Yerel Haberler
Adana
Restoranda önce selamlaştılar, sonra silahlar konuştu: 1 ölü, 1 yaralı 28 Mart 2026 Cumartesi - 02:45:28 Adana’da bir restoranda birbirleriyle selamlaşan iki kişi, bir süre sonra çıkan çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle silahlarını çekip birbirine ateş açtı. Olayda 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişide ağır yaralandı. Olay, Seyhan ilçesine bağlı Yenibaraj Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddiaya göre, restoranda oturan Emrah Çınar, sonradan gelen G.F. ile selamlaştı. Ardından Emrah Çınar tekrar masasına otururken G.F. de yakındaki bir masaya geçti. Bir süre sonra Emrah Çınar ile G.F. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavga sırasında iki şahıs da yanlarında bulunan tabancaları çekerek birbirlerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu Emrah Çınar başından vurulurken, G.F. ise vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanarak kanlar içerisinde yere yığıldı. Tedavi altına alınan G.F.’in durumunun ağır olduğu belirtildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Emrah Çınar’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralı G.F. ise ambulansla Adana Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Emrah Çınar’ın cenazesi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 00:29 Uluslararası Tiyatro Festivali’nde, "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" sahibini buldu Adana’da 25’incisi düzenlenen Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali’nin resmi açılışında "Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü" oyuncu Meral Çetinkaya’ya verildi. Kentteki bir otelde gerçekleştirilen açılış törenine Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Adana Valisi Mustafa Yavuz ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı katıldı. Festivalin açılışında konuşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise organizasyonun uluslararası bir sanat buluşmasına dönüştüğünü belirterek, "Festivalin sahnelenen oyunlarının ötesinde kurduğu bağlar ve buluşturduğu kültürlerle Adana’yı uluslararası bir sanat merkezine dönüştürdü. Her yıl salonları dolduran binlerce sanatseverle tiyatronun sınır tanımız gücünü ortaya koymuştur" diye konuştu. Tiyatro sanatına uzun yıllar emek veren isimlerin onurlandırıldığı "Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü" de sahibini buldu. 2005 yılından bu yana verilen ödülün bu yılki sahibi oyuncu Meral Çetinkaya oldu. Çetinkaya, törende yaptığı konuşmada, "Dünya Tiyatro Günü’nde böyle bir ödül almaktan büyük mutluluk duyuyorum. Devlet Tiyatroları ve Sabancı Vakfı çok önemli bir festivali gerçekleştirmiş ve devam ettiriyor. Umarım nice yıllara devam eder. Tiyatro birbirimizi kollayacağımız, kucaklayacağımız sanat. Sanat iyileştirir. Yaşasın tiyatro, yaşasın sanat. Gerçekten bu yaşımda bana böyle umut verdiniz." dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 13:58 Ayrıldığı eşini ayaklarından vuran şahıs, havaya da ateş açmış Adana’da 3 yıl önce ayrıldığı eşi tarafından ayaklarından vurulan kadının vurulduktan sonra yerde feryat ettiği, eşinin ise tabancayla havaya ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı. Olay, dün saat 07.30 sıralarında, Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde meydana geldi. Özel bir hastanede biyolog olarak çalışan Dilan Öztürk, 3 yıl önce psikolojik ve fiziksel şiddetine uğradığı öne sürülen iş insanı A.K.’den ayrıldı. Ancak boşanmasına rağmen A.K., kadının peşini bırakmayıp tehditlerine devam etti. Öztürk bunun üzerine polis merkezine gidip şikayette bulundu. 11 Eylül 2025 tarihinde A.K.’ye bir ay uzaklaştırma kararı verildi. Bunu rağmen A.K. ölüm tehditlerine devam etti. 26 Mart günü de sabah A.K., Öztürk’ü arayıp kendisinin Ankara’da olduğunu söyleyip çocukların nerede olduğunu sordu. Genç kadın çocukların yanında olduğunu söyleyip telefonu kapattı. Daha sonra da çocukları okula götürmek için evden aşağı indi. Bu sırada apartmanın yanındaki boşlukta saklanan A.K. ortaya çıkıp, çocuklarının gözü önünde "Selam seni öldüreceğim" diye bağırdı. Bunun üzerine apartman önündeki komşuları, kadına siper oldu. Çıkan arbedede A.K. tabancayla ateş edip eski eşini bacağından vurdu. Daha sonra genç kadın yerde yatarken otomobiliyle üzerinden geçmek istedi ancak komşuları engel oldu. Yaralı Öztürk çağrılan ambulansa hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. A.K. ise polis merkezine giderek teslim oldu. Görüntüler ortaya çıktı Ayrıldığı eşi tarafından ayaklarından vurulan kadının vurulduktan sonra yerde feryat ettiği, eşinin ise tabancayla havaya ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı. Şüphelinin, emniyetteki sorgusu sürüyor.
Kadının yardım çığlığı, ‘Ne canını ne de malını koruyabiliyor’
09 Haziran 2025 Pazartesi - 10:09 Kadının yardım çığlığı, ‘Ne canını ne de malını koruyabiliyor’ Adana’da yaşayan kadın öğretmen, 2023 yılında yaptığı ikinci evlilikle hayatının kabusa döndüğünü öne sürerek, "Hamileyken defalarca eşim tarafından darp edildim. Ayağım kırıldı, vücudunda morluklar oluştu, düşük tehlikesi atlattım. Şiddet ve tehditlerle mücadele ederken, boşanma davası açtım ancak henüz sonuç alınmadı. Şimdi ise eşim tarafından aracım çalındı" dedi. İlk evliliğinden iki çocuğu olan Burcu Kara, 3 Şubat 2023’te B.K. (36) ile ikinci evliliğini yaptı. Kısa süre sonra hamile kalan Kara, eşinden fiziksel şiddet görmeye başladığını iddia etti. Hamilelik sürecinde ağır darp sonucu ayağı kırıldığını, gözünde ve vücudunda morluklar oluştuğunu öne süren Kara, birçok kez uzaklaştırma kararı aldığını, 6 Mart 2024’te boşanma davası açtığını ifade etti. Henüz sonuçlanmayan davada, Burcu Kara yeni bir şok yaşadığını ileri sürerek, "Görüş günü çocuğunu pedagog ve polis eşliğinde görmeye gelen B.K., tuvalete gitmemi fırsat bilerek çantadan otomobilin anahtarını çaldı. Daha sonra aracı alıp kayıplara karıştı" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube’ye bağlı Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri şüpheli B.K.’yı yakalamak için çalışma başlattı. "Evli olduğumuz için hırsızlıktan işlem yapılmıyor" Olay sonrası açıklama yapan Burcu Kara, "B.K. ile 2023 yılında evlendim, o zamandan beri boşanmaya çalışıyorum. Hukuki boşluklar nedeniyle bu kişiden kurtulamıyorum. Olay günü kızımı pedagog eşliğinde görmeye gelmişti. Lavaboya gittiğim sırada çantamdan araç anahtarımı alarak aracı götürdü. Polise başvurdum ama evli olduğumuz için oto hırsızlığı sayılmıyormuş. Eğer boşanmış olsaydım, bu suç hırsızlık olacaktı. Şu an sadece ‘güveni kötüye kullanma’ dan işlem yapılabiliyor" dedi. "3 aylık bebeğimi kaçırdı" Burcu Kara daha önce de benzer bir travma yaşadığını belirterek, "Evimizin önünden 3 aylık bebeğimi kaçırdı. Sürekli şiddet uyguladı. Milli Eğitim Bakanlığı beni korumak için görev yerimi değiştirdi ama yeni adresimi de buldu" dedi. "Ayağım kırıldı, gözüm morardı" Hamileyken yaşadığı şiddeti anlatan Kara, "1 yıllık evliliğimizin 9 ayı hamilelik dönemiydi. Ayağım kırıldı, gözüm morardı, vücudumda morluklar oluştu. Bu kişi yüzünden hayatım altüst oldu. Hem kendim hem çocuklarım için artık adalet istiyorum. Aracımın bulunmasını ve bir an önce boşanmak istiyorum" diye konuştu.
Prof. Dr. Özkan: "Diş çekiminden ölen çocuklar ve gençler: Diş çekiminde hayati önlemler"
08 Haziran 2025 Pazar - 11:40 Prof. Dr. Özkan: "Diş çekiminden ölen çocuklar ve gençler: Diş çekiminde hayati önlemler" Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, son dönemde diş çekimi sonrası özellikle çocuk ve gençlerde meydana gelen ölümcül vakalara dikkat çekerek, bu tür işlemlerin sadece basit bir diş çekimi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Detaylı klinik ve radyografik değerlendirme yapılmadan, cerrahi prensiplere uygun şekilde planlanmadan gerçekleştirilen diş çekimleri, ciddi komplikasyonlara ve ne yazık ki hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabiliyor" dedi. "Diş çekiminde hayati müdahale, sistemli hazırlıkla başlar" Diş çekiminin, sadece bir dişi yerinden çıkarmakla sınırlı olmayan; çene kemiği, dişeti, sinir yapıları ve çene eklemi gibi birçok anatomik yapının korunmasını gerektiren cerrahi bir işlem olduğunu söyleyen Özkan, "Özellikle çocuklarda çene kemiği henüz gelişimini tamamlamadığı için diş çekimi sırasında yapılacak en küçük ihmal, telafisi zor komplikasyonlara neden olabilir. Dişin kök yapısı, çene kemiğinin yoğunluğu, hastanın yaşı ve dişin konumu gibi faktörlerin çekim öncesinde klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi gerekir. Her hastaya özel bir cerrahi planlama zorunludur" diye konuştu. "Cerrahi uygulamalarda teknik titizlik şart" Diş çekimi öncesinde antiseptik uygulamalarla bölge steril hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özkan şöyle devam etti: "Ardından lokal anestezi yapılır. Dişe erişim sağlamak için gerekirse dişeti dokusunda minimal kesiler açılır. Dişin çevresindeki kemik yapısı, özel aletlerle düzeltilerek travmasız bir çekim hedeflenir. Dişin çekildiği alandaki çene kemiği törpülenerek düzeltilmezse, iyileşme zorlaşır ve enfeksiyon riski artar. Bu kemik düzleştirme işlemi, çekimin cerrahi bütünlüğü için şarttır. İlk 72 Saat: sessiz tehlike dönemi Çekim sonrası ilk 72 saat, kan pıhtısının yara bölgesinde stabil hale gelmesi ve yeni kemik oluşumunun başlaması açısından kritik bir dönemdir. Bu sürede yapılacak basit ama etkili önlemler, olası komplikasyonları önleyebilir." Prof. Dr. Özkan, "Çocuk ve genç hastalarda bu pıhtı oluşmaz ya da erken bozulursa, gelişen enfeksiyonlar hızlıca yayılıp sistemik komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum ne yazık ki ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi hale gelebilir," diyerek konunun ciddiyetini vurguladı. 2Hasta Sorumluluğu ve Tıbbi Takip" Özkan, diş çekimi sonrası ilk hafta boyunca yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Sigara ve elektronik sigaradan kesinlikle uzak durulmalı, soğuk kompres uygulamaları ve steril gazlı bezlerle kanama kontrol altına alınmalı, antibiyotik ve antiseptik ağız gargaraları hekimin önerdiği şekilde kullanılmalıdır." 2Diş çekiminde oluşan komplikasyonlar önlenebilir mi?" Diş çekimi sırasında karşılaşılabilecek en ciddi riskler arasında çene sinir hasarı, kemik kırığı, uzun süreli kanama ve çene eklem hasarı yer aldığnıı belirten Özkan, "Özellikle alt çene bölgesindeki gömülü veya zorlu diş çekimlerinde, kontrolsüz kuvvet uygulanması çene eklemini zedeleyebilir. Diş çekiminde kullanılan aletlerin sterilizasyonunun eksiksiz yapılması, hastanın sistemik hastalıklarının bilinmesi ve operasyonun kişiye özel planlanması yaşanacak trajedilerin önüne geçer," diyerek tüm sürecin ne kadar hassas yönetilmesi gerektiğini tekrar hatırlatıyor" dedi. "Sıradan görünen ama hayati bir işlem" Diş çekiminin, özellikle gelişim çağındaki bireylerde basit bir işlem değil; doğru planlama, hassas cerrahi uygulama ve dikkatli hasta takibi gerektiren hayati bir müdahale olduğuna işaret eden Özkan, cümlesini şöyle sürdürdü: "Diş çekimi öncesi detaylı analiz, cerrahi titizlik ve ilk 72 saate özel bakım uygulamaları; komplikasyon riskini azaltarak, çocukların ve gençlerin hayatını kurtarabilecek düzeyde önem taşır."
Adana’da ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtıldı
08 Haziran 2025 Pazar - 09:38 Adana’da ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtıldı Adana’da Kurban Bayramı’nda kesilen onlarca hayvanın eti, yüzlerce ihtiyaç sahibi aileye dağıtıldı. Kurban Bayramı’nın coşkusu tüm yurtta yaşanmaya devam ediyor. Binlerce kişi kestiği kurbanların etlerini ihtiyaç sahiplerine dağıtıyor. Adana’da faaliyet gösteren Ogün Abi Derneği de her Kurban Bayramı’nda olduğu gibi bu sene de vekaletle kurban kesti. ‘Et girmeyen ev kalmasın’ sloganıyla kendisi 100 kurban bağışlayan, yurt içi ve yurt dışından çok sayıda hayırseverlerin de desteğiyle kurban kestiren Ogün Sever Okur, bütün etleri de tek tek paketletti. Okur, ardından etleri araçlara alarak mahalle mahalle gezip, önce çadırlarda yaşayan tarım işçisi ailelere ardından da ihtiyaç sahibi ailelere dağıttı. "Kapısını çalmadığımız ev inşallah kalmayacak" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Ogün Sever Okur, "Her bayram olduğu gibi bu bayramda kurbanlarımızı kestik ve dağıtımlarımızı yapıyoruz. Şuana kadar 500 aileye ulaştık hedefimiz 2 bin 500 aileye ulaşmak. Özellikle dezavantajlı bölgelerde et dağıtıyoruz. Genelde etleri dondurup dağıtıyoruz. Kapısını çalmadığımız ev inşallah kalmayacak. Bağışçılarımıza da teşekkür ediyoruz" dedi. Et alan Hülya Çiftçi, "Bu bayram kurban kesmemiştik. Allah’a şükür getirip hayırseverler et verdi. Evimize et girdi, çocuklarımızla birlikte onu yiyeceğiz" ifadelerini kullandı. Emine Aslan ise, "Eşim cezaevinde olduğu için kurban kesemedik. Allah razı olsun et getirdiler, çok mutlu olduk" diye konuştu.
Adana’nın dağ köyünde 89 yıllık bayram geleneği
07 Haziran 2025 Cumartesi - 15:44 Adana’nın dağ köyünde 89 yıllık bayram geleneği Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Gökgöz Mahallesi’nde (Henisliller köyü) 89 yıldır süren bayram geleneği bu senede sürdü. Orman köyü olan Gökgöz’de kurban etleri imece usulüyle toplanıyor, kazanlarda pişiriliyor. Köy halkı birlikte bayram sofrası kurarak dayanışma içinde Kurban Bayramı’nı kutluyor. Şehir dışında yaşayan köylüler de bayram için memleketlerine dönerken, tüm kuşaklar aynı sofrada buluşuyor. Bin rakımdaki köyde 89 yıldır sürdürülen gelenek bu kurbanda da sürdü. "300 hane her bayram sofrada buluşur" Geleneksel bayramlaşmanın köy kültürünü yaşatmak açısından büyük önem taşıdığını belirten Muhtar Mızrak Acar" Köyümüzde kurban kesen herkes, kurban etini ve şekerini getirir. Kadınlarımız yemeklerin içini hazırlar, etler kazanlarda pişer. Her şey imece usulüyle yapılır. Köyümüz yaklaşık 300 haneden oluşuyor. Bayramın ikinci günü şehir dışından gelenlerle birlikte hepimiz bir araya geliriz. Çevre köylerden de katılım olur" dedi. "Bu gelenek bölgede sadece bizde var" Köyün büyüklerinden 75 yaşındaki Azem Cömert ise geleneğin kuşaktan kuşağa aktarıldığını ifade etti. Cömert " Ben 75 yaşındayım. Bu gelenek çocukluğumdan beri sürüyor. Hem çocuklarımızı görme fırsatı buluyoruz hem de bayramı birlik içinde kutluyoruz. 89 yıldır bu gelenek hiç kesilmeden devam etti. Böyle bir uygulama bölgede sadece bizim köyümüzde var. Köy nüfusuna kayıtlı herkes bayramda mutlaka gelir" diye konuştu. Köydeki bayram hazırlıkları sadece kurban etleriyle sınırlı kalmayan bayramlaşmada ev yapımı yoğurtlar, geleneksel yöntemlerle, 30 yıllık keçi derilerinde saatler süren yayık işlemiyle ayrana dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Abdurrahman Korkmaz, "Yayık ayranımızı yıllardır aynı yöntemle yapıyoruz. Yoğurtlar keçi derisinde saatlerce çalkalanarak hazırlanıyor. Doğal ve geleneksel bir lezzet sunuyoruz" şeklinde konuştu. Bayramlaşmaya katılan Fatma Erdoğan ise," Herkes gurbetten bayram için gelir. Aileler, çocuklar bir araya gelir, birbirlerini tanır. Bu gelenek sayesinde bağlarımız kopmaz" diyerek düşüncelerini anlattı.
Kurbanlık fiyatları yüzde 40 düştü
07 Haziran 2025 Cumartesi - 15:01 Kurbanlık fiyatları yüzde 40 düştü Adana’da Kurban Bayramı’nın 2’nci gününde koyun ve keçi fiyatları yüzde 40 düşerek 13-15 bin TL’ye kadar geriledi. Yurt genelinde olduğu gibi Adana’da da kurban pazarları bayramın ikinci gününde hareketlendi. Kilograma göre kurbanlık küçükbaş koyun, keçi ve tekenin kilogram fiyatının 300 TL, büyükbaşta tosunun 310 TL, düvenin ise 280 TL olarak belirlendiği şehirde bayramın ikinci kurban fiyatları ortalama yüzde 40 geriledi. Yüreğir ilçesindeki kurban pazarlarında keçi ve koyun fiyatları 13-15 bin liraya kadar düştü. Fiyatların gerilemesi satıcıları üzerken vatandaşları ise sevindirdi. Kurban satıcısı Mehmet İmre Kahramanmaraş’tan getirdiği kurbanlıkları 21 bin TL’den satmaya başladığını belirterek, "Fiyatı 14-15 bin TL’ye kadar düşürdük. 210 tane getirdim 40-50 tane kadar sattık. Seneye gelir miyim bilmiyorum. Son fiyatım 13 bin TL’ye kadar düştüm. Bugünde yükleyip geri döneceğim" dedi. Şanlıurfa’dan gelen kurban satıcısı Mahmut Çintaş da, 124 tane koyun getirdiğini kaydederek, "Şimdi zararına satıyorum. 90 tane sattım 34 tane kaldı. 23- 25 bin TL’ye veriyorduk. Şimdi 15 bin TL diyoruz kimse almıyor ama mecbur satacağız. Satıp evimize geri döneceğiz" diye konuştu. Bayramın 2’nci günü kurban almaya gelen Fatih Karut ise bugün fiyatların uygun olduğunu söyleyerek, "15 bin TL’ye aldık. Allah kabul etsin. Düştü fiyatlar baya bizde emekliyiz, gelip aldık" ifaderlini kullandı.
Doğan: "Verimli üretimin yolu dijital tarımdan geçiyor"
07 Haziran 2025 Cumartesi - 13:56 Doğan: "Verimli üretimin yolu dijital tarımdan geçiyor" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarımda kullanılan yapay zeka destekli sistemler sayesinde hastalık ve zararlıların daha oluşmadan tespit edilebildiğini belirterek, "Bu da ürün kayıplarını azaltarak çiftçilerin emeğini koruyor" dedi. Tarımsal üretimin geleceğinin dijital tarım uygulamalarıyla şekilleneceğini vurgulayan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ‘’Dijitalleşen tarım, geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha verimli, sürdürülebilir ve bilimsel bir üretim süreci sunuyor. Ekim, sulama ve gübreleme gibi işlemler dijital tarımda toprak verisi, iklim analizi ve bitki gelişim takibi gibi somut verilere dayandırılarak uygulanıyor. Akıllı sensörler sayesinde tarladaki nem oranı ölçülebiliyor, bitkilerin gelişim durumu takip edilebiliyor ve ihtiyaç duyulan su miktarı tam zamanında ve doğru dozajda verilebiliyor. Böylece su israfı önlenirken, üretim maliyetleri de ciddi ölçüde düşürülüyor" diye konuştu. Doğan, geleneksel yöntemlerle yapılan tarımda zaman zaman gereksiz su, gübre ve ilaç kullanımının hem toprağın verimliliğini azalttığını hem de doğal kaynakları tükettiğini kaydetti. Doğan, dijital tarım sistemlerinde her işlem toprak ve bitki ihtiyaçlarına göre optimize edildiğini belirterek, "Böylece hem daha yüksek verim elde ediliyor hem de doğaya verilen zarar en aza indiriliyor. Verimli üretimin yolu dijital tarımdan geçiyor. Tarımda kullanılan yapay zeka destekli sistemler sayesinde hastalıklar ve zararlılar daha oluşmadan tespit edilebiliyor, bu da ürün kayıplarını azaltarak çiftçilerin emeğini koruyor." dedi. Dijital dönüşümde destekler önemli Dijitalleşmenin sadece verimlilik ve maliyet avantajı sağlamakla kalmadığını, ürün kalitesini de yükselttiğini ifade eden Doğan, "Hassas tarım teknikleri sayesinde daha sağlıklı ve besin değeri yüksek ürünler elde ediliyor. Aynı zamanda üretim süreçlerinin şeffaflaşmasıyla tüketiciler, tarladan sofraya gelen ürünlerin hangi aşamalardan geçtiğini öğrenebiliyor. Bu da gıda güvenliğine ve tüketici memnuniyetine önemli katkılar sağlıyor’’ şeklinde konuştu Teknolojik ekipman ve yazılım maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Doğan,"Dijital dönüşüm sürecinde devlet destekleri ve finansal teşvikler önemli. Çiftçilerin bu yatırımları gerçekleştirebilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim ve finansal destekler bir arada yürütülürse, tarımda dijitalleşmenin önü açılır ve üreticilerimiz daha güçlü hale gelir. Çukurova gibi tarımda ülkemizin gözbebeği olan bir bölgede dijital tarım uygulamalarının yaygınlaşmasının yalnızca bölgesel değil, ulusal tarım politikaları açısından da büyük önem taşımaktadır"diyerek sözlerini tamamladı.