GÜNDEM - 07 Şubat 2026 Cumartesi 11:02

Samsun’da tabiat parklarını 186 bin 271 kişi gezdi

A
A
A
Samsun’da tabiat parklarını 186 bin 271 kişi gezdi

SAMSUN (İHA) – Samsun’da bulunan tabiat parklarını 2025 yılında toplam 186 bin 271 kişi ziyaret etti.


İl genelinde 6 adet tabiat parkı, 1 adet tabiat koruma alanı, 1 adet tabiat anıtı, 2 adet yaban hayatı geliştirme sahası, 3 adet sulak alan ve 3 adet yaban hayatı üretim merkezi olmak üzere toplam 16 alan koruma altında bulunuyor. Korunan alanlar, Samsun yüzölçümünün yüzde 7,24’ünü oluşturuyor.


Korunan alanlar ve üretim istasyonları vatandaşlar tarafından ziyaret edilebiliyor. 2025 yılı boyunca Amazon Tabiat Parkı’nı 3 bin 762 kişi, Sarıgazel Tabiat Parkı’nı 14 bin 269 kişi, Şahinkaya Tabiat Parkı’nı 69 bin 976 kişi, Vezirsuyu Tabiat Parkı’nı 41 bin 179 kişi, Kızılırmak Deltası (RAMSAR) Sulak Alanı’nı 53 bin 885 kişi ve Ladik Gölü Sulak Alanı’nı ise 3 bin 200 kişi ziyaret etti. Toplam ziyaretçi sayısı 186 bin 271 olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl bu tabiat parklarını ziyaret edenlerin sayısı ise 224 bin 874 kişi olarak kayıt altına alınmıştı.


Ayrıca bu alanlara ilave olarak korunan alanlardan Bayraktepe Tabiat Parkı, Karşıyayla Tabiat Parkı, Çalkaya Takım Şelaleleri Tabiat Anıtı, Yeşilırmak Deltası Ulusal Sulak Alanı ve Simenlik Gölü gibi tabiat güzellikleri de vatandaşlar tarafından ziyaret edilebiliyor.



Samsun’da tabiat parklarını 186 bin 271 kişi gezdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de barajlar doldu, musluklar açıldı İzmir’de son bir aydır etkili olan yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı’nı besleyen havzada su akışı yeniden hız kazandı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede gece 23.00-05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bugünden itibaren sona erdiği belirtildi. Kent genelinde aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağışlar, İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı Havzası’nda hareketliliği artırdı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. Diğer barajlarda da su seviyelerinde artış gözlenirken, barajlardaki bu yükseliş kent genelinde su arzının daha sağlıklı şekilde yönetilmesine olanak sağladı. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, İzmir’de kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede (Karabağlar, Konak, Bornova, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Buca, Gaziemir, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Menemen ve Menderes) gece 23.00-05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bu gece itibarıyla sona ereceği bildirildi. Yetkililer, barajlardaki su seviyesi kritik seviyelere gelmediği sürece planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin planlanmadığını söyledi. Tahtalı’yı besleyen dereler yeniden canlandı Yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı havzasında yer alan Küner Çayı, Sarıçay, Tahtalı Çayı, Küner Deresi, Yeni Köy Deresi ve Dereköy Deresi’nde akışın arttığı gözlendi. Uzun süredir düşük debiyle akan dere yataklarının yeniden suyla buluşması, baraj açısından umut verici bir tablo ortaya koydu. Tahtalı Havzası’na düşen yağışlar yalnızca baraj doluluk oranları açısından değil, yer altı su kaynaklarının beslenmesi ve İzmir’in uzun vadeli su güvenliğinin sağlanması bakımından da büyük önem taşıyor. Diğer barajlar da yükselişte Son yağışlar, kent genelindeki diğer barajlarda da su seviyelerinin artmasını sağladı. 30 Aralık 2025’te doluluk oranı yüzde 2,38 olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın doluluk oranı yüzde 45,94’e yükseldi. Aynı tarihte doluluk oranı yüzde 0,00 olan Balçova Barajı yüzde 44,91’e ulaştı. Ürkmez Barajı’nın doluluk oranı yüzde 6,68’den yüzde 45,05’e çıkarken, yüzde 0,00 seviyesinde bulunan Gördes Barajı yüzde 6,42 doluluk oranına yükseldi. Güzelhisar Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 46,45’ten yüzde 54,22’ye ulaştı. Tasarruf, alt yapı ve kaynak yönetimi birlikte yürütüldü 2021 yılında Tahtalı Barajı’na yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe, 2025’te ise 28 milyon metreküpe geriledi. Yalnızca yeni kaynaklara odaklanmak yerine mevcut kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, hayata geçirilen uygulamalar sayesinde kentin su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamayı başardı. Bu uygulamalar arasında Gördes Barajı’nın ölü hacminden su alınması, 20 yıldır su alınmayan hattın onarılarak Güzelhisar Barajı’ndan şehre su getirilmesi, yer altı kuyularının yenilenerek verimlerinin artırılması gibi çalışmalar önemli bir su kazanımı sağladı. Bunun yanında altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmaları sonucunda İzmir kent merkezinde kayıp-kaçak oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürüldü. Sadece bir yıl içinde sağlanan yüzde 2,37’lik bu düşüş, yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladı. Elde edilen tasarruf miktarı, on binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor. Ayrıca vatandaşların yaptığı tasarrufta bu mücadelede önemli bir rol oynadı. Su tarifeleri değişmedi İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nce yüksek enflasyon nedeniyle yaşanan ekonomik zorlukları göz önünde bulundurularak, vatandaşların alım gücünü korumak amacıyla ocak ayında planlanan su zammı yapılmadı.
Malatya Malatya Atabey Feribotu’nda bilim buluşması Malatya Turgut Özal Üniversitesi öğretim üyeleri, "Yapılarda Deprem Gerçeği: 6 Şubat Örneği" ve "Depremden Zirai Dona Malatya Kayısısında Riskler ve Çözüm Yolları" konulu "Bilim Kafe" buluşmasında vatandaşları ve çiftçileri bilgilendirdi. Yükseköğretim Kurulu öncülüğünde bilimin kampüs dışında da konuşulmasını amaçlayan "Bilim Kafe" bu kez, Malatya’nın Battalgazi ile Elazığ’ın Baskil ilçeleri arasında ulaşım sağlayan Atabey Feribotunda gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yıldırım, deprem sonrası tarımsal sistemlerin iklim olaylarına karşı daha savunmasız hale geldiğini ifade etti. Üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalarla çiftçilere çözüm odaklı bilgi aktarımının sürdürüldüğünü ifade eden Yıldırım, "Bilim Kafe etkinliğimizde, depremin yıl dönümünde, barınma ve beslenme gibi afetlerde öne çıkan temel konuları ele aldık. Hem depremi hem de 11 Nisan’da yaşanan zirai don afetini birlikte değerlendirdik. Malatya, kayısının neredeyse yüzde 100’e yakın zarar gördüğü illerden biri oldu. Bu nedenle fakülte olarak çok sayıda bilgilendirici program yürüttük" dedi. "Gösterilen ilgi, etkinliğin faydalı geçtiğini gösteriyor" Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Kına, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen saha çalışmalarından elde edilen bulguları katılımcılarla paylaştı. Yapı güvenliği, hasar türleri ve özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen binaların deprem performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kına, bilimsel analizlerin yapı dayanıklılığında belirleyici rol oynadığına dikkat çekti. Kına, "Malatya halkı kısa süre içinde hem büyük bir depremi hem de ardından zirai don felaketini yaşadı. Depremin yaraları henüz sarılmaya çalışılırken yaşanan don olayı, tarımla geçinen halkımızı daha da zorladı. Bu etkinlikte bir araya gelerek vatandaşlarımızın sorularını yanıtladık. Katılımın yüksek olması ve gösterilen ilgi, etkinliğin faydalı geçtiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Hem çiftçiler hem de vatandaşlar açısından son derece faydalı oldu" Bilim Kafe’ye katılan vatandaşlar ve muhtarlar, üniversitenin kampüs dışına çıkarak halkla doğrudan temas kurmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Katılımcılar, deprem sonrası yapı güvenliği ve tarımsal üretimde karşılaşılabilecek riskler konusunda edindikleri bilgilerin yol gösterici olduğunu ifade etti. Battalgazi Mahalle Muhtarı Mehmet Boğa, üniversitenin toplumla iç içe olmasının değerine dikkat çekti. Deprem sonrası yapı güvenliği, hasar türleri ve binaların dayanıklılığına ilişkin yapılan bilimsel açıklamaların hem çiftçiler hem de vatandaşlar açısından son derece faydalı olduğunu belirten Boğa, geçmişte yeterli bilgiye sahip olmadıkları birçok konuda, akademisyenlerin aktardığı veriler sayesinde daha bilinçli hale geldiklerini ifade etti. Baskil ilçesi Suyatağı Köyü’nden Nurettin Tay, etkinliğin bilgiye erişimi kolaylaştırdığını vurgulayarak, vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik bu tür çalışmaların önemli olduğunu kaydetti. "Bilginin topluma doğrudan aktarılması açısından önemli bir model" Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli de Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın vizyonuyla hayata geçirilen Bilim Kafe uygulamasının, üniversitelerde üretilen bilginin topluma doğrudan aktarılması açısından önemli bir model oluşturduğunu belirtti. Bentli, "Üniversite olarak üçüncü Bilim Kafe etkinliğimizi, çiftçilerimizin yoğun olarak kullandığı Battalgazi–Baskil hattındaki Atabey Feribotu’nda gerçekleştirdik. 6 Şubat depremlerinin ardından yapılarda deprem gerçeği ve geçen yıl yaşanan zirai don felaketinin kayısı üretimine etkilerini, akademisyenlerimiz sahada vatandaşlarımızla paylaşıyor. Bilim Kafe, üniversitelerde üretilen bilginin halkın anlayacağı dile çevrilerek topluma aktarılması açısından son derece önemli" diye konuştu.
İstanbul Limak Filarmoni Orkestrası’ndan Ankara ve İstanbul’da iki konser Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50’nci kuruluş yılına özel olarak düzenlenen yeni yıl konserleri kapsamında Ankara ve İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, 50’nci yıl konserleri kapsamında operanın en seçkin isimlerini Türkiye’de ağırladı. Ankara Congresium ve İstanbul Zorlu PSM’de gerçekleşen konserler; iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından davetlilerin yanı sıra klasik müzik tutkunlarını bir araya getirdi. Opera ve senfonik repertuvardaki güçlü yorumlarıyla tanınan Mikhail Agrest yönetimindeki orkestra, iki gecede de izleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Konserlerde mühendis kızlardan anlamlı açılış Ankara ve İstanbul’da düzenlenen konserlerin açılışında, Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programından yararlanan genç kadınlar sahneye çıkarak programın hayatlarında oluşturduğu etkiyi izleyicilerle paylaştı. İstanbul konserinde, vakıf tarafından 11 yıldır yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları programının mezunlarından Gizem Feyyadoğlu açılış konuşmasını yaptı. Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu Feyyadoğlu, konuşmasında Türkiye’nin Mühendis Kızları’nın kendisi için yalnızca bir eğitim programı değil; özgüven, dayanışma ve aidiyet duygusuyla büyüyen bir yolculuk olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada mezun bir mühendis olarak durabiliyorsam, bu bana inanan, yoluma eşlik eden bu büyük ailenin sayesinde" ifadelerini kullandı. İki şehirde ayakta alkışlandı Konserlerin ilk bölümünde opera repertuvarının klasikleşmiş eserleri öne çıktı. Murat Karahan, Puccini’nin La Fanciulla del West operasından seslendirdiği Ch’ella mi creda libero aryası ile Nino Rota’nın Parla più piano yorumunda güçlü dramatik yorumu ve sahne hâkimiyetiyle dikkat çekerken; Angela Gheorghiu, Handel’in Rinaldo operasından aryalar ve Bizet’nin Carmen’inden seçkilerdeki zarif yorumu ve vokal derinliğiyle büyük beğeni topladı. Konserin devamında repertuvar, klasik çizgiden çağdaş ve popüler eserlere uzandı. Gheorghiu’nun yorumladığı Somewhere Over the Rainbow eseri salonda sıcak ve evrensel bir etki oluştururken; Karahan, Nathalie ile Akdeniz coğrafyasının renklerini sahneye taşıdı. Programda ayrıca Rodrigo’nun Concierto de Aranjuezi orkestranın yorumu ile seslendirilerek gecenin dikkat çeken anlarından biri oldu. Gheorghiu ve Karahan’ın birlikte seslendirdiği Non ti scordar di me yorumu ise gecenin hafızalarda kalan anları arasında yer aldı. Gecenin kapanışı, Murat Karahan ve Angela Gheorghiu’nun birlikte seslendirdiği Yaralı Gönül eseriyle yapıldı. İzleyicilerin tempoyla eşlik ettiği unutulmaz performans, konserin en enerjik ve coşkulu anlarından biri olarak uzun süre ayakta alkışlandı. Konserlerin geliri mühendis kızlara Vakıf, tüm konserlerinde olduğu gibi bu yılki konserlerin de tüm gelirini Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından biri olan ve 11 yıldır aralıksız sürdürülen ‘Türkiye’nin Mühendis Kızları’ projesine aktarıyor. Sahnede başlayan etki, salonun ötesine taşınıyor Limak Filarmoni Orkestrası’nın, sanat ve toplumsal faydayı aynı zeminde buluşturduğunu vurgulayan Limak Şirketler Grubu ve Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, şu ifadeleri kullandı: "Şirket olarak yarım asırlık bir yolu geride bırakırken, bugün bizim için en büyük değer; yaptığımız her işin merkezine insanı ve toplumsal faydayı yerleştirebilmek. Limak Filarmoni Orkestrası da bu anlayışın, yıllar içinde büyüyerek güçlenen en anlamlı örneklerinden biri. Sanatın birleştirici gücüyle binlerce insanı aynı salonda buluştururken, bu buluşmayı genç kadınların eğitim yolculuğuna dokunan bir faydayla taçlandırmak bizim için hem önemli bir sorumluluk hem de büyük bir gurur kaynağı. Bu konserlerde sahnede yalnızca müzik yok; umut, emek ve dayanışma da paylaşılıyor. Konserlerin tüm gelirinin Türkiye’nin Mühendis Kızları programına aktarılması, sanat ile eğitimi aynı hedef etrafında buluşturduğumuz çok kıymetli bir birlikteliği temsil ediyor. Sahnede başlayan etki, salonun kapıları kapandıktan sonra da devam ediyor; çünkü yolculuğumuz, sahnede olanlarla birlikte salonu dolduran herkesin katkısıyla büyüyor. Bu anlamlı yolculuğun her adımında emeği olan Filarmoni Orkestrası’nın değerli sanatçılarına, orkestra şefi Mikhail Agrest’e, sahnedeki performanslarıyla unutulmaz anlar yaşatan Murat Karahan ve Angela Gheorghiu’ya ve salonları doldurarak bu hikâyeye ortak olan tüm sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum."
İzmir İzmir’de barajlar doldu, musluklar açıldı İzmir’de son bir aydır etkili olan yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı’nı besleyen havzada su akışı yeniden hız kazandı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede gece 23.00-05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bugünden itibaren sona erdiği belirtildi. Kent genelinde aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağışlar, İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı Havzası’nda hareketliliği artırdı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. Diğer barajlarda da su seviyelerinde artış gözlenirken, barajlardaki bu yükseliş kent genelinde su arzının daha sağlıklı şekilde yönetilmesine olanak sağladı. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, İzmir’de kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede (Karabağlar, Konak, Bornova, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Buca, Gaziemir, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Menemen ve Menderes) gece 23.00-05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bu gece itibarıyla sona ereceği bildirildi. Yetkililer, barajlardaki su seviyesi kritik seviyelere gelmediği sürece planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin planlanmadığını söyledi. Tahtalı’yı besleyen dereler yeniden canlandı Yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı havzasında yer alan Küner Çayı, Sarıçay, Tahtalı Çayı, Küner Deresi, Yeni Köy Deresi ve Dereköy Deresi’nde akışın arttığı gözlendi. Uzun süredir düşük debiyle akan dere yataklarının yeniden suyla buluşması, baraj açısından umut verici bir tablo ortaya koydu. Tahtalı Havzası’na düşen yağışlar yalnızca baraj doluluk oranları açısından değil, yer altı su kaynaklarının beslenmesi ve İzmir’in uzun vadeli su güvenliğinin sağlanması bakımından da büyük önem taşıyor. Diğer barajlar da yükselişte Son yağışlar, kent genelindeki diğer barajlarda da su seviyelerinin artmasını sağladı. 30 Aralık 2025’te doluluk oranı yüzde 2,38 olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın doluluk oranı yüzde 45,94’e yükseldi. Aynı tarihte doluluk oranı yüzde 0,00 olan Balçova Barajı yüzde 44,91’e ulaştı. Ürkmez Barajı’nın doluluk oranı yüzde 6,68’den yüzde 45,05’e çıkarken, yüzde 0,00 seviyesinde bulunan Gördes Barajı yüzde 6,42 doluluk oranına yükseldi. Güzelhisar Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 46,45’ten yüzde 54,22’ye ulaştı. Tasarruf, alt yapı ve kaynak yönetimi birlikte yürütüldü 2021 yılında Tahtalı Barajı’na yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe, 2025’te ise 28 milyon metreküpe geriledi. Yalnızca yeni kaynaklara odaklanmak yerine mevcut kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, hayata geçirilen uygulamalar sayesinde kentin su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamayı başardı. Bu uygulamalar arasında Gördes Barajı’nın ölü hacminden su alınması, 20 yıldır su alınmayan hattın onarılarak Güzelhisar Barajı’ndan şehre su getirilmesi, yer altı kuyularının yenilenerek verimlerinin artırılması gibi çalışmalar önemli bir su kazanımı sağladı. Bunun yanında altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmaları sonucunda İzmir kent merkezinde kayıp-kaçak oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürüldü. Sadece bir yıl içinde sağlanan yüzde 2,37’lik bu düşüş, yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladı. Elde edilen tasarruf miktarı, on binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor. Ayrıca vatandaşların yaptığı tasarrufta bu mücadelede önemli bir rol oynadı. Su tarifeleri değişmedi İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nce yüksek enflasyon nedeniyle yaşanan ekonomik zorlukları göz önünde bulundurularak, vatandaşların alım gücünü korumak amacıyla ocak ayında planlanan su zammı yapılmadı.
Malatya Yeşilyurt Belediyesi "Hızlandırılmış YKS Kursları" başladı Yeşilyurt Belediyesi, gençlerin eğitim hayatına katkı sunmak ve üniversite hayallerine bir adım daha yaklaşmalarını sağlamak amacıyla hızlandırılmış YKS kurslarını başlattı. Eğitimde fırsat eşitliğini önceleyen sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirilen kurslar, Esma Biltaci Kültür ve Sanat Merkezi’nde öğrencilerle buluşuyor. Hafta içi her gün 09.00 - 12.00 saatleri arasında düzenlenen kurslarda, alanında deneyimli öğretmen kadrosu tarafından TYT-AYT Sayısal ile TYT-AYT Eşit Ağırlık gruplarına yönelik eğitimler veriliyor. Öğrencilerin sınav performanslarını yakından takip edebilmek ve eksiklerini görmelerini sağlamak amacıyla kurs süresince ücretsiz deneme sınavları da uygulanıyor. Gençlerin akademik başarılarını artırmayı hedefleyen kurs programı, sınav sürecinde ihtiyaç duyulan konu tekrarları, soru çözümleri ve deneme sınavlarıyla öğrencileri YKS’ye güçlü bir şekilde hazırlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlere yönelik yatırımlara büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Gençlerimizin hem akademik hem de sosyal ve kişisel gelişimlerine katkı sunmak adına genç meclisimiz, ücretsiz kurslarımız ve çeşitli eğitim projelerimizle yanlarında olmaya devam ediyoruz. Hızlandırılmış YKS Kursları ile bu hizmetlerimize bir yenisini daha ekledik. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin her zaman destekçisiyiz" dedi. Hızlandırılmış YKS kursları hakkında detaylı bilgi almak isteyen öğrenciler ve veliler, 0422 502 20 40 numaralı telefondan Yeşilyurt Belediyesi ile iletişime geçebilecek.