Yerel Haberler
Adana
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Tarım sektöründe gençler etkin rol oynamalıdır"
19 Haziran 2025 Perşembe - 14:31 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Tarım sektöründe gençler etkin rol oynamalıdır" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Geleceğini sağlam temellere oturtmak için gençlerin sektörde etkin bir rol üstlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bizler, gençlerin tarımı bir gelecek mesleği olarak benimsemelerinin zorunlu olduğuna inanıyoruz. Tarım sektöründeki yaş ortalaması giderek yükselmekte ve kırsaldan kente göç nedeniyle üretici sayısında azalma yaşanmaktadır" dedi. Doğan, yaptığı açıklamada "Tarımın geleceğini sağlam temellere oturtmak için gençlerin sektörde etkin bir rol üstlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bizler, gençlerin tarımı bir gelecek mesleği olarak benimsemelerinin zorunlu olduğuna inanıyoruz. Tarım sektöründeki yaş ortalaması giderek yükselmekte ve kırsaldan kente göç nedeniyle üretici sayısında azalma yaşanmaktadır. Bu durum, gıda üretiminin geleceği ve sürdürülebilirliği için tehlikelidir. Oysa ki genç nüfus, yeniliklere açık yapıları, teknolojiye yatkınlıkları ve enerjileri ile tarım sektörüne yeni bir soluk getirebilir. Geleneksel yöntemlerin modern tekniklerle buluşması, dijital tarım uygulamalarının daha hızlı benimsenmesi ve verimliliğin artırılması için gençlerin sektöre kazandırılması şarttır" diye konuştu. Doğan, şöyle devam etti: "Gençlerin tarıma yönelmesi sadece ekonomik değil, sosyal ve çevresel açıdan da birçok fayda sağlayacaktır. Tarımın sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda stratejik bir sektör olduğunun bilincinde olan genç girişimciler, üretim süreçlerine yenilikçi çözümler getirerek tarımın dönüşümüne öncülük edebilir. Akıllı tarım teknolojileri, sürdürülebilir üretim modelleri, organik tarım uygulamaları ve alternatif ürün çeşitlendirmeleri gibi alanlarda gençlerin etkinliği sektörü ileriye taşıyacaktır. Bu amaç doğrultusunda, gençlerin tarıma yönelmesi için bazı önemli adımların atılması gerekmektedir. Tarım gençler için cazip bir kariyer alternatifi haline getirilmelidir. Tarım eğitiminin daha erken yaşlarda başlaması, tarım teknolojileri ve girişimcilik odaklı eğitim programlarının artırılması önemlidir. Genç çiftçilere yönelik, sosyal güvencenin devlet tarafından ödenmesi, özel teşvikler, hibe programları ve düşük faizli finansman ile imkanları arttırılmalı; tarımda teknoloji kullanımı kolaylaştırılmalıdır. Bir çok kırsalda lise olmadığı için çiftçiler çocuklarını okutmak için göç edebiliyor, bunu önlemek için çok nüfuslu kırsal yerleşimlerde lise eğitimi de verilmelidir. Ayrıca yaşam kalitesinin artırılması, da gençlerin tarımsal üretime yönelmesini destekleyecektir." Doğan, "Gelecek, gençlerin ellerinde şekillenecek. Tarımda genç bir neslin varlığı; verimli üretim, yenilikçi yaklaşımlar ve sürdürülebilir kalkınma demektir. Bu yüzden tarımı yalnızca bir geçim kaynağı değil, bir yaşam biçimi, bir stratejik sektör olarak görüp gençlerimize bunu anlatmalı, onların önünü açmalıyız. Biz Yüreğir Ziraat Odası olarak Çukurova’nın bereketli topraklarında gençlerin enerjisiyle tarımın geleceğini daha parlak hale getirmek için çalışmalar yapmaya, gençlerimizin tarıma yönelmesi için elimizden gelen tüm desteği vermeye hazırız. Çünkü biliyoruz ki gençlerin olduğu bir tarım, güçlü bir gelecek demektir" diye konuştu.
"Verimli bir tatil için çocuklara rehber olacak öneriler"
19 Haziran 2025 Perşembe - 13:36 "Verimli bir tatil için çocuklara rehber olacak öneriler" Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, çocukların yaz tatilini verimli geçirebilmeleri için onlara rehberlik edecek ebeveynlere önemli görevler düştüğünü, küçük ama etkili dokunuşlarla, çocukların hem zihinsel hem sosyal gelişimini destekleyen bir tatil planlamanın mümkün olduğunu söyledi. Karaçiçek, yaptığı açıklamada, "Okulların kapanmasıyla birlikte milyonlarca çocuk uzun bir yaz tatiline adım atıyor. Tatil, çocuklar için dinlenme ve eğlenme fırsatı olduğu kadar, gelişimlerini desteklemek açısından da önemli bir dönem. Ancak bu sürenin tamamen boş geçirilmesi, yıl boyunca edinilen bilgilerin unutulmasına ve bazı alışkanlıkların zayıflamasına neden olabilecek" dedi. Karaçiçek, çocukların yaz tatilini verimli geçirebilmeleri için onlara rehberlik edecek ebeveynlere önemli görevler düştüğünü, küçük ama etkili dokunuşlarla, çocukların hem zihinsel hem sosyal gelişimini destekleyen bir tatil planlamanın mümkün olduğunu söyleyerek, yaz tatilini hem eğlenceli hem öğretici kılacak önerileri şöyle sıraladı: "Düzenli günlük rutinler oluşturun. Tamamen serbest bir tatil yerine, hafif ama düzenli bir günlük program, çocuklara hem güven duygusu kazandırır hem de zamanı daha verimli kullanmalarına yardımcı olur. Okuma alışkanlığını sürdürün. Günlük belirli bir zaman dilimini kitap okumaya ayırmak, çocukların kelime dağarcığını geliştirmesini ve öğrenme becerilerini canlı tutmasını sağlar. Eğlenceli yaz kitapları ya da çizgi romanlar da bu motivasyonu artırabilir. Ekran süresine sınır koyun. Tatilde ekran başında geçirilen süre kolayca artırılabilir. Televizyon, tablet ya da telefon kullanımı için süre sınırları belirleyin ve birlikte kaliteli içerikler izlemeye yönelin. Hareket etmeyi teşvik edin. Parkta oyun, bisiklet, yüzme ya da doğa yürüyüşleri gibi fiziksel aktiviteler, çocukların enerjisini sağlıklı şekilde atmasına ve motor becerilerinin gelişmesine katkı sağlar. Yaratıcılığı destekleyen etkinlikler sunun. Resim yapmak, hikâye yazmak, el işi ya da basit müzik aletleriyle uğraşmak çocukların hayal gücünü geliştirir ve yeni beceriler kazanmasına yardımcı olur. Ev içi sorumluluklar verin. Yaşlarına uygun görevler (sofra kurmak, çamaşır katlamak vb.) çocuklarda özgüveni artırır ve sorumluluk bilinci kazandırır. Yeni hobiler keşfetmelerine yardımcı olun. Satranç, kodlama, dans, yemek yapımı ya da fotoğrafçılık gibi hobi alanlarında yaz kurslarına katılım veya evde denemeler, tatili daha anlamlı hale getirir. Geziler ve kültürel aktiviteler planlayın. Müze, kütüphane, tiyatro ya da tarihi yer gezileri çocukların genel kültürünü artırırken tatilin öğretici yönünü de güçlendirir. Arkadaşlarla zaman geçirmelerini destekleyin. Sosyal becerilerin gelişmesi için çocukların yaşıtlarıyla oyun oynaması, birlikte etkinlikler yapması oldukça önemlidir. Ailece kaliteli zaman geçirin. Birlikte pikniğe gitmek, masa oyunu oynamak ya da film izlemek gibi aile içi bağları güçlendiren etkinliklere bolca vakit ayırın. Seyahatleri öğrenme fırsatına dönüştürün. Gideceğiniz tatil yerlerinde doğayı gözlemlemek, farklı şehirleri tanımak veya yöresel kültürleri keşfetmek çocukların ufkunu genişletir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sürdürün. Tatilde abur cubur tüketimi ister istemez artacağından bu durumu sınırlandırın. Mevsime uygun meyve ve sebzelerle renkli tabaklar hazırlayın, su tüketimini artırmalarını sağlayın ve birlikte sağlıklı atıştırmalıklar yaparak beslenmeyi keyifli bir etkinliğe dönüştürün. Tatili yeniden başlangıç için değerlendirin. Tatilin sonlarına doğru çocuklarla birlikte yeni hedefler belirleyin ve bunları okullar açıldığında hatırlamak için yazın. Bu, hem okul için motive edici olur hem de öğrenmeye pozitif bir zemin hazırlar."
Tarihi Yılankale, ihtişamıyla hayran bırakıyor
19 Haziran 2025 Perşembe - 09:51 Tarihi Yılankale, ihtişamıyla hayran bırakıyor Adana’nın Ceyhan ilçesinde bulunan tarihi Yılankale, ihtişamı, tarihi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekiyor. Ceyhan Nehri’nin doğu kıyısında yükselen Yılankale, 12. yüzyıl sonları ile 13. yüzyıl başlarında, Kilikya Ermeni Krallığı döneminde Kral Levon I tarafından inşa edildi. Günümüze kadar ayakta kalan Yılankale, bölgenin en önemli tarihi yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Orta çağ dönemi kalelerinden Yılankale’nin, adını nasıl aldığı konusunda ise farklı farklı bilgiler yer alıyor. Rivayetlerin birinde içinde yılanları eğiten bir kişinin yaşamasından dolayı kalenin bu adı aldığı belirtiliyor. Halk arasında ise surlarının yılan gibi kıvrımlı olmasından dolayı kalenin bu ismi aldığı düşünülüyor. 1671 yılında burudan geçen Evliya Çelebi’nin kalede ensesi tüylü ve boynuzlu yılanların yaşadığını alaycı bir dille ifade ettiği resmi kaynaklarda geçiyor. Sadece mimari değil, efsanesiyle de ziyaretçileri cezbediyor Yılankale, sadece mimarisiyle değil, aynı zamanda efsaneleriyle de ziyaretçilerini cezbediyor. Yerel halk arasında, kalenin Şahmeran efsanesiyle bağlantılı olduğu ve bu mistik varlığın kalede yaşadığına inanılıyor.Yılankale, hem tarihi dokusu hem de efsaneleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. "Bu kale, askeri karargah gibi kullanılmıştır" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Ahmet Karataş, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Karataş, Yılankale’nin bölge için taşıdığı önemi vurgulayarak, "Orta Çağ dönemlerinde yol güzergahlarında ve deniz kenarlarında kaleler yapılmıştır. Bu Yılankale’de Gülek Boğazı-Misis-Payas yol güzergahında yer almaktadır. Orta Çağ’dan sonra yol güzergahında güvenliği sağlayan seri kalelerin ilkidir. Burası askeri karargah gibi kullanılmıştır" ifadelerini kullandı. Kalenin efsanevi bir hikayesinin de olduğuna değinen Karataş, "1670’li yıllarda ki yakın zamanda ise Evliye Çelebi’ye göre bu kale bir şahmeran kalesidir. Şah baş, meran ise yılan demektir. Bu kaledeki yılanların şahmeranın öldüğünden haberleri olmadığı rivayet edilmektedir" dedi.
Adana Demirspor’un kurtuluşu için yardım kampanyası başlatıldı
18 Haziran 2025 Çarşamba - 13:55 Adana Demirspor’un kurtuluşu için yardım kampanyası başlatıldı Adana Demirspor’un içinde bulunduğu mali kriz nedeniyle harekete geçen taraftar grubu Şimşekler, kulübü borç batağından çıkarmak için yardım kampanyası başlattı. Kampanyanın öncülüğünü yapan Şimşekler Grubu Başkanı Ertan Zeybek, "Bu sadece bir para toplama işi değil, Adana’nın en büyük değerine sahip çıkma mücadelesidir" dedi. Adana Demirspor’un taraftar grubu Şimşekler’in lideri Ertan Zeybek, basın mensuplarıyla bir araya gelerek kulübün yaşadığı mali krizi aşmak için yardım kampanyası başlatıldığını duyurdu. Adana Demirspor’un tarihinin en kritik dönemlerinden birini yaşadığını vurgulayan Zeybek, kulübün borç yükü nedeniyle kimsenin tek başına bu sorumluluğun altına girmeye cesaret edemediğini söyledi. Zeybek, yaklaşık dört ay önce İstanbul’da Murat Sancak ile yapılan toplantıyı hatırlatarak, "Sancak, kulübü devralmak isteyen olursa önünü açacağını ve borçların ödenmesi şartıyla hisseleri derneğe devretmeye hazır olduğunu beyan etmişti" dedi. Yeni bir yönetim oluşturmak için eski yöneticiler, siyasiler ve bürokratlarla görüşmeler yapıldığını ancak somut bir sonuca ulaşılamadığını dile getiren Zeybek, bu süreçte kulübü ayağa kaldırmak amacıyla geniş kapsamlı bir yardım kampanyası başlattıklarını aktardı. Kampanya için 5 Mayıs 2025’te başvuru yapıldığını ve 45 günlük sürecin ardından resmi onayın alındığını aktardı. Kampanyanın sadece taraftarı değil, iş insanlarını, belediyeleri, siyasetçileri, sanatçıları ve yurt dışında yaşayan Adanalıları da kapsayacağını belirten Zeybek, "Bu sadece bir maddi destek çağrısı değil, aynı zamanda bir vefa hareketidir. Adana Demirspor yalnızca bir futbol takımı değil, bu şehrin ruhudur. Bu yükü paylaşmayanlar tarih önünde bunun hesabını veremez" ifadelerini kullandı.
"Bağışıklık sistemindeki düşüş yaz aylarında zonayı tetikleyebilir"
18 Haziran 2025 Çarşamba - 11:46 "Bağışıklık sistemindeki düşüş yaz aylarında zonayı tetikleyebilir" Yaz aylarında artan stres ve yaşam tarzındaki değişikliklerin, özellikle bağışıklık sistemini zayıflatarak zona hastalığını tetikleyebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Osman Aksoy, "Varisella Zoster virüsü, çocuklukta geçirilen suçiçeği hastalığından sonra sinir köklerinde yıllarca sessiz kalabiliyor. Ancak stres, düzensiz uyku, sıcaklık artışı ve yoğun sosyal aktiviteler gibi yaz aylarına özgü etkenler bağışıklık sistemini baskılayarak bu virüsün yeniden aktif hale gelmesine neden olabiliyor. Stres sadece ruh halinizi değil, cilt sağlığınızı da doğrudan etkiler" dedi. Yaz mevsimi, tatil, deniz ve güneşin keyfiyle birlikte cilt sağlığını tehdit eden bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Medical Park Seyhan Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Osman Aksoy, yaz aylarında artan stres ve yaşam tarzındaki değişikliklerin, özellikle bağışıklık sistemini zayıflatarak zona hastalığını tetikleyebileceğine dikkat çekti. "Stres cilt sağlığını olumsuz etkileyebilir" Yazın vücut direncinin korunmasının önemini vurgulayan Uzm. Dr. Aksoy, "Varisella Zoster virüsü, çocuklukta geçirilen suçiçeği hastalığından sonra sinir köklerinde yıllarca sessiz kalabiliyor. Ancak stres, düzensiz uyku, sıcaklık artışı ve yoğun sosyal aktiviteler gibi yaz aylarına özgü etkenler bağışıklık sistemini baskılayarak bu virüsün yeniden aktif hale gelmesine neden olabiliyor. Stres sadece ruh halinizi değil, cilt sağlığınızı da doğrudan etkiler" diye konuştu. "Bağışıklığınız düşerse, zona kapınızı çalabilir" Erken teşhis ve tedavinin komplikasyon riskini azalttığını belirten Uzm. Dr. Aksoy, "Zona hastalığı; ciltte ağrılı, kabarcıklı döküntülerle kendini gösterirken, en önemli komplikasyonu olan postherpetik nevralji adı verilen sinir ağrıları döküntüler geçtikten sonra da devam edebiliyor. Bu durum, özellikle ileri yaşlardaki hastalarda yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebiliyor" dedi. "Zona aşısı uygulanabilir" Risk grubundaki kişilerin dermatoloji uzmanına başvurarak aşı konusunda bilgi almalarını öneren Uzm. Dr. Aksoy, "Zona hastalığından korunmada en etkili yöntemlerden biri olan zona aşısı, hastalığın ortaya çıkma riskini azaltmakla kalmıyor, şikayetlerin daha hafif seyretmesini de sağlıyor. Yaz aylarında sağlıklı uyku düzeninin korunması, yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve stresin yönetilmesi bağışıklığı güçlendirir. Cilt sağlığını korumanın yolu sadece güneşten değil, stresten de korunmaktan geçer" diyerek sözlerini tamamladı.