Son Dakika
|
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde "Mukaddes emanetler" sergisi ziyarete açıldı
Manavgat’da ’pes’ dedirten görüntü cezasız kalmadı
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Başkentte dolu yağışı
Bolu Belediyesi’ne 5’inci dalga operasyonu
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Uşak’ta tarım arazisinde erkek cesedi bulundu
SAĞLIK
Zonguldak’ta Eczacılık Günü paneli düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 19:12:23
14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında 17. Bölge Zonguldak Eczacı Odası tarafından düzenlenen panelde, eczacıların sağlık sistemindeki rolü ve mesleki sorunlar ele alındı. Oda konferans salonunda gerçekleştirilen panele,TEB Genel Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün, BEUN Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği Başkanı Sait Yücel ve çok sayıda akademisyen ile eczacı katıldı. Programda konuşan TEB Genel Başkanı Mehmet İrfan Demirci, eczacıların sağlık sistemindeki önemine dikkat çekerek, "Birinci basamak sağlık hizmetinin merkezinde eczacılar olmalı" dedi. İnternet üzerinden ilaç ve gıda takviyesi satışına ilişkin düzenlemelere de tepki gösteren Demirci, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Esra Geyikli ise açılış konuşmasında mesleki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, bu tür organizasyonların sektör açısından büyük değer taşıdığını söyledi. Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem de eczacıların toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlendiğini belirterek, " Toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlenen tüm eczacılarımızın Eczacılık Bayramı’nı kutluyor, özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 19:10
Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’nde yürüdüler
Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 10 Mayıs Dünya Sağlık için Hareket Et Günü etkinlikleri kapsamında Kemal Köksal Şehir Stadyumu’nda "Sağlıklı ve Hareketli Yaşama Merhaba " yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Koordinasyonunda düzenlenen yürüyüş etkinliğinde sağlık çalışanlarının yanı sıra Fener İlkokulunda eğitim gören minik öğrenciler düzenlenen etkinliğe katılarak renkli görüntülere sahne oldular. Yürüyüşün ardından Fener İlkokulu öğrencilerine yönelik eski Milli Atlet Hüseyin Orhun Demircan tarafından öğrencilere Şehir stadyumda koşu ve çeşitli fiziksel aktiviteler de bulundurdu. Programın ardından minik öğrencilere elma ikram edildi. Güzel bir organizasyon altında düzenlenen Yürüyüşün ardından bir açıklama yapan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün , Fiziksel aktif olmanın ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanın önemine dikkat çekerek , ‘’Toplumda fiziksel aktivitenin artırılması hükümetler, tüm kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri dahil herkesin sorumluluğunda olup her yaş ve cinsiyetten engelli bireyler de dahil toplumun her kesimi için günlük 30-60 dakika orta yoğunlukta bir fiziksel aktivite ciddi hastalıkları önlemek için güçlü bir araç ve uygun maliyetli bir halk sağlığını iyileştirme yöntemidir. Ülkemizde de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü, her yıl Bakanlığımızın Koordinasyonunda diğer paydaş kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte toplum bilincini ve farkındalığını arttırmak amacı ile 81 ilimizde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Fiziksel aktivite, günlük yaşam içerisinde kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir bedensel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığının geliştirilmesinde temel araçlardan biridir. Bir halk sağlığı sorununu gidermenin yanında, aynı zamanda toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik eder ve gelecek nesillere yönelik bir yatırım oluşturur. Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için haftada 150 dakikalık (haftanın 5 günü 30 dakikalık) orta şiddette bir egzersiz yetişkinler açısından yeterlidir. 1-4 yaş arası çocuklar, gün içinde farklı şiddetlerde toplam 180 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdırlar. 5-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için ise, günde 60 dakika, orta şiddetliden yüksek şiddetli aktivitelere doğru şiddeti değişen aktiviteler önerilmektedir.’’ diyerek sağlıklı yaşam için fiziksel aktivitenin önemini vurguladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:23
Yağışlar sonrası çiftçilere hububat tarlalarında hastalık riski uyarısı: "Hastalık çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur"
