Yerel Haberler
Adana
17 Mart 2026 Salı - 14:32 Osmanlı’nın ‘zimem defteri’ geleneği Kozan’da yaşatılıyor Osmanlı’dan günümüze uzanan ‘zimem defteri’ geleneği Adana’nın Kozan ilçesinde yaşatmaya devam ediyor. Ramazan ayında gelenek çerçevesinde 3 bakkaldaki veresiye defterindeki borç kapatılırken, toplam 30 bin TL ödeme yapıldı. Kozan Bakkallar ve Bayiler Odası’nın öncülüğünde Osmanlı döneminde borçlu ile borcu ödeyenin birbirini görmediği ’zimem defteri’ geleneği yaşatılıyor. Geleneğin uygulanmasıyla Ramazan Bayramı öncesi ihtiyaç sahibi ailelerin bakkala olan borçları kapatıldı. "Borçları kapatmaya sürdürüyoruz" Kozan Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Kemal Yıldırım, Ramazan ayı başında hayırseverlere çağrı yaparak başlattığı geleneğin kısa sürede büyüdüğünü belirterek, "Ramazan Bayramı öncesinde 3 bakkalda borç kapama işlemi gerçekleştirdik ve kapatılmaya devam ediliyor. Bu geleneği yürüten, destek veren herkesten Allah razı olsun. Toplamda 30 bin TL ödeme yaptık ve çalışmalarımız sürüyor. Hayırseverlerimizin adına kırsal mahallelerdeki bakkallara giderek ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sadaka ve zekat yoluyla borçlarını kapatmaya sürdürüyoruz" dedi. Esnaf Cumali Türksev bir ihtiyaç sahibi ailenin 2 bin TL’lik borcunun silindiğini, Osmanlı geleneğinin yeniden uygulanmasının esnaf ve vatandaşlar içinde güzel bir uygulama olduğunu kaydetti. Mahalle bakkalı Zekeriya Gök ise hayırseverlere teşekkür ederek, "İhtiyaç sahibi olup borcu olan bazı vatandaşlarımızın borcu ödendi. Hayırlı olsun" diye konuştu.
17 Mart 2026 Salı - 12:02 Kozan’da arıların korunmasına yönelik çalışma başlatıldı Adana’nın Kozan ilçesinde, arıların korunmasına yönelik "Arı Varsa Hayat Var, Üretim Var" projesi çerçevesinde meyve bahçelerinde bilgilendirme ve arazi çalışmaları gerçekleştirildi. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen "Arı Varsa Hayat Var, Üretim Var" projesi çerçevesinde ekipler sahaya indi. Üreticilerle birebir görüşen ekipler, arıların tarımsal üretimdeki hayati rolüne dikkat çekti. Çalışmalara katılan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş da üreticilerle bir araya gelerek hem bilgilendirme yaptı hem de uygulamaları yerinde inceledi. Karataş, arıların doğanın en önemli canlıları arasında yer aldığını belirterek, dünyadaki bitkilerin büyük bir kısmının arıların yaptığı tozlaşma sayesinde meyve verdiğini ifade etti. Arıların olmadığı bir ortamda üretim ve bereketten söz edilemeyeceğini vurgulayan Karataş, bu nedenle arıların korunmasının sürdürülebilir tarım açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Üreticilerin bilgilendirildiği çalışmada ilaçlamanın sabah erken saatlerde veya akşam geç saatlerde, arıların uçuş yapmadığı zaman dilimlerinde yapılması gerektiği belirtilirken, arılara zarar vermeyen ya da en az zararlı ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin tercih edilmesi istendi. Yürütülen çalışmalarda Kozan ilçe genelinde yaklaşık 300 parselde 300 üreticiye ulaşılması planlanırken, hedefe ulaşıldıktan sonra da bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının aralıksız süreceği bildirildi.
Adana’da mısırda 1 milyon 135 bin ton rekolte bekleniyor
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:02 Adana’da mısırda 1 milyon 135 bin ton rekolte bekleniyor Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, bu yıl Adana’da 855 bin dekar alanda mısır ekimi yapıldığını 1 milyon 135 bin ton rekolte beklendiğini söyledi. Adana’da mısır hasadı devam ederken İl Tarım ve Orman Müdürü Bayazıt, tarlalarda üreticilerle bir araya gelerek hem hasat heyecanını paylaştı hem de sektörle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bayazıt, Adana’nın mısır üretiminde ülkemizin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, 2025 yılı itibarıyla il genelinde 855 bin dekar alanda mısır ekimi yapıldığını, ortalama verimin bin 325 kilogram seviyesinde olmasının beklendiğini ve bunun 1 milyon 135 bin tonluk güçlü bir rekolte anlamına geldiğini ifade etti. Geçen yıl ilde 797 bin dekar alanda mısır üretimi yapılmış, ortalama verim bin 150 kilogram seviyesinde gerçekleşmiş ve toplam 917 bin ton rekolte elde edilmişti. Bu yıl hem ekim alanlarında hem de verimde artış sağlanması, üretim potansiyelinin güçlendiğini gösterdi. Hasadın şu ana kadar üçte birinin tamamlandığını belirten Bayazıt, üreticilerin emeğini desteklemek amacıyla bu yıl dekara 244 TL temel destek ve 244 TL planlı üretim desteği olmak üzere toplam 488 TL destekleme ödemesi yapılacağını kaydetti. Üreticilere önemli bir hatırlatmada da bulunan Bayazıt, doğa ve toprak sağlığını korumak amacıyla anız yakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Bayazıt, "Doğamızı ve topraklarımızı korumak, geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için hep birlikte duyarlı olmalıyız" dedi. Bayazıt sözlerini, "Tüm üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyorum. Adana, tarımda üretmeye ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edecek" ifadeleriyle tamamladı.
Uzmanı uyardı: "Tırnağınızı değil, dişinizi yiyorsunuz. Fark etmeden diş köklerini eriten tehlike"
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:27 Uzmanı uyardı: "Tırnağınızı değil, dişinizi yiyorsunuz. Fark etmeden diş köklerini eriten tehlike" Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlarından Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Tırnak yeme, başlangıçta fark edilmeyen ama zamanla diş minesini aşındırarak çatlatan, dentini açığa çıkaran, dişlerin orta hattını kaydıran, çene kemiğini zorlayan ve hatta diş köklerini eriten bir süreçtir. Sadece ağız değil, tüm yüz yapısını etkileyebilir" dedi. Özkan, yaptığı açıklamada, günlük hayatın stresi, kaygı bozuklukları ve odaklanma problemleriyle ilişkilendirilen tırnak yeme alışkanlığının, sanıldığından çok daha ciddi ve kalıcı ağız-diş sorunlarına yol açtığını belirterek, " Tırnak yeme, başlangıçta fark edilmeyen ama zamanla diş minesini aşındırarak çatlatan, dentini açığa çıkaran, dişlerin orta hattını kaydıran, çene kemiğini zorlayan ve hatta diş köklerini eriten bir süreçtir. Sadece ağız değil, tüm yüz yapısını etkileyebilir. Dişin dış katmanı olan mine, sert yapısına rağmen, tırnak yeme sırasında, sürekli travmaya maruz kaldığında mikroskobik olarak açınır ve çatlar. Tırnak yeme sırasında oluşan tekrar eden baskı ve sürtünme, zamanla bu aşınma ve çatlakları derinleştirir. Mine tabakası hasar gördüğünde, alttaki dentin tabakası korumasız kalır. Dentin, dış etkilere daha açık ve yumuşaktır. Sonuçta diş ayrıkları/ diş aralıkları oluşmaya başlar ve dişlerin anatomik olarak estetik görüntüsü bozulur. Bu durumda dişlerde hassasiyet, çürük riski ve estetik bozulmalar kaçınılmaz hale gelir" diye konuştu. "Türkiye’de her 3 gençten 1’i tırnak yiyor" Özkan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine göre, 7-12 yaş arası çocukların yüzde 30’unun, ergenlerin yüzde 45’nin, yetişkinlerin ise yüzde 15’nin tırnak yeme alışkanlığına sahip olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Stresli dönemlerde bu oranlar hızla artarken, diş hekimleri bu alışkanlığın ağız içinde oluştuduğu tahribatla her geçen gün daha fazla karşılaşıyor. Dişlerin orta hattında kayma, yüz simetrisinde bozulması oluyor. 2024 yılında yayınlanan bilimsel çalışmalarda, 8-12 yaş grubundaki çocuklarda tırnak yeme alışkanlığı olan bireylerde dişlerin orta hattında kaymalar ve kapanış bozuklukları saptandı. Dişlerin hizasında meydana gelen sapmalar, yüz simetrisinde bozulmalara, çene darlığına ve hatta çene eklemi problemlerine zemin hazırlar. Bu değişiklikler, gelişim döneminde kalıcı hale gelebilir. Tırnak yerken alt çene öne kayıyor. Yapısal sorun sürekli tırnak yeme alışkanlığı alt çenenin öne doğru kayma hareketi yapmasından dolayı, alt çene öne doğru gelerek çene eklem sorunu ve kapanış bozukluğuna sebep olmaktadır. Bu durum, yalnızca estetik bir problem oluşturmakla kalmıyor, çene kasları ve çiğneme fonksiyonu üzerinde de etkili oluyor." "Diş kök rezorpsiyonu (Diş kökü erimesi) çene kemiğinde geri dönüşsüz hasar" Tırnak yeme alışkanlığıyla ilgili en endişe verici durumlardan birinin de diş köklerinde rezorpsiyon (erime) oluşması olduğunu anlatan Özkan, "Kök rezorpsiyonu olan diş zamanla yerinden oynamaya başlar. Sürekli mikrotravma, dişin kök ucunda çene kemik erimesini tetikleyerek dişin çene kemiğindeki tutunma gücünü azaltır. Bu fark edilmezse, diş kaybı kaçınılmaz olur. Bu hasar röntgenle fark edilir ama çoğu hasta farkına bile varmaz. Tırnak altı, dış dünyayla en çok temas eden bölgelerden biri olduğu için çeşitli mikroorganizmaların barındıran yeridir. Tırnak yeme yoluyla bu bakteriler doğrudan ağız içine taşınır ve diş eti iltihapları, ağız kokusu ve sistemik enfeksiyonlara yol açabilir. Candida, Enterobacteriaceae ve Staphylococcus gibi tırnak içi patojenler ağız içine taşınabilir. Ağız içi florasının bozulması; çürük artışına, diş eti hastalıklarına ve bağışıklık sistemi zayıflığında sistemik problemlere neden olabilir" dedi. Tırnak yemenin ruh sağlığından başlayan bir sorun olduğuna dikkat çeken Özkan, şöyle devam etti: "Tırnak yeme, psikiyatrik literatürde "Body-Focused Repetitive Behavior (BFRB)" yani ’vücut odaklı tekrarlayıcı davranış’ olarak tanımlanır. Bu alışkanlık genellikle çocuklukta başlar ve stres, anksiyete ya da dikkat eksikliği bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı kadar ruh sağlığı da bu sorunun merkezinde yer alır. Bu nedenle, tırnak yeme tedavisinde yalnızca diş hekimi değil, gerekirse psikiyatri desteği de sürece dahil edilmelidir." Tırnak yeme alışkanlığı büyüme çağındaki çocuklarda çene gelişimini etkileyebilir. Erken yaşta fark edilen anomaliler, ortodontik plaklar veya gelişim yönlendirici apareylerle kontrol altına alınabilir. Geciken vakalarda ise ileri düzey ortodontik veya cerrahi müdahaleler gerekebilir. Çene ve yüz gelişimi açısından kritik olan 6-12 yaş döneminde düzenli diş hekimi takibi yapılmalı. Orta hat kaymaları, açık kapanış, çene darlığı gibi bulgular tespit edilirse ortodontik destekle müdahale edilmelidir. Tırnak yeme alışkanlığı sadece bir estetik sorun değil, ağız içinde anatomik, biyolojik ve psikolojik hasarlar bırakan bir alışkanlıktır. Fark edilmediğinde kalıcı diş kaybı, çene bozukluğu ve yüz gelişiminde geriliklere neden olabilir."
Arkadaşı silahından çıkan kurşunla öldü, ilk duruşmada tahliye oldu
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 18:20 Arkadaşı silahından çıkan kurşunla öldü, ilk duruşmada tahliye oldu Adana’da motosikletle gezinti sırasında tabancasının ateş alması sonucu arkadaşının ölümüne neden olan 16 yaşındaki M.E.Ş., ilk duruşmada tahliye edildi. Oğlunun ölümünün ardından sanığın serbest bırakılmasına tepki gösteren Zahide Karabıyık, "Oğlumun katili dışarıda, adalet istiyorum" diyerek gözyaşı döktü. Seyhan ilçesine bağlı Mirzaçelebi Mahallesi’nde oturan M.E.Ş., iddiaya göre tabancası ile boş arazide ateş etmek için arkadaşı Murat Aras Hirman’ın kullandığı motosikletle 22 Nisan’da Seyhan ilçesi Mıdık Mahallesi’ne gitti. Yolda motosikletin arkasında oturan M.E.Ş. arkadaşlarına gösterişte bulunmak için tabancasıyla ateş etti. Şüphelinin elindeki tabanca ilk ateşten sonra tutukluk yaptı, daha sonra ateş aldı. Silahtan çıkan mermi, motosikleti süren arkadaşı Hirman’ın sırtına isabet etti. Yaralanınca motosikletin kontrolünü yitiren Hirman ile M.E.Ş. düştü. Hirman’ın kanlar içinde kaldığını gören M.E.Ş., 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildirdi. Hirman tedavi gördüğü hastanede 29 Nisan günü hayatını kaybetti, arkadaşı M.E.Ş. ise tutuklandı. Cumhuriyet savcısı, olayla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak M.E.Ş. hakkında "Olası kastla adam öldürme" ve "Ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından toplam 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, sanığın savunması, olayın tek görgü tanığının ifadesi ve otopsi raporuna yer verildi. Sanık ifadesinde, arkadaşıyla arasında herhangi bir husumet bulunmadığını, tabancanın kemerini sıkması nedeniyle çıkarırken yanlışlıkla ateş aldığını öne sürdü. Görgü tanığı S.M. ise M.E.Ş.’nin motosiklet üzerinde havaya ateş ettiğini, ardından silahı kurcalarken tabancanın patlayıp Hirman’a isabet ettiğini söyledi. 19 Ağustos’ta görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, sanığın yaşı, tutukluluk süresi ve suçun vasıf değişikliği ihtimalini göz önünde bulundurarak M.E.Ş.’yi oy çokluğuyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye etti. "Oğlumu tıraş olmaya göndermiştim" Yakınlarıyla oğlunun kabrine giden anne Zahide Karabıyık (32), dua edip açıklamada bulundu. Şüphelinin tahliyesinden sonra hayatının şokunu yaşadığını aktaran Karabıyık, "Oğlum toprağın altında yatarken, katili ilk duruşmada yaşından dolayı tahliye edildi. Ne yapacağımı bilemedim, bir kez daha öldüm. Onu tıraş olmaya gönderdim. Son parasını da ben verdim. Yoğun bakımdayken cebindeki parayı da bana teslim ettiler. Katili bir el havaya ateş etmiş, 2’ncisi de oğlumun sırtından girip, kalbini parçalamış. Yaşam mücadelesi verirken oğlumun kalbi 4 kez durdu, dayanamadı" dedi. "Top ve uçurtmadan başka merakı yoktu oğlumun, sonu böyle olmamalıydı" Anne Karabıyık, "Oğlumun top ve uçurtmadan başka bir merakı yoktu. Herkese saygılı, aslan gibi bir evlattı. Bu hayatta güveneceğim tek kişiydi. Kardeşini ağabeysiz, beni kimsesiz bıraktı. Onu çok zor şartlarda büyüttüm. Oğlumun sonu böyle olmamalıydı. Okuyacaktı, askere gidecekti, belki büyüyünce evlenecekti. Şimdi o toprağın altındayken, katili bunları yaşayacak ne yazık ki"diye konuştu. "Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti" Oğlunun katilinin en ağır ceza almasını isteyen anne Karabıyık, "Benim ufak kızım olmasaydı, ben de belki çoktan oğlumun yanında olurdum. Benim için dünya bitti. Kızıma eşime bir şey veremiyorum. Onun içeride olması içimi bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti. Eli silah tutan bir çocuk, oğlumu toprağın altına koydu. Bu yaştaki çocukların eli silah tutuyor da cezaya gelince neden indirimden yaralanıyor. Benim acım daha tazeyken, 3 ayda tahliyesine karar verildi. Adalet istiyorum" diye konuştu.
Tanker karşı şeride geçip otomobile çarptı, kamyon yan devrildi: 2 yaralı
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:46 Tanker karşı şeride geçip otomobile çarptı, kamyon yan devrildi: 2 yaralı Adana’da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği tanker, karşı şeritte kırmızı ışıkta bekleyen otomobile çarptı. Bu sırada kazadan kaçmaya çalışan kamyon yan devrilirken kazada, otomobildeki karı-koca yaralandı. Edinilen bilgiye göre, kaza, saat 10.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Sezai Karakoç Bulvarı’nda meydana geldi. Muhammed Bahiddin Akyol’un kontrolündeki 34 KL 4436 plakalı tanker, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeritte kırmızı ışıkta bekleyen Burak Küçük yönetimindeki 31 AVF 419 plakalı otomobile çarptı. Bu sırada İsmail Hakkıyalçın kontrolündeki 01 PB 298 plakalı kamyon ise tankerden kaçarken yan devrildi. Otomobil ise hurdaya döndü. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, otomobilde bulunan Burak Küçük ve eşi Emine Buse Küçük’ü yaralı olarak çıkartıp sağlık ekiplerine teslim etti. İlk müdahalesi yapılan yaralılar, ambulanslarla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatılırken gazetecilere konuşan kamyon sürücüsü İsmail Hakkıyalçın, "Tanker karşı şeritten geldi otomobile çarptı ben kaçtım ve devrildim. Eğer kaçmasam otomobil ikimizin arasında kalacaktı. 2 kişiyi çıkarttılar araçtan, hastaneye götürdüler" dedi. Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Başkan Dağlı, "Bizim için siyaset, vatandaşımıza hizmetten ibarettir"
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:35 Başkan Dağlı, "Bizim için siyaset, vatandaşımıza hizmetten ibarettir" Saimbeyli ilçesinde ziyaretler gerçekleştiren AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, "Bizim için siyaset, vatandaşımıza hizmetten ibarettir" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Saimbeyli ilçesinde yoğun bir programla vatandaşlarla bir araya geldi. İlçe merkezinde başlayan program mahalle ziyaretleriyle devam etti. İlk olarak AK Parti Saimbeyli İlçe Başkanlığı’nı ziyaret eden Dağlı, burada partililer ve vatandaşlarla buluştu. Konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine değinen Dağlı, "Bizim burada tek bir amacımız var: Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak. AK Parti’nin bayrağını, bayrağın çıtasını yükseltmek; başka bir derdimiz yok" dedi. İl Başkanlığı programının ardından Saimbeyli’nin Çeralan, Gökmenler, Çatak ve Kızılağaç mahallelerine giden Dağlı, vatandaşlarla bire bir sohbet etti. Köy kahvehanelerinde ve sokaklarda gerçekleşen buluşmalarda vatandaşların sorunlarını dinleyen Dağlı, çözüm için ilgili kurumlarla hızlıca iletişime geçileceğini belirtti. "Bizim siyasetimiz gönül siyasetidir" diyen Dağlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buraya sadece konuşmaya gelmedik. Her bir kardeşimizin derdini kendi derdimiz biliyoruz. Sorunlarınızı dinledik, taleplerinizi not aldık. Çözüm için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bizim için siyaset, vatandaşımıza hizmetten ibarettir." Mahalle sakinleriyle sohbetler gerçekleştiren Dağlı, gençlerle de fikir alışverişinde bulundu. Bölgenin tarımsal üretim sorunları, altyapı ihtiyaçları ve eğitim alanındaki beklentiler vatandaşlar tarafından dile getirildi. Ziyaretlere Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal ve partililer de eşlik etti.