Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Adana’da 2026’da 4 bin 700 gıda denetiminde, 3 milyon 200 bin lira ceza kesildi
23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:01:42
Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, 2026 yılında 4 bin 700 firmanın kontrol edildiğini, uygunsuz görülen 34 işletmeye toplamda 3 milyon 200 bin lira ceza uygulandığını söyledi. Adana’da Ramazan ayında fırınlara yönelik denetimler artırıldı. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde hijyen, gramaj ve üretim şartları kontrol edildi. Denetimlere katılan Bayazıt, 2026 yılında yapılan denetim ve cezai işlemlere dikkat çekerek, "2026 yılında bugüne kadar 4 bin 700 denetim gerçekleştirdik. Uygunsuz gördüğümüz 34 işletmemize de toplamda 3 milyon 200 bin lira ceza uyguladık" dedi. Ramazan ayında bazı ürün gruplarında tüketimin arttığını belirten Bayazıt, bu nedenle denetimlerin yoğunlaştırıldığını ifade etti. Bayazıt, "Ramazan ayı içerisinde belli ürün gruplarında tüketim artıyor. Tüketiciler bu ürün gruplarına yöneliyor. Biz de bu ürün gruplarını üreten gıda işletmelerine yönelik denetimlerimizi yoğunlaştırıyoruz. Ramazan ayı boyunca ilimiz genelinde fırın denetimlerini yoğunlaştıracağız" diye konuştu. İl genelinde 17 bin 500 gıda işletmesi bulunduğunu ifade eden Bayazıt, 2025 yılında toplam 37 bin 210 denetim gerçekleştirildiğini, bu denetimlerde uygunsuz bulunan 630 işletmeye 73 milyon 600 bin lira idari para cezası uygulandığını sözlerine ekledi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:41
Adana’da 2026’da 4 bin 700 gıda denetiminde, 3 milyon 200 bin lira ceza kesildi
Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, 2026 yılında 4 bin 700 firmanın kontrol edildiğini, uygunsuz görülen 34 işletmeye toplamda 3 milyon 200 bin lira ceza uygulandığını söyledi. Adana’da Ramazan ayında fırınlara yönelik denetimler artırıldı. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde hijyen, gramaj ve üretim şartları kontrol edildi. Denetimlere katılan Bayazıt, 2026 yılında yapılan denetim ve cezai işlemlere dikkat çekerek, "2026 yılında bugüne kadar 4 bin 700 denetim gerçekleştirdik. Uygunsuz gördüğümüz 34 işletmemize de toplamda 3 milyon 200 bin lira ceza uyguladık" dedi. Ramazan ayında bazı ürün gruplarında tüketimin arttığını belirten Bayazıt, bu nedenle denetimlerin yoğunlaştırıldığını ifade etti. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt Bayazıt, "Ramazan ayı içerisinde belli ürün gruplarında tüketim artıyor. Tüketiciler bu ürün gruplarına yöneliyor. Biz de bu ürün gruplarını üreten gıda işletmelerine yönelik denetimlerimizi yoğunlaştırıyoruz. Ramazan ayı boyunca ilimiz genelinde fırın denetimlerini yoğunlaştıracağız" diye konuştu. İl genelinde 17 bin 500 gıda işletmesi bulunduğunu ifade eden Bayazıt, 2025 yılında toplam 37 bin 210 denetim gerçekleştirildiğini, bu denetimlerde uygunsuz bulunan 630 işletmeye 73 milyon 600 bin lira idari para cezası uygulandığını sözlerine ekledi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:20
(Düzeltme) Adana’da köyü su bastı, yollar kapandı: Bir kamyon suya gömüldü
Adana’nın Karaisalı ilçesine bağlı Etekli Mahallesi’nde etkili olan yağışların ardından köyü su bastı. Yağmur sonrası sular altında kalan mahalle adeta göle dönerken, çevre köylerle bağlantıyı sağlayan yollar tamamen ulaşıma kapandı. Karaisalı’nın Etekli Mahallesi’nde yağışların ardından bazı yolların suyla kaplanması nedeniyle ulaşım sağlanamazken, bir kamyonun da suya gömüldüğü öğrenildi. Mahalle sakinleri, günlerdir suyun çekilmesini beklediklerini ifade etti. Mahallede yaşayan Sadi Büyükdoğa, köyün 3-4 gündür bu halde olduğunu belirterek, birçok köy yolunun kapalı olduğunu söyledi. Büyükdoğa, yardım beklediklerini dile getirdi. Yağış sonrası bölgede oluşan su birikintilerinin çekilmesi için çalışma yapılması bekleniyor.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:16
Efes’in 7 katı büyüklüğündeki Anavarza ile Kozan turizm sezonuna hazırlanıyor
ADANA (İHA) – Adana’nın narenciye, bal ve kuru meyve üretiminde öncü ilçesi Kozan, Efes Antik Kenti’nin yedi katı büyüklüğünde olduğu belirtilen tarihi Anavarza Antik Kenti, turizmde hak ettiği payı almak için hazırlıklara başladı. Nisan ayında portakal çiçeği kokuları eşliğinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanan ilçe için turizm paydaşları bir araya geldi. Kozan Belediyesi, ilçenin turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla Adana Turist Rehberleri Odası yönetimi ile yerli ve yabancı turistlere rehberlik yapan profesyonelleri ilçede ağırladı. Gün boyu tarihi ve turistik alanları gezen heyet, iftarın ardından Tarihi Arıkan Konağı’nda bir araya geldi. Her yıl yaklaşık 700 bin turistin katıldığı Portakal Çiçeği Karnavalı’nın bir ayağının Kozan’da gerçekleştirilmesi için girişimlerin tamamlandığı belirtilirken, karnavalın ikinci haftasında ilçeye yerli ve yabancı turist kafilelerinin gelmesi için hazırlıkların sürdüğü ifade edildi. "Kozan’ı sadece üretimle anlatmak eksik kalır" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin yalnızca tarımla değil; tarih, doğa ve ekoturizm potansiyeliyle de ön plana çıkması gerektiğini söyledi. Atlı, "Kozan’ı gittiğimiz her yerde anlatıyoruz. Biz üretken bir ilçeyiz ancak Kozan’ı sadece üretim ve tarımla ilişkilendirmek, ilçenin yalnızca bir yönünü anlatmak olur. Kozan aynı zamanda tarih, turizm, ekoturizm ve doğal güzellikler demektir" dedi. İlçenin çok katmanlı tarihine dikkat çeken Atlı, "Kalesi Asurlulardan, köprüsü Romalılardan, camisi Memlüklerden kalan ve sadece 500 metrelik bir alanda bu kadar zengin tarihi mirasa sahip bir yerden söz ediyoruz. Anavarza’yı ise henüz anlatmaya bile başlamadık. Amacımız, Kozan’ın tarihini, doğal güzelliklerini ve gastronomisini ekonomik değere dönüştürerek hane halkının gelirine katkı sağlamak ve güçlü bir turizm destinasyonu oluşturmaktır" ifadelerini kullandı. Rehberlerden destek: "Kozan hak ettiği yere ulaşacak" Adana Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Salih Soner İnce, bölgenin tarihi ve gastronomi zenginliğinden etkilendiklerini belirterek şunları söyledi: "Sayın Başkanımızın daveti üzerine geniş bir ekiple bölgeyi ziyaret ettik. Tarihi ve turistik yerleri yerinde görme fırsatı bulduk. Gastronomisinin ne kadar güçlü olduğunu deneyimledik. Kozan’ın hak ettiği konuma ulaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz. Portakal çiçeği kokusunu hissedeceğimiz şehir Kozan’a büyük bir ekiple geleceğiz. Karnaval yetkilileriyle görüştük, gerekli onaylar alındı. Bir sonraki hafta Kozan’dayız" dedi. Hedef: Eko turizm, tarih ve doğa ile yeni destinasyon Toplantıda, Adana merkezde düzenlenen etkinliklerin Kozan ayağıyla zenginleştirilmesi planlandı. Ziyaretçilerin narenciye bahçelerinde ağırlanması ve tarihi Kozan Çarşısı’nda portakal çiçekleri eşliğinde başlayacak turizm hareketliliğiyle ilçenin yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi olması bekleniyor.
10 Şubat 2026 Salı - 09:38
Adana’da sevgililerin gülleri dalında kurudu
Adana’da geçtiğimiz ay etkili olan zirai don, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi gülleri dalında kurutunca fiyatlar yüzde 50 arttı. Adana’da geçtiğimiz Ocak ayında etkili olan zirai don, seralarında ısıtma sistemi bulunmayan gül üreticilerini olumsuz etkiledi. Don olayının ardından çok sayıda gül serasında ürünler dalında kururken, üretimde yaşanan düşüş, Sevgililer Günü öncesinde talebin artmasıyla birleşince, fiyatlarda yaklaşık yüzde 50 oranında artış yaşandı. "Şu anda 1 tane dahi gül alamayacağız" İHA muhabirine bilgi veren gül üreticisi Ogün Sever Okur, "Seramız don afetinden dolayı çok etkilendi. Don afeti nedeniyle güller dalında kurudu. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan sel sonucu da güllerde hastalık oluştu. Serasında ısıtma olmayan bütün üreticilerin gülleri kurudu. 14 Şubat için hazırlanırken, maalesef emekler boşa gitti. Ortalama 10 bin gül alacaktık dönüme ancak şu anda 1 tane dahi gül alamayacağız"dedi. "Güllerin fiyatları yükselecek" Gül fiyatlarının serada 50 TL olmasını beklediklerini ancak şu anda fiyatların en az yüzde 50 zamlanacağını vurgulayan Okur, "Bu zirai don, gül fiyatlarını ciddi anlamda etkileyebilir. Fiyatların tavan yapmasını bekliyoruz. Fiyatların tanesinin 50 TL olmasını bekliyorduk ama şu anda gül olmadığı için olan güllerin fiyatları daha da yükselecek" diye konuştu. "Fiyatlar şu anda yüzde 50 arttı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise, "Adana’da geçtiğimiz Ocak ayında kuvvetli bir zirai don oluştu. Gül serasının içerisinde ısıtma olmayan üreticilerimizin gülleri soğuktan etkilendi. Gül fiyatları 14 Şubat Sevgililer Günü’nde zirveyi görür ve üreticiler bu üründen para kazanırdı. Sevgililer Günü yaklaşırken bazı üreticimiz para kazanamayacak. Fiyatlar şu anda yüzde 50 arttı ve fiyatların 14 Şubat’ta daha da yükselmesi bekleniyor" şeklinde konuştu. İklim değişikliğinin her geçen gün kendisini gösterdiğini anlatan Doğan, sera üreticilerinin artık ısıtma sistemi olmadan üretim yapmasının neredeyse imkansız olduğunu da sözlerine ekledi.
10 Şubat 2026 Salı - 09:25
Adana şalgamı Avrupa yolunda
Türkiye’nin önemli gastronomi merkezlerinden Adana’da, Avrupa Birliği (AB) tescil süreciyle birlikte şalgam suyu ihracatının artması bekleniyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2020 yılında coğrafi işaret tescili alan Adana şalgamının, Avrupa Birliği nezdinde de tescillenmesi için Adana Ticaret Odası tarafından çalışma yürütüldü. Bu kapsamda 19 Nisan 2023’te yapılan başvuru, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda 21 Kasım 2025 tarihinde uygun bulundu. Şehirdeki şalgam üreticileri, Avrupa Birliği tescil başvurusu kabul edilen ürünle ilgili askı sürecinin olumlu sonuçlanmasını ise heyecanla beklemeye başladı. İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamada bulunan Büyük Usta & Serfressh Şalgam Kurumsal Satış Müdürü Özgür Pehlivan, Adana şalgamının 2020 yılında coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlatarak, "Bu tescil, Adana şalgamının geleneksel üretim yöntemlerine uygun şekilde yapıldığının göstergesidir. Şimdi ise Adana Ticaret Odası öncülüğünde Avrupa Birliği tescili için önemli bir aşamaya gelinmiştir" dedi. "Bizler için büyük bir gurur" Avrupa Birliği tescilinin, ürünün uluslararası alanda korunması anlamına geldiğini vurgulayan Pehlivan, "Bu tescil, Adana’nın tanıtımına büyük katkı sağlayacak ve şalgamın yurt dışındaki marketlerde daha kolay konumlandırılmasına imkan tanıyacaktır. Yerel ürünlerin dünyaya açılması bizler için büyük bir gurur" ifadelerini kullandı. "Kış ayları satışlar artıyor" Kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyici ürünlere ilginin arttığına da değinen Pehlivan, "Şalgam satışları özellikle kış aylarında artış gösteriyor. Katkısız ve doğal şalgama olan talep her geçen gün yükseliyor. Türkiye’de içecek kategorisinde talebi giderek artan şalgamın, dünya genelinde de sevilerek tüketilen bir içecek olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Herkesi Adana’nın bu tescilli lezzetini tüketmeye davet ediyoruz" diye konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 09:08
Kaliteli hayat için obeziteye dikkat
Kaliteli yaşamın önemine değinen Prof. Dr. Orhan Şen, "Ömür uzuyor ancak obeziteyle birlikte hareket kabiliyeti azalıyor, diz, kalça ve omurga problemleri başlıyor. Herkese ’harekette bereket vardır’ cümlesini öğretmeliyiz. Kaslar çalıştıkça damarlara pompa görevi yapar, bu sayede beyne giden kan miktarı artar ve unutkanlık azalır" dedi. Yaşam süresinin uzamasında sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması, hastalıkların daha erken teşhis edilebilmesi ve bireylerin daha sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesinin önemli rol oynadığını belirten Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, asıl hedefin sadece uzun yaşamak değil, kaliteli bir hayat sürmek olması gerektiğini vurguladı. Yaklaşık 30 yıl önce ortalama ölüm yaşının 55-60 arasında olduğuna değinen Prof. Dr. Şen, günümüzde bu sürenin oldukça uzadığını ifade ederek, "Ömür uzadı ancak kalite aynı oranda artmadı. Asıl olan sadece ömrü uzatmak değil, sağlıklı ve kaliteli yaşlanmaktır" ifadelerini kullandı. "Obezite en büyük düşman" Obezitenin modern çağın en büyük sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Şen, "Ömür uzuyor ancak obeziteyle birlikte hareket kabiliyeti azalıyor. Hareket kabiliyeti azaldığında diz, kalça ve omurga problemleri başlıyor. Bu durum, uzun yaşanan dönemi kalitesiz hale getiriyor" diye konuştu. Çocuk yaşlardan itibaren hareketli hayatın teşvik edilmesi gerektiğine değinen Şen, "Herkese ’harekette bereket vardır’ cümlesini öğretmeliyiz. Kaslar çalıştıkça damarlara pompa görevi yapar. Bu sayede beyne giden kan miktarı artar ve unutkanlık azalır. Şu anda 55 yaşından itibaren ciddi unutkanlıklar görülüyor. Ömür uzuyor ama kalitesiz bir yaşam ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı. Unutkanlığa karşı spor ve dengeli beslenme Unutkanlığı önlemenin en etkili yolunun spor yapmak olduğunu vurgulayan Şen, tek tip beslenmeden uzak durulması gerektiğini söyledi. Akşam saat 19.00’dan sonra mümkün olduğunca bir şey yenmemesine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Şen, "Yaklaşık 14 saatlik açlık süresi, uykuyla birlikte metabolizma ve beyin sağlığı açısından çok faydalıdır. Aralıklarla insülin direnci ve yüksek tansiyon ölçümleri yaptırmak, kişinin kendini kaliteli yaşlanma adına ödüllendirmesi demektir. 75 yaşlarını çok rahat gören, hatta 85 yaşına kadar aktif kalan bireyler var. Unutkanlığı az, hareket kabiliyeti yüksek, hâlâ sahnelere çıkıp şarkı söyleyen kişiler, beslenmeye, harekete, kitap okumaya, seyahat etmeye ve yeni insanlar tanımaya önem verenlerdir" şeklinde konuştu. Kırklı yaşlardan itibaren yeterli gıda alınamadığında ya da emilim bozukluklarında takviye gıdaların kullanılabileceğinin altını çizen Şen, "Ancak bu ürünler mutlaka güvenilir yerlerden alınmalı. Takviye gıdalarını düzenli ve bilinçli kullanan bireyler, daha kaliteli bir yaşlılık dönemi geçiriyor" diyerek sözlerini tamamladı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 18:33
Eğitim-Bir-Sen yönetici görevlendirme yönetmeliğini yargıya taşıdı
Eğitim-Bir-Sen, Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Hükümleri hakkında 8 başlıkta Danıştay’a iptal davası açtı. Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, dava konularının arasında RAM, BİLSEM ve özel eğitim alanlarına ilişkin hükümlerin, yönetici yetiştirme süreçlerinin, aylıksız izne ilişkin düzenlemelerin ve norm kadro fazlası yöneticilere yönelik hak kayıplarının bulunduğunu açıkladı. Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin bazı hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek 8 başlık halinde Danıştay’a iptal davası açtı. Konuyla ilgili açıklama yapan Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, ilgili yönetmeliğin eğitim kurumları ve öğretmenler arasında eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açma riski taşıdığını söyledi. Sarıgeçili, dava dilekçesinin yönetmeliğin yayımlandığı 30 Ocak 2026 tarihli ve 33153 sayılı Resmî Gazete kaydına atfen hazırlandığını ifade etti. Açıklamada, dava konusu edilen başlıklar arasında, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) ile BİLSEM ve özel eğitim alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik bazı düzenlemeler ile anaokulları ve diğer atama süreçlerine ilişkin hükümler bulunduğu kaydedildi. Sarıgeçili, "Dava konusu ettiğimiz başlıklar arasında, eğitim kurumlarına müdür görevlendirme süreçlerinde eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açabilecek düzenlemeler yer alıyor. Bu kapsamda, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) için özel eğitim alan öğretmenlerine müdür olarak görevlendirmelerde hak tanınmaması, anaokullarına normu bulunmayan branşlardan okul yöneticisi atanabilmesi ile yeterli aday bulunamaması halinde diğer alan öğretmenleri arasından yapılacak görevlendirmelerde BİLSEM, RAM ve özel eğitim kurumlarının kapsam dışı bırakılması dava edilen hükümler arasında bulunuyor" dedi. Yönetici yetiştirme süreçlerine ilişkin düzenlemelerin de dava konusuna dahil edildiğini sözlerine ekleyen Sarıgeçili, "Yönetici yetiştirme programının üçe ayrılması (temel eğitim, ortaöğretim ve özel eğitim) ile program türlerinden sadece birisine katılma hakkı verilmesine yönelik hükümler de hukuka aykırı" diye konuştu. Sarıgeçili, sendika yöneticilerinin aylıksız izne ayrılmaları halinde yöneticilik görevinin sona ermesine ilişkin düzenlemenin yöneticilerin hak kaybına yol açacağını ve bu uygulamanın da dava konusu yapıldığını belirtti. Sarıgeçili, benzer şekilde, yöneticilik görevi sona eren, birleştirilen, kapatılan veya norm kadro fazlası olan okul yöneticilerinin ilçe grupları içinde öğretmen olarak atanması ve norm kadro fazlası yöneticilerin kalan yöneticilik sürelerini başka bir eğitim kurumunda tamamlama haklarının ellerinden alınması da şikayet edilen hususlar arasında yer aldığını ifade etti. Dava dilekçesinin Danıştay’a sunulduğunu da belirten Mustafa Sarıgeçili, "Eğitim kurumları yönetimine ilişkin düzenlemelerde adalet ve liyakat esas alınmalı; aksine düzenlemeler öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz açısından telafisi zor mağduriyetlere yol açar. Bu nedenle Danıştay’a başvurduk; süreci sonuna kadar takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:06
Adana’da iğrenç manzara: Lağımlar sokağa taşıyor, çocuklar üzerinden atlamak zorunda kalıyor
Adana’nın Kozan ilçesinde yaklaşık 10 gündür taşan rögarlar çevrede iğrenç bir görüntü ve koku oluştururken, çocukların pis suların üzerinden atlamak zorunda kaldığı ileri sürüldü. Kozan ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi Kumlugül Sokak’ta, Adana Büyükşehir Belediyesi ASKİ sorumluluğundaki rögarlar yaklaşık 10 gün önce taştı. Taşan rögarlar nedeniyle sokaklar lağım sularıyla doldu. Öğrencilerin okul servislerinden inip evlerine ulaşabilmek için lağım sularının üzerinden atlamak zorunda kaldığı ifade edildi. Taşan lağım sularının mahallede bulunan narenciye bahçesine akması ise halk sağlığı açısından endişe oluşturdu. Bölgede bulunan gündüz bakım evi çevresinde de lağım sularının birikmesi dikkat çekti. Mahalle sakinleri, Adana Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerde, "araç olmadığı" gerekçesiyle sorunun 10 gündür çözülemediğini öne sürdü. Mahalle sakinleri tepki gösterdi Mahalle sakinlerinden Ziya Doğan, "Çok pis kokuyor, evlerde durulmuyor. Belediyenin bir an önce gelip bu sorunu çözmesi lazım. Eşimi doktora götürmek için çıktım, sürekli aynı manzarayla karşılaşıyoruz ama kimse ilgilenmiyor" dedi. Vatandaşlardan Halit Özcan ise, "Burada sürekli su akıyor, ağır bir lağım kokusu var. Yağmurdan sonra durum daha da kötüleşti" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinlerinden Hikmet Duran da yaşananların çocuklar için büyük risk oluşturduğunu belirterek, "Çocuklar hasta olacak. Bu memlekette bu pislik nasıl olur? Kozan çok güzel bir ilçe ama ’makine yok’ deniliyor. Koca Kozan’da nasıl araç olmaz? Pisliğin içindeyiz. Çocuklar dışarı çıkamıyor, cam açamıyoruz. Bu durumdan dolayı hayatımız durdu" diye konuştu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:47
Elita Gıda Gulfood 2026’da küresel büyüme hedeflerini dünyaya taşıdı
Dünya gıda ticaretinin en prestijli buluşma noktalarından biri olarak kabul edilen Gulfood 2026, 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde gerçekleştirildi. Küresel gıda sektörünün yönünü belirleyen bu önemli organizasyonda, Türkiye’de mısır yağı üretimi ve ihracatının lider şirketi Elita Gıda, uluslararası sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek global vizyonunu paylaştı. Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, Türkiye’nin ilk sürdürülebilir ayçiçek yağı üreticisi olduklarını vurgulayarak, "Küresel gıda ticaretinde rekabet giderek artıyor. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışımızla fark ortaya koymayı hedefliyoruz" dedi. Gulfood, her yıl yüzlerce ülkeden binlerce markanın, satın almacının ve sektör temsilcisinin katılımıyla, gıda sektöründe küresel trendlerin ve ticari iş birliklerinin şekillendiği en prestijli uluslararası platformlar arasında yer alıyor. Mısır yağı üretimi ve ihracatında Türkiye’de lider konumda yer alan Elita Gıda, bu önemli organizasyona katılım sağlayarak mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken yeni pazarlara yönelik iş fırsatlarını değerlendirme imkanı elde etti. Elita Gıda, fuar kapsamında yüksek kalite standartlarında ürettiği mısır ve ayçiçek yağı ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Güvenilir tedarik altyapısı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı doğrultusunda faaliyetlerini uluslararası katılımcılarla paylaşan Elita Gıda, farklı coğrafyalardan gelen sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Birebir görüşmelerde şirket, ürün portföyü ile ihracat odaklı büyüme ve uzun vadeli stratejik hedeflerini paylaştı. "Gulfood, küresel vizyonumuzu doğru platformda anlatmamızı sağlıyor" Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, Gulfood ile ilgili açıklamalarında bu geniş organizasyonun yalnızca bir fuar değil küresel gıda ticaretinin nabzını tutan stratejik bir platform olduğuna dikkat çekti. Çoban, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: "Gulfood, dünya gıda sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri. Bu ölçekte bir organizasyonda yer almak, Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı ürünlerimizin kalitesini ve uzun vadeli küresel vizyonumuzu iş ortaklarımızla paylaşmamıza imkan tanıyor. Fuarda kurduğumuz temaslar ise mevcut iş birliklerimizi güçlendirirken yeni pazarlara açılmamız için de önemli fırsatlar sunuyor." Orta Doğu’dan küresel pazarlara uzanan temaslar Elita Gıda, Gulfood 2026 süresince, başta Orta Doğu olmak üzere Avrupa, Asya ve Afrika’dan satın almacılar, distribütörler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde, mısır ve ayçiçek yağı kategorilerinde hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi hem de yeni ihracat fırsatlarının değerlendirilmesi hedeflendi. Fuar katılımı, Elita Gıda’nın uluslararası pazarlardaki bilinirliğini artırmasının yanı sıra küresel ticaret ağına yönelik stratejik adımlar atmasına da katkı sağladı. Sürdürülebilir ayçiçek tarımını ilk uygulayan şirket Gulfood 2026’nın şirketin uzun vadeli hedefleri açısından önemine de dikkat çeken Genel Müdür Çoban, "Küresel gıda ticaretinde rekabet giderek artıyor. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışımızla fark ortaya koymayı hedefliyoruz. Bunu kapsamda Türkiye’de ayçiçeği üretiminde sürdürülebilir tarım modelini ilk uygulayan şirketiz. Geride bıraktığımız yıl, SAI Platformu tarafından yürütülen FSA (Farm Sustainability Assessment) denetiminden başarıyla geçtik. Yaklaşık 10 yıldır devam eden sürdürülebilir ayçiçek tarımı projemizde, 2025 sezonunda 47 ayçiçeği ve 7 mısır üreticisiyle yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 12 bini aşkın dekar alanda üretim, uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun şekilde gerçekleştirildi. Paydaş çiftçilerimizin sayısını artırmayı amaçlıyoruz" bilgisini verdi. Sektörel trendler yakından takip edildi Elita Gıda, Gulfood 2026 kapsamında düzenlenen paneller, özel oturumlar ve networking etkinlikleri ile gıda sektöründeki güncel trendleri, değişen tüketici beklentilerini ve küresel pazarlardaki yeni yönelimleri yakından takip etti. Şirket, bu kazanımları ürün geliştirme ve pazar stratejilerine entegre etmeyi planlıyor. Uluslararası arenada sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda hareket eden Elita Gıda, fuar katılımıyla küresel gıda ekosistemindeki konumunu güçlendirmeye ve mısır ile ayçiçek yağı kategorilerinde yeni pazarlara açılmaya devam ediyor.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:45
6 Şubat depremlerinin 3. yılında afet gerçeği masaya yatırıldı
Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED), "6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinin 3. Yılı ve Adana’nın Afet Gerçeği" konulu seminere ev sahipliği yaptı. DAİMFED Deprem ve Afet Yönetimi Komisyon Başkanı Orhan Murat Avcı tarafından DAİMFED Genel Merkez’de "6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinin 3. Yılı ve Adana’nın Afet Gerçeği" konulu seminer TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar’ın sunumuyla gerçekleştirildi. Saygı duruşu ile başlayan seminerde açılış konuşmasını DAİMFED Deprem ve Afet Yönetimi Komisyon Başkanı Orhan Murat Avcı yaptı. Başkan Avcı konuşmasında, "Ülkemizin gerçeği olan ve deprem fay hatlarıyla yaşamayı ve buna göre tekniği geliştirip binalar üretmeyi görev addeden federasyonumuz, çalışmalarına 6 Şubat 2023 depreminden yıllar öncesinden başlamıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 8 Kasım 2018’de yatay mimari talimatlarını bu tarihten itibaren emir telakki ettik" dedi. Komisyon Başkanı Avcı, ülkemizin deprem bölgesi olduğu hatırlatarak sözlerine devam etti: "Depremler tarih boyunca olmuştur, olmaya devam edecektir. Ama temennimiz olmaması, olursa küçük şiddette olması ve can kayıplarının olmaması. Tabii ki de güvenliği önceliğimiz yapıp bir daha böyle can kayıpları yaşanmaması için ne gerekiyorsa onlarla ilgili düşünmemiz gerekiyor. Bu yıl dönümünde de bunu hatırlıyoruz. Depremden sonra özellikle TOKİ ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın önderliğinde yıkılan bölgelerin yapılanmasına başlandı. DAİMFED olarak biz de bu bölgelerdeki projelere destek verdik. Bizim de içinde olduğumuz DAİMFED üyesi olan müteahhitlerimiz deprem konutlarında çok ciddi sorumluluklar aldı. Hepsini başarıyla bitirdi. Cumhurbaşkanımızın Erdoğan’ın da Hatay’da katıldığı 455 bin konutun teslim töreninde DAİMFED üyesi müteahhitler de ciddi sayıda konut bitirdi ve tüm vatandaşlarımıza da teslim etti. Bunlar çok daha sağlam, yatay mimari ve yeni deprem yönetmeliğine uygun konutlar. Bunların devamlılığı, kentsel dönüşümün devamlılığı ki burada DAİMFED’in sorumluluğunda ve yakından takip ettiği iş. Çünkü DAİMFED olarak kentsel dönüşüme önem veriyoruz. DAİMFED adına depremin yıl dönümünde hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Umarım bir daha böyle acılar yaşamayız"ifadelerini kullandı. "Federasyonun ortaya koyduğu çalışmaları yakından takip ediyorum" Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar, sunumuna geçmeden önce yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı. DAİMFED’i yakından takip ettiğini ve kuruma yabancı olmadığına değinen Tatar, federasyonun ortaya koyduğu çalışmalar ile kurumsal gelişimini memnuniyetle izlediğini dile getirdi. Jeoloji mühendisliğinin çoğu zaman yalnızca deprem dönemlerinde gündeme geldiğine dikkat çeken Tatar, bu algının mesleğin önemini tam olarak yansıtmadığını belirtti. Jeoloji mühendislerinin kentleşme, yapılaşma ve afet risklerinin azaltılması süreçlerinde kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Tatar, bu alanın disiplinler arası yapısına dikkat çekti. Konuşmasının ardından jeoloji mühendisliğinin afet yönetimi, zemin yapısı ve yapı güvenliğiyle olan ilişkisini ele alan sunumuna geçen Tatar, sunumunda bilimsel veriler ışığında değerlendirmelerde bulunarak, doğru planlama ve mühendislik yaklaşımlarının afetlere karşı alınabilecek en önemli tedbirler arasında yer aldığına değindi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:08
Fatma öğretmen kanseri yendi, öğrencilerine kavuştu
Adana’nın Kozan ilçesinde geçen yıl kanser teşhisi konulan ve gördüğü tedavinin ardından hastalığı yenen 27 yıllık sınıf öğretmeni Fatma Saba Yıldırım, öğrencilerine kavuştu. Kozan Şehit Kubilay İlkokulu’nda kanser tedavisi nedeniyle ilk dönem öğrencilerinden ve okulundan ayrı kalan sınıf öğretmeni 51 yaşındaki Fatma Saba Yıldırım için okul bahçesinde duygu dolu bir karşılama programı düzenlendi. Öğrenciler, öğretmenler ve veliler tarafından büyük bir sevinçle karşılanan Yıldırım için balonlar hazırlandı. Okul bahçesinde toplanan öğrenciler, öğretmenlerini alkışlar ve ıslıklar eşliğinde karşılarken, balonlar gökyüzüne bırakıldı. 2. sınıf öğrencilerine eğitim veren Yıldırım daha sonra ders başı yaparak tedavi sürecinde kendisine sürekli mesajlar atarak moral veren hasret kaldığı öğrencileriyle vakit geçirdi. Öğrenciler mesajlarla sürekli öğretmenlerinin yanında oldu Öğretmenlerinin yeniden sağlığına kavuşarak okuluna dönmesinden büyük mutluluk duyduklarını belirten okul müdürü Gürcan Gültekin, "Öğretmenimizle okulumuzda çok güzel günlerimiz oldu. Velilerimizle birlikte ona sürpriz yapmak istedik. Yeniden aramıza döndüğü için çok mutluyuz" dedi. Öğrenciler ise öğretmenlerini tedavi süreci boyunca yalnız bırakmadıklarını ifade ederek, mesajlar ve fotoğraflarla sürekli moral verdiklerini söyledi. Öğrencilerden Ecrin Subaşkul, "Dersimizi çok güzel anlatıyor. Öğretmenimizi çok özledik, ona mesajlar yazdık" derken, Aras Bulut Giray ise, "Öğretmenimi çok seviyorum. Tedavi sürecinde hep yazıştık. ’Seni seviyoruz öğretmenim’ diye mesajlar attık. Çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerden öğretmenlerine mesajlarla moral" 27 yıllık ilkokul öğretmeni olan Fatma Saba Yıldırım, hastalığını ilk öğrendiğinde en çok öğrencilerinden ayrılacak olmanın kendisini üzdüğünü söyleyerek, "27 senelik öğretmenim. Doğumlarım dışında meslek hayatımda neredeyse hiç rapor almadım. Hastalandığımı öğrendiğimde en çok çocuklarımdan ayrılacağım için üzüldüm. Tedavim yaklaşık 18 ay sürdü ve oldukça zorlu geçti. Risk grubum yüksekti, tümör büyüktü. Ama her düştüğümde, her bırakmayı düşündüğümde öğrencilerimden bir mesaj geldi. ’Öğretmenim seni bekliyoruz’ dediler. Bu mesajlar bana güç verdi" diye konuştu. "Yeniden dünyaya gelsem yine öğretmen olurdum" Doktorlarının bu yıl okula başlayamayacağını söylediğini ancak kendisinin hep inandığını dile getiren Yıldırım, "Okula dönünce daha iyi olacağımı biliyordum. Sözümü tuttum, çok şükür döndüm. İnşallah tamamen kurtulmuşumdur. Çocuklarımdan hiç ayrı kalmak istemiyorum. Emekliliğime iki yıl kaldı. Onlar mezun olurken ben de okuldan mezun olacağım. Yeniden dünyaya gelsem yine öğretmen olurdum. Çocukları, vatanını ve ailesini seven bireyler yetiştirmek isterdim. Yapılan sürpriz beni çok duygulandırdı. Okul bana çok iyi geldi. Velilerime, meslektaşlarıma ve idarecilerime çok teşekkür ediyorum. Hayattan kopmasınlar, umudu bırakmasınlar. Sonuç güzel oluyor" diyerek sözlerini tamamladı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:43
Kuyumcu görünümlü tefecilere operasyon: 5 şüpheli yakalandı
Adana’da kuyumcu süsü verilerek tefecilik yapan iş yerlerine yapılan operasyonda 5 şüpheli yakalandı, 1 milyon 547 bin TL ve 3 milyon 41 bin TL tutarlı 15 adet dekont ele geçirildi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Mali Büro Amirliği ekipleri, kuyumcu dükkanı süsü verip tefecilik yapan kişilere yönelik çalışma yaptı. Yapılan çalışmada şüpheliler belirlenerek operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. İş yerlerindeki aramalarda 1 milyon 547 bin 205 TL, 200 dolar, 5 pos cihazı, 71 adet banka ve kredi kartı, 2 adet kaşe, 94 adet slip, 5 adet alacak-verecek defteri ve 3 milyon 41 bin 400 TL tutarlı 15 adet dekont ele geçirildi. Gözaltına alınan 5 şüpheli hakkında adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:38
Adana’da 2 ton 500 kilogram kaçak tütün ele geçirildi
Adana’da kaçakçılık operasyonunda 2 ton 500 kilogram kıyılmış kaçak tütün ele geçilirken 5 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kente yüklü miktarda kaçak tütün getirileceği bilgisine ulaştı. Bunun üzerine harekete geçen ekipler, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) otoyolunda 4 hafif ticari aracı durdurdu, 5 şüpheli gözaltına alındı. Araçlarda yapılan arama çalışmalarında toplamda 2 ton 500 kilogram kaçak kıyılmış tütün ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde gözaltına alınan 5 kişi hakkında adli işlem başlatıldı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:37
Kaskı ölümden kurtardı: Tırın altında kalan sürücü yaşananları anlattı
Adana’da tırın altında sıkışan, kaskı ve koruyucu ekipmanlarıyla kurtulan motosiklet sürücüsü yaşadığı korku dolu anları anlattı. Sürücü, "Hayatta kalabilmemi kaskıma, kıyafetime borçluyum. Tarif edilemez bir his yaşadım, bütün hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti" dedi. Kaza, 4 Şubat günü Seyhan ilçesine bağlı Büyükdikili Mahallesi Tapantepe yolunda meydana geldi. Bir kebapçıda kurye olarak çalışan Mesut Aldanma (26), kebap dağıtımına çıktı. Kurye, kullandığı 01 CSH 28 plakalı motosikletiyle, 42 YV 5155 plakalı tırla çarpıştı. Çarpışma sonucu motosiklet sürücüsü Mesut Aldanma, tır çekicisinin altında sıkıştı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri gelene kadar sürücü Aldanma’yı vatandaşlar sakinleştirmek istedi. Ancak sürücü, "Korkmuyorum, siz de korkmayın" dedi. Sıkıştığı yerden kurtarılıp sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan yaralı kurye, kazayı üzerindeki koruyucu ekipmanlar sayesinde sıyrıklarla atlattı. "Tır beni fark etmedi" Tedavisinin ardından taburcu edilen motosikletli, "Dükkana sipariş gelmişti, paketi almak için yola çıktım. Otobanda ilerlediğim sırada kırmızı ışık yandı, önümde art arda 3 tır vardı. Ben de emniyet şeridinden yan taraflarından geçtim. Kırmızı ışık söndükten sonra yola çıktık, yanımdaki tır beni fark etmedi ve sağa sinyal vermeden dönmeye çalıştı. Frene bastım fakat duramadım, kaydım ve tırın altında sıkıştım" dedi. "Ekipmanlar sayesinde hayattayım" Koruyucu ekipmanlarının önemine değinen Aldanma, "Hayatta kalabilmemi kaskıma, kıyafetime borçluyum. Ekipmanlarım olmasaydı tır beni yol boyunca sürüklemişti. Kaskım olmasaydı yüzüm paramparça olacaktı, giysilerim olmasaydı gövdem paramparça olacaktı. Ekipmanlarım sayesinde hayattayım. Kırığım, çıkığım bile yok. Vücudumda ufak tefek eziklerle kurtuldum" ifadelerini kullandı. "Hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti" Kaza anında içinden geçen duyguyu dile getiren Aldanma, "Sürüklendiğim sırada asfaltla burun burunaydım. Gözümü açtığımda ailem, arkadaşlarım gözümün önüne geldi. Tarif edilemez bir his yaşadım, bütün hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Bütün motorcu kardeşlerime sesleniyorum, ekipmanlarınızı takmayı ihmal etmeyin" diye konuştu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:33
Uzmanından uyarı: "Bu kanserin erken evrede hiçbir belirtisi yok"
Serviks kanserinin erken evrede hiçbir belirti göstermediğini belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, "Smear kontrolleriyle erken evrede tanı koymak mümkün" dedi. Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanserinde tarama testleri konusundaki farkındalığın artması, hastalığın henüz belirti vermediği erken evrelerde yakalanmasını sağlıyor. Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, rahim ağzı (serviks) kanseri farkındalık ayı kapsamında İHA muhabirine bilgi vererek serviks kanserinin en büyük nedeninin HPV olduğunu söyledi. "Serviks kanserinden korunmak mümkün" Serviks kanserinin erken teşhis edildiğinde tamamen hayat kurtarıcı olabileceğini vurgulayan Dr. Eken, "Bu nedenle bilinçli olmak çok önemli. En önemli risk faktörü, Human Papillomavirus (HPV) olarak bilinen virüstür. Bu virüsün farklı türleri vardır ve siğillere de neden olabilir. Serviks kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ının etkeni HPV’dir. Serviks kanserinden korunmak mümkündür. Günümüzde HPV aşısı mevcuttur ve giderek daha geniş suşları kapsayan aşılar geliştirilmektedir. Eskiden genç kızların evlilik öncesi aşılanması öneriliyordu, ancak artık hem kadınların hem erkeklerin cinsel hayata başlamadan önce aşılanmaları tavsiye edilmektedir. HPV aşısı, yüzde 90 oranında siğillerin yanı sıra serviks ve diğer genital organ kanserlerine karşı koruma sağlamaktadır" diye konuştu. "Smear ile erken tanı koyabiliyoruz" Erken evre serviks kanserinin belirti vermediğini belirten Dr. Eken, "Bu nedenle korunma yöntemlerinde aşı birinci sırada yer alıyor. Özellikle cinsel hayat başladıktan sonra, 20’li yaşlardan itibaren her yıl jinekolojik muayene ve smear testi yapılmasını öneriyoruz. Erken evrede belirti olmadığı için tanıyı ancak bu taramalarla koyabiliyoruz. İleri evrelerde ise vajinal kanama, ağrı, akıntı, kasık ağrısı ve şişlik gibi belirtiler görülebilir. Ancak amacımız bu aşamaya gelmeden önce serviks kanserini teşhis edip tedavi etmektir. Tıpkı diğer kanser türlerinde olduğu gibi, serviks kanserinde de tarama ve aşı ile hem korunmak hem de erken teşhis mümkün olduğu için çok bilinçli davranmak gerekir. Böylece bu hastalığa yakalanmamak ya da tamamen kurtulmak mümkün olabilmektedir" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder