Yerel Haberler
Adana
‘Sadakat’ indirimli 18 yıl hapis cezası, müebbet hapse yükseltildi
25 Nisan 2025 Cuma - 07:51 ‘Sadakat’ indirimli 18 yıl hapis cezası, müebbet hapse yükseltildi Adana’da eşi Hülya Güllüce’yi tabancayla öldürdüğü iddiasıyla ‘sadakat’ indirimi ile 18 yıl hapis cezasına mahkum edilen ve bu cezası Yargıtay tarafından bozulan Abdullah Kaya, yeniden yargılandığı yerel mahkemede müebbet hapis cezasına mahkum edildi. Mahkeme, sanığa ‘haksız tahrik’ indirimi uygulamadı. Çukurova ilçesindeki Kurtuluş Sitesi’nde 04 Ekim 2020’de meydana gelen olayda,17 yaşındaki S.N.K., evdeki gürültü seslerine uyanıp, içeriye gittiğinde annesi Hülya Güllüce’yi yerde kanlar içerisinde buldu. S.N.K.’nın durumu 112 Acil Çağrı Merkezine haber vermesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde, başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden tabancayla vurulan Güllüce’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay sonrası inşaat ustası Abdullah Kaya, cinayette kullandığı tabanca ile polise giderek teslim olup tutuklandı. Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Abdullah Kaya, 22 Eylül 2022’deki karar duruşmasında önce müebbet hapis cezasına mahkum edildi, daha sonra ölenin ‘sadakat yükümlülüğünü’ yerine getirmediği gerekçesiyle verilen hapis cezası haksız tahrik uygulanarak 18 yıl hapis cezasına indirildi. Mahkeme, haksız tahrik indiriminin gerekçesini, "sanık ve maktül resmen evli değilse de maktülün sanığın bir başkası ile resmi nikahla evli olduğunu bilerek olay gününe kadar yaşamaya devam etmiş olması, gayri resmi evliliklerinden bir çocuklarının dünyaya gelmiş olması, sanığın maktülün bakımını üstlenmiş olması dikkate alındığında sanıktan ayrılana kadar sanığa yönelik sadakat yükümlüğü bulunmasına rağmen bu yükümlüğe aykırı davranarak tanık Ç.D. ile ilişki yaşamasının meydana getirdiği haksız tahrik altında bu eylemi gerçekleştirmiş olması, haksız tahrikin niteliği de dikkate alınarak takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" diyerek açıkladı. Bu karara, mahkeme savcısı "sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği", öldürülen Hülya Güllüce’nin yakınları ise "sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği" yönünde Adana Bölge Adliye Mahkemesi’ne itiraz etti. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 25.11.2022 tarihli kararında yapılan itirazları reddetmesi ve kararı yerinde bulması üzerine dosya Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay 1.Ceza Dairesi yaptığı inceleme sonucunda 2 Ekim 2024’te yerel Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık Abdullah Kaya’ya haksız tahrik indirimli verdiği 18 yıl hapis cezası kararını ve Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi’nin itirazların reddi yönündeki kararını bozdu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık Abdullah Kaya’ya verilen haksız tahrik indirimli 18 yıl hapis cezasını, "Dosya kapsamına göre, maktulün sanıkla yaşadığı süre boyunca tanık beyanları ile doğrulandığı üzere resmi evlilik talebini ısrarla dile getirdiği, sanığın kabul etmemesi üzerine maktulün sanıkla son dokuz ay boyunca aynı ev içerisinde farklı odalarda yatmaya başladıkları, bu süre zarfında maktulün başka biriyle duygusal bir yakınlık kurduğu ve evlenmek istediği, bu hususu da müşterek çocukları ve sanıkla paylaştığının anlaşılması karşısında, maktulün resmi olarak eşi olmayan sanığa karşı sadakat yükümlülüğü bulunmaması ve maktulden kaynaklanan sanığa yönelen hukuk kuralları ile korunan hiçbir haksız davranış olmadığı halde sanık hakkında şartları oluşmayan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur" gerekçesiyle bozdu. "Dava yeniden görüldü" Yargıtay 1.Ceza Dairesi’nin bozma kararı üzerine dava dosyası Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeniden gönderildi. Karar duruşmasına sanık Abdullah Kaya ile taraf avukatları katıldı. Duruşmayı, CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, CHP Adana Kadın Kolları Başkanı Özgürtan Çığ da izledi. Sanık Abdullah Kaya savunmasında, dini nikahla evli olduğu Hülya Güllüce ile ayrı ayrı odalarda yattıkları iddiasının doğru olmadığını söyledi. Hülya Güllüce’nin sineklerden dolayı içeride yattığını belirten Kaya, eşinin kendisine ayrılmak istediğini söylemediğini, bu sırada başka biriyle görüşmeye devam ettiğini iddia ederek, ’’Hülya ile aramız iyiydi. Ben ona her zaman ev işlerinde yardım ederdim. Kendisine hiçbir zamanda şiddet uygulamadım. Hatta kendisine çalışmamasını söylerdim. O da bana, ‘Ben namusumla çalışıyorum’ derdi. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Çünkü bana ayrılmak istediğini, başkasıyla evlenmek istediğini hiçbir şekilde söylemedi. Ben bunu hak etmiyorum’’ dedi. Sanık Abdullah Kaya, eşini nasıl öldürdüğünü de daha önceki duruşmada şöyle anlatmıştı: "Eşim ev işleri ile ilgilenmiyordu. Yemeği ben yapıyordum, çamaşırları ben yıkıyordum, olay günü de sabah saatlerinde kalktım. Maktulün de uyandığını görünce yanına gittim, eliyle elimi tersleyecek şekilde itti. "Ben ekmek almaya gidiyorum sen de çayı yap" dedim. Bu arada maktulün telefonuna bir mesaj geldi, gözüm de tam iyi görmüyordu ancak mesajda "Aşkım" lafını gördüm, o an da kendimi kaybettim ve mutfakta bulunan ruhsatsız tabancayı aldım, kızıma zarar vermemek ve olayı da görmemesi için onun yattığı odanın kapısını kapatıp bağladım, daha sonra da maktule ateş ettim. Evden ayrıldıktan sonra da polis merkezine gidip teslim oldum." "Ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi" Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütaalasında sanığın ‘Kasten insan öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını ve tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme heyeti, daha önce 18 yıl hapis cezasına mahkum ettiği sanık Abdullah Kaya’yı müebbet hapis cezasına mahkum edip, tutukluluk halinin devamına karar verdi.
42 kişinin öldüğü Ekim Apartmanı davasında sanıklara 22 yıl 6’şar ay hapis talebi
24 Nisan 2025 Perşembe - 13:42 42 kişinin öldüğü Ekim Apartmanı davasında sanıklara 22 yıl 6’şar ay hapis talebi Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’da 42 kişinin yaşamını yitirdiği Ekim Apartmanı davasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, sanıkların 22 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 6 Şubat 2023 günü yaşanan 7.7 büyüklüğündeki depremde, Adana’nın Çukurova ilçesindeki Ekim Apartmanı da yıkılmış ve 42 kişi yaşamını yitirmişti. Soruşturma çerçevesinde tutuklanan apartmanın müteahhitleri Tamer Erginkoç, Cem Akkaya ile o dönem firarda olan ve hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldıktan sonra Karadağ’da yakalanarak tutuklanıp Türkiye’ye getirilen binanın teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya hakkında Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu müteahhitler Tamer Erginkoç ile Cem Akkaya ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Bazı müştekiler ve tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, davada araştırılacak husus bulunmaması üzerine mahkeme savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanıkların ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti.Mahkeme başkanı taraflara esas hakkındaki mütalaa ile ilgili söz hakkı verdi. Müştekilerin avukatları mütalaaya katılmadıklarını belirtip, kararın ‘bilinçli taksir’ değil ‘olası kasıtla adam öldürme’ suçundan verilmesini talep etti. Depremde ölen avukatla ilgili olarak duruşmaya Adana Barosu ve Türkiye Barolar Birliği adına katılan avukatlar da esas hakkındaki mütalaaya katıldıklarını belirterek, sanıkların cezalandırılmasını talep etti.Sanıklardan Cüneyt Akkaya, esas hakkındaki mütalaaya katılmadığını belirterek, "Ben bu projeyi yapalı 30 yıl oldu. Mevzuata uygun yaptığımı da belediye doğruladı. Ben bu binayı en son 1998 Adana depreminde gördüm. Bir çatlak dahi yoktu. Sonra yurtdışında yaşamaya başladım. Ben binayı yasalara uygun yaptım, suçsuzum" diyerek tahliyesi ile birlikte beraatını istedi.Müteahhit Cem Akkaya da, binanın kooperatif olarak yapıldığını ve kendisinin kooperatif üyesi olduğunu belirterek, "Ben sadece kooperatif üyesiyim, yapımında sorumluluğum yoktur" diyerek beraatını talep etti. Müteahhit Tamer Erginkoç ise, "Binayı kooperatif olarak yaptık. Ben de kooperatifin üyesiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum" diyerek beraatını istedi.Sanık avukatları, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için süre istedi.Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı tarafların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için ileri bir tarihe erteledi.
42 kişinin öldüğü Ekim Apartmanı davasında sanıklara 22 yıl 6’şar ay hapis talebi
24 Nisan 2025 Perşembe - 12:41 42 kişinin öldüğü Ekim Apartmanı davasında sanıklara 22 yıl 6’şar ay hapis talebi Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’da 42 kişinin yaşamını yitirdiği Ekim Apartmanı davasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, sanıkların 22 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 6 Şubat 2023 günü yaşanan 7.7 büyüklüğündeki depremde, Adana’nın Çukurova ilçesindeki Ekim Apartmanı da yıkılmış ve 42 kişi yaşamını yitirmişti. Soruşturma çerçevesinde tutuklanan apartmanın müteahhitleri Tamer Erginkoç, Cem Akkaya ile o dönem firarda olan ve hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldıktan sonra Karadağ’da yakalanarak tutuklanıp Türkiye’ye getirilen binanın teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya hakkında Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu müteahhitler Tamer Erginkoç ile Cem Akkaya ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Bazı müştekiler ve tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, davada araştırılacak husus bulunmaması üzerine mahkeme savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanıkların ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme başkanı taraflara esas hakkındaki mütalaa ile ilgili söz hakkı verdi. Müştekilerin avukatları mütalaaya katılmadıklarını belirtip, kararın ‘bilinçli taksir’ değil ‘olası kasıtla adam öldürme’ suçundan verilmesini talep etti. Depremde ölen avukatla ilgili olarak duruşmaya Adana Barosu ve Türkiye Barolar Birliği adına katılan avukatlar da esas hakkındaki mütalaaya katıldıklarını belirterek, sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanıklardan Cüneyt Akkaya, esas hakkındaki mütalaaya katılmadığını belirterek, "Ben bu projeyi yapalı 30 yıl oldu. Mevzuata uygun yaptığımı da belediye doğruladı. Ben bu binayı en son 1998 Adana depreminde gördüm. Bir çatlak dahi yoktu. Sonra yurtdışında yaşamaya başladım. Ben binayı yasalara uygun yaptım, suçsuzum" diyerek tahliyesi ile birlikte beraatını istedi. Müteahhit Cem Akkaya da, binanın kooperatif olarak yapıldığını ve kendisinin kooperatif üyesi olduğunu belirterek, "Ben sadece kooperatif üyesiyim, yapımında sorumluluğum yoktur" diyerek beraatını talep etti. Müteahhit Tamer Erginkoç ise, "Binayı kooperatif olarak yaptık. Ben de kooperatifin üyesiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum" diyerek beraatını istedi. Sanık avukatları, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için süre istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı tarafların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için ileri bir tarihe erteledi.
Bahar yorgunluğu ile 5 adımda başa çıkın
24 Nisan 2025 Perşembe - 12:18 Bahar yorgunluğu ile 5 adımda başa çıkın İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, bahar yorgunluğu yaşayan bireylerde halsizlik, baş ağrısı, uykusuzluk, dikkat dağınıklığı ve isteksizlik gibi şikayetler görüldüğünü belirterek, "Özellikle masa başı işlerde çalışanlar ve kapalı ortamlarda uzun süre kalanlar bu durumdan daha fazla etkilenirler" dedi. Bahar yorgunluğu, mevsim değişiklikleriyle birlikte vücudun yeni hava şartlarına, sıcaklık artışına ve gün ışığının süresindeki değişikliklere uyum sağlamaya çalışırken yaşadığı fizyolojik ve psikolojik bir durum olduğu belirtildi. Medline Adana Hastanesi iç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş’ta bahar yorgunluğunun nedenlerini, belirtilerini ve başa çıkma yollarını anlattı. Altında başka bir neden de yatabilir Birçok bireyin özellikle de ilkbahar aylarındaki halsizliğini ’bahar yorgunluğuna’ bağladığını kaydeden Doç. Dr. Aktaş, "Ancak yaşanan yorgunluk çeşitleri, kronik yorgunluk sendromu, mutsuzluk yorgunluğu ve bahar yorgunluğu olarak üç grupta incelenir ve diğer hastalık belirtilerini birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü bazen bahar yorgunluğu sanılan durum, altta yatan başka hastalıkların bir işareti de olabilir. Bahar yorgunluğu ile karıştırılabilen hastalıklar arasında, kansızlık, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, yeme bozuklukları, tiroit hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, uyku bozukluğu, depresyon gibi sorunlar gelir. Bu nedenle eğer belirtiler 2-3 haftadan daha uzun sürüyor ve kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyorsa bir uzmana başvurması faydalı olur" ifadelerini kullandı. Aktaş, normalde, bahar yorgunluğunun bir hastalık olmasa da yaşam kalitesini geçici olarak düşürebilecek bir süreci ifade ettiğini belirterek, "Bu süreç içerisinde halsizlik, baş ağrısı, uykusuzluk, dikkat dağınıklığı ve isteksizlik gibi şikayetler oldukça yaygındır. Özellikle masa başı işlerde çalışanlar ve kapalı ortamlarda uzun süre kalanlar bu durumdan daha fazla etkilenirler" diye konuştu. Küçük değişiklikler fark oluşturabilir Günlük yaşamda küçük değişiklikler yaparak bu dönemi daha kolay atlatmayı öneren Doç.Dr.Aktaş şu 5 adımı sıraladı: "1. Sabahları ılık bir duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak güne daha zinde başlamayı sağlar. Aynı şekilde, iş ortamında kısa molalar vermek de zihnin dinlenmesine yardımcı olur. 2. Dengeli ve düzenli beslenmek, yeterli miktarda su tüketmek ve her gün en az 30 dakika açık havada yürüyüş yapmak belirtileri hafifletebilir. Ayrıca, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, metabolizmanın vitamin ve mineral dengesini destekler. 3. Uyku düzenine dikkat etmek de bahar yorgunluğunu hafifletmede önemli bir rol oynar. Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, kaliteli uyku uyumak ve uykusuz kalmaktan kaçınmak, vücudun mevsim geçişine daha kolay uyum sağlamasını sağlar. Gereksiz kafein ve şeker tüketiminden kaçınılması ise enerjinin daha dengeli kullanılmasına yardımcı olur. 4. Stresten uzak durmak, mümkün olduğunca pozitif bir ruh hali içinde olmak bahar yorgunluğunun etkilerini azaltacaktır. Yoga, meditasyon, nefes egzersizleri gibi rahatlatıcı aktiviteler bu dönemde hem fiziksel hem ruhsal olarak rahatlama sağlar. 5. Yapabiliyorsanız imkanlarınızı zorlayarak birkaç günlüğüne tatile çıkarak kent dışına kaçın. Bulunduğunuz ortamı kısa süre de olsa değiştirmek enerjinizi yükselterek sizi motive edecektir."
Op. Dr. Oğur: "Genital estetikle kadınlar, bedenleriyle daha barışık ve kendinden daha emin hissedebilir"
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:59 Op. Dr. Oğur: "Genital estetikle kadınlar, bedenleriyle daha barışık ve kendinden daha emin hissedebilir" Ameliyatsız genital estetik işlemler hakkında bilgilendirmede bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merih Oğur, "Bu işlemler, doğru endüksiyonlarla ve uzman hekimler tarafından yapıldığında hem estetik kaygılara hem de yaşam kalitesine yönelik belirgin katkılar sağlar. Kişiye özel planlanan bu uygulamalarla kadınlar, bedenleriyle daha barışık ve kendinden daha emin hissedebilir" dedi. Medical Park Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merih Oğur, ameliyatsız genital işlemler hakkında açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Oğur, "Lazer ve radyofrekans tabanlı vajinal sıkılaştırma: Vajinal dokuda kolajen üretimini artırarak sıkılaşma sağlarken, idrar kaçırma ve vajinal kuruluk gibi fonksiyonel problemlerde de destekleyici etki gösterir. Genital PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilen büyüme faktörleriyle uygulanan bu yöntem, dokuda yenilenme ve canlanma sağlar.Dolgu ve mezoterapi uygulamaları: Özellikle dış genital bölgede hacim kaybı, asimetri ya da renk eşitsizliği gibi durumlara yönelik kullanılır. Klitoral hassasiyet artırımı için de özel bölgelerde uygulama yapılabilir. Pigment açıcı tedaviler (karbon peeling, özel serumlar): Genital bölgedeki koyuluk şikayetlerine yönelik uygulanan bu yöntemler, daha aydınlık ve homojen bir görünüm elde etmeyi sağlar"diye bildir verdi. Op. Dr. Merih Oğur, ameliyatsız genital estetik işlemlerinin neden daha fazla tercih edildiğini şu şekilde sıraladı: "Cerrahi işlem gerektirmez. Uygulama süresi kısa (genellikle 20-30 dakika). İyileşme süreci hızlı. Günlük hayata dönüş hemen mümkün. Hem estetik hem fonksiyonel fayda sağlar." Bu işlemlerin doğru endikasyonlarla ve uzman hekimler tarafından yapıldığında hem estetik kaygılara hem de yaşam kalitesine yönelik belirgin katkılar sağladığını ifade eden Op. Dr. Oğur, "Kişiye özel planlanan bu uygulamalarla kadınlar, bedenleriyle daha barışık ve kendinden daha emin hissedebilir. Ancak şunu da unutmamak lazım. Estetik, yalnızca güzellik değil. Kendini iyi hissetmenin, özgürce yaşamanın ve bedeninle yeniden bağ kurmanın bir yoludur" diye konuştu.
Turfanda patateste hasat başladı
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:27 Turfanda patateste hasat başladı Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Şubat ayında yaşanan zirai don sonrası olumsuz etkiler çabuk atlatılırken, ilk hasat 25 günlük gecikmeyle yapıldı, 20 TL’den alıcı buldu. Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden Adana’da turfanda patates hasadı başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalara gelen işçiler, traktör arkasına takılan söküm makinesi ile toprak altından çıkartılan patatesleri iriliğine göre çuvallara doldurarak ayrıştırma yaptı. Kamyonlara yüklenen patatesler sofralarda yerini almak üzere yurt genelinde bir çok ile gönderildi. Turfanda patatesin tarlada 20 TL’den alıcı bulduğu öğrenildi. Hasat 25 gün gecikti Yüreğir ilçesi Esenler Mahallesinde patates hasadını yerinde inceleyen İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, bu yıl Şubat ayında yaşanan zirai don sebebiyle hasadın 25 gün geciktiğini belirtti. Kökçüoğlu "Don olayı sonrası çiftçilerimiz gerekli bakımı yaptıkları için bunun sonucunu bugün tarlalarımızda görmek bizler için ayrı bir mutluluk. Don afetinde patateste yüzde 20 bir hasar tespitimiz vardı fakat bunu bugün tarlada yüzde 10-15 seviyesinde görmek bizi açıkçası mutlu etti. İlimizde Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl 70 bin dekar alanda patates üretmeyi hedeflemiştik. Yaptığımız saha çalışmasında da bu kadar bir alanda patates üretildiğini görüyoruz. Ülkemizin ihtiyacı olan patatesi turfanda olarak Adana’dan, daha sonra da diğer illerimizden yaparak sorunsuz bir şekilde yeterince üreteceğimize inanıyorum" dedi. Adana’da sadece sofralık ve sanayiye yönelik değil Tufanbeyli ilçesinde tohumluk patates üretimi yapıldığını da kaydeden Kökçüoğlu, "Çiftçilerimiz üretiyor. Ülke ekonomisine katkı vermeye devam ediyor. Emeklerine sağlık, bereketli bir hasat sezonu olsun" şeklinde konuştu. Patates üretimi yapan üretici Muzaffer Turgut ise zirai don sebebiyle hasadın biraz geciktiğini ancak verimin de iyi olduğunu söyledi. 2024 yılında 78 bin dekar alana patates ekimi yapılan Adana’da 318 bin ton üretim gerçekleşmişti. Bu yıl geç başlayan patates hasadının Mayıs ayı ortalarına kadar devam etmesi beklendiği kaydedildi.