Yerel Haberler
Adana
26 Mart 2026 Perşembe - 11:49 Güvenli ve konforlu ulaşım HAVAMAŞ’ta Yolcu taşımacılığında güvenlik ve konforu ön planda tutan HAVAMAŞ, Çukurova Uluslararası Havalimanı ile şehir merkezi arasında gerçekleştirdiği servis hizmetleriyle yolculara güvenli ve rahat ulaşım imkanı sunuyor. Bölgenin yeni hava ulaşım kapısı olan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nda yolcu taşımacılığını üstlenen HAVAMAŞ, modern araç filosu ve deneyimli personeliyle dikkat çekiyor. Yolcuların uçuş saatlerine uygun olarak planlanan servisler, hem zamanında ulaşım hem de konforlu bir yolculuk sağlamak amacıyla düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Firma tarafından kullanılan araçların periyodik bakımları titizlikle yapılırken, sürücülerin mesleki yeterlilikleri ve güvenli sürüş eğitimleri de düzenli olarak kontrol ediliyor. Böylece yolcuların havalimanına ulaşım sürecinde güvenliğin en üst seviyede tutulması hedefleniyor. HAVAMAŞ yetkilileri, yolcuların rahat bir yolculuk deneyimi yaşaması için araçlarda geniş bagaj alanı, konforlu koltuk düzeni ve iklimlendirme sistemlerinin bulunduğunu belirtti. Yolcular, şehir merkezi ile havalimanı arasında hızlı ve ekonomik bir ulaşım seçeneğine sahip olurken, servislerin uçuş saatleriyle uyumlu şekilde planlanması sayesinde bekleme süreleri de minimuma indiriliyor. Bölgedeki hava ulaşımının gelişmesiyle birlikte artan yolcu trafiğine hizmet veren HAVAMAŞ, hem güvenli hem de konforlu taşımacılık anlayışıyla Çukurova Uluslararası Havalimanı’na ulaşımda önemli bir rol üstlenmeye devam ediyor.
26 Mart 2026 Perşembe - 10:40 Bakırcılar Çarşısı’nda zamana direnen son ustalar Adana’nın Kozan ilçesinde bir zamanlar onlarca ustanın çekiç sesleriyle yankılanan Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda bugün sadece bir bakır ustası ile iki kalaycı, mesleklerini sürdürerek geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor. Kozan ilçesinde geçmişte 15’e bakırcı ve 20’nin üzerinde kalaycının bulunduğu Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda, şimdi tek bakır ustası ile iki kalay ustası kaldı. 1986 yılından bu yana mesleğini sürdüren bakır ustası Remzi Karaoğlan, yıllar içinde hem ustaların hem de çarşıdaki hareketliliğin büyük ölçüde azaldığını söyledi. "Şimdi tek bakırcı kaldım" Mesleğini ailesinden devraldığını belirten bakır ustası Remzi Karaoğlan, "Önceden 15’e yakın bakırcı, 20’nin üzerinde kalaycı vardı. Şimdi tek bakırcı kaldım, iki kalaycı var. Eskiden burada insanlar birbirinden geçemezdi, çarşı çok yoğundu ama şimdi o günlerden eser yok" dedi. Bakıra talep azaldı Bakır ürünlere olan ilginin her geçen gün azaldığını ifade eden Karaoğlan, "Bakırın fiyatının yükselmesi ve yeni ürünlerin çıkması talebi düşürdü. Eskiden her evde bakır vardı, şimdi daha çok köylerde kullanılıyor. Yoğurt, pekmez gibi ürünler bakır kaplarda yapılırdı. Bakır sağlık demektir, eskiden insanlar bu yüzden daha sağlıklıydı" diye konuştu. Kalaycılık zahmetli, usta yetişmiyor Kalaycılık mesleğinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten ustalar, işin zorluğu ve ilgi azlığı nedeniyle yeni neslin bu mesleğe yönelmediğini dile getirdi. Kalaycılığın zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Karaoğlan, "Kalaylama ve doğrultma işlemleri büyük emek istiyor. Evlerde artık bir ya da iki bakır kap ya var ya yok" ifadelerini kullandı. "Sanatın devam etmesi lazım" Mesleğin geleceği için çırak yetişmediğini belirten Karaoğlan, "En büyük sıkıntımız eleman yetişmemesi. Bu işe devletin ve halk eğitimin destek vermesi gerekiyor. Bu sanatın devam etmesi lazım" dedi. "Kozan’da sadece iki kalaycı kaldı" 1986 yılından bu yana kalaycılık yaptığını belirten Muhammed Çöndü ise mesleğin yok olma noktasına geldiğini ifade ederek, "Eskiden her dükkanda 3-4 usta olurdu, şimdi Kozan’da sadece iki kalaycı kaldık. Bu meslek alın teri gerektiriyor ama ilgi yok. Çalışacak kimse bulamıyoruz, yetişecek çırak yok" şeklinde konuştu. Bakırın sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çöndü, "Bakır sağlıktır, vücuttaki bazı zararlı etkileri azaltır. Eskiden insanlar bakır kaplarda beslenirdi ve daha sağlıklıydı" diyerek geleneksel kullanımın önemine vurgu yaptı.
