Yerel Haberler
Adana
16 Mart 2026 Pazartesi - 19:10 Adana’da sivil toplum ve eğitim camiası iftarda buluştu Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) tarafından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel iftar programı, kentin mülki idare, akademi, eğitim ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Adana Öğretmenevi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programa sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri yoğun katılım gösterdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, katılımcılara teşekkür ederek, birlik vurgusu yaptı. Sarıgeçili, "Aynı sofrada birlik, aynı duada kardeşlik şiarıyla bir araya geldiğimiz bu müstesna akşamda gönül bağlarımızı bir kez daha tazeliyoruz. Ramazan’ın bereketini, dayanışmanın eşsiz ruhuyla birleştirdiğimiz bu masalarda Adana’mızın sivil toplum gücünü paylaşmaktan onur duyuyoruz. Bizleri aynı sofrada buluşturan Rabbimize şükürler olsun" ifadelerini kullandı. ASİM Başkanı Mehmet Coşkun ise, sivil toplum kuruluşlarının kent dinamikleri açısından taşıdığı öneme değindi. Coşkun, "ASİM ailesi olarak Ramazan ayının birleştirici ve rahmet dolu ikliminde sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri ve kent protokolümüzle omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kardeşlik bağlarımızı perçinleyen bu güzel iftar sofrasına ev sahipliği yapan Eğitim-Bir-Sen ailesine ve katılımlarıyla gücümüze güç katan tüm davetlilere şükranlarımı sunuyorum" dedi. Seyhan Kaymakamı Ekrem İnci de konuşmasında Ramazan ayının toplumsal hayattaki yerine ve sivil toplumun önemine dikkat çekti. Kaymakam İnci, "Ramazan ayı yardımlaşma, hoşgörü ve kaynaşma duygularının en üst seviyeye ulaştığı bereketli bir zaman dilimidir. Bugün burada, devletimizin kurumları ile sivil toplum kuruluşlarımızın böylesine güçlü bir bağ ve uyum içinde tek bir sofrada buluşması kentimiz adına gurur vericidir" dedi. Akşam ezanıyla birlikte açılan oruçların ardından program, edilen dualar ve kent gündemine dair karşılıklı istişarelerle sona erdi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:27 Kaçak yapı gerekçesiyle yıkım kararı verilen göl kenarındaki mahallede protesto Adana’da Seyhan Baraj Gölü kıyısında evleri bulunan bir grup vatandaş, evlerinin kaçak yapı olduğu gerekçesiyle yıkılacağının bildirilmesi üzerine eylem yaptı. Mahalle sakinleri, belediyeyi alkışlarla protesto edip, "Bize numarataj verildi, elektrik ve su aboneliği bağlandı. Şimdiye kadar bir sorun yoktu" diyerek muhatap bulamadıklarını öne sürdü. 2 Nisan’da yapılması planlanan yıkımın durdurulması için mahalleli mahkemeye başvuracak. Adana’nın merkez Sarıçam ilçesine bağlı Bayramhacılı Mahallesi’nde Seyhan Baraj Gölü kenarında bulunan bazı evler hakkında kaçak yapı oldukları gerekçesiyle Sarıçam Belediyesi tarafından yıkım kararı alındı. Bunun üzerine mahalle sakinleri bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Evlerinin yıkılmasını istemeyen mahalle sakinleri, belediyeyi alkışlarla protesto etti. Mahalleli, tapuları olduğunu, evlerine numarataj verildiğini, elektrik ve su aboneliklerinin bağlandığını, yapı kayıt belgesi verildiğini belirterek yıllardır bölgede yaşadıklarını söyledi. Öte yandan, 2 Nisan’da yapılması planlanan yıkımın durdurulması için mahallelinin mahkemeye başvurarak yürütmeyi durdurma talebinde bulunacağı öğrenildi. "Muhatap yok karşımızda" Grup adına konuşan vatandaşlardan Yunus Oğuz, "Şimdiye kadar bir sorun yoktu ancak Sarıçam Belediyesi evlerimizi yıkacak. Ben 1 buçuk sene boyunca burayı yaptım ama yaparken Sarıçam Belediyesi’nden kimse gelip sen ‘Kaçak yapı yapıyorsun’ demedi. Muhatap yok karşımızda" ifadelerini kullandı. "Eğer devletimiz burayı istiyorsa çıkalım" Mahallede evi bulunan vatandaşlardan Ahmet Karaoğlan, "Ben 2018 yılından bu yana burada oturuyorum. Pandemiyi, depremi hep burada geçirdim. 2018 yılında biz burayı yaptık, belediyeden kimse bize müracaat etmedi. Bize numarataj verildi, elektrik ve su aboneliği bağlandı. Sarıçam Belediyesi şimdi evimizi yıkmak istiyor. Belediyeye gidince ‘Emir büyük yerden’ deniyor. Bu emri veren kim, biz onu öğrenmek istiyoruz. Biz muhatap arıyoruz. Eğer devletimiz burayı istiyorsa çıkalım ama bizim canımız yandı. Ben annemi, babamı nereye götüreceğim. Bizi kovmaya çalışıyorlar, herhangi bir tebligat gelmeyenlerimiz de var" diye konuştu.
Yedigöze Şelaleleri kurudu, geriye "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" tabelası kaldı
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:36 Yedigöze Şelaleleri kurudu, geriye "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" tabelası kaldı Adana’nın Aladağ ilçesindeki Yedigöze Orman Parkı’nda bulunan Yedigöze Şelaleleri yaşanan kuraklık nedeniyle kurudu, geriye "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" yazılı tabela kaldı. Kuraklık, son zamanlarda yurt genelinde olduğu gibi Adana’da da derinden hissediliyor. Bu yıla kadar şehrin stresinden kaçmak isteyen vatandaşların özellikle yaz sıcağında uğrak yeri olan Aladağ ilçesindeki Yedigöze Orman Parkı’nda bulunan Yedigöze Şelaleleri de kuraklık nedeniyle kurudu. Şelaleler kuruyunca vatandaş da bölgeye gelmemeye başladı. Adeta terk edilmiş bir alana dönen şelalelerde toprakta susuzluktan çatlamaya başladı. Kuruyan şelale kenarındaki "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" yazılı tabela dikkat çekti. "İnşallah tekrar eski haline dönecek" Yedigöze Şelaleleri’nin kuruduğundan haberi olmadığı için alana piknik yapmaya gelen Murat Akbaş, "Aladağ Yedigöze bölgesindeyiz. Geçen sene geldiğimizde kalabalıktı. Ama şu an ne su var ne de şelaleler var. Su yatakları kurumuş. Yağmur bekliyoruz, inşallah tekrar eski haline dönecek" dedi. Vatandaşlardan Cüneyt Çetinkaya ise "Geçtiğimiz senelerde geldiğimizde buralar alan sularla doluydu. Bu sene geldik her yer boş. Sular akmıyor" diye konuştu. Barajın doluluk oranı yüzde 10’a düştü Öte yandan, kuraklık sadece şelaleyi değil Yedigöze Barajı’nı da vurdu. 642 milyon metreküp kapasiteye sahip Yedigöze Barajı’nda geçen yıl 21 Ağustos’ta doluluk oranı yüzde 40 olarak ölçüldü. Bu yıl aynı tarihte ise yağışların azlığı, sıcak hava ve kuraklık nedeniyle barajdaki doluluk oranı yüzde 10’a geriledi.
Uzmanından sığınak açıklaması: "Sığınaklarımız, savaş teknolojilerine uygun olmalı"
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:21 Uzmanından sığınak açıklaması: "Sığınaklarımız, savaş teknolojilerine uygun olmalı" Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Akademisi’nin raporu sonrası 81 ile inşa edilecek sığınaklar hakkında açıklamalarda bulunan Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Sığınakların inşasına başlanılması çok kritik bir zamanda hayata geçiriliyor. Bunun altında MİT Akademisi’nin raporu yatıyor" dedi. Orta Doğu’da son yaşanan savaş ve gerilimler sırasında MİT Akademisi’nin hazırladığı raporlar doğrultusunda TOKİ, çalışmalara başladı. Türkiye’nin sığınak altyapısı tehditlere uygun hale getirilecek. TOKİ 81 ilde modern sığınaklar inşa edecek. Konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Akıncı, Türkiye’nin dört bir yanının ateş çemberi içerisinde olduğunu belirterek, "Sığınakların inşasına başlanılması çok kritik bir zamanda hayata geçiriliyor. Bunun altında MİT Akademisi’nin raporu yatıyor. Türkiye’nin maalesef dört bir tarafı ateş çemberi. Ukrayna-Rusya savaşı da dahil olmak üzere Orta Doğu’daki savaşları da hepimiz görüyoruz. Topyekun bunu düşündüğümüzde Türkiye’de sığınakların ne kadar elzem olduğunu fark ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Sığınaklarımızı çeşitlendirip, detaylandırmamız gerek" Türkiye’deki mevcut sığınakların da günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiğine atıfta bulunan Doç. Dr. Akıncı, "Etrafımız ateş çemberi ve bu ateşin Türkiye’ye sıçrama ihtimalini göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye gibi büyük ülkelerin bu tür planlamaları yapıyor olması gerekiyor. Tabii ki mevcut sığınaklar vardır ama bunların yeniden gözden geçirilip günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi gerekiyor. Savaş teknolojileri her geçen gün gelişiyor ve bizim sığınaklarımızı çeşitlendirip, detaylandırmamız gerekiyor" diye konuştu. "Bu artık bir devlet politikası" TOKİ’nin yaptığı inşaatların asrın deprem felaketiyle birlikte öneminin bir kez daha ortaya çıktığını, sığınak projesinin de altından kalkabileceğini vurgulayan Akıncı, şunları söyledi: "MİT Akademisi dönem dönem böyle raporlamalar yapıyor. Bu raporlamalar çok önemli. TOKİ çok büyük, devasa inşaatlar yapıyor. TOKİ, hem bilgi hem de tecrübe anlamında bunu yapabilecek nitelikte. Bu artık bir devlet politikası olarak bir an önce projelendirilip savaş durumunda insanların hemen gidebileceği, sığınabileceği yerlerin olması oldukça önemli. Kabine toplantısında bölgemizin içerisinde bulunduğu durum değerlendirildi ve ben bu kararı yerinde bir karar olarak değerlendiriyorum."
ÇKS kayıtları 1 Eylül’de başlıyor
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:14 ÇKS kayıtları 1 Eylül’de başlıyor Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ÇKS kayıtlarının 1 Eylül’de başlayacağını hatırlatarak, "Üreticilerimiz hangi ürünü, hangi arazide ektiklerini doğru ve eksiksiz şekilde sisteme kaydettirmeli" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2025 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının 1 Eylül 2025’te başlayacağını ve 31 Aralık 2025’te sona ereceğini belirterek, çiftçileri kayıtlarını zamanında yapmaları konusunda uyardı. Doğan, "Tarım desteklerinden yararlanmak için ÇKS kaydının güncel olması gerekli. Kayıt süresi bittikten sonra yapılan başvurular kabul edilmiyor. Bu da üreticilerimizin önemli hak kayıpları yaşamasına neden oluyor" dedi. Destek almak için zamanında kayıt şart Mazot ve gübre desteğinden fark ödemelerine, kırsal kalkınma hibelerinden afet yardımlarına kadar birçok kamu desteğinden yararlanabilmek için çiftçinin mutlaka ÇKS’ye kayıtlı olması gerektiğini vurgulayan Doğan, şunları söyledi: "Üreticilerimiz hangi ürünü, hangi arazide ektiklerini doğru ve eksiksiz şekilde sisteme kaydettirmeli. Bu sadece bireysel destekler açısından değil, ülke genelinde sağlıklı tarım politikalarının oluşturulması açısından da büyük önem taşıyor." Başvuruların ziraat odalarına yapılması avantajlı Doğan, "Çiftçilerin işlemlerini zamanında ve kolaylıkla yapabilmesi için Yüreğir Ziraat Odası olarak gerekli bilgilendirme ve destek hizmetlerimizi sürdürmekteyiz. Başvurularını doğrudan ziraat odalarına yapan çiftçilerimize evrak hazırlığından başvuru işlemlerine kadar her aşamada rehberlik ediyoruz. Bu da işlemlerin daha hızlı ve eksiksiz tamamlanmasını sağlıyor"diyerek bilgi verdi. Doğan, ÇKS kaydı yaptırmak isteyen çiftçilerin, ziraat odasına başvururken, kimlik fotokopisi, tarım arazilerine ait tapu veya kira kontratı, çiftçilik belgesi, üretim bilgileri ve tarla detaylarıyla gelmesi gerektiğini söyledi.
33 yaşındaki kadın mide ameliyatı sonrası öldü, aile hastaneyi bastı
28 Ağustos 2025 Perşembe - 08:54 33 yaşındaki kadın mide ameliyatı sonrası öldü, aile hastaneyi bastı Irak’ta kuaförlük yapan 33 yaşındaki Çiğdem Bulut, iddiaya göre Adana’da Özel Altınkoza Hastanesi’nde mide fıtığı ameliyatının ardından fenalaşarak hayatını kaybetti. Acılı ağabey Barış Tumur, "Kardeşim günlerce kan kustu ama ’psikoloğa gidin’ dediler" sözleriyle hastaneye tepki gösterdi. Ölüm haberini alan aile ise hastaneyi basarak isyan etti. Irak’ta kadın kuaförü işleten Çiğdem Bulut (33), 45 gün önce yengesinin cenazesi için memleketi Adana’ya geldi. İddiaya göre, burada mide ağrıları yaşayan Bulut, Özel Altınkoza Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan kontrollerde mide fıtığı tanısı konulan genç kadın, ameliyata alındı. Bulut’un ailesi, ameliyat için yaklaşık 130 bin TL ödeme yaptıklarını öne sürdü. Ameliyatın ardından kısa süre içinde fenalaşan Bulut, tekrar hastaneye başvurdu. Buradan Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk edilen genç kadın, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ölümün ardından acılı ağabey Barış Tumur (35) yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Kız kardeşim Irak’tan yengemin cenazesi için 45 gün önce geldi. Özel Altınkoza Hastanesine gittiğinde kontrollerinde mide fıtığı çıktı. Kardeşim 130 bin TL ödeyerek ameliyatını oldu. Ameliyatını Bahri G. yaptı. Ameliyattan 2 gün sonra taburcu oldu. Kardeşim eve geldikten sonra her gün kan kustu. Hiçbir şey yiyemiyorum, nefesinin kesildiğini söyledi. Biz bunu doktora söylediğimiz zaman, doktor psikolojisinin bozuk olacağını söyledi. Psikoloğa gitmesi gerektiğini söyledi. Hiçbir şekilde cevap alamadık. En son salı günü sabah Altınkoza Hastanesi’ne götürdüm. Oradaki hemşireler de psikoloğa gitmesi lazım dedi. Gece saat 2’ye kadar hiçbir müdahale yapılmadı. Çiğdem’in tansiyonu düşüyor ve kalbi duruyor. 15 dakika sonra kalbi çalıştırıyorlar. Çekilen filminde midesinin çürük olduğunu söylüyorlar. Bunlardan şikayetçiyiz. Altınkoza’dan Seyhan Devlet Hastanesi’ne sevk oldu, burada da vefat etti." Acı haberi alan aile üyeleri hastaneye giderek duruma isyan etti. Ailenin hastane içinde gerginlik yaşadığı anlar ise cep telefonuyla görüntülendi.