ÇEVRE - 17 Eylül 2025 Çarşamba 18:50

Kuraklığın olumsuz etkilerine karşı kesintisiz hizmet için yeni önlemler alındı

A
A
A
Kuraklığın olumsuz etkilerine karşı kesintisiz hizmet için yeni önlemler alındı

SASKİ, kuraklık ve aşırı su tüketimi nedeniyle Sapanca Gölü’ndeki su seviyesinin hızla düşmesine karşı önlemlerini artırdı. Kesintisiz içme suyu temini ve iletimde aksama yaşanmaması gayesiyle göl tesislerindeki pompalar revize edilerek kolon ekleme işlemleri yapıldı.


Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), abonelerine kesintisiz hizmet vermek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Gölde yaşanan su kaybının olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için harekete geçen ekipler, tesis içerisindeki su ileten pompaların su alma seviyesini güncelledi. Tesis içerisinde yapılan işlem çerçevesinde bakım onarım ve yenileme çalışması da yapıldı. Yaşanan çekilme nedeniyle kolon ekleme işlemi yapılan pompalar, su iletiminde kesintisiz hizmet sağlamaya başladı.



Kuraklığın olumsuz etkilerine karşı kesintisiz hizmet için yeni önlemler alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Engelli evlatlarına ömrünü adayan anne Amasya’da 62 yaşındaki fedakar anne, zihinsel engelli 3 oğluna yıllardır tek başına bakıyor. Kentte yılın annesi seçilen Fatma Çoban, evine kadar gelen yetkililerin evlatlarının engelli bakımevine taşınması için yaptıkları daveti kabul etmiyor. Ömrünü evlatlarına adayan annenin tek isteği onlara daha iyi şartlarda bakabileceği yeni bir eve kavuşmak. "Evlatlarımı kimseye muhtaç olmalarını istemiyorum" Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde zihinsel engelli evlatları 33 yaşındaki Ufuk, 37 yaşındaki Ömer ve 42 yaşındaki Nurettin’e yıllardır adeta bebek gibi bakıp yorulmaktan şikayet etmeyen Fatma Çoban, "Gücümün yettiği güne kadar çocuklarıma bakacağım. Onların kimseye muhtaç olmalarını istemiyorum" dedi. Sobanın ısıttığı tek odada çocuklarına bakıyor Eşinin 10 yıl önce hayatını kaybetmesi sonrası köyden ilçe merkezine taşınıp eski bir eve yerleşen Çoban, engelli maaşıyla geçinmeye çalıştıkları çocuklarını kimseye muhtaç etmemeye çabalıyor. Kış boyunca sobanın ısıttığı tek odada çocuklarıyla gün boyunca yakından ilgileniyor. Üşüyüp hastalanacakları endişesi nedeniyle doğal gaz yerine kömür sobasını tercih ediyor. Elbiselerini ıslatmaları halinde geç saatlerde bile olsa üstlerini değiştirip yenisini giydiriyor. Yılın annesi seçildi, ayakta alkışlandı Amasya Gazeteciler Cemiyeti, düzenlenen törende Fatma Çoban’ı yılın annesi seçti. Evlatlarından kopmak istemediğini anlatan fedakar annenin duygu yüklü konuşmasını törendeki herkes ayakta alkışladı. Tek isteği eskiyen evinin karşısın yeni ev yapılması Evlatlarını engelli bakımevine götürme teklifinde bulunan Gümüşhacıköy Kaymakamlığı ile Amasya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkililerine teşekkür eden Çoban’ın tek isteği eskiyen evinin karşısındaki alana yeni bir ev yapılması oldu. "Onun gibi anne bulunmaz" Komşusu Ayten Okuyucu da, "Bakıma muhtaç 3 çocuğuna yıllardır bakıyor. Onun gibi anne bulunmaz. Mükemmel bir anne" diye konuştu.
Eskişehir Son yıllarda popülerleşen ketojenik diyetle ilgili bilinmesi gerekenler Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son yıllarda popülerliği artan ketojenik diyetin kısa sürede kilo kaybı sağlayabildiğini ancak uzun vadede sağlık üzerindeki etkilerinin hâlâ net olmadığını ve kolesterolü artırabileceğini belirtti. Karbonhidratı büyük ölçüde kısıtlayıp, yağ ağırlıklı beslenmeye dayanan ketojenik diyetin ilk olarak epilepsi gibi bazı hastalıkların tedavisinde kullanıldığını hatırlatan Diyetisyen Erden, "Günümüzde ise çoğu kişi bu diyeti hızlı kilo vermek amacıyla uyguluyor. Ancak her hızlı sonuç, uzun vadede sağlıklı sonuç anlamına gelmeyebilir" dedi. "Çalışmalar daha çok kısa süreli" Ketojenik diyetle ilgili yapılan bilimsel çalışmaların çoğunun kısa süreyi kapsadığını ifade eden Diyetisyen Erden, "Araştırmalar, bu diyetle kısa vadede kilo kaybı olabildiğini, kan şekeri ve bazı yağ değerlerinde iyileşmeler görülebildiğini gösteriyor. Ancak bu çalışmalar genellikle birkaç ayla sınırlı. Uzun yıllar uygulandığında vücutta ne olacağını net olarak bilmiyoruz" diye konuştu. "Kolesterolü yükseltebilir" Bu diyetin kalp sağlığı açısından bazı riskler barındırabileceğine de dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, şöyle devam etti: "Bazı kişilerde bu diyetle birlikte ’kötü kolesterol’ olarak bilinen LDL kolesterol yükselebiliyor. Bu durum uzun vadede kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bu risk özellikle tereyağı, işlenmiş etler ve doymuş yağ oranı yüksek besinlerin fazla tüketildiği diyetlerde daha belirgindir. Her yağ faydalı değildir. Yağ seçimi çok önemlidir." "Uzun vadede ne olacağı net değil" Bahse konu diyet yönteminin kalp krizi, inme ya da erken ölüm riskine etkisini gösteren yeterli veri olmadığını belirten Diyetisyen Erden, "Bugün elimizdeki bilgilerle bu diyetin uzun yıllar güvenle uygulanabileceğini söylemek mümkün değil. Bu nedenle özellikle kronik hastalığı olan kişilerin dikkatli olması gerekir" dedi. "Bağırsak sağlığını etkileyebilir" Ketojenik diyetin ekmek, baklagil, meyve ve bazı sebzeleri ciddi şekilde sınırladığına dikkat çeken Diyetisyen Erden, "Bu durum lif alımını azaltır. Lif eksikliği uzun vadede kabızlık, bağırsak tembelliği ve bağışıklık sistemi sorunlarına yol açabilir. Bağırsak sağlığı genel sağlık için çok önemlidir. Ayrıca, ketojenik diyetin sosyal hayatta ve günlük yaşamda sürdürülebilmesi de zordur. Uzun süreli kısıtlamalar, kişiyi psikolojik olarak da zorlayabilir" ifadelerini kullandı. "Herkese uyan tek bir diyet yok" Bazı kişiler için kısa süreli bir yöntem olarak tercih edilebilen bu diyetin herkes için uygun olmadığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, son olarak şunları söyledi: "Bir beslenme planı seçerken kişinin yaşı, sağlık durumu, yaşam tarzı ve alışkanlıkları mutlaka dikkate alınmalı. En sağlıklı diyet, kişinin sürdürebildiği ve vücuduna zarar vermeyen diyettir. Diyet yapmadan önce mutlaka bir uzmana danışılması gerekir. Kilo vermek önemli ama sağlığı kaybederek zayıflamak doğru değil."
Antalya Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak Antalya’da denetlemeye gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla suçüstü yakalanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile iki SGK İş Başmüfettişi hakkında dava açıldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Antalya Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla suçüstü yapılırken, şüphelilerin denetimleri baskı unsuru haline getirerek özel hastanelerden rüşvet talep ettikleri iddia edildi. İddianameye göre, İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı "Sağlık Sektörüne Yönelik Programlı Teftiş" kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren üç özel hastanenin denetim ve teftiş görevi verildi. "Hazırlıklı olun" mesajı ve zımni anlaşma iddiası Soruşturma kapsamında, müfettişler 9 Mayıs 2025’te daha önceden tanıdıkları, aynı zamanda sağlık alanında danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile irtibata geçti. Müfettişlerin denetleyecekleri hastanelerin isimlerini Selim E.’ye ileterek "hazırlıklı olmalarını" istedikleri, bu aşamada taraflar arasında zımni bir anlaşma yapıldığı değerlendirmesine yer verildi. İddianameye göre bu anlaşmayla, müfettişlerin denetim ve teftişi bilinçli şekilde zorlaştırarak "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise hastaneleri "hastalığa razı edeceği", yani kişisel menfaat karşılığında denetimleri sorunsuz şekilde sonuçlandıracağı öne sürüldü. Görevde olmayan iki hastaneye "yanlışlıkla" denetim İddianamede yer alan tespitlere göre, İş Başmüfettişi Erdoğan Ö., görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlığını yaptığı Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gitti. Şüpheli müfettişin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu iki hastaneye "yanlışlıkla" girdiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu hastanelerin de resmi olarak görev kapsamına alındığı iddianamede yer aldı. "45-50 milyon TL ceza" baskısı iddiası İddianameye göre müfettişler, denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden, sözlü beyanlarla işverenleri baskı altına aldı, hastane yöneticilerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45-50 milyon TL’ye varan idari para cezaları, SGK teşviklerinin iptali ve faaliyet durdurma riski bulunduğunun söylendiği iddia edildi. "40-40-40" pazarlığı Müfettişler adına hastane sahipleriyle pazarlık yapan Selim E., "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" ifadelerini kullandı. Hastane sahiplerinin şikâyeti üzerine Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından teknik ve fiziki takip başlatıldı. 3 Temmuz 2025’te Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirildi. Aynı gün Selim E.’nin, hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldığı görüntülere yansıdı. Görüntülerde, işletme müdürü V.D.’nin, seri numaraları önceden alınmış parayı teslim ederken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin Murat" dediği yer aldı. "Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı" Paranın teslim edilmesinin ardından Selim E.’nin, aynı hastane içerisinde bulunan İş Başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayarak, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği görüşme de iddianamede delil olarak yer aldı. Hastaneden ayrılan Selim E., aracına binmek üzereyken KOM ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B., gözaltına alındıktan sonra 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi İddianamede yer alan savunmalarda, sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri görüldü. Eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E., alınan paranın daha önceki danışmanlık alacağına karşılık olduğunu, rüşvet amacıyla alınmadığını savundu. İş Başmüfettişi Murat Ayhan B. ise, para talebiyle ilgisinin bulunmadığını, Selim E.’nin kendi adını kullanarak menfaat temin etmiş olabileceğini öne sürdü. İş Başmüfettişi Erdoğan Ö. de, söz konusu paradan bilgisinin olmadığını, adının bilgisi dışında kullanılmış olabileceğini ifade etti. Sanıklar, Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’nde rüşvet almaya teşebbüs suçlamasıyla yargılanacak.