AOSB 11’inci Futbol Turnuvasının Şampiyonasında dereceye girenlere ödülleri verildi
17 Haziran 2025 Salı - 08:55 AOSB 11’inci Futbol Turnuvasının Şampiyonasında dereceye girenlere ödülleri verildi Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde bu yıl 11’incisi düzenlenen geleneksel futbol turnuvasında dereceye giren takımlara ödülleri verildi. Ödül töreninde konuşan AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, organizasyonun bölge içi sosyal iletişimi güçlendirme misyonuna vurgu yaparak şunları söyledi: "AOSB olarak yalnızca üretim değil, sosyal yaşamı da önemseyen bir yapıya sahibiz. Bu turnuva, firmalar arası etkileşimi artırmanın, motivasyonu güçlendirmenin ve sosyal bir birlikteliği desteklemenin güzel bir örneğidir. Bu yıl aile katılımının artması ve çocuklara yönelik etkinliklere gösterilen ilgi, organizasyonun sosyal yönünü daha da güçlendirdi. Turnuvaya katılan tüm firmalarımıza, sahada centilmence mücadele eden oyunculara ve coşkuyu paylaşan izleyicilerimize teşekkür ediyorum." Turnuva Geleneksel Değer Haline Geldi Kupa ve ödüller, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar ile Destek Hizmetleri Birim Yöneticisi Feridun Kara’nın katılımıyla takdim edildi. Her geçen yıl daha da büyüyen AOSB Futbol Turnuvası, bölge sanayicilerini, çalışanlarını ve ailelerini bir araya getiren güçlü bir gelenek olarak devam ediyor. Tribünlerde Coşku, Çocuklara Özel Etkinlikler Turnuva boyunca sahada sergilenen mücadele kadar tribünlerdeki coşku da etkinliğe ayrı bir renk kattı. Firma çalışanları, aileleriyle birlikte takımlarını destekleyerek dostluk ve rekabetin iç içe geçtiği güzel bir atmosfer oluşturdu. Etkinlik alanına kurulan çocuk parkurları ve eğlenceli aktiviteler de turnuvaya renk kattı. Aileler, turnuva süresince sosyal bir buluşma ortamı yaşarken, çocuklar da güvenli ve keyifli etkinlik alanlarında doyasıya eğlendi.
ATO Başkanı Bayram: "2024 yılında gerçeleşen hibe tutarı 99 milyon 450 bin 344 TL"
16 Haziran 2025 Pazartesi - 16:02 ATO Başkanı Bayram: "2024 yılında gerçeleşen hibe tutarı 99 milyon 450 bin 344 TL" Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nca (TKDK) yürütülen IPARD Programı kapsamında, 2024 yılı içerisindeki 4 çağrı döneminde 50 proje başvurusunda 662 milyon 438 bin 163 TL uygun harcamaya karşılık 372 milyon 554 bin 927 TL hibe talebi olduğunu, incelemeleri tamamlanan projelerden uygun harcama tutarı 198 milyon 501 bin 160 TL, hibe tutarının ise 99 milyon 450 bin 344 TL olan 11 projeyle sözleşme imzalandığını söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Yücel Bayram, Adana’da 1 Ocak 2024 yılı itibariyle faaliyetine başlayan TKDK’nın yıl içerisinde farklı sektör/alt sektörlerde 4 başvuru çağrı dönemine çıktığını, 2025 yılı çağrı ön takviminin de yayınlanmış olup, Haziran ayı itibariyle çağrı ilanlarına çıkılacağı söyledi. Yıl içerisindeki 4 çağrı döneminde toplam 50 proje başvurusu olduğunu belirten Başkan Yücel Bayram, "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması tedbirinde Haziran ayında proje teslimleri tamamlanmış, ilimizde 17 adet proje başvurusu olmuştur. İdari ve teknik incelemeler sonucu 9 proje sözleşme imzalamaya hak kazanmıştır. Meyve-sebze işleme/paketleme, soğuk hava deposu, süt ürünleri işleme ve zeytinyağı gibi farklı sektörlerde projeler sözleşme imzalamalarını müteakip yatırım uygulama aşamasına geçmeye başlamışlardır. Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme tedbirinde Eylül sonu itibariyle proje teslimleri tamamlanmıştır. Teslim alınan 22 projeden, Türkiye genelinde ilgili tedbirde açıklanan bütçe kaynağının üzerinde talep gelmesi sebebiyle, 10 tanesi incelemeye hak kazanmıştır. 2 adet proje sözleşme imzalamıştır. Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar tedbirinde ilimizden 6 adet proje başvurusu yapılmıştır. Bu projelerden 2’si büyükbaş besi, 3’ü büyükbaş süt hayvancılığı, 1’i küçükbaş besi projesidir. Puan sıralaması sonrası 2 proje incelemeye alınmıştır. İlgili projelerin incelemeleri devam etmektedir. Açık alanda bitkisel üretim yapan işletmelere yönelik başvuru çağrı döneminde 5 adet proje başvurusu yapılmış olup, söz konusu projelerin puan sıralaması düşük olduğu için inceleme aşamasına geçememiştir. 4 çağrı döneminde 50 proje başvurusunda 662 milyon 438 bin 163 TL uygun harcamaya karşılık 372 milyon 554 bin 927 TL hibe talebi olmuştur. İncelemeleri tamamlanan projelerden uygun harcama tutarı 198 milyon 501 bin 160 TL, hibe tutarı 99 milyon 450 bin 344 TL olan 11 projeyle sözleşme imzalanmıştır" şeklinde konuştu. Başkan Yücel Bayram, "2025 yılı hibe çağrıları kapsamında ise tahmini 75 proje başvurusu alınması, 260 milyon TL yatırım tutarına karşılık yaklaşık 130 milyon TL hibe desteği sağlanması hedeflenmektedir" dedi.
Sünnetin cerrahi bir işlem olduğu akıldan çıkartılmamalı
16 Haziran 2025 Pazartesi - 13:08 Sünnetin cerrahi bir işlem olduğu akıldan çıkartılmamalı Medline Adana Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Ali Elbek, sünnetin tıbben bir zorunluluğu olmasa da özellikle idrar yolları enfeksiyonları ve cinsel yolla geçen hastalıkların bulaşma ihtimalini azaltan cerrahi bir işlem olduğunu söyledi. Elbek, yaptığı açıklamada sünnetin, erkeklerde cinsel organın (penis) başını örten üst derinin bir kısmının veya tamamının kesilerek alınması şeklinde tanımlandığını belirterek, "Bu nedenle işlemin sağlıklı bir şekilde sonuçlanabilmesi için steril ameliyathane şartlarında ve uzman bir hekim tarafından cerrahi müdahale ile yapılması önem kazanıyor. Ayrıca, işlem sırasında cerrahi ve anesteziye bağlı gelişebilecek istenmeyen komplikasyonlara karşı acil ve etkin müdahale edilebilecek ekip ve ekipmaların olması da gerekiyor. Genel hijyen açısından birçok faydası olan sünnetin, deneyimli cerrahlar tarafından uygun koşullarda ve doğru yöntemlerle yapılması olası riskleri en aza indiriyor. Gerekli şartlar yerine koymadan yapılan sünnet işleminde yaşanabilecek istenmeyen durumlar, peniste kalıcı hasarlar hatta hayati tehlike bile oluşturabiliyor" dedi. Elbek, şöyle devam etti: "Hatalı yapılan veya işlem sırasında sorun yaşanan bir sünnet işlemi, ileride çocuğun tüm yaşamını etkileyecek, telafisi zor veya imkânsız, önemli fizyolojik ve psikolojik problemler oluşturabiliyor. Bu nedenle, sünnet öncesinde çocuğun hekim tarafından detaylı bir şekilde muayene edilerek kontrolden geçirilmesi, doğumsal bir anomali riskinin olup olmadığına bakılması gerekir. İlk 6 ayda bebekler kısmen hareketsiz olduklarından sünnet işlemini lokal anestezi ile yapmak mümkün oluyor. Sünnet her yaşta uygulanabilecek bir işlem olmakla birlikte, oluşabilecek psikolojik travmaların ve enfeksiyon riskinin en aza indirilmesi açısından doğumdan sonraki ilk 2 yıl içerisinde yapılması daha uygun oluyor. Yapılan araştırmalar, sünnet konusunda olumlu veriler ortaya koyuyor. Buna göre, sünnet olanlarda idrar yolu enfeksiyonları görülme oranı azalıyor. Ayrıca sünnet, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı bir koruyuculuk sağlarken penis kanserine yakalanma riskini de düşürüyor."
Prof. Dr. Özer: "576 yatak kapasitesiyle, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat yapıyoruz"
16 Haziran 2025 Pazartesi - 12:58 Prof. Dr. Özer: "576 yatak kapasitesiyle, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat yapıyoruz" Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, "Adana’da 26 Haziran 1998’de başladığımız sağlık yolculuğumuz bugün 700 binin üzerinde poliklinik hizmeti, 576 yatak kapasitesi, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat ile Türkiye’nin referans kurumlarından biri olma noktasına geldi" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, "İyi Klinik Uygulamalar Temel Eğitim Programı" kapsamında önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Toplantıda klinik araştırmalardaki güncel gelişmeler, bilimsel etik ilkeler, uygulama deneyimleri ve gelecek vizyonu ele alındı. "Klinik araştırmalar, bir bilimdir ve sorumluluktur" Açılışta konuşan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, merkezin büyüklüğünü, altyapısını ve araştırma kapasitesini vurgularken, klinik uygulamaların bu yapı içinde vazgeçilmez bir yer tuttuğunu ifade etti. Prof. Dr. Birol Özer, "Adana’da 26 Haziran 1998’de başladığımız sağlık yolculuğumuz bugün 700 binin üzerinde poliklinik hizmeti, 576 yatak kapasitesi, yılda 3 milyon laboratuvar testi ve 20 bin ameliyat ile Türkiye’nin referans kurumlarından biri olma noktasına geldi. Girişimsel radyoloji ünitemiz haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz hizmet vermektedir. Özellikle beyin damar tıkanıklıklarında ilk 6 saatte yapılan müdahaleler hastanın yaşam kalitesini belirlemektedir ve bu kritik süreçleri başarıyla yönetiyoruz. Klinik uygulamalar, sadece tedavi geliştirmek değil; nitelikli bilgi üretmek, etik değerleri yaşatmak ve sağlıkta kaliteyi sürdürülebilir kılmak demektir" dedi. Prof. Özer ayrıca merkezin sadece hasta tedavisiyle değil, bilimsel üretim ve eğitime katkısıyla da öne çıktığını belirterek, "Aile hekimlerine yönelik her ayın son Perşembe günü düzenlediğimiz eğitimler ve yılda 50’nin üzerindeki bilimsel etkinlik, araştırma kültürünü yaygınlaştırmadaki kararlılığımızın göstergesidir" ifadelerine yer verdi. "Mevcut sayıyı katlayarak artırmak zorundayız" Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, yaptığı konuşmada klinik araştırmalarda ülke vizyonunu net ifadelerle ortaya koydu. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun "üreten, koruyan, geliştiren" yaklaşımıyla başlayan dönüşüme vurgu yapan Ayar, klinik araştırmaların bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Klinik araştırmalarda ülke olarak olması gereken seviyeye ulaşmak için hedefimiz çok net: Mevcut araştırma sayılarını katlayarak artırmak. Bu yalnızca bir nicelik artışı değil; nitelikli, bilimsel, güvenli ve etik değerlere dayalı bir büyüme olmalı" dedi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) ilaç, tıbbi cihaz, kozmetik ürünler ve gıda takviyeleri gibi birçok alanda faaliyet gösterdiğini aktaran Ayar, kurumun günlük 2 binin üzerinde resmi yazışmayla düzenleme ve yönlendirme görevini yerine getirdiğini ifade etti. Klinik araştırmalarla ilgili olarak biri ilaç, diğeri tıbbi cihazlara odaklanan iki ayrı dairenin aktif çalıştığını da sözlerine ekledi. "Etik değilse bilim sayılmaz" ICON PLC Klinik Operasyonlar Direktörü Ebru Öncü, eğitim programının yalnızca teknik bilgi aktarmayı değil, araştırmacılar arası etkileşim ve ortak değerlerin inşasını da hedeflediğini vurgulayarak, "Klinik araştırmalar yalnızca bilgi üretimi değil; etik kurallar çerçevesinde yürütülmesi gereken, uluslararası standartlara uygun, toplum sağlığına doğrudan katkı sağlayan çok yönlü bir süreçtir. Bu eğitim, iş birliğini ve bilimsel dayanışmayı güçlendirmek açısından da çok kıymetlidir" diye konuştu. "Her gün bir şey öğreniyoruz" Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Özgür Özyılkan, geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak klinik araştırmaların eğitim, tecrübe ve etikle bütünleşmesi gerektiğini belirtti. "Ben bu yola 1988’de çıktım. Her gün bir şey öğrenmek mümkün. Bugün burada olmak, birlikte gelişmek için büyük bir fırsat" diyen Özyılkan, merkezin ulaştığı bilimsel düzeyin uluslararası arenada dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Eğitim başlıklarıyla güçlü bir program Klinik araştırma tanımı, faz çalışmaları, iyi klinik uygulamalar, yasal düzenlemeler, etik ilkeler, gönüllü onam formları, hasta vizitleri, advers olay raporlanması ve takibi gibi başlıkların ele alındığı eğitim programı gün boyu interaktif olarak devam etti. Program sonunda yapılan değerlendirme testi sonucunda katılımcılara TİTCK onaylı katılım ve başarı belgesi verildi.
Adana’da drenaj kanalında sır ölüm: Genç adamın cansız bedeni bulundu
16 Haziran 2025 Pazartesi - 11:11 Adana’da drenaj kanalında sır ölüm: Genç adamın cansız bedeni bulundu Adana’nın Yüreğir ilçesinde, ailesinin kayıp ihbarında bulunduğu genç adamın drenaj kanalında cesedi bulundu. Ölen şahsın iki arkadaşının polis tarafından gözaltına alınıp ifadelerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Olay, Yüreğir ilçesi Bahçelievler Mahallesi’ndeki portakal bahçelerinin çevresinde meydana geldi. İddiaya göre, Salih Tel (32), 14 Haziran Cumartesi akşamı arkadaşları M.C. ve C.Ç. ile birlikte alkol almak için drenaj kanalı kenarına gitti. Ancak gece boyunca eve dönmedi. Endişelenen eşi Kader Tel, kocasından haber alamayınca sabah polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan M.C. ve C.Ç., Tel’in içki sırasında yüzünü yıkamak için kanala doğru gittiğini, ancak bir daha geri dönmediğini söyledi. İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama başlatan ekipler, Tel’e ait motosiklet ve terlikleri drenaj kanalının kenarında buldu. Devreye giren İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği’nin dalgıç polisleri, yaptıkları arama sonucunda, şahsın cansız bedenine Akdeniz Mahallesi yakınlarında ulaştı. Cenaze, yapılan incelemenin ardından otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili olarak Tel’in o gece birlikte olduğu iki arkadaşı M.C. ve C.Ç. tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki ifadelerinin ardından iki şahıs serbest kaldı. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.