Yerel Haberler
Trabzon
Karadeniz Sahil Yolu viyadüklerle Değirmendere Tüneli’ne bağlanıyor 23 Mayıs 2026 Cumartesi - 08:46:34 Trabzon’da Değirmendere Tüneli ile Karadeniz Sahil Yolu’nu birbirine bağlayacak ulaşım projesinde çalışmalar aralıksız sürüyor. 585 metre uzunluğundaki ana köprü ile 697 metre uzunluğundaki kol bağlantılarından oluşan Değirmendere Viyadüğü’nde fore kazık ve plastik kazık imalatları devam ediyor. Proje kapsamında toplam 721 adet ve 13 bin 520 metre uzunluğunda fore kazık ile 750 adet ve 15 bin 176 metre uzunluğunda plastik kazık yapılması planlanıyor. Çalışmalar çerçevesinde bugüne kadar 10 bin 358 metre plastik kazık ile 473 adet ve 8 bin 648 metre fore kazık imalatı tamamlandı. Viyadük ayaklarında çalışmaların sürdüğü belirtilirken, Değirmendere Genişletme Köprüsü’ndeki çalışmaların tamamlandığı bildirildi. Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki ulaşımı rahatlatması hedeflenen proje kapsamında, Sahil (Liman) Kavşağı’nın oluşturulması için gerekli tahkimat ve anifer blok çalışmalarının ise devam ettiği kaydedildi. Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi veren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yapılan proje sayesinde Değirmendere’deki ve Maçka Kavşağı’ndaki trafik yoğunluğunun azalacağını söyledi. Genç "Bir taraftan Çukurçayır’daki Kanuni Bulvarı platformunu Değirmendere Vadisi’ne bağladık yani şehir içi bağlantısı sağlandı. Diğer taraftan ise güneyden gelen, yani Maçka Vadisi’nden gelen ana devlet karayolunu bir tünelle bu yola bağlayarak doğrudan sahil yoluna ulaştırıyoruz. Çalışmalar çok hızlı ilerliyor. Tüneller hemen hemen bitmek üzere. Bu proje, Değirmendere’deki ve Maçka Kavşağı’ndaki trafik yoğunluğunu azaltacak, mevcut yol ise iç servis yolu hâline gelecek. Transit trafik tünellere yönlendirilerek, Değirmendere Vardallar Kavşağı olarak bilinen noktadan doğrudan sahil yoluna aktarılacak. Bütün bunlar, şehrimiz için önemli ulaşım yatırımlarıdır" diye konuştu.
22 Mayıs 2026 Cuma - 15:37 Şeflerden Karadeniz’in yöresel peynirleriyle özel ve geleneksel tarifler Karadeniz’in dört ilinden getirilen coğrafi işaretli ürünler ve farklı peynirle hazırlanan yaklaşık 100’e yakın özgün tarifler, Trabzon’da düzenlenen "Dört Şehir Bir Miras" etkinliğinde gastronomi tutkunlarıyla buluştu. Türk mutfak kültürünün köklü mirasını yaşatmak ve bölgesel gastronomi değerlerini görünür kılmak amacıyla Türk Mutfağı Haftası kapsamında Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Dört Şehir Bir Miras" temalı gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’nin yöresel lezzetleri ile coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte Karadeniz mutfağının kültürel mirasını yansıtan ürünler katılımcılarla buluşturuldu. Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinin yöresel mutfak kültürünü bir araya getiren organizasyonda coğrafi işaretli ürünler, geleneksel üretim teknikleri ve bölgeye özgü lezzetler ön plana çıkarıldı. Program kapsamında yöresel peynir çeşitlerinin tanıtımı yapılırken, şefler tarafından farklı peynir kullanılarak hazırlanan yaklaşık 100’e yakın yemek ve tatlılar davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte Karadeniz mutfağının simge lezzetlerinden kuymak ve muhlamanın yapımı da uygulamalı olarak anlatıldı. Şeflerin hazırladığı özel tarifler arasında ‘Poşe Armutlu Peynir Tatlısı’, ‘Koloroll’, ‘Peynirli Tavuk Lokması’, ‘Çilekli Koloti Lokması’ ve ‘Kuruti Peynirli Gaspacho’ gibi özgün lezzetler yer aldı. Katılımcılar, hem yöresel ürünlerin hikayeleri hakkında bilgi aldı hem de geleneksel tatları deneyimleme fırsatı buldu. "Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir" Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina yaptığı konuşmada, "Türk mutfağı yüzyıllar boyu farklı dönemlerde şekillenmiş çok katmanlı bir mirastır. Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir. Süt ve süt ürünleri Anadolu’da emeğin, bereketin, sevginin simgesidir. Özellikle Doğu Karadeniz mutfağında sürdürülen geleneksel peynir üretimi doğa ve uyumu yaşamın üretiminin mirasıdır. Bu etkinliğimiz kapsamında sergilenen ürünler bölgelerimizin yüksek yaylalarında doğal üretim yöntemleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve deneyimi sunmaktadır. Bugün değerli şeflerimiz yöresel peynirlerimizi kullanarak yeni reçeteler, özgün yorumlarını geleneksel tatlarımızı buluşturacaklar. Misafirlerimiz bölgemize özgü peynir çeşitlerini ve bunlardan hazırlanan lezzetleri tatma fırsatı bulacaktır" ifadelerini kullandı.
Karadeniz Sahil Yolu viyadüklerle Değirmendere Tüneli’ne bağlanıyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 08:46 Karadeniz Sahil Yolu viyadüklerle Değirmendere Tüneli’ne bağlanıyor Trabzon’da Değirmendere Tüneli ile Karadeniz Sahil Yolu’nu birbirine bağlayacak ulaşım projesinde çalışmalar aralıksız sürüyor. 585 metre uzunluğundaki ana köprü ile 697 metre uzunluğundaki kol bağlantılarından oluşan Değirmendere Viyadüğü’nde fore kazık ve plastik kazık imalatları devam ediyor. Proje kapsamında toplam 721 adet ve 13 bin 520 metre uzunluğunda fore kazık ile 750 adet ve 15 bin 176 metre uzunluğunda plastik kazık yapılması planlanıyor. Çalışmalar çerçevesinde bugüne kadar 10 bin 358 metre plastik kazık ile 473 adet ve 8 bin 648 metre fore kazık imalatı tamamlandı. Viyadük ayaklarında çalışmaların sürdüğü belirtilirken, Değirmendere Genişletme Köprüsü’ndeki çalışmaların tamamlandığı bildirildi. Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki ulaşımı rahatlatması hedeflenen proje kapsamında, Sahil (Liman) Kavşağı’nın oluşturulması için gerekli tahkimat ve anifer blok çalışmalarının ise devam ettiği kaydedildi. Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi veren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yapılan proje sayesinde Değirmendere’deki ve Maçka Kavşağı’ndaki trafik yoğunluğunun azalacağını söyledi. Genç "Bir taraftan Çukurçayır’daki Kanuni Bulvarı platformunu Değirmendere Vadisi’ne bağladık yani şehir içi bağlantısı sağlandı. Diğer taraftan ise güneyden gelen, yani Maçka Vadisi’nden gelen ana devlet karayolunu bir tünelle bu yola bağlayarak doğrudan sahil yoluna ulaştırıyoruz. Çalışmalar çok hızlı ilerliyor. Tüneller hemen hemen bitmek üzere. Bu proje, Değirmendere’deki ve Maçka Kavşağı’ndaki trafik yoğunluğunu azaltacak, mevcut yol ise iç servis yolu hâline gelecek. Transit trafik tünellere yönlendirilerek, Değirmendere Vardallar Kavşağı olarak bilinen noktadan doğrudan sahil yoluna aktarılacak. Bütün bunlar, şehrimiz için önemli ulaşım yatırımlarıdır" diye konuştu.
Şeflerden Karadeniz’in yöresel peynirleriyle özel ve geleneksel tarifler
22 Mayıs 2026 Cuma - 15:37 Şeflerden Karadeniz’in yöresel peynirleriyle özel ve geleneksel tarifler Karadeniz’in dört ilinden getirilen coğrafi işaretli ürünler ve farklı peynirle hazırlanan yaklaşık 100’e yakın özgün tarifler, Trabzon’da düzenlenen "Dört Şehir Bir Miras" etkinliğinde gastronomi tutkunlarıyla buluştu. Türk mutfak kültürünün köklü mirasını yaşatmak ve bölgesel gastronomi değerlerini görünür kılmak amacıyla Türk Mutfağı Haftası kapsamında Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Dört Şehir Bir Miras" temalı gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’nin yöresel lezzetleri ile coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte Karadeniz mutfağının kültürel mirasını yansıtan ürünler katılımcılarla buluşturuldu. Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinin yöresel mutfak kültürünü bir araya getiren organizasyonda coğrafi işaretli ürünler, geleneksel üretim teknikleri ve bölgeye özgü lezzetler ön plana çıkarıldı. Program kapsamında yöresel peynir çeşitlerinin tanıtımı yapılırken, şefler tarafından farklı peynir kullanılarak hazırlanan yaklaşık 100’e yakın yemek ve tatlılar davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte Karadeniz mutfağının simge lezzetlerinden kuymak ve muhlamanın yapımı da uygulamalı olarak anlatıldı. Şeflerin hazırladığı özel tarifler arasında ‘Poşe Armutlu Peynir Tatlısı’, ‘Koloroll’, ‘Peynirli Tavuk Lokması’, ‘Çilekli Koloti Lokması’ ve ‘Kuruti Peynirli Gaspacho’ gibi özgün lezzetler yer aldı. Katılımcılar, hem yöresel ürünlerin hikayeleri hakkında bilgi aldı hem de geleneksel tatları deneyimleme fırsatı buldu. "Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir" Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina yaptığı konuşmada, "Türk mutfağı yüzyıllar boyu farklı dönemlerde şekillenmiş çok katmanlı bir mirastır. Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir. Süt ve süt ürünleri Anadolu’da emeğin, bereketin, sevginin simgesidir. Özellikle Doğu Karadeniz mutfağında sürdürülen geleneksel peynir üretimi doğa ve uyumu yaşamın üretiminin mirasıdır. Bu etkinliğimiz kapsamında sergilenen ürünler bölgelerimizin yüksek yaylalarında doğal üretim yöntemleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve deneyimi sunmaktadır. Bugün değerli şeflerimiz yöresel peynirlerimizi kullanarak yeni reçeteler, özgün yorumlarını geleneksel tatlarımızı buluşturacaklar. Misafirlerimiz bölgemize özgü peynir çeşitlerini ve bunlardan hazırlanan lezzetleri tatma fırsatı bulacaktır" ifadelerini kullandı.
Ertuğrul Doğan: "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık"
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03 Ertuğrul Doğan: "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık" Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, yeni mücadelelerinin ekonomik bağımsızlık olduğunu söyledi. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor Dergisi’nin 240. sayısında yaptığı açıklamada, bordo-mavili kulübün geleceği için ekonomik bağımsızlık hedefini ön plana çıkardı. Doğan, Trabzonspor’un kalıcı gelir kaynaklarıyla geleceğe taşınacağını ifade etti. Başkan Doğan, göreve geldikleri ilk günden itibaren sadece saha içi başarılarına odaklanmadıklarını belirterek, kulübün geleceğini kurtarma mücadelesi verdiklerini ifade etti. Günümüz futbolunda güçlü olmanın yalnızca iyi kadro kurmakla mümkün olmadığını vurgulayan Ertuğrul Doğan, "Trabzonspor başkanlığı görevine geldiğimiz ilk günden beri şunu çok net bir şekilde ifade ettim. Bizim mücadelemiz sahada kazanılacak maçlarla sınırlı olmayacak. Biz aynı zamanda Trabzonspor’un geleceğini kurtarma mücadelesini vereceğiz" dedi. "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık" Trabzonspor’un geçmişinde büyük zaferler ve tarihi mücadeleler bulunduğunu belirten Başkan Doğan, kulübün yeni hedefinin ekonomik bağımsızlık olduğunu söyledi. Doğan, "Bugün geldiğimiz noktada bizim yeni mücadelemiz artık ekonomik bağımsızlıktır. Bu yüzden ilk andan itibaren kulübümüzün geleceğini inşa edecek projeler için yoğun bir mesai harcadık" ifadelerini kullandı. Akyazı ve stadyum çevresinde gelir planı Ertuğrul Doğan, Kartal Projesi’nin yanı sıra Akyazı ve stadyum çevresinde planlanan yatırımlarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Bordo-mavili kulübe düzenli gelir sağlayacak ticari alanlar için çalışmaların sürdüğünü belirten Doğan, Trabzonspor’u gelecek 20-30 yılın güçlü organizasyonu haline getirmek istediklerini söyledi. "Kalıcı gelir kaynaklarıyla inşa edilecek" Trabzonspor’un geleceğinin günü kurtaran hamlelerle değil, sürdürülebilir projelerle kurulacağını ifade eden Başkan Doğan, "Biz Trabzonspor’u bugünün yarışmacı takımı olarak görmüyoruz. Biz Trabzonspor’u gelecek 20-30 yılın güçlü organizasyonu yapmak istiyoruz. Trabzonspor’un geleceği, günü kurtaran hamleler yerine kalıcı gelir kaynaklarıyla inşa edilecek" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve siyasilere teşekkür Başkan Ertuğrul Doğan, projelerde destek veren isimlere de teşekkür ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, eski Bakan ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu’na, milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın, Mustafa Şen ve Vehbi Koç’a, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e ve eski Bakan Berat Albayrak’a teşekkür etti. "Trabzonspor tarihinin en büyük finansal hamlelerinden biri" Göreve geldiklerinde kulübün ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Doğan, vergi yükleri, banka borçları ve faiz baskısıyla mücadele ettiklerini ifade etti. Yapılan sermaye artırımıyla Trabzonspor tarihinin en büyük finansal hamlelerinden birine imza attıklarını kaydeden Başkan Doğan, borç yükünü ciddi oranda aşağı çektiklerini söyledi. "Hedef sadece borç azaltmak değil" Ertuğrul Doğan amaçlarının sadece mevcut borcu azaltmak olmadığını vurgulayarak, "Hedefimiz, Trabzonspor’un bir daha bu ekonomik darboğazlara düşmeyeceği sistemi kurmaktır. Bu yüzden projeler bizim için hayati önem taşımaktadır. Yarın çok daha güçlü bir Trabzonspor göreceksek, bunun sebebi bugün atılan adımlar olacak" dedi. Açıklamasının sonunda bordo-mavili camiaya birlik mesajı veren Başkan Doğan, Trabzonspor’un kupalarla büyümüş büyük bir kulüp olduğunu ifade ederek, ekonomik olarak güçlü, bağımsız ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.
Ziraat Türkiye Kupası bu sezon Anadolu’da kalacak
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:51 Ziraat Türkiye Kupası bu sezon Anadolu’da kalacak Türk futbolunun en köklü organizasyonlarından biri olan Ziraat Türkiye Kupası’nda bu sezon tarihi bir final oynanacak. Trabzonspor ile Konyaspor, kupada ilk kez finalde karşı karşıya gelirken, son üç sezondur İstanbul takımlarına giden kupa da yeniden Anadolu’ya taşınacak. 64. Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile Konyaspor yarın saat 20.45’te Corendon Airlines Park Antalya Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. 1962-1963 sezonunda Galatasaray’ın ilk şampiyonluğuyla başlayan Türkiye Kupası, yıllar içerisinde farklı isimlerle oynandı. 1980-1981 sezonunda Federasyon Kupası adıyla düzenlenen organizasyon, 1992-1993 sezonundan itibaren yeniden Türkiye Kupası adını aldı. Son 3 sezonun ardından kupa Anadolu’da kalacak Türkiye Kupası’nda son üç sezonda İstanbul takımları şampiyon oldu. 2022-2023 sezonunda Fenerbahçe, 2023-2024 sezonunda Beşiktaş ve 2024-2025 sezonunda da Galatasaray kupayı kazanırken, bu sezon kupa Anadolu ekiplerinden birinin müzesine gidecek. Trabzonspor üst üste 3. kez finalde Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda üst üste 3. kez finale yükselme başarısı gösterdi. Karadeniz ekibi, 2023-2024 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan finalde Beşiktaş’a 3-2, 2024-2025 sezonunda ise Gaziantep’te Galatasaray’a 3-0 kaybetti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ise bordo-mavili ekibi son iki sezonda finale taşıyan teknik adam olmayı başardı.
Trabzonspor kupada 295. maçına çıkacak
21 Mayıs 2026 Perşembe - 11:18 Trabzonspor kupada 295. maçına çıkacak Ziraat Türkiye Kupası’nda 295. maçına çıkacak olan Trabzonspor, 18. finalini Konyaspor ile oynayacak. Daha önce 9. kez kupayı müzesine getiren bordo-mavililerde Teknik Direktör Fatih Tekke ve futbolcular 10. kupayı kazanmak için mücadele edecek. Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası finalinde yarın saat 20.45’te Corendon Airlines Park Antalya Stadı’nda Konyaspor ile karşılaşacak. Bu sezon Ziraat Türkiye Kupası’na 4. turdan başlayan Karadeniz ekibi, Vanspor FK’yı 2-0 yenerek gruplara kaldı. A Grubu’nda Alanyaspor’a sahasında 1-0 mağlup olan bordo-mavililer, deplasmanda ise İstanbulspor’u 6-1 mağlup etti. Sahasında ise Fethiyespor’u 3-0 mağlup eden Karadeniz ekibi grubun son maçında Başakşehir’i deplasmanda 4-2 mağlup ederek 9 puanla çeyrek final bileti aldı. Karadeniz ekibi, bu turda da Samsunspor’u penaltılar sonucu eleyerek yarı finale yükselirken, Gençlerbirliği’ni 2-1 ile geçerek adını finale yazdırdı. Kupada 294 maç yaptı Trabzonspor, Türkiye Kupası finalindeki Konyaspor maçıyla birlikte kupada 295. maçına çıkacak. Geride kalan 294 karşılaşmada bordo-mavililer, 178 galibiyet, 55 beraberlik ve 61 yenilgi aldı. Bu maçlarda rakip fileleri 512 kez havalandıran Karadeniz ekibi, kalesinde ise 237 gol gördü. 18. finalde 10. kupa hedefi Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda bugüne kadar oynadığı 17 finalde 9. kez mutlu sona ulaştı. Konyaspor ile oynayacağı maçla birlikte kupada 18. kez finalini oynayacak olan Karadeniz ekibi, 10. kez kupayı müzesine getirmek için mücadele edecek. Bordo-mavililer, Galatasaray ve Beşiktaş’ın ardından organizasyonda en çok şampiyonluk yaşayan üçüncü takım konumunda yer alıyor. Farklı rakiplere karşı tarihi zaferler Trabzonspor, Türkiye Kupası’nı 1976-1977 ve 1983-1984 sezonlarında Beşiktaş, 1977-1978’de Adana Demirspor, 1991-1992’de Bursaspor, 1994-1995’te Galatasaray, 2002-2003 ve 2003-2004 sezonlarında Gençlerbirliği, 2009-2010’da Fenerbahçe ve 2019-2020 sezonunda da Alanyaspor’u yenerek kazandı. Son finallerde istediğini alamadı Son yıllarda finale yükselme başarısını sürdüren Trabzonspor, kupada son iki finalde ise mutlu sona ulaşamadı. 3. kez üst üste finale kalma başarısı gösteren bordo-mavililer, Beşiktaş ile Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynadığı finali 3-2 kaybederken, geçtiğimiz sezon da Galatasaray karşısında sahadan 3-0 mağlubiyetle ayrıldı.
Kıyı balıkçıları hava sıcaklığının artmasını bekliyor
21 Mayıs 2026 Perşembe - 09:29 Kıyı balıkçıları hava sıcaklığının artmasını bekliyor Yağışlı hava ve eriyen kar sularının deniz sıcaklığını düşürmesi, bu sezon kıyı balıkçılığında beklenen verimin altında kalınmasına neden oldu. Suyun yeterince ısınmaması nedeniyle bazı balık türlerinin kıyıya yaklaşmadığını belirten balıkçılar, istavrit bolluğunun ise kıyı balıkçısının yüzünü güldürdüğünü ifade etti. Balıkçılar, neredeyse her gün etkili olan yağmurlar ve değişken hava koşullarının dağlardaki kar sularını denize taşıdığını, bunun da su sıcaklığını düşürdüğünü dile getirdi. Deniz suyunun soğuk kalmasının balık hareketlerini etkilediğini belirten balıkçılar, "Su yeterince ısınmayınca balık kıyıya ya hiç gelmedi ya da az geldi" dedi. Bu dönemde genellikle istavrit, barbun, kefal ve mezgit avladıklarını ifade eden balıkçılar, mezgitte de bu yıl düşüş yaşandığını, avlanan balıkların daha az ve ince olduğunu belirtti. Balık türlerinde yıllara göre değişim yaşandığına dikkat çeken balıkçılar, geçmişte nadir görülen kalkan balığının son 3-4 yıldır daha fazla avlandığını, barbunda da önceki yıllara göre artış gözlendiğini ifade etti. Son iki yıldır orta ve iri boy istavritlerin daha sık görülmeye başladığını kaydeden balıkçılar, hava sıcaklığının artmasını beklediklerini belirtti. Kıyı balıkçısı Salih Usta, hava sıcaklıklarının artması durumunda barbun avında hareketlilik yaşanabileceğini belirterek, "Bir hafta güneşli hava olsa ve sıcaklık artsa çok iyi barbun olur. Kıştan beri barbun var ancak suyun soğuk olması ve kar sularının denize ulaşması nedeniyle sahile inemiyor" ifadelerini kullandı. Deniz suyunun soğuk olmasının özellikle barbun balığının kıyıya gelmesini etkilediğini belirten Usta, "Beklediğimiz verimin biraz altında bir durum oldu. Yağmurların etkisi, havaların değişmesi ve neredeyse her gün yağmur yağması, dağlardaki kar sularını eriterek denize soğuk su taşıdı. Bu da su sıcaklığını düşürdü. Dolayısıyla su soğuk kaldı, yeterince ısınmadı. Su soğuk olunca balık kıyılara doğru ya gelmedi ya da az geldi. Buna rağmen istavrit bol oldu, barbun ise beklentilerimizin altında kaldı. İstavritin bol olması, kıyı balıkçılarını kurtardı diyebiliriz. Genelde bu dönemlerde istavrit, barbun, kefal ve mezgit avlardık. Mezgit ise bu sene biraz düşüşte, az ve ince çıkıyor. Geçmiş yıllara göre bazı çeşitler azalırken, bazıları çoğalıyor. Örneğin eskiden çok kalkan balığı olmazdı, ancak son 3-4 senedir kalkan balığı oldukça fazla oluyor. Barbun da eskisi kadar yoktu, bence iyi bir artış var. Son iki senedir orta irilikte istavritler görülmeye başladı. Biz herhalde bu mesleğin son nesli sayılırız. Hiç kimse çocuğunun balıkçı olmasını pek istemiyor. Belki on balıkçıdan biri çocuğunun balıkçı olmasını tercih eder. Bir hafta güneş görsek, sıcaklık yükselse çok iyi barbun olacağını tahmin ediyorum. Çünkü kıştan beri barbun var. Ancak su soğuk olduğu ve kar suları denize geldiği için sahile inemiyor" diye konuştu.
Yunanistan’ın Pontus iddialarına ilişkin açıklamasına Trabzon’dan tepki
21 Mayıs 2026 Perşembe - 09:24 Yunanistan’ın Pontus iddialarına ilişkin açıklamasına Trabzon’dan tepki Yunanistan’da düzenlenen bazı etkinlikler ve yapılan açıklamalardaki "Pontus" iddialarına Trabzon’dan tepki geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker ve KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse, yaşananlarda asıl mağdur olan tarafın Müslüman Türkler olduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’da 19 Mayıs’ta düzenlenen bazı etkinlikler ve yapılan açıklamalarda "Pontus" iddialarına sert tepki göstererek, Yunanistan’ın tarihi gerçekleri çarpıttığını ve asılsız suçlamaları eğitim müfredatına taşıdığını belirtmişti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker, Yunanistan’ın Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sürecinde Samsun’a ayak basmasını Pontus soykırımının başlangıç tarihi olarak gördüğünü belirtti. Küçüker, "Bizim tarihimizde 19 Mayıs 1919 önemli bir güne denk geliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün, Millî Mücadele’nin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Yunanistan için de bu tarihin bir anlamı var. Kendilerince Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak basmasını Pontus soykırımının başlangıç tarihi olarak kabul ediyorlar. Nitekim 24 Şubat 1994 tarihinde Yunan Parlamentosu’nda alınan bir kararla Pontus meselesi siyasi bir nitelik kazandı ve bu gün Yunanistan açısından Pontus soykırımının başlangıç günü, aynı zamanda anma günü olarak kabul edilmeye başlandı. Konunun tarihsel boyutuna baktığınız zaman ben de bir tarihçi olarak bunu araştırdım. Esasında bunun bir propagandadan ibaret olduğunu ve tarihsel noktada bir mesnetten uzak olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bu, tarihsel dayanaktan yoksun, tamamen propaganda söylemleri üzerine inşa edilmiş bir dil. Türkiye’nin 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra bu söylemin Yunanistan nezdinde daha fazla ağırlık kazandığını ve daha fazla ön plana çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Türkiye’nin ise bu konuda biraz daha savunma pozisyonunda kaldığını söyleyebiliriz. Hâlbuki biz tarihimizde bu konuda özellikle Ermeni meselesinde olsun, Pontus meselesinde olsun bu tür konularda aslında cevabını veremeyeceğimiz hiçbir soru olmadığını düşünüyoruz. Tarihsel gelişmeler ve belgeler ışığında baktığımız zaman Türkiye’nin bu konuda zan altında bırakılabilecek herhangi bir olayda rol almadığını çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz. Ancak siyasi boyutta biraz daha pasif kaldığımızı da ifade edebiliriz. Daha çok savunmada kalıyoruz. Bu konuda Türkiye’nin tezlerini farklı bir şekilde dile getirmemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi. KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse ise, asıl mağdur olan ve ağır kayıplar veren kesimin Müslüman Türkler olduğunu kaydederek, "Pontus’ ifadesi siyasallaştırılıncaya kadar daha çok coğrafi bir isim olarak kullanılmış, çok fazla siyasi anlam ifade etmemiş. 19 Mayıs 1919’dan sonra ise Yunanistan’ın yenilginin etkisiyle bu meseleyi gündemde tutmaya çalıştığı, özellikle aşırı milliyetçi çevreler ve kilisenin etkisiyle milliyetçi söylemleri teşvik ederek, iddiaları diri tutmayı tercih ettiği görülmektedir. Ancak bunu yaparken asılsız söylemlerden kaçınılması gerektiği düşünülmektedir. Zira Anadolu’da halklar arasında 1918 öncesinde de çatışmalar yaşanmış, 1919 sonrasında da savaş koşullarında bu çatışmalar devam etmiştir. Bu süreçte halklar karşılıklı olarak birbirlerine zarar vermiştir. Ancak burada asıl mağdur olan ve ağır kayıplar veren kesim Müslüman Türkler. Çünkü o dönemde Pontus çetelerinin oldukça güçlü olduğu, arkalarında İngiltere’nin bulunduğu, İngiliz donanmasının, kontrol subaylarının ve bazı bölgelerde İngiliz askerlerinin varlık gösterdiği belirtilmektedir. Örneğin Samsun’da İngiliz askerleri ve bir İngiliz birliğinin bulunduğu, donanmanın da bölgede etkin olduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle bir katliamdan söz edilecekse bunun Türk halkına karşı işlendiği görüşü dile getirilmektedir. Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesindeki Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü olarak bu konuda araştırmalar yaparak raporlar hazırlıyoruz ve yayımlıyoruz. Hazırlanan çalışmaları bakanlığa gönderiyoruz ve üniversite yönetimine sunuyoruz. Temel amacımız doğruların bilinmesi, korkulacak ya da saklanacak bir durum bulunmadığı; arşivlerimiz açık, sözlerimiz açık" diye konuştu.