GÜNDEM - 30 Ocak 2026 Cuma 13:48

BEUN Karadeniz Ereğli MYO ile Bilişim Teknolojileri MYO Akademik Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi

A
A
A
BEUN Karadeniz Ereğli MYO ile Bilişim Teknolojileri MYO Akademik Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu (MYO) ve Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu 2025-2026 Yılı Akademik Kurul Toplantısı gerçekleştirildi.


Kepez Kampüsünde gerçekleşen toplantıya; BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Fatih Erdoğdu, Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır, müdür yardımcıları ve akademisyenler katıldı.


Toplantıda her iki meslek yüksekokulun müdürleri 2024-2025 Akademik Yılı’nda yapılan faaliyetler üzerine genel bir sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Erdoğdu ve Dr. Öğr. Üyesi Çakır sunumlarında 2025-2026 Akademik Yılı’nda yapılacak olan çalışmalar, yeni akademik yıl planı, akademik ve idari personel ile öğrenci sayıları, fakültede tamamlanan ve devam eden bilimsel ve sosyal projeler ile akademik çalışmalar hakkında detaylı bilgi aktardı. Müdür Erdoğdu ve Müdür Çakır ayrıca akademik yıl içerisinde faaliyete geçirmeyi hedefledikleri projeler, öğrencilere yönelik sosyal, kültürel ve toplumsal etkinlikler üzerine de bilgi vererek her iki meslek yüksekokulun gelişimine her daim destek olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sunup sözlerini tamamladılar.


Yapılan sunumların ardından konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, 2024-2025 Akademik Yılı’na ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Konuşmasında, 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi’nin Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesi için hayırlı olmasını temenni eden Prof. Dr. Kutoğlu, yeni dönemin başarılarla dolu geçmesini diledi. Meslek yüksekokullarının yalnızca akademik başarılarıyla değil; aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili sektörlerle yürüttükleri bilimsel projeler, akademik iş birlikleri ve toplumsal katkı odaklı faaliyetlerle de öne çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Kutoğlu, meslek yüksekokullarının üniversite bünyesinde hem teorik hem de uygulamalı eğitim açısından son derece önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti.


Öğrencilerin ÜNİDES kapsamında destek almaya hak kazanan projelerinin büyük bir kazanım olduğunu belirten Prof. Dr. Kutoğlu; yapay zekâ, siber güvenlik, bulut bilişim, mobil yazılım uygulamaları ve oyun geliştirme gibi pek çok alanda hazırlanan yenilikçi projelerin, öğrencilerin vizyonunu ve yetkinliğini ortaya koyması bakımından son derece kıymetli olduğuna dikkat çekti. Akademik öğretim süreçlerinde meslek yüksekokulu öğrencilerinin, sektörün ve çağın gerektirdiği koşulları dikkate alan, sorun çözme becerisine sahip, mesleki sorumluluğunun bilincinde, üretken ve girişimci bireyler olarak yetiştirilmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kutoğlu, bu anlayışın üniversitenin temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. Konuşmasının sonunda, üniversitenin tüm birimlerinin gelişimi için büyük destek sunan başta Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere, meslek yüksekokullarının akademik camiadaki görünürlüğüne değer katan tüm akademik ve idari personele teşekkürlerini sundu.


Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu ile Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu 2025-2026 Akademik Yılı Akademik Kurul Toplantısı, BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun ulusal ve uluslararası indekslerde yayımlanan bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenlere teşekkür belgelerini takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



BEUN Karadeniz Ereğli MYO ile Bilişim Teknolojileri MYO Akademik Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş duruşmasında İSFALT eski Genel Müdürü savunma yaptı: "Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali savunma yaptı. Sırali savunmasında "İddianamede suçlama konusu ihaleler İSKİ ihalesinin serim işlerinin alt taşeron ihaleleridir. Bu ihale süreçleri benden önce nasıl yürütülüyorsa aynı yöntemle yürütülmüştür. Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur" dedi. Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine mahkeme tarafından verilen bir saatlik aranın ardından devam edildi. Aranın ardından ‘ihaleye fesat karıştırmak’ suçundan tutuklu olan Esenyurt Belediyesi’ne bağlı ESPAŞ personeli Mert Çelik savunma yaptı. Çelik "Ben 10 yıldır Esenyurt Belediyesi’nde farklı görevlerde çalıştım. Ben iddianamede yer alan ihalenin olduğu gün hastaneye gittim. İhale öncesinde ihaleyi hazırlayan birimde değilim. Komisyonda zorunlu mali üye olarak yer aldım. Bu nedenle imzam var. 13 aydır tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum. İhaleye ben katılmadım" dedi. Tutuklu İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali savunmasında "İSFALT ben göreve geldiğimde mali olarak kötü durumdaydı. Göreve başladığımda şirketin icra aşamasına gelmiş vergi ve SGK borcu bulunmaktaydı. Hatta çarşamba günü göreve başladım cuma günü ise şirkete icra tebliği geldi. İşlerden elde edilen gelir arttıkça asfalt üretimini kendi tesislerimizde karşılayabilir hale geldik. Ancak asfalt serim ekipmanımız bulunmadığından, işleri alt taşeronlara ihale etmek durumunda kaldık. İddianamede suçlama konusu yapılan ihaleler de bu kapsamda. İddianamede suçlama konusu ihaleler İSKİ ihalesinin serim işlerinin alt taşeron ihaleleridir. Bu ihale süreçleri benden önce nasıl yürütülüyorsa aynı yöntemle yürütülmüştür. Hem iç hem dış denetimlerden geçen ihalelerde fesat karıştırmaya yönelik bir tespit bulunamamıştır. Bu ihalelere ilişkin bilirkişi raporunda mevzuata uygun olduğu belirtilmektedir. Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur. İSFALT’tan kendi isteğim ile istifa ettim. Ben şirketi kara geçirdim ve görevimden ayrıldım. İddianamede bir ihaleden söz ediliyor İSFALT’a araç alımı işe ilgili ama bu benim dönemimde gerçekleşmedi, bilgim yok. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" şeklinde konuştu. Duruşmaya diğer sanıkların savunmaları ile devam ediliyor.
Erzurum ETSO’nun Güney Kore hamlesi tamamlandı: Seul’de 4 günlük ticaret diplomasisi Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) tarafından "Yurt Dışı Hamlesi" kapsamında Güney Kore’ye düzenlenen iş gezisi başarıyla tamamlandı. Medikal, kozmetik ve laboratuvar malzemeleri sektörlerinde faaliyet gösteren 28 firma ile Seul’e çıkarma yapan ETSO heyeti, büyükelçilik ziyaretinden teknoloji fuarına, üretim incelemelerinden B2B görüşmelerine kadar dolu dolu bir takvim izledi. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle organize edilen Güney Kore Sektörel Ticaret Heyeti programı sona erdi. TOBB Üst Kurul Delegesi ve ETSO Meclis Üyesi Haktan Ömeroğlu’nun başkanlığını yürüttüğü ve ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu’nun da yer aldığı 28 kişilik heyet, başkent Seul’deki temaslarıyla Erzurum’un üretim gücünü Uzak Doğu pazarına taşıdı. Başkan Özakalın: "Teknolojik gelişmeleri ve yenilikçi vizyonu şehrimize taşıyoruz" Programın sonuçlarını değerlendiren TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, yurt dışı hamlesinin sadece pazar bulmak değil, vizyon kazanmak olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Firmalarımızı küresel rekabete hazırlamak adına başlattığımız bu hareketin ilk somut ve güçlü adımını Güney Kore’de attık. Devletimizin ve Ticaret Bakanlığımızın sağladığı eşsiz desteklerle firmalarımız dünyanın en önemli pazarlarından birinde bayrağımızı dalgalandırdı. Temel amacımız; dünyadaki teknolojik gelişmeleri ve yenilikçi üretim modellerini yerinde inceleyerek, Erzurum’un üretim potansiyelini doğru pazarlarla ve çağın gerektirdiği vizyonla buluşturmaktır." Ömeroğlu: "Erzurum firmaları için yeni bir kapı araladık" Heyet Başkanlığını yürüten Haktan Ömeroğlu ise yaptığı değerlendirmede, organizasyonun sektörel açıdan nokta atışı olduğunu belirtti. Ömeroğlu, "Medikal, kozmetik ve laboratuvar malzemeleri alanında dünyanın en ileri teknolojilerine sahip ülkelerinden biri olan Güney Kore’de bulunmak firmalarımız için büyük bir vizyon kazanımıdır" dedi. Seul’de 4 günlük ticaret diplomasisi: Adım adım yurt dışı hamlesi Haktan Ömeroğlu başkanlığındaki Erzurum heyetinin Güney Kore’deki yoğun mesaisi şu stratejik duraklarla yapıldı. Program kapsamında ilk gün Büyükelçilik Ziyareti ve Pazar Sunumu Programın ilk günü diplomatik ilişkilere ayrıldı. ETSO Heyeti, Türkiye Cumhuriyeti Seul Büyükelçiliği’ne nezaket ziyaretinde bulundu. Heyeti makamında ağırlayan Ticaret Ataşesi Özlem Üntez, Güney Kore pazarının dinamikleri, teknolojik altyapısı ve iş yapma kültürü hakkında heyete kapsamlı bir sunum yaptı. Heyet ikinci gün Seul Ticaret Odası ve Büyükşehir Belediyesi Temasları İkinci gün, kurumsal iş birlikleri ve kültürel bağların güçlendirilmesiyle geçti. Heyet program kapsamında iki ayrı önemli ziyarette bulundu. İlk olarak Seul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ile görüşülerek kentsel ticaret yönetimi hakkında bilgi alındı. Ardından Seul Ticaret Odası ziyaret edildi. Burada Genel Sekreter’den 150’nin üzerinde firmanın üretim kapasiteleri hakkında brifing alındı ve mesleki eğitim kampüsleri incelendi. Heyet ayrıca, Kore Savaşı’nda şehit düşen askerlerimizin anısına Kore Barış Müzesi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Programın üçüncü gününde, Fuar Çıkarması ve Teknoloji Takibi Heyet, programın üçüncü gününde Seul’de düzenlenen uluslararası fuara katılım sağladı. Medikal, kozmetik ve laboratuvar malzemeleri alanında stant açan Güney Koreli ve uluslararası firmaların ürünlerini yerinde inceleyen Erzurum heyeti, sektördeki son teknolojik gelişmeler, Ar-Ge çalışmaları ve inovatif üretim bantları hakkında detaylı bilgi topladı. Son gün programında ise ikili İş Görüşmeleri (B2B) ve Büyükelçi’nin Katılımı Gezinin finali, en kritik ticari adımla yapıldı. Erzurum firmaları, düzenlenen ikili iş görüşmeleri (B2B) etkinliğinde Güney Koreli muhataplarıyla bir araya geldi. Toplamda 57 Koreli firma ile yüz yüze görüşme sağlandı. Yoğun günde Seul Büyükelçisi Murat Tamer, heyeti B2B görüşmelerinin yapıldığı salonda ziyaret ederek toplantılara bizzat katıldı. Firmaların görüşmelerine eşlik eden Büyükelçi Tamer, Erzurum firmalarının yurt dışı yolculuğunda Büyükelçilik olarak tam destek vereceklerini yineledi. Ayrıca Ticaret Bakanlığı Uzmanı Muhammet Furkan Altınsoy da heyetle birlikte incelemelerde bulunarak sürece rehberlik etti. Heyet yurda dönüyor Güney Kore’de Erzurum ekonomisi adına verimli temaslarda bulunan, teknolojik yenilikleri yerinde inceleyen ETSO heyeti, 31 Ocak 2026 Cumartesi günü yurda döneceği belirtildi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhalefete tepki: "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’ye tepki göstererek, "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete "takoz^" benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlemenin, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi. Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm Karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet Hakk’a hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu. Türkiye’nin direksiyonuna geçtikleri 2002’den bu yana her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayiine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin kötü talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu. "Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı" "Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; ’Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz’ dediler. ’Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar’ dediler. ’Petrol lobisine hizmet ediyorlar’ dediler. ’Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter’ dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; ’Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar’ diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi. "Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık" Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. ’Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım’ diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, ’Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır’ diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. ’Bölünmüş yollar bizi bölecek’ diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu. "Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu. "Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?" Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.