bulvarı olarak değiştirilmesi yönündeki kararını, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın kabul etmediğini açıkladı. AK Parti İl Binası’nda basın toplantısı düzenleyen İl Başkanı Okandan; bu kararın alınmasından dolayı büyükşehir belediye meclisine teşekkürlerini iletti. AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın Kocasinan isminin korunmasının kültürel ve tarihi değere duyulan saygının açık göstergesi olacağını ifade ederek isim değişikliğini kabul edemeyeceğini söyleyerek; "Bilindiği üzere, 12.01.2026 tarihinde Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisimiz, AK Parti Genel Başkan Vekilimiz Mustafa Elitaş’ın isminin bir bulvara verilmesi yönünde bir teveccühte bulunmuştur. Bu düşünce dolayısıyla Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımıza, İlçe Belediye Başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanımıza teşekkür ederiz. Ancak bu bulvar, fiilen ’Çevre Yolu’ olarak bilinmekle birlikte, resmiyette Kayseri’mizin ve dünya tarihinin en önemli mimarlarından biri olan Koca Sinan’ın adını taşımaktadır. Mimar Sinan, sadece Kayseri’nin değil, tüm İslam dünyasının ve dünya mimarlık tarihinin gurur kaynağı olmuş büyük bir ustadır. Onun eserleri, yüzyıllar boyunca insanlığa ilham vermiş ve Kayseri’nin adını evrensel bir düzeyde temsil etmiştir. Mustafa Elitaş; Kocasinan isminin korunmasının Kayseri’nin kültürel ve tarihî değerlerine duyulan saygının açık bir göstergesi olacağını ifade etmekte; bu nedenle söz konusu isim değişikliğini kabul edemeyeceğini dile getirmektedir. Bu konudaki hassasiyetini dile getirirken, maddi dünyamızı mamur eden, manevi dünyamızı inşa eden ve milletimizin ortak hafızasını yansıtan değerlerin kamusal alanlarda yaşatılmasının önemine özellikle dikkat çekmektedir. Bu anlayış doğrultusunda, Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisimizin söz konusu kararı yeniden değerlendirmesini ve bir sonraki meclis toplantısında ’Kocasinan’ isminin bulvar üzerinde muhafaza edilmesi yönünde karar alınmasını talep etmektedir" dedi. "Elitaş’ın fikri de kamuoyu ile aynı istikamette" AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın fikrinin, kamuoyu ile aynı istikamette olduğunu da aktaran Başkan Okandan; "Mustafa Elitaş; bu konuyla alakalı kendisinin de fikri kamuoyu ile aynı istikamette olduğunu ifade etmiştir. Bu bir teveccühtür, bu teveccühe vesile olan herkese teşekkür ediyoruz. Lakin böyle bir ismin de yerinde yaşatılması daha makul görülmüştür. Bu; belediye meclisinde bir önceki ay gündeme gelmiştir. Bu ay da inşallah kararın geri çekilmesini talep etmektedir. Biz de zaten ilgili yerlere konuyu aktardık" ifadelerini kullandı.
Başkan Okandan: "Kocasinan Bulvarı isminin Elitaş Bulvarı olarak değiştirilmesi kararını Mustafa Elitaş kabul etmedi"
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:05 Başkan Okandan: "Kocasinan Bulvarı isminin Elitaş Bulvarı olarak değiştirilmesi kararını Mustafa Elitaş kabul etmedi" AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan; Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde Kocasinan Bulvarı’nın isminin Mustafa Elitaş Bulvarı olarak değiştirilmesi yönündeki kararını, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın kabul etmediğini açıkladı. AK Parti İl Binası’nda basın toplantısı düzenleyen İl Başkanı Okandan; bu kararın alınmasından dolayı büyükşehir belediye meclisine teşekkürlerini iletti. AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın Kocasinan isminin korunmasının kültürel ve tarihi değere duyulan saygının açık göstergesi olacağını ifade ederek isim değişikliğini kabul edemeyeceğini söyleyerek, "Bilindiği üzere, 12.01.2026 tarihinde Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisimiz, AK Parti Genel Başkan Vekilimiz Mustafa Elitaş’ın isminin bir bulvara verilmesi yönünde bir teveccühte bulunmuştur. Bu düşünce dolayısıyla Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımıza, İlçe Belediye Başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanımıza teşekkür ederiz. Ancak bu bulvar, fiilen ’Çevre Yolu’ olarak bilinmekle birlikte, resmiyette Kayseri’mizin ve dünya tarihinin en önemli mimarlarından biri olan Koca Sinan’ın adını taşımaktadır. Mimar Sinan, sadece Kayseri’nin değil, tüm İslam dünyasının ve dünya mimarlık tarihinin gurur kaynağı olmuş büyük bir ustadır. Onun eserleri, yüzyıllar boyunca insanlığa ilham vermiş ve Kayseri’nin adını evrensel bir düzeyde temsil etmiştir. Mustafa Elitaş; Kocasinan isminin korunmasının Kayseri’nin kültürel ve tarihî değerlerine duyulan saygının açık bir göstergesi olacağını ifade etmekte; bu nedenle söz konusu isim değişikliğini kabul edemeyeceğini dile getirmektedir. Bu konudaki hassasiyetini dile getirirken, maddi dünyamızı mamur eden, manevi dünyamızı inşa eden ve milletimizin ortak hafızasını yansıtan değerlerin kamusal alanlarda yaşatılmasının önemine özellikle dikkat çekmektedir. Bu anlayış doğrultusunda, Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisimizin söz konusu kararı yeniden değerlendirmesini ve bir sonraki meclis toplantısında ’Kocasinan’ isminin bulvar üzerinde muhafaza edilmesi yönünde karar alınmasını talep etmektedir" dedi. "Elitaş’ın fikri de kamuoyu ile aynı istikamette" AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın fikrinin, kamuoyu ile aynı istikamette olduğunu da aktaran Başkan Okandan, "Mustafa Elitaş; bu konuyla alakalı kendisinin de fikri kamuoyu ile aynı istikamette olduğunu ifade etmiştir. Bu bir teveccühtür, bu teveccühe vesile olan herkese teşekkür ediyoruz. Lakin böyle bir ismin de yerinde yaşatılması daha makul görülmüştür. Bu; belediye meclisinde bir önceki ay gündeme gelmiştir. Bu ay da inşallah kararın geri çekilmesini talep etmektedir. Biz de zaten ilgili yerlere konuyu aktardık" ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu: "Kürt kardeşlerimizle aramıza hiç kimse engel koyamaz, hiç kimse aramızı açamaz"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 22:01 Bakan Uraloğlu: "Kürt kardeşlerimizle aramıza hiç kimse engel koyamaz, hiç kimse aramızı açamaz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk bayrağına yapılan hain saldırıyı şiddetle kınadığını belirterek, "En ağır şekilde gereği yapılacaktır. Buna hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kürt kardeşlerimizle aramıza hiç kimse engel koyamaz, hiç kimse aramızı açamaz. Terörist teröristtir. Kürt bizim kardeşimizdir" dedi. Bakan Uraloğlu, Trabzon’da TOKİ konutlarının kura çekimi programına katıldı. Kura çekimi öncesinde konuşan Bakan Uraloğlu, sözlerine Türk bayrağına yapılan saldırıyı kınayarak başladı. Bakan Uraloğlu, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yaklaşımının ne kadar kıymetli olduğunu son gelişmelerle beraber gördük. Bu süreci provoke etmeye çalışanlar maalesef olmaktadır. Bayrağımıza yapılan hain saldırıyı ben de şiddetle kınıyorum. En ağır şekilde gereği yapılacaktır. Buna hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kürt kardeşlerimizle aramıza hiç kimse engel koyamaz, hiç kimse aramızı açamaz. Terörist teröristtir. Kürt bizim kardeşimizdir. Bu kadar" diye konuştu. 500 bin konutla en az 2 milyon vatandaşın evlerine kavuşacağını belirten Uraloğlu, "Bugün burada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen ‘Ev Sahibi Türkiye’ vizyonuyla Türkiye tarihinin en büyük sosyal konut seferberliğinin bir parçası olarak bulunuyoruz. TOKİ’miz eliyle bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konut inşa eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, deprem bölgesindeki büyük başarıyı 81 ilimizi kapsayan bu dev projeye dönüştürdü. 500 bin sosyal konutla en az 2 milyon vatandaşımız güvenli, modern, afetlere dirençli evlere kavuşacak" şeklinde konuştu. "Trabzon’a TOKİ tarafından güncel rakamlarla yaklaşık 66,2 milyar liralık yatırım yapıldı" Trabzon’da yapılacak konutlara 46 bin 237 kişinin başvuru yaptığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Dar gelirli kardeşlerimiz uygun ödeme şartlarıyla ev sahibi olacak, kira-konut dengesi sağlanacak. Ülkemiz genelindeki 5 milyon 242 bin geçerli başvuru arasında şehit ailelerimiz, gazilerimiz, engellilerimiz, emeklilerimiz, gençlerimiz ve çok çocuklu ailelerimiz öncelikli olarak yer alıyor. Bu proje kapsamında Trabzon’daki 3 bin 734 konutumuzun hak sahiplerini de talepte bulunan 46 bin 237 kişi arasından burada hep birlikte noter ve vatandaşlarımızın huzurunda belirleyeceğiz. Trabzon’a TOKİ tarafından güncel rakamlarla yaklaşık 66,2 milyar liralık yatırım yapıldı. Sosyal konuttan kentsel dönüşüme, millet bahçelerinden stadyuma, hükümet konaklarından okullara kadar yüzlerce eser kazandırıldı. 2 bin 972’si devam eden toplamda 12 bin 78 konut, 887 iş yeri, stadyum, 8 cami, 6 millet bahçesi, 5 hükümet konağı, eğitim, sağlık ve diğer sosyal donatıları hayata geçirildi. 500 bin konut kampanyası kapsamında da Trabzon merkez ilçeler başta olmak üzere Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdüzü, Dernekpazarı, Düzköy, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra’da az önce de belirttiğim gibi toplamda 3 bin 734 konut yapılacak. Bu konutların yüzde 30’u 1+1, yüzde 30’u 65 metrekare büyüklüğünde 2+1 ve yüzde 40’ı 80 metrekare büyüklüğünde 2+1 olacak şekilde inşa edilecek" ifadelerini kullandı. Yapılan dua sonrası butonlara basılarak noter huzurunda kura çekilişi başlatıldı. KTÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve vatandaşlar katıldı.
Türkiye’nin de aralarında olduğu 8 ülkeden Barış Kurulu açıklaması
21 Ocak 2026 Çarşamba - 20:22 Türkiye’nin de aralarında olduğu 8 ülkeden Barış Kurulu açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, ABD Başkanı Donald Trump tarafından liderlerine Barış Kurulu’na katılmaları yönünde iletilen daveti memnuniyetle karşıladı. Dışişleri Bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump tarafından liderlerine Barış Kurulu’na katılmaları yönünde iletilen daveti memnuniyetle karşılamaktadır. Bakanlar, ülkelerinin Barış Kurulu’na katılmaya yönelik ortak kararını açıklamaktadır. Katıldığını duyurmuş olan Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil her bir ülke kendi ilgili hukuki ve diğer gerekli usullerine uygun olarak katılım belgelerini imzalayacaktır" denildi. Bakanların, Trump’ın başkanlığında yürütülen barış çabalarına ülkelerinin desteğini yinelediği söylenen açıklamada, "Bakanlar, Başkan Trump liderliğinde yürütülen barış çabalarına ülkelerinin desteğini yinelemekte ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan Gazze’deki Çatışmayı Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan’da belirtilen Barış Kurulu misyonunun bir geçiş yönetimi olarak hayata geçirilmesini destekleme konusundaki kararlılıklarını teyit etmektedir. Bu misyon; kalıcı bir ateşkesin pekiştirilmesini, Gazze’nin yeniden imarının desteklenmesini ve uluslararası hukuk çerçevesinde Filistin halkının kendi kaderini tayin ile devlet kurma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın ilerletilmesini hedeflemekte; böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı amaçlamaktadır" ifadelerine yer verildi.