Son Dakika
|
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Fenerbahçe, Tedesco ile devam kararı aldı
İran’da ABD’ye ait İHA’nın düşürüldüğü anların görüntüleri ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "ABD, İsrail için herkesi feda eder"
Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile bir araya geldi
Galatasaray’da Divan Kurulu Başkanlığına Aykutalp Derkan seçildi
ABD ordusu: "İran’ın Hark Adası’nda 90 askeri hedefi imha edildi"
SAĞLIK
Bayburt’ta sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:39:28
14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Bayburt’ta sağlık çalışanları ziyaret edilerek, günleri kutlandı. Bayburt Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen ziyarette, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim, Başhekim Dr. Murat Canpolat ve hastane yönetimi, hekimler ile sağlık çalışanlarına karanfil verdi. Gece gündüz demeden vatandaşlara sağlık hizmeti sunan hekimler ve sağlık çalışanlarıyla bir süre sohbet eden Sivlim ile Canpolat, görev başındaki personele çalışmalarında kolaylıklar diledi. Sağlık çalışanları da ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:32
Samsun’da sağlık çalışanları Tıp Bayramı’nı kutladı ardından iftarda buluştu
SAMSUN (İHA) – Samsun’da FBM Tıp Merkezi çalışanları, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen programda bir araya geldi. Program kapsamında önce sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlandı, ardından iftar programı düzenlendi. Atakum ilçesinde bir otelde düzenlenen programda sağlık çalışanları bir araya geldi. Tıp Bayramı’nın kutlandığı programda konuşmaların ardından iftar programı gerçekleştirildi. Programda konuşan Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, sağlık çalışanlarının fedakâr bir mesleği icra ettiğini belirterek,"14 Mart biz doktorlar için çok anlamlı bir gündür. Aynı zamanda çok önemli bir mesleği icra eden sağlık çalışanları için de önemli bir gündür. Tüm doktorların ve sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Kurum olarak 21. yılımızı yaşıyoruz. 21 yıldır Tıp Bayramı’nı kurum olarak kutluyoruz. Bu mesleği değerli bir şekilde insanların hizmetine sunmaya çalıştık. İnsan hayatına dokunan tüm sağlık çalışanlarımız büyük bir özveriyle görev yapıyor. Bu anlamlı günde tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramı’nı kutluyorum" dedi. Program, çalışanların birlikte iftar yapmasının ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hastanelerimiz, sağlık sistemimiz, modern bir alt yapıya sahiptir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hastanelerimiz, sağlık sistemimiz, modern bir alt yapıya sahiptir.
14 Mart 2026 Cumartesi - 19:05
Hastane çalışanları iftar sofrasında buluştu
Kahramanmaraş’ta Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanları, iftar programında bir araya geldi. Hastane yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda doktorlar, hemşireler, sağlık personeli ve idari çalışanlar aynı sofrada buluşarak oruçlarını birlikte açtı. Programa hastanenin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler de katıldı. Programda konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Emir Sular, 15 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe hizmet veren bir kurum olarak insan hayatına dokunmanın büyük bir sorumluluk ve onur olduğunu söyledi. Sağlık hizmetlerinin yalnızca bir meslek olmadığını, aynı zamanda özveri, sabır ve gönül isteyen kutsal bir görev olduğunu belirten Sular, "Doktorlarımızdan hemşirelerimize, sağlık personelimizden idari kadrolarımıza kadar herkesin katkısı kurumumuzun bugünlere gelmesinde büyük rol oynamıştır. Farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor olsak da sağlık alanındaki hizmetlerimizin yeri her zaman ayrıdır. Çünkü yaptığımız her işin merkezinde insan vardır. Bu mübarek Ramazan akşamında aynı sofrayı paylaşmak birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendiren çok kıymetli bir vesiledir" dedi. Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sular ise Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek programa katılan çalışanlara teşekkür etti. Sular, "Depremden bu yana üç yıl geçti. Bu vesileyle deprem şehitlerimize ve hastanemizden depremde hayatını kaybeden 12 çalışma arkadaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Rabbim bu tür afetleri bir daha yaşatmasın. Ayrıca tüm hekimlerimizin ve sağlık camiamızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Yaklaşan bayramın da tüm çalışanlarımız ve aileleri için sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Program, sağlık çalışanlarının sohbet ederek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşmasıyla sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
13 Mart 2026 Cuma- 16:04
Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı vefat etti
3
13 Mart 2026 Cuma- 17:06
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Maalesef İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik, Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik"
4
13 Mart 2026 Cuma- 14:12
Çocukluk döneminde geçirilen suçiçeği, yıllar sonra zayıf bağışıklık ve stres dönemlerinde yeniden ortaya çıkıyor
5
13 Mart 2026 Cuma- 16:10
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
29 Aralık 2025 Pazartesi - 17:34
Kuşadası Belediyesi’nin beslenme çantası desteğine tam not
Kuşadası Belediyesi Güvercin Masa Gezici ekibi tarafından kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin okula giden 6-14 yaş arası çocuklarına haftalık olarak sağlanan beslenme desteğiyle ilgili memnuniyet anketi yapıldı. Ankete katılan veliler, hizmetin çok kaliteli olduğunu belirtip, Başkan Ömer Günel’e teşekkür etti. Başkan Ömer Günel’in göreve gelmesinin ardından yeniden yapılandırılıp, kadrosu ve teknik ekipmanı güçlendirilen Güvercin Masa Gezici ekibi Kuşadası Belediyesi’nin hizmetleriyle ilgili yaptığı anketlere devam ediyor. Bu kapsamda ekipler son olarak ihtiyaç sahibi ailelerin okula giden 6-14 yaş arası çocuklarına haftalık olarak sağlanan beslenme desteğiyle ilgili memnuniyet anketi yaptı. Ankette katılımcılara ‘almış olduğunuz hizmetten ne kadar memnunsunuz? Almış olduğunuz ürünün kalitesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Almış olduğunuz hizmetin ürün miktarı ihtiyaçlarınızı karşılamaya yeterli mi? Beslenme desteğini düzenli ve zamanında alıyor musunuz? gibi sorular soruldu. Ankete katılan veliler beslenme desteği hizmetinin çok kaliteli ve çocuklar için de faydalı olduğunu belirtip, Başkan Ömer Günel’e teşekkür etti.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 16:56
Kastamonu Fizik ve Rehabilitasyon Hastanesi hasta kabulüne başladı
Kastamonu’da inşa edilen 250 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinde hasta kabulüne başlandı. Sağlık Bakanlığı’nca Kastamonu’da hayata geçirilen proje ile 650 milyon TL’ye ihalesi yapılan 250 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesindeki çalışmalar tamamlandı. 57 bin 448 metrekare kapalı alana sahip hastanede, inşa çalışmalarının tamamlanmasının ardından hasta kabulüne başlandı. Çevre illerdeki hastaların da faydalanabileceği hastanede 143 metrekarelik acil servis ve bir CPR odası, 1 adet MR odası, 2 röntgen odası ve 1 kemik dansimetre odası bulunuyor. Hastane, elektro terapi üniteleri ile erkek ve kadınlar ayrı olmak üzere aynı anda toplam 36 hastaya hizmet verebiliyor. Deprem riskine karşı sismik izolatör sistemi kurulan hastanede, mekanoterapi, uzay terapisi, ozon tedavisi ve akupunktur tedavi odaları da yer alıyor. AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu ile beraberindeki heyet, Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesini ziyaret etti. Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hastanesi Başhekimi Davut Döner’den hastaneyle ilgili bilgiler alan heyet hasta ve hasta yakınlarını da ziyaret ederek ’geçmiş olsun’ dileklerinde bulundu. "Hastanemiz tam kapasiteyle 250 yataklı ve her türlü donanıma sahip, çok özel ve yetkin bir hastane" Ziyaretin ardından açıklamada bulunan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, "Bugün çok heyecanlı ve gururlu bir gün geçiriyoruz. Fizik Tedavi ve Hastanemizin hasta kabulüne başladığı ilk gün. İnşallah bundan sonra da güzel hizmetlere imza atacak sağlık yatırımlarımızı, sağlık altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Ben bu noktada emeği geçen herkese kalbi şükranlarımı sunmak istiyorum. Tabii ki başta biz bu hizmete kavuşturan Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a en derin kalbi şükranlarımızı sunuyoruz. Hastanemiz tam kapasiteyle 250 yataklı ve her türlü donanıma sahip, çok özel ve yetkin bir hastane. Bu noktada da şehir dışından da çok talep gören bir hastane olarak devam etmekteyken, inşallah bundan sonra da bu verdiği hizmetlerle ülkemize, milletimize, şehrimize çok büyük hizmetler vereceğinden eminim. Hastanemiz özellikle son sistem bir hastane, her türlü teçhizat, tedavi anlamında her türlü özelliğin kullanıldığı bir hastane, depreme dayanıklı yapılmış modern bir tesis. O nedenle de çok kıymetli. Bizim için yeni yılın artık arifesindeyiz. Kastamonu’ya çok güzel bir aslında hediye de olmuş oldu. Ama şunu da söyleyelim ki 2026 yılında da sağlıkta açılışımız birbiri ardına devam edecek. Bu konudaki çalışmalarımızda el birliğiyle, istişareyle imece ile yürütüyoruz" dedi. "Tamamlayıcı geleneksel tıp uygulamalarını da barındıran son teknoloji bir rehabilitasyon hastanesi oldu" Hastaneyle ilgili bilgiler veren Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz ise, "Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemiz bugün itibariyle kapılarını hizmete açtı. Tabii uzunca bir süre emek var ama sonunda da böyle güzel bir mutluluk var. 250 yatağıyla son donanım teknolojisiyle birinci sınıf hizmetleriyle, havuzlarıyla, rehabilitasyon alanlarıyla, konforlu yataklarıyla, nitelikli odalarıyla bir hastaneye kavuşmuş olduk. Hastanenin açılmasında ciddi bir emek var, ciddi bir gayret var. Ben bu konuda emek veren arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Hepsine ayrı ayrı şükranlarımı arz ediyorum. Hepsi mesai mefhumu gözetmeden gayretle bu sürece gelmesine vesile oldular. Gece yarılarına kadar tatil günlerinde dahi bu eserin ortaya çıkması için mücadele ettiler. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şükranlarımı arz ediyorum. Kastamonulu vatandaşlarımıza da hayırlı olsun diyorum" diye konuştu. Hastanenin son teknolojiyle donatıldığını söyleyen Yavuzyılmaz, "Hastane inşaatında deprem izolatörleri ile başlayıp güvenlik ön plana taşınan, yine kullanım açısından da engelli uygulamalarına son derece riayet edilerek engelliler için de erişebilirlik sınırlarını sağlayarak yapılmış bir hastane. Tıbbi donanım açısından da yürüme robotuyla, havuzlarıyla, teknik kapasitesiyle de günümüz modern tıbbının ihtiyaç duyduğu her şeyi içinde barındıran bir hastane. Ayrıca geleneksel ve tamamlayıcı tıp poliklinikleri ile kupa, akupunktur, sülük tedavisi, ozon terapisi gibi tamamlayıcı geleneksel tıp uygulamalarını da barındıran komple bir rehabilitasyon hastanesi oldu. Kastamonumuza ve ülkemize hayırlı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "İstendiği zaman 310 yatak kapasitesine kadar ulaşabiliyor" AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu da hastanenin şehre hayırlı olmasını dileyerek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle, Kastamonu sağlıkta bölgede cazibe merkezi olmaya devam ettiriyor. 250 yatak kapasiteli, istendiği zaman 310 olan yatak kapasiteye kadar ulaşabildiğini hepimiz görüyoruz, şahit oluyoruz. Hemşehrilerimiz, vatandaşlarımız burayı kullandıklarını, bu konforu yaşadıklarını hepimiz şahit oluyoruz. Bundan sonra da inşallah Saraçlar Mahallesindeki ve yeni yapılacak hastanelerimizle birlikte sağlıkta, en uç noktalara yani doruk noktalara varacağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 16:51
Edirne’de kanseri yenen genç mimarı, vatandaşlar trafikte korna çalarak kutladı
Edirne’de evliliğinin üçüncü ayında kanser teşhisi konulan genç mimar, tedaviyi başarıyla tamamlayarak kanseri yendikten sonra eşinin sürpriziyle aracının arkasına asılan "Kanseri yendim, korna çalarak kutlayabilirsiniz" yazısıyla kent sokaklarında korna sesleri eşliğinde mutluluğunu paylaşırken, vatandaşlar da bu sevince eşlik etti. Edirne’de yaşayan genç mimar Ahmet Can, evliliklerinin üçüncü ayında aldığı kanser teşhisiyle zorlu bir sürece girerken, eşi Melis Aksu Can tedavi boyunca eşini bir an olsun yalnız bırakmadı. Nikahta verilen "hastalıkta, sağlıkta" sözünü hayatının merkezine alan Aksu, eşinin en büyük destekçisi oldu. Tedavi sürecini başarıyla tamamlayarak sağlığına kavuşan genç mimar Ahmet Can, bu mutlu haberi eşiyle birlikte Edirne sokaklarında kutladı. Çift, araçlarıyla kent merkezinde tur atarak korna çaldı. Aracın arkasına asılan "Kanseri yendim, korna çalarak kutlayabilirsiniz" yazısı vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Edirneliler, çiftin sevincine korna çalarak eşlik ederken ortaya çıkan görüntüler duygu dolu anlara sahne oldu. Anlamlı kutlama, sevgi ve dayanışmanın hastalıklara karşı en büyük güç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. "Sevgiyle bu süreci geride bıraktık" Yaşadıklarını anlatan genç mimar Ahmet Can, tedavi sürecini sevgiyle iyileştiğini belirterek, "Ekim ayının sonunda doktora gittim ve kanser olduğumu öğrendim. Vücudumda bir kitle vardı, alındı ve patolojiye gönderildi. Sonuçlar kötü huyluydu. Ardından kemoterapi süreci başladı. Tedaviye iyi yanıt verdim. Kemoterapi bittikten sonra yapılan kontrollerde kanseri yendiğimi ve kanımda herhangi bir bulgu kalmadığını öğrendim. Eşim, insanlarla birebir kutlama yapamayacağımız için böyle bir sürpriz hazırlamış. Ben uyurken aracın arkasına bu yazıyı hazırlatmış. Trafiğe çıktığımızda tanımadığımız insanlar bile yanımıza gelip tebrik etti. Bu bana çok iyi hissettirdi. Hastalığı evliliğimizin üçüncü ayında öğrendik. Üç ay gibi kısa bir sürede, sevgiyle ve mutlulukla bu süreci geride bıraktık. Kendinize çok iyi bakın. Sevgi iyileştirir" şeklinde konuştu. "Birlikte başardık" Zorlu süreci sevgiyle atlatmaya çalıştıklarını ifade eden Melis Aksu, "İlk öğrendiğimizde büyük bir şok yaşadık. Kısa sürede kabullendik ve tedavi süreci başladı. Önce ameliyat, ardından kemoterapi ve şimdi iyileşme sürecindeyiz. Zor ve yorucu günler oldu ama birlikte, sevgiyle atlatmaya çalıştık" dedi.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 15:58
Rektör Aydın: "Madde bağımlılığına karşı en güçlü kale aile"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, özellikle gençler arasında yaygınlaşan madde bağımlılığına karşı en stratejik ve güçlü kalenin "aile" olduğunu söyledi. Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, OMÜ ve Canik Belediyesi tarafından düzenlenen "Bağımlılıkla Mücadelede Aile ve Gençlik Sempozyumu", OMÜ Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Toplantı Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumda açılış konuşmasını yapan Sempozyum Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, bağımlılık hakkında bilgiler verdi. Altın’ın konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi. "Madde bağımlılığına karşı en güçlü kale aile kurumudur" Açılış konuşmasında madde bağımlılığının zararları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi veren OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Günümüzde teknoloji, insanlığa maddi planda önemli kazanımlar sağlasa da ruh dünyasında dikkat çeken değişimlere yol açmıştır. Hiç kuşku yok ki yaşadığımız çağda nesillerimizin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikelerden biri madde bağımlılığıdır. İstatistikler ve yürütülen saha araştırmaları, madde bağımlılığının özellikle gençlerimiz arasında giderek yaygınlaştığını ortaya koymaktadır. Bu ciddi tehdit karşısında sahip olduğumuz en stratejik ve en güçlü kale, hiç şüphesiz aile kurumudur. Zira bağımlılıkla mücadele, sadece bir güvenlik ya da sağlık meselesi değil; özünde bir eğitim, bir aidiyet ve değer aktarımı sürecidir. Sevgiyle, şefkatle ve farkındalıkla güçlendirilmiş aile yapısı, gençlerimiz için her türlü bağımlılığa karşı en sağlam ve en aşılmaz kalkandır. Milletimizin yarınlarını tehdit eden bağımlılık olgusu, şikâyet mevzuu olmaktan çıkarılıp üzerinde ciddiyet ve kararlılıkla durulması gereken toplumsal bir sorundur. Meseleyi yalnızca sonuçları üzerinden tartışmak bizleri nihai çözüme götürmeyecektir. Elbette hukuki ve güvenlik önlemleri önemlidir. Ancak nedenleri ortadan kaldıramadıkça alınacak tedbirler sınırlı bir çerçevenin dışına çıkamayacaktır. Bu nedenle gençlerimizi bağımlılık bataklığına sürükleyen bileşenlerin ortadan kaldırılması şarttır" dedi. Toplum sorunu olarak görülen madde bağımlılığına çözüm üretebilmek adına sempozyumu düzenlediklerini ifade eden Rektör Aydın, "Bugün burada yalnızca akademik bir etkinlik vesilesiyle toplanmadık. Ortak hassasiyetlerimizi paylaşmak ve millet varlığımızı sinsice kemiren tehditlere birlikte çözüm üretebilme irademizi somutlaştırmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bağımlılık, bireyi aşan çok yönlü bir halk sağlığı sorunudur. Sorunun psikolojik, sosyolojik ve çevresel boyutları yanında ekonomi ve güvenlik gibi farklı alanlarda da yansımaları söz konusudur. Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede bilimsel veriye dayalı yaklaşımların, güçlü kurumsal iş birlikleriyle desteklenmesi bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk hâline gelmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak, başta Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezimiz olmak üzere tüm birimlerimiz aracılığıyla bağımlılıkla mücadelede aktif olarak çaba göstermekteyiz. Bu süreci yalnızca bir tedavi faaliyeti olarak değil; aynı zamanda koruyucu, önleyici ve rehabilite edici boyutlarıyla bir bütün olarak ele alıyoruz. Üniversitemiz bünyesinde, değerli akademisyenlerimizin katkılarıyla pek çok saha araştırması yürütülmekte, elde edilen bilimsel veriler somut ve uygulanabilir çözüm önerilerine dönüştürülmektedir" diye konuştu. Program, açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Tayfun Uzbay’ın "21. Yüzyılda Bağımlılık" konulu konferansıyla devam etti. Bilgi yarışmasının ardından verilen aradan sonra Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Doç. Dr. Kemal Özcan, polis memuru Bahtiyar Tüysüz, Uzman Psikolog Asena Begüm Zengin, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz ve psikolojik danışman Sinan Çakmak sunum gerçekleştirdi. İkinci panelde ise psikolojik danışman Emre Güneş, Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, başvaiz Kafiye Demircan, sosyolog Hülya Korkmaz Büklü ve klinik psikolog Elif Eren sunumlarıyla programa devam edildi. Etkinliğin sonunda katılımcılara hediyeler takdim edildi. Etkinliğe ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Mustafa Yıldız, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, Canik Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Kemal Tural, davetliler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 15:43
Erzincan Ceza İnfaz Kurumu kampüsünde Sağlık Polikliniği hizmete açıldı
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, beraberindeki protokol üyeleriyle birlikte Erzincan Ceza İnfaz Kurumu kampüsünde hizmete başlayan Sağlık Polikliniğinin açılış programına katıldı. Açılışta kurdele kesiminin ardından poliklinikte incelemelerde bulunan Vali Aydoğdu, yetkililerden bilgi alarak merkezin hayırlı olmasını diledi. Poliklinikte, akşam 16.00’dan sabah 08.00’e kadar kesintisiz acil sağlık hizmeti sunulacak. Haftanın farklı günlerinde ise ortopedi, göz, dahiliye, psikiyatri ve kadın doğum branşlarında poliklinik hizmeti verilecek. Ayrıca röntgen ve kan tahlili hizmetleri de poliklinikte sağlanacak. Vali Aydoğdu, projenin Erzincan’a kazandırılmasında emeği geçen başta Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Değerli ve İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin olmak üzere herkese teşekkür etti.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 14:51
Soğuk hava sinüziti tetikliyor
Kış aylarında düşük hava sıcaklıklarının sinüslerde bulunan mukusun kuruyup koyulaşmasına neden olabildiğini belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, "Bu durum sinüs kanallarının tıkanmasına yol açarak mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturur" dedi. Sinüzitin en sık karşılaşılan belirtileri arasında burun tıkanıklığı, baş ağrısı, yüz bölgesinde dolgunluk veya basınç hissi ile burun akıntısı yer alıyor. Kış aylarında bu hastalığın daha yaygın görülmesinin nedenlerinin yalnızca tek bir faktöre bağlı olmadığını kaydeden Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, sinüziti tetikleyen etkenleri anlatarak korunma önerilerinde bulundu. Kış aylarında düşük hava sıcaklıklarının sinüslerde bulunan mukusun kuruyup koyulaşmasına neden olabildiğini dile getiren Dr. Güzeldağ, "Bu durum sinüs kanallarının tıkanmasına yol açarak mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca soğuk havanın damarları daraltıcı etkisi, sinüslerin doğal temizlenme mekanizmasını zayıflatır. Tüm bu faktörler, kış döneminde sinüzit riskinin artmasına neden olur. Soğuk hava nedeniyle insanların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre bulunması, virüs ve bakterilerin kolayca yayılmasına neden olur. Bunun yanı sıra yetersiz havalandırılan ve kuru havaya sahip ortamlar, sinüs mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabilir. Bu durum sinüslerin enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmesine neden olur"diye konuştu. "Sıcaklık değişimleri sinüslerin dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır" Soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının kış aylarında oldukça yaygın olduğunu kaydeden Dr.Güzeldağ,"Bu enfeksiyonlar, sinüs kanallarında iltihaplanmayı tetikleyerek sinüzit gelişimine zemin hazırlar. Özellikle viral enfeksiyonlar sinüzitin en sık nedenleri arasında yer alır. Kış aylarında bu enfeksiyonların artması, sinüzit vakalarının da yükselmesine yol açar. Kışın sıklıkla kullanılan ısıtıcılar ve klimalar, ortam havasını kurutarak sinüs mukozasının tahriş olmasına neden olabilir. Ayrıca ani sıcaklık değişimleri sinüslerin dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır. Bu nedenle kış mevsimine özgü yaşam alışkanlıkları, farkında olunmadan sinüzit gelişimine zemin hazırlayabilir. Kış mevsiminde bağışıklık sistemi, yılın diğer dönemlerine kıyasla daha zayıf olabilir. Zayıflamasına daha az maruz kalınması, D vitamini seviyelerinin düşmesine ve bağışıklığın zayıflamasına yol açar. Bağışıklık sistemindeki bu zayıflama, sinüslerin enfeksiyonlara karşı direncini azaltarak sinüzit görülme sıklığını artırır" diye konuştu. Korunmak için neler yapılabilir Güzeldağ, sinüzit tedavisinde genellikle burun spreyleri, ağrı kesiciler ve bol sıvı tüketiminin önerildiğini ancak uzun süren ya da kronikleşen vakalarda antibiyotik tedavisi veya daha ileri yöntemlerin gündeme gelebildiğini ifade etti. Dr. Güzeldağ, alınacak basit ama etkili önlemleri de şöyle sıraladı: "Grip veya soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlarda tedaviyi geciktirmemek. Burun temizliğine özen göstermek ve burun tıkanıklığını azaltmak. Alerjiye yol açabilecek etkenlerden mümkün olduğunca uzak durmak. Islak saçla soğuk havaya çıkmamak. Doğrudan rüzgâra maruz kalmamaya dikkat etmek. Yaşanılan ortamın nem dengesini korumak."
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:44
Dünyada 3’üncü kez rastlandı: Saçlı derideki nadir tümör Sakarya’da tedavi edildi
Saçlı deride görülen ve dünyada son derece nadir rastlanan tümör türlerinden biri olan trikoblastik sarkom, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarıyla tedavi edildi. Dünyada yalnızca 3’üncü vaka olarak kayıtlara geçen hastalığın görüldüğü 93 yaşındaki adam, uygulanan tedavi ile günlük yaşamına sorunsuz şekilde devam ediyor. 93 yaşındaki Ali İlgeç, kafasında sivilce şeklinde oluşan ve daha sonraki aylarda büyüyen yara için Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. İlgeç için Patoloji Bölümü’nde yapılan tetkikler neticesinde, saçlı deride çıkan kitlenin oldukça nadir görülen trikoblastik sarkom olduğu tespit edildi. Alanında uzman hekimlerin yürüttüğü titiz tedavi süreci sonrası hasta Ali İlgeç’in genel sağlık durumunun iyi olduğu ve günlük yaşamını sorunsuz şekilde sürdürdüğü belirtildi. Dünya tıp literatüründe sınırlı sayıda örneği bulunan bu nadir hastalığın Sakarya’da başarıyla tedavi edilmesi, hem tıp dünyasında hem de sağlık camiasında dikkat çekti. Operasyonun başaralı geçtiğini aktaran Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Klinik İdari Sorumlusu Op. Dr. Muaz Zuhurlu, erken tanı ve multidisipliner yaklaşımın tedavide önemli rol oynadığını vurgulayarak vakanın tıp literatürüne de kazandırılacağını söyledi. "Dünyada sadece iki vakada rastlanmıştır, bizim vakamız da üçüncü olarak bildirilmiş olacak" Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Klinik İdari Sorumlusu Op. Dr. Muaz Zuhurlu, "Bu vaka bize şunu hatırlatıyor; erken teşhis hayat kurtarır. Bu sebeple vatandaşlara ricamız, özellikle bu durumlarda bir doktora görünmeleri. Eğer geçmeyen, uzun süredir bulunan yaraları, uzun zamandır olan ve son zamanda büyümeye başlayan benleri, kanayan, kabuk bağlayan cilt lezyonları varsa mutlaka bir cildiye doktoruna görünsünler. Cildiye doktorumuz gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapacaktır. Riskli gördüğü her lezyonu bize ameliyat açısında danışacaktır. Bizde uygun gördüğümüz durumlarda cerrahi müdahale yapıyoruz ve hastalarımızı taburcu ediyoruz. Hastamızdan çıkarttığımız kitlenin tıbbi adı trikoblastik sarkom ve bu patolojik bir tanı. Dünyada sadece iki vakada rastlanmıştır. Bu tümör iyi huylu bir kitleden dönüşen kötü huylu tümördü. Ve bu tümörler son derece nadir görülmüştür ve iki vaka bildirilmiştir, bizim vakamız da üçüncü vaka olarak bildirilmiş olacak. Hastamızda yapılan işlemler ise sadece kötü huylu tümörü çıkartmıyoruz yanında güvenli cerrahi sınır dediğimiz yerle birlikte çıkartmış oluyoruz ki geride kalan kötü huylu bir tümör olmasın diye. Bu çerçevede de ameliyatımız gayet başarı olmuştur ve yara iyileşmesi de sıkıntısız bir şekilde devam etmektedir. Bundan sonraki işlem Tıbbi Onkoloji takibinde olacak. Hastamız artık sistemik bir yayılımın olup olmadığı ve riski ne kadar var diye belirli aralıklarla cildiye, tıbbı onkoloji ve bize kontrole gelecektir" dedi. "Alıştığımızın daha dışında bir tümör gördük" Tıbbi Patoloji Kliniği Klinik İdari Sorumlusu Prof. Dr. Fahri Yılmaz, "Plastik cerrahide cerrahi sınırları güzelce temizlenerek kitle bize gönderildi. Bizler de materyalleri incelediğimizde alıştığımızın daha dışında bir tümör gördük. Bu tümörün bir kenarında da iyi huylu saç derisinden kaynaklanan bir tümör olarak gördük. Daha sonrasında araştırmalarımızı derinleştirdiğimizde literatüre de baktığımızda trikoblastik sarkom adına iki tane yayınlanmış vaka gördük. Biz de yaptığımız araştırmalara göre bilinen tümörlere uyumlu olmadığı için trikoblastik sarkom tanısını koyduk. Bu da üçüncü vaka. Bunu da plastik cerrahı olan arkadaşlarla birlikte literatüre kazandırmayı düşünüyoruz" diye konuştu. "Bir buçuk ayda ceviz büyüklüğüne ulaştı" Dünyada üçüncü vaka olarak kayıtlara geçecek olan 93 yaşındaki hasta Ali İlgeç, "Kafamda sivilce kadardı büyüyerek ceviz büyüklüğüne ulaştı. Ben 40 yaşlarımda da aynısı oldu ve doktora gittiğimde yakmışlardı. O zaman kaybolmuştu ancak seneler sonra yeniden çıktı. Müracaat ettikten sonra doktorum benimle ilgilendi ve kitleyi başımdan aldılar. Allah razı olsun şu anda hiçbir şikayetim yok" derken hastanın oğlu Osman İlgeç, "Babamın anlattığına göre ilk belirtisi leke şeklindeydi ve onu lazerle aldırmış ve iyileşmiş. Bu yılın temmuz ayına kadar bir sorun yoktu. Bir sivilce şeklinde yeniden çıktı. Durumu takip ettik ve sivilce büyümeye başladı, kaşıntıları arttı. Yaklaşık bir buçuk ayda ceviz büyüklüğüne ulaştı ve siyahlaştı. Doktorlarımızın çalışmaları neticesinde ameliyata karar verildi. Ekim ayında ameliyat gerçekleşti ve şu anda da takibi yapılıyor" şeklinde konuştu.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:23
Dünyada 3’üncü kez rastlandı: Saçlı derideki nadir tümör Sakarya’da tedavi edildi
Saçlı deride görülen ve dünyada son derece nadir rastlanan tümör türlerinden biri olan Trikoblastik sarkom, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarıyla tedavi edildi. Dünyada yalnızca 3’üncü vaka olarak kayıtlara geçen hastalığın görüldüğü 93 yaşındaki adam, günlük yaşamına sorunsuz şekilde devam ediyor. 93 yaşındaki Ali İlgeç, kafasında sivilce şeklinde oluşan ve daha sonraki aylarda büyüyen yara için Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. İlgeç için Patoloji Bölümü’nde yapılan tetkikler neticesinde, saçlı deride çıkan kitlenin oldukça nadir görülen Trikoblastik sarkom olduğu tespit edildi. Alanında uzman hekimlerin yürüttüğü titiz tedavi süreci sonrası hasta Ali İlgeç’in genel sağlık durumunun iyi olduğu ve günlük yaşamını sorunsuz şekilde sürdürüyor. Dünya tıp literatüründe sınırlı sayıda örneği bulunan bu nadir hastalığın Sakarya’da başarıyla tedavi edilmesi, hem tıp dünyasında hem de sağlık camiasında dikkat çekti. Operasyonun başaralı geçtiğini aktaran Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Klinik İdari Sorumlusu Op. Dr. Muaz Zuhurlu, erken tanı ve multidisipliner yaklaşımın tedavide önemli rol oynadığını vurgulayarak vakanın tıp literatürüne de kazandırılacağını söyledi. "Dünyada sadece iki vakada rastlanmıştır, bizim vakamızda üçüncü olarak bildirilmiş olacak" Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Klinik İdari Sorumlusu Op. Dr. Muaz Zuhurlu, "Bu vaka bize şunu hatırlatıyor; erken teşhis hayat kurtarır. Bu sebeple vatandaşlara ricamız, özellikle bu durumlarda bir doktora görünmeleri. Eğer geçmeyen, uzun süredir bulunan yaraları, uzun zamandır olan ve son zamanda büyümeye başlayan benleri, kanayan, kabuk bağlayan cilt lezyonları varsa mutlaka bir cildiye doktoruna görünsünler. Cildiye doktorumuz gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapacaktır. Riskli gördüğü her lezyonu bize ameliyat açısında danışacaktır. Bizde uygun gördüğümüz durumlarda cerrahi müdahale yapıyoruz ve hastalarımızı taburcu ediyoruz. Hastamızdan çıkarttığımız kitlenin tıbbi adı Trikoblastik sarkom ve bu patolojik bir tanı. Dünyada sadece iki vakada rastlanmıştır. Bu tümör iyi huylu bir kitleden dönüşen kötü huylu tümördü. Ve bu tümörler son derece nadir görülmüştür ve iki vaka bildirilmiştir, bizim vakamızda üçüncü vaka olarak bildirilmiş olacak. Hastamızda yapılan işlemler ise sadece kötü huylu tümörü çıkartmıyoruz yanında güvenli cerrahi sınır dediğimiz yerle birlikte çıkartmış oluyoruz ki geride kalan kötü huylu bir tümör omasın diye. Bu çerçevede de ameliyatımız gayet başarı olmuştur ve yara iyileşmesi de sıkıntısız bir şekilde devam etmektedir. Bundan sonraki işlem Tıbbi Onkoloji takibinde olacak hastamız artık sistemik bir yayılımın olup olmadığı ve riski ne kadar var diye belirli aralıklarla cildiye, tıbbı onkoloji ve bize kontrole gelecektir" dedi. "Alıştığımızın daha dışında bir tümör gördük" Tıbbi Patoloji Kliniği Klinik İdari Sorumlusu Prof. Dr. Fahri Yılmaz, "Plastik cerrahide cerrahi sınırları güzelce temizlenerek kitle bize gönderildi. Bizler de materyalleri incelediğimizde alıştığımızın daha dışında bir tümör gördük. Bu tümörün bir kenarında da iyi huylu saç derisinden kaynaklanan bir tümör olarak gördük daha sonrasında araştırmalarımızı derinleştirdiğimizde literatüre de baktığımızda Trikoblastik sarkom adına iki tane yayınlanmış vaka gördük. Bizde yaptığımız araştırmalara göre bilinen tümörlere uyumlu olmadığı için Trikoblastik sarkom tanısını koyduk. Buda üçüncü vaka bunu da plastik cerrahı olan arkadaşlarla birlikte literatüre kazandırmayı düşünüyoruz" diye konuştu. "Bir buçuk ayda ceviz büyüklüğüne ulaştı" Dünyada üçüncü vaka olarak kayıtlara geçecek olan 93 yaşındaki hasta Ali İlgeç, "Kafamda sivilce kadardı büyüyerek ceviz büyüklüğüne ulaştı. Ben 40 yaşlarımda da aynısı oldu ve doktora gittiğimde yakmışlardı. O zaman kaybolmuştu ancak seneler sonra yeniden çıktı. Müracaat ettikten sonra doktorum benimle ilgilendi ve kitleyi başımdan aldılar. Allah razı olsun şuanda hiçbir şikayetim yok" derken hastanın oğlu Osman İlgeç, "Babamın anlattığına göre ilk belirtisi leke şeklindeydi ve onu lazerle aldırmış ve iyileşmiş. Bu yılın temmuz ayına kadar bir sorun yoktu. Bir sivilce şeklinde yeniden çıktı. Durumu takip ettik ve sivilce büyümeye başladı, kaşıntıları arttı. Yaklaşık bir buçuk ayda ceviz büyüklüğüne ulaştı ve siyahlaştı. Doktorlarımızın çalışmaları neticesinde ameliyata karar verildi. Ekim ayında ameliyat gerçekleşti ve şuanda da takibi yapılıyor" şeklinde konuştu.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:15
Mersin’de sağlığa çifte destek
Mersin Valisi Atilla Toros’un himayesinde, kentte sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik iki önemli bağış protokolü imzalandı. Protokoller kapsamında Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) Mobil Mamografi Kanser Tarama Aracı kazandırılırken, Mezitli ilçesinde yapılacak Aile Sağlığı Merkezi için de yapım süreci resmen başlatıldı. İlk protokol; hayırsever Seyit Serdar Akyurt ile Mersin İl Sağlık Müdürlüğü arasında, KETEM bünyesinde hizmet verecek Mobil Mamografi Kanser Tarama Aracının bağışı için imzalandı. Araç sayesinde özellikle kırsal ve dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınların meme kanseri taramalarına daha kolay erişim sağlaması hedefleniyor. Protokolün imza töreninde konuşan Vali Atilla Toros, mobil tarama aracının erken teşhis açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Hayırseverimiz Seyit Serdar Akyurt’a sağlık alanında yaptıkları bu anlamlı katkı için teşekkür ediyorum. Bu bağışın ilimizde örnek teşkil etmesini temenni ediyorum" dedi. Vali Toros’un himayesinde imzalanan ikinci protokol ise kentteki bir sivil toplum örgütü ile İl Sağlık Müdürlüğü arasında gerçekleştirildi. Protokol kapsamında Mezitli ilçesinde Aile Sağlığı Merkezi inşa edilecek. Vali Toros, dernek üyelerine teşekkür ederek, "Bugüne kadar gerçekleştirdikleri hayır çalışmaları için şükranlarımı sunuyorum. Yapılacak olan Aile Sağlığı Merkezi’nin Mezitli’mize ve Mersin’imize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. İmzalanan protokollerle birlikte Mersin’de hem kanserle mücadelede erken teşhis kapasitesinin artırılması hem de birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:13
Uzmanından yeni yıl uyarısı: "Alkol ve kalabalık bağışıklığı zayıflatıyor"
Liv Hospital Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Başaran, yeni yıl kutlamalarının kış mevsimiyle aynı döneme denk gelmesine değinerek alkol tüketimi dahil birçok konuda uyardı. Liv Hospital Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Başaran, yeni yıl kutlamalarının kış mevsimiyle aynı döneme denk gelmesinin bağışıklık sistemi üzerinde ek bir yük oluşturduğuna dikkati çekerek, alkol tüketimi, kalabalık ortamlar ve influenza riskine karşı uyarılarda bulundu. Yeni yıl döneminin kalabalık sosyal ortamlar, gece geç saatlere kadar süren etkinlikler ve çoğu zaman alkol tüketimiyle geçtiğini belirten Uzm. Dr. Başaran, "Bu tablo kış mevsiminin fizyolojik zorlukları ve solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı bir dönemle birleştiğinde, sağlık açısından daha dikkatli olunması gereken bir sürece giriyoruz" ifadelerini kullandı. "Alkol bağışıklık yanıtını baskılıyor" Alkol tüketiminin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine değinen Uzm. Dr. Elif Başaran, "Alkol mukozal bariyerleri zayıflatır, inflamatuvar yanıtı bozar ve enfeksiyonlara karşı savunmayı azaltır. Aşırı alkol tüketimi, bağışıklık sisteminin hem hücresel hem de antikor yanıtını baskılayarak influenza ve diğer viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha kolay gelişmesine ve daha ağır seyretmesine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olan bireyler alkol konusunda daha temkinli olmalıdır. Hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalığı, karaciğer hastalığı veya gut öyküsü bulunan bireylerin alkol tüketiminden kaçınması gerekir. Alkolün diüretik etkisiyle gelişen dehidratasyon, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikâyetler de bağışıklık yanıtını olumsuz etkiler" diye konuştu. "Kış aylarında enfeksiyon riski artıyor" Kış mevsiminin enfeksiyonlar açısından riskli bir dönem olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Başaran, "Soğuk havalarla birlikte insanların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla bulunması, solunum yolu virüslerinin yayılımını hızlandırıyor. İnfluenza virüsü damlacık yoluyla kolayca bulaşır ve özellikle yaşlılar, gebeler ve kronik hastalığı olan bireylerde ciddi komplikasyonlara yol açabilir" dedi. Başaran, basit ama etkili korunma önlemlerinin hala geçerliliğini koruduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Düzenli el hijyeni, kapalı alanlarda iyi havalandırma sağlanması, hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılması ve gerekli durumlarda maske kullanımı enfeksiyon riskini azaltmada etkilidir." "Grip aşısı hala en güçlü koruyucu" İnfluenza aşısının önemine de değinen Dr. Elif Başaran, "Grip sezonu devam ettiği sürece aşılama anlamlı derecede koruma sağlar. Özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı olanlar ve sağlık çalışanları için grip aşısı, hastalığın daha hafif seyretmesinde önemli bir araçtır" şeklinde konuştu. "Uyku, beslenme ve yaşam tarzı bağışıklığı doğrudan etkiliyor" Bağışıklık sisteminin yalnızca enfeksiyonlardan değil, yaşam tarzı alışkanlıklarından da etkilendiğini belirten Uzm. Dr. Başaran, "Bozulan uyku düzeni bağışıklık sistemini en fazla zayıflatan faktörlerden biridir. Yetersiz uyku enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır ve iyileşme süresini uzatır. Beslenme bağışıklık için temel bir unsurdur. Dengeli beslenme, yeterli protein alımı, sebze-meyve tüketimi ve yeterli sıvı alımı bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması için vazgeçilmezdir. Takviyeler ise gelişigüzel değil, mutlaka bireysel ihtiyaca göre ve hekim kontrolünde kullanılmalıdır" dedi. "Bu belirtilerde gecikmeden doktora başvurulmalı" Elif Başaran, bazı durumlarda tıbbi değerlendirmenin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları, nefes darlığı, 3 günden uzun süren belirgin halsizlik ya da kronik hastalığı olan bireylerde hızlı klinik kötüleşme durumlarında erken tıbbi değerlendirme hayati önem taşır" uyarısında bulundu. "Sağlık, yeni yılın en değerli hediyesi" Yeni yıl kutlamalarının yaşamın keyifli bir parçası olduğunu ancak sağlığın bu keyfin sürdürülebilirliğinin temel şartı olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Başaran, "Dengeli beslenme, enfeksiyonlardan korunma önlemleri, yeterli uyku ve doğru zamanda sağlık hizmetine başvurma bilinci, yeni yıla sağlıklı girmenin temelini oluşturuyor. Kış mevsiminde sağlığı korumak yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur" şeklinde konuştu.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:05
Ruh sağlığının en güçlü ilacı: Uyku
Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde en güçlü desteklerden birinin uyku olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, "Ruh sağlığınızı güçlendirmenin ilk adımı uykunuzu ciddiye almaktan geçer" dedi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, uyku düzeninin ruh sağlığı üzerindeki belirleyici etkisine dikkat çekti. Uykuya yalnızca dinlenme olarak bakılmaması gerektiğini ifade eden Taşdemir, uykunun depresyon, anksiyete ve bipolar bozukluk gibi birçok psikiyatrik hastalıkta iyileştirici bir rol üstlendiğini vurguladı. Uyku süresinden çok zamanlamanın önemine işaret eden Taşdemir, "Uzun saatler uyumak değil, doğru zamanda ve yeterli sürede uyumak iyi uyku olarak tanımlanır. Gece yarısından önce başlayan ve yaklaşık 7,5–8 saat süren uyku, zihinsel dengeyi korumada kritik öneme sahiptir" diye konuştu. Melatonin hormonunun salgılandığı saatlerin önemine de değinen Taşdemir, "Melatonin salgısının en yoğun olduğu 23.00 ile 03.00 saatleri arasında uyumak, beynin kendini onarması ve duygusal düzenlemenin güçlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle uykuya gece yarısından önce başlanmalıdır. İyi bir uykudan söz edebilmek için melatonin salgısı şarttır" şeklinde konuştu. Toplum genelinde uyku alışkanlıklarının sağlıksız bir noktada olduğuna dikkat çeken Taşdemir, zamanında ve yeterli uyunan uykunun ruh sağlığını güçlendirdiğini belirterek, "İyi uyku çok uyumak değildir. Doğru zamanda uyunan uyku, ruh sağlığını korumanın en temel adımıdır" ifadelerini kullandı.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:04
İdrar yanması şikayetiyle geldi geyik boynuzu taşı ameliyatı oldu
Siirt’e idrar yanması şikayetiyle hastaneye gelen Fatih Aslan’da çıkan geyik boynuzu taşı 1 buçuk saatte temizlendi. Siirt’te 34 yaşındaki Fatih Aslan, ateş, üşüme ve idrar yaparken yanma şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Yapılan muayene ve testlerin ardından piyelonefrit (böbrek iltihabı) tanısı konuldu ve enfeksiyon tedavisi tamamlandı. Üroloji uzmanı doktor Miraç Ataman, gerçekleştirilen operasyon, hem tıbbi açıdan hem de toplumsal sağlık açısından önemli bir başarı olduğunu söyledi. Ataman, "34 yaşındaki erkek hastamız, ateş, üşüme ve idrar yaparken yanma şikayetleri ile acil servise başvurdu. Yapılan değerlendirme sonucunda piyelonefrit (böbrek iltihabı) tanısı konuldu ve yatış yapılarak enfeksiyon tedavisi başarıyla tamamlandı. Tanı sürecinde yapılan Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülemesinde böbreğin tamamını kaplayan, sert yapıda(950-1450 HU), literatürde staghorn olarak adlandırılan ve halk arasında ‘ geyik boynuzu taşı ’ diye bilinen büyük taş saptandı. Staghorn taşlar böbreğin tüm boşluklarını doldurup, tekrarlayan enfeksiyonlara ve uzun vadede böbrek fonksiyon kaybına yol açabildiğinden tedavisi hayati önem taşımaktadır. Biz de bu vakamızda, Perkütan Nefrolitotomi (PCNL) yöntemiyle böbreğe küçük bir cilt kesisi üzerinden girerek endoskopik cihazlarla taşları parçalayıp çıkardık. PCNL, özellikle çapı 2 cm’den büyük ve kompleks taşlarda altın standart kabul edilmektedir. Normalde staghorn taşların temizlenmesi uzun süren ve çoğu zaman birden fazla seans gerektiren zorlu bir süreçtir. Modern altyapısı sayesinde, ciltten tek giriş yolu açılarak yaklaşık 1,5 saatlik bir seansta böbreğin tüm taş yükü başarıyla temizlendi" dedi. Hasta Fatih Aslan, hastaneye idrar ağrısıyla geldiğini belirterek, "Böbrekte ciddi bir taş olduğu ve bu taşla doktor ilgilendi Allah razı olsun. Böyle bir taşın en az 3 ameliyatla alınacağı söylenildi. Tek seansta hallolması epey mutlu etti" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder