Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
SAĞLIK
Kütahya’ya 500 odalı hastane müjdesi
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:57:23
AK Parti Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Kütahya’ya yapılacak yeni hastane projesini kamuoyuyla paylaştı. Milletvekili Bayırcı, uzun süredir üzerinde çalışılan projenin onaylandığını duyurarak Kütahyalılara önemli bir sağlık yatırımı müjdesi verdi. Millekvekilleri adına açıklama yapan Bayırcı, 90 bin metrekare kapalı alana sahip olacak ve 500 odadan oluşacak hastanenin, kentin doğu yakasında Zafertepe Mahallesi karşısında yer alan Hacıazizler bölgesinde, çevre yolu kenarında inşa edileceğini açıkladı. Projenin hayata geçirilmesi için göreve geldikleri ilk günden itibaren yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirten Bayırcı, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde yürütülen görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini ifade etti. Sağlık yatırımlarının vatandaşla doğrudan temas eden en önemli hizmet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Bayırcı, Kütahya’da sağlık alanında son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı. Özellikle 2024 yılı Mart ayında hizmete açılan şehir hastanesiyle birlikte sağlık hizmetlerinin hem fiziki kapasite hem de hizmet kalitesi açısından ciddi bir seviyeye ulaştığını belirtti. Vatandaşların daha konforlu ve kapsamlı sağlık hizmeti almaya başladığını ifade eden Bayırcı, buna rağmen yatırımların yeterli görülmediğini ve yeni projelerle kentin sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. "İlçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüyoruz" Yalnızca merkezde değil, ilçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bayırcı, Çavdarhisar’da yapımı süren devlet hastanesinin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını ve yaklaşık 105 milyon TL’lik bir yatırım olduğunu belirtti. Bayırcı, Domaniç’te hastanenin hizmet vermeye başladığını, Tavşanlı’da ise 75 yataklı ek hizmet binasının inşaatının devam ettiğini kaydederek, çeşitli ilçelerde sağlık merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri projelerinin sürdüğünü de dile getirdi. Sağlık yatırımlarının yalnızca bina ve fiziki kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayırcı, doktor sayısının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi için de yoğun girişimlerde bulunduklarını söyledi. Yapılan son atamalarla birlikte bazı ilçelerde ilk kez belirli branşlarda uzman doktor görevlendirmelerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Bayırcı, bu gelişmenin il genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırdığını belirtti. Kütahya merkezde boşaltılan ve yıkım kararı alınan eski ek hizmet binasının yerine yapılacak projelere de değinen Bayırcı, bölgede vatandaşların poliklinik hizmeti alabileceği yeni bir sağlık kompleksi ile sağlıklı yaşam merkezi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bu projelerle birlikte şehir merkezinde sağlık hizmetlerine erişimin daha da kolaylaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Açıklamasının sonunda projeye katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililere teşekkür eden Bayırcı, Kütahya’ya yönelik yatırımların artarak devam edeceğini vurguladı. Bayırcı, "Kütahya’mız için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:35
Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir"
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:26
Aydın’da 11 ton süt ürünü imha edildi
Aydın’da süt ve süt ürünlerine yönelik eş zamanlı denetimlerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen yaklaşık 11 ton ürün imha edildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, gıda güvenilirliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla il genelinde süt ve süt ürünleri sektörüne yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde, çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda hijyen kuralları, soğuk zincirin korunması ve izlenebilirlik şartları kontrol edildi. Yurtlar, hastaneler, okul kantinleri ve yemekhanelerde yapılan incelemelerde toplam 92 adet süt ve süt ürünü numunesi alınarak analiz sürecine gönderildi. Ekipler tarafından onaysız üretildiği tespit edilen yaklaşık 11 ton süt ürünü ise imha edildi. Uygun olmayan ürünler muhafaza altına alınırken, ilgili işletmelere 5996 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası uygulandığı bildirildi. Konu ile ilgili Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Gıda güvenilirliğinin sağlanması, halk sağlığının korunması ve tüketici haklarının gözetilmesi amacıyla süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin mevzuata uygun üretim yapmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm süreçlerde hijyen kurallarına uyulması, soğuk zincirin kesintisiz korunması, üretim-depolama-dağıtım aşamalarında izlenebilirliğin sağlanması ve Türk Gıda Kodeksi ile ilgili mevzuata uygun üretim yapılması amacıyla İl Müdürlüğümüz kontrol görevlilerince ilimiz genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirilmiştir. Güvenilir gıda üretimi yalnızca işletmelerin değil, üreticiden tüketiciye tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla toplum sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. ’Güvenilir Gıda, Sağlıklı Toplum’ ilkesiyle 81 il müdürlüğümüz kontrol görevlilerince eş zamanlı olarak başlatılan denetim ve numune alma çalışmaları kararlılıkla devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 30. oturumunda, mahkeme, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu iş insanı Adem Soytekin’in de arasında bulunduğu 15 sanığın tahliyesine karar verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:49
Uzmanı bayramda tatlı tüketimi konusunda uyardı: "Küçük porsiyonlarla sınırlı kalmak önemli"
Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, aşırı tatlı tüketiminin önüne geçebilmek için en etkili yöntemin porsiyon kontrolü olduğunu kaydeden Oturakçıibogil, "İkram edilen tatlıların tamamını tüketmek yerine küçük porsiyonlarla sınırlı kalmak önemlidir" dedi. Bayramın keyfini çıkarırken sağlığı korumanın yolu, bilinçli ve dengeli tüketimden geçiyor. Oysa, aşırıya kaçmadan, porsiyon kontrolü sağlayarak ve doğru tercihler yaparak hem bayram geleneklerini sürdürmek hem de muhtemel sağlık sorunlarının önüne geçmek mümkün. Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, yapılması gerekenin bayramda tatlıyı tamamen kısıtlamak değil, ölçülü davranarak dengeyi koruyabilmek olduğunu söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu. Kan şekeriniz yükselebilir Oturakçıibogil, aşırı tatlı tüketiminin kan şekerinde ani yükselmelere neden olduğunu belirterek, "Bu hızlı yükselişi kısa süre sonra gelen ani düşüş takip eder ve bu durum halsizlik, baş dönmesi ve tekrar tatlı yeme isteği oluşturur. Aynı zamanda fazla şeker alımı mide yanması, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sindirim problemlerini de tetikleyebilir. Uzun vadede ise sık tekrarlayan bu davranış şekli, kilo artışı riskini artırır ve özellikle diyabet hastaları için ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Özellikle şerbetli tatlılar, sadece şeker değil aynı zamanda yüksek miktarda yağ da içerir. Bu da alınan kalorinin katlanmasına neden olur. Gün içinde birden fazla porsiyon tatlı tüketmek, günlük enerji ihtiyacının çok üzerine çıkılmasına yol açar. Bu durum kilo artışı ile sonuçlanarak bayram sonunda bile tartıya yansıyabilir. Özellikle hareketsiz geçen bayram günlerinde bu riskin daha da artacağı unutulmamalıdır" dedi. Aşırı tatlı tüketiminden kaçının Aşırı tatlı tüketiminin önüne geçebilmek için en etkili yöntemin porsiyon kontrolü olduğunu kaydeden Oturakçıibogil, "İkram edilen tatlıların tamamını tüketmek yerine küçük porsiyonlarla sınırlı kalmak önemlidir. Tatlı tüketimini gün içine yaymak ve art arda tüketimden kaçınmak da kan şekeri dengesini korumaya yardımcı olur. Ayrıca aç karnına tüketmek yerine, tatlıların ana öğün sonrasında tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Bayramda tatlı tüketiminden tamamen kaçınmak çoğu zaman mümkün olmaz. Bu noktada doğru tercih yapmak önem kazanır. Şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar, meyve bazlı alternatifler veya dondurma tercih edilmelidir. Bu tür tatlılar hem daha düşük kalorilidir hem de sindirim sistemi üzerinde daha az yük oluşturur. Böylece tatlı ihtiyacı karşılanırken sağlık üzerindeki olumsuz etkiler en aza indirgenebilir" diye konuştu. Su tüketiminizi artırın Artan şeker tüketiminin vücut üzerindeki etkilerini azaltmada yeterli su içmenin önemli bir rol oynadığını belirten Selva Oturakçıibogil, şunları kaydetti: "Gün boyunca düzenli su tüketimi hem sindirimi destekler hem de tatlı krizlerini azaltmaya yardımcı olur. Bu nedenle su içmek için mutlaka susmak beklenmemelidir. Ayrıca, kısa yürüyüşler yapmak ve gün içinde olabildiğince hareketli kalmak da alınan fazla kalorinin dengelenmesine katkı sağlar."
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:48
Uzmanından bayram için ’2 dilim’ uyarısı
Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Ezgi Ertal Akgöz, Ramazan Bayramı için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Tatlı tüketirken günün tamamı düşünülerek ufak porsiyonlar tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Akgöz, '2 dilim' uyarısında bulundu.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:31
Ramazan Bayramı’nda çocukların beslenmesine dikkat
SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Funda Esin Çolak, Ramazan Bayramı’nda çocukların beslenmesine yönelik önemli uyarılarda bulunarak "Bayramda çocukların beslenmesine dikkat etmek gerekir" dedi. Bayramların, çocuklar için hem sosyal hem de kültürel açıdan özel bir yere sahip olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Çolak, bu süreçte artan şeker ve tatlı tüketiminin kontrol altına alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu özel günlerde şeker, çikolata ve tatlı tüketimindeki artışa dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çolak, ebeveynlerin dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayarak, çocukların tamamen tatlıdan uzak tutulması yerine porsiyon kontrolü sağlanarak tüketimin sınırlandırılmasının daha doğru olacağını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Çolak, çocukların bayramın keyfini dengeli şekilde yaşamalarını sağlamak ve sağlıklarını korumak için şu önerilerde bulunarak, "Bayram ziyaretleri arasında öğün düzeninin korunmasına özen gösterilmelidir. Çocukların yalnızca şekerli gıdalarla beslenmesi yerine süt, yoğurt, yumurta, sebze ve meyve gibi besinlerle dengeli ve yeterli öğünler oluşturulmalıdır. Gün içinde ana öğünlerin atlanmaması büyük önem taşır. Özellikle kahvaltının düzenli yapılması, gün boyunca kan şekerinin dengede kalmasına katkı sağlar ve aşırı tatlı tüketiminin önüne geçebilir. Ayrıca çocukların gün boyunca yeterli miktarda su içmeleri teşvik edilmelidir. Gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, süt ya da taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir. Bu seçimler hem kalori alımını dengelemeye yardımcı olur hem de genel sağlık açısından daha faydalıdır. Bunun yanı sıra, çocukların gün içinde açık havada vakit geçirmeleri, oyun oynamaları ve fiziksel aktivitelerde bulunmaları sağlanmalıdır. Bu sayede hem enerji dengesi korunur hem de bayram süreci daha sağlıklı ve aktif bir şekilde geçirilir" dedi. Bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlar karşısında çocuklara sağlıklı seçimler yapma alışkanlığı kazandırmanın önemine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Çolak, aşırı şeker tüketiminin yalnızca kilo kontrolü açısından değil, aynı zamanda diş sağlığı açısından da risk oluşturduğunu hatırlatarak, bayram süresince diş fırçalama alışkanlığının aksatılmaması gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Çolak, "Bayramlar keyifli ve özel günlerdir. Bu süreci yasaklarla değil, doğru alışkanlıklarla yönetmek çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı açısından en doğru yaklaşım olacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 09:34
10 Adımda bayramı enerjik geçirin
Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlıklarla geçen günlerin ardından bayram, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, tatlıların ve yemeklerin keyfini çıkardığımız özel bir dönem. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar sindirim sistemini zorlayabilir. Medicana Çamlıca Hastanesi’nden Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı sağlıklı geçirmek için 10 altın öneri paylaşıyor. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmenin, tatlı ve özel yemeklerin keyfini çıkarmanın en güzel zamanı. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar, mideyi ve metabolizmayı zorlayabilir; hazımsızlık, halsizlik ve kan şekeri dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı hem keyifli hem sağlıklı geçirmek için küçük porsiyonlarla sık sık beslenmenin, proteinden zengin kahvaltılarla güne başlamanın, sıvı alımını artırmanın, tatlı ve atıştırmalıkları bilinçli tüketmenin ve günlük hareketi ihmal etmemenin önemine değinerek, 10 adımda sağlık bayram önerilerini sıraladı: Azar azar, sık sık beslenin Bayramda tek seferde çok yemek yerine, gün içinde küçük porsiyonlarla beslenin. Mideniz uzun süreli açlıktan sonra büyük öğünlere alışık değildir; aşırı yemek hazımsızlık, mide ağrısı ve halsizliğe sebep olabilir. Besinleri iyice çiğneyin Yemekleri yavaş ve dikkatlice çiğnemek hem midenizi yormaz hem de tokluk hissinizi artırır. Hızlı yemek gaz, şişkinlik ve sindirim problemlerine yol açabilir. Kahvaltıyı atlamayın, proteinle başlayın Güne proteinden zengin bir kahvaltıyla başlamak enerjinizi yükseltir ve tokluk süresini uzatır. Örneğin; yumurtalı, bol sebzeli omlet, menemen veya yoğurtlu meyve gibi seçenekler hem doyurur hem de tatlı isteğinizi azaltır. Öğünleri atlamayın Düzensiz öğünler, kan şekerinizin ani düşüp yükselmesine yol açar. Bayram boyunca öğünlerinizi mümkün olduğunca ev yemekleriyle ve zamanında yapmaya özen gösterin. Su ve sıvı tüketimini artırın Ramazan süresince sıvı alımı azalmış olabilir. Günde 2-2,5 litre su içmeyi hedefleyin. Ayrıca ayran, şekersiz komposto, ev yapımı limonata, ıhlamur ve yeşil çay gibi doğal içecekler de iyi birer seçenek. Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun. Tansiyon ve şeker hastaları ile yaşlı bireyler fazla çay ve kahveden kaçınmalıdır. Tatlıyı bilinçli tüketin Bayram tatlıları cazip olsa da ölçüyü kaçırmayın. Küçük porsiyonlar, gün boyunca yeterli su ve lifli gıdalarla birlikte tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacınızı karşılar hem de kan şekerinizi dengeler. Sağlıksız atıştırmalıklardan uzak durun Abur cubur ve hazır atıştırmalıklar, metabolizmayı zorlayabilir ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi sağlıklı alternatifleri tercih edin. Hareket etmeyi ihmal etmeyin Fiziksel aktivite, bayramda aldığınız kaloriyi dengelemeye yardımcı olur. Ağır spor yapmak zor olabilir; ama tempolu yürüyüşler, merdiven kullanmak ve ziyaretlere yürüyerek gitmek bile fark meydana getirir. Yavaşlayın, yemeğin keyfini çıkarın Bayram sofralarında acele etmeyin. Yavaş yemek, hem daha çabuk doymanızı sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır. Her lokmayı iyice çiğneyin ve sofrada sohbeti de ihmal etmeyin. Dinlenmeyi unutmayın Bayram yoğun bir dönemdir; uyku ve dinlenme sindirimi destekler, kan şekeri ve enerji dengenizi korur. Kendinize yeterli uyku ve kısa molalar verin, böylece hem keyifli hem sağlıklı bir bayram geçirebilirsiniz.
18 Mart 2026 Çarşamba - 09:29
"Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir"
Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğer kanserinin çoğu zaman siroz zemininde geliştiğini belirterek, düzenli takip ve korunma yöntemleriyle hastalığın önlenebileceğine dikkat çekti. Karaciğer kanserinin önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğerde görülen tümörlerin büyük bölümünün başka organlardan yayılan kanserler olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sevmiş, "Karaciğer tümörlerinin büyük kısmı mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan yayılım sonucu ortaya çıkar. Karaciğerin kendi kaynaklı tümörleri ise tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturur" Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Ne yazık ki yine yaklaşık 1 milyon kişi her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu veriler, karaciğer kanserinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. "Karaciğer kanserine yol açan etkenler" Karaciğer kanserinin en sık siroz zemininde geliştiğini dile getiren Prof. Dr. Sevmiş, "Vakaların yaklaşık yüzde 80’i siroz hastalarında görülmektedir. Özellikle Hepatit B ve hepatit C’ye bağlı siroz önemli risk faktörüdür. Bunun dışında bazı genetik geçişli hastalıklar, metabolik hastalıklar ve aflatoksin gibi toksik maddelere maruziyet de karaciğer kanserine yol açabilmektedir" diye konuştu. "Belirtiler sinsi ilerleyebiliyor" Karaciğer kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sevmiş, "Hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani genel durum bozulması da önemli uyarı işaretleridir" dedi. "Düzenli kontroller aksatılmamalı" Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Özellikle siroz hastaları ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmelidir. Bilgisayarlı tomografi, MR ve bazı kan testleri de tanıda kullanılmaktadır. AFP adlı tümör belirtecinin takibi, erken evrede tümör saptanmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi edilmezse sonuçları ağır olabilir" Tedavi edilmeyen karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Belirti vermeye başlayan tümörlerin büyük kısmı cerrahi olarak çıkarılabilecek evreyi geçmiş oluyor. Cerrahi uygulanabilen hastalarda ortalama yaşam süresi uzarken, tedavi edilemeyen hastalarda bu süre ne yazık ki aylarla sınırlı kalabiliyor" diye konuştu. "Karaciğer nakli en etkili yöntem" Karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemlerinden birinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Siroz zemininde gelişen tümörlerde karaciğer nakli, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunar. Nakil şansı olmayan hastalarda ise tümörün cerrahi olarak çıkarılması veya girişimsel yöntemlerle kontrol altına alınması hedeflenir" dedi. Cerrahiye uygun olmayan hastalarda farklı yöntemlerin devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, "Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir" açıklamasında bulundu. "Karaciğer kanseri önlenebilir" Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi. Genetik geçişli bazı hastalıkların erken tanınmasının da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Aile bireylerinde tarama yapılması ve gerekli tedavilerin başlanması, ileride gelişebilecek karaciğer kanserinin önüne geçebilir" şeklinde konuştu. "Erken tanı haya kurtarıyor" Son olarak siroz hastalarının yakın takibinin önemine değinen Prof. Dr. Sevmiş, "Bu hastalarda düzenli kontroller sayesinde karaciğer kanseri erken evrede yakalanabilir. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi veya karaciğer nakli ile yaşam süresi belirgin şekilde uzatılabilmektedir. Erken tanı, karaciğer kanserinde en etkili yöntemimizdir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
17 Mart 2026 Salı - 18:43
BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."
17 Mart 2026 Salı - 16:31
Çarşamba Devlet Hastanesi’nde ameliyat başarısı
Samsun Çarşamba Devlet Hastanesi’nde ameliyathane koordinasyon kurulu toplantısı, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Emre Özgen başkanlığında gerçekleştirildi. Cerrahi branşların sorumlu hekimleri ile hemşirelerin katıldığı toplantıda ameliyathaneye ilişkin sayısal veriler değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan Başhekim Özgen, 2026 yılı Şubat ayında ameliyat masası başına düşen operasyon sayısında önceki yıllara göre önemli artış yaşandığını belirterek, "Bu başarı; ameliyathane ekiplerimizin özverili çalışmaları, disiplinli organizasyon yapımız ve kalite odaklı hizmet anlayışımızın bir sonucudur. Artan iş yüküne rağmen hasta güvenliği ve hizmet kalitesinden taviz verilmemesi en önemli göstergemizdir" dedi. Kaliteli, verimli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Dr. Özgen, toplantılarda alınan geri bildirimlerin süreçlere yön verdiğini ifade ederek ekipler arası koordinasyonun güçlenmesiyle hizmette iyileşmelerin somut sonuçlarının alındığını dile getirdi. Özgen, ameliyathane bünyesinde görev yapan tüm sağlık personeline teşekkür etti. Hastanede 7 ameliyat salonunda gerçekleştirilen çalışmalarda, A, B ve C grubu kapsamında 829 büyük ameliyat yapılırken, toplam ameliyat sayısının bin 496 olduğu bildirildi.
17 Mart 2026 Salı - 15:19
’Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek
Akciğerlerde ciddi enfeksiyonlara sebep olan lejyoner hastalığına karşı farkındalığın artırılması ve konaklama birimlerinde su sistemlerinin güvenli yönetiminin sağlanması amacıyla, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek. Gerçekleştirilecek eğitim programıyla ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, "Lejyoner hastalığı, ülkemizde bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında yer almaktadır. Bu çerçevede konaklama birimlerinin, su sistemlerinde legionella bakterisinin çoğalmasını önlemeye yönelik gerekli tedbirleri alması ve bu süreçleri eğitimli sorumlu personel aracılığıyla yürütmesi zorunludur. Eğitim programı, konaklama birimlerinde görev alacak sorumlu personelin mevzuat, risk değerlendirmesi ve su yönetimi planları konularında bilgi ve yetkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Eğitim 2 yapılacak olup, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Eğitim Salonunda gerçekleştirilecektir. Eğitime, otel, motel, tatil köyü, misafirhane, kaplıca, huzurevi, alışveriş merkezi gibi su sistemlerinin yoğun kullanıldığı konaklama ve toplu kullanım alanlarından başvurular kabul edilecektir. Yataklı tedavi kurumlarının başvuruları ise resmi yazışma yoluyla alınacaktır. Eğitime katılacak personelin en az lise mezunu olması gerekmekte olup, katılım sağlayacak kişilerin ilgili mevzuat gereği eğitim almış sorumlu personel olarak görevlendirilmesi öngörülmektedir" ifadelerine yer verildi. Öte yandan, lejyoner hastalığının genellikle klimalar, jakuziler ve su sistemlerinden solunum yoluyla bulaşan ciddi bir akciğer enfeksiyonu olduğu belirtildi.
17 Mart 2026 Salı - 14:56
Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.
17 Mart 2026 Salı - 14:30
Fatih Altaylı’nın doktorundan açıklama: "Her iki tümöre yönelik aynı seansta sorunsuz tedavi gerçekleştirildi"
Beyin ve Hipofiz Cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç, Gazeteci Fatih Altaylı’nın tedavi sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Hastamızın detaylı MR’larında varlığını bildiğimiz 25 mm’lik menengiomaya ilaveten yeni bir 15 mm civarında meningiomanın daha oluşmuş olduğu saptandı. Ve her iki tümöre yönelik bu sabah aynı seansta tedavi gerçekleştirildi. Tedavi sorunsuz gerçekleşti. Kendisi tedavi sonrası taburcu edildi" dedi. Dün tarihçi İlber Ortaylı’nın cenazesine katılan Gazeteci Fatih Altaylı, bugün sabah saatlerinde ameliyata alındı. Altaylı’nın planlı bir operasyon geçirdiği ve işlemin 2,5 saat sürdüğü belirtildi. Fatih Altaylı’nın tedavi sürecine ilişkin Beyin ve Hipofiz Cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç tarafından yapılan açıklamada, "Hastamız Fatih Altaylı’nın daha önce varlığı bilinen, yaklaşık 25 mm civarında meningioma adını verdiğimiz iyi huylu bir urunun varlığı biliniyordu. Tümörün son yıllarda bir miktar büyümesi sebebiyle kendisine bugün için bir tedavi planlaması yapılmıştı. Bu sabah Gamma Knife Işın Cerrahisi Tedavisi’nin yapılabilmesi açısından çekilen detaylı MR’larında varlığını bildiğimiz 25 mm’lik menengiomaya ilaveten yeni bir 15 mm civarında meningiomanın daha oluşmuş olduğu saptandı. Ve her iki tümöre yönelik bu sabah aynı seansta tedavi gerçekleştirildi. Tedavi sorunsuz gerçekleşti. Herhangi bir problemle karşılaşılmadı. Kendisi tedavi sonrası taburcu edildi. Tedavi edilen her iki iyi tümör, önümüzdeki bir yıllık süre içerisinde küçülerek aktif olmayan hale gelecek" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 14:27
Manisa’da 600 aile takip bilekliğiyle rahat nefes aldı
Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılında hayata geçirdiği "Ben buradayım" projesi aile büyükleri ve özel bireylerin kaybolma riskini en aza indiriyor. Akıllı bileklik uygulamasıyla 600 aile, sevdiklerini anlık olarak takip ederek günlük yaşamlarını daha güvenli ve huzurla sürdürüyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kaybolma riski taşıyan bireyler ve aileleri için başlattığı "Ben buradayım" projesiyle önemli bir sosyal sorumluluk örneğine imza attı. 2025 yılında hayata geçirilen proje kapsamında otizm spektrum bozukluğu, demans ve çağımızın en yaygın türü olan alzheimer hastalığı ve zihinsel engelli down sendromu veya otizm spektrum bozukluğu vatandaşlara verilen akıllı takip bileklikleri sayesinde 600 aile güvenli bir nefes aldı. Ailelerin en büyük endişelerinden biri olan kaybolma riskini, geliştirilen teknoloji sayesinde en aza indiriyor. Proje ile aileler çarşıya, pazara ya da işlerine giderken sevdiklerinin konumunu akıllı cihazları üzerinden anlık olarak takip edebiliyor. Böylece hem muhtemel kaybolma durumlarına hızlı müdahale ediliyor hem de günlük yaşam daha güvenli hale geliyor. "Yakınlarının her an yaşadığı endişeyi en aza indirmek" Türkiye’de öncü bir uygulama olan "Ben buradayım" hizmetini 2025 yılında hizmete aldıklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Koordinatörü Derya Hüner, "2025 yılından bu yana tam 600 vatandaşımıza umut olduk. Temel amacımız, kaybolma riski taşıyan büyüklerimizin ve özel bireylerimizin güvenliğini sağlamak ve onların yakınlarının her an yaşadığı haklı endişeyi en aza indirmektir. Jandarma Genel Komutanlığı ile yaptığımız iş birliği sayesinde sahada ihtiyaç sahibi insanlara da ulaşıyor, onlara yardımcı oluyoruz. Kullandığımız teknoloji gerçekten hayat kurtarıcı. "Ben buradayım" akıllı bileklikleri anlık konum takibi yapabilmekte ve geriye dönük üç günlük konum bilgisini verebilmektedir. Kaybolma söz konusu olduğunda, takip sürecini büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Her an yanınızdayız ve biz buradayız" Bu cihazın şarj gerektirmediğini ve pillerinin yaklaşık bir yıllık kullanım ömrüne sahip olduğunu belirten Hüner, "Tasarım olarak cihazları bileklik şeklinde sunduk; ancak istenildiği takdirde kolye ucu olarak kullanılabilecek, kaban astarına gizlenebilecek hatta ayakkabının içine dikilebilecek incelikte tasarlanmıştır. Bu hizmetten yararlanmak isteyen hemşerilerimiz, Manisa Büyükşehir Belediyesi resmi internet sayfasındaki "Ben Buradayım" talep formunu doldurarak ya da ilçe koordinatörlüklerine müracaat ederek başvurularını yapabilirler. "Ben buradayım" hizmetimizin her zaman güzel haberlerle biten kavuşmalara vesile olmasını temenni ediyor; Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak her an yanınızda olduğumuzu ve biz buradayız dediğimizi bir kez daha vurguluyoruz" dedi. "Nereye giderlerse görebiliyorum içim rahat" Annesine ve kardeşine tek başına baktığını belirten Güler Kıyak, "Evden çıktıklarında birlikte çıkıyorlar, kaybolduklarında da birlikte kayboluyorlar. Daha önce, yaklaşık iki ay önce yine kaybolmuşlardı ve onları ancak iki saat sonra bulabilmiştik. Bu uygulamayı daha önceden duymuştum. Belediyeye başvurdum, sağ olsunlar hemen ilgilendiler. Şu anda Kur’an kursuna da gidiyorum, çarşıya da çıkıyorum. Gittiğim her yerde telefonuma bakarak onların evde olup olmadığını kontrol edebiliyorum, bu da bana büyük bir rahatlık sağlıyor. Daha önce komşularla birlikte kapı kapı dolaşıp aramadığımız, sormadığımız yer kalmamıştı ve ancak iki saat sonra bulabilmiştik. Şimdi ise bileklik sayesinde onları takip edebiliyorum. Annem 3 yıldır alzheimer hastası, bu yüzden çok çabuk kayboluyor ve gittiği yeri hatırlayamıyor. Bileklik olmadan önce bulmakta çok zorlanıyorduk. Şu anda ise telefonumdan konumunu görebiliyorum. Nereye giderse gitsin takip edebildiğim için içim rahat, gönül rahatlığıyla istediğim yere gidebiliyorum" diye konuştu. "Hayatımızı çok kolaylaştırdı" Alaşehir Bahadır Mahallesinde oturan Rıfat Özhan, "Oğlum Ayaz 2 yaşında nöbet geçirmeye başladı kendisi epilepsi hastası. İyileşme süreci biraz uzun sürüyor bu sebepten yaşadığımız yer yayla köyü olduğu için çocuğumuz ister istemez gözümüzün önünden bir anda kaybolabiliyor. Biz Büyükşehir Belediyesine başvurduk takip cihazı için başvurumuz onaylandı. Öncesinde işe gittiğimizde aklımızda kalıyordu bir şey oldu mu nereye gitti diye şimdi bu cihaza kavuştuktan sonra çocuk istediği yere gidebiliyor. Hayatımızı çok kolaylaştırdı. Büyükşehir Belediyesi ekiplerine ve başkanlarıma çok teşekkür ederim" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 14:04
ADÜ’de organ bağışına dikkat çektiler
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde kurulan stant ile hasta ve hasta yakınlarına organ bağışının önemi anlatılarak farkındalık oluşturuldu. Aydın’da ülke genelinde düşük seviyelerde olan organ bağışının önemine dikkat çekilmek üzere gerçekleştirilen farkındalık çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede ADÜ Hastanesi Başhekimliği tarafından hastane poliklinik girişine bilgilendirici stant kuruldu ayrıca gerçekleştirilen sunum ile hastane personeli de bilgilendirildi. Stantta ise hastane personelleri tarafından hasta ve hasta yakınlarına organ bağışının önemi anlatılarak farkındalık oluşturuldu. Konu ile ilgili ADÜ Hastanesi’nden yapılan açıklamada "Hastanemizde organ ve doku bağışına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen etkinlikte, organ ve doku bağışının önemi, bağış süreci ve toplum sağlığı açısından taşıdığı değer hakkında katılımcılara bilgi verildi. Vatandaşlara ve personellerimize organ bağışının hayat kurtaran bir süreç olduğu anlatılırken, bağış konusunda merak edilen sorular da yanıtlandı. Bilgilendirme çalışması, Hastanemiz Organ ve Doku Nakli Koordinatörleri Dilek Acar, Havva Böceklioğlu ve Lütfiye Yılmaz Türk tarafından yürütüldü. Etkinlik kapsamında toplumda organ ve doku bağışına yönelik farkındalığın artırılması hedeflendi" ifadeleri yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder