POLİTİKA
CHP’de yaşanan fire sonrası il başkanından açıklama 04 Nisan 2026 Cumartesi - 18:06:39 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, İl Genel Meclisinde 10 üyeleri bulunmasına rağmen adaylarının 9 oy almasının, parti grup kararına uyulmayan bir durumun yaşandığını açıkça ortaya koyduğu söyledi. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından yapılan İl Genel Meclisi ilk toplantısında AK Parti’nin adayı Ramazan Kurtulmuş başkan seçilerek 2 yıl boyunca görev yapmıştı. Geçtiğimiz gün İl Genel Meclis Toplantı Salonu’ndan 3 yıllık dönem için yeniden seçim yapıldı. AK Parti mevcut başkan Ramazan Kurtulmuş’u, CHP ise İsmail Hakkı Elmas’ı aday gösterdi. CHP 10, AK Parti 8, MHP 2 ve İYİ Parti’nin 2 sandalye sahibi olduğu Bilecik İl Genel Meclisindeki seçimlerde mevcut Başkan Ramazan Kurtulmuş 11, CHP’nin adayı İsmail Hakkı Elmas 9 oy alırken, 2 oy boş çıktı. Bu sonuçlar sonrasında mevcut Başkan Ramazan Kurtulmuş 3 yıllık dönem için yeniden başkan seçildi. "CHP, kişisel hesapların, irade dışı yönelimlerin ya da kapalı kapılar ardında yürütülen hesapların değil, açık, şeffaf ve onurlu siyasetin partisidir" CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, yaşananların ardından yaptığı açıklamada, "Bilecik İl Genel Meclisinde gerçekleştirilen başkanlık seçiminin sonuçlarını Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik İl Başkanlığı olarak siyasi sorumluluk ve örgüt disiplini açısından dikkatle değerlendirmekteyiz. İl Genel Meclisinde 10 üyemiz bulunmasına rağmen adayımızın 9 oy almış olması, parti grup kararına uyulmayan bir durumun yaşandığını açıkça ortaya koymuştur. Bu tablo Cumhuriyet Halk Partisi örgütü açısından kabul edilebilir değildir. Parti disiplini, örgüt iradesi ve temsil sorumluluğu bizim için tartışmaya açık değildir. Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel hesapların, irade dışı yönelimlerin ya da kapalı kapılar ardında yürütülen hesapların değil, açık, şeffaf ve onurlu siyasetin partisidir. Bu çizginin dışına çıkan kim olursa olsun karşısında örgütümüzün kararlı duruşunu bulacaktır. Söz konusu durumla ilgili gerekli inceleme derhâl başlatılmıştır. Parti disiplinine aykırı hareket eden kişi ya da kişiler tespit edildiğinde, kim olduğuna bakılmaksızın parti içi hukuk çerçevesinde gereken tüm yaptırımlar tereddütsüz uygulanacaktır. Hiç kimsenin Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün emeğini, mücadelesini ve siyasi itibarını zedelemesine izin vermeyeceğiz. Bu mesele bir kişinin değil, örgüt disiplininin meselesidir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki sorunları görmezden gelen değil, tespit eden, gereğini yapan ve yoluna daha güçlü devam eden bir partidir. Örgütümüz müsterih olsun. Bu durum en kısa sürede açıklığa kavuşturulacak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal ciddiyetine yakışır şekilde gereken yapılacaktır. Bizler Bilecik halkının bize verdiği sorumluluğun farkındayız ve bu sorumluluğu en güçlü şekilde taşımaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, kişisel çıkarların değil, örgüt iradesinin ve halkın onurunun partisidir" dedi.
Adalet Bakanı Tunç: "Kadın haklarının güçlendirilmesi gibi çok sayıda düzenleme yapıldı"
25 Kasım 2025 Salı - 22:44 Adalet Bakanı Tunç: "Kadın haklarının güçlendirilmesi gibi çok sayıda düzenleme yapıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün kadına karşı şiddetle mücadele günü, kadına karşı şiddet konusunda biz de hassasız. Bir tek kadınımızın bile şiddet görmesi bizi yaralar. Kadın haklarının güçlendirilmesi gibi çok sayıda düzenleme yapıldı" dedi. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe kesin hesap görüşülmeye başlandı. Komisyonda Bakan Tunç, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Adalet Bakanlığı olarak soru önergelerine en çok cevabı veren bakanlık olduklarını ifade eden Yılmaz Tunç, "Covid düzenlemesiyle ilgili düzenleme 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle bu tarih öncesi suç işleyen kişiler yararlanmıştı. Bu konuda eşitlik ilkesi bakımında serzenişler var. Bu konuyu değerlendirmek gerekir. Bu takdir meclisindir. Bugün kadına karşı şiddetle mücadele günü, kadına karşı şiddet konusunda bizde hassasız. Bir tek kadınımızın bile şiddet görmesi bizi yaralar. Kadın haklarının güçlendirilmesi gibi çok sayıda düzenleme yapıldı. Meclisimizin bu yönde yaptığı birçok değişiklik oldu. Suç mağduru kadınların talepleri halinde ücretsiz avukat görevlendirilmesi yapıldı" dedi. Çocuk yargılamaların çok fazla gündeme getirildiğini söyleyen Tunç şu ifadelere yer verdi: "Çocuklar bizim geleceğimiz. Gerek suç mağdurları gerekse suça sürüklenen çocuklar bakımında birçok düzenleme yapıldı. Çocuk adalet merkezi önemsediğimiz bir konu. Adliyeden ayrı çocukların büyüklerden ayrı yargılanabilmeleri için çocuk adalet merkezlerini faaliyete geçirmek istiyoruz. Çocuk teslim merkezleri gibi birçok yeniliği hayata geçirdik. Kamuoyunda birçok suça sürüklenen çocuk olayları bakımında bu anlamda caydırıcılık anlamında kamuoyunda tartışmalar yaşandı. Çocukların nasıl suça çarptırılacağı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş. Bu yasal düzenlemede caydırıcılık bakımından suça sürüklenme bakımından değerlendirme yaparak, kapsamlı bir değerlendirme yapmak lazım. Asıl suçlu olan suça sürüklenen nedenlerdir. Bu anlamda meclis araştırma komisyonu kuruldu. Meclisimizin raporunu takip edeceğiz." Basın özgürlüğü endeksine tepki gösteren Tunç, "Türkiye basın özgürlüğü endeksinde İsrail’in altında gösteriliyor. Bu nasıl olabilir" ifadelerinde bulundu. "Rojin Kabaiş’in hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmayı sonuna kadar takip ediyoruz" Rojin Kabaiş’in hayatını kaybetmesine ilişkin başlatılan soruşturma sorusuna Bakan Tunç, "Bunu takip ediyoruz. Adli Tıp İstanbul 1. İhtisas Kurulu ölümün suda boğulma şeklinde gerçekleştirildiğine karar verdi. Maktulenin vücudundan 67 örnek alındı. Burada 2 farklı DNA’yla ilgili. Bu DNA’ların gölden denizden çıkarılırken bir bulaş mı olduğu araştırıldı. Bir eşleşme bulunamadı. Cinsel saldırı bulgusu bulunmadı. Cep telefonunu önemsiyoruz. İspanya’yla görüştük, takip ediyoruz. Cep telefonuyla ilgili görüşmeleri yaptık. Soruşturmayı sonuna kadar takip ediyoruz" dedi.
Başkan Kaya: "Onaylamayacağınız yatırımı genel kurul ve komisyondan niye geçirdiniz"
25 Kasım 2025 Salı - 19:28 Başkan Kaya: "Onaylamayacağınız yatırımı genel kurul ve komisyondan niye geçirdiniz" İncirliova’nın Sandıklı Mahallesi başta olmak üzere birçok noktasını ilgilendiren altyapı, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarına ilişkin 1 Milyar 302 Milyon TL’lik yatırım paketinin hayata geçmesini Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP Grubu’nun engellediğini ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, "Onaylamayacağınız yatırımı genel kurul ve komisyondan niye geçirdiniz" diyerek tepkisini ortaya koydu. Başkan Kaya, ASKİ’nin yapacağı yatırımlara CHP Grubu’nun genel kurul ve ilgili komisyonda önce ‘evet’ demesine rağmen, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kullanılacak kredilere garantör olmasına karşı çıkmasını çelişkili bir yaklaşım olarak değerlendirdi. Başkan Kaya, bu tutumun "göz boyamaya yönelik bir tavır" olduğunu belirtti. Başkan Kaya yaptığı açıklamada, alınmış kararların gereksiz usul tartışmalarıyla engellendiğini belirterek, "Siyaset, millete hizmet etmek için yapılır; hizmetin önüne set çekmek için değil. ASKİ Genel Kurulu’nda alınmış ve ilgili komisyonda onaylanmış olan bu yatırım kararı, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP Grubu tarafından başlatılan gereksiz usul tartışmalarına adeta kurban edilmiştir. ASKİ tarafından yapılacak yatırımlar için İller Bankası’ndan kredi kullanımına CHP Grubu’nun ASKİ Genel Kurulu’nda ve komisyonda evet oyu verdikten sonra, kullanılacak krediye Aydın Büyükşehir Belediyemizin garantör olmasına karşı çıkması anlaşır bir tutum değildir" dedi. Başkan Kaya açıklamasında, CHP Grubunun ASKİ’nin kredi kullanımına önce ‘evet’ demesine rağmen, aynı kredi için Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin garantör olmasına karşı çıkmasını çelişkili bir yaklaşım olarak vurguladı. Başkan Kaya, bu tutumun "göz boyamaya yönelik bir tavır" olduğunu söyleyerek, "CHP Grubu mecliste onaylamayacağı bir yatırımı ASKİ Genel Kurulu’ndan ve komisyondan geçirerek göz boyamaya çalışmış, açık açık hizmeti engellemeyi göze alamadığı için vatandaşlarımızın gözü önünde adeta bir tiyatro oyunu sergilemiştir" ifadelerine yer verdi. Komisyonlarda da mecliste de çoğunluğun CHP’de olduğunu hatırlatan Kaya, "Komisyonlarda ve mecliste çoğunluk CHP Grubundadır. Dolayısıyla, hizmete yönelik alınamayan bu kararın da baş sorumlusu CHP Grubu’dur" ifadelerini kullandı. Başkan Kaya, Sandıklı Mahallesi’nin uzun ömürlü ve modern altyapı beklentilerinin siyasi hesaplarla engellendiğini ifade ederek, "Sandıklı Mahallemiz başta olmak üzere, Kurtuluş Mahallemizin kanayan yarası olan Yahya Ümit Orbay Caddemizde, modern ve uzun ömürlü bir altyapı bekleyen vatandaşlarımızın haklı taleplerine karşı sergilenen bu umursamaz yaklaşımın vebali, hizmeti engelleyen CHP’li meclis üyelerinin boynunadır. Aydın Büyükşehir Belediyemizle birlikte Sandıklı Mahallemize yapılacak bu hayati yatırımı siyasi hesaplarla engelleyen CHP Grubu, İncirliova halkına kabul edilemez büyük bir haksızlık yapmıştır." dedi. Başkan Kaya, CHP Grubu’na hizmeti engelleme anlayışından vazgeçme çağrısı yaparak, İncirliova halkının kendisine gelecek hizmeti engelleyenlere gereken cevabı vereceğini belirtti. Son olarak, hizmet üretme kararlılıklarını vurgulayan Başkan Kaya, "Bizler hiçbir engellemeye boyun eğmeden, Aydın Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte İncirliovamız için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: "Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz"
25 Kasım 2025 Salı - 18:56 BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: "Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz" BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz. İşte şu an dünyada BAYKAR büyük insansız hava araçlarında dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi bugün" dedi. BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, düzenlenen 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na katıldı. ‘Sağlıkta Tam Bağımsızlık: Milli Teknoloji Hamlesi’nin Yeni Rotası’ başlıklı panelde sunum yapan Bayraktar, ardından konukların sorularını yanıtladı. "Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz" İnsansız hava araçlarını geliştirdiklerini anlatan Bayraktar, "Biyomedikal alanında çok büyük cihazlar üreten, çok gelişmiş bir teknolojiye sahip değiliz ama medeniyetimizin bize bıraktığı önemli bir vasiyet olan ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı bu cihazları büyük bir seferberlik ruhuyla üretmeye yöneltti. Bizler dedik ki ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz. İşte şu an dünyada BAYKAR büyük insansız hava araçlarında dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi bugün. Yüzde 90’da ihracattan kazanan en yakın rakibinden Amerika Birleşik Devletleri’ndeki rakibinden bile 3 kat daha büyük 37 ülkeye ihracat yapan bir kurum" şeklinde konuştu. "Güçlerimizi birleştirerek ülkemize katkımız en iyi şekilde olur" Teknoloji firmalarının iş birliği içinde büyük işlere imza atacağına dikkati çeken Bayraktar, "Güçlerimizi birleştirerek ülkemize katkımız en iyi şekilde olur ve insanlığa katkımız en iyi bir şekilde olur duygusuyla adeta bir seferberlik haliyle çalışmaya başladık. Bizleri de derinlemesine teknoloji geliştirme kabiliyeti var ASELSAN ile BAYKAR’ın. Dünyaya örnek olacak nitelikte ülkemiz bu cihazları çok kısa sürede seri üretimi hazır hale getirdi. Sadece Türkiye’ye değil binlerce cihazı ihraç etti. İhtiyacı olan ülkelere o dönemde cihaz bulamıyordu. Hatta bir cihaz bile olmayan işte Somali gibi ülkelere de bağışladı. İşte dünyanın ben öleceksem herkes ölsün zihniyetin doğurduğu sonuç bir tarafa, bir tarafta da adeta bu işe insanlığı yaşatabilmek için ruhunu adamış bir şekilde çalışan aynen sağlık çalışanlarımızın yaptığı gibi anlayışın ortaya koyduğu eserler. Şimdi de eserleri hemen sergileme holünde görebilirsiniz" ifadelerini kullandı. "Azmedersek, doğru sinerjiyi doğru kodlarla yakalarsak doğru misyondan başarabileceğimizin bir örneği" Fuaye alanında sağlık alanında geliştirilen teknolojileri görünce gurur duyduğunu dile getiren Bayraktar, "ASELSAN’ın geliştirdiği teknolojileri görünce, kalp akciğer cihazı ve diğer yüksek teknoloji ürünleri açıkçası ben de bu ülkenin bir mühendis evladı olarak gurur duydum. Bu bir seferberlik hikayesini anlatması açısından yani bizler yapamayız değil de azmedersek azami gayreti gösterirsek doğru sinerjiyi doğru kodlarla yakalarsak doğru misyondan başarabileceğimizin bir örneği olmuş oldu. Sağlık Bakanlığımız da o dönemde bu işe liderlik etti. Dünyaya örnek bir mühendislik projesi olarak ve aynı zamanda bir sağlık projesi olarak geçmiş oldu" değerlendirmesinde bulundu. Gelişen yapay zekanın hayatı kolaylaştırdığına da değinen Bayraktar, "Yapay zeka belki bir taraftan da bir balon gibi şişiyor, şişiriliyor ama nihayetinde doğru kullanıldığında da hakikaten insanla özellikle sağlık ve eğitim alanında büyük hizmetler sunabilecek bir alan" diye konuştu.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır"
25 Kasım 2025 Salı - 18:50 AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye’ye ulaşmak için samimiyetle bir önerisi, eleştirisi olan varsa tabii ki dinliyoruz ama herhangi bir yöntem önerisi olmayıp da topyekun reddiyeci bir tavırla suçlama, etiketleme, hakaret etme ve gayrimeşru bir takım siyasi etiketlemeler yoluyla süreci zehirlemeye çalışanların yaptıklarına müsaade etmeyeceğiz. Bununla da mücadele edeceğiz. Takip ettiğimiz yol, uyguladığımız yöntem meşruiyet alanı içerisindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı içerisindedir. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda taviz veya pazarlık söz konusu değildir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. "Hassasiyetlerden aile içi eğitime, erkek çocuklara biçilen rollere kadar birçok şeyin hep beraber ele alınması gerekiyor" AK Parti’nin iktidara geldiği günden itibaren özellikle kız çocukların eğitiminden kadınlara dönük şiddete karşı mücadeleye kadar birçok alanda çok yönlü bir mücadele verdiklerinin altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Mücadelenin çok boyutlu olması gerekiyor. Sadece kanunların yapılması yetmiyor. Siyasetin dilinden medya diline, sivil toplumun oluşturacağı hassasiyetlerden aile içi eğitime, erkek çocuklara biçilen rollere kadar birçok şeyin hep beraber ele alınması gerekiyor. Bütün bunların sağlıklı, değerlerimize uygun yerli yerine oturtulması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ülkeler, oraya bakarken yer altı ve yer üstü kaynaklarını görüyor biz ise orada insanları görüyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bir kenti Johennesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi üzerine konuşan Çelik, "Afrika’yı sömürenlerin, Afrika’ya kötülük yapmış olanların refahı paylaşmayla ilgili stratejiler noktasında bu kadar cimri davranmasının altını çizmek gerekiyor. Afrika, küresel adalet açısından ve bu zirvede de ifade edilen, ’Afrika ile eşit ve adil ortaklık’ mottosu açısından çok daha fazlasını hak eden bir kıta. Afrika, baskıyla ve zulümle eşitsizliğe mahkum edilmenin, adaletsizliğe mahkum edilmenin yer yüzündeki en büyük sembolü. Onurlu, haysiyetli, insan onuruna yakışır bir yaşamı dünyanın her tarafındaki insanlar hak ediyor ama bundan en çok mahkum bırakılmışların Afrika olduğunu görüyoruz. O ülkeler, oraya bakarken yer altı ve yer üstü kaynaklarını görüyor biz ise orada insanları görüyoruz, gerçek hikayeleri görüyoruz. Dış politikadaki Afrika yaklaşımımız çıkar odaklı değil insani, güvenlik açısından eşit ortaklık kurma, oraların gelenek ve göreneklerine içten bir saygı gösterme şeklinde olduğunun altını çizmek gerekir" diye konuştu. "Ateşkes son derece kırılgan noktaya gelmiştir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MKYK toplantısının açılışında Gazze konusuna özel bir önem verdiğini belirten Çelik, "İsrail’in ateşkes başlığı altında bile, ateşkesi ihlal eden davranışlarına dikkat çekti. Bu konudaki küresel inisiyatifin daha da sıkılaştırılması gerektiğinin altını çizdi. Gelinen noktada Gazze’de bir ateşkes var ama bu ateşkes her gün İsrail tarafından ihlal ediliyor. Soykırım siyasetine devam ediyor. Bu mutabakatın başlangıcında 600-700 yardım tırının girmesi öngörülüyordu bu henüz 200 düzeyinde veya daha altında tutuyor İsrail. Ateşkes son derece kırılgan noktaya gelmiştir" dedi. "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuşan Çelik, "Cumhur İttifakı olarak, ne yaptığımızı biliyoruz. Burada biz, devletin terörle mücadele konusunda sert güç unsurları vardır. Aynı zamanda da hukuk devletinin ve demokrasinin imkanları içerisinde yumuşak güç unsurları vardır. Terörü ülke gündeminden çıkarmak için dünyanın her yerinde gelişmiş demokrasiler sert güç unsurlarını kullandığı gibi, hukuk devletinin imkanları çerçevesinde Anayasa’nın çizdiği çerçeve içerisinde yumuşak güç unsurlarını da kullanırlar. Bugün geldiğimiz noktada, hukuk devletinin imkan ve kabiliyetleri içerisinde yaklaşımlar ortaya koyulmaktadır. Bunun zıttına birtakım işler yapıldığına dair değerlendirmelerin herhangi bir geçerliliği yoktur. Burada odağı kaybetmemek gerekir. Buradaki odak, terör örgütünün feshi ve silahların tamamen bırakılmasıdır. Sadece terör örgütünün feshedildiğine dair bir cümleyle kimse yetinmiyor. Odak noktası farklı siyasi gündemler değil. Terörsüz Türkiye’nin asıl odak noktası PKK’nın bütün unsur ve uzantılarıyla fesih ve silah bırakmasıdır" ifadelerine yer verdi. "Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda taviz veya pazarlık söz konusu değildir" "Terörsüz Türkiye" sürecinde takip edilen yol ve uygulanan yöntemin meşruiyet alanı içinde yer aldığını vurgulayan Çelik, "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye’ye ulaşmak için samimiyetle bir önerisi, eleştirisi olan varsa tabii ki dinliyoruz ama herhangi bir yöntem önerisi olmayıp da topyekun reddiyeci bir tavırla suçlama, etiketleme, hakaret etme ve gayrimeşru bir takım siyasi etiketlemeler yoluyla süreci zehirlemeye çalışanların yaptıklarına müsaade etmeyeceğiz. Bununla da mücadele edeceğiz. Takip ettiğimiz yol, uyguladığımız yöntem meşruiyet alanı içerisindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı içerisindedir. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda taviz veya pazarlık söz konusu değildir" diye konuştu. "SDG terör örgütü, Terörsüz Bölge yaklaşımı çerçevesinde Türkiye için bir tehdit olmaktan çıkmalıdır" Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu SDG terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi’nin ’İmralı ziyareti" açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bizim söylediğimiz açıktır. Biz, açıklamalar üzerine yorum yapmıyoruz. Kişilerin söylediği değil, hadiselerin nereye gittiği önemlidir. ’Türkiye için tehdit teşkil etmiyorum’ diyorsa, bizim bunu fiilen görmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı tertip içinde, Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırmak için tahkimat içinde olanları tespit ediyorsak orada biz, ’Türkiye için tehdit teşkil etmiyoruz’un bir anlamı yok. SDG terör örgütü, PKK terör örgütünün Suriye koludur ve Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge yaklaşımı çerçevesinde Türkiye için bir tehdit olmaktan çıkmalıdır" dedi. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ile Ukrayna arasında adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın yolları hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere çevrimiçi, ’Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne katılacağını söyledi. 11. Yargı Paketi Cuma günü Meclis Başkanlığına teslim edilecek Çelik, 11’inci Yargı Paketi’nin ne zaman Meclis gündemine geleceğine yönelik, "11’inci Yargı Paketi, bu tartışılan af konuları değil. Haziran ayında infazla ilgili düzenlemeler yapılmıştı. Belki onların güncellenmesiyle ilgili bir değerlendirme var. Cuma günü Meclis Başkanlığı’na teslim edilecek, sonra da komisyona gelecek" dedi. "Adada ev bile yapamayacak kadar adanın her tarafını silahlandırsan ne olur" Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hava savunma sistemlerini geliştirmek üzere İsrail’le işbirliği ve Ada’nın güneyinin silahlandırılmasına yönelik değerlendirmede bulunan Çelik, Rum tarafının müzakere ve barışa ilişkin çabaların silahlanma süreci ile bütün iddialarını yok ettiklerine dikkati çekerek, "Orada bir silahlanma içerisine girdiğini görüyoruz. Fakat Ada’da ev bile yapamayacak kadar adanın her tarafını silahlandırsan ne olur? Geçmişte Türklere karşı, Kıbrıs Türklerine karşı o zulümler yapıldığında işte ‘Ayşe Tatil’e çıktı’ ve gereği yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti tarafından en zor koşullarda yapıldı. Şimdi biz Ege’de, Akdeniz’de çatışma istemiyoruz. Herhangi bir şekilde sorunların masa dışında bir yerde ele alınmasını istemiyoruz. Ama yani Yunanistan’ın Türkiye’nin savunma sanayisine dönük yaklaşımını en son askerlerimizin şehit olduğu uçak kazasında o kargo uçağının resmini paylaşarak Yunan Hava Kuvvetleri’nin zihniyetini bir kere daha gördük. Bunlar hastalıklı şeylerdir, normal bir yaklaşım değil. Askeri değerlere de uymuyor, insani değerlere de uymuyor, siyasi değerlere de uymuyor. Askerlik sanatı diye bir şey var, askerlik değerleri diye bir şey var. Dolayısıyla Rum tarafı açısındansa mesele giderek kendilerini tabii Avrupa Birliği üyeliğinin verdiği şımarıklıkla giderek daha marjinal noktalara doğru sürüklüyorlar. O yüzden yapacakları en yanlış iş bu silahlanma yarışına girmektir. Bundan daha yanlış iş bu silahlanma yarışına İsrail’in desteğiyle girmektir. Yani oraya herhangi birinin Siyonizmle bu Siyonist hükümetle bu soykırımcı hükümetle yan yana gelmesi hem insanlığa hakarettir. Hem kendi milletine hakarettir" şeklinde konuştu.
Binali Yıldırım: "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye"
25 Kasım 2025 Salı - 18:49 Binali Yıldırım: "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye" Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, "Önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye fırsatıdır. Terör insanlığı yok eden bir illettir, terörsüz Türkiye ise, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibinin hayata geçmesidir" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, bir dizi ziyaret programları kapsamında Tunceli’ye geldi. Kızılay’ın Türkiye çapında yürüttüğü "82 İl 81 Anaokulu" projesi kapsamında Sonay Beyaz Kızılay Anaokulu’nun temel atma programa katılan Başkan Yıldırım, açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Ülkemiz yeni bir sürece girdi. Yeni yüzyıl, yeni bir dönemi de beraberinde getirdi, ‘Terörsüz Türkiye’ terörün ne anlama geldiğini, terörün bize, milletimize neye mal olduğunu en iyi bilen, yaşayan insanlar, Tuncelili hemşehrilerimiz. Maalesef 40 yıl boyunca büyük bedel ödedik. 13 binden fazla güvenlik personelimizi, korucumuzu, polisimizi, askerimizi terörle mücadelede şehit verdik. 34 bin civarında sivil vatandaşımız da terör belasında hayatını kaybetti. Sonunda ne kazandık, hiçbir şey kazanmadık. Üstelik kaybettiklerimiz çok daha fazla. 2 trilyon dolar tutarında da bir maddi kaynağı kaybettik. 2 trilyon dolar dediğimiz bugün Türkiye’nin milli gelirinin neredeyse 2 katı. Demek ki biz terörle mücadeleye bu paraları harcamasaydık bugün bir Türkiye yerine 3 Türkiye’yi konuşacaktık. Yani refahta ve kalkınmışlıkta İtalya’nın da önüne geçecektik. Ama olan oldu. Zamanı geri getiremeyiz. Fakat önümüzde büyük bir fırsat var, o fırsat Terörsüz Türkiye fırsatıdır. Buna bazıları karşı çıkıyorlar ama niye karşı çıktıklarını da ne kendileri biliyor, ne de vatandaş anlıyor. Sürece karşı çıkanlardan beklenen şudur, ortaya bir alternatif koymak. Yani terör bitsin istiyor musun, istemiyor musun, terörle siyaset olmaz. Terör insanlığı yok eden bir illettir, terörsüz Türkiye ise, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibinin hayata geçmesidir" diye konuştu. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl ise, "Kızılay’ımızın Türkiye çapında yürüttüğü ’81 İl, 81 Anaokulu’ projesi kapsamında ilimize kazandırılacak olan Sonay Beyaz Kızılay Anaokulu‘nun temelini atıyoruz. Okul öncesi eğitim, çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasında en kritik dönemdir. Kızılay’ımızın bu vizyoner projesi ülkemizin her köşesinde olduğu gibi Tunceli’de de evlatlarımızın nitelikli eğitim imkanlarına erişimini güçlendirmekte, onların özgüvenle, sevgiyle ve bilgiyle büyümesine katkı sunacaktır" şeklinde konuştu. Binali Yıldırım, temel atma töreninin ardından Munzur Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır"
25 Kasım 2025 Salı - 18:26 AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye’ye ulaşmak için samimiyetle bir önerisi, eleştirisi olan varsa tabii ki dinliyoruz ama herhangi bir yöntem önerisi olmayıp da topyekun reddiyeci bir tavırla suçlama, etiketleme, hakaret etme ve gayrimeşru bir takım siyasi etiketlemeler yoluyla süreci zehirlemeye çalışanların yaptıklarına müsaade etmeyeceğiz. Bununla da mücadele edeceğiz. Takip ettiğimiz yol, uyguladığımız yöntem meşruiyet alanı içerisindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı içerisindedir. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda taviz veya pazarlık söz konusu değildir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. "Hassasiyetlerden aile içi eğitime, erkek çocuklara biçilen rollere kadar birçok şeyin hep beraber ele alınması gerekiyor" AK Parti’nin iktidara geldiği günden itibaren özellikle kız çocukların eğitiminden kadınlara dönük şiddete karşı mücadeleye kadar birçok alanda çok yönlü bir mücadele verdiklerinin altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Mücadelenin çok boyutlu olması gerekiyor. Sadece kanunların yapılması yetmiyor. Siyasetin dilinden medya diline, sivil toplumun oluşturacağı hassasiyetlerden aile içi eğitime, erkek çocuklara biçilen rollere kadar birçok şeyin hep beraber ele alınması gerekiyor. Bütün bunların sağlıklı, değerlerimize uygun yerli yerine oturtulması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ülkeler, oraya bakarken yer altı ve yer üstü kaynaklarını görüyor biz ise orada insanları görüyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bir kenti Johennesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi üzerine konuşan Çelik, "Afrika’yı sömürenlerin, Afrika’ya kötülük yapmış olanların refahı paylaşmayla ilgili stratejiler noktasında bu kadar cimri davranmasının altını çizmek gerekiyor. Afrika, küresel adalet açısından ve bu zirvede de ifade edilen, ’Afrika ile eşit ve adil ortaklık’ mottosu açısından çok daha fazlasını hak eden bir kıta. Afrika, baskıyla ve zulümle eşitsizliğe mahkum edilmenin, adaletsizliğe mahkum edilmenin yer yüzündeki en büyük sembolü. Onurlu, haysiyetli, insan onuruna yakışır bir yaşamı dünyanın her tarafındaki insanlar hak ediyor ama bundan en çok mahkum bırakılmışların Afrika olduğunu görüyoruz. O ülkeler, oraya bakarken yer altı ve yer üstü kaynaklarını görüyor biz ise orada insanları görüyoruz, gerçek hikayeleri görüyoruz. Dış politikadaki Afrika yaklaşımımız çıkar odaklı değil insani, güvenlik açısından eşit ortaklık kurma, oraların gelenek ve göreneklerine içten bir saygı gösterme şeklinde olduğunun altını çizmek gerekir" diye konuştu. "Ateşkes son derece kırılgan noktaya gelmiştir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MKYK toplantısının açılışında Gazze konusuna özel bir önem verdiğini belirten Çelik, "İsrail’in ateşkes başlığı altında bile, ateşkesi ihlal eden davranışlarına dikkat çekti. Bu konudaki küresel inisiyatifin daha da sıkılaştırılması gerektiğinin altını çizdi. Gelinen noktada Gazze’de bir ateşkes var ama bu ateşkes her gün İsrail tarafından ihlal ediliyor. Soykırım siyasetine devam ediyor. Bu mutabakatın başlangıcında 600-700 yardım tırının girmesi öngörülüyordu bu henüz 200 düzeyinde veya daha altında tutuyor İsrail. Ateşkes son derece kırılgan noktaya gelmiştir" dedi. "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuşan Çelik, "Cumhur İttifakı olarak, ne yaptığımızı biliyoruz. Burada biz, devletin terörle mücadele konusunda sert güç unsurları vardır. Aynı zamanda da hukuk devletinin ve demokrasinin imkanları içerisinde yumuşak güç unsurları vardır. Terörü ülke gündeminden çıkarmak için dünyanın her yerinde gelişmiş demokrasiler sert güç unsurlarını kullandığı gibi, hukuk devletinin imkanları çerçevesinde Anayasa’nın çizdiği çerçeve içerisinde yumuşak güç unsurlarını da kullanırlar. Bugün geldiğimiz noktada, hukuk devletinin imkan ve kabiliyetleri içerisinde yaklaşımlar ortaya koyulmaktadır. Bunun zıttına birtakım işler yapıldığına dair değerlendirmelerin herhangi bir geçerliliği yoktur. Burada odağı kaybetmemek gerekir. Buradaki odak, terör örgütünün feshi ve silahların tamamen bırakılmasıdır. Sadece terör örgütünün feshedildiğine dair bir cümleyle kimse yetinmiyor. Odak noktası farklı siyasi gündemler değil. Terörsüz Türkiye’nin asıl odak noktası PKK’nın bütün unsur ve uzantılarıyla fesih ve silah bırakmasıdır" ifadelerine yer verdi. "Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda taviz veya pazarlık söz konusu değildir" "Terörsüz Türkiye" sürecinde takip edilen yol ve uygulanan yöntemin meşruiyet alanı içinde yer aldığını vurgulayan Çelik, "Terörsüz Türkiye bir devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye’ye ulaşmak için samimiyetle bir önerisi, eleştirisi olan varsa tabii ki dinliyoruz ama herhangi bir yöntem önerisi olmayıp da topyekun reddiyeci bir tavırla suçlama, etiketleme, hakaret etme ve gayrimeşru bir takım siyasi etiketlemeler yoluyla süreci zehirlemeye çalışanların yaptıklarına müsaade etmeyeceğiz. Bununla da mücadele edeceğiz. Takip ettiğimiz yol, uyguladığımız yöntem meşruiyet alanı içerisindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı içerisindedir. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda taviz veya pazarlık söz konusu değildir" diye konuştu. "SDG terör örgütü, Terörsüz Bölge yaklaşımı çerçevesinde Türkiye için bir tehdit olmaktan çıkmalıdır" Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu SDG terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi’nin ’İmralı ziyareti" açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bizim söylediğimiz açıktır. Biz, açıklamalar üzerine yorum yapmıyoruz. Kişilerin söylediği değil, hadiselerin nereye gittiği önemlidir. ’Türkiye için tehdit teşkil etmiyorum’ diyorsa, bizim bunu fiilen görmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı tertip içinde, Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırmak için tahkimat içinde olanları tespit ediyorsak orada biz, ’Türkiye için tehdit teşkil etmiyoruz’un bir anlamı yok. SDG terör örgütü, PKK terör örgütünün Suriye koludur ve Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge yaklaşımı çerçevesinde Türkiye için bir tehdit olmaktan çıkmalıdır" dedi. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ile Ukrayna arasında adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın yolları hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere çevrimiçi, ’Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi’ne katılacağını söyledi. 11. Yargı Paketi Cuma günü Meclis Başkanlığına teslim edilecek Çelik, 11’inci Yargı Paketi’nin ne zaman Meclis gündemine geleceğine yönelik, "11’inci Yargı Paketi, bu tartışılan af konuları değil. Haziran ayında infazla ilgili düzenlemeler yapılmıştı. Belki onların güncellenmesiyle ilgili bir değerlendirme var. Cuma günü Meclis Başkanlığı’na teslim edilecek, sonra da komisyona gelecek" dedi. "Adada ev bile yapamayacak kadar adanın her tarafını silahlandırsan ne olur" Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hava savunma sistemlerini geliştirmek üzere İsrail’le işbirliği ve Ada’nın güneyinin silahlandırılmasına yönelik değerlendirmede bulunan Çelik, Rum tarafının müzakere ve barışa ilişkin çabaların silahlanma süreci ile bütün iddialarını yok ettiklerine dikkati çekerek, "Orada bir silahlanma içerisine girdiğini görüyoruz. Fakat Ada’da ev bile yapamayacak kadar adanın her tarafını silahlandırsan ne olur? Geçmişte Türklere karşı, Kıbrıs Türklerine karşı o zulümler yapıldığında işte ‘Ayşe Tatil’e çıktı’ ve gereği yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti tarafından en zor koşullarda yapıldı. Şimdi biz Ege’de, Akdeniz’de çatışma istemiyoruz. Herhangi bir şekilde sorunların masa dışında bir yerde ele alınmasını istemiyoruz. Ama yani Yunanistan’ın Türkiye’nin savunma sanayisine dönük yaklaşımını en son askerlerimizin şehit olduğu uçak kazasında o kargo uçağının resmini paylaşarak Yunan Hava Kuvvetleri’nin zihniyetini bir kere daha gördük. Bunlar hastalıklı şeylerdir, normal bir yaklaşım değil. Askeri değerlere de uymuyor, insani değerlere de uymuyor, siyasi değerlere de uymuyor. Askerlik sanatı diye bir şey var, askerlik değerleri diye bir şey var. Dolayısıyla Rum tarafı açısındansa mesele giderek kendilerini tabii Avrupa Birliği üyeliğinin verdiği şımarıklıkla giderek daha marjinal noktalara doğru sürüklüyorlar. O yüzden yapacakları en yanlış iş bu silahlanma yarışına girmektir. Bundan daha yanlış iş bu silahlanma yarışına İsrail’in desteğiyle girmektir. Yani oraya herhangi birinin Siyonizmle bu Siyonist hükümetle bu soykırımcı hükümetle yan yana gelmesi hem insanlığa hakarettir. Hem kendi milletine hakarettir" şeklinde konuştu. Oğuzhan Halil Özbek