Son Dakika
|
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Bursa’da film gibi cinayet davasında karar!
MHP lideri Bahçeli: ''MEB'in ramazan genelgesini sonuna kadar destekliyorum''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hem savaşa hem de barışa hazırız"
ABD’li Özel Temsilci Barrack, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü
Uludağ’daki uluslararası kayak organizasyonlarının lansmanı Bursa’da yapıldı
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
TİKA’dan Astana’da 500 kişilik iftar programı
Bakan Fidan, İİT üyesi ve gözlemcisi ülkelerin büyükelçileriyle iftarda bir araya geldi
SAĞLIK
Bolu’da kendini odaya kilitleyen şizofreni hastası kadını polis ikna etti: Tedaviyi kabul etti
26 Şubat 2026 Perşembe - 00:53:04
Bolu’da’da sinir krizi geçirip kendini odasına kilitleyen 25 yaşındaki şizofreni hastası kadın, polis ekiplerinin çabaları sonucu ikna edilerek hastanede tedavi olmayı kabul etti. Olay, Alpağutbey Mahallesi Seyrani Sokak üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, bir süredir hastaneye yatırılarak tedavi görmeyi reddettiği öğrenilen şizofreni hastası 25 yaşındaki kadın, evinde sinir krizi geçirdi. Ailesinin sakinleştirme çabaları sonuç vermeyince, genç kadın kendisini odasına kilitledi. Durumdan endişelenen ailesinin ihbarı üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Muhtemel bir kilit kırma işlemine karşı itfaiye ekipleri hazır bekletilirken, polis ekipleri kapı arkasından kadınla iletişim kurdu. İtfaiyenin müdahalesine gerek kalmadan, polis ekiplerinin uzun süren ikna çalışmaları sonuç verdi. Kapıyı açan genç kadın, sağlık ekiplerine teslim edilerek tedavi edilmek üzere hastaneye götürüldü.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 19:04
Hemşirelere yönelik hizmet içi eğitim programı tamamlandı
Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hemşirelere yönelik planlanan hizmet içi eğitim programı tamamlandı. Sağlık hizmet sunumunda kalite standartlarının korunması, hasta güvenliğinin güçlendirilmesi ve bakım süreçlerinde güncel yaklaşımların benimsenmesi amacıyla düzenlenen program kapsamında, hemşirelerin mesleki sorumluluk alanları ile bakım hizmetlerine ilişkin temel ilke ve uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitim programına katılan Başhekim Ufuk Kuyrukluyıldız, hizmet içi eğitimlerin kurumsal gelişim açısından önemine dikkati çekerek, sağlık hizmetlerinde kalite ve sürdürülebilirliğin ancak sürekli eğitim anlayışıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Program sonunda eğitimi gerçekleştiren hemşirelere teşekkür belgeleri Başhekim Kuyrukluyıldız tarafından takdim edildi. Yetkililer, gerçekleştirilen hizmet içi eğitim programının mesleki bilgi düzeyinin artırılması ve kurumsal farkındalığın güçlendirilmesi açısından önemli katkı sağladığını belirterek, eğitim faaliyetlerinin planlı ve düzenli şekilde sürdürüleceğini kaydetti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56
Bodrum’un su isale hatları yenileme çalışmaları devam ediyor
Bodrum’da sık sık patlayan su isale hatlarında yapılacak yenileme çalışmaları devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) tarafından sürdürülen çalışmaları MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Nuri Kali ve MUSKİ teknik ekibi yerinde inceledi. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın hassasiyetleri doğrultusunda Bodrum’un içme ve kullanma suyu ihtiyacını kesintisiz ve sağlıklı şekilde karşılamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda Genel Müdür Yardımcımız Nuri Kali ve teknik ekiplerimiz Bodrum genelinde devam eden içme suyu altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Güney ve Kuzey isale hatlarının değişimi kapsamında Gümbet, Yahşi, Akçaalan, Geriş ve Torba mahallelerindeki duktil hat imalatlarını; İslamhaneleri Mahallesi’nde tamamlanan çalışmalar sonrası asfalt kaplamalarını kontrol edilirken, Pirenburnu kuyularının bağlantıları ve Turgutreis Reverse Osmoz Tesisi kapsamında Bahçelievler Mahallesi’nde süren imalatları denetlendi. Çalışmaların uygunluğu, dolgu ve sıkıştırma işlemleri ile iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini titizlikle kontrol edilirken projelerin en kısa sürede tamamlanması adına istişarelerde bulunuldu" denildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:42
Tunceli’de "Menopoz Okulu" hizmete başladı
Tunceli’de kadınlara ücretsiz tarama, eğitim ve danışmanlık hizmeti sunulan "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli’de menopoz dönemindeki kadınların bu süreci daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmelerini sağlamak amacıyla "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen program kapsamında vatandaşlar kurum araçlarıyla ikametgahlarından alınarak merkeze ulaştırılıyor, burada gerekli sağlık taramaları yapıldıktan sonra dört oturumdan oluşan eğitim programına katılıyor. Ovacık ilçesinden davet edilen kadınların da taramaları tamamlanarak eğitim süreci başlatıldı. Program; SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, Diyetisyen Ezgi Böler, Psikolog Ebru Murat ve Fizyoterapist Sami Yıldırım eşliğinde yürütülüyor. Eğitimlerde menopozun fizyolojisi, sık görülen semptomlar, kemik sağlığı, kardiyovasküler riskler, beslenme, fiziksel aktivite, ruh sağlığı ve gerektiğinde tedavi seçenekleri ele alınıyor. Menopozun yalnızca hormonal değişimlerden ibaret olmadığını belirten SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, "Menopoz, kadın yaşamının doğal ve fizyolojik bir dönemidir. Ancak bu süreç yalnızca hormonal değişimlerden ibaret değildir; fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezi olarak her zaman yanınızdayız" şeklinde konuştu. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ise yaptığı değerlendirmede, "Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirmek ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde birçok alanda ücretsiz danışmanlık ve eğitim hizmeti sunuyoruz. Tüm vatandaşlarımızı düzenli taramalarını yaptırmak ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Haziran 2025 Perşembe- 15:07
İstanbul Koşuyolu Hastanesi tarihinde bir ilk: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı
2
24 Şubat 2026 Salı- 10:35
Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi
3
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:55
86 milyonluk Türkiye’de yapılan muayene sayısı 1.5 milyar oldu
4
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:46
Kadın doğum ve çocuk klinikleri 2 Mart’ta Samsun Şehir Hastanesi’nde
5
25 Şubat 2026 Çarşamba- 09:43
Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:43
Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi
Samsun’da, tıpta nadir görülen (50 binde bir) diyafram fıtığı (morgagni hernisi) teşhisi konulan 6 yaşındaki hasta, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde ilk kez kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. 7 yaşındaki Kadir Acar, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ve solunum sıkıntısı şikayetiyle Vezirköprü Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Çekilen akciğer grafisinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nden Uzm. Dr. Büşra Yılmaz, diyaframda olağan dışı bir görünüm fark ederek hastayı ileri tetkik için Samsun Şehir Hastanesi’ne sevk etti. Burada yapılan incelemelerde doğuştan diyafram fıtığı tanısı netleştirildi. Çocuk Cerrahisi Kliniği hekimlerinden Uzm. Dr. Ahmet Saraç ile Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül tarafından hastanede ilk kez kapalı yöntemle ameliyat edilen Kadir Acar, sağlığına kavuşturularak taburcu edildi. "Hastanemizde ilk kez bu ameliyatı gerçekleştirdik" Doğuştan diyafram fıtığını kapalı yöntemle ilk kez tedavi ettiklerini dile getiren Uzm. Dr. Ahmet Saraç, "Hastamızın göğüs boşluğuyla karın boşluğunu ayıran diyafram zarında doğuştan bir delik vardı. Bu deliğin içinden karın içi organları, bağırsaklar göğüs boşluğuna doğru gittiği için hastamızda zaman zaman solunum sıkıntısı ve akciğerlerde enfeksiyonlar olmaktaydı. Biz bunu tespit ettiğimiz anda, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde Dr. Serap Samut Bülbül ile birlikte bu operasyonu ilk kez laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirdik. Hastamız 4 gün serviste yattıktan sonra şifa ile taburcu edilmiştir" dedi. "Kapalı ameliyat yapmamız sayesinde hastamız hem kısa sürede taburcu oldu" Tedavinin kapalı yöntemle yapılmasının hastanın iyileşme sürecine olumlu etkisi olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül, "Bu operasyon doğuştan bir anomali şeklinde gelişen bir hastalıktır ve genelde akciğer enfeksiyonları ya da herhangi bir bağırsakla ilgili şikayet olduğunda tesadüfen direkt grafilerde rastlanan bir durumdur. Bu hastamız, Vezirköprü Devlet Hastanesi’nden bir çocuk doktoru arkadaşımız aracılığıyla bize gönderildi. Kendisinin dikkatli gözlemi sonucu bir teşhis konuldu. Bize gönderildiğinde de bu ameliyat ilk defa hastanemizde kapalı olarak gerçekleştirildi. Eskiden bu ameliyatlar açık yöntemlerle yapılıyordu. Kapalı ameliyat yapmamız sayesinde hastamız hem kısa sürede taburcu oldu. Daha az ağrı duydu ve çok daha küçük bir yara yeri ile iyileşerek şifa ile kısa sürede evine taburcu edildi. Doktor Büşra Yılmaz, bunu akciğer enfeksiyonu tanısıyla yatırdığında akciğer grafisine dikkatli baktığında gözlemlemiş. Çok dikkatli bakmasa gözünden kaçabilecek bir durumdu. Ona da buradan teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Öte yandan ailesi ile birlikte kontrole gelen Kadir Acar ise tedavisinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:09
Hemoroid sanılan şikayetler ciddi sorunların işareti olabilir
Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ile ilgili önemli bilgiler verdi. Kadınların ve erkeklerin büyük bir bölümünde yaygın bir sorun olan ve halk arasında basur olarak bilinen hemoroid, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hemoroid belirtileri, kolon ve rektum kanseri gibi ciddi sorunların belirtilerine benzediği için uzman hekimler tarafından fiziki muayene ve bazı tetkiklerin yapılması hayatı önem taşıyor. Vakaların yüzde 80’inde hastaların kanser ile hemoroidi karıştırdığı biliniyor. Hafif dereceli hemoroidler için ameliyat seçeneğinden önce yaşam tarzı değişiklikleri şikayetlerin hafiflemesini sağlayabiliyor. "Hemoroid toplumda bir tabu gibi görülüyor" Op. Dr. Ali Can Yalı, hemeroidin 2 çeşidi bulunduğunu söyleyerek, "Hemoroidler, anal kanalda doğal bulunan damarlı yapılardır. Vücutta dışkı kontrolüne yardımcı olan yastıkçıklardır. Bu damarlı yapılar şiştiğinde veya iltihaplandığında, ortaya çıkan duruma hemoroid ya da basur denilmektedir. Basur toplumda bir tabudur. Utanma duygusu nedeniyle vakaların büyük bir bölümünde erken teşhis mümkün olmamaktadır. Kaşıntı ve rektal kanama belirtileriyle başlayan hemoroidi hastalar çoğu zaman tuvalette fark etmektedir. Rahatsızlığa neden olan şişmiş damarlar ağrıya de neden olmaktadır. Hemoroidin iki çeşidi bulanmaktadır. Dış hemoroidler, anüs çevresindeki derinin altında oluşan dış kistler, dışarı doğru çıkıntı yapmaktadır. Dış hemoroidler genellikle şişmiş kan damarları veya sert yumrular şeklinde görüldüğü için daha belirgindir. İç hemoroidler de adından da anlaşılacağı gibi rektumun içindedir. Rektumun içinde oluşan iç hücrelerdir. Hastalar genellikle dışkıda kan gördüklerinde veya hemoroidler anüsün dışına doğru şişecek kadar büyüdüğünde iç hemoroidleri olduğunu fark eder" dedi. Hemeroidin birçok nedeni olduğunu söyleyen Ali Can Yalı, "Hemoroidin birçok farklı nedeni vardır, en yaygın olanları şunlardır: Kronik kabızlık veya ishal. Dışkılama sırasında zorlanma. Aşırı derecede kilolu olmak. Tuvalette uzun süre oturma. Gebelik hali. Lif oranı düşük beslenme alışkanlığı. Düzenli olarak ağır kaldırmak. Bu nedenler anüs çevresindeki damarların basınç altında gerilmesine neden olmakta hatta damarların şişmesine ve kabarmasına yol açmaktadır. Alt rektumdaki bu artan basınç, hemoroid oluşumundan sorumlu tutulmaktadır" ifadelerini kullandı. Yalı, hemeroidle karıştırılan sorunlarla ilgili verdiği bilgilerde, "Hemoroid ile benzer semptomlara sahip diğer sorunları ayırt etmek önemlidir. Anüs, rektum ve kolon kanserleri: Bu kanserler rektum yakınlarında ortaya çıkabilmekte ve belirtileri hemoroide benzemektedir. 40 yaş sonrasında çok yaygın olarak görülen rektum ve kolon kanseri erken evrede tespit edilmesi hayati önem taşımaktadır. Düzenli olarak yapılan taramalarla kolorektal kanserlerle mücadelede edilebilmektedir. Bazen bu tümörler iyi huylu olurken, bazen de kötü huylu olabilirler. Bu nedenle, doğru teşhis çok önemlidir. Anal fissürler, anal kanalın iç yüzeyinde oluşan yırtıklar, dışkılama sırasındaki travma nedeniyle oluşur. Ağrının eşlik ettiği yırtıklarda hemoroid belirtisi olan kanama görülebilir. Anal fissürdeki doku yırtılmasıyken, hemoroidlerin ise alt rektumdaki doku yastıklarının zayıflamasından kaynaklandığını söylemek gerekir. Fissürler için yeterli su alımı ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerekir. Kolon poliplerinde de bu polipler kanserli olmayan, çoğu zaman yaş ilerledikçe kolon veya rektumun iç yüzeyinde oluşan büyümelerdir. Bunlar ailevi ya da kalıtsal faktörlere bağlı olabilmektedir. Kolon polipleri olan hastalar, hemoroid semptomlarına benzer ağrı veya rektal kanamayla yüzleşebilirler. Divertiküloz ve divertikülit de ise gastrointestinal sistemin iç yüzeyinin küçük bölgelerinin zayıflaması ve bağırsakta dışa doğru bir kese oluşmasına neden olan bir durumdur. Bu dışa doğru küçük bir kese gibi görünür. Divertiküller en sık kolonda görülmektedir. Gastrointestinal sistemin herhangi bir yerinde de ortaya çıkabilmektedir. Bağırsak perforasyonu, kanama, apse veya darlık gibi bir komplikasyon olmadığı sürece herhangi bir belirti vermez. Bu nedenle hemoroidle karıştırılmaktadır. Makat bölgesinde herhangi bir problem yaşandığında öncelikle bir cerraha muayene olmak önemlidir. Muayene olmak daha sonrasında çıkabilecek sorunların ve gecikmiş teşhisin önüne geçecektir" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 00:52
Bayburt Devlet Hastanesi’ne yeni uzman hekim
Bayburt Devlet Hastanesine ataması yapılan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Cansu Yazar, şubat ayı itibarıyla görevine başladı. Hastane yönetiminden yapılan açıklamada, göreve başlayan Yazar’ın hasta kabulüne başladığı belirtilerek, yeni uzman hekimin Bayburt’a hayırlı olması temennisinde bulunuldu.
24 Şubat 2026 Salı - 16:13
Uzmandan Ramazan uyarısı: İftarda yapılan bu hata vücudu şoka sokuyor
Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iftar saatinde yapılan ani ve kontrolsüz yemek tüketiminin metabolik dengeyi bozduğunu belirten Turan, "Uzun süreli açlık sonrası hızlı yemek yemek kan şekerini aniden yükseltir. Bu durum vücutta adeta şok etkisi oluşturur" dedi. Ramazan ayında uzun süren açlık sonrası doğru ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle iftar ve sahurda yapılan hataların sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşları bilinçli beslenme konusunda uyarıyor. Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, iftarda aniden ve hızlı yemek yemenin özellikle kan şekerinde dalgalanmalar ve şişkinlik gibi problemlere yol açacağını ifade ederek, iftarı ara vererek 2 aşamada yapmanın önemine dikkat çekti. "İftar metabolizma açısından günün en hassas öğünü" Ramazan’da en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, sahurun atlanmasının gün içinde vücudu pek çok noktada zorlayabileceğini dile getirdi. Sahur ve iftar için ideal beslenme modellerini aktaran Turan, şu şekilde konuştu: "Günlük hayatta genellikle az ve sık beslenme modelini öneriyoruz. Ancak Ramazan’da bu süre daha kısıtlı olduğu için almamız gereken enerjiyi bu zaman dilimine göre paylaştırmamız gerekiyor. Bu noktada sahur, kesinlikle günün atlanmaması gereken tek öğünü. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri dalgalanmalarına, uyku haline ve kas kayıplarına sebep olabilir. Sahurda protein, lif ve değerli yağlar açısından zengin bir kahvaltı yapmak güzel bir tercih olacaktır. İftar ise metabolizma açısından günün en hassas öğünü çünkü uzun süreli açlık sonrasında ani ve hızlı yemek yeme kan şekerinin yükselmesine; sindirim problemlerine, şişkinliklere ve bunlardan kaynaklı nefes problemlerine sebebiyet verebilir." İftarı 2 aşamada yapmak ve vücudu dinlendirmek sindirim sistemi açısından çok önemli" İftarın iki aşamada yapılmasının sindirim problemlerinin de önüne geçebileceğini belirten Turan, "İftarı 2 aşamada yapmak önemli. Bir miktar su, zeytin ve hurmayla orucu açtıktan sonra çorba ve salatayla devam etmek iyi bir seçenek. Ardından 5-10 dakikalık bir ara vererek vücudumuzu dinlendirmek de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. İftar süresi boyunca sıvı alımına da özen gösterilmeli fakat iftara sıvı yüklemesiyle başlamamak gerekiyor; bu şişkinliğe neden olabilir. Bunun yerine sıvıyı doğru bir şekilde ve saatlere yayarak almak metabolik denge için şart" dedi. Son olarak kronik rahatsızlığı olan bireylerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini hatırlatan Turan, bazı rahatsızlıklar veya bazı ilaçların uzun süreli açlığa uygun olmayabileceğinin altını çizdi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:07
Samsun’da içme suyuna sıkı denetim: 3 bin 328 numune temiz çıktı
Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, 2025 yılında il genelinde içme ve kullanma sularına yönelik 3 bin 328 numune alındığını belirterek, yapılan analizler sonucunda Samsun’un içme suyunda herhangi bir kimyasal, mikrobiyolojik ya da fiziksel soruna rastlanmadığını açıkladı. Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, içme ve kullanma suyu şebekelerinden numune alma işlemlerinin "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Çevre Sağlığı birimi tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ile koordineli şekilde yürütüldüğünü söyledi. Alınan numunelerin laboratuvarlarda mikrobiyolojik, kimyasal ve fiziksel yönden analiz edildiğini ifade eden Uras, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. 798 kaynak düzenli olarak izleniyor İl genelinde 749’u yeraltı, 49’u yüzeysel olmak üzere toplam 798 su kaynağı bulunduğunu kaydeden Uras, ayrıca 24 arıtma tesisi, 496 şebeke, bin 738 su deposu ve bin 87 izleme noktasının düzenli olarak kontrol edildiğini belirtti. 2025 yılı içerisinde bu kapsamda toplam 3 bin 328 numunenin alınarak Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda incelendiğini dile getiren Uras, özellikle son dönemde meydana gelen aşırı yağışların ardından müdürlüğe iletilen şikâyetler üzerine numune sayılarının ve izleme noktalarının artırıldığını, takip sürecinin sıklaştırıldığını ifade etti. "İçme sularımız temiz" Yıl boyunca yürütülen analiz sonuçlarına değinen Uras, "Analiz sürecine tabi olan içme suyu değerlendirme sonuçlarımız temizdir. Samsun’un içme sularında kimyasal, mikrobiyolojik ya da fiziksel herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Vatandaşlarımız içme sularını gönül rahatlığıyla tüketebilirler" dedi. Muhtemel uygunsuzluk durumlarında ilgili kurumlara ivedilikle bilgi verildiğini belirten Uzm. Dr. Uras, kirlilik araştırmasının yapıldığını, su numuneleri uygun hale gelene kadar izleme sürecinin sürdürüldüğünü ve elde edilen verilerin Sağlık Bakanlığı İçme-Kullanma Suyu Bilgi Sistemi’ne aktarıldığını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:56
Endüstriyel yemekte güven, disiplinli üretimle sağlanır
Endüstriyel yemek sektöründe artan maliyet baskısı ve fiyat odaklı rekabet, gıda güvenliği ve üretim disiplini konularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, binlerce kişiye aynı anda yemek üreten firmalarda güven, ancak standartlara dayalı ve sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla korunabileceğini söyledi. Üretim yalnızca mutfakta başlamadığını, tüm süreci kapsayan ciddi bir disiplin ve denetlenebilir yapı gerektirdiğini vurgulayan Yankı Yemek A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Dönmez, sektörde güven, iyi niyetle değil; standart üretim, teknoloji ve sürdürülebilir kontrol mekanizmalarıyla sağlanabileceğini söyledi. Coşkun Dönmez, endüstriyel yemekte kalıcı olmanın yolunun günü kurtaran çözümlerden değil, deneyimi kurumsal bir sisteme dönüştürmekten geçtiğini ifade etti. Bu sebeple Yankı Yemek’te üretimin her aşamasının yazılı prosedürler ve izlenebilir süreç yönetimiyle yürütüldüğünü belirten Dönmez, "Endüstriyel yemekte asıl fark, bir gün iyi üretmek değil; her gün aynı standartta üretimi sürdürebilmek. Bu anlayış, Yankı Yemek’te ilk günden beri üretimden sevkiyata kadar tüm süreçlerde temel referans olarak uygulanıyor. Endüstriyel yemek sektöründe güvenin yalnızca kazanılan bir değer olmadığını, aynı zamanda korunması gereken bir sorumluluktur. Sürekliliğin bu noktada belirleyici unsurdur. ’Yemediğimizi yedirmeyiz’ anlayışının bir slogan değil, günlük üretim disiplininin temel ilkesidir" dedi. Coşkun Dönmez, "Hijyen ve standardizasyonun artık yalnızca denetimlerle değil, teknolojiyle de doğrudan ilişkili hale geldi. Mümkün olduğunca el değmeden üretim prensibiyle çalışmaktayız. Teknolojik altyapı üretimde standartlaşmayı güçlendirdi. Bu sayede insan kaynaklı riskleri minimize ederek, izlenebilirliği arttırarak gıda güvenliğini daha güçlü şekilde sağlıyoruz" diyor. Hammadde temininde tavizsiz bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Coşkun Dönmez, ürün tedarikinde yalnızca tanınmış ve güvenilir markalarla çalıştıklarını, tüm girdilerin analizler ve sertifikalarla düzenli olarak denetlendiğini aktardı. Dönmez, "Bu sayede, hammadde güvenliğinin yalnızca satın alma aşamasında değil, tüm üretim zinciri boyunca takip edilmektedir. Üretim ve yönetim süreçleri ISO 14001, ISO 9001, ISO 22000 (HACCP) ve OHSAS 18001 belgeleriyle belgelendirilmiştir. Bu belgelerin, disiplinli ve denetlenebilir üretim anlayışının sahadaki karşılığı olduğunu ifade ediyor. Endüstriyel yemek sektöründe kurumsal müşterilerin beklentilerinin her geçen gün artmaktadır. Hijyen, izlenebilirlik, standart üretim ve sürekliliğin artık temel kriterler haline geldi.35 yıllık deneyimi teknoloji, denetim ve süreç yönetimiyle birleştirdiklerini belirten Dönmez, endüstriyel yemekte güvenin ancak disiplinli üretimle korunabileceğini vurguluyor" diye konuştu.
24 Şubat 2026 Salı - 15:26
Yağışlarda zarar gören su isale hattı yenileniyor
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Köyceğiz ilçesi Pınar ve Çayhisar Mahallelerini besleyen isale hattında, yoğun yağışların ardından meydana gelen toprak kayması sonucu hasar gören hattı yenileyerek içme suyu iletimini yeniden sağladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, il genelinde etkili olan yoğun yağışlar ve buna bağlı gelişen olumsuzlukların vatandaşları mağdur etmemesi yönündeki talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, Köyceğiz’de meydana gelen yaşanan toprak kayması sonucu Pınar ve Çayhisar Mahallelerini besleyen içme suyu isale hattında oluşan hasarı kısa sürede gidererek su iletimini yeniden güvenli hale getirdi. Toprak kaymasının zarar verdiği içme suyu hattına stratejik müdahale Köyceğiz ilçesi Sandıras Dağı’nda, Pınar ve Çayhisar Mahallelerine su iletimi sağlayan Darıyeri su gözünde meydana gelen toprak kayması sonucu isale hatlarında kopmalar yaşanırken, zorlu doğa şartları ve sarp araziye rağmen hava şartlarının elverişli olduğu ilk anda planlı bir şekilde bölgeye müdahale edilerek sahada tespit çalışmaları gerçekleştirildi. Toprak kayması nedeniyle kapanan yollar kademeli olarak açılırken, gerekli iş makineleri ve yeni hatlar bölgeye sevk edildi. Drone destekli havadan yapılan tespitlerle yüzey ve alan analizi stratejik bir biçimde sağlanarak müdahale süreci hızlandırıldı. Yoğun yağışların etkisini sürdürmesiyle bölgede zaman zaman yeni toprak kaymaları yaşanmasına rağmen, depolara su iletiminin sağlanması ve sürekliliğin korunması amacıyla çalışmalar titizlikle tamamlandı. Böylece MUSKİ ekipleri, zorlu şartlar altında vatandaşların mağduriyet yaşamasının önüne geçti. MUSKİ Genel Müdürlüğü, İşletmeler Daire Başkanlığı, Kaynak şefi Özcan Çınar, "Köyceğiz ilçesi Pınar Mahallesi ve Çayhisar Mahallesi’nin belli bölümlerini besleyen kaynaklardayız. Yoğun yağışların sebep olduğu heyelan neticesinde kopan isale hatlarımız ve kaynaklarımızın bakım onarımı için bu bölgede çalışma yapmaktayız" dedi. Köyceğiz Pınar Mahallesi Muhtarı Ömer Ali Kanat, "Burası Beşparmak Dağı. Bizim içme suyumuzun olduğu kaynak burası. Kaynak bölgesindeyiz, en uçtayız, sarp arazi. Meydana gelen aşırı yağışlar ve afetten dolayı büyük bir göçük oluştu burada. Hemen akabinde de MUSKİ Genel Müdürlüğümüz ve Büyükşehirimiz hep beraber koordineli bir şekilde çalışmalara başladık burada. Burası gerçekten çalışması çok zor, sarp bir arazi. Çalışmamız bir haftadır aralıksız devam ediyor. Ben buradan özellikle üstün gayretlerinden dolayı MUSKİ çalışanlarımıza, MUSKİ Genel Müdürümüze, Ahmet Başkan’ımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:07
Malatya’da EBUS ile akciğer hastalıklarında ameliyatsız tanı
Malatya’da EBUS yöntemiyle akciğer kanseri ve göğüs içi hastalıkların tanısı cerrahiye gerek kalmadan, hızlı ve güvenli şekilde konulabiliyor. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği Bronkoskopi Ünitesi’nde uygulanan Endobronşial Ultrasonografi (EBUS) yöntemi, akciğer kanseri ve göğüs içi lenf nodu hastalıklarının tanısında önemli kolaylık sağlıyor. İleri teknolojiyle gerçekleştirilen işlem sayesinde daha önce cerrahi girişim gerektiren birçok tanı işlemi ameliyatsız yapılabiliyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nurcan Kırıcı Berber, EBUS’un bronkoskopi ve ultrason teknolojisinin birleşimiyle uygulanan modern bir tanı yöntemi olduğunu belirtti. EBUS’un nefes borusu ve bronşlar yoluyla girilerek akciğer ve göğüs içindeki lenf nodlarının ultrason eşliğinde incelenmesini sağladığını ifade eden Berber, "Bu yöntemle cerrahi müdahaleye gerek kalmadan şüpheli lenf nodlarından biyopsi alınabiliyor. Bu da hem hasta güvenliği hem de tanı sürecinin hızlanması açısından önemli avantaj sağlıyor" dedi. Yöntemin en sık akciğer kanseri şüphesi olan hastalarda kullanıldığını kaydeden Berber, sarkoidoz, lenfoma, tüberküloz, mediastinit ve nedeni bilinmeyen lenf nodu büyümelerinin tanısında da EBUS’tan etkin şekilde yararlanıldığını söyledi. EBUS işleminin genellikle genel anestezi altında yapıldığını belirten Berber, "İşlem ortalama 20 ila 40 dakika sürüyor. Cerrahi kesi gerektirmediği için iyileşme süresi oldukça kısa. Hastalarımızın büyük çoğunluğunu aynı gün taburcu edebiliyoruz. Ciddi komplikasyon riski ise son derece düşük" diye konuştu.
24 Şubat 2026 Salı - 14:59
Tunceli’de ramazanda sağlık programı etkinliği
Tunceli’de "Ramazanda Sağlık Programı" kapsamında, Atatürk Stadyumu’nda kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara yönelik kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Ramazanda Sağlık Programı" kapsamında, Atatürk Stadyumu’nda kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara yönelik kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Program çerçevesinde kurulan stantta, kanser taramalarının önemi ve erken teşhisin hayat kurtarıcı rolü hakkında bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara sigara bırakma poliklinikleri hakkında bilgi verilirken, Sigara Bırakma Danışma Hattı ALO 171’e ilişkin rehberlik de sağlandı. Etkinlikte ayrıca vatandaşların Beden Kitle İndeksi (BKİ) ölçümleri yapılarak sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin önemi anlatıldı. Katılımcılara bireysel sağlık durumlarına göre önerilerde bulunuldu. Organ bağışının hayati önemi vurgulanarak başvuru süreçleri hakkında bilgilendirme yapılırken, 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nin işleyişi ve doğru acil çağrı bilinci konusunda farkındalık oluşturuldu. Bunun yanı sıra UMKE ekiplerinin afet ve olağanüstü durumlarda yürüttüğü çalışmalar tanıtılarak toplumun bu konudaki bilinç düzeyinin artırılması hedeflendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda vatandaşların soruları yanıtlandı ve koruyucu sağlık hizmetleri konusunda kapsamlı bilgilendirme sağlandı.
24 Şubat 2026 Salı - 14:44
Kepez’de 26 noktada gürültü ve toz ölçümü
Kepez Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde 26 farklı noktada gürültü ve toz (partikül madde) ölçümleri gerçekleştirdi. İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi koordinasyonunda belediye sınırları içerisinde 26 noktada yürütülen çalışmalar; 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenin riskleri önleme ve çalışan maruziyetini kontrol altına alma yükümlülükleri doğrultusunda planlandı. Ölçüm ve analizler, yetkili bir firma tarafından dış hizmet alımı yöntemiyle yapıldı. Gürültü ölçümleri Çevresel gürültü ölçümleri, ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak gerçekleştirilirken, elde edilen veriler sınır değerlerle karşılaştırıldı. Şantiye ve atölye ortamlarında ise çalışanların gürültüye maruziyet düzeyleri risk değerlendirme çalışmaları kapsamında incelendi. Yüksek hassasiyetli ve uluslararası standartlara uygun cihazlarla yapılan ölçümlerde ortamın ortalama gürültü seviyesi ile en yüksek anlık gürültü değeri kayıt altına alındı. Toz ölçümleri Açık alanlarda gerçekleştirilen PM10 ve PM2.5 ölçümleri, yürürlükteki hava kalitesi mevzuatında belirlenen sınır değerler doğrultusunda değerlendirildi. Belediyeye bağlı şantiye ve atölyelerde yapılan toz ölçümlerinde ise çalışanların maruziyet düzeyleri belirlendi. Değerlendirmelerde Tozla Mücadele Yönetmeliği ve 6331 sayılı Kanun hükümleri esas alındı. Elde edilen sonuçlar, ilgili mesleki maruziyet sınırlarıyla karşılaştırılarak risk analizi kapsamında ele alındı.
24 Şubat 2026 Salı - 14:24
Kahta Devlet Hastanesi’nde gece polikliniği hizmeti başladı
Adıyaman Kahta Devlet Hastanesi’nde mesai saatleri dışında sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmak amacıyla gece polikliniği uygulaması hayata geçirildi. Kahta Devlet Hastanesi, gündüz saatlerinde hastaneye gitme imkanı bulamayan vatandaşlar için yeni bir uygulamayı devreye aldı. Hastane yönetimi tarafından yapılan bilgilendirmede, hafta içi Salı ve Perşembe günleri saat 17.00 ile 20.00 arasında gece polikliniği kapsamında hasta kabulü yapılacağı duyuruldu. Uygulamanın özellikle çalışan vatandaşlar ve gündüz saatlerinde yoğunluk nedeniyle muayene olamayan hastalar için önemli bir kolaylık sağlayacağı belirtildi. Sağlık hizmetlerine erişimin artırılmasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığını belirten Kahta Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Akel, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden daha rahat faydalanabilmesi için gece polikliniği uygulamasını başlattık. Amacımız, gündüz saatlerinde hastaneye gelemeyen vatandaşlarımıza alternatif bir hizmet sunarak memnuniyeti artırmaktır. Tüm halkımızı belirlenen gün ve saatlerde hastanemize bekliyoruz" dedi. Akel, uygulamanın ilerleyen süreçte vatandaşlardan gelecek talep ve geri bildirimler doğrultusunda kapsamının genişletilebileceğini kaydetti.
24 Şubat 2026 Salı - 13:52
Uzmanından reflü hastalarına Ramazan uyarıları
Reflü hastalarına Ramazan’da beslenme uyarılarında bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ömer Faruk Yolcu, reflü hastalarının yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden, acılı, baharatlı gıdalardan, kafeinli, gazlı ve asitli içeceklerden uzak durmaları gerektiğini söyledi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Ömer Faruk Yolcu, Ramazan ayında reflü hastalarının beslenme düzenine daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtti. Reflünün, mide asidinin yemek borusuna kaçması sonucu oluştuğunu ifade eden Uzm. Dr. Yolcu, "Reflü, mide yanması, ağıza acı su gelmesi, kronik öksürük ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlere yol açabilir" diye konuştu. "Sahur ve iftar düzenine dikkat" Sahurda hızlı yemek yemenin ve hemen ardından uyumanın reflü şikâyetlerini artırabileceğini belirten Uzm. Dr. Yolcu, "Sahur sonrası bir süre dik pozisyonda istirahat edilmelidir. İftarda ise tüm günün açlığıyla mideyi bir anda aşırı doldurmamak gerekir. İftarda yemek yavaş tüketilmeli ve ağır–yağlı gıdalardan uzak durulmalıdır" ifadelerine yer verdi. Hangi besinlerden kaçınılmalı Uzm. Dr. Yolcu, oruç tutan reflü hastalarının uzak durmaları gereken besinleri şöyle sıraladı: "Yağlı ve kızartılmış yiyecekler. Acılı ve baharatlı gıdalar. Soğan, sarımsak, domates ve salça. Çikolata, kahve ve kafeinli içecekler. Gazlı ve asitli içecekler." Uzm. Dr. Yolcu, ciddi reflü, aktif ülser ya da önemli mide-bağırsak hastalığı bulunan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları gerektiğini hatırlatarak sözlerini tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder