Son Dakika
|
Okulda dehşet saçan saldırganın poligonda atış talimi yaptığı görüntüler ortaya çıktı
Saldırıda öğrencilerine siper olan öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Okul saldırısında ölenler son yolculuğuna uğurlandı
ABD’den İran'la bağlantılı 3 kişi, 9 gemi ve 17 kuruluşa yaptırım
Saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri morgdan alındı
Rusya, gece boyu Ukrayna'yı vurdu: 1'i çocuk 17 ölü
Saldırının olduğu okulda sessizlik hakim
Şanlıurfa Valiliğinden Siverek’teki okul saldırısına ilişkin açıklama: 20 gözaltı
MSB: "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır"
Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar, 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
İsrail’in Lübnan saldırılarında can kaybı 2 bin 196’ya yükseldi
Leyen: "İhtiyacımız olan şey kalıcı barışa doğru giden bir yol''
Merz: "Diplomatik bir yol izlenmeden bölgede kalıcı barış sağlanamayacağı açıktır"
ABD’den İran'la bağlantılı 3 kişi, 9 gemi ve 17 kuruluşa yaptırım
Saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri morgdan alındı
Rusya, gece boyu Ukrayna'yı vurdu: 1'i çocuk 17 ölü
Saldırının olduğu okulda sessizlik hakim
TEKNOLOJİ
İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı
16 Nisan 2026 Perşembe - 19:29:46
İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından hayata geçirilen "Start in Istanbul" platformu düzenlenen lansmanla tanıtıldı. İstanbul’un girişimcilik ekosistemindeki tüm aktörleri tek çatıda toplayan platform, kenti küresel yatırımcılar için bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İstanbul’un dinamik girişimcilik ekosistemini küresel ölçekte görünür kılmak ve kenti yatırımcılar ile girişimciler için erişilebilir bir merkez haline getirmek amacıyla dev bir adım attı. İstanbul ekosistemine dair kapsamlı ve güncel bilgileri İngilizce olarak sunan "startin.istanbul" web sitesi, düzenlenen lansman toplantısıyla tanıtıldı. 11 kategoride 330’dan fazla aktör bir arada Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren İSTKA Genel Sekreteri Dr. Ziya Taşkent, platformun kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, "İstanbul girişimcilik ekosisteminde aktif kuluçka merkezlerinden melek yatırım ağlarına, teknoparklardan kurumsal şirketlere kadar 11 ayrı kategoride 330’un üzerinde aktörü Start in İstanbul platformunda bir araya getirdik. Bu sayı paydaşlarımızın ilgisiyle her geçen gün artmaya devam ediyor" dedi. İstanbul, Orta ve Doğu Avrupa’yı geride bıraktı Programda ayrıca İSTKA ve startups.watch iş birliğiyle hazırlanan "The State of Istanbul Startup Ecosystem 2025" raporu da paylaşıldı. Rapora göre İstanbul; 18 teknoparkı, 101 hızlandırma programı, 55 kuluçka merkezi, 16 melek yatırım ağı, 19 fonu ve 7 unicornu ile Orta ve Doğu Avrupa’daki tüm ülkeleri geride bırakarak bölgedeki liderliğini tescilledi. Sektörün öncü isimleri vizyonu değerlendirdi İSTKA Girişimcilik ve Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Serkan Korkmaz Arslan tarafından yapılan platform sunumunun ardından, sektörün önemli isimlerinin katıldığı paneller gerçekleştirildi. Arın Özkula, Haluk Zontul, Aslı Kurul Türkmen ve Mehru Öztürk gibi isimler, İstanbul’un küresel bir girişimcilik merkezi olma vizyonunu tartıştı. Kamu ve özel sektör temsilcilerini buluşturan etkinlik, yeni iş birliği köprülerinin kurulmasıyla sona erdi. "Hedefimiz İstanbul’u küresel arenada zirveye taşımak" Lansman töreninin ardından platforma ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ziya Taşkent, şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada İSKA’nın yürüttüğü iki çalışmanın çıktı ve sonuçlarını girişimcilik ekosistemi ile paylaşmak için buluştuk. ’Start In Istanbul’ adıyla bir web sitesini faaliyete soktuk. Bu İstanbul’da yer alan girişimcilik aktörlerinin en güncel verilerle var olduğu bir site. İngilizce olarak hazırlandı çünkü sitenin oluşturulmasındaki esas amaç İstanbul’u küresel arenada ve küresel rekabet şartlarındaki girişimcilik sıralamasını daha yukarıya taşımak; daha erişilebilir, görünür ve bilinir kılmak. Öte yandan yine bugün 5 yıl aradan sonra İstanbul start-up ekosisteminin güncel durumunu, son trendlerle ve gelecek potansiyeliyle verilere dayalı olarak inceleyen raporun da tanıtımını yaptık. İstanbul’da halihazırda 11 ayrı rolde 330’dan fazla aktörün güncel verileri bulunuyor. Bugün de 100’den fazla katılımcının tanıklığında bu tanıtım programını gerçekleştirmiş olduk. İstanbul’da yerleşik teknolojik gelişimleri uluslararası platforma çıktıklarında kendi çalıştıkları dikeye dair bilgiler veriyor olmakla beraber İstanbul geneline ilişkin bilgilerde eksiklikler vardı. Çünkü İstanbul sadece Türkiye’nin değil bölgesinin de çok önemli bir merkezi. 58 üniversite olan, 100’den fazla hızlandırma programı, 18 teknoloji geliştirme bölgesi ve 55 kuluçka merkezi olan devasa bir kent. Sermaye yapısı ve geniş iş ağları düşünüldüğünde girişimcilik açısından da İstanbul çok önemli bir merkez. Biz bütün bu verileri bütün bu boyutlarıyla bir araya toplayalım istedik ki yabancı yatırımcılar İstanbul’a dönük ilgi ve taleplerinde bir artış sağlasınlar."
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:46
OMÜ Hayvan Hastanesi 2025’te 30 binden fazla vakaya müdahale etti
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Hayvan Hastanesi, 2025 yılı boyunca 30 bini aşkın vakaya müdahale ederek dikkat çeken bir yoğunluğa ulaştı. Günlük ortalama 85 hastaya hizmet verilen hastanede, özellikle yaz aylarında sayı 150’ye kadar çıktı. OMÜ Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Didem Pekmezci, yıl boyunca artan hasta yoğunluğuna ilişkin değerlendirmesinde, "2025 verilerine göre 30 bin 850 vakaya baktık. Bu da günlük ortalama 85 hastaya karşılık geliyor. Yaz aylarında yüksekten düşen kedi vakaları nedeniyle bu sayı 120-150’ye kadar çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. Sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmaların da hastanenin önemli bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan Pekmezci, vatandaşlar tarafından getirilen sokak hayvanlarına ilk müdahalenin burada yapıldığını belirterek, "Gerekli operasyonlar modern ameliyathanelerimizde gerçekleştiriliyor, tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra barınağa gönderiliyor" dedi. Hastane ekibini derinden etkileyen bir vakayı da paylaşan Pekmezci, bir kedi hastasına uygulanan kemoterapi sürecine dikkat çekerek, "Bir kedi hastamıza kemoterapi uyguluyorduk. Daha sonra hasta yakınının da aynı süreçten geçtiğini öğrendik. Sahibi kendi tedavisini gördükten sonra kedisini de tedaviye getiriyordu. Bu mücadele bizi çok etkiledi, süreç hala devam ediyor" sözleriyle o anları anlattı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:16
Kariyer Fuarı’nda en yoğun ilgiyi güvenlik ve sağlık stantları gördü
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ)’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ege Kariyer Fuarı 2026 (EGEKAF’26) başta gençler olmak üzere vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Fuarda en yoğun ilgi sağlık ve güvenlik stantlarına oldu. Trafik güvenliğinden ülke güvenliğine, dezenformasyonla mücadeleden suçun önlenmesi ve suçluların yakalanmasına kadar pek çok alanda oluşturulan onlarca stant 2 gün boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Adnan Menderes Üniversitesi Öğrenci topluluklarının yanı sıra polis, jandarma, sahil güvenlik, jandarma filo komutanlığı ve çeşitli kurum ve kuruluşların stant açtığı fuarda sürüş güvenliği ve emniyet kemerinin önemi de ziyaretçilere aktarıldı. Emniyet Kemeri Simülasyon Aracı ile trafik güvenliğinin uygulamalı olarak anlatıldığı fuarda vatandaşlar simülasyon aracına binip tecrübe etmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu arada sağlık görevlileri tarafından yetişkin ve çocuklara ilişkin ilk yardım eğitimi ve suni teneffüs uygulamaları da fuarın en ilgi çeken stantlarından biri oldu. Yetişkinlerin yanı sıra anne-babalar acil durumlarda suni teneffüs ve kalp masajının nasıl yapılacağını öğrendi. "Yeni nesil silahlar ve olay yeri inceleme ekipleri göz doldurdu" Güvenlik güçlerinin de çok sayıda standının yer aldığı EGEKAF’26 Fuarı’nda jandarmanın kullandığı yeni nesil silahlar da sergilendi. Güvenlik güçlerinin dosta güven düşmana korku veren stantları vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görürken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarından sunduğu kesitler de faili meçhul olayların nasıl aydınlatıldığı görüldü.
16 Nisan 2026 Perşembe - 11:38
Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) bünyesinde faaliyet gösteren Sivas AB Bilgi Merkezi iş birliğiyle, gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi hedefleyen etkinlik hayata geçirildi. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ programı, üniversite öğrencileri ve genç iletişimcileri sektörün uzman isimleri bir araya getirdi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı ve Sivas AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Banu Konk, AB Bilgi Merkezleri ağının Türkiye’de 19 ilde faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, Dijital Çağda Genç İletişimciler etkinliğinin başarılı geçmesini temenni etti. Etkinlik kapsamında; AB Dijital Hizmetler Yasası, dijital içerik üretimi, sosyal medya stratejileri, dijital pazarlama ve platformlarda içerik sorumluluğu gibi güncel konular detaylıca ele alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gülmez, Doç. Dr. Ömer Aydınlıoğlu ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Derya Biçer tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, AB Dijital Hizmetler Yasası ve dijital platformlarda güvenilir, etik içerik üretimi konuları anlatıldı. Ekonomik boyut ve bilinçli kullanım İki aşamalı programın uygulama kısmında, dijital içerik üretiminin ekonomik boyutuna yönelik uygulamalı bilgiler aktarılarak, gençlerin dijital dünyada sadece birer tüketici değil, bilinçli ve sorumlu bireyler olarak yer almaları hedeflendi. Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm ve medya okuryazarlığı öncelikleri doğrultusunda kurgulanan etkinlik, gençlerin eleştirel düşünebilme ve doğru bilgiye ulaşma becerilerini artırmayı amaçlıyor. Bu çalışma ile Sivas’taki genç iletişimcilerin dijital dünyadaki fırsatları fark etmeleri ve bu mecralarda etik kurallar çerçevesinde varlık göstermeleri için önemli bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ başlıklı eğitim programı, düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi. Dijital pazarlama, sosyal medya stratejileri ve içerik sorumluluğu gibi konularda yoğun bir eğitim alan genç iletişimcilere sertifikaları; STSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bekir Çam, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Çiftçi ve Fatih Kaya ile Genel Sekreter Serhat Ay tarafından takdim edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Nisan 2026 Çarşamba- 14:16
Samsun’da genç kaşifler robotlarıyla sahnede
2
16 Nisan 2026 Perşembe- 11:38
Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor
3
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:52
Veliler ve öğrenciler kodlama etkinliğinde buluştu
4
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:25
Sağlıkta yapay zeka devrimi: Tümörlü dokular milimetrik doğrulukla tespit edilebilecek
5
15 Nisan 2026 Çarşamba- 11:37
Edirne’de robot garson hizmete başladı, müşteriler memnun
20 Kasım 2023 Pazartesi - 14:02
OEDAŞ direklerdeki arızaları seyir halindeki araçtan tespit ediyor
Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, yüksek gerilim elektrik direklerindeki kısmi deşarj kaynaklı arızaların tespiti için Türkiye’de bir ilke imza atarak, bu hatlardaki radyo frekans emisyonlarını ölçebilen sistemi kullanmaya başladı. HEFE Enerji firması ile birlikte geliştirilen radyo frekans sisteminde, araç üzerine bir alıcı yerleştiriliyor. Bu araç seyir halindeyken yanından geçtiği elektrik direklerinde kısmi deşarj olup olmadığını tespit ediyor. Böylece arıza büyümeden müdahale ediliyor ve enerjinin kesintiye uğramasının önüne geçiliyor. Sistemin başarılı tespit oranının yüzde 85’in üzerinde olduğunu söyleyen OEDAŞ Ar-Ge Müdürü Ural Halaçoğlu, “Daha önce tüm enerji hatları tek tek kontrol edilirken şu anda yalnızca arızalı hatlara müdahale ediyoruz. Çalışmalarımıza ciddi bir hız ve verimlilik kazandıran bu sistem enerji kesintilerinin de ciddi ölçüde azalmasını sağlayacak” dedi. Enerji sektöründe geleceğin akıllı sistemlerini geliştirerek değişimin öncüleri arasında yer alan Osmangazi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (OEDAŞ), Türkiye’de bir ilke imza atarak elektrik direklerindeki kısmi deşarj kaynaklı arızaların tespiti için bu arızanın radyo frekans emisyonlarını ölçebilen sistemi kullanmaya başladı. Dünyada da sayılı örnekleri bulunan sistem, HEFE Enerji firması ile birlikte geliştirilirken testleri ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) tamamlanacak. Radyo frekans sistemini, OEDAŞ Ar-Ge Müdürü Ural Halaçoğlu anlattı. “Arıza tespiti için tüm direkleri tek tek kontrol ediyorduk” Kısmi deşarjın, elektrik yüklerinin hat boyunca düzensiz hareket etmesi anlamına geldiğini ve müdahale edilmemesi durumunda hatta arıza meydana getirerek enerjinin kesildiğini söyleyen Halaçoğlu, “Enerjinin güvenli ve sürdürülebilir olması için kısmi deşarjların tespit edilip hat üzerinde onarım çalışmasının yapılması gerekiyor. Ancak hatta kısmi deşarj olup olmadığının anlaşılması için saha çalışanları her bir elektrik direğini ‘MEMS mikrofon’ (Noiseless Acoustics-Gürültüsüz Akustik) aracılığıyla tek tek kontrol edip dinleme yapıyor. OEDAŞ’ın hizmet verdiği beş şehirde toplam 261 bin 240 adet elektrik direği olduğunu dikkate alırsak, bu işlemlerin ne denli zor ve uzun süreli olduğu daha iyi görülebilir. Biz de OEDAŞ Ar-Ge departmanı olarak, bu arızaların daha hızlı tespitini sağlamak üzere çalışmaya başladık HEFE Enerji ile iş birliği yaparak radyo frekans sistemini geliştirdik” dedi. “Radyo frekans ile direkt olarak arızalı hatları tespit edebiliyoruz” Halaçoğlu, radyo frekans sisteminin çalışma prensibini şu sözlerle anlattı; “Bu sistemde bir araç üzerine proje kapsamında özel olarak tasarlanan alıcı monte ediliyor. Araç belirli bir hızda seyir halindeyken sağındaki ve solundaki tüm direklerde kısmi deşarj olup olmadığını tespit ediyor. Burada başarılı tespit oranımız yüzde 85’in üzerinde. Ardından saha ekiplerimiz tespit edilen direklerde MEMS mikrofon ile dinleme yapıyor ve sonrasında onarım çalışmaları yapılıyor. Dolayısıyla tüm direklerde tek tek MEMS mikrofon ile dinleme yapmak yerine yalnızca radyo frekans ile kısmi deşarj tespit edilen direklerde işlem yapılıyor. Bu da kısmi arızanın çok daha hızlı tespit edilmesini sağlıyor ve enerjinin kesilmesine neden olacak büyüklükte bir arıza oluşmadan çalışmalar tamamlanıyor. Çalışmalarımıza ciddi bir hız ve verimlilik kazandıran bu sistem enerji kesintilerinin de ciddi ölçüde azalmasını sağlayacak.” OEDAŞ Ar-Ge Müdürü Ural Halaçoğlu, OEDAŞ Ar-Ge departmanı olarak bu sistemin yanı sıra 21’i aktif toplam 33 proje üzerinde çalıştıklarını, elektrikli araçlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına pek çok alanda geleceğin teknolojilerine odaklandıklarını belirtti.
20 Kasım 2023 Pazartesi - 13:00
Canik’te bilim ve teknoloji heyecanı
Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen Ara Tatil Eğitim Programı, öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Ara tatil döneminde bilim ve teknoloji alanında eğitim almak isteyen öğrenciler Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ne akın etti. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde özel olarak oluşturulan atölye ve keşif alanlarında, bilim ve teknoloji alanında eğitim alan, deney ve gözlem çalışmaları gerçekleştiren öğrenciler, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bir araya geldi. Minikler deney yaptı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen Ara Tatil Eğitim Programı ile çocukların tatil dönemini verimli bir şekilde geçirdiklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde gerçekleştirdiğimiz Ara Tatil Eğitim Programımızla, çocuklarımızı bilim ve teknoloji alanında eğitimlerle buluşturduk. Çocuklarımız, belediyemiz eğitmenleri eşliğinde deney ve gözlem çalışmaları gerçekleştirdiler. Yeni nesil teknolojileri deneyimleme ve öğrenme imkânı buldular. Ara tatil dönemini etkili ve verimli bir şekilde geçiren öğrencilerimiz, ayrıca yeteneklerini keşfetmiş oldular. Ara Tatil Eğitim Programımıza yoğun bir ilgiyle katılan tüm öğrencilerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum. İlçemizde çocuklarımız ve gençlerimizin bilim ve teknolojiyle buluşacağı, eğlenirken öğreneceği eğitimler, aktiviteler eğitici ve eğlenceli programlar düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
20 Kasım 2023 Pazartesi - 12:29
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Genişbant internet hizmetini her eve ulaştırılacağız"
Türkiye’de internet kullanıcılarının yanı sıra pek çok farklı sektörün hız, kapasite, gecikme süresinde iyileşme, kapsama alanının genişlemesi gibi konulardaki taleplerinin arttığını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Önümüzdeki dönemde genişbant internet hizmetini her eve ulaştırılacağız. Genişbant abone sayımızın 2028 yılında 112 milyona, mobil abone sayımızın ise 102 milyona ulaşmasını hedefliyoruz" dedi. 5. Nesil (5G) Mobil Haberleşme Altyapısının Geliştirme Projesi Lansman Töreni Bilgi Teknolojileri Kurumu’nda (BTK) Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımı ile gerçekleşti. Teknoloji’nin hızla ilerlediğini ve hayatımızın birçok alanını günden güne değiştirdiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, “Dijitalleşen yaşam alanlarıyla birlikte, dijital ekosistemlerin önemi ve etkisi giderek artıyor. Gündelik hayatın her aşamasında modern ulaşım vasıtalarını kullanıyor, haberleşme araçlarından yararlanıyoruz. Akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlarla haberleşiyoruz, internet ve kitle iletişim araçlarından da çok yoğun bir şekilde istifade ediyoruz. Kullanıcıların yanı sıra pek çok farklı sektörün hız, kapasite, gecikme süresinde iyileşme, kapsama alanının genişlemesi gibi konulardaki talepleri artıyor. Mevcut teknolojik altyapılarla gerçekleştirilemeyen özel ihtiyaçlar yeni nesil mobil teknolojilerini daha da önemli hale getiriyor. Bu noktada artık ülkelerin sağlıklı bir iletişim altyapısına sahip olmadan küreselleşen dünyada rekabet etmesi mümkün değildir. Dijital teknolojiler, üretkenliği artırarak ve yeni ürünlerin, piyasaların gelişmesine yol açarak günümüzde ekonomik büyümenin en önemli itici güçlerinden biri haline geldi” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geleceğini, yerli üretim, yüksek teknoloji ve küresel marka olmak üzere 3 ana başlık altında ele alındığını aktaran Bakan Uraloğlu, “2002’de 23 milyon olan mobil abone sayısı yaklaşık 92 milyon seviyesine ulaştı. 2002’de neredeyse sıfır olan geniş bant abone sayısının bugün 93,06 milyonu bulduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemde genişbant internet hizmetini her eve ulaştırılacağız. Genişbant abone sayımızın 2028 yılında 112 milyona, mobil abone sayımızın ise 102 milyona ulaşmasını hedefliyoruz. Fiber altyapı uzunluğumuz ise 536 bin kilometreyi aşmıştır. Dünya’da ilk defa bir haberleşme kulesinden aynı anda 100 adet FM radyo yayını yapabilen Çamlıca Kulemiz sayesinde; Bölgede ölçülen elektromanyetik alan değerinin 39 Volt/metre seviyesinden Avrupa Birliği için kabul edilebilir eşik değer olan 6 Volt/metre seviyesinden de aşağı çekerek 2,5 Volt/metre ye indirdik. Bu da yaklaşık 15 kat iyileşme sağladı. Bakanlığımız koordinesinde 2008 yılında başlatılan ve Türksat tarafından işletilmeye devam eden e-Devlet Kapısı’nı kullanan kişi sayısı 64 milyona yaklaştı. Bugün bin bir kurumun 7 bin 410 hizmetini vatandaşlarımıza elektronik ortamda sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak, daha yüksek bant genişliği, yüksek hız, daha düşük gecikme süresi, yüksek yoğunluklu kapsama alanı, yüksek kullanılabilirlik, düşük enerji tüketimini sağlayan mobil haberleşme altyapısı için gerekli yazılım ve donanım ürünlerinin geliştirilmesini istediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “2022 yılı içerisinde BTK, HGM mobil operatörler ve 5G üzerine çalışan firmaların da katkılarıyla 5G destek çağrısı başlıkları belirledik. Yaptığımız çalışmalar sonucunda 5 Ocak 2023 tarihinde ‘5. Nesil (5G) Mobil Haberleşme Altyapısının Geliştirme Projelerinin Desteklenmesi Amacıyla Çağrı Programı’ adı altında 5G çağrısı yaptık. Bu çağrımızla, AR-GE desteği verilecek projeler ile yerli ve milli üretimin teşvik edilmesi, ileri teknoloji ürünlerde dışa bağlılığın azaltılması ve haberleşme alanındaki AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesini amaçladık. Çağrı programı ile toplam 200 milyon TL’lik destek verilmesini planladık. Farklı çağrı alt başlıklarında birden fazla başlığa başvuruda bulunan her firma başına üst sınır 20 milyon TL olarak belirledik. Tam 14 firma ile Ar-Ge desteği çağrımıza ilişkin tüm süreçleri tamamladık ve projelerimize 01 Ekim 2023 tarihinde başladık. Yerli ve milli ürün tedariki hususlarında tüm ilgili paydaşları bir araya getiren bu süreçte BTK, HGM ve mobil operatörler Vodafone, Turkcell, Türk Telekom ile proje izleme ve değerlendirme hususlarında iş birliği yapıyoruz” dedi.
19 Kasım 2023 Pazar - 10:44
Su kıtlığına yapay zekalı önlem
Küresel ölçekte her geçen gün artan su tüketimi, gelecekte yaşanabilecek su kıtlığına karşı çözüm önerilerini de gündeme getiriyor. Uzmanlar, özellikle tarımda ve kentlerdeki su kullanımına yönelik yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesiyle tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2025 yılında su stresi yaşayan ülkelerin oranı yüzde 34’e, su kıtlığı yaşayan ülkelerin oranı ise yüzde 15’e ulaşabilir. 2050 yılında ise 9,4 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun yüzde 40’ı su sıkıntısı çekebileceği öngörülüyor. Su depolama sistemlerinin bolluk zamanlarında su kaynaklarını yakalamak, depolamak, yönetmek ve kuraklık dönemlerinde bunları serbest bırakmak üzere tasarlandığından bahseden Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı Dr. Öğretim Görevlisi Selen Çekinir, “Genellikle büyük ölçekli rezervuarlar nehir veya göl suyu gibi yüzey sularını depolamak ve gerektiğinde serbest bırakmak ve hidroelektrik santrallerinde enerji üretimi ya da sulama amaçlı kullanılır. Sulama, tuvalet ve çamaşır yıkama gibi çeşitli tüketimler için çatılardan ve diğer yüzeylerden yağmur suyunu toplama sistemleri de kullanılıyor. Bu sistem sayesinde; doğal su kaynakları azaldığında bile tutarlı bir su temini sağlanabilir” dedi. Yapay zeka ile izleme ve yönetme Yapay zekanın kuraklığı daha etkili bir şekilde izlemek, tahmin etmek ve yönetmek için kullanılabileceğini aktaran Çekinir, “Erken uyarı sistemleri, uzaktan izleme, iklim modellemeleri ve simulasyonları, kaynak yönetimi gibi pek çok alanda yapay zeka kullanılabilir. Makine öğrenimi modelleri, belirli bölgelerdeki kuraklık koşullarının olasılığını tahmin etmek için geçmiş hava durumu verilerini, toprak nem seviyelerini ve diğer ilgili bilgileri analiz edebilir. Bu sayede yetkililer ve çiftçiler proaktif önlemler alabilir. Uydu görüntüleri ve sensörler ile toprak nemi seviyeleri, sıcaklık ve bitki örtüsü sağlığı gibi çevresel göstergeleri izlemek için kullanılabilir. Bu veri kaynakları, kuraklığın ilerleyişinin izlenmesine, tarım ve ekosistemler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesine yardımcı olur” diye konuştu. Sensörler ile akıllı su yönetimi yapılabilir Yapay zeka modellerinin farklı kuraklık senaryoları altında mahsul verimini tahmin edebileceğinden söz eden Çekinir, şunları söyledi: “Yapay zeka sistemleri ile çiftçiler hava durumu, toprak koşulları ve geçmiş verim verileri gibi etmenleri analiz ederek, kuraklıkla ilgili kayıpları azaltmak için ürün seçimi ve ekim stratejileri hakkında bilinçli kararlar verebilir. Yapay zeka odaklı tarım tekniklerinin kullanımı çiftçilerin su ve kaynak kullanımını optimize etmelerini sağlar. Nesnelerin interneti (IoT) sensörleri ve yapay zeka algoritmaları, sulama sistemlerini izleyip kontrol ederek mahsullerin gerçek zamanlı koşullara göre doğru miktarda su almasını sağlayabilir ve kuraklık dönemlerinde su israfını azaltabilir. Böylece su seviyeleri, kalitesi ve kullanımı gerçek zamanlı olarak izlenebilir, su depolama ve tahliye stratejileri optimize edilerek akıllı su yönetimi yapılabilir.” Çekinir, yapay zekanın kuraklıktan etkilenen bölgelerdeki ormanlar ve sulak alanlar gibi doğal kaynakların yönetimine ve koruma ihtiyacı duyulan alanların belirlenmesine de yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.
19 Kasım 2023 Pazar - 10:32
Ideathon Fikir Maratonu ile gençler İzmir’de buluştu
Afet dönemlerinde risk yönetimi alanında muhtemel kayıpların azaltılması veya bertaraf edilmesi konusunda yapay zekâ ve teknolojinin öneminin farkındalığıyla İzmir’de iki günlük Ideathon Fikir Maratonu gerçekleştirildi. İkinci gün gerçekleşen ödül törenine katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, projelerin hepsini okuyup değerlendireceğini ve gençleri destekleyeceğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi desteği ve İzQ Girişimcilik & İnovasyon Merkezi, Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Girişimcilik Merkezi İzmir iş birliğinde afet öncesi, sırası ve sonrası için teknolojik odaklı çözümler üretmek amacıyla Ideathon Fikir Maratonu 17-18 Kasım tarihlerinde İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlendi. Etkinlikte; şehrimiz başta olmak üzere ülkemizde ve dünyada yangın, deprem, sel, kuraklık, hava ve daha birçok orta ve büyük ölçekli doğa olaylarında karşılaştığımız yıkıcı etkinin bir parça da olsa önüne geçebilmek hedefiyle; afet öncesi, sırası ve sonrası için teknoloji tabanlı öneriler değerlendirildi. Afetlerdeki etkiyi en aza indirmek ve hazırlıklı olabilmek için teknoloji tabanlı çözüm önerilerinin dinlendiği Ideathon Fikir Maratonu’nda söz ve kürsü gençlerin oldu. Genç yarışmacılar, bu alandaki sorunlar ve ihtiyaçlar etrafında belirlenen vakalara teknolojik fikirler üreterek önemli çözümleri gündeme getirdiler. Genç fikirlerin teknoloji odağında geliştirilecek çözümleri aktardığı etkinlikte, açılış konuşmalarını, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, İZTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İzQ Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kızılgüneşler, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu gerçekleştirdi. “Gençlerin taze fikirleri afet yönetimine yeni bakış açısı getirecektir” EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer etkinlikte yaptığı konuşmasında, “Girişimcilik ve afet yönetimi, ilk bakışta birbirinden oldukça farklı alanlar gibi görünse de aslında birbirini tamamlayıcı ve etkileşim içinde olan iki önemli konudur. Girişimciler, özgün fikirleri ve yenilikçi yaklaşımları ile afet yönetimine yeni perspektifler getirebilirler. Afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde kullanılacak yeni teknolojiler, ürünler veya hizmetler geliştirebilirler. Bu teknolojiler, afet risklerini azaltmaya, afetlere daha hızlı ve etkili bir şekilde yanıt vermeye veya afet sonrası toparlanma süreçlerini hızlandırmaya yardımcı olabilir. Afet yönetimi konusunda çalışan sosyal girişimciler, toplumun afetlere karşı dirençliliğini artırma ve afet sonrası toplulukların daha hızlı iyileşmesini sağlama konusunda önemli katkılarda bulunabilirler. Sosyal girişimciler, afet risklerini azaltmaya yönelik eğitim programları veya topluluk bazlı projeler geliştirerek bu alanda etkili olabilirler. Girişimcilik, afet yönetimi projeleri için gerekli finansmanın sağlanmasında da kritik bir rol oynayabilir. Yatırımcılar ise afet yönetimi çözümlerine yatırım yaparak bu alanın gelişimine katkıda bulunabilirler. Küresel düzeyde iş birlikleri ve ağlar oluşturarak afet yönetimi konusunda uluslararası tecrübe ve kaynak paylaşımını teşvik edebilirler. Bu tür iş birlikleri, afetlere karşı daha etkin küresel yanıtların geliştirilmesine yardımcı olabilir” dedi. “Orta gelir tuzağından çıkışı girişimcilikte görüyoruz” EGİAD olarak 2011 yılında bu yana kent ve bölge girişimciliğinin desteklenmesine yönelik inisiyatif alıp, yatırımlar yaptıklarına dikkat çeken Yelkenbiçer, “Ülkemizin içinde bulunduğu orta gelir tuzağından bir çıkış yolu olarak girişimciliği görüyoruz. Girişimciliğe yapılan yatırıma sadece finansal bir yatırım ve buna finansal geri dönüş olarak bakmaktan çok, beşerî sermayemize yapılan yatırım ve toplumsal geri dönüşüne bakmayı daha uygun görüyoruz. Akıllı ve yetenekli gençlerimizi beyin göçüne kaptırmamak için var gücümüzle de bu alanda çalışmaya devam edeceğiz. EGİAD olarak yaptığımız Girişimcilik Araştırması 2023 Raporu’nda kurumlarımızın yeşil ve dijital dönüşümü için girişimciliği ve bölgemizdeki startupların desteklenmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Bu bakış açısıyla afet yönetimi için de mevcut resmin dışarısından bakabilmek için özgün fikirlere, farklı bakış açılarına ihtiyaç duyulması gerektiğini de düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. “Kentimizin dirençliliğini artıracak pek çok yeniliğe imza atabileceğimize inanıyoruz” İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İzQ Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kızılgüneşler ise etkinlikte yaptığı konuşmasında, “Yakın bir geçmişte İzmir’de ve 2023’ün başında Kahramanmaraş’ta yaşanılan depremlerde herkesi derinden üzen kayıplar yaşandı. Aynı acıları tekrar yaşamamak için afet öncesi, sırası ve sonrasında neleri daha iyi yapabileceğimizi, hangi önlemleri almamız gerektiğini çok daha iyi planlamaya odaklanmamız gerekiyor. Bu anlamda, gençlerin hızlı düşünme, sorun çözme, yeni teknolojilere adaptasyon ve kullanım alanlarını yaygınlaştırma yeteneklerinin girişimci ruhla bir araya gelmesiyle, kentimizin dirençliliğini artıracak pek çok yeniliğe imza atabileceğimize inanıyoruz. Bugün, yapay zeka, nesnelerin interneti gibi teknolojilerdeki gelişmeler ile robotik ve dron teknolojisi gibi alanlardaki yeniliklerin, afet riski ve afet yönetim planlarında çoktan yer almaya başladı. İlk insansız hava araçları başlangıçta yalnızca gökyüzünden bilgi toplayabiliyorken; şimdi afetlerde detaylı arama-keşif yapabilecek düzeye erişti. Bunun bir adım ötesinde; dronların enkaz halinde hasarlı binalara girerek kazazedeleri araması, olası can kayıplarının önüne geçilmesinde büyük fayda sağlıyor. Isıya duyarlı enkaz tarama kameraları da deprem sonrasında enkazlarda yaygın olarak kullanılan teknolojilerden birisi haline geldi” diye konuştu. “Gençlik gelecek demek” Dirençli kent İzmir için yenilikçi fikirlerin önemine değinen İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, bu çalışmanın İzmir’in daha dirençli hale getirilmesi yolunda önemli bir hamle olduğunu söyledi. Çalışmaya katılan gençleri kutlayan Mustafa Özuslu, “Gençlik gelecek demek. Daha yenilikçi fikirlerin kolayca konuşulabildiği, bizim kuşaklara göre daha farklı bakış açısı, farklı enerji ve daha farklı tasarımla, cesaret ile meselelere bakması bir fırsat. Bunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Gençleri önemsiyoruz, iyi ki buradalar ve bu çalışmayı yapacaklar” şeklinde konuştu. 30 Ekim İzmir ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşananları hatırlatan Özuslu, “Depremin sonrasını değil, öncesini konuşmalıyız. Çünkü sonrası trajedi. O binalar yıkılmamalıydı. Mühendislik buna cevap veriyor mu? Veriyor. Deprem kuşağında dahi güvenli binalar yapılabilir. Buna en iyi örnek Japonya. İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin deprem kuşağında yer aldığının bilincinde ve bu alanda önemli çalışmalar yürütüyor. Ama tüm ilgili kuruluşların ve devletin de bu çalışmaların içinde olması gerekir” diye konuştu. 15 yarışmacı ekibin katıldığı etkinlikte üniversiteli gençlerin ilgisi yoğun oldu. Yarışmada derece elde eden ilk 3 ekibe ödüllerini; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve İZQ Yönetim Kurulu Üyesi Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Başkan Vekilleri Arda Yılmaz ve Kaan Özhelvacı takdim etti.
18 Kasım 2023 Cumartesi - 14:04
KBÜ Teknokent yeni binasının yapımını KARDEMİR üstlendi
Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknokent) altında toplanan firmalar ve yönetim ekibi, “Tanışma ve Değerlendirme Toplantısı”nda bir araya geldi. Yeni KBÜ Teknokent binasının yapılmasının gündeme geldiği toplantıda, KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir “KARDEMİR olarak 20 yıllık kira karşılığında 250 Milyon TL’lik yeni Teknokent binasını yapabiliriz” dedi. Kuluçka merkezleri, AR-GE ofisleri, modern altyapı ve araştırma geliştirme laboratuvarlarıyla hizmet veren Karabük Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknokent) altında toplanan firmalar ve yönetim ekibi “Tanışma ve Değerlendirme Toplantısı”nda bir araya geldi. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın ev sahipliğinde Karabük Üniversitesi Konuk Evinde düzenlenen toplantıya, Karabük Valisi Mustafa Yavuz, KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fatih Çapraz, ile Teknokent çatısı altında toplanan firma temsilcileri katıldı. Tanışma ve Değerlendirme Toplantısında konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “Valiliği, Üniversitesi, KARDEMİR’i, Ticaret ve Sanayi Odası ile ve aynı zamanda iş insanlarımız ile ele ele verdiğimiz zaman başaramayacağımız hiçbir şeyin olmayacağını düşünüyorum. Çünkü birlikten ve beraberlikten kuvvet doğacağını çok iyi biliyoruz” dedi. Vali Yavuz, Karabük Valiliği olarak Karabük için yapılan her projede var olduklarını dile getirerek, “Hiçbir konuda geride durmayacağımızı belirtmek istiyorum. Çünkü bu bir bayrak teslimi, bizden önceki meslektaşlarımızdan, hocalarımızdan aldığımız bayrağı daha ilerilere taşıma noktasında sorumluluğumuz var. İnşallah Teknokent özelinde ilimize faydalı, yararlı kararlar alırız. Önemli olarak ifade etmeliyim ki; bölgeyi düşünerek hareket etmemiz lazım, bölgenin tüm illeri birbirleri ile bağlantılı. Bartın’da bir olay bizi, bizde olan bir olay Zonguldak’ı veya Kastamonu’yu etkiliyor. Karabük’te önemli bir model oluştururuz, buna da Teknokent ile başlarız. Örnek bir model, tüm Karabük halkının huzuru, refahı ve ilimizin gelişip kalkınması için hepimiz ele ele vermeliyiz. Rektörümüze ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Aynı şekilde siz değerli katılımcılarımıza da teşekkür ediyorum” diye konuştu. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Teknokent’i yeniden masaya yatırmak, analiz etmek, incelemek ve Teknokent kapsamında Karabük’te, bölgede ve Türkiye çapında neler yapılabileceği amacıyla bir araya gelindiğini belirterek, “Bu bir başlangıç, inşallah bundan sonra düzenli olarak ‘Çalışmalarımızı Teknokent çerçevesinde nasıl yürütebiliriz, nasıl düzenleyebiliriz?’ Bunun gayreti içerisindeyiz. Pek çok görüşme yapıyoruz, Teknokent kapsamında bir yenilenme, yeniden yapılanma ve proje bazlı farklı çalışmalar oluşturma gibi bir süreç içerisindeyiz. Bu konuda hamdolsun epey bir ilerleme kaydettik” dedi. Karabük Üniversitesi Teknokent’in yüzde 100 doluluk oranına sahip olduğunu belirten Rektör Kırışık, bu durumun yeni başvurular olduğu anlamına geldiğini ifade etti. Rektör Kırışık, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Teknokent’i sadece bir yer kiralayan, onun karşılığında teknolojik sahada belli hizmetlerin alındığı bir yer olarak değil de bunu koordine eden, teknolojiyi, teknolojik dönüşümü, teknolojik gelişmeyi planlayan, yöneten, koordine eden, kurumlar arası, şirketler arası iş birlikleri sağlayan ve ilimiz, bölgemiz ve Türkiye çapında olmak üzere uluslararası düzeyde de istiyoruz, bu düzeyde gelişime hizmet eden etkin bir kuruluş olarak yapılandırmayı düşünüyoruz. Bu kapsamda diğer Teknokentler ve rektörlerimiz ile görüşmelerimizde Türkiye’deki bütün Teknokentleri kapsayan bir örgütlenme modeli üzerinde de çalışıyoruz. Bu konuda da olumlu gelişmeler var. Teknokentlerde benzer alanlarda faaliyet gösteren şirketler oluyor. Bunlar iş birlikleri yapabilir veya bir alanda biri çalışıyorsa öbürü başka bir alana yönelebilir. Pazarlama konusunda ortaklıklar düşünülebilir ya da toplu bir bütçeyle pazarlama konusunda daha profesyonel bir destek alınabilir. Karşı karşıya kaldığımız en önemli sorunlardan bir tanesinin pazarlama stratejisi olduğunu gözlemliyoruz. Hem bir örgütlenme sorunu hem bir yaklaşım değişimi tarzında farklı değişimlere ve yeniliklere ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz.” Teknokent’in bundan sonraki süreçte Karabük’ün sanayisinde ve ticaretinde çok daha aktif bir rol oynayacağına işaret eden Rektör Kırışık, “Teknokent, ilimizin özellikleri kapsamında mutlaka bir değerlendirme yapmalı, öncelikli olarak belli konuları gündemine almalı. ‘İlimizin güçlü yönleri neler, zayıf yönleri neler, hangi alanlar geliştirilebilir, ilimizin ne tür fırsatları var, ne tür tehditler var, tehditler nasıl giderilebilir, fırsatlar nasıl kullanılabilir?’ şeklinde mutlaka hep birlikte bir analiz yapmak ve Teknokentimizi bu şekilde düşünmek zorundayız. Bu konuda gerçekten Sayın Valimizin son derece olumlu bir yaklaşımı var, kendisine teşekkür ediyorum. İlimizin bu sahada gelişmesi için çok pozitif katkılar sunuyorlar. Ne zaman desteğe, yardıma ihtiyacımız olsa sağ olsun hemen yardım ediyorlar, destek oluyorlar. Kendisine huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Ticaret ve Sanayi Odamızla da bu kapsamda iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Ticaret ve Sanayi Odamız Başkanı Fatih Çapraz sağ olsun birlikte hareket etme, organizasyonel yönlerimizi geliştirme, iş birlikleri yapma, yeni fırsatları değerlendirme noktasında kendisine teşekkür ediyorum, son derece olumlu bir yaklaşım gösteriyor. Ticaret ve Sanayi Odamızla çok yakinen çalışarak bu süreci de yönetme, yürütmek istiyoruz. KARDEMİR bizim için son derece önemli bir kuruluş. Başkanımız da yeni geldi. Kardemir’de bu anlamda yenilikler planlıyor, yeni organizasyonlar, yeni bir yaklaşım içerisindeler. Kardemir’in de bu süreç içerisinde çok aktif bir şekilde yer alacağına, ilimizin gelişimine ve Teknokent’in gelişimine çok büyük katkılar sunacağına inanıyoruz. İş birliği içerisinde bu süreci hep birlikte yönetmemiz, yürütmemiz gerekiyor. Geldiğimizden beri ana eksende söylediğimiz bir şey var. Eğer iş birliği yaparsak çok hızlı sonuç alırız, iş birliği yapmazsak tek tek çalışırsak o zaman ilerlememiz biraz yavaş gerçekleşecektir. Bu hususta hepinizin desteğine, katkısına, pozitif üretimimize ihtiyacımız var. Teknokent’in bundan sonraki süreçte ilimiz sanayisinde, ticaretinde çok daha aktif bir rol oynayacağı yeni bir sayfa, yeni bir pencere açmak istiyoruz. Bu konuda pek çok girişimimiz oldu. Bunları da görüştükçe, görüşmeler yaptıkça detaylarını sizlerle paylaşacağız. Çok olumlu bir gidişat var. Şu ana kadar edindiğim izlenim bu yönde. Görüşmelerimizden de aldığımız izlenimler bu yönde. İnşallah ilimiz, protokolümüz ile Valimizin de önderliğinde bu çalışmaları başarıya ulaştıracağımıza kuşkum yok. Hepinize yeniden buraya geldiğiniz, teşrif ettiğiniz, davetimize icabet ettiğiniz için teşekkür ediyorum, hoş geldiniz diyor, saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı. KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, “Demir çelik üretimindeki kullanılan makineler, fırınlar dışarıdan geliyorsa orada katma değeri düşüyor. Bunlara kafa yorarak, buralara yoğunlaşırsak ve demir çelik esaslı konuştuğum için oradan yapılacak çok iş olduğunu gördüm. Gerçekten çok fırsat olduğunu görüyorum, yapılacak çok şey olduğunu görüyorum. Milli ve yerli teknoloji anlamında çok anlatacak şey var. Bunların da kafa yorma yeri Üniversite burada, Teknokent burada, piyasanın insanları buradasınız” dedi. Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fatih Çapraz, “Ben öncelikle çok teşekkür ediyorum. Bu toplantıları en azından yılda bir defa yapmamız gerektiğini düşünüyorum. En son yine burada toplandığımızda ben masanın bu tarafında değildim. Rahmetli babam Nazım Çapraz Teknokent’in kurucu üyelerinin ilk başında yer alıyordu. Bu Teknokent’in kurulması için de heyecanla tüm iş insanlarını davet etmişti. Gelinen süreçte tabii iş insanlarımız, bugün ben Oda Başkanı olmam hasebiyle üyelerimiz; Teknokentin çalışma alanı, faaliyet sahası, istihdam yapısı ve özelliklerini faydalarını merak ediyorlar. Onun için ben bu daveti gerçekleştirdiğiniz için Rektörüm, çok teşekkür ediyorum. En azından iş insanlarımız ve üyelerimiz bilgi sahibi olmuş olacaklar. Bundan sonraki süreçte de neler yapılabilir onları konuşabileceğiz. Ben çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Karabük Üniversitesi Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Tahir Güneşer, “Yeni şirket kurulma aşamasında hem de daha sonraki süreçlerde detaylı eğitim faaliyetleri yürütüyoruz. Firmalarımızın kendi içlerindeki iş birliğini geliştirme, zenginleştirme çalışmalarını yürütüyoruz ve ayrıca iş geliştirme fırsatları, yani ‘Yurt dışından ve yurt içinden firmalarla içerdeki firmalarımıza iş birliği ortamları oluşturalım’ diye çalışmalar yapıyoruz. Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında faaliyetleri yapıyoruz. Bir de firmalarımızın projelerinin pazarlaması için de çalışıyoruz. Tohum merkezimizde bu zamana kadar biraz önce de örneklerini gördüğünüz gibi yetiştirdiğimiz bu projelerden başarılı olanlar var, henüz yetişme aşamasında olanlar var. Aslında bu alana daha fazla yatırım yapabilme imkanımız, bütçe ayırabilme imkanımız olsa arkadaşlarımızı desteklemeyi daha profesyonel hale getirebiliriz diye düşünüyoruz. Hâlihazırdaki binamız bu binanın terasına bir çelik konstrüksiyonla bir kat çıkarak o bölgeyi bizim için tohum merkezi olarak kullanılabilir hale getirmek, böylelikle yüzde 30 civarında ek bir alan kazanma planımız var. Yaklaşık 15 milyonluk bir proje öngörülüyor. Diğer projemiz ise bizim arazimiz köşesinde beş katlı bağımsız bir Teknokent binası tasarımı. Şu an için bu projemizi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla görüşüyoruz, 28 Kasım’da tekrar bakanlık yetkilileriyle birlikte toplantımız olacak. Bu proje de 250 milyonluk bir proje bu konuyla ilgili de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz” diye konuştu. Teknokent Genel Müdürü Güneşer’in sunumunun ardından protokol üyeleri ve firma temsilcileri tarafından kuluçka ve ön kuluçka projeleri ile yeni teşebbüslerin gelişiminin, Üniversitedeki akademisyenler ve piyasadaki uzmanlardan mentörlük desteği almanın önemine dair konuşmalar gerçekleşti. Yeni KBÜ Teknokent binasının yapılmasının gündeme geldiği toplantıda KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir “KARDEMİR olarak 20 yıllık kira karşılığında 250 Milyon TL’lik yeni Teknokent binasını yapabiliriz” dedi.
18 Kasım 2023 Cumartesi - 12:28
Prof. Dr. Kuşçu, “İncirli Volkanındaki sismik hareketlilik bu volkanın aktif olduğunu hatırlatıyor”
Ege denizinde Yunanistan’ın volkanik adası İncirli volkanında 1887 yılında yaşanan patlama, 2021 yılında yaşanan sismik hareketlilik ve yer deformasyonu gibi belirtilerin bu volkanın halen aktif olduğu yönünde belirtiler taşıdığı açıklandı. İrili ufaklı çok sayıda deprem üreten Gökova Körfezi ve Ege Denizinde geçmişte yaşanan volkanik patlamalar ve aktif fay hatları hakkında bilgi veren Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Gonca Kuşçu, Muğla bölgesinde aktif fay olarak bilinen volkan faylarının Datça Yarımadası Knidos üzerinden Yunanistan adaları İncirli ve İstanköy volkaniği olduğunu açıkladı. Ege Denizinde 1887 yılında Yunanistan’ın İncirli (Nısyros) adasında bir volkanik patlama oluştuğunu belirten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gonca Kuşcu, “Güney Ege aktif volkanik yayı Yunanistan’ın Mora yarımadasından başlayarak bir yay şeklinde doğuya doğru hemen Bodrum ve Datça açıklarında İstanköy, İncirli ve Sakarcılar volkanik sisteminde bitecek şekilde uzanmaktadır. Bu İstanköy adasının hemen güneyinde 161 bin yıl önce deniz altında meydan gelen bir patlama ile Kos İgnimbiriti adı verilen ve 110 km3 hacme ulaşan, dolayısıyla volkanik patlama indisi olarak da 7’ye karşılık gelen bir patlama çevre adalarda Tilos gibi, Kilimli gibi, Halki gibi yine denizde Datça-Bodrum yarımadalarında depolanmıştır. Biz Datça’da bu istifi onlarca metre kalınlıkta olduğunu görüyoruz. Bodrum’da ise biraz daha ince istifler görüyoruz. Yine sistemin ikinci aktif üyesi İncirli volkanı daha sonra gelişmeye başlamıştır. İncirli volkanı en genç ürünlerini 18 bin yıl önce vermiştir. Ancak 1887 yılında herhangi bir volkanik ürün üretmese de bir volkanik patlama olmuştur. Yine sıcak su çıkışları, magmatik gaz, sismik hareketlilik en son 2021 yılında yaşadığımız sismik hareketlilik yer deformasyonu gibi huzursuzluk belirtileri bize bu volkanın aktif olduğunu hatırlatmaktadır. Bu sistemin en genç üyesi Sakarcılar volkanı ise çok yaşlandırılmamakla birlikte en genç ürünleri 8-10 bin yıl olarak yaşlandırılmıştır. Biraz önce incirli volkanından bahsetmiştim. Bizim yaptığımız çalışmalarda Datça yarımadasında hemen Kos İgnimbriti üzerinde depolanan ve 3,5 metreden yarımadanın içlerine doğru 55 sentime kadar değişen kalınlıklarda istifleri olduğunu da gördük. Biz bu birimi 134 bin yıl olarak yaşlandırdık. Bu da o birim için gerçekleştirilen ilk yaşlandırmadır ” dedi.
18 Kasım 2023 Cumartesi - 11:28
(Özel) Türkiye dijital oyun sektöründe oyun kurucu oldu
Bursa’da bir şirket tarafından geliştirilen dijital oyun masası, eğlence sektörüne yeni bir trend getiriyor. Yazılımından, donanımına kadar yüzde 85 yerli üretim olan dijital oyun masası, Türkiye’nin dijital oyun sektöründe söz sahibi olmasının yolunu açtı. Üç mühendisin ortaklaşa geliştirdiği proje sayesinde artık bilgi, eğlence ve kıraathane oyunları dijital olarak oynanıyor. Taş çalma, kağıt saklama ve zar tutma tarih oluyor. Masa yüzeyine yerleştirilen 4K çözünürlüklü dokunmatik ekran ile 35 farklı oyun, 6 kullanıcıya kadar destekleniyor. Ayrıca masa yüzeyine yerleştirilen suya ve darbeye dayanıklı ekran sayesinde oyun masası dışında da kullanılabiliyor. Avrupa’daki muadillerinden farklı olarak içerisine yerleştirilen hayalet ekranlarla okey ve kağıt oyunları oynatma imkanı sağlayan dijital masadaki oyuncular hayalet ekran sayesinde yanlarındaki ve karşılarındaki oyuncuların ellerini göremiyor. Hayalet ekran teknolojisi ile patent alan şirket, dünyada tek olma özelliğini elinde bulunduruyor. Avrupa bize inanmadı 1 yıl içerisinde ürettik Dijital masanın Avrupa’daki benzerinin çok üzerinde bir ürün geliştirdiklerini yüzde 85 yerlilik oranına ulaştıklarını belirten Bambu Games kurucu ortaklarından Makine Mühendisi Halil İbrahim Yalnız, “Bir şirketten, hayalet ekran olmayan bir masanın distribütörlüğünü istedik. Bize sundukları şartlar o kadar ağır ve Türkiye piyasasına uyumsuzdu ki şartların değişmesini talep ettik. Yoksa "Türkiye’de biz üretiriz" dedik. Onlar tabi bize inanmadı, akabinde bir yıl içerisinde yazılımı, donanımı ve otomasyonu ile masayı bu hale getirdik. Şu an o şirket ile diyalog halindeyiz ve onlar bizim sistemimiz olan hayalet ekran kullanma izni talebinde bulundular” şeklinde konuştu. Yüzde 85’i Türkiye’de tedarik ediliyor Bünyesindeki oyunların Türk eğlence kültürüne uygun ve her yaştan kullanıcıya hitap ettiğini belirten Yalnız, “Bizim kültürümüze uygun bir şekilde, içeriğinde eğlence, kültür, bilgi yarışmaları, batak, 101, okey gibi oyunları masanın içerisine nasıl yerleştirebiliriz diye düşündük. İnovasyon uç fikirlerin dahice çözülmesiyle oluşuyor. Bir uç fikir olan hayalet ekran araştırmasına girip masanın içerisine otomasyonla entegresini gerçekleştirebildik. Bir prototip ürettik. Oyunları kendi bünyemizde 40 kişilik bir ekip yazdı. Arayüz geliştirdik. Bu masanın şasesi, otomasyonu ve her türlü detayını Bursa’da bir araya getiriyoruz. Masanın yüzde 85’i Türkiye’de tedarik ediliyor. Şu an tanıtma aşamasındayız” dedi. İçeriğinde 35 oyun hazır, yeni oyunlar geliştiriliyor Geliştirdikleri yazılımda 35 oyunun yer aldığını ve güncellemeye açık bir sistem olduğunu aktaran Yalnız, “Çocuk oyunlarından, bilgi oyunlarına, gençlerin çok sevdiği tabu, uno, kızma birader, 2 ve 4 kişilik satranç, pişti, tavla, gibi 35 oyun var. Türk spektrumunu göz önünde bulundurduk ve her kese hitap etmek istedik. Tabi bunu devamlı geliştiriyoruz. Sistemimiz online olarak güncelleniyor, yeni oyunlar ekleniyor. Oyunlar, grafikler, animasyonlar geliştirilerek online olarak güncelleyebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Şimdiden 6 patent aldı Ürünün 6 patent aldığını söyleyen Yalnız, “Dünya Patenti’ne 1 ay önce başvurduk. Ondan önce de patentlerimiz oldu, 6 patent sahibiyiz. Dünya Patentimizin başvurusu başarıyla sonuçlandı. Yüzde 85 yerli üretime sahibiz. Geriye kalan yüzde 15’ini de Türkiye’de tedarik etmek isterdik ama ne yazık ki üretilmiyor. Yüzde 15’i uzak doğu ülkelerinden tedarik ediyoruz. Oyun masamız Türkiye’nin 3 ilinde 7 farklı noktada hizmet vermeye başladı. Oyun salonları, kafeler ve eğitim merkezlerinde oyun masamız aktif olarak kullanılıyor. Masamızın içinde bulunan taş ve kağıt oyunlarını dijital ortama sunması bizi rakiplerimizin önüne geçiriyor. 2024 hedeflerimizde Avrupa pazarının yüzde 30’una sahip olmak ve Türkiye’de de 3 bin masa piyasaya sunmayı hedefliyoruz. Şu anda 5’i Bursa’da, 1 İstanbul ve 1 de Antalya olmak üzere 7 noktada masamız bulunuyor. Pozitif tepkiler geliyor. İnsanların telefonun içine gömülmeyip grup halinde dijital platformda eğlenmesini seyretmek gerçekten insana zevk veriyor. Bu masada 35 adet oyun var. Yılsonuna kadar bunu 100’e çıkarmayı planlıyoruz. Bu 35 oyunun içinde çocuk oyunları ve yetişkin oyunları diye böldük. Aileler de çocuklarını "gönül rahatlığı ile masanın başına bırakabilsin, eğitici oyunlar oynasın" diye oyunlar geliştirdik. Aynı zamanda yetişkinler için de eğlenceli oyunlar bulunuyor” şeklinde konuştu Hayalet ekran teknolojisi ile dünyada tek Dünyada bir ilk olarak hayalet ekran teknolojisini entegre ettiklerini ifade eden Kod Pilot Kurucusu ve Bambu Games ortaklarından Yazılım Mühendisi Enes Doğru, “Bizim şu an dünyada tek bir rakibimiz var. Bu rakibimiz Avrupa’da başarılı olmuş bir modele sahip. Biz de bunu daha da geliştirip Türkiye pazarına ve ardından dünya pazarına almayı hedefliyoruz. Rakibimizden ayrılan yönümüz şu, bizim hayalet ekranımız var. Bu hayalet ekranlar yanlarınızda ve karşınızda oturan kişinin ellerini görmemek için tasarlandı. Bu tarz oyunları masamızda oynatabilme özelliğine sahip olduk. Bunun dünya PST başvuruları yapıldı. Dünyada bir ilk olduğu için patentleri de bizde” dedi. Hileciler taş çalamayacak Sistemin oyunda hile yapılmasına izin vermediğini aktaran Doğru, “Oyunda taş çalamama olayı benim de canımı sıkıyor. Oyunun bir zevkli kısmı da o olabilir. Taş çalan arkadaşların işlerine su koymuş oluyoruz, artık taş çalamayacaklar. Hile yapıp yanındaki ve karşısındaki kişinin ellerini göremeyecekler. Dijital oyun masası kafe ve eğlence merkezleri için tasarlandı. Fakat ilerleyen süreçte farklı sektörlere de açılabilir. Biz bu oyunları şimdilik kafeler ve eğlence merkezleri için yazdık. Ama içerisinde uygulamayı istediğimiz gibi geliştirebildiğimiz için bunu her mekana ve işletmeye uyarlayabiliriz. Hatta 2 yıllık vizyonlarımızın içerisinde çocuklar için her okulun sınıfına koyulabilecek eğitim masaları olarak ta geliştirmeyi planlıyoruz. Burada da çocuklar kimya derslerinde deneyleri, elementlerin etkileşimlerini masada deneyleyerek görecekler. Bunu hedefliyoruz. Ev tipi modeller de geliştireceğiz. Aileler küçük bir masa satın alarak buradaki tüm oyunlara hakim olacaklar. İnternet şartı a gerektirmeyecek" dedi. 2 farklı yöntemle işletmelerin hizmetine sunulacak Ürünü işletmesinde kullanmak isteyenlere 2 farklı alternatifle satış modeli geliştirildiğini aktaran Doğru, “Bu modellerde 2 satış şartımız var, Türkiye’de bunu ya çevrimdışı modelde satıyoruz, burada internet sadece güncelleme için gerekli oluyor. Masa ilk açıldığında güncelleme aldıktan sonra internet şartı yok. Fakat ikinci modelimiz şu, biz bunu ortaklı olarak satıyoruz ve Bambu Games’e mobil uygulama geliştirdik. İnsanlar o uygulamaya girip süre satın alıp, QR kod ile masaya bağlanabiliyorlar. Burada kazanç toplayıcı olarak Bambu Games devreye giriyor. İşletmelere aylık hak edişlerini geri ödüyoruz. 2 tiple satışlarımızı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Ayda 200 adet üretiliyor hedef bin İlk etapta ayda 200 adet üretim kapasitesine ulaştıklarını, hedeflerinin aylık bin adet üretim yapmak olduğunu kaydeden Enes Doğru, “Türkiye’de markalaşmış ürünler çok fazla yok. Bizim buradaki amacımız, dijital ve eğitim masalarında marka çıkarmak. Bunu yaparken de AR-GE’si yapılmış, katma değeri yüksek ürünler geliştirmek. Bu da bu masada o ürünlerden biri aslında. Biz bu masayı geliştirirken alabildiğimiz her şeyi Türkiye’den almaya çok dikkat ettik. Burada gördüğünüz yazılım ve donanımların çoğu Türkiye’den. Yüzde 85 gibi bir oran verebilirim. Sadece parçayı eğer Türkiye’de bulamadıysak yurt dışından getirmek zorunda kaldık. Ama bu yüzde 85 yerli bir proje diyebilirim. Şu an sanayide bulunan tesisimizde 200 adet ürün üretebiliyoruz. Ama bizim buradaki hedefimiz aylık bine çıkmak” diye konuştu. Dijital oyun masası, darbelere, suya karşı dayanıklı olarak üretildi. Üzerinde yemek ve içecek de tüketilebiliyor.
18 Kasım 2023 Cumartesi - 09:43
Uzmanlar araştırdı, Türkiye’de sosyal ağ yorgunluğu görüldü
Türkiye genelinde yapılan bir araştırma sonucunda, kişilerde sosyal ağ kullanımından uzaklaşmaya yönelik işaretler tespit edildi. Araştırma neticesinde illerin sosyal ağ yorgunluğu açıklandı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar, Selçuk Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Birol Gülnar danışmanlığında hazırladığı doktora tezinde Türkiye’nin sosyal ağ yorgunluğu yaşadığını belirledi. 2022 yılında başlayan ve 5 ayın sonunda tamamlanan araştırmada en az sosyal ağ yorgunluğu yaşayan şehrin Erzincan, en yoğun sosyal ağ yorgunluğu yaşayan ilin Afyonkarahisar olduğu belirlendi. Bölge bazında ise Güney Doğu ile Doğu Anadolu bölgelerinin batı bölgelerine göre daha fazla sosyal ağ yorgunluğu yaşadıkları tespit edildi. Araştırmada, kişilerin yaşadıkları sosyal ağ yorgunluğunun kendilerinden kaynaklamadığı görülürken, kullanıcılar; platformlarda yer alan aşırı miktardaki bilgi, sürekli iletişim hali ya da sosyal ağların kendi teknik özelliklerine bağlı olarak yorgunluğa maruz kaldığı belirtildi. Araştırma 81 ili kapsıyor Türkiye’de ilk olan araştırma ile ilgili bilgiler veren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar, “Çalışmamız aslında 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Pazar araştırmacıların bulduğu bir durum tespitidir. Şöyle ki sosyal ağların kullanım oranlarında ki düşüşe ve bu düşüşün kişiler üzerinde ortaya çıkarttığı fiziksel ve ruhsal nedenlere dayanan bir araştırmadır. Araştırmada Türkiye’de ilk Prof. Dr. Birol Gündar ve benim tarafımdan doktora tezi olarak hazırlandı. Araştırmayı biz tüm Türkiye`de yani 81 ili temsil edecek şekilde yapılandırdık. Kavramın yani sosyal ağ yorgunluğunun nasıl üretildiğine baktığımızda ise büyük Pazar şirketleri kullanım oranlarında 2011 yılında 2010’a göre yüzde yirmilik bir düşüşten bahsediyor. Bu oran sosyal ağ için yüksek bir oran. Pazar araştırmacılar bunun yani insanların neden artık platform kullanmaktan uzaklaştığının araştırılması gerektiğini literatür kısmına yöneltiyor. Yani biraz daha bu işle uğraşan bilim adamlarının araştırma yapmasını söylüyor” ifadelerine yer verdi. “Sosyal ağ yorgunluğu Türkiye’de mevcut” Pazar araştırmacılarının temel nedeninin reklam olduğuna dikkat çeken Nihal Acar, “Çünkü onlar sosyal ağlar üzerinden reklam aldığı için kullanılmayan bir platforma da ister istemez hiçbir firma reklam vermez. Araştırma da 2 boyut elde ettik. Vatandaşların sosyal ağ kullanımı sonucunda 2 olumsuz durumla karşılaştığını tespit ettik. Bunlardan bir tanesi teknostres, yani sosyal ağ kullanımına bağlı olarak kişilerin bunalma, stres, depresyon, anksiyete. Fiziksel anlamda da kas ve eklem ağrıları sürekli masa başında oturmaktan ya da göz bozuklukları, ani kalp atışı, nefesin aniden yükselmesi gibi durumlar tespit edilir. Ama araştırmanın bir diğer ilginç boyutunda da tükenme. Yani Kişiler artık yavaş yavaş sosyal ağ kullanmak istemiyor. Örnek verecek olursak bir sosyal ağ platformu temmuz ayında kendisine bağlı küçük bir üretip piyasaya sürdü. Burada ki temel neden kullanıcı sayısını düşürmemek, kullanıcı sayısını kaybetmemek olarak söylenebilir. Sosyal ağ yorgunluğu artık bizim ülkemizde mevcut. Kişiler özellikle ağ kullanımından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı” şeklinde konuştu.
17 Kasım 2023 Cuma - 18:29
Sultanbeyli’de Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezi açıldı
Sultanbeyli Belediyesi tarafından 14 bin metrekare alan üzerine, çok fonksiyonlu bir merkez olarak kurulan Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezi’nin açılışı İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılımıyla yapıldı. Türkiye Yüzyılı’nda Sultanbeyli yeni eserler ve yeni hizmetler kazanmaya devam ediyor. Çok fonksiyonlu olarak inşa edilen ve alanında ilkler arasında yer alan Sultanbeyli Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Açılışa İstanbul Valisi Davut Gül, Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin ve Sultanbeylili vatandaşlar katıldı. İçerisinde Afet Koordinasyon ve Yönetim Merkezi, eğitim merkezi, seminer salonu, mutfak, erzak depoları, Arama Kurtarma Timi malzeme depoları, Turgut Cansever Kütüphanesi, revir ve müşahede odası bulunan merkez; peyzaj uygulamalarıyla da bir yaşam alanına dönüştürüldü. Merkezin bahçesinde çocuk oyun alanı, koşu pisti, 4 bin 400 metrekare yeşil alan ve her biri 4’er kişilik konaklama alanlarına dönüştürülebilir kamelyalar da bulunuyor. Öte yandan afet merkezine ilerleyen günlerde geçici sığınma evleri de ilave edileceği öğrenildi. Bin metrekare kapalı eğitim alanına sahip merkezde ilçe sakinlerine ve binlerce gence afetlerle ilgili eğitimler verilebilecek. Eğitimler için oluşturulan özel alanda sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak yangın ve sellere yönelik afet bilinci eğitimleri, sanal oda, son teknoloji ile donatılmış ilk yardım eğitim alanı, interaktif söndürme cihazlarının kullanılacağı yangın eğitim simülasyonu, 2 eksenli deprem simülatörü ve eğitim salonu, 5D sinema salonu, dumanlı alanlardan kaçış koridoru, yaşanmış bir deprem sonrası oluşacak yıkımı gözlemleyebilmek için hazırlanan enkaz koridoru bulunuyor. Bu eğitim istasyonları ile afet durumlarında neler yapılması gerektiği hakkında vatandaşlara bilinçlendirme eğitimleri verilecek. Bahçesinde bulunan ve gündelik yaşamda piknik alanı olarak hizmet verecek olan kamelyalar ise olabilecek bir afet durumunda hızlı ve pratik şekilde 4’er kişilik konaklama alanına dönüşerek, şehir dışından yardıma gelecek ekipler için konaklama alanı ihtiyacını karşılayacak. Açılışta konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Burada sadece deprem değil diğer afet türleri ile ilgili de bilgi veriliyor. Afet ve benzeri durumlarda toplanma alanı alt yapısı hazır yerlerin olması da çok önemli. 39 ilçemizin tamamını gezdim, bu kalitede, bu büyüklükte ve bu kadar kapsamlı ilk defa gördüm. Ben belediye başkanımız ve ekibine teşekkür ediyor ve tebrik ediyorum" dedi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin ise, "6 Şubat tarihinde Türkiye’mizin 11 ilini etkileyen bir deprem, bir felaket yaşadık ve biz buna asrın felaketi dedik. 50 bin vatandaşımızı kaybettik. Onlara rahmet diliyorum. 100 bin vatandaşımız da yaralandı, onlara da şifalar diliyorum. Ülkemiz deprem kuşağında, iklim değişikliklerinin neticesinde hem dünyada hem de ülkemizde çeşitli felaketlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bundan dolayı felaket öncesi, felaket esnası ve felaket sonrası yapılabilecekler var. Bizler özellikle Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezimizi açtık ve bu merkezi Sultanbeylimizin hem de İstanbul’umuzun hizmetine sunmuş olduk. 14 bin metrekare içerisinde burada özellikle evlatlarımızın, gençlerimizin, eğitim görebilecekleri sadece depremle ilgili değil, diğer bütün felaketlerle ilgili eğitimler alabilecekleri alanlarımızı oluşturduk. Burada büyük bir koordinasyon merkezimiz var aynı zamanda Turgut Cansever Kütüphanemizi açtık. Dünyanın ve Türkiye’nin önemli bir mimarı olan Turgut Cansever’in İstanbul’la ve depremle ilgili projelerinin de hatırlatılması, farkındalık oluşturulması için bu kütüphanemizi de buraya açmış olduk. Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezimizin İstanbul’umuza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
17 Kasım 2023 Cuma - 18:26
Sultanbeyli’de Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezi açıldı
Sultanbeyli Belediyesi tarafından 14 bin metrekare alan üzerine, çok fonksiyonlu bir merkez olarak kurulan Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezi’nin açılışı İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılımıyla yapıldı. Türkiye Yüzyılı’nda Sultanbeyli yeni eserler ve yeni hizmetler kazanmaya devam ediyor. Çok fonksiyonlu olarak inşa edilen ve alanında ilkler arasında yer alan Sultanbeyli Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Açılışa İstanbul Valisi Davut Gül, Sultanbeyli Belediye Başkan’ı Hüseyin Keskin ve Sultanbeyli’li vatandaşlar katıldı. İçerisinde Afet Koordinasyon ve Yönetim Merkezi, eğitim merkezi, seminer salonu, mutfak, erzak depoları, Arama Kurtarma Timi malzeme depoları, Turgut Cansever Kütüphanesi, revir ve müşahede odası bulunan merkez; peyzaj uygulamalarıyla da bir yaşam alanına dönüştürüldü. Merkezin bahçesinde çocuk oyun alanı, koşu pisti, 4 bin 400 metrekare yeşil alan ve her biri 4’er kişilik konaklama alanlarına dönüştürülebilir kamelyalar da bulunuyor. Öte yandan afet merkezine ilerleyen günlerde geçici sığınma evleri de ilave edileceği öğrenildi. Bin metrekare kapalı eğitim alanına sahip merkezde ilçe sakinlerine ve binlerce gence afetlerle ilgili eğitimler verilebilecek. Eğitimler için oluşturulan özel alanda sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak yangın ve sellere yönelik afet bilinci eğitimleri, sanal oda, son teknoloji ile donatılmış ilk yardım eğitim alanı, interaktif söndürme cihazlarının kullanılacağı yangın eğitim simülasyonu, 2 eksenli deprem simülatörü ve eğitim salonu, 5D sinema salonu, dumanlı alanlardan kaçış koridoru, yaşanmış bir deprem sonrası oluşacak yıkımı gözlemleyebilmek için hazırlanan enkaz koridoru bulunuyor. Bu eğitim istasyonları ile afet durumlarında neler yapılması gerektiği hakkında vatandaşlara bilinçlendirme eğitimleri verilecek. Bahçesinde bulunan ve gündelik yaşamda piknik alanı olarak hizmet verecek olan kamelyalar ise olabilecek bir afet durumunda hızlı ve pratik şekilde 4’er kişilik konaklama alanına dönüşerek, şehir dışından yardıma gelecek ekipler için konaklama alanı ihtiyacını karşılayacak. Açılışta konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Burada sadece deprem değil diğer afet türleri ile ilgili de bilgi veriliyor. Afet ve benzeri durumlarda toplanma alanı alt yapısı hazır yerlerin olması da çok önemli. 39 ilçemizin tamamını gezdim, bu kalitede, bu büyüklükte ve bu kadar kapsamlı ilk defa gördüm. Ben belediye başkanımız ve ekibine teşekkür ediyor ve tebrik ediyorum" dedi. Açılışta konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, "6 Şubat tarihinde Türkiye’mizin 11 ilini etkileyen bir deprem, bir felaket yaşadık ve biz buna asrın felaketi dedik. 50 bin vatandaşımızı kaybettik. Onlara rahmet diliyorum. 100 bin vatandaşımız da yaralandı, onlara da şifalar diliyorum. Ülkemiz deprem kuşağında, iklim değişikliklerinin neticesinde hem dünyada hem de ülkemizde çeşitli felaketlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bundan dolayı felaket öncesi, felaket esnası ve felaket sonrası yapılabilecekler var. Bizler özellikle Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezimizi açtık ve bu merkezi Sultanbeylimizin hem de İstanbul’umuzun hizmetine sunmuş olduk. 14 bin metrekare içerisinde burada özellikle evlatlarımızın, gençlerimizin, eğitim görebilecekleri sadece depremle ilgili değil, diğer bütün felaketlerle ilgili eğitimler alabilecekleri alanlarımızı oluşturduk. Burada büyük bir koordinasyon merkezimiz var aynı zamanda Turgut Cansever Kütüphanemizi açtık. Dünyanın ve Türkiye’nin önemli bir mimarı olan Turgut Cansever’in İstanbul’la ve depremle ilgili projelerinin de hatırlatılması, farkındalık oluşturulması için bu kütüphanemizi de buraya açmış olduk. Afet Koordinasyon ve Eğitim Merkezimizin İstanbul’umuza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. (EŞG-CGK-
17 Kasım 2023 Cuma - 12:52
Eşarj’dan Ankara’nın en büyük elektrikli araç şarj istasyonu
Enerjisa Enerji’nin hisselerinin tamamına sahip olduğu elektrikli araç şarj istasyonu operatörü Eşarj, Ankara’nın en büyük elektrikli araç şarj istasyonunu kurdu. Türkiye’nin ilk ve en fazla hızlı şarj istasyonuna sahip olan Enerjisa Enerji’ye bağlı Eşarj, elektrikli araç sayısının her geçen gün arttığı Ankara’da bir AVM’de aynı anda en fazla araca hizmet verebilen şarj istasyonu kurdu. Müşterilerine hızlı ve avantajlı şarj imkanları sunma amacıyla 2023 yılı sonuna kadar ulaşmayı hedeflediği bin istasyona doğru kararlı adımlarla ilerleyen şarj istasyonu operatörü, istasyonlarında kısa sürede şarj deneyimi sunuyor. 75’ten fazla şehirde 800 istasyon Sektörün ilki olarak arka arkaya yaptığı yatırımlar ve yenilikçi uygulamalar ile ‘ilklerin şirketi’ unvanına sahip olan Eşarj, Türkiye’de elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması ile beraber yatırımlarını hızlandırdı. 2008 yılında kurulan ilk elektrikli araçlar şarj istasyonu oyuncusu olarak firma, 75’ten fazla şehirde yaklaşık 600’ü yüksek hızlı (DC) olmak üzere toplam 800 istasyona ulaştı. İstasyonlarında bir 400 üzerinde soket ve 50 MWh’in üzerinde kurulu güce sahip olan firma, global markaların elektrikli araç modelleri ile Türkiye’nin ilk yerli otomobili Togg’un satışlarının artması ile birlikte artan şarj istasyonu ihtiyacına da hızlıca cevap veriyor. Ankara’daki 200’ün üzerinde hızlı şarj istasyonu soketinden 100’den fazlasına sahip olan firma, AVM’nin açık ve kapalı otoparklarında kurduğu istasyonda 9 DC ve 2 AC şarj cihazı ile toplamda 1 MWh kurulu güce sahip cihazlarla aynı anda 20 araca şarjlanma hizmeti verebilecek. İstasyonda farklı kW’larda cihazlar bulunurken, elektrikli araç sahipleri ağırlıklı olarak 120kW gücünde cihazlarla şarjlanma deneyimini tecrübe edebilecekler. Sürücüler AVM’de vakit geçirirken, istasyonda hızlı ve avantajlı bir şekilde araçlarını şarj edebilecek. “Türkiye elektrikli araç şarj istasyonu ağının yüzde 20’sini biz yönetiyoruz” Elektrikli araç şarj istasyonu yatırımlarıyla müşterilerine en iyi ve en hızlı deneyimi yaşatmaya devam edeceklerini dile getiren Eşarj Genel Müdürü Barış Altınay, "Türkiye’nin ilk elektrikli şarj operatörü olarak sektöre öncü uygulamalar geliştiriyor ve her yeni istasyon ile ülkemizin elektrikli araçların yaygınlaşması hedefine doğrudan katkıda bulunmuş oluyoruz. EPDK’nın son verilerine göre Türkiye’de yaklaşık her 14 araca bir DC şarj noktası düşüyor ve araç başına düşen DC şarj noktası açısından Türkiye, Avrupa genelinde birinci sırada bulunuyor. Bununla beraber 60 binin üzerinde elektrikli araç parkı bulunuyor fakat hem global markaların elektrikli araç modellerinin yaygınlaşması hem de yerli otomobilimiz Togg ile birlikte bu ihtiyaç günden güne artıyor. Türkiye elektrikli araç şarj istasyonu ağının yüzde 20’sini biz yönetiyoruz. Ankara’nın en önemli güzergahlarında ve AVM’lerinde bulunan 200’ün üstünde DC soketin 100’den fazlası bize ait. Armada AVM’de açtığımız yeni şarj istasyon alanı ile de aynı anda 20 araca şarj hizmeti verebilen bir ‘hub’ oluşturmuş bulunuyoruz. 2023 sonuna kadar 81 ilde en az bir yüksek hızlı (DC) olmak üzere toplam bin istasyon kurma hedefimize emin adımlarla ilerlerken, önemli bir kilometre taşı olan bu istasyon alanında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim” dedi. Elektrikli araçların karbon emisyonlarını azaltmada tam potansiyellerine ulaşmaları için çalışan Türkiye’nin ilk şarj operatörü olan Eşarj, yenilebilir enerji sertifikası alan ilk şarj operatörü (IREC, YEK-G), ilk DC şarj istasyonu ve elektrikli araç markaları ile anlaşmalı ilk şarj operatörü unvanına da sahip.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder