Yerel Haberler
Adana
Tarımda nüfus yaşlanıyor
01 Temmuz 2025 Salı - 17:15 Tarımda nüfus yaşlanıyor Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım yapan çiftçilerin yaşlandığına dikkat çekerek, "Tarımda 18-32 yaş arasındaki gençlerimizin oranı yüzde 5’e düştü. Bugün Suriyeliler, Afganlar ile idare ediyoruz ama onlar da ülkelerine dönmeye başladı. Bu ülkeyi kiminle besleyeceğiz? Tarımda nüfusumuz yaşlanıyor" dedi. Ülke genelinde geçtiğimiz aylarda hava sıcaklıklarındaki ani düşüşün yol açtığı zirai don birçok üründe ciddi kayıplara yol açtı. Şubat ve Nisan aylarında hava sıcaklıklarının eksi 20 derecelere kadar düşmesiyle 65 ildeki tarımsal üretimde büyük zarar meydana geldi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Adana’da zirai dondan zarar gören narenciye bahçelerini inceledi. Çiftçilerden bilgi alan Bayraktar, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Eksi 20 derecede hiçbir ürünü koruma şansınız yok"" Son 30 yılın en büyük afetinin yaşandığına dikkat çeken Şemsi Bayraktar, "Ülkemizde yaşadığımız iklim değişikliği tarım sektörünü olumsuz etkilemeye devam ediyor. 2024 yılında don, dolu, aşırı yağışlar, hortum ve bazı bölgelerimizde kuraklık gördük. Bunlar tarım sektörünü çok ciddi etkiledi. 2025 yılında afetlerin bitmesini beklerken afetler şiddetini arttırarak devam etmeye başladı. Buraya gelinceye kadar 43 vilayeti bahçe bahçe gezdim. Ürünlerimizin yüzde 100 oranında zarar gördüğünü gördüm. Yaşadığımız don felaketi son 30 yılda görmediğimiz bir felaketti. Bazı bölgelerde eksi 20 dereceleri gördük. Hangi tedbiri alırsanız alın eksi 20 derece için hiçbir ürünü koruma şansınız yok. 65 ilimiz don felaketinden olumsuz etkilendi" ifadelerini kullandı. "200-300 metrede yer altı suyu bulamayan çiftçiler var" İklim değişikliğinin etkileriyle kuraklığında ciddi bir tehdit olarak karşımıza çıktığına vurgu yapan Bayraktar, "Bizi bekleyen çok ciddi bir tehdit de kuraklık tehdidi. Çiftçilerimiz cazibe suyu bulamayınca yer altı sularına müracaat etmeye başladılar. 200-300 metreye inmesine rağmen su bulamayan üreticilerimiz var. Bu kuraklıkla alakalı gerekli tedbirleri almamız lazım" diye konuştu. "Çiftçilerimizi basınçlı sulama sistemlerine geçirmemiz gerekiyor" TZOB Genel Başkanı Bayraktar, çiftçilerin basınçlı sulama sistemlerine geçmesi gerektiğini anlatarak, "Suyu kullanan kesim tarım kesimi ve çiftçilerimizi cazibe suya kavuşturmamız lazım. Bütün çiftçilerimizi basınçlı sulama sistemlerine geçirmemiz gerekiyor. En fazla su kullanan tarım kesimi olduğu için tasarruf tedbirlerini de burada almamız gerekiyor" dedi. "Bu, tarihimizin en büyük afeti" 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarım sektöründe ‘deprem’ oluşturduğuna vurgu yapan Bayraktar, "Bu, tarihimizin en büyük afeti. 6 Şubat depremi yaşadık. Bu afette 6 Şubat depremi gibi tarımda deprem oluşturdu. Çiftçilerimizin desteklenmesi gerektiğini ifade ettik. Çiftçilerimiz özellikle üretime devam etmek istiyor ama moral ve motivasyona ihtiyacı var. Çiftçimizin özellikle bu süreçte sektörde kalabilmeleri ve bahçelerine bakabilmeleri için maddi desteğe ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. "Tarımda nüfusumuz yaşlanıyor" Sektörün göç verdiğine ve yaşlandığına dikkat çeken Bayraktar, şunları söyledi: "Çiftçilerin gerçekten moral ve motivasyona ihtiyacı var. Çünkü çocuğunu kapan şehre gidiyor. Eğer bu süreçte biz üreticilerimize yeterli desteği veremezsek göçler artar. Nakit desteğine ihtiyaç var. Bununla alakalı çalışma başlatıldı. Zarar gören üreticilerimiz bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine borçlu. Bu bahçelerden para kazanamayan üreticinin borçları ödeme şansı yok. Hasarın büyüklüğünü dikkate alarak borçları sıfır faizle yapılandırması lazım. Tarımda 18-32 yaş arasındaki gençlerimizin oranı yüzde 5’e düştü. Bugün Suriyeliler, Afganlar ile idare ediyoruz ama onlar da ülkelerine dönmeye başladı. Bu ülkeyi kiminle besleyeceğiz? Tarımda nüfusumuz yaşlanıyor. Ortalama 59 oldu. 2025 yılında bu rakam 60 olacak. Kadın çiftçilerimiz bize destek oluyor ama gençlerimizi tarımda tutmamız lazım. Çiftçimizi desteklemezsek Türkiye’yi doyuramayız."
Kozan’daki yangında hasar tespit çalışmaları yapıldı
01 Temmuz 2025 Salı - 12:36 Kozan’daki yangında hasar tespit çalışmaları yapıldı Adana’nın Kozan ilçesine bağlı kırsal bir mahallede çıkan ve 14 saatlik mücadeleyle söndürülen orman yangının ardından bölgede hasar tespit çalışması yapıldı. Yangın, dün saat 15.30 sıralarında Boztahta Mahallesi sınırlarındaki ormanlık alanda çıktı. Dumanların yükseldiğini görenlerin haber vermesi üzerine Adana ve Osmaniye’ye bağlı Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri bölgeye sevk edildi. Havadan helikopterle müdahale edilirken karadan da çok sayıda arazöz ve ilk müdahale aracıyla ekipler yangını kontrol altına almak için çalışma yaptı. Yaklaşık 250 hektarlık ormanlık alan zarar gördüğü yangın söndürüldü. Yapılan hasar tespit çalışmalarında 1 ev, 3 ahır, biri kooperatif ile bir iş yerinin zarar gördüğü, bir de küçükbaş hayvanın telef olduğu belirlendi. Beraberindeki heyetle bölgeye giden Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslanköylü, mahalle muhtarı Yüksek Şahbazoğlu ile birlikte yangından etkilenen yerlerde incelemelerde bulundu. Vatandaşlarla görüşerek devletin tüm imkânlarıyla bölgede olduğunu belirten Kaymakam Alparslanköylü, "Devletimiz hızlıca yaraları saracak" dedi. Evi ve ahırları yandı Yangında kozalaklardan sıçrayan alevlerin evini ve çevresindeki 3 ahırı sardığını anlatan Süleyman Aşçıoğlu ise "Büyük bir afet atlattık, canımıza bir şey olmadığına şükrediyoruz. Devletimizden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Kızılay Kozan Temsilcisi Oğuz Cengiz de bölgede zarar gören vatandaşları yalnız bırakmadıklarını belirterek, "Devlet-millet el ele bu yangının da yaraları sarılacak" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise bölgede tüm ekiplerin sahada olduğu söyledi. Başkan Atlı, bu elim yangın sonrası yaraların hızla sarılması için tüm birimlerin seferber olduğunu kaydetti.
’Misis Köprüsü’ 1700 yıldır ayakta ama bakımsızlıktan turizme kazandırılamıyor
01 Temmuz 2025 Salı - 10:20 ’Misis Köprüsü’ 1700 yıldır ayakta ama bakımsızlıktan turizme kazandırılamıyor Adana’da Ceyhan Nehri üzerine 4’üncü yüzyılda yapılan, ’Ölümsüzlük Köprüsü’ adıyla da bilinen ’Misis Köprüsü’, 1700 yıldır tarihe ışık tutuyor. Bölge sakinleri ise köprünün bakımsızlık nedeniyle turizme kazandırılamamasından dert yandı. Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Misis Beldesi’nde yer alan ve Ceyhan Nehri üzerine 4’üncü yüzyılda Roma İmparatoru 2’nci Flavius Julius Costantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü, Anadolu’nun ilk Roma köprüsü olarak biliniyor. Arkeolojik verilere göre Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde doğuyla batının en önemli kavşak noktası olan Misis Köprüsü, ölümsüzlük ilacını bulduğuna inanılan Lokman Hekim’in, bu ilacı yazdığı kağıdı üzerinden geçerken nehre düşürdüğü köprü olması nedeniyle, ‘Ölümsüzlük Köprüsü’ adıyla da biliniyor. Halen araç ve yaya trafiğine açık olan köprünün Misis için önemli bir eser olarak öne çıkıyor. Ancak uzun yıllardır belediyelerin bölgeye ilgisiz kalması nedeniyle 1700 yıllık köprü turizme kazandırılamadı. Köprünün çevresinde dinlenme alanı veya bir kafe olmaması sebebiyle bölge halkı turizm geliri elde edemiyor. Köprünün bulunduğu mahalle, sadece tarım yaparak geçiniyor. Yeni köprü inşaatı duyuruldu ancak yapılmadı Öte yandan 2020 yılının Temmuz ayında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Nehri üzerindeki tarihi Misis Köprüsü’nü kurtarmak ve ulaşımda ortaya çıkan tehlikeyi ortadan kaldırmak için yeni bir köprü yapılacağını duyurmuştu ancak bölgede bu konuyla ilgili de bir çalışma yapılmadı. "Nehrin kenarında parklar olsa, temizlense buraya turistler gelir" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Misis Mahallesi eski muhtarı Ekrem Tanışer, bakımsızlık nedeniyle turistlerin gelmediğini ve bölge halkının bu sebeple büyük kayıp yaşadığını anlattı. Tanışer, "Bakımsızlıktan dolayı buraya turistler gelmiyor. Burası tarihi yer ama bakım yok. Eğer bakım olsa buraya turist gelir. Burası sit alanı olduğu için buraya hizmet yapılmıyor. Nehrin kenarında parklar olsa, temizlense buraya turistler gelirdi" ifadelerini kullandı. "Ağır tonajlı araçların köprüden geçişi yasak" Köprünün araç geçişlerine serbest olduğunu vurgulayan Tanışer, "Bu köprü çok eski ve tarihe gerçekten ışık tutuyor. Bu köprü halen araç trafiğine açık. Ağır tonajlı araçların köprüden geçişi yasak, ceza uygulanıyor" dedi. Mahalle sakinlerinden işletmeci Necip Yılmaz ise köprünün tarihinin çok eskiye dayandığını anlattı. Yılmaz, "Fatih Sultan Mehmet’in bile bu köprüden geçip Mısır’a kadar gittiği bizlere il kültür müdürümüz tarafından söylendi. Ancak yetersiz altyapı çalışmaları nedeniyle bu köprüyü turizme kazandıramadık. Turistler buraya geldiğinde 1-2 dakika fotoğraf çekilip gidiyor. Onları konaklatamadığımız için sıkıntı yaşıyoruz. Burası Türkiye’de isim yaptı ama buraya kafeler yapmalıyız, insanları bu manzara eşliğinde dinlendirmeliyiz. İnsanların isteklerini karşılamalıyız. Ancak o zaman bölgeye turist gelir" diye konuştu.