Son Dakika
|
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Usta sanatçı Orhan Gencebay tedavisinin ardından taburcu edildi
Suriye'de kimyasal silah kalıntılarının imhasına yönelik uluslararası görev gücü kuruldu
Büyükçekmece’de 3 katlı binada yangın paniği
İsrail: "Hamas’ın istihbarat komutanı Ebu Şaleh öldürüldü"
İran ve Hizbullah’ın İsrail saldırılarında can kaybı 17’ye yükseldi
Beykoz’da İETT otobüsü kaldırıma çarptı: 4 yaralı
Trump’tan İran’a Güney Pars doğalgaz sahası uyarısı
TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32
Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı
Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
17 Mart 2026 Salı - 14:03
Sivaslı öğrenciler, robot yarışmasında gövde gösterisi yaptı
Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası’nda katıldıkları 5 robotun tamamıyla dereceye girdi. İstanbul’da düzenlenen ve teknolojiye gönül veren gençleri bir araya getiren Uluslararası Fibonacci Robot Olimpiyatları Marmara Bölgesi Turnuvası, büyük bir rekabete sahne oldu. Toplam 300 takımın kıyasıya mücadele ettiği dev organizasyona, Sivas Selçuk Anadolu Lisesi öğrencileri de katıldı. Turnuvaya 5 robotla katılan öğrenciler, tüm robotlarıyla derece elde etti. Rakiplerini geride bırakan öğrenciler, "Labirent Çözen" ve "Mini Sumo" kategorilerinde şampiyonlukların yanı sıra 3 farklı madalya almaya hak kazandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
2
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:32
Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
4
18 Mart 2026 Çarşamba- 14:38
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum
5
17 Mart 2026 Salı- 12:54
Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek
30 Aralık 2024 Pazartesi - 11:03
AYDEM’in Yenilikçi Fikirler Kampında geleceğin projeleri yarıştı
Aydem Enerji’nin elektrik perakende şirketleri Aydem Perakende ve Gediz Perakende, 12 Aralık tarihinde Pamukkale Üniversitesi iş birliği ve ev sahipliğinde “Yenilikçi Fikirler Kampı”nın ikincisini gerçekleştirdi. Türkiye genelinde üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğe, Enerji Sistemleri, IoT Teknolojileri ve Yapay Zeka, Akıllı Şehirler, E-Mobilite temalarında, 19 farklı üniversiteden toplam 69 proje ile başvuru yapıldı. Ön değerlendirme sürecinin ardından 20 proje finale kaldı ve bu projeler, kamp süresince mentorlar eşliğinde geliştirildi. Projeler, jüri üyeleri tarafından amaç, önem, özgün değer, katma değer ve uygulanabilirlik kriterlerine göre değerlendirildi. Başarılı olan ilk üç proje ödüllendirildi. Birincilik ödülünü kazanan Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Enerji Koruyucuları Takımı, güç trafolarındaki arızaları önceden tespit etmek için yapay zeka destekli bir izleme sistemi geliştirdi. Nazım Can Öztürk ve Nida Ayça Yavuz tarafından hazırlanan bu proje, trafolardaki izolasyon sorunlarını erken aşamada tespit ederek enerji kesintilerinin önlenmesine ve trafoların ömrünün uzatılmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Sistem, trafoların sıcaklık ve basınç değerlerini sensörler aracılığıyla sürekli izleyerek anormal durumları algılayıp tespit ediyor. İkinci olan Pamukkale Üniversitesi’nden Duck Takımı, enerji tüketim alışkanlıklarını analiz eden ve bireylerin enerji tasarrufu yapmasına yardımcı olan bir sistem tasarladı. Enes Gürbüz ve Mehmet Furkan Kesgin tarafından hazırlanan proje, evlerde ve işletmelerde kullanılan cihazların enerji tüketim profillerini çıkararak kullanıcılara tasarruf önerileri sunuyor. Sistem, yapay zeka tabanlı algoritmalarla hangi cihazların ne kadar enerji tükettiğini analiz ediyor ve kullanıcıları enerji dostu davranışlara teşvik ediyor. Üçüncü sırada ise InoTech Takımı, kanalizasyon altyapısındaki sorunları tespit etmeye yönelik PipeWatch adlı bir izleme sistemi geliştirdi. Yiğit Turgut Argıtlı ve İlteriş Aykol tarafından hazırlanan proje, akıllı sensörler ve güneş enerjisi desteğiyle kanalizasyon sistemlerini sürekli izliyor. Su seviyesindeki ani değişiklikleri ve tıkanıklıkları önceden algılayan bu sistem, çevresel riskleri azaltmanın yanı sıra şehirlerin altyapı yönetimini daha etkin hale getiriyor. Sistem, aynı zamanda, su taşkınlarının önüne geçerek hem kamu sağlığını korumayı hem de bakım maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor. Bununla birlikte, verileri analiz ederek belediyelerin altyapı yatırımlarını planlamasına destek oluyor. Geleceğe ilham veren çözümler Aydem Perakende ve Gediz Perakende Genel Müdürü Mustafa İren, Aydem Enerji’nin sürdürülebilirlik vizyonuyla uyumlu olarak düzenledikleri etkinlik için, “Enerji sektöründe sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek, sadece yenilikçi teknolojilerle değil, bu teknolojileri geliştirecek insan kaynağına yapılan yatırımlarla mümkün. Aydem Perakende ve Gediz Perakende olarak, gençlerin güzel ve üretici fikirlerini destekliyor, onların öğrenme azmini ve iş birliği ruhunu güçlendirmeyi teşvik ediyoruz. Türkiye’nin Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda yenilikçi projelere öncülük ederek, sektörümüzde anlamlı bir dönüşüm oluşturmayı hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki büyük değişimlerin anahtarı, birlikte düşünmek ve üretmekten geçiyor." şeklinde konuştu. Güzel çalışmaları desteklemenin yanı sıra çevresel ve toplumsal fayda sağlayacak yeniliklerin geliştirilmesine öncülük etmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden İren, önümüzdeki yıllar için de benzer etkinlikler yapmayı planladıklarını söyledi.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 14:24
Sincan’da "Gece Kodu" etkinliği düzenlendi
Ankara’nın Sincan Beledisince teknoloji ve yazılım alanında kendini geliştirmek isteyen vatandaşlar için “Gece Kodu” etkinliği düzenlendi. Sincan Belediyesi yazılım ve teknoloji meraklılarını “Sincan Techne Gece Kodu” ile keyifli bir yolculuğa çıkardı. Sincan Kültür Evi’nde gerçekleşen etkinlik Cuma akşam 18.00’den ertesi gün sabah 09.00’a kadar devam etti. Düzenlenen programda alanında uzman eğitmenler tarafından; kod yazma, siber güvenlik, yapay zeka, blockhain ve yazılım kalite güvencesi gibi çeşitli alanlarda eğitimler verildi. Bilişim teknolojilerine ilgi duyan herkesin başvurabildiği eğitimler temel seviyede veriliyor. Katılımcıların en küçüğü 7 en büyüğü ise 40 yaşında. Katılımcı Hasan Hüseyin Türkoğlu, düzenlenen eğitim programıyla ilgili, “Yapay zeka ile yakından ilgileniyorum. Bu sebeple de bu tarz etkinliklere katılmaya gayret ediyorum. Bu programın en büyük şansı bilişim alanında tecrübeli ve tecrübesiz kişilerin aynı ortamda bulunması. Çünkü hepimiz bir arada birbirimizden yardım alarak çalışıyoruz. Yemek ve su başta olmak üzere bütün ihtiyaçlarımız düşünülmüş. Bize sadece gelmek düşüyor. Bizlere böyle bir etkinlik sunduğu için Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’a çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Etkinliklere katılmak isteyenler, "www.sincan.bel.tr" adresi üzerinden başvurularını yapabiliyor.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 11:44
Milli Savunma Bakanlığı’ndan Isparta’ya UH-1 helikopter desteği
Süleyman Demirel Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokuluna, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 5. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü tarafından “UH-1 model helikopter” hibe edildi. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Sivil Havacılık Yüksekokulu, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü 5. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nden UH-1 model bir helikopter hibesi aldı. Doç. Dr. İnan Eryılmaz tarafından teslim alınan helikopter, gövde boyası yenilenmiş olup türbinli motor, rotor, aktarma sistemleri, kumanda sistemleri, elektrik ve aviyonik sistemleri tam donanımlı bir şekilde üniversiteye kazandırıldı. Helikopter, SDÜ Sivil Havacılık Yüksekokulu’nda özellikle Uçak Bakım Onarım ve Uçak Elektrik Elektronik bölümleri için uygulamalı eğitimlerde kullanılacak. Öğrencilerin modern havacılık teknolojilerini bire bir deneyimlemesine imkan sağlayacak. Yeni hangar inşaatı devam ediyor Yüksekokul bünyesinde yapımı süren yeni hangar inşaatı, modern havacılık eğitimlerinin gerektirdiği altyapıyı karşılamak üzere tasarlandı. Hangar tamamlandığında, hibe edilen helikopter ve diğer eğitim araçları için elverişli bir çalışma ortamı sunulacak. Bölümlerde öğrenci alımı hazırlıkları SDÜ Sivil Havacılık Yüksekokulu, Uçak Bakım Onarım ve Havacılık Elektrik ve Elektronik bölümleri için öğrenci alımı hazırlıklarını sürdürüyor. Bu bölümler, teorik ve uygulamalı derslerle öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirecek bir müfredat sunacak. Hedef, havacılık eğitiminde liderlik SDÜ Sivil Havacılık Yüksekokulu, hibe edilen helikopter ve tamamlanacak hangar projeleriyle, havacılık eğitimindeki iddiasını güçlendirmeyi ve sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefliyor.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 10:48
Van Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ne Taha Güven atandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete’de yer alan atama kararları kapsamında Van Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nde görev değişikliği yapıldı. Eskişehir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Muhammed Taha Güven, Van Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü olarak atandı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararın ardından Güven, yeni görevine başlamaya hazırlanıyor. Muhammed Taha Güven’in, Eskişehir’deki başarılı projelerini Van’a taşıması ve ilin sanayi ve teknoloji alanında gelişimine katkı sağlaması bekleniyor.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 09:50
Vatandaşlar siber güvenlik eğitimi ile bilgilendirildi
Bursa’da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 2 bin 800 kişiyi siber güvenlik, güvenli internet, dolandırıcılık, yasadışı bahis, sosyal medyanın hayatımıza etkisi, teknoloji bağımlılığı ve siber zorbalık hakkında bilgilendirdi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ’Siberay farkındalık faaliyetleri’ çerçevesinde vatandaşa bilgilendirmede bulundu. Tophane Saat Kulesi, Ulucami Hanlar Bölgesi ve Otosansit Sanayi bölgelerinde 2 bin 800 vatandaş, siber güvenlik, güvenli internet, dolandırıcılık, yasadışı bahis, sosyal medyanın hayatımıza etkisi, teknoloji bağımlılığı ve siber zorbalık başlıklı konular hakkında bilgilendirildi. Ekipler, dijital ortamda karşılaşılabilecek tehditlere karşı nasıl önlem alınması gerektiğini anlatırken, yasa dışı bahis ve siber zorbalık gibi suçların bireylere maddi ve manevi zararlar verebileceği vurguladı.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 08:17
TÜRKSAT 6A, 42 derece doğu yörüngesine ulaştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın daimi hizmet vereceği 42 derece doğu yörüngesine 6 ateşleme yaparak ulaştığını bildirdi. Uydunun 35 bin 786 kilometre uzakta jeosenkron yörüngesinde yörünge testlerine tabi tutulacağını kaydeden Uraloğlu, “Ülkemizin en büyük Ar-Ge Projesi olan milli gururumuz Türksat 6A’nın test süreçlerini tamamlayarak 2025 yılının ilk çeyreğinde hizmete vereceğiz. Türkiye’yi uydu ve uzay çalışmaları alanında uluslararası oyuncu kategorisine yükseltmiş olacağız” diye konuştu.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 08:02
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 6A’nın daimi hizmet vereceği 42 derece Doğu yörüngesine ulaştığını bildirdi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 6A’nın daimi hizmet vereceği 42 derece Doğu yörüngesine ulaştığını bildirdi.
27 Aralık 2024 Cuma - 14:57
Yunusemre’den 100. Meydanı’nda ücretsiz ve sınırsız internet hizmeti
Yunusemre Belediyesi, 100. Yıl Meydanı’nı kapsayan ücretsiz ve sınırsız kablosuz internet noktası kuruyor. Yunusemre Belediyesi, 100. Yıl Meydanı’na ücretsiz ve sınırsız kablosuz internet noktası kuruyor. Bu proje ile belediye, vatandaşlara daha kaliteli bir haberleşme hizmeti sunmayı amaçlıyor. Temmuz ayında ilki Süreyya Tabiat Parkı’nda devreye giren kablosuz internet noktasının ikincisi, 100. Yıl Meydanı’nda hizmete sunulacak. Yunusemreliler, 100. Yıl Meydanı’ndaki ücretsiz kablosuz internet hizmetinden Ocak ayı itibariyle faydalanmaya başlayabilecek. Kullanıcılar, akıllı telefonlarının kablosuz ağ seçeneklerinden "YUNUSEMRE-Wifi" adresine tıklayarak, TC kimlik numaralarını girip internet hizmetine ücretsiz olarak erişebilecek.
27 Aralık 2024 Cuma - 11:49
Yapay zekâ teknolojisi 2025’te kaosa neden olabilir
Teknolojinin ilerlemesine bağlı olarak her geçen gün geliştirilen yapay zekâ teknolojisi, yeni yılda da çok daha fazla yenilikle kullanımda olacak. Yapay zekâ teknolojisinin ilerleyeceği nokta ve 2025’te insanlığı bekleyen sorunlara ilişkin açıklama yapan Doç. Dr. Sefer Darıcı, Dolandırıcılık olaylarının artabileceğini ifade ederek “Önümüzdeki 2 boyunca buna ilişkin çok daha büyük problemlerle karşılaşacağız” dedi. 2023 yılında kullanıma sunulan ve kullanım amacına göre fayda veya zarar sağlayabilen yapay zekâ teknolojisi, her geçen gün yenileniyor. İnsanların gündelik hayatta kullanmaya başladığı yapay zekâ teknolojisi, bazı durumlarda hayatı kolaylaştırırken bazı durumlarda ise kaosa neden olabiliyor. Bilgi kirliliğinin yanı sıra dezenformasyon gibi durumlara da neden olabilen yapay zeka, 2025 yılında farklı yeniliklerle kullanımda olacak. 2023 yılında açıklama yaparak Yapay zekanın 2024 yılında birçok yeniliği beraberinde getireceğini ifade eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, 2025 yılına ilişkin tahminlerde bulundu. Kuantum bilgisayarlar, devlet sırlarını açığa çıkarabilir Normal bilgisayar ile 300 yılda çözülen şifrelerin kuantum bilgisayarlar ile 10 saniyede çözüleceğini ifade eden Doç. Dr. Sefer Darıcı, “2023 yılında yapay zekâ ile alakalı 2024 yılına ilişkin yapmış olduğumuz tahminlerde yeni ses teknolojilerinin ortaya çıkacağı, ticaret ve finansal piyasalarda farklı yapay zekâ algoritmalarının etkinleşeceği, sanatçılar ve gazeteciler ile alakalı çeşitli değerlendirmelerde bulunmuştuk. 2025 yılı için ise yapay zekâ da ki gelişmeleri göz önünde bulundurursak çok daha öte bir noktaya taşıyabiliriz. 2025 yılı için bilim insanlarının Q Günü olarak ifade ettiği durum çok büyük bir önem taşımaktadır. ‘Q Günü’ şu anda şifreleme mekanizmalarının kuantum bilgisayarlar sayesinde çok kısa bir süre içerisinde çözülebileceği ve birçok şifre yapısının eskisi kadar koruma sağlamayacağından kaynaklı kamunun, finanslar piyasaların ve birçok özel kurumunda etkileneceği ifade eden bir kavramdır. Kuantum bilgisayarlar, normal bir bilgisayarın şifreleme mekanizmasını çözebilmesi için gerekli 300 yıllık süreyi 10 saniyeye kadar indirebiliyor. Kamu için çok kritik bir noktaya sahip olan özellikle savunma sanayi ve kamusal alt yapıların şifreleme mekanizmalarının çok kısa bir süre içerisinde Kuantum bilgisayarlar sayesinde çözülebilir. Kötü amaçlı saldırılarında gerçekleşebileceğini ifade etmektedir. Bu durumun en büyük tehlikeleri gizli projeler, kamusal alanda harcama yapılan işlerin ortaya çıkması veya kamuda yetkili kişilerin şifrelerinin çok kısa bir sürede kırılabilmesi anlamına geliyor” dedi. “Yapay zekâ ile dolandırıcılık olayları artacak” Yapay zekâ ile gerçekçi videoların üretilmeye başlandığını ifade ederek bu videoların dezenformasyona sebep olabildiğini kaydeden Doç. Dr. Sefer Darıcı, “2025 yılı itibariyle bizler birçok sanatçının sesinden ve görüntüsünden aslında onların hiç söylemedikleri şarkıları hiç bulunmadıkları videoları izleyeceğiz. DeepFake teknolojinin çok daha ileri bir noktaya gelmesiyle beraber habercilerin çok büyük zorluklar yaşayacağını da söyleyebiliriz. Çünkü aslında var olmayan görüntüler ve bilgiler habercilere gerçeğinden ayrılmayacak bir şekilde iletildiği zaman haber olarak servis edilme riski de söz konusu. Bu gerçeğinden ayırt edilemeyecek görüntüler habercilerin belki de en büyük problemlerinden bir tanesi olacak. Bu nedenle kaynak kim olursa olsun nereden gelirse gelsin herhangi bir içerik mutlaka ve mutlaka kendi öz denetiminizden, Reality Checker gibi uygulamalarla bunların kontrol edilmesi gerekiyor. 2025’te buna ilişkin sıkıntıların çok daha ileri bir noktaya geleceğini var sayıyoruz. Önümüzdeki 2 boyunca buna ilişkin çok daha büyük problemlerle karşılaşacağız. Özellikle dolandırıcılık amacıyla kullananlarda çok fazla olacaktır. Sosyal medyadan gördüğünüz kişilerin gerçek görüntüsünden ve sesinden ayırt edemeyeceğiniz akademisyenler, bürokratların ve siyasilerin sanki demeç vermiş gibi, gerçek bir görüntüymüş gibi kullanıldığını ve hatta bundan birçok kişinin etkilendiğini, finansal piyasaların dahi etkilenebileceği bir döneme de girmeye başlıyoruz. Hızlı olunması gereken durumlarda da Reality Checker yine gibi uygulamalar kullanılarak bu en azından bir ön onay alınabilir” şeklinde konuştu. Müzik ve sinema sektörlerine yapay zekâ dokunuşu Yapay zekâ teknolojisinin birçok sektörde boy göstereceğini dile getiren Darıcı, “2025 yılı için özellikle Hollywood benzeri ve Hollywood’a adeta taş çıkartan sinema filmlerinin karşımızda olduğunu göreceğiz. Yapay zekâ tarafından üretilmiş ve gerçeğinden ayırt edemeyeceğiniz film sahnelerinin çok daha kısa sürelerde, çok daha az maliyetle üretildiğini ve sinema sektörünün de bundan çok farklı şekilde etkileneceği bir döneme de giriş yapmış olacağız. Bu tarzda sinema filmleri artık kendisinden bahsettirmeye başlayacak. Yapay zekâ tarafından aslında gerçek olmayan üretilmiş sinema oyuncularının meşhur olacağı bir döneme de girmeye başlıyoruz. Ses sanatçıları da bundan ciddi anlamda etkilenecekler. Yapay zekâ aslında birçok seslendirmeyi kendisi yapabiliyor. Yapay zekânın yapmış olduğu seslendirmelerle ilgili gerçeğinden ayırt edilmesi noktasında teknik anlamda çok daha uğraştığınız zaman bu gerçeğinden ayırt edilemiyor. Vefat etmiş bir sinema sanatçısının herhangi bir görüntüsünün yeni bir filmde oynatıldığına da şahit olabiliriz. Bu nedenle özellikle görsel teknolojideki ses teknolojilerindeki bu kopyalama ve DeepFake benzeri yapılar önümüzdeki süreç içerisinde bizleri gerçekten rahatsız eden ve problemler oluşturan bir noktaya getirebilecek” diye konuştu.
27 Aralık 2024 Cuma - 11:12
Yenilenebilir enerji ve akıllı şebeke teknolojilerine odaklanıldı
Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, 4. Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı. 2023 yılındaki çalışmalarını kapsayan raporu değerlendiren OEDAŞ Genel Müdürü Fuat Celepci, “Özellikle yenilenebilir enerji ve akıllı şebeke teknolojilerine yaptığımız yatırımlarla sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmaya odaklandık.” dedi. OEDAŞ bu dönemde gerçekleştirdiği akıllı şebeke dönüşümleri ile 16,48 ton karbondioksit eş değerinde emisyon azaltımı sağlarken yaklaşık 10 bin ton atığı da ekonomiye kazandırdı. Şirket ayrıca raporun kapsadığı dönemde bakım yaptığı hat uzunluğunu bir önceki döneme göre yüzde 113 artırarak plansız elektrik kesintilerini yüzde 15 azalttı. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), 2023 yılındaki ekonomik, çevresel ve sosyal performansını kapsayan 4. Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı. OEDAŞ’ın kurum değerlerini ve sürdürülebilirlik vizyonunu içeren rapor, şirketin bu alandaki çalışmalarını ve hedeflerini kapsıyor. Fuat Celepci: “Çevresel sorumluluk ve yenilikçiliği önceliğimiz olarak görüyoruz” Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını değerlendiren OEDAŞ Genel Müdürü Fuat Celepci, “Ülkemizdeki elektrik dağıtım sektöründe önemli bir oyuncu olarak, güvenilir enerji sağlama görevimizi yerine getirirken çevresel sorumluluğu ve yenilikçiliği de temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu kapsamda 2023 yılında özellikle yenilenebilir enerji ve akıllı şebeke teknolojilerine yaptığımız yatırımlarla sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmaya odaklandık. Bölgemizde geçmişten bugüne yaptığımız şebeke modernizasyonları ile dağıtım kayıp oranlarını EPDK hedeflerinin altında tutmayı başardık. Öte yandan faaliyet bölgemizde kritik habitat haritalama, biyoçeşitlilik değerlendirmeleri, iklim değişikliği kırılganlık ve yangın riski analizleri yaparak biyoçeşitlilik ve iklim değişikliği konularına odaklandık. Bu girişimler, 2030 yılına kadar operasyonlarımızda net sıfır emisyon ve 2040 yılına kadar tüm değer zincirimizde net sıfır emisyon hedefimize ulaşma yolunda kritik rol üstleniyor. 2020 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da tüm bu süreci, şeffaflık ilkemiz doğrultusunda her yıl yayımladığımız sürdürülebilirlik raporumuzla kamuoyuna ve tüm paydaşlarımıza açıklamayı sürdüreceğiz.” dedi. Celepci ayrıca sokak hayvanlarını ve göçmen kuşları kapsayan ‘Can Dostlar’ ve enerji sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden ‘Enerjimiz Eşit’ gibi projeler ile ana faaliyet alanlarının yanı sıra sosyal değer oluşturmaya önem verdiklerini de dile getirdi. 2019 yılında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ni başlatan OEDAŞ, 2023 yıl sonu itibarıyla kadın çalışan oranını beyaz yakada yüzde 35, yönetici kadrosunda yüzde 19’a yükseltti. Altyapının modernizasyonu yapıldı Rapora göre OEDAŞ 2023 yılında beş ildeki toplam 2 milyon 50 bin abonesine 53 bin 598 km faal dağıtım hattı ile 6.731 GWh net enerji dağıtımı gerçekleştirdi. Elektrik dağıtım altyapısını modernize etmek, genişletmek ve bakım-onarım çalışmalarını yürütmek için 831 milyon TL değerinde yatırım yapan OEDAŞ, Ar-Ge projelerine de 19,7 milyon TL bütçe ayırdı. Bu dönemde bakım yapılan hat uzunluğu bir önceki döneme göre yüzde 113 artırılarak plansız elektrik kesintileri yüzde 15 oranında azaltıldı. Yaklaşık 10 bin ton atık ekonomiye kazandırıldı Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını aralıksız sürdüren OEDAŞ, 2023 yılında da ‘İklim Değişikliği Kırılganlık Değerlendirilmesi ve Dayanıklılık Stratejileri’, ‘Habitat Değerlendirme ve Haritalama Projesi’, ‘Biyoçeşitlilik Yönetim ve İzleme Planı’ ve ‘Biyoçeşitlilik Eylem Planı’ gibi çalışmalara imza attı. Türkiye’de CDP (Carbon Disclosure Project) aracılığıyla sera gazı emisyonları ve iklim değişikliği stratejilerini açıklayan ilk elektrik dağıtım şirketi olan OEDAŞ bu dönemde gerçekleştirdiği akıllı şebeke dönüşümleri ile 16,48 ton karbondioksit eş değerinde emisyon azaltımı sağladı. Sıfır Atık Projesi kapsamında da döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliğini dikkate alan şirket, 2023 yılı boyunca 2.504 kg cam, 4.333 kg kağıt, 68 kg metal, 1.553 kg plastik, 1.452 kg karışık atık ve 23 kg atık pil olmak üzere toplam 9.933 kg değerlendirilebilir nitelikli atığı ekonomiye kazandırdı.
27 Aralık 2024 Cuma - 10:36
İsrail’in Filistin’deki saldırılarının yol açtığı tahribatı uydudan görüntülediler
ZonguldakBülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, radar uyduları aracılığıyla geliştirdikleri yer izleme sistemi ile birlikte İsrail’in son bir yıldır Filistin’e yönelik saldırılarının yol açtığı tahribatı uydudan görüntüledi. Kutoğlu, radar uyduları aracılığıyla geliştirdiği Küresel Yer İzleme Sistemi ile İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının son bir yıllık yapısal değişimini inceledi. Özellikle Gazze’nin üst ve altyapısının tahrip edildiğini, saldırılar sebebiyle yapıların yıkıldığını bu tahribatın zaman içindeki değişiminin sistem aracılığıyla görüntülenebildiğini ifade eden Kutoğlu, yapıların yüzde 90’ına yakınının tahribata uğradığına dikkat çekti. İsrail’in geçen yıl Ekim ayından bu yana Filistin’e yönelik saldırılarının meydana getirdiği tahribatı; geliştirdikleri yazılım ile inceleyen Kutoğlu, "Radar uydu verilerinden yararlanarak dünya çapında yeryüzündeki küresel değişimleri izleyebiliyoruz. Geliştirdiğimiz uygulamanın adına küresel yer izleme sistemi adını verdik. Bu anlamda dünyanın neresinde olursa olsun geçmişe dönük olarak değişimleri izleyebiliyoruz. Yaklaşık bir seneden beri Gazze’de yoğun bir saldırı var. Adil olmayan bir savaş yürütülüyor. Gazze bölgesi yerleşim sivil alanları bombardımana uğruyor. Biz de ’Acaba burada tahribatın boyutları nedir’ diyerek geliştirdiğimiz uygulamayla incelemek istedik. Baktığımızda geçtiğimiz sene Ekim ayından bu yana gelişen süreçte Gazze’nin bütün bir alt ve üst yapısının hemen hemen yüzde 90’ına yakınının hasar aldığını gördük. Burada değerlendirmeye baktığımız zaman mavi ile işaretlenmiş alanlar daha önce orada var olan kütlelerin artık yok olduğunu gösteriyor. Kırmızı alanlar da daha önceden var olmayan kütlelerin yeri oluştuğunu gösteriyor" dedi. İsrail tarafını incelediklerinde kentsel alanlarda değişim gözlemlenmediğini; tarımsal faaliyetler nedeniyle kütlesel değişimlerin olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Kutoğlu, "Mavi renk ile görüyoruz. Tarımsal faaliyetler var. Kırmızı alanlarda da yeni bitkiler büyümüş. Yeni mahsuller oluşmuş. Ama Gazze şeridine geldiğimiz zaman tam tersi kentsel alanlarda büyük yıkım ve kütle kayıpları görüyoruz. Bunlar mavi alanlar ağır hasar almış yada yıkılmış binalar. Kıyı bölgesine baktığımız zaman ciddi yeni kütlelerin varlığını görüyoruz. Bu da büyük ihtimalle kentsel bölgede savaştan kaçan insanların oluşturdukları yeni çadır kentler veya başka türlü yapılar oluşturdularsa barınmak için onlar olduğunu düşündürüyor bize" şeklinde konuştu.
27 Aralık 2024 Cuma - 10:08
İstanbul Arel Üniversitesi yeni buluşlarıyla farklı sektörlere katkı sağlıyor
İstanbul Arel Üniversitesi’nde geliştirilen iki proje tescillenerek patent almayı başardı. Teknoloji ve mali alanda önemli tasarruf imkânı sağlayan projeler mühendislik, sağlık, gıda, tarım, otomotiv gibi birçok sektöre katkıda bulunuyor. İstanbul Arel Üniversitesi’nde geliştirilen “Sintersiz Saplama Kaynağı Seramik Yüksüğü İmalatı” buluşu üretim alanında büyük oranda maliyet ve teknoloji tasarrufu sağlarken “Doğal Kaynaklı Biyoseramik İçeren Biyouyumlu ve Biyobozunur Damar Doku Üretimi” buluşu ise sağlık, gıda, tarım, otomativ, hava filtrasyon ve savunma sanayi gibi birçok alanda uygulama alanı sağlıyor. “Sintersiz Saplama Kaynağı Seramik Yüksüğü İmalatı” buluşu üreticilere mali avantaj sağlıyor Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Ceren Türkcan, Mühendislik Fakültesi Araştırma Görevlisi Eylem Çağrıcan Gök, Mühendislik Fakültesi Laboratuvar Koordinatörü Engin Huysal ile Alparslan Demirural tarafından geliştirilen ve büyük oranda maliyet tasarrufu sağlayan “Sintersiz Saplama Kaynağı Seramik Yüksüğü İmalatı” tescillenerek patent almayı başardı. Proje; saplama kaynağı yapılırken kullanılan seramik yüksüklerin imalat teknolojisi 13000C sıcaklığında sinterlenerek yapılan ve imalat teknolojisi / maliyeti yüksekliği ile teknolojiyi zorlayan uygulamalara çözüm olarak geliştirildi. Tescillenen buluş sayesinde sinter fırını kullanmadan, kabul edilebilir fiziksel değerlerde, soğuk pres yöntemi ile oda sıcaklığında kürlenen seramik yüksük imal edilebiliyor. Buluş bununla beraber, ürünlerin renklendirilerek özelliklerinin görsel hale getirilmesini de sağlıyor. Doğal Kaynaklı Biyoseramik İçeren Biyouyumlu ve Biyobozunur Damar Doku Üretimi” birçok sektöre kolaylık sağlıyor Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeşim Müge Şahin, Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Erdi Buluş ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğrencisi Atahan Çelik tarafından geliştirilen sağlık, gıda, tarım, otomotiv, hava filtrasyon ve savunma sanayi gibi geniş bir uygulama alanına sahip olan “Doğal Kaynaklı Biyoseramik İçeren Biyouyumlu ve Biyobozunur Damar Doku Üretimi” buluşu tescillenerek patent almayı başardı. Buluş, doğal kaynaklı biyoseramik içeren biyouyumlu ve biyobozunur damar doku malzemesi (stent, yara örtücü bant vb.) üretimi ile ilgili. DKHA sentezi kimyasal çöktürme yöntemi ile elde edilen ürün, DKHA-PCL-PVP damar doku malzemesi döner mil toplayıcılı elektroeğirme metodu ile üretiliyor. Sentezlenen ve üretilen bu biyouyumlu ve biyobozunur malzemeler, başlıca doku mühendisliği ve biyomedikal uygulamalarda kullanılabiliyor. Sentezlenen DKHA biyoseramiği doğal diş ve kemik dolgu maddesi vazifesi görebilirken, DKHA takviyeli PCL-PVP biyokompoziti sahip oldukları özellikler bakımından hem damar doku malzemesi (stent) hem de yara örtücü bant olarak işlev görebiliyor. Ayrıca DKHA biyoseramiği, 3 boyutlu yazıcı sektörüne sarf malzeme olarak kullanılabilirken bununla birlikte sağlık, tekstil, gıda, tarım, otomotiv, hava filtrasyon, savunma gibi geniş bir uygulama sahasına hitap edebiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder