Yerel Haberler
Adana
İbanını kullandırıp hapis cezası alan Özlem, gözyaşlarıyla teslim oldu
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:42 İbanını kullandırıp hapis cezası alan Özlem, gözyaşlarıyla teslim oldu Adana’da arkadaşına güvenip ibanını kullandıran ve hakkında 20 dava açılıp 11’i devam eden, bu davaların birinden 4 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan 23 yaşındaki Özlem Develi, polise teslim oldu. Genç kız, gözyaşlarıyla ailesiyle vedalaşıp cezaevine gitti. Adana’da yaşayan 23 yaşındaki Özlem Develi, iddiaya göre 2023 yılında dershaneye giderken M.D. ile arkadaş oldu. M.D., Özlem Develi’nin güvenini kazanıp genç kıza, ‘Ben ticaret yapıyorum. Hesaplarım bloke oldu, kısa bir süreliğine bana IBAN’ını kullandırır mısın?’ teklifinde bulundu. Develi, özel bir bankadan hesap açıp arkadaşının kullanması için verdi. Bu süreçte M.D.’nin dershaneye gelmemesinden şüphelenen Develi, 15 gün sonra karakoldan çağrılarak, hakkında dolandırıcılıktan işlem yapılıp dava açıldı. Genç kız durumu polis ekiplerine anlatıp M.D. hakkında şikayetçi oldu ve ardından bankadaki hesabını kapattırdı. M.D.’nin hesap kapatılmadan önce sosyal medya platformlarından çekiliş düzenleyip kazanan kişilerden para talep ettiği ortaya çıktı. Parayı ödeyen ancak çekilişten kazandığı ürünleri alamayan kişiler ise Özlem Develi hakkında şikayetçi oldu. Develi, geçtiğimiz haziran ayında cezaevine girdi. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra çıkan genç kız, geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir dava sonucu 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL idari para cezası aldı. Genç kızın hakkında açılan 20 davadan 11’i ise ülke genelindeki çeşitli mahkemelerde sürüyor. Aranması vardı, teslim oldu 22 Ocak’ta aranması varken röportaj veren ve gözyaşlarıyla tüm Türkiye’yi ağlatan Özlem, dün merkez Yüreğir ilçesindeki evinden polis ekiplerine teslim oldu. Genç kız, anne ve babasıyla vedalaşıp Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldü. "Adalet yerini bulsun" Kızının suçsuz olduğunu ve yardım beklediğini söyleyen baba Ahmet Develi, "Gerçek suçlular ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun. Çaresizliğimizi duyun, suçsuz yere kızımı götürüyorlar" dedi. "Yapmadığım ortaya çıkacak" Ben kimseyi dolandırmadım diyerek gözyaşlarına boğulan Özlem ise, "Bütün her şeyime bakılabilir, yapmadığım ortaya çıkacak. Yeter artık" ifadelerini kullandı.
"Kedi bile zor girer" denilen pencereden girdi, sadece iPhone’ları çaldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:28 "Kedi bile zor girer" denilen pencereden girdi, sadece iPhone’ları çaldı Adana’da bir telefoncuya demir şebekeyi yamultarak, küçük pencereden güçlüklü giren hırsız, bir çok marka telefon olmasına rağmen sadece 6 iphone cep telefonu çalıp kayıplara karıştı. O onlar saniye saniye görüntülendi. Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Tellidere Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, hırsız 4 Şubat günü gece cep telefonu satışı yapan iş yerinin önüne gelip önce kapıyı açmaya çalıştı. Ancak hırsız yan taraftan tahta parçası da getirmesine rağmen kapıyı bir türlü açamadı. Bunun üzerine hırsız iş yerinin etrafına bir süre bakındıktan sonra küçük bir pencere olduğunu fark etti. Hırsız pencerenin demir şebekesini kırıp yamultarak oradan girmeye çalıştı. Hırsız bir süre çabaladıktan sonra çok küçük olan pencereden içeri sarkmayı başardı. Burada bir süre askıda kalan hırsız daha sonra içeri girdi. Hırsız iş yerindeki çok sayıda farklı marka telefona dokunmadan sadece 6 iPhone çaldı. Hırsız daha sonra girdiği küçük pencereden çıkarak kayıplara karıştı. O anlar ise saniye saniye görüntülendi. Olay, sabah saatlerinde iş yeri sahibi Yunus Emre Güngör’ün dükkanı açmaya gelmesiyle ortaya çıktı. Komşuların, arka pencerenin açık olduğunu söylemesi üzerine içeri giren Güngör, iş yerinin dağınık halde olduğunu fark ederek durumu polis ekiplerine bildirdi. "Bunlar resmen İphone’cu" İş yeri sahibi Yunus Emre Güngör, "Sabah dükkanı açmaya geldik. Komşular ‘arka şebekeniz açılmış’ dedi. İçeri girdiğimizde her yer dağınıktı. Polis ekiplerine haber verdik. İçeride birçok marka telefon vardı ama sadece 6 tane iPhone alınmış. Diğerlerine dokunulmamış. Bunlar resmen iPhone’cu" Hırsızın giriş şeklinin kendilerini şaşkına çevirdiğini belirten Güngör, "Pencere çok küçük. Oraya bir insanın nasıl sığdığını biz de anlamadık. Kedi bile zor girer. Benim girmem imkansız, baya dar bir yer" dedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Adana’da depremde 96 kişinin hayatını kaybettiği apartmanın yerinde gözyaşlarına boğuldular
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:24 Adana’da depremde 96 kişinin hayatını kaybettiği apartmanın yerinde gözyaşlarına boğuldular Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 10 saniyede yıkılan ve 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın bulunduğu alana gelen hayatını kaybeden yakınları, "Bu mahalleden geçemiyoruz, sanki mezarları burada gibi hissediyoruz" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ilkinde Adana’nın merkez Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan Alpargün Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan 96 kişi hayatını kaybetti. Depremin 3’üncü yıl dönümünde hayatını kaybedenlerin yakınları, yıkılan apartmanın bulunduğu alana gelerek acılarını bir kez daha yaşadı. "Acı hala ilk günkü gibi taze" Depremde anne ve babasını kaybeden Makbule Tuğçe Korkut, yaşadıkları acının hala ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyerek, "6 Şubat günü annemi ve babamı kaybettim. 17 Nisan’da Hasan Alpargün Apartmanı’nın kamu davası var. 6 Şubat günü nasıl acılıysak, hâlâ aynıyız. Bu süreci bir türlü atlatıp yaralarımızı saramadık. Artık bu mahalleden geçemiyoruz ve çok zorlanıyoruz. Geldiğimiz zaman kendimizi çok kötü hissediyoruz. Bu acılarımız, adalet yerini bulduğu zaman teselli olacak" dedi. "Apartman 10 saniyede tuzla buz oldu" Apartmanda anne ve babasını kaybeden Tuğba Şık ise, depremin izlerinin hiç silinmediğini belirterek, "Bu apartmanda ben de annemi ve babamı kaybettim. 6 Şubat’ta 10 saniyede tuzla buz olan alandayız. Her mahkemede aynı acıyı tekrar tekrar yaşadık. Biz enkaz altında kaldık. Bizden sonraki nesiller enkaz altında kalmasın diye bütün mücadelemiz. Ben bu alana gelemiyorum. Sanki mezarları burada gibi hissediyorum. Çok zorda kalmadıkça bu sokaktan bile geçmiyorum" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Anne, çocuğuna 1,5 yıl sonra polis merkezinde kavuştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:21 Anne, çocuğuna 1,5 yıl sonra polis merkezinde kavuştu Adana’da yaşayan genç kadın, boşandığı eşinin görüş gününde götürüp getirmediği evladıyla 1.5 yıl sonra kavuştu. Gözyaşlarını tutamayan acılı anne, boşandığı eşinden şikayetçi oldu. Adana’da yaşayan Özge Taş (27), 7 sene önce O.Y. (29) ile evlendi. Çiftin bu evlilikten E.A. (5) isimli erkek çocukları dünyaya geldi. Ancak iddiaya göre, genç kadın evlendiğinden bu yana sürekli eşinden fiziki ve psikolojik olarak şiddet gördü. 2022 yılında Taş, evini ayırıp boşanma davası açtı.Çift, 2023 yılında boşandı ve çocuğun velayeti anneye verildi. 1,5 yıl önce O.Y., görüş günü oğlunu aldı ancak daha sonra savcılığa gidip, ‘Boşandığım eşim bana çocuğumu göstermiyor, çocuğumun can güvenliğinden endişe ediyorum’ diyerek şikayetçi olup bir daha da geri getirmedi. Bu süreçte genç kadın çocuğu görüş gününe geç götürdüğü içinde 25 gün cezaevinde kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra 1,5 yıldır eşini aile mahkemesine şikayet eden Taş, son olarak avukat Nazan Akça’ya ulaştı. Akça, savcılığa gidip velayeti annede olan çocuğu babası zorla kaçırdı diyerek ‘Çocuk kaçırma’ suçundan şikayetçi oldu ve O.Y. hakkında arama kararı çıkartıldı. 3 Şubat Salı günü O.Y., polis tarafından yakalandı. E.A.’da akşam saatlerinde Şehit Mustafa Sarı Polis Merkezi Amirliği’nde annesine teslim edildi. "Babamı, kardeşimi ve amcamı bıçakla yaraladı" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan anne Özge Taş, "1,5 yıldır oğlumdan ayrıydım. Başvurmadığım yer kalmadı ancak bu şahıs sürekli evladımı benden kaçırdı. Bu şahıs, 6 Şubat 2023 tarihinde deprem günü bile gelip çocuğu göreceğim diyerek zorla babamı, kardeşimi bıçakla yaraladı. O olayların davası halen sürerken ben çocuğu görüş gününe geç götürdüğüm gerekçesiyle ceza aldım" diye konuştu. 1,5 yıldır evladından haber alamadığını da anlatan Taş, "Bu süreçte oğlumun nerede olduğunu, ne halde olduğunu hiç bilmiyordum. Görüş günü alıp götürdü ve bir daha da getirmedi. Ben şuanda çok mutluyum, duygularımı tarif edemiyorum. Evladıma kavuştuğum için çok mutluyum" dedi. Avukat Nazan Akça ise O.Y.’nin yaptığının çocuk kaçırma suçu olduğunu belirterek şunları söyledi: "Velayeti annede olan çocuğu bu şahıs kişisel görüş gününde kaçırdı ve Özge hanım evladına ulaşamıyordu. Biz savcılığa gerekli müracaatı yaptık ve çocuk kaçırmadan dolayı şikayetçi olduk. Bu şahısla ilgili yakalama kararı çıktı ve anne 1,5 yıl sonra karakolda çocuğuna kavuştu. Bu şahsın madde bağımlısı olduğunu ve çocuk 1 yaşındayken çocuğa bıçak dayayıp Özge hanımı tehdit ettiğini öğrendik." O.Y.’nin çocuğu teslim ettikten sonra serbest bırakıldığını ancak çocuk kaçırma suçu işlediği için hakkında ceza davası açılacağını anlatan Avukat Akça, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.
Anne karnında tespit edilen cerrahi hastalıklar artık çaresiz değil
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:04 Anne karnında tespit edilen cerrahi hastalıklar artık çaresiz değil Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hasan Özkan Gezer, anne karnında tespit edilen, cerrahi gerektiren hastalıkların doğru planlama yapıldığında bir felaket haberi değil, aksine bir başarı hikayesine dönüştüğünü söyledi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hasan Özkan Gezer, tıptaki teknolojik ilerlemeler doğumsal anomalilerin bebek dünyaya gelmeden tespit edilmesine ve tedavi planlamasının erken dönemde yapılmasına imkan sağladığını, doğru merkezlerde yapılan doğumun başarı oranlarını ciddi şekilde artırdığını söyledi. Gelişmiş ultrasonografi yöntemleri sayesinde özefagus atrezisi (yemek borusunun kapalı olması), bağırsak tıkanıklıkları, diyafram hernisi (akciğer zarındaki defektler) ve idrar yollarındaki darlıklar gibi birçok doğumsal hastalığın bebek doğmadan önce tespit edildiğini ifade eden Gezer, erken tanının hem aile hem de sağlık ekibi için önemli bir hazırlık sürecini mümkün kıldığını söyledi. Anne ve babaların bu tanıyla karşılaştıklarında en sık "Bebeğimiz yaşayacak mı" sorusunu yönelttiklerini belirten Gezer, günümüzde bu hastalıkların genellikle başarıyla tedavi edilebildiğini, erken tanı ve doğru merkezde gerçekleştirilen doğum planlamasıyla başarı oranlarının yüzde 90’ların üzerine çıktığını dile getirdi. "Zaman kaybetmeden gerekli müdahaleleri yapabiliyoruz" Bu süreçte ailelerin bilgiye dayalı bir yaklaşımla hareket etmelerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gezer, "Paniğe kapılmadan ilk adım olarak doğru merkeze yönelmeliler. Çocuk cerrahisi uzmanı bulunan, yenidoğan yoğun bakım imkanları güçlü olan bir merkezde yapılan doğum planlaması, bebek için hayati derecede önemlidir. Başkent Üniversitesi’nde multidisipliner bir yaklaşımla kadın doğum, yenidoğan, anestezi ve çocuk cerrahisi ekipleri birlikte çalışarak doğum öncesi hazırlıkları ayrıntılı şekilde planlıyoruz. Bu sayede bebek doğar doğmaz zaman kaybetmeden gerekli müdahaleleri yapabiliyoruz" dedi. Gezer, geçtiğimiz yıl anne karnında özefagus atrezisi tanısı alan bir bebekte yaşanan süreci örnek göstererek, "Başkent Üniversitesi’nin güçlü perinatoloji ekibi ile gebelik boyunca hasta yakından takip edilerek, doğum sonrasında yapılacak ameliyat planlandı. Bebek doğduktan sonra ameliyat gerçekleştirildi. Bugün o çocuk sağlıklı bir şekilde akranlarıyla aynı gelişim düzeyinde. Anne karnında tespit edilen, cerrahi gerektiren hastalıkların doğru planlama yapıldığında bir felaket haberi değil, aksine bir başarı hikayesi" diye konuştu. "Aileler bu süreçte yalnız değiller" Doç. Dr. Gezer, anne karnında tespit edilen cerrahi hastalıklar artık çaresiz değil, aksine modern tıbbın sunduğu imkanlar sayesinde doğru planlama ile yüksek başarı oranları elde edilebildiğini belirterek, "Aileler bu süreçte yalnız değiller, çocuk cerrahisi uzmanlarının bulunduğu merkezlerde yapılacak doğum planlaması hem bebek hem de aile açısından en doğru yaklaşım olacaktır. ’Doğmadan önce umut, doğduktan sonra hayat başlıyor’ ifadesi bu süreçte ailelere moral veriyor. Doğru koordinasyonla bu bebekler genellikle sağlıklı bir yaşama kavuşmaktadır" şeklinde konuştu.
Depremden kurtuldular, sporla hayata tutundular
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:57 Depremden kurtuldular, sporla hayata tutundular Kahramanmaraş Pazarcık’ta 3 yıl önce depreme yakalanan evleri ağır hasar alınca Adana’ya gelen beden eğitimi öğretmeni Ahmet Ergen ve ailesi, sporla hayata yeniden tutundu. 10 yıldır görev yaptığı Pazarcık ilçesinde evleri ağır hasar alınca ayrılmak zorunda kalan Ergen ailesi, depremden 4 ay sonra Adana’nın İmamoğlu ilçesine yerleşti. Öğretmen olan eşi Hazal Ergen İmamoğlu Şehit Mehmet Atıcı Anadolu Lisesi’nde göreve başlarken, Ahmet Ergen ise Kozan İsmet İnönü Ortaokulu’nda beden eğitimi öğretmeni olarak yeniden öğrencileriyle buluştu. Depremin izlerini silmek için yönünü spora çeviren Ahmet öğretmen, kurduğu takımlarla hem gençleri başarıdan başarıya koşturuyor hem de iyi bir insan olmaları için çaba harcıyor. Ergen’in deprem sonrası kurduğu Yıldız Erkekler Voleybol Takımı ise 2024 yılında Adana il birincisi oldu. Ardından kız öğrenciler için de altyapı çalışmaları başlatan Ergen, kısa sürede çok sayıda öğrenciye ulaşarak gençleri geleceğe hazırlamaya başladı. Baba Ergen, kızları Eylül (10) ve Meryem’i de (8) voleybola yönlendirerek sporla uğraşmalarını sağlıyor. "Depremden sonra hayatımız tamamen değişti" Hedeflerinin sadece sportif başarı olmadığını belirten Ahmet Ergen, "Depremden sonra hayatımız tamamen değişti. O gün çocuklarıma sarıldım ve sadece onları korumayı düşündüm. İnsanların çığlıkları hâlâ kulaklarımda. Evimiz yıkılmadı ama ağır hasar aldı ve Pazarcık’tan ayrılmak zorunda kaldık. Buraya geldikten sonra çocuklar için bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. Spor, gençleri hayata bağlayan en güçlü şey. Amacımız iyi sporcu değil, iyi insan yetiştirmek" diye konuştu. Depreme Pazarcık’ta yakalanan Ergen, yaşadıkları anları hâlâ unutamadıklarını ve o an yaşadıkları sürecin çok zor olduğunu ifade ederek, "İlk sarsıntıda çocuklarıma sarıldım. İki kızım, bir oğlum var. İkinci sarsıntıyı bekledik, üçüncü olmadan aşağı indik. İki bina gözümün önünde yıkıldı. İnsanların bağırışlarını anlatamam. Çok zordu" şeklinde konuştu. İlçede özellikle kız çocuklarının spora katılımını artırmayı hedeflediklerini anlatan Ergen, gençlerin spora bağlandığını görmenin kendisi için en büyük mutluluk olduğunu kaydetti. 10 yaşındaki Eylül Ergen ise, "Depremde 7 yaşındaydım. Çok korktuk, herkesin canı yandı. Depremden sonra kendimi geliştirmeye karar verdim. Voleybolu çok seviyorum. Arkadaşlarıma da sevdirmek istiyorum. Gabi gibi voleybolcu olmak istiyorum ve bunun için çok çalışıyorum" dedi.
Depremzede aile evine giden tek yol kazılınca mağdur oldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:54 Depremzede aile evine giden tek yol kazılınca mağdur oldu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya’da kirada oturduğu ev yıkılan 65 yaşındaki Mehmet Altay ve ailesi, Adana’da yerleştikleri prefabrik eve giden tek yolun kazılmasıyla zorda kaldı. Malatya’nın Battalgazi ilçesi Sivas Caddesi’nde kirada oturan Mehmet Altay’ın evi 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin ikincisinde yıkıldı. Depremin ardından ailesiyle birlikte Adana’ya gelen Altay’a, Kabasakal Mezarlığı yakınlarında bulunan prefabrik ev, hayırsever bir vatandaş tarafından tahsis edildi. Altay, eşi Emine, iki çocuğu ve iki torunuyla birlikte bu evde yaşamaya başladı. Malatya’da pazarlarda meyve ve sebze satarak geçimini sağlayan Altay, Adana’ya geldikten sonra hayvancılıkla uğraşmaya başladı. Ancak son günlerde etkili olan yağışların ardından mezarlıkta yapılan kazı çalışması depremzede aileyi mağdur etti. Mezarlığı su basmaması için yapılan çalışmada, prefabrik eve giden tek yol kazıldı. "Araçla evime gidemiyorum" Eve ulaşmakta büyük sıkıntı yaşadıklarını belirten Mehmet Altay, "Ben depremzedeyim, Malatya’dan geldim. Hayırsever bir vatandaş bu evi bana verdi. ’Hem evde otur hem de bahçeme bak’ dedi. Mezarlık görevlileri burayı kazdı, eve araçla gidemiyorum. Evime giden başka yol yok. Mezarlığı sel bastığı için burayı kazdılar" dedi. Durumu ASKİ yetkililerine ilettiğini söyleyen Altay, "Görevlilere söylüyorum, ’biz yapamayız, belediye yapacak’ diyorlar. Aracım da evin önünde kaldı, yaya olarak gidip geliyorum" diye konuştu. "İlk depremde lavaboya kalkmıştım, hemen evden çıktık" Deprem anını da anlatan Altay, "Malatya’da sabah lavaboya kalkmıştım, deprem başladı. Hemen çocukları kaldırdım, dışarı çıktık. Birinci depremde ev yıkılmadı ama ikinci depremde tamamen yıkıldı, hayatta kaldık" ifadelerini kullandı. Altay, şu anda en büyük sorunlarının yol ve su olduğunu vurgulayarak, "Şu an en büyük sıkıntımız yol ve su sorunu. Evde 6 kişi yaşıyoruz. Çok mağduruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Sokak ortasında kavga eden eski çift adli kontrolle serbest kaldı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:44 Sokak ortasında kavga eden eski çift adli kontrolle serbest kaldı Adana’da 2 çocuk sahibi boşanan çift, kavga edince polis tarafından gözaltına alınarak sevk edildikleri adliyede, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 1 Şubat günü merkez Yüreğir ilçesi Yeşilbağlar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 7 yıl evli kaldıktan sonra boşanan T.D. (36) ile Y.E.D. (36) arasında, velayeti babada bulunan 9 ve 14 yaşındaki çocukların teslimi sırasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar arasında karşılıklı darp yaşandı. Bu sırada T.D.’nin Y.E.D.’nin parmağını kırdığı öne sürüldü. O anlar çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. Görüntülerin ardından Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan çalışmada, ilk olarak eski eşini darp ettiği iddiasıyla Y.E.D. gözaltına alındı. Yapılan inceleme ve alınan ifadeler doğrultusunda T.D.’nin de Y.E.D.’ye saldırdığı ve parmağını kırdığı gerekçesiyle gözaltına alındığı öğrenildi. Emniyetteki ifadesinde T.D., "Çocuğuma vurduğu için saldırdım" dediği öne sürülürken V.E.D.’in ise "Bana saldırınca kendimi savundum" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ikili tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartıyla serbet bırakıldı.