Son Dakika
|
Altı Avrupa ülkesi Ukrayna'ya asker gönderme seçeneğini reddetti
TFF, 108 teknik sorumluyu bahis nedeniyle PFDK’ya sevk etti
Camide çekilen görüntüler tepki toplamıştı, ifadesinin ardından serbest bırakıldı
Esenyurt’ta korkutan depo yangını: Dumanlar metrelerce yükseldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2026 senesi ülkemiz için bir reform yılı olacak"
Beşiktaş’ta Mert Günok ile yollar ayrıldı
Çanakkale’de 4 büyüklüğünde deprem
İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı
Seçil Erzan davasında gerekçeli karar açıklandı
ABD’nin kaçırdığı Venezuela Devlet Başkanı Maduro, mahkemeye getirildi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Bakan Fidan, Malezya Başbakanı İbrahim ve Dışişleri Bakanı Hasan ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Malezya Başbakanı İbrahim’e "Cumhuriyet Nişanı"
BUDO’nun bazı seferleri iptal edildi
ABD, uluslararası sularda "Sophia" adlı petrol tankerine el koydu
Altı Avrupa ülkesi Ukrayna'ya asker gönderme seçeneğini reddetti
Klima borusu bomba gibi patladı: Müşteriler sokağa kaçtı
Esenyurt’ta korkutan depo yangını: Dumanlar metrelerce yükseldi
SAĞLIK
Diyarbakır’da rahatsızlığı bulunan vatandaş, jandarma helikopteriyle hastaneye sevk edildi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:20:56
Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde rahatsızlığı bulunan vatandaş, jandarma helikopteriyle hastaneye sevk edildi. Jandarma Genel Komutanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde rahatsızlandığı öğrenilen bir vatandaşımız, Diyarbakır Jandarma Hava Grup Komutanlığına ait helikopter ve sağlık ekipleri ile bulunduğu yerden alınarak hastaneye sevk edildi" ifadelerine yer verildi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:59
Çayırova’ya sismik izolatörlü hastane
Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, ilçede yapımı devam eden Çayırova Devlet Hastanesi şantiyesinde incelemelerde bulundu. Yüklenici firma yetkililerinden çalışmaların son durumu hakkında bilgi alan Başkan Bünyamin Çiftçi, hastane inşaatının planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Çiftçi, projenin fiziki gerçekleşme durumuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Çayırova Devlet Hastanesi inşaatı hızla devam ediyor. Temel betonu tamamlandı. Sismik kat perde betonları yüzde 90 seviyesinde. Çevre istinat betonları başladı. En büyük hayallerimizden biri olan hastanemizin yapım sürecini adım adım, heyecanla takip ediyoruz" dedi. Toplam 45 bin 518 metrekare inşaat alanına sahip olan ve taban alanı 8 bin 700 metrekare üzerine kurulan hastane, depreme dayanıklı "sismik izolatörlü" sistemle inşa ediliyor. 200 yatak kapasiteli hastanede; 51 yoğun bakım yatağı, 75 poliklinik, 6 ameliyathane, 26 acil müşahede yatağı, 8 diyaliz ünitesi ve doğumhaneler yer alacak.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:41
Görme engelli öğrenci, yapay zeka asistanı sayesinde 4 yılda ilk kez tek başına kantine gidebildi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) hayata geçirilen "Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı" projesini kullanan görme engelli üniversite öğrencisi Seda Arslan, eğitim gördüğü 4 yıl boyunca ilk kez kimseye ihtiyaç duymadan tek başına kantine gidebildiğini söyledi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, görme engelli bireylerin kampüs binalarında kimseye ihtiyaç duymadan güvenli ve bağımsız şekilde hareket edebilmesini amaçlayan "Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı" projesini uygulamaya aldı. Yapay zekâ destekli uygulama sayesinde kullanıcılar, bina girişlerinden sınıflara, kantinlere ve ortak alanlara kadar adım adım yönlendiriliyor. Projeyi deneyimleyen OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü 4. sınıf öğrencisi görme engelli Seda Arslan, uygulamanın hayatında önemli bir değişim oluşturduğunu ifade etti. Görme engelli bireyler için bir yerde yürümenin tamamen ezbere dayalı olduğunu belirten Arslan, "Gittiğimiz yerlerde kendi kendimize kodlar oluşturuyoruz. Üniversitede 4 yılda kendi kendime kodlarımı oluşturmuştum ama hiç kantine inmemiştim. Tek başımayken, yanımda bir arkadaşım olmadığında kantine hiç gitmiyordum" dedi. Uygulamayı deneme sürecinde ilk kez tek başına kantine gittiğini vurgulayan Arslan, "Bu süreçte uygulamayı denerken artık tek başıma kantine inebildim. Denemesini de yaptık ve hiçbir zorlanma yaşamadım. Binanın girişinden her aşamasına kadar erişilebilirliği sağlamak için tüm adımlar tek tek hesaplanmış" diye konuştu. Fakültede ilk görme engelli öğrencilerden biri olduğunu belirten Arslan, bu yıl mezun olacağını ifade ederek, "Bizden sonra görme engelli arkadaşlarımız da geldi. Ben mezun olduktan sonra da üniversiteye gelecek görme engelli öğrencilerin, kampüs kapısından girdikleri andan itibaren kimseye ihtiyaç duymadan sadece telefonlarıyla bu süreci yönetebilecek olmaları bizi çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:49
79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası etkinliği gerçekleştirildi
Kayseri’de, 79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası kapsamında Melikgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Verem Biriminde farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinliğe İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Duygu Horoz, başkan yardımcıları, ilçe sağlık müdürleri, Kayseri Verem Savaş Derneği yöneticileri ile ilgili birim uzmanları ve sağlık çalışanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Kayseri İl Tüberküloz Koordinatörü Dr. Aliye Bozdağ; tüberkülozla mücadelenin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin veremle mücadelede dünyaya örnek gösterilen etkin bir sisteme sahip olduğunu söyledi. Dr. Bozdağ; yürütülen çalışmalar sayesinde hastalığın görülme sıklığında önemli ölçüde azalma sağlandığını ifade ederek, nihai hedefin tüberkülozsuz bir dünya oluşturmak olduğunu vurguladı. Kayseri Verem Savaş Derneği 2. Başkanı Gülseren Tokmak ise veremin insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Tokmak, dernek olarak İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli şekilde çalıştıklarını kaydederek; verem hastalarının tanı, tedavi ve sosyal destek süreçlerinde her türlü katkıyı sunmaya devam ettiklerini dile getirdi. Etkinlikte konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan; veremle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Dr. Erşan, veremin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak; "Toplumda farkındalık ne kadar artarsa, mücadelede o kadar başarılı oluruz. Bu farkındalığın temelinde eğitim yer almaktadır. Sahada görev yapan ekiplerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız bu süreçte büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Veremle mücadelede emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyor, Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Ocak 2026 Salı- 11:08
Yine sıcak su torbası yine facia: "Koyduktan 3 dakika sonra patladı"
2
06 Ocak 2026 Salı- 16:26
‘Anne Oteli’ zorlu kış şartlarında hastalar için sıcak bir yuva oldu
3
14 Nisan 2025 Pazartesi- 09:06
Prof. Dr. Habib Bilen; "Şeker kalbi vuruyor"
4
07 Ocak 2026 Çarşamba- 10:15
Doğuştan yemek borusu olmayan 4 günlük bebek, Elazığ’da hayata tutundu
5
06 Ocak 2026 Salı- 10:46
"Bitter çikolata hipertansiyonu düşürebilir"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 00:06
Seydikemer’de bazı üzümlerde yasaklı aktif madde tespit edildi
Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin 2025 yılı hasat öncesi pestisit denetimleri kapsamında, Seydikemer ilçesinde yapılan kontrollerde alınan üzüm numunesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 28 Temmuz 2023 tarihinde yasaklanan aktif madde (Dimethoate) tespit edildi. Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, ilgili mevzuat gereği, söz konusu ürünler için idari yaptırım uygularken, hasada gelen ürünlerin imha işlemi gerçekleştirildi. Bitkisel üretimde gıda güvenliği ve tüketici sağlığının korunması amacıyla pestisit denetimlerinin ilgili birimler tarafından aralıksız devam edeceği açıklandı.
14 Ekim 2025 Salı - 20:45
Kastamonu’da 9 ayda 90 işletmeye 11 milyon 644 bin 539 TL ceza
Kastamonu’da 2025 yılı ieçrisinde gıda sağlığının korunması için yapılan denetimlerde, 90 işletmeye toplam 11 milyon 644 in 539 TL’de para cezası uygulandı. Kastamonu Valiliği koordinasyonunda tüketici sağlığının korunması, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşması için denetimler kesintisiz sürdürülüyor. Bu kapsamda, Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından 2025 yılının ilk 9 ayında 5 bin 598 denetim yapıldı, 174 şikayet değerlendirilerek gıdalardan alınan 253 numune analiz edildi. Yapılan denetimler neticesinde toplam 90 işletmeye idari yaptırım yapılarak 11 milyon 644 bin 539 TL para cezası uygulandı. 6 işletme hakkında da Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.
14 Ekim 2025 Salı - 18:25
Prof. Dr. Metintaş: "Akciğer kanserine karşı sigaradan uzak durun, çevrenize dikkat edin"
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, "Akciğer kanserinden korunmak için, akciğerlerimizle açık temas oluşturan özellikle sigara olmak üzere kanserojen maddelerden uzak durmak gerekir" dedi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, dünya genelinde erkeklerde en sık görülen kanser türü olan akciğer kanseri hakkında önemli bilgiler verdi. Akciğer kanserinin kadınlarda meme kanseri sonrası 2’nci sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Metintaş, aynı zamanda yaklaşık 20 milyon kanser hastasının yüzde 10’luk kesiminden fazlasını etkilediğini ifade etti. Ayrıca, akciğer kanserinin ortaya çıkış ve gelişim itibarıyla kompleks bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metintaş, "Bir insanda akciğer kanserinin ortaya çıkması için 2 gereklilik yerine gelmiş olmalıdır. İlki, insanın genetik taşınma olarak kanser yapıcı hücrelere dönüşmeye eğilimli hücrelere sahip olması. İkincisi, çevresel/dış ortam kaynaklı kanserojen maddelerle nefes yoluyla temas" dedi. "Normalden farklı hücreler kansere kaynaklık oluşturabilirler" Akciğer kanseri olmak için öncelikle genetik yapıda, dış ortamdaki çeşitli kanser yapma-kanser başlatma yeteneğine sahip maddelerle temas edildiğinde mutasyon/değişime uğrayacak hücreler taşıyor olmak gerektiğini, sonra da yaşanılan ortamda kanser yapıcı (kanserojen) maddelerle temas etmek gerektiğini belirten Prof. Dr. Metintaş "Bu maddeler, konu ettiğimiz hücreler ile temas ettiklerinde onların üzerinde mutasyon yaparak, onları değiştirip, farklılaştırırlar, onlar da atipik hücreler haline dönüşürler, yapıları ve bölünme/çoğalma hızları değişir, nihayet ortaya çıkarak çoğalan atipik, normalden farklı hücreler kansere kaynaklık oluşturabilirler" diye konuştu. "Alınabilecek tek önlem çevresel faktörleri azaltmak" Yaklaşık 20 yıl sürebilen bu seyre ’gen-çevre etkileşimi’ denildiğini aktaran Prof. Dr. Metintaş, genetik faktörler değiştirilemeyeceği için alınabilecek en ciddi önlemin çevresel faktörleri ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti. Alınabilecek önlemlere değinen Prof. Dr. Metintaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanserojen maddelerden uzak durmak gerekir. Örneğin, sigaradan mutlaka uzak durulmalıdır. Bazı kişiler, ’Babam 70 sene içti, 90 yaşında öldü’ diyorlar. Doğru, yukarıda anlattığım gen-çevre etkileşimi sigara içenlerin yüzde 15’inde akciğer kanseri gelişmesine yol açar ama bu yüksek bir oran değil mi? Ayrıca, iş yerlerinde de kanserojen madde teması muhtemel ise, iş güvenliği önlemlerine çok dikkat etmek gerekir. Çünkü iş yerlerinde kanserojen teması akciğer kanserinin ikinci önemli nedenidir." "Hava kirliliği de önemli bir etken" Yaşanılan kentin hava kirliliği seviyesinin de akciğer kanseri için dikkate alınması gereken bir diğer husus olduğunun altını çizen Prof. Dr. Metintaş, havada esas kirliliğe yol açan ve akciğerlerimizin uç noktalarına kadar girebilen partiküllerin içinde asbest lifleri tespit edildiğini anlattı. Bu partiküllerin diğer kanserojenleri de taşıyabildiğini belirterek akciğer kanserinin sigaradan bağımsız olarak tüm kanserler içinde 7’nci sıraya yükseldiğini kaydetti. Ayrıca, nedensellik ilişkisi ortadan kaldırılabilirse akciğer kanserinin büyük oranda önemini kaybedeceğini ve aslında ’önlenebilir bir kanser’ olduğunu dile getirdi. "Akciğer kanserinde radikal tedaviler mümkün" Günümüz tıp teknolojileriyle teşhis sürecinin hızlı, kolay ve detaylı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metintaş, "Tedavide de yapılacak çok çok iş var. Artık akciğer kanserinde birçok hastada radikal tedavi mümkün. Hastanelerimizde bu imkanların tamamı var. Cerrahi yeni uygulamalar, artan radyoterapi seçenekleri, yan etkileri kontrol edilmiş kemoterapi, hedefe yönelik tedavi ilaçları (akıllı ilaçlar) ve immünoterapi. Dahası yeni lokal tedavi seçenekleri ve ömrü uzatan destek tedaviler mevcut. Tedavilerin yan etkilerini önleyen, azaltan tedavi seçenekleri de var" diye belirtti.
14 Ekim 2025 Salı - 17:03
Bozüyük’te genel anestezi altında ilk diş tedavisi başarıyla tamamlandı
Bozüyük Devlet Hastanesi ameliyathanesinde 1 çocuk hastanın genel anestezi altında diş tedavisi başarıyla gerçekleştirildi. Bozüyük Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile Bozüyük Devlet Hastanesi arasında Genel Anestezi Protokolü imzalandı. Bu çerçevede, 1 çocuk hastanın genel anestezi altında başarıyla gerçekleştirildi. Merkezde görev yapan Diş Hekimi Işıl Karahasanoğlu tarafından yapılan operasyon, ilk genel anestezi altında diş tedavisi olma özelliğini taşıdı. Bu adım sayesinde, özellikle tedavi korkusu yaşayan, engeli bulunan veya uzun süreli işlem gerektiren hastalara daha konforlu, güvenli ve modern bir tedavi imkanı sunulduğu belirtildi.
14 Ekim 2025 Salı - 16:17
Fethiye’de ticari yatta rahatsızlanan vatandaşa Sahil Güvenlikten tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden ticari yatta rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Fethiye açıklarında seyreden ticari yatta rahatsızlanan vatandaş 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak yardım çağrısı yaptı. Yapılan yardım çağrısı sonrası bölgede bulunan Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yaralanan vatandaş kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
14 Ekim 2025 Salı - 16:13
Boyabat Devlet Hastanesi Acil Servisi yeniden hizmette
Boyabat Devlet Hastanesi’nde bir süredir devam eden yenileme çalışmalarının sona ermesiyle birlikte Acil Servis yeniden hizmete açıldı. Sinop’un Boyabat ilçesinde hizmet veren Boyabat Devlet Hastanesi’nde yürütülen yenileme çalışmaları kapsamında Acil Servis’in zemin yenileme ve tadilat işlemleri tamamlandı. Tamamlanan çalışmaların ardından Acil Servis, yeniden vatandaşların hizmetine açıldı. Yeni yapılan zemin, artırılmış dayanıklılığıyla dikkat çekerken, nem ve ağırlık direncinin güçlendirilmesi sayesinde daha uzun ömürlü bir kullanım imkânı sunuyor. Ayrıca, hijyenik ve kolay temizlenebilir özellikleriyle hasta güvenliği ve konforu da ön planda tutuldu. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, ameliyathane ve yoğun bakım ünitesinde ise tadilat çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yetkililer, bu birimlerdeki çalışmaların da en kısa sürede tamamlanarak yeniden hizmete açılmasının planlandığını belirtti.
14 Ekim 2025 Salı - 16:07
Türkiye’de 30 bin insan tromboz sebebiyle hayatını kaybediyor
Hematoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, Türkiye’de her yıl 30 bin kişi tromboz hastalığı sebebiyle hayatını kaybettiğini söyledi. Uzmanlar, tromboz yani kan pıhtılaşmasını modern çağın en ağın en yaygın ve tehlikeli sağlık sorunlarından biri olarak nitelendiriyor. Her yıl dünyada 30 milyon, Türkiye’de ise 30 bin insan tromboz sebebiyle hayatını kaybediyor. Doruk Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Hemotoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, "Milyonlarca insanın yaşamını etkileyen damar tıkanıklıklarına karşı toplumsal bilinç oluşturmalıyız. Her yıl milyonlarca insan tromboz sebebiyle yaşamını yitiriyor. Bu sayı, meme ve akciğer kanserinden ölen hasta sayısı toplamından daha fazladır. Pıhtı yaş, cinsiyet ve ırk ayrımı yapmadan herkesi etkileyebilir. Uzun süre hareketsizlik, pıhtı oluşumu için önemli bir risk faktörüdür" dedi. Düzenli kontrol ve sağlıklı yaşam Tromboza karşı erken tanı ve uygun tedavinin hayati önem taşıdığına dikkati çeken Dr. Serenli Yeğen, tromboz riskini arttıran faktörleri şu şekilde sıraladı: "Hareketsizlik, obezite ve sağlıksız beslenme, sigara kullananma, cerrahi operasyonlar ve hastanede uzun süreli yatış, kanser hastalıkları ve tedavileri ileri yaş, genetik faktörler, gebelik vehormon replasman tedavileri,östrojen içeren doğum kontrol haplar tromboz riskini artırıyor. Peki, trombozdan korunmak mümkün mü? Elbette ki mümkün. Araştırmalar pıhtıya bağlı ölümlerin en az yarısının önlenebilir olduğunu gösteriyor. En önemlisi sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek. Düzenli fiziksel aktivite yaparak hareketsiz yaşamdan kaçınmak, sağlıklı beslenmek: Bol sebze-meyve tüketmek, şeker ve tuz alımını kısıtlamak, bol su içmek, sigaradan uzak durmak, uzun süre hareketsiz kalmamak, özellikle uzun yolculuklarda düzenli hareket etmek ve kilo kontrolüne önem vermek. Bununla birlikte ailenizde erken yaşta kalp hastalığı, ani ölüm, diyabet veya kolesterol yüksekliği gibi sorunlar varsa, mutlaka hekiminizle görüşerek risk değerlendirmesi yaptırmalısınız."
14 Ekim 2025 Salı - 15:59
Uzman açıkladı: "Akıllı lenslerle gözlüksüz net görüş mümkün"
Akıllı lenslerin uzak, orta ve yakın mesafeyi aynı anda net görmeyi sağlayan çok odaklı (multifokal) lensler olduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Serdar İlgüy, "Bu lensler hem katarakt ameliyatlarında hem de gözlükten kurtulmak isteyen 40 yaş üstü kişilerde başarıyla kullanılabiliyor" dedi. Liv Hospital Samsun Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Serdar İlgüy, akıllı lenslerin katarakt ve görme bozukluğu tedavisinde sağladığı faydalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Göz sağlığı alanındaki teknolojik gelişmeler, özellikle "akıllı lens" uygulamalarıyla görme sorunlarının tedavisinde yeni bir dönem başlattı. Akıllı lenslerin uzak, orta ve yakın mesafeyi aynı anda net görmeyi sağlayan çok odaklı (multifokal) lensler olduğunu söyleyen Opr. Dr. İlgüy, "Bu lensler hem katarakt ameliyatlarında hem de gözlükten kurtulmak isteyen 40 yaş üstü kişilerde başarıyla kullanılabiliyor" dedi. "Katarakt ve ileri yaş görme bozukluklarında tercih ediliyor" Opr. Dr. İlgüy, akıllı lenslerin en sık katarakt ameliyatlarında tercih edildiğini belirterek, "Katarakt ameliyatı sırasında gözdeki saydamlığını yitirmiş lens çıkarılarak yerine akıllı lens yerleştirilir. Bu sayede kişi ameliyat sonrası hem katarakttan kurtulur hem de gözlük ihtiyacı büyük oranda ortadan kalkar" diye konuştu. Ayrıca İlgüy, miyop, hipermetrop, astigmat veya presbiyopi (yakın görme bozukluğu) gibi sorunları olan ve lazer tedavisine uygun olmayan 40 yaş üstü kişilerde de akıllı lenslerin etkili bir seçenek olduğunu söyledi. "Her göz akıllı lense uygun olmayabilir" Her bireyin bu ameliyat için uygun olmadığını vurgulayan Dr. İlgüy, "Göz tembelliği ve şaşılığı olanlar, ileri sarı nokta hastalığı veya diyabete bağlı retina hasarı bulunan kişiler için akıllı lens uygun değildir. Ayrıca kornea yapısı ileri derecede bozuk olanlar ya da kontrolsüz göz tansiyonu bulunanlarda bu uygulama önerilmez" ifadelerini kullandı. "Akıllı lensin sağladığı avantajlar" Akıllı lenslerin en önemli avantajının, farklı mesafelerde gözlüksüz net görüş sağlaması olduğunu ifade eden Op. Dr. İlgüy, "Katarakt ameliyatı sırasında takılan akıllı lensler ömür boyu göz içinde kalabilir. Göz numaraları sabitlenir ve ilerlemez. Tek bir ameliyatla hem katarakt tedavisi hem de uzak ve yakın görüş düzeltmesi sağlanır. Takıp çıkarma veya zamanla değiştirme gerekmez" açıklamasında bulundu. "Ameliyat öncesi dikkat edilmesi gerekenler" Dr. Serdar İlgüy, akıllı lens ameliyatının cerrahi bir işlem olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Her cerrahide olduğu gibi akıllı lens uygulamalarında da düşük oranda komplikasyon riski vardır. Bu nedenle ameliyat kararı, hasta ile hekim tarafından detaylı değerlendirme sonrasında verilmelidir. Gereksiz cerrahi işlemlerden kaçınılmalı ve hasta bilgilendirilmelidir."
14 Ekim 2025 Salı - 15:49
Büyükşehir Can Dostları unutmuyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı işletme onay belgesiyle faaliyet gösteren Kedi-Köpek Maması Üretim Tesisi, sokak hayvanları ve hayvan bakımevlerinde bulunan can dostların sağlıklı beslenmesi için mama üretimini sürdürüyor. Kedi-Köpek Maması Üretim Tesisi bugüne kadar yaklaşık 12 milyon TL değerinde 42 ton mama üreterek sokak hayvanları ve hayvan bakımevinde bulunan can dostlara dağıttı. Can dostlar için mama üretimi devam ediyor Üretilen mamalar sadece Muğla’daki hayvan bakımevlerinde değil, mama desteğine ihtiyaç duyan diğer belediyelere de gönderiliyor. Tesis görevlileri Türkiye genelindeki birçok belediye ve özel idareye de formülasyon ve proses anlamında danışmanlık yapıyor. Sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacına sürdürülebilir ve ekonomik bir çözüm sunan tesis, Türkiye’de kurulan ilk tesislerden biri olmasının yanı sıra ruhsat almayı başaran ilk tesis olma özelliğini taşıyor. Ziraat Mühendisi Uysal: "Bugüne kadar 42 ton mama üretildi" Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Uğur Uysal, "Tesisimize gelen balık, tavuk gibi gıda ürünlerinden kompost teknolojisi kullanarak mama üretiyoruz. Elde ettiğimiz mamaları başta Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hayvan bakımevi olmak üzere 13 ilçemize ücretsiz ulaştırıyoruz. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın destekleriyle bugüne kadar 42 ton mama ürettik. Bu konuda Türkiye’de ruhsat alan ilk belediyelerden birisiyiz, birçok belediyeye danışmanlık yapıyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak can dostlarımıza destek olmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Başkan Aras: "İhtiyaç duyan diğer belediyelere de katkı sağlıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, can dostların yaşam hakkını korumak ve sürdürülebilir çözümler üretmek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı. Başkan Aras, "Can dostlarımızın beslenme ihtiyacına kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm sunmak amacıyla faaliyet gösteren Kedi-Köpek Maması Üretim Tesisi, hem Muğla hem de ülke genelinde örnek bir model oluşturuyor. Tesisimizde üretilen mamalarla yalnızca ilimizdeki sokak hayvanlarına değil, mama desteğine ihtiyaç duyan diğer belediyelere de katkı sağlıyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak, hayvan haklarına saygılı, çevre dostu ve sürdürülebilir bir anlayışla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Muğla’mızın her köşesindeki can dostlarımız için mama üretimini kesintisiz sürdürecek, örnek projelerle bu alandaki öncülüğümüzü devam ettireceğiz" dedi.
14 Ekim 2025 Salı - 15:27
Akıllı lens ameliyatı hayat kalitesini artırıyor
"Görme bozukluklarının yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin arttığı günümüzde, akıllı lens ameliyatı özellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan yakın görme problemleri ve katarakt tedavisinde gözlük bağımlılığını azaltıyor. Akıllı lensin hastalara net görüş ve daha konforlu bir yaşam sunan modern bir yöntem olarak öne çıktığını belirten Nev Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Özgür Kiriş, akıllı lens ameliyatı ile ilgili açıklamalarda bulundu. "Akıllı lens ameliyatı kimler için uygun?" Op. Dr. Özgür Kiriş, özellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan yakın görme bozuklukları ve katarakt hastalığında, akıllı lens ameliyatının kalıcı bir çözüm sunduğunu ifade etti. Göz sağlığının, bireylerin yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Op. Dr. Özgür Kiriş, "Özellikle 40 yaş sonrasında başlayan yakın görme bozukluğu ve ileri yaşlarda ortaya çıkan katarakt, görme fonksiyonunu kısıtlayan en sık görülen nedenler arasında yer alıyor. Geleneksel tedavi yöntemleri genelde gözlük ve kontakt lenslerle sınırlıyken, günümüzde akıllı lensler sayesinde hastalara kalıcı bir çözüm sunulabiliyor" dedi. Op. Dr. Kiriş, akıllı lens ameliyatının, katarakt cerrahisi sırasında doğal merceğin çıkarılması ve yerine çok odaklı yapay göz içi lensin yerleştirilmesi prensibine dayandığını belirterek, "Bu lensler, yakın, orta ve uzak mesafelerde net görüş sağlayacak şekilde tasarlanmıştır" ifadelerini kullandı. Dr. Kiriş, akıllı lens implantasyonunun özellikle katarakt tanısı almış bireylerde, 40 yaş üzeri yakın görme güçlüğü yaşayanlarda hem uzak hem yakın gözlüğe bağımlı olanlarda ve lazer ameliyatına uygun olmayan, gözlükten ve lensten kurtulmak isteyen 40 yaş üstü hastalarda önerildiğini söyledi. Cerrahi işlemin standart katarakt ameliyatı ile aynı olduğunu dile getiren Kiriş, "Fakoemülsifikasyon yöntemi ile doğal mercek çıkarılır. Yerine seçilen çok odaklı göz içi lensi yerleştirilir. İşlem genellikle damla ile göz uyuşturularak lokal anestezi altında 10-15 dakika içerisinde tamamlanır. Hastalar genelde aynı gün taburcu edilir ve kısa sürede görme fonksiyonlarına kavuşur" diye konuştu. "Gözlüksüz konfor ve yaşam kalitesinde artış" Akıllı lens ameliyatının en önemli avantajlarını da sıralayan Op. Dr. Kiriş, "Gözlük bağımlılığının azalmasıyla yakın, orta ve uzak mesafede net görüş sağlanır. Bu da okuma, bilgisayar kullanma ve araç sürme gibi aktivitelerde gözlüksüz konfor ve yaşam kalitesinde artış demektir. Üstelik tek seferlik cerrahi ile kalıcı bir çözüm sunulmuş olur" şeklinde konuştu. "Her hasta için uygun değil" Her hastanın bu ameliyat için uygun olmayabileceğini vurgulayan Op. Dr. Kiriş, "Retina hastalıkları (örneğin sarı nokta hastalığı, tavuk karası), diyabet, göz tansiyonu (glokom), keratokonus gibi ilerleyici ve kalıtsal kornea hastalıkları, şiddetli kuru göz ve mükemmeliyetçi kişilik yapısı ya da gerçekçi olmayan beklentileri olan kişiler bu ameliyat için uygun değildir" dedi. Bazı hastalarda gece ışıklarında parlamalar (halolar) veya kontrast duyarlılığında azalma görülebileceğini ifade eden Kiriş, hasta seçiminin ve cerrahi öncesi bilgilendirmenin büyük önem taşıdığının altını çizdi. "Yaşam kalitesinde belirgin artış sağlamaktadır" "Akıllı lens ameliyatı, günümüzde hem katarakt tedavisinde hem de yakın görme bozukluğu tedavisinde modern ve etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır" diyen Op. Dr. Kiriş, "Uygun hasta grubunda, doğru cerrahi teknikle uygulandığında yüksek memnuniyet oranları ve yaşam kalitesinde belirgin artış sağlamaktadır" ifadelerini kullandı
14 Ekim 2025 Salı - 14:23
Meme kanseri sonrası sessiz tehlike: Lenfödem
Meme kanseri sonrası kolunda şişlik oluşan 68 yaşındaki kadın, il il dolaştıktan sonra gediği Kocaeli Şehir Hastanesi’nde gördüğü tedavi sonrası hastalığın ilerlemesi durdu. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli bakımın hastalığın ilerlemesini önlemede büyük önem taşıdığını vurgulayarak, meme kanserinden sonra lenfödeme dikkat edilmesi konusunda uyarıyor. Halk arasında pek bilinmeyen lenfödem, büyük sorunlara yol açıyor. Vücudun bazı bölgelerinde ciddi şişliklere yol açabilen bu rahatsızlık, halk arasında "fil hastalığı" olarak da biliniyor. Uzuvlarda şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığıyla kendini gösteren bu durum, erken fark edilmediğinde kronikleşebiliyor. Kocaeli Şehir Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nde tedavi gören 68 yaşındaki Nebiye Akarsu, meme kanseri nedeniyle geçirdiği mastektomi (memesinin alınması) sonrasında ileri derecede lenfödemle mücadele ediyor. Sağ kolu ciddi derecede şişen kadın, günlük yaşamında ciddi zorluklar yaşarken, gördüğü tedavi sonrası adeta yeniden doğdu. Uzmanlar, özellikle kanser ameliyatı ve radyoterapi gören hastaların lenfödem açısından risk altında olduğunu vurguluyor. Erken tanı ve düzenli bakımın, hastalığın ilerlemesini önlemekte büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. 2 şekilde görülüyor Lenf ödem, primer (doğuştan) ve sekonder (sonradan) olmak üzere iki farklı şekilde görülebiliyor. Primer lenfödem nadir görülürken, sekonder lenfödem özellikle kanser tedavisi sonrası daha sık rastlanıyor. Uzmanlar, uygun tedavi ve bakım ile lenfödemin kontrol altına alınabileceğini ve hastaların yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirtiyor. "Tedavi sonrası hastalığın ilerlemesi durdu" 68 yaşındaki Nebiye Akarsu, meme kanseri sonrası kolunda oluşan şişliklerle mücadelesini anlatarak, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekti. Akarsu, "Daha önce göğüs rahatsızlığı geçirdim ve göğsüm alındı. Ameliyattan bir veya iki ay sonra kolum şişmeye başladı. Başta ne yapacağımı bilemedim, ameliyatı yapan doktorum bana bunun tedavisinin olduğunu söylemedi. Sonradan öğrendim ve fizik tedaviye başvurdum. Daha önce başka hastanelere de gitmiştim; üniversite hastanesi ve Eskişehir gibi yerleri aradım, yönlendirme sonucu Kocaeli Şehir Hastanesi’ne geldim. Burada üç hafta boyunca tedavi gördüm. Sonrasında bana bası giysisi verildi. 6 aydır bu tedaviye devam ediyorum. Doktoruma ve fizyoterapistime çok teşekkür ediyorum. Tekrar gelmek istiyorum doktorlarımı özledim" dedi. "Bulgular hafifletilebiliyor ve hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor" Lenfödemin kronik bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Merve Turan, "Lenfödem, lenfatik dolaşımın doğuştan veya sonradan gelişen nedenlerle bozulması sonucu dokularda proteinden zengin sıvının birikmesiyle oluşan kronik bir hastalıktır. En sık nedeni kanser cerrahisi ve radyoterapidir, bunun dışında travmalar, enfeksiyonlar, obezite, immobilite ve venöz yetmezlik de etkili olabilir. Tedavi sürecinde hastalarımızın şişliklerini azaltmak, eklem hareketlerini korumak ve yaşam kalitelerini artırmak için manuel lenf drenajı, bandajlama, egzersiz ve bası giysileri kullanıyoruz. Ayrıca hastalara cilt bakımı ve temizliği eğitimi veriyoruz. Tedavi planı, her hastanın ihtiyacına göre bireyselleştiriliyor. Bu sayede bulgular hafifletilebiliyor ve hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor" diye konuştu. "Özel basınç teknikleriyle bandajlama yapıyoruz" Hastalara cilt bakımı eğitimi verdiklerini ifade eden Fizyoterapist Şeymanur Sancar, "Tedavi sürecimizde öncelikle hastaya cilt bakımı ve temizliği eğitimi veriyoruz. Ardından manuel lenf drenajı uyguluyoruz. Lenfödemin tekrar bölgeye yerleşmemesi için kısa bandajlı özel basınç teknikleriyle bandajlama yapıyoruz. Bandajlama sonrası hastaların tedavisine kompresyon çorabı ile devam ediyoruz. Ayrıca ev egzersizlerini gösteriyoruz ve hastaları günlük yaşam aktivitelerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgilendiriyoruz. Hastalarımızın süreci yakından takip ediliyor ve tedavi planları gerektiğinde güncelleniyor. Bu multidisipliner yaklaşım sayesinde hem hastalar daha hızlı iyileşiyor hem de tekrar eden komplikasyonların önüne geçiyoruz" ifadelerini kullandı. "Fizik tedavi biriminden ciddi destek alıyoruz" Ameliyat sonrası hızlı taburcu olmaları için fizik tedaviyi desteklediklerini söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şaşkın, "Ameliyat sonrası erken dönemde taburcu olabilmeleri ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilmeleri için fizik tedavi biriminden ciddi destek alıyoruz. Bizim kliniğimizde bu işi yürüten fizyoterapist arkadaşlarımız sabah-akşam çalışıyor. Hastaların daha hızlı iyileşmesi ve taburcu süreçlerinin kısalması, multidisipliner çalışmamız sayesinde mümkün oluyor" şeklinde konuştu. "Yaşam kalitelerini artırmalarını sağlamak" Kocaeli Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bahri Elmas modern tıbbın güncel yöntemlerini kullanarak yüksek nitelikli hizmet sunduklarını söyleyerek, "Fiziksel tıp ve rehabilitasyon bölümümüz modern tıbbın güncel yöntemlerini kullanarak yüksek nitelikli hizmet sunuyor. 75 yatak kapasiteli hastanemiz, modern fizyoterapi salonları, elektro-hidroterapi üniteleri ve robotik rehabilitasyon sistemleri ile güçlü bir altyapıya sahip. Alanında uzman hekimler, fizyoterapistler, iş-uğraş terapistleri ve destek personeli ile hastalarımıza multidisipliner bakım sağlıyoruz. Amacımız, hastaların fonksiyonel bağımsızlıklarını yeniden kazanmalarını ve yaşam kalitelerini artırmalarını sağlamak" dedi. "Nitelikli hizmet sunuluyor" Kocaeli Şehir Hastanesi’nin gelişmiş altyapısı ve uzman kadrosuyla bölgenin referans merkezlerinden biri haline geldiğini belirten İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yüksel Pehlevan, "Kocaeli Şehir Hastanesi, gelişmiş altyapısı ve uzman kadrosuyla bölgenin referans merkezlerinden biri haline geldi. Fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinde hem kalp ameliyatı sonrası hastalara hem de lenfödem gibi kronik rahatsızlık yaşayan vatandaşlarımıza nitelikli hizmet sunuluyor. Bu, ilimizin sağlık kapasitesinin geldiği noktayı gösteriyor" ifadelerine yer verdi.
14 Ekim 2025 Salı - 14:05
Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü yeni hizmet binasına taşındı
Kütahya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ensar Durmuş, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki müdürlük binasının depreme dayanıksız olması nedeniyle boşaltıldığını açıkladı. Durmuş, açıklamasında İl Sağlık Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasına taşındığını belirterek, "Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binası, Servi Mahallesi Bolat Bey 2. Ara Sokak No:1 adresine taşınmıştır" ifadelerini kullandı. Yeni binada hizmetlerin kesintisiz şekilde devam ettiğini belirten Durmuş, vatandaşların tüm işlemlerini bundan böyle yeni adreste gerçekleştirebileceklerini kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder