Yerel Haberler
Adana
Başkan Kıvanç: "İlk binde Adana’dan 28 firma yer aldı"
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:42 Başkan Kıvanç: "İlk binde Adana’dan 28 firma yer aldı" Adana’nın sanayi potansiyelinin her geçen yıl daha görünür hale geldiğini belirten Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, "İSO İkinci 500 listesinde yer alan firmaların bunun bir örneği. 2024 yılı itibarıyla İSO İlk 1000 listesinde toplam 28 firma ile yer aldı" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024" araştırmasına göre Adana’dan 12 sanayi firması listeye girdi. Bu sonuçla birlikte Adana, 2024 yılı itibarıyla İSO İlk 1000 listesinde toplam 28 firma ile yer aldı. ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu verilerine göre 2024 yılında Adana merkezli firma sayısının bir önceki yıla göre azalarak 12’ye düştüğünü belirtti. Başkan Kıvanç, "Bu yıl İkinci 500 listesinde yer alan firma sayımız azalmış gibi görünse de, bu durumun nedeni bazı firmalarımızın performanslarını artırarak İlk 500 listesine yükselmiş olmalarıdır. Nitekim 2023 yılında İSO ilk 500 listesinde 11 Adana firması yer alırken, 2024’te bu sayı 16’ya çıktı" ifadelerini kullandı. "Adana, Marmara’ya alternatif üretim üssü konumunda" Açıklamasını sürdüren Başkan Kıvanç, "Bu tablo, Adana’nın üretim gücünün sürdüğünü gösteriyor. Ancak biliyoruz ki potansiyelimiz bu sayının çok daha üzerinde. Yeni yatırım alanları, yeni yatırımlar, nitelikli üretim ve teknoloji odaklı büyüme ile bu başarıyı ileriye taşıyabiliriz. Adana’nın lojistik avantajları, genç ve dinamik iş gücü, güçlü sanayi altyapısı ile Türkiye’nin üretim merkezlerinden en önemlilerinden birisi konumunda. Adana olarak Marmara bölgesine alternatif tek üretim üssü olarak ön plana çıkıyoruz. Ümit ediyorum ki kısa sürede bu rakamların çok daha üzerinde firmamız İSO listesinde yer alacaktır. Bu yolda çalışan, üreten ve değer katan tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum. Önümüzdeki yıllarda daha fazla sayıda firmamızın bu listelerde yer alacağına olan inancımız tamdır"diye konuştu. "Üretimden net satışlar 164,5 milyar TL’ye ulaştı" Üretimden net satış verilerini değerlendiren Kıvanç, Adana sanayisinin katma değerli üretim gücüne dikkat çekti. Kıvanç, "2023 yılında İkinci 500 listesinde 19 firmamızın üretimden net satışları yaklaşık 40,4 milyar TL iken, 2024’te listede yer alan 12 firmamızın satışları 31,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Buna rağmen asıl dikkat çekici gelişme, ilk 500 listesine yükselen firmalarımızda yaşandı. 2023’te 11 firmanın toplam satışları 82,6 milyar TL iken, 2024’te 16 firmamızın üretimden net satışları 133,4 milyar TL’ye ulaştı. 2024 yılı itibarıyla İSO İlk ve İkinci 500 listesinde yer alan toplam 28 Adana firmasının üretimden net satışları 164,5 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakam, 2023 yılında toplamda 123 milyar TL seviyesindeydi. 2023’te daha fazla sayıda firmamız listede yer alsa da, 2024’te hem daha yüksek satış rakamlarına ulaşıldı hem de firmalarımızın büyük bölümü üst lige, yani İlk 500 listesine yükseldi. Bu tablo, Adana sanayisinin sadece genişlemekle kalmadığını, aynı zamanda üretim kapasitesi ve katma değeri açısından da güçlendiğini göstermektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
Dal: "Tarife kontenjanı uygulanması hem çiftçiyi hem de yerli sanayiciyi koruyacaktır"
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:15 Dal: "Tarife kontenjanı uygulanması hem çiftçiyi hem de yerli sanayiciyi koruyacaktır" Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Çukurova’da ayçiçeği hasadıyla ilgili bilgi veren Güney ve Güneydoğu Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Platformu (GÜNYAĞDER) Başkan Vekili Samet Dal, "Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da tarife kontenjanı uygulanması hem çiftçiyi hem de yerli sanayiciyi koruyacaktır. Ancak en kritik nokta, bu kararın hasat süreci başlamadan önce açıklanmasıdır" dedi. Ayçiçeğinde hasat sezonunun açılmasıyla birlikte, yerli üretimin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olan tarife kontenjanı uygulamasının yeniden gündeme alınması bekleniyor. Üretim tahminleri, küresel iklim şartlarının etkisi altında şekillenirken hem üretici hem de sanayici tarafında beklenti, sürdürülebilir bir piyasayı destekleyecek politikaların kararlılıkla sürdürülmesinden yana olduğu belirtildi. "1,5 milyon tonluk üretim bekliyoruz" Güney ve Güneydoğu Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Platformu Başkan Vekili Samet Dal, yaptığı değerlendirmede iklim değişikliği ve yetersiz yağışlar nedeniyle rekoltede ve ürün kalitesinde düşüş yaşandığını belirtti. Dal, "Buna rağmen, bu yıl Türkiye genelinde yaklaşık 1,5 milyon tonluk üretim bekliyoruz. Türkiye’nin yıllık ayçiçeği çekirdeği ihtiyacının ithalat ve ihracat dahil yaklaşık 5 milyon ton seviyesinde. Ayçiçeği, su tüketimi düşük, getirisi yüksek, dolayısıyla çiftçilerimiz için son derece avantajlı ve verimli bir üründür. Bu nedenle üretimin desteklenmesi ve açıklanacak politikaların zamanında, öngörülebilir biçimde ilan edilmesi üretimin artması adına çiftçiyi belirsizliklerden kurtarmak adına büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Çiftçimizin kazanması ön şartıdır " Üretim miktarının ülke ihtiyacının yalnızca yarısını karşıladığını vurgulayan Dal, "Yaklaşık 1,5 milyon ton ay çekirdeği ya da karşılığı ham ayçiçek yağı ithal ediyoruz. Bu açığın kapanması için yerli üretimin artırılması şart. Çiftçimizin kazanması ön şarttır. Bu meyanda tarımsal desteklerle birlikte uygulanacak tarife kontenjanı da üretici ve sanayiciyi dengeleyen stratejik bir araçtır" ifadelerini kullandı. "Rusya ve Ukrayna aleyhimize pozisyon alamasın" Tarife kontenjanının, şirketlerin yurtiçinden satın aldığı ayçiçeği miktarına karşılık belirli oranlarda gümrük vergisinden muaf ithalat hakkı tanıdığını hatırlatan Dal, bu uygulamanın kamu kaynaklarına yük bindirmeden, özel sektörün rekabet gücüyle sürdürülebilir fiyat oluşumuna katkı sunduğunu dile getirdi. Tarife kontenjanının Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı tarafından müştereken belirlendiğini vurgulayan Dal, "Türkiye, ithalatını ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna’dan yapıyor. Bu uygulama, yıldan yıla düzenli hale getirilip hasat öncesinde ilan edilirse, dış ülkelerin üzerimizde fiyat baskısı oluşturmasının da önüne geçilir. Böylece hem çiftçimiz hem sanayicimiz hem de tüketicimiz kazançlı çıkar. Çukurova’dan başlayan bu bereketli sürecin tüm yurtta üreticimize hayırlı olmasını diliyoruz. Üreticinin ve yerli sanayicinin sesi olarak, bu önerimizin kamuoyunda ve yetkili kurumlarda karşılık bulmasını temenni ediyoruz"diyerek sözlerini tamamladı.
Doğan: "Tarımın geleceği için nefes kredisi çiftçilerimize de verilmeli"
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:12 Doğan: "Tarımın geleceği için nefes kredisi çiftçilerimize de verilmeli" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçinin üretime devam edilebilmesi ve tarımın geleceği için nefes kredisinin çiftçilere de verilmesi gerektiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2025 yılı başında yaşanan şiddetli zirai donun ardından çiftçilerin büyük kayıplar yaşadığını ve acil destek sağlanmaması halinde üreticilerin iflasın eşiğine geleceğini belirtti. Don olayının hemen ardından başta buğday, soğan, patates, karpuz ve domates olmak üzere pek çok üründe ciddi verim kaybı yaşandığını ifade eden Doğan, "Hasadı yapılan ürünlerin önemli bir kısmı ya tarlada kaldı ya da nakliye maliyetinin dahi altında elden çıkarıldı. Çiftçimiz emeğinin karşılığını alamadığı gibi zarar etti ve borç yükü altında kaldı" dedi. Başkan Doğan, "Çukurova’da üreticilerin banka ve kooperatiflere olan borçları katlandı. Geçtiğimiz yıllarda verilen mazot ve gübre destekleri yetersiz kaldı, girdi maliyetleri her geçen gün artıyor. Üretime devam edilebilmesi ve tarımın geleceği için nefes kredisi çiftçilerimize de verilmeli" şeklinde konuştu. Tarım sektörünün sürdürülebilirliğinin gıda arz güvenliğinin teminatı olduğunu vurgulayan Doğan, "Tarım, nüfusun beslenme ihtiyacını karşılamasının yanı sıra, sanayiye hammadde sağlayarak üretim zincirine katma değer kazandırmaktadır. Aynı zamanda geniş bir istihdam alanı sunarak sosyal dengeyi destekler. Tüm yönleriyle tarım sektörü, vazgeçilmez bir stratejik alandır. Çiftçimize bugün sahip çıkmazsak yarının sofralarında ekmek bulamayız. Yetkililerden acil eylem planı için harekete geçmelerini bekliyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi 27. yılını kutladı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:01 Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi 27. yılını kutladı Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, yılda ortalama 500 bin poliklinik hizmeti sunarak 50 bin hastaya yatarak tedavi vererek 20 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirip 3 milyondan fazla laboratuvar tetkiki yaptıkları söyleyerek, merkezin hizmet kapasitesine dikkat çekti. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, kuruluşunun 27. yıl dönümünü coşku ve gururla kutladı. Tören, üniversitenin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın mesajının okunmasıyla başladı. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, açılış konuşmasında, Başkent Üniversitesi’nin sağlık alanında 1980 yılında Türkiye Organ Nakli, Yanık ve Tedavi Vakfı olarak temellerinin atıldığını, 1982’de diyaliz merkezi ve 1985’te Ankara’daki ilk hastane ile hizmet ağını genişlettiğini, asıl kilometre taşının ise 1993 yılında Başkent Üniversitesi’nin kurulması olduğunu ifade etti. Üniversitenin kuruluşunu takip eden kısa süre içinde Türkiye’nin dört bir yanında uygulama ve araştırma merkezleri açıldığını belirten Prof. Dr. Özer, "Adana’daki merkez 1993-1994 yıllarına uzanan köklü bir geçmişe sahip. O dönemlerde Atatürk Parkı’nda, sadece 3-4 diyaliz makinesiyle, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Turgut Noyan tarafından başlatılan sağlık hizmetleri, 26 Haziran 1998 tarihinde Yüreğir’de açılan 376 yatak kapasiteli hastane ile büyük bir sağlık kompleksine dönüştü. Bölge insanına son derece kıymetli bir hizmet sunuyoruz. Kalp nakli dahil her türlü tedavinin yapılabildiği bir merkeziz ve bununla gurur duyuyoruz" diyerek, sunulan sağlık hizmetinin niteliğini ve donanımını vurguladı. "Yatak kapasitesi 776’ya ulaşacak" Merkezin sahip olduğu tüm imkanların son derece yetenekli ve donanımlı sağlık personeliyle yürütüldüğünü belirten Özer, ulusal ve uluslararası düzeyde yetkin bir kadro ile çalıştıklarını da ekledi. Merkezin gelişim sürecini anlatan Prof. Dr. Özer, "2002 yılında Seyhan Hastanesi’nin bünyeye katılmasıyla birlikte yatak kapasitesi 576’ya çıkarıldı. 2006 yılında ise Kışla Yerleşkesi’nde hemodiyaliz, fizik tedavi, diş üniteleri, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi gibi alanlarda yeni binalar açılarak hizmet alanı genişletildi. 2017 yılında ise Çukurova Poliklinikleri’nin devreye girmesiyle, Adana’nın batı yakasında da vatandaşlara hizmet sunulmaya başlandı. Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi’nin de yakın gelecekte açılmasıyla birlikte, yatak kapasitesi 776’ya ulaşacak ve merkezimiz tam anlamıyla bir mükemmeliyet merkezine dönüşecektir"ifadelerini kullandı. "Yılda ortalama 500 bin poliklinik hizmeti sunuyoruz" Toplamda 10 bin 700 kişiye istihdam sağlayan kurumdan bugüne kadar 800’den fazla çalışanın emekliye ayrıldığını ve bugün itibarıyla 78 ilden gelen 2 bin 150 çalışan olduğuna değinen Özer, "Kuruluşundan bu yana merkeze 1 milyon 912 bin 212 vatandaş sağlık hizmeti almak için başvurmuş ve bu rakam Türkiye’de yaşayan her 44 kişiden birinin merkezin kapısından içeri girdiği anlamına gelmektedir. Yılda ortalama 500 bin poliklinik hizmeti sunuyor, 50 bin hastaya yatarak tedavi veriyor, 20 binin üzerinde ameliyat gerçekleştiriyor ve 3 milyondan fazla laboratuvar tetkiki yapıyoruz" diyerek merkezin hizmet kapasitesine dikkat çekti. Akademik başarılarına da değinen Özer, halihazırda 122 doçent ve profesörün merkezde görev yaptığını, 110 akademisyenin ise burada edindiği unvanlarla farklı üniversitelerde akademik hayatlarına devam ettiğini ifade etti. Aynı zamanda kampüs içerisinde bulunan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda birçok programda mesleki eğitim verildiğini, Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı eğitim programlarıyla sağlık alanında profesyonel gelişime de katkı sunulduğunu kaydetti. Prof. Dr. Özer, konuşmasının sonunda kurucu Prof. Dr. Mehmet Haberal başta olmak üzere, Sağlık Kuruluşları Direktörü Ali Haberal’a, Başkent Üniversitesi Rektörü Hakan Özkardeş’e, merkezin kurulumuna katkı sağlayan Dr. Turgut Noyan’a, önceki merkez müdürü Ali Fuat Yapar’a, Başhekim Dr. Ferhat Kılınç’a ve tüm yönetici kadroya teşekkür etti. Özer, 26 yıldır aralıksız çalışan personele de özel bir parantez açarak, "Bu zorlu yolculukta hiç nefes kesmeden bizimle çalışan 26. yılını dolduran arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız" diyerek sözlerini tamamladı. Törenin sonunda, bugüne kadar özveriyle görev yapan ve bu yıl 26. yılını dolduran personele plaket ve hediyeler takdim edildi. Program, yemek eşliğinde son buldu.
Feke Lisesi mezunları yarım asır sonra ilk kez buluştu
06 Temmuz 2025 Pazar - 11:23 Feke Lisesi mezunları yarım asır sonra ilk kez buluştu Adana’nın Feke ilçesinde 1970 yılında kurulan ve ilçenin ilk lisesi olma özelliğini taşıyan Feke Lisesi, mezunlarını ilk kez bir araya getirdi. Şehit Koray Anadolu Lisesi olarak eğitimine devam eden okulun mezunları, düzenlenen mezunlar gününde buluşarak hasret giderdi. Feke Kaymakamlığı, Feke Belediyesi ve Şehit Koray Anadolu Lisesi iş birliğiyle Devlet Bahçeli Stadyumu’nda düzenlenen etkinliğe yüzlerce mezun katıldı. Feke Lisesi’nden mezun olup Türkiye’nin farklı bölgelerinde görev yapan bürokratlar, doktorlar, eğitimciler ve iş adamları, yıllar sonra aynı sırayı paylaşan arkadaşlarıyla bir araya gelmenin heyecanını yaşadı. Programda "Adanalı Müslüm Gürses" olarak tanınan Bülent Şevik, ünlü sanatçının sevilen eserlerini seslendirerek katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Adanalı Müslüm baba, "Feke’nin güzellikleri anlatılanlardan çok daha güzel" diyerek Feke’ye övgüler yağdırdı. Geceye ayrıca okulun mezunlarından olan ve Osmaniye’de hemşirelik yapan Seyitcan Özçelik ile Fekeli Minik Onur Ağca da katılarak sahne performanslarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Programın sonunda Fekeli gençler tarafından gökyüzüne yüzlerce balon bırakıldı. Kaymakamlar, başkanlar, bürokratlar aynı gecede buluştu Mezunlar gecesine geçmiş dönemlerde Feke’de görev yapan kaymakamlar, emniyet müdürleri, kamu kurum temsilcileri ile siyasiler ve eğitim camiasından isimler katıldı. Programa Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş da katılarak destek verdi. Fekeli kadınlar üretimleriyle göz doldurdu Etkinlik alanında Fekeli kadınlar da el emeği göz nuru ürünleriyle yer aldı. Lavanta ürünleri, hat sanatı eserleri ve çeşitli el yapımı ürünlerle hazırlanan stantlar büyük ilgi gördü. Gecede konuşan Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, ilçenin doğal ve tarımsal potansiyelini ön plana çıkaracak projeler hakkında bilgi verdi. Başkan Özen, "Kentten köye dönüşü teşvik etmek amacıyla 30 bungalov ev projesini başlattık. Toros Dağları’nın eteklerindeki doğal güzelliklere zarar vermeden, atıl durumdaki arazileri turizm merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.