Sivas Valiliği ile Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yağışlı hava ve sonrasında artan sıcaklıkların hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riskini artırdığına dikkat çekerek çiftçilere uyarıda bulundu. Sivas’ta son günlerde etkili olan yağışlı hava ve ardından yükselen sıcaklıklar nedeniyle hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riski arttı. Sivas Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere tarlalarını sık sık kontrol etmeleri ve hastalık belirtilerine karşı erken mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sinan Berk, "İlimizde son dönemlerde etkili olan yağışların ve serin hava şartlarının etkisiyle hububat alanlarında sarı pas hastalığı ve septorya kök çürüklüğü riski ciddi şekilde artmıştır. Bu hastalıklar yüksek ve sık ekim yapılan, aşırı azotlu gübre kullanılan ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu alanlarda hızla yayılmaktadır. Hastalık çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" dedi. "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir" İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik ekiplerin sezon boyunca arazi kontrollerini sürdürdüğünü belirten Berk, üreticilerin gelişmeleri yakından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade ederek, "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir. Bereketli ve kayıpsız bir sezon diliyoruz" diye konuştu. "Hastalık görüldüğü anda müdahaleye başlanmalıdır" Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Cihangir Bölücek ise pas hastalıklarıyla mücadelede öncelikle kültürel önlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti. Bölücek, "Ekim normlarına uyulmalı, sık ekimden kaçınılmalı ve dengeli gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin fazla kullanılması hastalığın yayılmasını artırır. Ayrıca dayanıklı ve toleranslı çeşitlerin tercih edilmesi önemlidir. Tüm bu tedbirlerin ardından hava şartlarına bağlı olarak hastalık yaygınlaşıyorsa, tarlalar düzenli kontrol edilmeli ve hastalık görüldüğü ilk anda mücadeleye başlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Sarı pas hastalığı Ziraat Mühendisi Banu Hasdemir de sarı pas hastalığının belirtileri hakkında bilgi vererek, "Sarı pas hastalığında yapraklarda makine dikişi şeklinde sıralı sarı çizgiler ve tozlanma görülür. Tarlaya girildiğinde pantolona sarı renk bulaşıyorsa hastalık aktif şekilde yayılıyor demektir. Septorya hastalığında ise yapraklarda kahverengi lekeler oluşur, zamanla yapraklar kurur ve bitkinin gelişimi zayıflar. Kök çürüklüğünde köklerde zarar meydana gelir, bitkide sararma, cılız kalma ve yatmalar görülür" dedi. Nemli bahar aylarında hızla yayılıyor Bu hastalıklarla mücadele edilmediği takdirde yüzde 50’ye varan verim kayıplarının yaşanabileceğini belirten Hasdemir, ürün kalitesinde düşüş, tohumluk ve yemlik değerinde azalma görülebileceğini, bazı durumlarda ise yem olarak kullanılan ürünlerde acılaşmaların ortaya çıkabileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, sarı pas hastalığının "Puccinia striiformis" mantarının neden olduğu ciddi bir mantari hastalık olduğunu belirterek, özellikle serin ve nemli bahar aylarında hızla yayılarak önemli verim kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:06
Sivas’ta hastanın göğüs duvarındaki 8 kiloluk tümör başarıyla çıkarıldı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki hastanın göğüs duvarındaki yaklaşık 8 kiloluk dev tümör alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki Saniye Elmalı uzun yıllardır yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi sağlık probleminden kurtarıldı. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, multidisipliner yaklaşımın başarılı örneklerinden biri oldu. Hastanın uzun yıllardır göğüs duvarında bulunan büyük bir kitle ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür göğüs duvarı tümörleri nadir görülen olgulardır. Hastamız uzun yıllardır bu kitle ile yaşamış ve daha sonra kliniğimize başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi müdahale kararı aldık. Ancak bu tür büyük ve kompleks ameliyatlar ekip çalışmasını gerektirir. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım sergiledik. Ameliyatımız başarıyla tamamlandı ve hastamızın genel durumu oldukça iyi" ifadelerini kullandı. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sinan Soylu ise hastanın ameliyat sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hastamızda sağ göğüs bölgesinde, kaburga travmasına bağlı geliştiği düşünülen ve göğüs duvarını etkileyen büyük bir kitle mevcuttu. Göğüs Cerrahisi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte planlı bir operasyon gerçekleştirdik. Oldukça kapsamlı bir cerrahiydi ancak ekip uyumu sayesinde operasyon başarıyla tamamlandı. Hastamızın genel durumu şu an stabil ve iyidir" dedi. Operasyonda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Handan Derebaşınlıoğlu da yer aldı. Ameliyat sırasında hastadan çıkarılan kitlenin yaklaşık 7 kilo 750 gram ağırlığında olduğu açıklandı. Sağlığına kavuşan Saniye Elmalı ise duygularını, "Uzun yıllardır bu rahatsızlıkla yaşıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Hocam ve tüm ekibe minnettarım. Derdimden kurtardılar, hepsinden Allah razı olsun" sözleriyle ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, bu tür zorlu vakalarda farklı branşların ortak çalışmasının hem başarı oranını artırdığını hem de hastalara daha güvenli tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Modern tıbbi altyapısı, alanında uzman akademik kadrosu ve hasta odaklı sağlık hizmet anlayışıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üniversite, bilimsel birikimi ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca Sivas’a değil, çevre illere de nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
2
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:08
Çavdarhisar’da ithal damızlık sığırların sağlık kontrolleri yapıldı
10 Şubat 2026 Salı - 12:37
Eklem ağrılarının tedavisinde "Sanakin" dönemi
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. İrfan Koca, eklem ağrıları olan vatandaşlara "Sanakin" tedavisi hakkında bilgi verdi. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. İrfan Koca, hastanın kendi kanından elde edilen biyolojik bir yöntem olan Sanakin tedavisinin, özellikle diz kireçlenmesi, kronik eklem ağrıları ve doku hasarlarında umut verici bir seçenek olarak öne çıktığını söyledi. Doç. Dr. İrfan Koca, "Eklem kireçlenmesi ve kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, modern dünyada yaşam kalitesini kısıtlayan en yaygın sağlık sorunlarının başında geliyor. Son yıllarda bu alanda sentetik ilaçlar yerine vücudun kendi onarım mekanizmalarını kullanan biyolojik tedavilere olan ilgi artarken, Sanakin (Sitokin Tedavisi) bu alandaki etkin çözümlerden biri olarak dikkat çekiyor" dedi. "Doğal ve güçlü bir içerik" Doç. Dr. İrfan Koca, "Sanakin tedavisi; hastadan alınan kanın, özel olarak geliştirilmiş cam kürecikler içeren tüplerde işlenmesiyle elde edilir. Bu işlem sayesinde kanda bulunan ve iltihabı baskılayan "akıllı proteinler" (interlökin antagonistleri) yönünden zengin bir serum oluşturulur. Elde edilen bu değerli sıvı, sorunlu ekleme enjekte edilerek yangıyı durdurmayı ve hasarlı dokuyu desteklemeyi hedefler. Kimyasal madde içermemesi, bu yöntemi kortizon ve benzeri sentetik ilaçlardan ayıran en büyük avantajdır. Bu yöntem, hastanın kendi kanındaki doğal koruyucuları kullanarak eklem içindeki yıkıcı süreci yavaşlatmayı amaçlar. Ancak eklem sağlığı sadece kıkırdak dokusundan ibaret değildir. Kas gücünün artırılması ve eklem mekaniğinin düzeltilmesi için Sanakin tedavisi mutlaka kişiye özel planlanmış fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarıyla desteklenmelidir" ifadelerini kullandı. "Hangi durumlarda uygulanabilir" Tedavinin özellikle şu hasta gruplarında destekleyici ve iyileştirici olarak kullanılabildiği ifade eden Dr. Koca, "Diz, kalça ve omuz kireçlenmesi (Osteoartrit) olanlar, Menisküs yaralanmaları sonrası kronik ağrı yaşayanlar, tendinit, bağ zorlanmaları ve spor yaralanmaları, cerrahi müdahale için henüz erken evrede olan hastalar. Güvenli Uygulama, Minimal Yan Etki olanlar" dedi. Biyolojik bir yöntem olması sebebiyle yan etki riskinin oldukça düşük olduğunu belirten Doç. Dr. İrfan Koca, uygulamanın mutlaka steril klinik şartlarda ve uzman hekim kontrolünde yapılması gerektiğinin altını çizdi. Koca, tedavinin başarısının klinik muayene ve görüntüleme sonuçlarının titizlikle analiz edilmesine bağlı olduğunu da sözlerine ekledi.
10 Şubat 2026 Salı - 12:31
Dr. Sayar, "Karanlıkta kullanılan telefon ışığı göz sağlığını olumsuz etkiler"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, karanlık ortamda telefon kullanımının göz sağlığını olumsuz etkilediğini ve özellikle gençlerde göz numarasının ilerlemesine neden olabileceğini belirtti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, özellikle karanlıkta telefon kullanma alışkanlığının gözlerde ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyardı. Dr. Sayar, "Akıllı telefonların günlük yaşamda yoğun şekilde kullanılması, göz sağlığına yönelik riskleri de beraberinde getiriyor" dedi. Op. Dr. Sayar, ışıklar kapalıyken parlak ekrana bakmanın gözün daha fazla efor sarf etmesine neden olduğunu vurgulayarak, "Karanlık ortamda ekran ışığına maruz kalan göz, sürekli uyum sağlamak zorunda kalır. Bu durum göz yorgunluğunu artırır ve uzun vadede miyopi riskini yükseltebilir. Özellikle çocuklar ve ergenler bu konuda daha hassas" dedi. Mavi ışığın etkilerine de dikkat çeken Sayar, telefon ve tablet ekranlarından yayılan mavi ışığın karanlıkta daha yoğun algılandığını ifade etti. "Mavi ışık; göz kuruluğu, yanma, batma ve baş ağrısı gibi şikâyetlere yol açabilir. Aynı zamanda uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını baskılayarak uyku düzenini de olumsuz etkiler" diye konuştu. Göz sağlığını korumak için alınabilecek önlemlere değinen Op. Dr. Akgün Sayar, karanlıkta telefon kullanımından kaçınılması, ekran parlaklığının ortam ışığına uygun şekilde ayarlanması ve özellikle gece saatlerinde ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca 20-20-20 kuralının göz yorgunluğunu azaltmada etkili bir yöntem olduğunu hatırlattı.
10 Şubat 2026 Salı - 12:27
Elazığ’da UKİP çerçevesinde numune alımı başladı
Ulusal Kalıntı İzleme Projesi (UKİP) kapsamında ilk 3 aylık program doğrultusunda numune alımlarına başlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 UKİP kapsamında ilk üç aylık program doğrultusunda numune alımlarına başlandı. Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli tarafından program kapsamında 2025 yılında; 485 adet broiler kas-karaciğer ve su, 40 adet büyükbaş sığır kas, 1 adet yumurta, 28 adet çiğ inek sütü, 56 adet alabalık ve 3 adet bal numunesi alınarak laboratuvarlarda analiz ettirildiği bildirildi. Yapılan analizler sonucunda 1 adet sığır kas ve 6 adet broiler kas numunesinde olumsuz sonuca rastlandığı, geri izleme sürecinde alınan numunelerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı aktarıldı.
10 Şubat 2026 Salı - 12:15
Burhaniyeliler kan bağışı paptı
Burhaniye ilçesinde, Balıkesir Kızılay Kan Merkezi’nin düzenlediği kampanya ilgi gördü. Çok sayıda vatandaş, Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlanan Kızılay Kan Bağışı Otobüsünde kan vermek için sıraya girdi. Düzenlenen kampanyaların ilgi gördüğünü anlatan yetkililer, herkesi kan bağışı yapmaya çağırdı. İki haftada bir Burhaniye’ye gelindiğini kaydeden Kızılay yetkilileri her defasında bağışçı sayısının 45-50 rakamını düşmediğini kaydederken, bağışçılarda kan bağışı ile sıhhat bulduklarını söylediler. Çok sayıda kan verdiğini kaydeden Zeki Selçuk, "Ben uzun yıllardan beri kan verdim. Gerek Kızılay’a olsun, gerekse hastanede ihtiyacı olanlara olsun. Son zamanlarda dizimden bir rahatsızlık geçirdiğim için ara vermek zorunda kaldım. Şimdi gene meydanda Kızılay Kan Merkezinde kan vermeyi düşünüyorum. İnşallah, bundan sonra belli periyotlarda kan vermeye devam edeceğim" dedi. 27 defa kan verdiğini kaydeden Bahriye Özyılmaz da, "Bu gün Burhaniye de Kızılay geldi meydana. Bende 15 gün önce vermiştim. Bu gün de eşim verdi. 27 defa kan verdim. Herkesi kan vermeye kanı fazla olanları kan vermeye bekliyoruz. Önümüz Ramazan. Ramazan da daha çok azalıyor. Kana herkesin ihtiyacı var. Lütfen herkesin vermesini rica ediyorum" diye konuştu. Kan vermenin sağlık olduğunu kaydeden Nurettin İlhan " Kan vermek sağlıklı bir şey. Zaten İslami kurullara göre vücudun sağlığı sıhhati için kan verilmesi lazım. Vücudu yeniliyor. Organlara faydası oluyor. Hücreleri alyuvarları yeniliyor. Ben çok sağlık, sıhhat gördüm. Allah’a binlerce şükür vermeye devam ediyoruz" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 11:49
Şanlıurfa’da 30 yıllık bağımlılığa ücretsiz elveda
Şanlıurfa’da 30 yıllık sigara tiryakisi adam, sağlıklı hayat merkezi aracılığıyla bağımlılıktan kurtuldu. Sağlık Bakanlığı’nın "hastalığa değil, sağlığa yatırım" anlayışı doğrultusunda hizmet veren Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığı hizmetleri kapsamında vatandaşlara ücretsiz sigara bırakma desteği sunmaya devam ediyor. Eyyübiye, Haliliye 1 No’lu, Bamyasuyu, Akçakale ve Viranşehir ilçelerinde hizmet veren toplam 5 Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla, mesai saatleri içerisinde sigara bırakma polikliniklerinde ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmeti veriliyor. Yaklaşık 30 yıl sigara kullandıktan sonra sağlıklı hayat merkezine başvuran 49 yaşındaki Ali Duran, sigarayı bırakma sürecine ilişkin yaşadıklarını paylaştı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorunun tavsiyesi üzerine sigarayı bırakmaya karar verdiğini belirten Duran, sigara bırakma polikliniğinde görev yapan hekimler ve uzman ekipler tarafından detaylı şekilde bilgilendirildiğini, gerekli ölçümlerin yapıldığını ve psikolojik destek aldığını ifade etti. Yaklaşık 3 aydır sigara kullanmadığını dile getiren Duran, nefes alışverişinin düzeldiğini, merdivenleri rahatlıkla çıkabildiğini ve enerjisinin arttığını belirterek, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşları sağlıklı hayat merkezlerine davet etti. Şanlıurfa Haliliye 1 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğçe Berçin ise Mayıs 2024’ten bu yana sigara bırakma polikliniğinde hizmet verdiklerini söyledi. Sigara bırakmak isteyen hastalarla sürecin karbonmonoksit ve tansiyon ölçümleriyle başladığını ifade eden Dr. Berçin, hastalarla birlikte belirlenen sigara bırakma planı doğrultusunda ilk haftanın ardından yüz yüze görüşmeler yaptıklarını, devam eden süreçte ise aylık takiplerle gerek telefonla gerek yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktardı. Dr. Berçin, medikal tedavilerin yanı sıra sağlıklı hayat merkezlerinde görev yapan psikologlarla birlikte davranışsal ve motivasyonel destek sağlandığını belirterek, sigara bırakma polikliniği ile tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı hizmetlerinin tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu vurguladı. Yetkililer, daha sağlıklı bir yaşam için tüm vatandaşları sağlıklı hayat merkezlerine başvurmaya davet etti.
10 Şubat 2026 Salı - 11:38
Şanlıurfa’da 30 yıllık bağımlılığa ücretsiz elveda
Şanlıurfa’da 30 yıllık sigara tiryakisi Ali Duran, sağlıklı hayat merkezi aracılığıyla bağımlılıktan kurtuldu. Sağlık Bakanlığı’nın "hastalığa değil, sağlığa yatırım" anlayışı doğrultusunda hizmet veren Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığı hizmetleri kapsamında vatandaşlara ücretsiz sigara bırakma desteği sunmaya devam ediyor. Eyyübiye, Haliliye 1 No’lu, Bamyasuyu, Akçakale ve Viranşehir ilçelerinde hizmet veren toplam 5 Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla, mesai saatleri içerisinde sigara bırakma polikliniklerinde ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmeti veriliyor. Yaklaşık 30 yıl sigara kullandıktan sonra sağlıklı hayat merkezine başvuran 49 yaşındaki Ali Duran, sigarayı bırakma sürecine ilişkin yaşadıklarını paylaştı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorunun tavsiyesi üzerine sigarayı bırakmaya karar verdiğini belirten Duran, sigara bırakma polikliniğinde görev yapan hekimler ve uzman ekipler tarafından detaylı şekilde bilgilendirildiğini, gerekli ölçümlerin yapıldığını ve psikolojik destek aldığını ifade etti. Yaklaşık 3 aydır sigara kullanmadığını dile getiren Duran, nefes alışverişinin düzeldiğini, merdivenleri rahatlıkla çıkabildiğini ve enerjisinin arttığını belirterek, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşları sağlıklı hayat merkezlerine davet etti. Şanlıurfa Haliliye 1 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğçe Berçin ise Mayıs 2024’ten bu yana sigara bırakma polikliniğinde hizmet verdiklerini söyledi. Sigara bırakmak isteyen hastalarla sürecin karbonmonoksit ve tansiyon ölçümleriyle başladığını ifade eden Dr. Berçin, hastalarla birlikte belirlenen sigara bırakma planı doğrultusunda ilk haftanın ardından yüz yüze görüşmeler yaptıklarını, devam eden süreçte ise aylık takiplerle gerek telefonla gerek yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktardı. Dr. Berçin, medikal tedavilerin yanı sıra sağlıklı hayat merkezlerinde görev yapan psikologlarla birlikte davranışsal ve motivasyonel destek sağlandığını belirterek, sigara bırakma polikliniği ile tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı hizmetlerinin tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu vurguladı. Yetkililer, daha sağlıklı bir yaşam için tüm vatandaşları sağlıklı hayat merkezlerine başvurmaya davet etti.
10 Şubat 2026 Salı - 11:35
Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nden sigarayı bırakmak isteyenlere tam destek
Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nde düzenlenen programda, sigarayı bırakmayı başaran bir vatandaş ödüllendirilirken, uzmanlar sigaranın sağlık üzerindeki yıkıcı etkileri konusunda önemli uyarılarda bulundu. Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlik, Yunus Emre Mahallesi’nde bulunan Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği’nde yapıldı. Polikliniğe başvurarak tedavi sürecini başarıyla tamamlayan Muhammed Emin Cebeci’ye, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin tarafından başarı belgesi takdim edildi. Ayrıca, sigara bırakma polikliniğinde yürüttüğü özverili çalışmalardan dolayı Dr. Elif Pala Gün’e de teşekkür belgesi verildi. "Sigara önlenebilir en büyük sağlık tehdidi" Programda açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, sigaranın insan sağlığına verdiği zararlara dikkat çekerek, "Sigaranın içinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve bunların 81 tanesi doğrudan kanser yapıcı etkiye sahip. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 8 milyon insan sigara ve pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 7 milyonu doğrudan sigara kullanımından, 1 milyon 200 bini ise pasif içicilikten kaynaklanıyor" dedi. Sigaranın en çok kansere, kalp-damar hastalıklarına ve KOAH’a yol açtığını belirten Tekin, sigarayı bırakmanın hastalık risklerini ciddi oranda azalttığını vurguladı. Erzincan’da sigara bırakma poliklinikleri aktif çalışıyor 2025 yılı Erzincan verilerini paylaşan Tekin, "Erzincan’da bu yıl 747 vatandaşımız sigara bırakma polikliniklerine başvurdu. 570 vatandaşımız ilaç tedavisi aldı ve 76 kişi sigarayı tamamen bıraktı. Bu oran yaklaşık yüzde 15 civarında olsa da mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor" ifadelerini kullandı. Erzincan genelinde 11 sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini kaydeden Tekin, Sağlıklı Hayat Merkezleri üzerinden çevrim içi görüşme imkânının da bulunduğunu hatırlattı. Ramazan öncesi çağrı: "Bugün milat olsun" Ramazan ayı öncesi vatandaşlara önemli bir çağrıda bulunan Tekin, "İftar sonrası sigara içimi, tansiyon yükselmesi ve kalp spazmı gibi ciddi riskleri artırıyor. Bu nedenle Ramazan gelmeden sigarayı bırakmak büyük önem taşıyor. Vatandaşlarımız ALO 171 hattı ve MHRS üzerinden randevu alarak polikliniklerimize başvurabilirler. Bugün sigarayı bırakmak için bir milat olsun" şeklinde konuştu. "Bir haftada sigara isteğim tamamen kayboldu" 12 yıl sonra sigarayı bırakmayı başaran Muhammed Emin Cebeci ise yaşadığı süreci, "Doktorumun önerdiği ilaç tedavisine başladım. Bir hafta içinde sigara isteğim tamamen kayboldu. Tedavi süresince sürekli destek aldım. Sigarayı bırakmak isteyen herkese polikliniklere başvurmalarını tavsiye ediyorum" sözleriyle anlattı.
10 Şubat 2026 Salı - 11:28
ADÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yazıcı: "Her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor"
Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 8 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çeken ADÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekerek bu verilere göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 8 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiğini söyledi. Bu ölümlerin yaklaşık 1,3 milyonunun ise sigara içmeyen bireylerin pasif dumana maruz kalması sonucu gerçekleştiğini ifade eden Yazıcı, pasif içiciliğin de en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğunu vurguladı. Sigaranın başta akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp ve damar hastalıkları ile inme olmak üzere birçok ciddi hastalığın temel nedeni olduğunu dile getiren Yazıcı, pek çok kanser türü, kemik erimesi ve diyabet gibi kronik rahatsızlıklarla da doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Nargile, elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri ve nikotin içeren puffların da masum olmadığını belirten Yazıcı, bilimsel çalışmaların bu ürünlerin sigarayı bırakma yöntemi olmadığını, aksine bağımlılığa geçişi kolaylaştırdığını ortaya koyduğunu söyledi. Tütün kullanımının yalnızca insan sağlığını değil çevreyi de ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Doç. Dr. Onur Yazıcı, tütün üretiminin ormansızlaşmaya, karbon salınımına ve ekosistemlerin zarar görmesine yol açarak iklim krizini derinleştirdiğini ifade etti. Sigarayı bırakmanın sağlığın korunması açısından atılabilecek en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayan Yazıcı, bırakıldıktan kısa süre sonra vücutta iyileşme sürecinin başladığını, kan basıncının düştüğünü, akciğer fonksiyonlarının zamanla düzeldiğini ve kalp hastalığı riskinin azaldığını kaydetti. Sigara bırakmanın yaşam kalitesini artıran güçlü bir koruyucu sağlık davranışı olduğunu sözlerine ekledi. Sigarayı bırakmak isteyen bireylerin mutlaka uzman desteğinden yararlanması gerektiğini ifade eden Yazıcı, ülke genelinde hizmet veren sigara bırakma polikliniklerinde bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tedavilerin sosyal güvenlik kapsamında sunulduğunu, hastanelerdeki sigara bırakma polikliniklerine randevu alınarak başvurulabileceğini söyledi. Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla tüm bireyleri sağlıklı bir yaşam için sigarayı bırakmaya davet etti.
10 Şubat 2026 Salı - 11:28
Tarsus’ta Sigarayı Bırakma Günü’nde farkındalık etkinliği düzenlendi
Tarsus’ta Sigarayı Bırakma Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte, vatandaşlara sigarayı bırakma sürecine yönelik destek ve bilgilendirme yapıldı. Tarsus Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü, Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla Yarenlik Alanında vatandaşlara yönelik farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Gün boyunca alanda kurulan bilgilendirme noktasında, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara psikolojik danışman desteği sunulurken, bırakma sürecine rehberlik edecek bilgilendirici broşürler de dağıtıldı. Etkinlik kapsamında, sigara bağımlılığının yalnızca fiziksel değil aynı zamanda güçlü bir psikolojik boyutu bulunduğuna dikkat çekildi. Bırakma sürecinde doğru destek mekanizmalarına ulaşmanın önemi vurgulanırken, sağlıklı yaşam konusunda bilinç oluşturmayı hedefleyen çalışmada vatandaşların soruları yanıtlandı ve sigarayı bırakma yöntemleri hakkında bilgiler paylaşıldı. Toplum sağlığını önceleyen hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Tarsus Belediyesi, bireylerin yaşam kalitesini arttırmaya yönelik bilinçlendirme faaliyetlerine devam edileceğini belirtti.
10 Şubat 2026 Salı - 11:20
Nilüfer Belediyesinden sigaraya karşı bilimsel söyleşi
Nilüfer Belediyesinin düzenlediği söyleşide, sigara ve elektronik sigara bağımlılığı bilimsel veriler ışığında ele alındı. Uzmanlar, özellikle gençler üzerindeki risklere dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında "Bağımlılık Şekil Değiştirir mi? Sigara, Elektronik Sigara ve Akciğer Sağlığı" başlıklı söyleşi düzenledi. "Her yıl 8 milyon insan sigaradan hayatını kaybediyor" Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Yeşim Uncu, 9 Şubat’ın sigara kullanan bireylerin, bırakma konusunda kendilerini sorgulamaları açısından anlamlı bir gün olduğunu ifade etti. Uncu, her yıl dünya genelinde 8 milyon kişinin tütün ve tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Bu sayının, Covid-19 pandemisinde yaşanan ölümlerle kıyaslanabilecek düzeyde olduğuna vurgu yapan Uncu, "Sigara karşısında bir mücadele var ve bu mücadelede elimizdeki tüm imkânları kullanmamız gerekiyor. En önemli adım karar vermek. Bu kararın ardından Türkiye’nin her yerindeki sigara bırakma polikliniklerinden ücretsiz destek alınabilir" dedi. Çocuklar büyük risk altında Uzman Dr. Güler Yürekli ise sigaranın, esrar ve kokain gibi maddelerle kıyaslandığında çok daha hızlı bağımlılık geliştirdiğini belirtti. Sigaranın, yasal düzenlemelere rağmen her yaş grubundaki birey tarafından kolaylıkla ulaşılabilir olmasının büyük bir risk oluşturduğunu söyleyen Yürekli, "Sigara tüm sistemleri etkiliyor ancak en büyük hasar akciğerlerde görülüyor. KOAH, akciğer kanseri ve çeşitli enfeksiyonlara yol açıyor. Kalp-damar sistemi açısından ise kalp krizi, felç, damar tıkanıklığı ve hipertansiyon riskini artırıyor. Ağız, gırtlak ve mide kanserleri açısından da ciddi bir risk faktörü. Pasif içicilikte ise özellikle çocuklar büyük tehlike altında. Astım ve orta kulak enfeksiyonları bu çocuklarda daha sık görülüyor" diye konuştu. Sigaranın bir alışkanlık değil, doğrudan bir bağımlılık ve hastalık olduğunu vurgulayan Yürekli, günde içilen sigara sayısının önemli olmadığını, bırakmanın önündeki en büyük engellerden birinin ise ürüne kolay erişim olduğunu dile getirdi. Sigara kullanan her 10 kişiden yalnızca birinin kendi başına bırakabildiğini belirten Yürekli, "Bağımlılık psikolojik, davranışsal ve biyolojik boyutları olan çok ayaklı bir süreçtir. Bu nedenle mutlaka bir sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır. Başarısız denemeler motivasyonu düşürmemeli. Sigara dumanında bulunan 7 bin toksik maddenin en az 80’inin kanserojen olduğu biliniyor. Puro, nargile, pipo ve elektronik sigara da aynı riski taşır" ifadelerini kullandı. Yeni tehdit elektronik sigara Bağımlılığın yeni bir boyutunun elektronik sigaralar olduğunu belirten Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşı ise elektronik sigaraların daha az zararlı olduğu yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Son yıllarda sigara kullanım oranlarının düşmesiyle birlikte tütün endüstrisinin kârlılığının tehdit altında kaldığını ifade eden Dilektaşı, bu nedenle elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin "yenilik" olarak sunulduğunu belirtti. Tütün şirketlerinin "zarar azaltma" söylemiyle hareket ettiğini vurgulayan Dilektaşı, bunun yıllardır uygulanan bir endüstri stratejisi olduğunu kaydetti. Hedef pazar: Gençler ABD verilerine göre her 5 lise öğrencisinden birinin ve her 20 ortaokul öğrencisinden birinin elektronik sigara kullandığını dile getiren Dilektaşı, gençler arasındaki kullanım oranının hızla arttığına dikkat çekti. Elektronik sigaraların daha az zararlı olduğu iddiasının bilimsel verilerle çürütüldüğünü ifade eden Dilektaşı, "Geleneksel sigaralarda bulunan zararlı maddelerin tamamı elektronik sigaralarda da yer alıyor" dedi. Söyleşinin sonunda verilen ortak mesajda, tüm tütün ve nikotin içeren ürünlerden arınmış bir dünya hedeflendiği vurgulanarak, bu mücadelenin yalnızca sağlık ve eğitim sistemleriyle değil, toplumsal bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, konuşmacılara katkılarından dolayı teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşiye, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşı ile Uzman Dr. Güler Yürekli konuşmacı olarak katıldı. Söyleşiyi Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de takip etti.
10 Şubat 2026 Salı - 11:08
Bor madeninin kanser tedavisinde kullanımına yönelik çalışmalarda önemli sonuçlar elde edildi
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (KUYAM) geliştirilen bor türevlerinin kanser hücrelerini yok ettiği ve çoğalmasını engellediği, sağlıklı hücrelerde ise hücre canlılığını artırdığı bildirildi. KUYAM koordinatörü Doç. Dr. Fatih Kar öncülüğünde yaklaşık 10 yıldır sürdürülen ve TÜSEB ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından desteklenen çalışmalarda, bor ve bor türevlerinin farklı kanser hücreleri üzerindeki etkileri araştırıldı. Daha önce bağırsak ve kıkırdak hastalıklarına yönelik ürünler geliştiren araştırma ekibi, son çalışmalarını kanser hastalıkları üzerine yoğunlaştırdı. Bor mineralinden sentezlenen beş farklı türev, hücre kültürü deneylerinde çeşitli kanser türleri üzerinde test edildi. "Kanser hücrelerini yok ediyor" Doç. Dr. Fatih Kar, geliştirilen bor türevlerinin kanser hücrelerini yok ettiğini, kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediğini ve sağlıklı hücrelerde hücre canlılığını artırdığını ifade etti. Çalışmalar kapsamında özellikle beyin kanseri (glioblastoma) başta olmak üzere prostat, akciğer ve pankreas kanseri hücrelerinde etkili dozlar belirlendi. Hücre kültürü deneylerinin tamamlandığı, hayvan deneylerine yönelik çalışmaların ise sonuçlanmak üzere olduğu bildirildi. ’Antikanserbor’ adı verilen bor tabanlı bileşenler için patent başvurusunda bulunulduğu belirtilirken, çalışmaların tamamlanmasının ardından geliştirilen ürünlerin sağlık alanında kullanıma sunulmasının hedeflendiği kaydedildi. Yürütülen bilimsel çalışmalarda öğrenci ve akademisyenlerden oluşan 10 kişilik bir ekibin görev aldığını belirten Doç. Dr. Fatih Kar, projeye verdikleri desteklerden dolayı KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin’e teşekkür etti.
10 Şubat 2026 Salı - 11:02
Uzmanından epilepsi uyarısı
Uzm. Dr. Adem Delice, Dünya Epilepsi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hastalığın sadece şiddetli nöbetlerle değil, kısa süreli dalma ve farkındalık kaybı gibi belirtilerle de ortaya çıkabileceğini vurguladı. Epilepsinin beyindeki elektriksel aktivitenin geçici olarak bozulmasıyla ortaya çıkan bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Özel Adatıp Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Adem Delice, hastalığın seyrinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ifade etti. Toplumdaki yaygın kanaatin aksine epilepsinin her zaman bayılma veya kasılma şeklinde seyretmediğini kaydeden Delice, "Bazı nöbetler kısa süreli dalma, farkındalık kaybı ya da istemsiz hareketler şeklinde görülebilir. Bu nedenle epilepsi her zaman çevre tarafından kolayca fark edilmeyebilir" dedi. "Yanlış bilgiler sosyal yaşamı zorlaştırıyor" Toplumdaki ön yargıların ve yanlış bilgilerin, epilepsiyle yaşayan bireylerin günlük hayatını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Delice, "Doğru bilgi ve farkındalık, bireylerin sosyal yaşamda daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda bulunmasını sağlar. Dünya Epilepsi Günü, bu önyargıların azalması ve toplumda bilinç düzeyinin artması açısından kritik bir öneme sahip" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder