Son Dakika
|
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
İran, Tel Aviv'i vurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
Beşiktaş’ta gece kulübü kundaklandı: Mekan sahibi öldürüldü
Hande Yener hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması
ABD’ye ait askeri helikopter Japonya’da beyzbol sahasına acil iniş yaptı
Antalya’da balıkçı teknesi battı: 3 kişi denize atlayarak kurtuldu
İsrail ordusu: "80'den fazla savaş uçağı gece boyu İran'a 230 bomba attı"
Antalya’da 4 katlı binada yangın paniği!
SAĞLIK
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34:44
Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:05
Bayburt’ta aile hekimlerine ruh sağlığı eğitimi verildi
Bayburt’ta aile hekimlerine yönelik düzenlenen eğitimde, ruh sağlığı alanında tanıdan tedaviye güncel yaklaşımlar ele alındı. Sağlık Bakanlığının ‘Koruyan Sağlık’ ve ‘Geliştiren Sağlık’ yaklaşımı kapsamında aile hekimlerine ’Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar Ruh Sağlığı’ eğitimi verildi. Mesleki gelişimi desteklemek ve klinik entegrasyon süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen eğitim, hastanede görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma İlhan, Psikiyatri Uzmanı Büşra Köroğlu ile Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Furkan Erbay tarafından gerçekleştirildi. Eğitim programında, ruh sağlığı alanında güncel tanı ve tedavi yaklaşımlarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:56
Bayburt’ta bağımlılıkla mücadele çalışmaları değerlendirildi
Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı ilk toplantısında, bağımlılıkla mücadele kapsamında il genelinde yürütülen çalışmalar ele alındı. Vali Yardımcısı Yunus Coşkun başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemi vurgulandı. Toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay tarafından sunum yapıldı ardından ilgili kurum müdürleri tarafından kurumların gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:46
Koklear İmplant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor
Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, işitme kaybının erken teşhis ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözülebildiğini söyledi. Özüer, koklear implantın hem doğuştan işitme kaybı yaşayan bebeklerde hem de ileri yaşta ortaya çıkan işitme kayıplarında başarıyla uygulanabildiğini belirtti. Prof. Dr. Özüer anne babalara seslenerek "Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce belirlemek mümkün." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, yaptığı açıklamada her bin bebekten 1-3’ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğine dikkat çekti. Özüer, Türkiye’de 2008 yılından bu yana tüm yeni doğanlara işitme taraması yapıldığını, doğumdan hemen sonra yapılan taramalar sayesinde işitme kaybının erken dönemde belirlenebildiğini söyledi. Tarama sonucu işitme kaybı tespit edilen bebeklerin öncelikle işitme cihazı ile desteklendiğini belirten Özüer, cihazdan yeterli fayda sağlanamayan ileri derecede işitme kayıplarında ise koklear implant ameliyatının devreye girdiğini ifade etti. İç kulaktaki hücreleri Bypas ederek siniri uyarıyor Koklear implantın çalışma prensibi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Özüer, şöyle konuştu: "Koklear implant, ses enerjisini alıp bir işlemciden geçirerek elektrik enerjisine dönüştüren bir yöntemdir. İç kulakta işitmeden sorumlu tüylü hücreler hasarlı olduğunda bu hücreleri baypas ederek doğrudan işitme sinirini uyarır. Böylece ses sinyalleri doğrudan beyne iletilir. Bu yöntem sayesinde ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar yaşıtları gibi konuşabilir, okula gidebilir ve sosyal hayata katılabilir, topluma kazandırılır. Her ne kadar ülke genelinde tarama yapılsa da bazı durumlarda işitme kaybı daha geç fark edilebiliyor. O nedenle aileler uyanık olmalı. Erken teşhis çocukların dil gelişimi ve eğitim hayatı açısından büyük önem taşıyor. Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün." Yetişkin ve yaşlılarda da uygulanıyor Öte yandan, koklear implantın sadece çocuklara yönelik bir uygulama olmadığını belirten Prof. Dr. Özüer, erişkin ve ileri yaş hastalarda da ameliyatın başarıyla yapıldığını söyledi. Özüer, "Ani işitme kaybı, otoskleroz, Meniere hastalığı ya da kronik orta kulak iltihabı gibi nedenlerle gelişen ileri derecede işitme kayıplarında da koklear implant uygulanabiliyor. İşitme cihazından fayda görmeyen yetişkin ve yaşlı hastalarımız da bu yöntemle yeniden duyabiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık hem bebekler hem de ileri yaştaki bireyler işitme kaybı nedeniyle sosyal hayattan kopmak zorunda kalmıyor" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mart 2026 Cuma- 13:47
400 yataklı hastane yapımı için zemin etüt çalışmaları başladı
2
06 Mart 2026 Cuma- 12:17
Tıp Fakültesi öğrencilerinden hipertansiyon farkındalığı etkinliği
3
06 Mart 2026 Cuma- 16:05
Bu hastanenin çalışanlarının yüzde 63’ü kadın
4
07 Mart 2026 Cumartesi- 01:15
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü personeline temel ilk yardım eğitimi verildi
5
06 Mart 2026 Cuma- 16:01
Medicana Hastanesi’nden menopoz farkındalığı etkinliği
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:27
Uzmanlar uyardı: "Plastisite sağlığı tehdit ediyor"
Acıbadem Bodrum Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğçe Arabalı, modern yaşamda mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan plastik kap, tabak ve pişirme gereçlerinin sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, "özellikle ısı, yağ ve uzun süreli temas durumlarında ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini göstermektedir" dedi. Hafif, ucuz, dayanıklı ve pratik olmaları nedeniyle mutfakta; saklama kaplarından spatulalara, tabaklardan tencerelere kadar pek çok alanda plastiklerin kullanıldığına dikkat çeken Acıbadem Bodrum Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğçe Arabalı, "Bu noktada karşımıza çıkan kavram plastisite yani plastikleşmedir. Plastisite, plastik ürünlerin içeriğinde bulunan bazı kimyasalların zamanla ve özellikle ısı etkisiyle gıdaya geçmesi durumudur. Plastikler sanıldığı gibi tek bir maddeden oluşmaz; esneklik, dayanıklılık ve şekil verilebilirlik kazandırmak için çeşitli kimyasallar eklenir" dedi. Sıcak çorbanın plastik kaba konması, mikrodalgada plastik kap kullanımı veya plastik spatula ile sıcak tencerenin karıştırılmasının kimyasal sızıntıyı kat kat artıracağını kaydeden Arabalı, "En sık karşılaşılan kimyasalların BPA (Bisfenol A), BPS ve BPF (BPA yerine kullanılan benzer maddeler), Fitalatlar, Stiren ve PFAS (sonsuz kimyasallar) olduğunu söyledi. Arabalı, "Bu maddelerin büyük bir kısmı endokrin bozucu olarak tanımlanır; yani hormon sistemini taklit edebilir, baskılayabilir ya da dengesini bozabilir. Özellikle mutfakta risklidirler. Çünkü; sık sık yüksek ısıya maruz kalırlar, yağlı ve asidik gıdalarla temas ederler, uzun süreli saklama yapılır, çizilme ve eskime ile kimyasal geçiş artar. Özellikle sıcak çorbanın plastik kaba konması, mikrodalgada plastik kap kullanımı veya plastik spatula ile sıcak tencerenin karıştırılması, kimyasal sızıntıyı kat kat artırır" uyarısında bulundu. Uzun süre düşük dozda maruz kalınan plastik kaynaklı kimyasalların neden olabileceği sağlık sorunlarını sıralayan Arabalı, "Hormonal dengesizliklere, infertilite ve adet düzensizliklerine, insülin direnci ve obeziteye, tiroid fonksiyon bozukluklarına, erken ergenlik ve meme-prostat gibi kanser türlerine neden olabilir. Özellikle bebekler, çocuklar, gebeler ve emziren anneler için daha yüksek risk taşır" dedi. "Yanlış materyal seçimi, en sağlıklı yemeği bile riskli hale getirebilir" Tencere ve mutfak araçlarının yalnızca pişirme aracı olmadığını vurgulayan Arabalı, "Aynı zamanda yediğimiz besinin kimyasal içeriğini doğrudan etkiler. Yanlış materyal seçimi, en sağlıklı yemeği bile riskli hale getirebilir. Özellikle granit ve teflon (PTFE Kaplama) ürünler çizildiğinde, yüksek ısıya maruz kaldığında toksik gaz ve parçacık açığa çıkabilir. Silikon ürünlerde güvenli kabul edilir ancak düşük kaliteli silikonlar kimyasal salınım yapabilir. Bunların yanı sıra eski, çizilmiş plastik kaplar, melamin tabaklar (ısıda formaldehit salar), alüminyum tencereler (özellikle asidik gıdalarla) ve tek kullanımlık plastik tabak- bardaklardan uzak durulmalıdır" ifadelerini kullandı. Plastik yerine mutfakta cam saklama kapları, fırın kapları ve cam su şişelerinin tercih edilmesini söyleyen Arabalı, "Borosilikat cam özellikle ani ısı değişimlerine karşı daha dayanıklıdır. Döküm tencereler, paslanmaz çelik ürünler, kaplama olmayan seramikler de tercih edilebilir" dedi. "Isı ile temas eden alanlarda plastikten uzak durmak en önemli adımdır" Plastik saklama kabı yerine camın, streç film yerine balmumlu bezin, plastik su şişesi yerine cam şişe veya çelik termosların, plastik doğrama tahtası yerine cam veya çelik kullanılmasının kimyasal maruziyeti ciddi şekilde azaltacağını söyleyen Arabalı, "Plastiklerin tamamen hayatımızdan çıkması mümkün olmasa da, ısı ile temas eden alanlarda plastikten uzak durmak en önemli adımdır" dedi. Sağlıklı beslenmenin yalnızca yediklerimizden ibaret olmadığına dikkat çeken Arabalı, "Yemeğimizi neyin içinde pişirdiğimiz ve sakladığımızda beslenme ile ilgilidir. Uzun vadede hormon sağlığını korumak, kronik hastalık riskini azaltmak ve özellikle çocukları korumak için mutfakta daha bilinçli tercihler yapmak büyük önem taşır" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:56
Erken tanı hayat kurtarıyor: Rahim ağzı kanserine karşı aşı ve tarama uyarısı
Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanserine karşı uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, hastalığın yavaş ilerlediğini ancak düzenli tarama testleri ve aşılama ile büyük oranda önlenebildiğini vurguladı. Serviks bölgesinde gelişen rahim ağzı kanserinin en temel nedeni Human Papilloma Virüsü (HPV) olarak gösteriliyor. Vücudun savunma mekanizmasıyla genellikle vücuttan atılabilen HPV, kalıcı hale geldiğinde ise hayati risk taşıyan kanser türlerine zemin hazırlıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, rahim ağzı kanserinin kadınlarda sık görülen ancak tarama testleri sayesinde büyük oranda önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirtti. Rahim ağzı kanserinin rahmin vajinaya açılan alt kısmında oluştuğunu ve yavaş ilerlediğini ifade eden Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri maalesef kadınlarda çok sık gördüğümüz kanserlerden biri. Yavaş ilerler fakat tarama testleriyle çok büyük oranda önleyebilmekteyiz. Bu nedenle farkındalık haftalarında bunu dile getirmek, tüm halkı ve hastalarımızı bilinçlendirmek bizim için çok kıymetli." dedi. Hastalığın genellikle sinsi ilerlediğine ve ileri evrelerde belirti verdiğine dikkat çeken Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri genelde bulgu vermeden ilerlemekte. Fakat ilişki sonrasında kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, ara kanama, pelvik ağrı gibi durumlarla da karşılaşılabilmekte. Bu bulgular varsa hastalık zaten çok ileri aşamadadır." ifadelerini kullandı. "Temel neden HPV virüsü" Kanser vakalarının en sık nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu aktaran Dr. Topaloğlu, virüsün toplumda yaygın olduğunu ancak bağışıklık sistemiyle vücuttan atılabildiğini söyledi. Risk faktörlerine değinen Topaloğlu, "Virüs kronikleşirse ve yüksek riskli gruplardan bir pozitifliğimiz varsa risk altındasınız. Düzenli taramalarını yaptırmayan, sigara kullanan, HPV pozitifliği olan ve bağışıklık sistemi düşük kişilerde rahim ağzı kanseri sıklığı daha fazla olmaktadır." şeklinde konuştu. "30-65 yaş arası kadınlar dikkat" Erken tanıda tarama testlerinin önemine vurgu yapan Topaloğlu, şu bilgileri paylaştı: "Tarama testleri ile erken aşamada virüsün varlığını yahut kansere neden olabilecek hücrelerin değişimini görebilmekteyiz. Böyle bir durum varsa tanı ve tedaviyi erken aşamada planlayabiliyoruz. HPV testini 30-65 yaşındaki kadınlarda her 5 yılda bir mutlaka öneriyoruz. Bu sayede ’Yüksek riskli grupta bir virüs var mı, biyopsi yapmalı mıyız, hücresel bir değişim başladı mı?’ sorularını yanıtlayabiliyoruz." Aşı ile korunma mümkün Güncel tedavi ve korunma yöntemleri arasında aşının önemini de değinen Topaloğlu, "Rahim ağzı kanserinin en sık nedeni HPV virüsü. Bu konuda elimiz oldukça kuvvetli; artık herkesin bildiği bir aşımız var. 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocukları başta olmak üzere aşılanmalar başladı. Eskiden 26 yaşına kadar denirdi ama şimdi 45 yaşına kadar aşılamalar yapılmakta. Bu durum çok büyük oranda rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlamakta." diye ekledi. "Aşını yaptır, taramanı ol, sağlığını koru" Yılda ortalama yüzde 4 oranında yeni vaka görüldüğünü hatırlatan Topaloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’nda şunu bildirmek gerekir ki; erken tanı ve tarama testleri, kanseri yakalayıp önlemek açısından çok kıymetli. Kadınların sağlıklarını garantiye almak için yapacakları en güzel şey, taramalarını ve aşılarını düzenli yaptırmalarıdır."
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:44
Karabük’te "anne sütü ve emzirme danışmanlığı" eğitimi tamamlandı
Karabük İl Sağlık Müdürlüğü tarafından anne ve bebek sağlığının korunması ve geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Anne Sütü ve Emzirme Danışmanlığı Eğitimi" başarıyla tamamlandı. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde 21-22-23 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen eğitim programına sağlık personeli katılım sağladı. Üç gün süren eğitimlerde, anne sütünün önemi, doğru emzirme teknikleri, emzirme sürecinde karşılaşılan sorunlar ve annelere verilecek danışmanlık hizmetlerinin standartları ele alındı. Eğitimler, İl Sağlık Müdürlüğü’nün deneyimli personelleri Ebe Nihan Aydın, Ebe Vildan Seven ve Ebe Neşe Kavaklı tarafından verildi. Katılımcılara teorik ve uygulamalı bilgiler aktarılarak, sahada daha etkin ve nitelikli danışmanlık hizmeti sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Eğitim programının sonunda düzenlenen sertifika törenine; Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Poçan, Başkan Yardımcısı Dr. Nermin Seçilmiş, ÇEKÜS Birim Sorumlusu Recep Ay ve Merkez Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Uzm. Dr. Şeyda Özden Aydoğdu katıldı. Törende, eğitimi başarıyla tamamlayan sağlık personeline sertifikaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Program, anne ve bebek sağlığına verilen önemin vurgulanmasının ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:13
Uzmanından açıklama: "Pandemi döneminde uyguladığımız korunma yöntemlerini ihmal ettiğimiz için viral enfeksiyonlar çok yaygınlaştı"
Son 2 aydır mevsimsel nedenlerle solunum yolu virüs enfeksiyonlarının yaygın ve ağır seyrettiğine dikkati çeken Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, "Pandemi döneminde ciddiyetle uyguladığımız korunma yöntemlerini ihmal ettiğimiz için, özellikle influenza olmak üzere viral enfeksiyonlar çok yaygın görülmektedir" dedi. Grip salgının etkeni olan influenza enfeksiyonun, önceki sezonlara göre çok daha yaygın ve ağır klinik seyir ile komplikasyonlara yol açtığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, Ekim ayında okulların açılması ile havaların soğuması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasının gribal enfeksiyonların artmasını normal bir süreç haline getirdiğini hatırlattı. Korunma yollarının ihmal edilmesinin virüsün geniş kitler arasında yayılımının artmasına neden olduğunu belirten Kılıç şöyle konuştu: "Bu seviyede bir salgının ortaya çıkmasının nedenlerinden biri; maske, mesafe ve el hijyeni gibi koruyucu önlemlerin unutulması ve göz ardı edilmesidir. Ayrıca mutasyona uğramış, hastalandırıcılığı ve bulaştırıcılığı artmış virüslerin vücut tarafından yeterince tanınamaması da etkili olmaktadır. Aşılar koruyucu olmakla birlikte, yoğun virüs maruziyetinde aşının koruyuculuğu azalabilmektedir. Aşılar bir önceki yılın virüslerine göre hazırlandığı için bu virüslere karşı bağışıklık sağlarken, yeni mutasyona uğramış virüsleri vücudumuz yeterince tanıyamayabilmektedir. Bu nedenlerle ABD, İngiltere ve Japonya’da virüs mevsiminden yaklaşık bir ay önce yayılmaya başlamış, güney yarımkürede ise bir ay daha geç sonlanarak üç aylık hastalık sezonu beş aya çıkmıştır. Küresel yaygınlığa paralel olarak ülkemizde de vakalar geniş kitleler arasında uzun ve ağır seyretmektedir." Covid mi, influenza mı? Yaygın olan mevcut virüslere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, "Bu sezon üst solunum yolu enfeksiyonları genel olarak toplumun ‘grip’ olarak adlandırdığı semptomlarla seyretmektedir. Bunun nedeni; influenzanın yaygın görülmesi, Covid-19 virüsünün hala mevsimsel bir virüse dönüşmemiş olması ve yıl boyunca etkisini sürdürmesidir. Ayrıca bu yıl özellikle 5 yaş altı çocuklar ve yaşlılarda, akciğer bağışıklığının tamamen ortadan kalkmamış olması nedeniyle daha ağır tablolarla karşılaşmaktayız. Son 1-1,5 aydır influenza çok yaygın olsa da Covid-19 hala varlığını sürdürmektedir. Buna ek olarak RSV gibi diğer üst solunum yolu virüsleri de görülmekte olup, tüm bu virüslerin semptomlarının birbirine çok yakın olması tanıda karmaşaya neden olmaktadır" şeklinde konuştu. 3’lü önlem Pandemide yaşananların çabuk unutulduğunu vurgulayan Dr. Kılıç, alınması gereken önlemlerle ilgili şu bilgileri verdi: "O dönemdeki Covid-19 virüsü daha bulaşıcı ve daha ağır hastalık yapıcı özelliklere sahipti. Ancak tüm virüsler, eğer yüksek miktarda alınır, önlem alınmaz ve risk gruplarında yeterli tedbirler uygulanmazsa, kişide ağır hastalıklara neden olabilmektedir. Özellikle bu sezon influenzanın komplikasyonları daha sık görülmektedir. Virüslerin çoğu için o virüse özel bir ilacımız yoktur. Semptomatik tedavi uyguluyoruz; yani burun akıntısı, ateş, boğaz ağrısı ve öksürük gibi belirtilere yönelik ilaçlar veriyoruz. İnfluenza için bir antiviral ilacımız bulunmakla birlikte, bu kesin bir çözüm değildir. Son iki aydır hastanelere en fazla başvuru nedeni olan influenza A virüsüne karşı ise, her şeye rağmen yaklaşık yüzde 70 koruyuculuk sağlayan aşı en önemli korunma yöntemidir. Mutasyona uğramış virüsle hastalanılsa bile aşı, hastalığın daha hafif ve daha kısa sürede geçirilmesine yardımcı olmaktadır. Aşı, ekim ayından itibaren her zaman yaptırılabilir ve halen yapılabilmektedir." "3 gün istirahat ile geçmiyorsa dikkat" Tüm solunum yolu enfeksiyonları için standart önlemler alındığında, virüse maruz kalınsa bile alınan virüs miktarının azalması sayesinde vücudun doğal savunma sistemiyle hastalığın daha hafif geçirilebileceğini aktaran Kılıç, ev içi bulaşa da dikkati çekerek şunları kaydetti: "Çocuğunuz hastaysa siz maske kullanabilirsiniz, yemek yerken ya da konuşurken daha dikkatli olabilirsiniz. Aynı ortamı paylaşırken sık havalandırma yapmak ve el hijyenine özen göstermek önemlidir. Bu önlemler enfeksiyonu büyük ölçüde engellediği gibi, hastalığın daha hafif atlatılmasını ve olası komplikasyonlardan korunmayı sağlar. Ancak üç gün istirahat ve ateş düşürücüye rağmen ateşin düşmemesi, nefes darlığı, göğüste baskı hissi veya ağrı, bilinç bulanıklığı ve sıvı alamama durumlarında mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Ayrıca diyabet, kronik akciğer, kalp, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar ile hastalığı ya da kullandıkları ilaçlar nedeniyle bağışıklığı baskılanmış olan romatizmal hastalar ve kanser tedavisi alan kişilerin gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir."
23 Ocak 2026 Cuma - 19:07
Gercüş’te kar nedeniyle kapanan yolda mahsur kalan ambulans kurtarıldı
Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Kayapınar beldesi ile Hisar arasındaki güzergahta yoğun kar nedeniyle kapanan yolda mahsur kalan ambulans ekiplerin müdahalesiyle kurtarıldı. Acil durumdaki hastayı Gercüş Devlet Hastanesine yetiştirmeye çalışan sağlık ekiplerinin, karlı yolda mahsur kalmasının ardından yardım çağrısı üzerine ekipler harekete geçti. Yolun kapalı olması nedeniyle ilerleyemeyen ambulansın imdadına Gercüş Özel İdare ekipleri yetişti. Hastanın hayati tehlikesinin bulunması sebebiyle bölgeye yönlendirilen iş makineleri, karla kaplı yolu kısa sürede açarak ambulans için güvenli bir geçiş koridoru oluşturdu. Kar küreme ve yol açma çalışmaları sonucunda, ekipler kısa sürede ambulans için güvenli bir geçiş koridoru oluşturdu. İş makinelerinin öncülüğünde ilerleyen ambulans, sağlanan bu koridor sayesinde Gercüş Devlet Hastanesine ulaştırıldı. Gercüş Özel İdare ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yol trafiğe açılırken, ambulansın güvenli bir şekilde Gercüş Devlet Hastanesine ulaşması sağlandı. Yetkililer, olumsuz hava şartlarına karşı ekiplerin 7 gün 24 saat teyakkuzda olduğunu belirtti.
23 Ocak 2026 Cuma - 18:33
Gercüş’te kar nedeniyle kapanan yolda mahsur kalan ambulans kurtarıldı
Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Kayapınar beldesi ile Hisar arasındaki güzergahta, yoğun hava muhalefeti nedeniyle kapanan yol, içinde hasta bulunan bir ambulansın geçişine engel oldu. Ekiplerin müdahalesi ile yol açılırken ambulans kurtarıldı. Acil durumdaki hastayı Gercüş Devlet Hastanesine yetiştirmeye çalışan sağlık ekiplerinin yardım çağrısı üzerine ekipler hızla harekete geçti. Yolun kapalı olması nedeniyle ilerleyemeyen ambulansın imdadına Gercüş Özel İdare ekipleri yetişti. Hastanın hayati tehlikesinin bulunması sebebiyle bölgeye yönlendirilen iş makineleri, karla kaplı yolu kısa sürede açarak ambulans için güvenli bir geçiş koridoru oluşturdu. Kar küreme ve yol açma çalışmaları sonucunda, ekipler kısa sürede ambulans için güvenli bir geçiş koridoru oluşturdu. İş makinelerinin öncülüğünde ilerleyen ambulans, sağlanan bu koridor sayesinde Gercüş Devlet Hastanesine ulaştırıldı. Gercüş Özel İdare ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yol trafiğe açılırken, ambulansın güvenli bir şekilde Gercüş Devlet Hastanesine ulaşması sağlandı. Yetkililer, olumsuz hava koşullarına karşı ekiplerin 7 gün 24 saat teyakkuzda olduğunu belirti. (SÖ-YRT
23 Ocak 2026 Cuma - 18:16
Hitit Üniversitesi’nde geliştirilen "kalp masajı aparatı" patent aldı
Hitit Üniversitesi’nde geliştirilen "kalp masajı aparatı", Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Hitit Üniversitesi öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Çalmaz ve Prof. Dr. Gülay Yılmazel ile Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Erenler tarafından geliştirilen ve kalp masajının kuvvet etkisini koruyarak uygulanmasını sağlayan kalp masajı aparatı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. İskilip Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Çalmaz, masaj sırasında elin topuğunun doğru konumlandırılmasına imkan sağlayan aparatı kalp masajı etkinliğini baştan sona kadar korumak üzere tasarladıklarını bildirdi. Aparat üzerinde bulunan etkinlik şeridinin hastanın iman tahtasının altında bulunan çıkıntı üzerine yerleştirildiğini, bu sayede aparatın göğüs duvarına yapıştığını belirten Çalmaz, "Yapıştıktan sonra kenarındaki dik olan alanda uygulayıcının el pozisyonunu kavrayarak omuzdan bası yapmasını sağlamak, aynı zamanda bombeli kısmının da baskının uygulayıcının tüm eline yayılmadan sadece elin topuğunda kalmasını sağlamak amacıyla planlandı. Bu şekilde birinci dakikadan itibaren hastadan yanıt alana kadar aynı etkinliği sürdürmek amaçlanıyor" dedi. Türkiye’de ölümlerin önemli bir kısmının kalp durması nedeniyle olduğunun altını çizen Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Yılmazel de, "Hızlı ve etkili şekilde başlatılan kalp masajının her bir dakikasının hayatta kalma oranını yüzde 10 ila 13 arttırdığı belirtilmektedir" diye konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 17:14
Muş’ta yapay zeka destekli MR cihazı hizmete girdi
Muş Devlet Hastanesinde kurulan yapay zeka destekli ikinci MR cihazıyla birlikte görüntüleme kapasitesi artarken, bekleme sürelerinin azalması hedefleniyor. Muş’ta yapay zeka destekli manyetik rezonans (MR) cihazı hizmete sunuldu. Muş Devlet Hastanesinde kurulan ikinci MR cihazıyla hasta kabulü de başladı. Hastaneyi ziyaret eden Muş Valisi Avni Çakır, cihaz hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür ve Hastane Başhekimi Uzman Dr. Yalçın Güzelel’den bilgi aldı. Vali Çakır, Muş Devlet Hastanesinde ikinci MR cihazının hizmete alındığını belirterek, bunun kentte sağlık hizmetlerinin kalitesini artırma yolunda önemli bir adım olduğunu ifade etti. Vali Çakır, "Bugün Muş Devlet Hastanesinde ikinci MR cihazımızı da devreye almanın mutluluğu içerisindeyiz. Şu an içinde bulunduğumuz ünitede devreye almış olduğumuz MR cihazımız yapay zeka destekli ve teknolojik anlamda da son sürümlerden diyebiliriz. Bunun da Türkiye’de oldukça az bulunan modelini ilimize kazandırmanın da mutluluğu içerisindeyiz" dedi. Hastanedeki hasta yoğunluğuna dikkat çeken Çakır, özellikle MR çekimlerinde daha önce bir ayı aşan bekleme süreleriyle karşılaşılabildiğini hatırlatarak, "Muş Devlet Hastanemizde vatandaşlarımızın her türlü ihtiyaçlarını en seri, en süratli ve en kaliteli şekilde karşılamanın arayışı içerisindeyiz. Bu kapsamda da malumunuz hasta yoğunluğumuzda oldukça yüksekti. MR cihazımız da ayı aşan beklemelerle karşılaşabiliyorduk ama 2. MR cihazımızın da devreye girmesi, hem de sahip olduğu ekstra özelliklerle bu anlamda bölge sevklerimizin de önüne geçmiş olacağız ve vatandaşlarımızın da bu konuda bekleme sürelerini de oldukça aşağıya indirmiş olacağız" ifadelerini kullandı. Yeni nesil ünitenin doktorların tanı ve teşhis süreçlerine de önemli katkı sağlayacağını dile getiren Çakır, bu sayede hastaların daha hızlı şekilde sağlık hizmetine ulaşarak şifa bulma süreçlerinin de hızlanacağını ifade ederek, "Tabii ki bu şekildeki son sistem ünitelerin devreye alınmasıyla beraber doktorlarımızın da tanı ve teşhislerinde ve vatandaşlarımızın da inşallah şifa bulmalarında çok seri, çok hızlı bir şekilde hareket etmiş olacak. Gerçekten ihtiyacımız ve uzun zamanlardır da bekleyişimizdi. Bu nihayete ermiş oldu. İnşallah kademe kademe yine hastanemizin de devreye alınmasıyla beraber Muş’ta sağlık anlamında vatandaşlarımıza çok daha iyi şartlarda hizmet vermeye hep beraber devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 17:00
Bakan Memişoğlu’nun katıldığı toplantıda Esenyurt’taki sağlık yatırımları ele alındı
Esenyurt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde değerlendirme ve istişare toplantısı Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, hastanenin genel işleyişi ile Esenyurt’taki sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve geleceğe yönelik planlamalar ele alındı. Esenyurt’ta, Sağlık Bakanlığı ile İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nin birlikte hizmet sunduğu Esenyurt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirildi. Hastanenin genel işleyişi ile Esenyurt’taki sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ve geleceğe yönelik planlamaların ele alındığı programda, 1 milyonu aşkın nüfusuyla Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt’un sağlık altyapısını daha da güçlendirilmesine yönelik istişareler yapıldı. Ayrıca toplantıda, eğitim ve araştırma hastanesinin işleyişinin geliştirilmesi, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi projelerinin en kısa sürede vatandaşların hizmetine sunulması ve aile sağlık merkezlerinin sayısının artırılması başlıklarında değerlendirmelerde bulunuldu. Öte yandan, hastanede yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Toplantıya, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören Bölük, Sağlık Bakan Yardımcısı Halim Özçevik, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve sağlık yöneticileri katıldı. Katılımcılar, Esenyurt’un mevcut ve planlanan sağlık yatırımlarını kapsamlı şekilde ele aldı. Esenyurt Ağız ve Diş Hastanesi’nin yaklaşan ihale ve yapım süreci, kadın ve çocuk kliniklerine yönelik ihtiyaçlar ile yeni aile sağlığı merkezleri gibi güncel konular toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. İlçeye yönelik sağlık yatırımlarında Sağlık Bakanlığı’nın güçlü desteği vurgulandı. "Esenyurt’umuzu sağlık alanında çok önemli yatırımlarla buluşturacağız" Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Başkanvekili Aksoy, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu Esenyurt’ta ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sayın Bakanımızla gerçekleştirdiğimiz toplantıda Esenyurt’umuzun mevcut ve planlanan sağlık yatırımlarını ele aldık. Ardından yeni hastane binamızı, acil servis ve poliklinik alanlarını ziyaret ederek vatandaşlarımızla bir araya geldik. Diş Hastanesi, Şehir Hastanesi, Kadın ve Çocuk Hastanesi ile yeni ASM projeleri başta olmak üzere, Esenyurt’umuzu sağlık alanında çok önemli yatırımlarla buluşturacağız. İlçemizin sağlık altyapısına verdiği güçlü destek ve katkılar için Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 16:49
Güven Hastanesi sağlık okuryazarlığı odaklı web sitesiyle bir ödüle daha layık görüldü
Golden Pulse Awards 2025’te ‘Yılın En Başarılı Health, Wellness ve Bilinçlendirme Websitesi’ ödülüne layık görülen Güven Hastanesi, dijital iletişimdeki yaklaşımıyla ikinci kez ödül aldı. Sağlık ve iyi yaşam alanında fark üreten projelerin değerlendirildiği Golden Pulse Awards 2025, İstanbul’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Güven Hastanesi, 50. yılı kapsamında yenilediği web sitesiyle Golden Pulse Awards 2025’te ‘Yılın En Başarılı Health, Wellness ve Bilinçlendirme Websitesi’ ödülüne layık görüldü. Hastanenin dijital platformu, daha önce Altın Örümcek Ödülleri’nde elde ettiği başarının ardından bu ödülle sağlık alanında dijital iletişimdeki istikrarlı yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Kullanıcı deneyimi ve sağlık okuryazarlığı öne çıktı Golden Pulse Awards’ta sağlık ve toplumsal farkındalık alanlarında hayata geçirilen projeler, kullanıcı deneyimi, erişilebilirlik, içerik kalitesi ve toplumsal etki gibi kriterler üzerinden değerlendirildi. Güven Hastanesi’nin yenilenen web sitesi, sade ve anlaşılır içerik dili, erişilebilir tasarımı ve sağlık okuryazarlığını merkeze alan yaklaşımıyla jüri tarafından öne çıkan projeler arasında yer aldı. Web sitesi, güvenilir sağlık bilgisini herkes için ulaşılabilir kılmayı hedefleyen yapısıyla ödüle değer bulundu. "Sağlık hizmetlerinde güvenin iyi tasarlanmış bir dijital yolculukla başladığına inanıyoruz" Güven Hastanesi Yurtiçi Pazarlama Direktörü Ela Ayhan, yenilenen web sitesinin yalnızca bir tasarım güncellemesi olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "50. yılımızda web sitemizi yenilerken amacımız, yarım asırlık sağlık tecrübemizi dijital dünyaya daha erişilebilir ve kullanıcı odaklı bir deneyimle taşımaktı. Sağlık hizmetlerinde güvenin doğru bilgiye hızlı erişim, şeffaf iletişim ve iyi tasarlanmış bir dijital yolculukla başladığına inanıyoruz. Aldığımız bu ödül, bu yaklaşımın anlamlı bir karşılığıdır." Güven Hastanesi Kurumsal İletişim Müdürü Ahmet Selçuk Güloğlu ise ödülün sürekliliğine dikkat çekerek, "Altın Örümcek Ödülleri’nde elde ettiğimiz başarının ardından Golden Pulse Awards 2025’te bir kez daha ödüle layık görülmek, dijital iletişim yaklaşımımızın doğru bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Kurumsal İletişim ekibimiz ve Scope Digital ile birlikte yürüttüğümüz bu çalışma, dijitalde de Güven’e duyulan güvenin somut bir yansımasıdır" dedi.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:46
Diyaliz hastası kadın paletli araçla alınıp sağlık kuruluşuna ulaştırıldı
Siirt’in Baykan ilçesinde diyaliz hastası olan kadın UMKE ekibinin paletli aracıyla alınarak sağlık kuruluşuna gidilmesi sağlandı. Siirt genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen, vatandaşların sağlık hizmetlerine kesintisiz erişiminin sağlanması için ekipler koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor. Diyaliz tedavisi alması gereken 79 yaşındaki bir kadının sağlık kuruluşuna ulaştırılması için 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine harekete geçen ekipler, ulaşımın güçlükle sağlandığı Baykan ilçesine bağlı Kasımılı köyüne kar paletli araçla intikal etti. UMKE ekiplerince bulunduğu yerden alınan yaşlı kadın, paletli araçla Baykan İlçe Devlet Hastanesine güvenli şekilde ulaştırılarak tedavisine başlandı. Yetkililer, vatandaşların sağlık hizmetlerine kesintisiz erişiminin sağlanması amacıyla tüm ekiplerin 7 gün 24 saat esasına göre görev başında olduğunu bildirdi.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:43
Rektör Altun, Yeni Diş Hastanesi Binası’nı inceledi
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun; ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi’ne yeni yapılan ek binasında incelemelerde bulundu. ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Özkan ile birlikte önümüzdeki günlerde hasta alımına başlanacak olan ERÜ Diş Hekimliği Fakültesi’ne yeni yapılan ek binayı ziyaret ederek, yetkililerden bilgi aldı. 41 bin metrekare kapalı alanı ve 399 diş ünit sayısı ile Türkiye’nin en büyük diş hastanelerinden biri olan hastane binasını inceleyen Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, yaptığı konuşmada şunları kaydetti; "Erciyes Üniversitesi Dİş Hekimliği Fakültemizin yeni yapılan binasıyla birlikte hizmet kalitesini, hizmet süreçlerini daha da üst seviyeye çekmeye gayret ediyoruz. Diş Hekimliği Fakültemizin toplam kapalı alanı da yeni yapılan yapıyla birlikte 41 bin metrekareye çıkmış oluyor. Hem ünit sayısında hem de kapalı alan itibariyle Türkiye’nin bir numarası oluyoruz. Bu da bizim için çok önemli. Ben bu tesisin kazandırılmasında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’na, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’e çok teşekkür ediyorum. Özellikle Sayın Valimiz Gökmen Çiçek, belediye başkanlarımız, sayın bakanlarımız bu süreçlerde hep yanımızda oldular. Bu da bizim için son derece kıymetli. Diş Hastanemizin vereceği hizmetlerden dolayı özellikle sadece Kayseri’miz olarak da değil, tüm bölgeye de hitap eden bir imkâna kavuşmuş oluyoruz. Hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder