Yerel Haberler
Adana
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:19 Doç. Dr. Tuhanioğlu: "Alerjik rinit zamanla şiddetini azaltabilir ancak kendiliğinden geçmesi nadirdir" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, alerjik rinitin zamanla şiddetini azaltabildiğini ancak kendiliğinden tamamen geçmesinin nadir olduğunu belirterek, "Alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak, hastalığın kontrolünde kritik rol oynar" dedi. Alerjik rinit, bağışıklık sisteminin polen gibi çevresel maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkıyor ve bu yönüyle viral kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonu olan nezleden ayrılıyor. Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, "Bu nedenle belirtiler benzese de altta yatan neden farklı olduğu için doğru tanı ve uygun tedavi süreci hasta konforu açısından büyük önem taşır" diyerek uyarı ve önerilerde bulundu. Bahar aylarında sık görülüyor Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, mevsimsel alerjik rinitin özellikle ilkbaharda belirgin şekilde artış gösterdiğini belirterek, "Polenlerin yoğun olduğu bu dönemde, alerjik bünyeye sahip kişilerde şikayetler daha sık ortaya çıkar ve alerjiye neden olan maddeler "alerjen" olarak adlandırılır. Ancak bu maddeler herkes için sorun oluşturmaz; yalnızca alerjisi olan ve bağışıklık sistemi hassas bireylerde reaksiyona yol açar. Alerjik rinit; burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve burunda kaşıntı gibi şikayetlerle kendini gösterir. Buna sıklıkla gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma eşlik ederken bazı kişilerde geniz akıntısı, boğazda gıcık hissi, öksürük ve koku alma duyusunda azalma da görülebilir. Özellikle sabah saatlerinde artan bu belirtiler, polen gibi alerjenlerle temas sonrası şiddetlenir ve kişinin günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir" diye konuştu. Genellikle ömür boyu sürüyor Çoğu zaman kronik bir seyir izleyen alerjik rinitin genellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Tuhanioğlu, "Çocukluk döneminde başlayabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilir. Çoğu vakada ömür boyu devam edebilen bu durum, zamanla şiddetini azaltabilir ancak kendiliğinden tamamen geçmesi nadirdir. Bu nedenle alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak, hastalığın kontrolünde kritik rol oynar. Tanı koyulurken hastanın yaşı, şikayetlerin hangi ortamlarda arttığı ve ailede alerji öyküsü olup olmadığı değerlendirilir. Alerjinin genetik bir yönü olduğu için aile bireylerinde benzer durumların bulunması tanıyı destekler. Gerekli durumlarda deri testleri veya kan testleri ile alerjenler belirlenebilir. Ayrıca bu hastalarda burun içi yapıların da detaylı şekilde muayene edilmesi gerekir" dedi. Korunmak için neler yapılmalı? Alerjik rinitin kontrol altına alınmasında en etkili yöntemin alerjenlerle teması azaltmak olduğunun altını çizen Tuhanioğlu, "Bunun yanı sıra ilaç tedavileri ve bazı durumlarda aşı uygulamaları da gündeme gelebilir. Günlük yaşamda alınabilecek basit ama etkili önlemler sayesinde bahar aylarını daha konforlu geçirmek mümkün olabilir. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereleri kapalı tutun. Klima filtrelerini düzenli olarak temizleyin veya değiştirin. Ev içinde bitki bulundurmamaya özen gösterin. Tüylü evcil hayvanlardan uzak durun. Doğal dolgu ürünler yerine sentetik yastık ve yorganları tercih edin. Sigara dumanından kaçının" şeklinde konuştu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:48 Burası Sivas değil, Adana Adana’da dün etkili olan dolu yağışının ardından oluşan ve erimeyen buz kütlelerinde çocuklar kar topu oynayarak eğlendi. Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da dün akşam etkili olan dolu ve sağanak yağmur nedeniyle merkez Çukurova ilçesine bağlı Huzurevleri Mahallesi’nde buz kütleleri oluştu. Sabah saatlerinde ise erimeyen kar kütlelerini gören çocuklar, soluğu parklarda aldı. Çocuklar oluşan kar kütlelerinin üzerinde kayarak ve oynayarak keyifli anlar yaşadı. Ortaya çıkan görüntüler hem şaşırttı hem de renkli anlara sahne oldu. Belediye kar kütlelerini temizledi Öte yandan belediye ekipleriyse oluşan kar kütlelerini iş makineleriyle temizlemek için çalışma başlattı. Oynamaya gelen çocuklardan Yiğit Aslan Demirci, "Haberlerde dolu yağdığını, kar kütleleri oluştuğunu görünce buraya oynamaya geldik. Çok eğlendik, çok güzel bir görüntü" dedi. Sait Işık ise karla oynamayı çok sevdiğini belirterek, "Arkadaşlarımızla kar topu oynadık, çok eğlendik. Kepçe buradaki karları kaldırıyor keşke kaldırmasa" diye konuştu. "Adana’da kar hayatı olumsuz etkiledi" Mahalle sakinlerinden Selim Ağaçdalı ise böyle bir olayla daha önce hiç karşılaşmadığını anlatarak, "Eskiden yağan kar yere düşmeden erirdi ama şimdi burada kütleler oluştu. Çocuklar çok mutlu, bizler çok mutluyuz. Çok güzel bir görüntü var hatta arkadaşlarımızla Adana’da kar hayatı olumsuz etkiledi diye espri yaptık" ifadelerini kullandı. (UMT-
Adana yollarında kadın dolmuş şoförü
16 Nisan 2025 Çarşamba - 09:58 Adana yollarında kadın dolmuş şoförü Adana’da daha önce tır sürücülüğü yapan 2 çocuk annesi bir kadın evine ekmek götürebilmek için şimdi de toplu taşıma sürücülüğü yapıyor. Yurtdışında 3 yıl tır sürücülüğü yapan 2 çocuk annesi Fatma Kadıoğlu çocukları için memlekete dönünce çocukluğundan bu yana çok sevdiği şoförlüğü yine bırakamadı. Bu kez de genelde erkek işi olan toplu taşıma sürücülüğüne başladı. Çalıştığı firmada tek kadın sürücü olan Kandemir’in kullandığı dolmuşa binen vatandaşlar önce şaşırsa da dolmuştan çok mutlu bir şekilde ayrılıyor. Kandemir’in çalıştığı dolmuşa da kadın eli dediği süslemelerden görmek mümkün. Kadıoğlu, işini çok sevdiğini belirterek, "Aslında büyükşehir belediyesi otobüslerinde çalışmayı çok istedim. Bu zaman diliminde de dolmuşta şuan hizmet veriyorum. Şoförlüğü çocukluğumdan bu yana çok seviyorum. Ben, uluslararası tır şoförlüğü de yaptım. Yurt dışından çocuklarım için gelmek zorunda kaldım. 3 yıl boyunca tır kullandım. Genelde Asya kıtasına gittim" dedi. Kadıoğlu, şuan Adana’da hizmet verdiğini belirterek şöyle devam etti: "Dolmuşu denedim ve baktım yapabiliyorum. Çok güzel tepkiler alıyorum. Yolcular, genelde daha kibar buluyorlar ve daha sakin kullandığımı söylüyorlar. Aracın içini de süslediğim için daha da ilgi çekiyor. Bu iş çok yorucu sabah 05.30 gibi başlayıp gece 00.00’a kadar devam ediyor. Çocuklarıma zaman ayırıp annelik yapmak istiyorum. Sabah erken başlayıp gece geldiğim için zamanım olmuyor. Bayramda bile çocuklarımı göremedim. Maddi sıkıntılarımızda var. Kızım okulunu bıraktı kardeşine bakmak için." Dolmuşa binen Eylem Paydaş, "Belediye otobüslerinin şoförlerinin kadın olduğunu biliyorum ancak Cemalpaşa dolmuşunda genelde erkekler oluyor ve kabalar. Aracı kullanan kişinin kadın olması çok hoşuma gitti. Her işe el atmalarını istiyorum. Çok sevindim ve kazasız sürüşler diliyorum. Çok şaşırdım çünkü dolmuşlarda kadın sürücü olmuyor" diye konuştu. Yusuf Kardemir, "Genelde kadınlar tarafından çok tercih edilmeyen bir meslek. Bence herkes her işi yapabilir" dedi.
Cumali’yi arama çalışmaları 5’inci günde
16 Nisan 2025 Çarşamba - 09:28 Cumali’yi arama çalışmaları 5’inci günde Adana’nın Karataş ilçesinde kaybolan 7 yaşındaki Cumali’yi arama çalışmalarında 5’inci güne girilirken, sulama kanalında yoğunlaştırılan aramalar devam ediyor. Alınan bilgiye göre, Osmaniye’nin Düziçi ilçesinden mevsimlik tarım işçisi olarak Adana Karataş’a bağlı Bahçe Mahallesi’ne gelen Karanfil ve İbrahim Timi (28) çiftinin 2 çocuğundan büyüğü Cumali, 12 Nisan sabah saatlerinde arkadaşıyla oyun oynamak için çadırdan ayrıldı. Ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan çocuk için aile ve işçiler, arama yaptı. Çocuk bulunamayınca durum jandarmaya bildirildi. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, dron ve iz takip köpeği ile arama çalışması başlattı. Yaklaşık 200 personelin katıldığı çalışmada, Jandarma Sualtı Arama ve Kurtarma (SAK) ekipleri de sulama kanalında Cumali’yi aradı ancak bir terliği dışında başka bir iz bulamadı. En son elindeki kovayla balık tutmaya çalışırken görülen Cumali’yi arama çalışmalarında 5’inci güne girdi. İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Sualtı Polis Amirliği’nde görevli ’kurbağa adamlar’ ile İl Jandarma Komutanlığı Su Altı Timi sabah ilk saatlerinde tekrar arama çalışmasına başladı. Özellikle sulama kanalında yoğunlaşılan arama çalışmalarının bir sonuç alınana kadar devam etmesinin planlandığı bildirildi.
Eski eşini yakarak öldürmüştü: İkinci kez ağırlaştırılmış müebbet yedi
16 Nisan 2025 Çarşamba - 08:46 Eski eşini yakarak öldürmüştü: İkinci kez ağırlaştırılmış müebbet yedi Adana’da tartıştığı eski eşi Fadime Korkusuz’u üzerine benzin döküp yakarak öldürdüğü iddiası ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından suç vasfı yönünden verilen hapis cezasının bozulması üzerine yerel mahkemede yeniden yargılanan Muhammet Güleç, bu kez "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan tekrar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Katil zanlısı Güleç son sözünde, "Ben suçsuzum" diyerek beraatini istedi. Seyhan ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde yaşayan 2 çocukları bulunan ve anlaşmalı boşanan Muhammet Güleç (57) ile Fadime Korkusuz (41) boşandıktan sonra da aynı evde yaşamaya devam etti. Tarım işçisi olarak çalışan Fadime Korkusuz iddiaya göre, kendisini aldattığını öne sürdüğü Güleç tarafından sık sık fiziksel ve psikolojik şiddete uğradı. Yaşadığı şiddete daha fazla dayanamayan Korkusuz, 27 Ekim 2023’te polis merkezine giderek eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. 2 Kasım 2023’de eve gelen Muhammet Güleç, oğlu E.G.’yi (17) alışveriş için markete gönderdikten sonra eski eşi Korkusuz’un üzerine ve eşyalara benzin döküp, ateşe verdi. Alevler kısa sürede tüm evi sararken, Güleç ise Korkusuz’u eve kilitleyip, otomobille kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese giden itfaiye ekiplerinin müdalesiyle yangın, diğer evlere sıçramadan söndürüldü. Eve giren ekipler, Fadime Korkusuz’u sığındığı banyoda ağır yaralı halde buldu. Hastaneye kaldırılan Korkusuz 36 gün sonra doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Yangında kollarında yanık oluşan Muhammet Güleç, hastanedeki tedavisinin ardından tutuklandı. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Güleç, 4 Nisan 2024’teki karar duruşmasında eski eşini TCK’nın 82/1-c,d,f (yakarak, boşandığı eşine karşı ve kadına yönelik) maddelerine göre ’nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edildi. Kasten yaralama ve yağmaya teşebbüs suçlarından ise suçların sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildi. Karar sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile müşteki avukatlarının Adana Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurarak karara itiraz etmesi sonucu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, yaptığı incelemeler sonrası yerel mahkemenin verdiği hükmü bozdu. Dairenin bozma gerekçesinde, "Olayda; sanığın eyleminin TCK’nın 82/1-c,d,f maddelerinde düzenlenen kasten öldürme suçunun nitelikli halleri ile birlikte ayrıca sanığın maktulü ateşe vermesi ve yanması sırasında yaralı halde maktulü kendi haline bırakması ile ortaya çıkan kastının, kullandığı yöntem itibarıyla canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna yönelik olup olmadığı, sanık hakkında TCK’nın 82/1-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir" denildi. Bozma kararı sonrası yerel mahkemeye gönderilen dosya kapsamında eski eşini yakarak öldürdüğü iddia edilen Muhammet Güleç, yeniden yargılandığı Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşmasına çıktı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada tutuklu sanık Güleç, "Ben bir şey yapmadım. Kendisi benim üzerime benzini döktü. Benim de kolum ve bacağım yandı. Kasten yaptığım bir şey olmadı" dedi. Sanık Güleç son sözünde ise, ’’Ben bu suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum" diyerek beraatini istedi. Katılan Önder Korkusuz’un vekili avukat Şirin Şeyma Bulut, sanık Muhammet Güleç’in uzaklaştırma kararına rağmen öldürülen Fadime Korkusuz’un evinde bulunduğunu, yakmak suretiyle canavarca hisle eziyet çektirerek öldürdüğünü, olay sonrası ise eşini eve kilitleyip, kimseye haber vermeyerek iyi niyet göstermediğini belirtip, sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istedi. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütaalasında, bozma kararına uyulmasını ve sanığın 82/1-c,d,f maddelerinde düzenlenen ’nitelikli kasten öldürme’ ile birlikte 82/1-b kapsamındaki ’canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan da cezalandırılmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Muhammet Güleç’i, ’yakarak, boşandığı eşine karşı ve kadına yönelik nitelikli kasten öldürme’ suçlarının yanı sıra ’canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edip, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma öncesinde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi avukat Ecem Sena Mutlay okudu. Mutlay, 2025 yılının Mart ayında kadın cinayetleri sayısına dikkat çekerek, "18 kadın cinayeti işlenmiş, 30 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunumuştur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor" dedi. "Gelin, bu yolu birlikte yürüyelim" diyen Mutlay, tüm kadınları Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na üye olmaya davet etti.
Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü
15 Nisan 2025 Salı - 14:49 Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü Adana’nın Karataş ilçesinde tarım işçisi ailenin kaybolan 7 yaşındaki oğlu Cumali’nin, en son elindeki kovayla dere kenarında balık tutarken görüldüğü öğrenildi. Jandarma, itfaiye, AFAD ve polis sualtı ekiplerinin çocuğu arama çalışmaları sürüyor. Osmaniye’nin Düziçi ilçesinden mevsimlik tarım işçisi olarak Adana’nın Karataş ilçesine gelen Karanfil ve İbrahim Timi’nin (28) 7 yaşındaki oğlu Cumali’den 12 Nisan sabahından beri haber alınamıyor. En son oyun oynamak için çadırdan ayrılan Cumali’yi arama çalışmaları 4 gündür sürüyor. Jandarma, polis, itfaiye ve AFAD bölgede arama yapıyor Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı Sualtı Polis Amirliği’nde görevli ’kurbağa adamlar’, jandarmaya ait arama kurtarma ve sualtı timi, AFAD ve itfaiyeye ait kurtarma timleri 4 gündür bölgede çalışmalarına devam ediyor. 162 personelin yer aldığı arama faaliyetlerinde 37 araç, 5 bot, 3 balıkçı teknesi ve jandarmaya ait cayrokopter yer alıyor. Balık tutarken görüldü Cumali’nin, 12 Nisan günü arkadaşları ve bölgedeki diğer aileler tarafından dere kenarında elindeki kovayla balık tutmaya çalışırken görüldüğü öğrenildi. K-9 arama-kurtarma köpeği derenin bir noktasına tepki verince, ekipler de bu bölgede arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Anne Karanfil Timi, "Allah rızası için bulun kuzumu" diyerek ağıt yaktı.
Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü
15 Nisan 2025 Salı - 14:42 Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü Adana’nın Karataş ilçesinde tarım işçisi ailenin kaybolan 7 yaşındaki oğlu Cumali’nin, en son elindeki kovayla dere kenarında balık tutarken görüldüğü öğrenildi. Jandarma, AFAD ve polis sualtı ekiplerinin arama çalışmaları sürüyor. Osmaniye’nin Düziçi ilçesinden mevsimler tarım işçisi olan Adana’nın Karataş ilçesine gelen Karanfil ve İbrahim Timi (28)’in 7 yaşındaki oğlu Cumali’den 12 Nisan sabahından beri haber alınamıyor. En son oyun oynamak için çadırdan ayrılan Cumali’nin arama çalışmaları 4 gündür sürüyor. "Jandarma, polis, itfaiye, AFAD bölgede arama yapıyor" Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı Sualtı Polis Timlerine Amirliği Kurbağa Adamlar, Jandarma’ya ait arama kurtarma ve sualtı timi, AFAD ve itfaiyeye ait kurtarma timleri 4 gündür bölgede çalışmalarına devam ediyor. 162 personeli yer aldığı arama faaliyetlerinde 37 araç, 5 bot, 3 balıkçı teknesi ve jandarmaya ait cayrokopter yer alıyor. "Balık tutarken görüldü" Cumali’nin, 12 Nisan günü arkadaşları ve bölgedeki diğer aileler tarafından dere kenarında elindeki kovayla balık tutmaya çalışırken görüldüğü öğrenildi. K-9 arama-kurtarma köpeğinin derenin bir noktasına tepki verdi. Ekipler bu bölgede arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Anne Karanfil Timi, "Allah rızası için bulun kuzumu" diyerek ağıt yaktı. (CNK-GF-
Çukurova’da yağan yağmurlar tarım ürünlerine ’can suyu’ oldu
15 Nisan 2025 Salı - 11:01 Çukurova’da yağan yağmurlar tarım ürünlerine ’can suyu’ oldu Çukurova’da geçtiğimiz hafta yaşanan yağışlar karpuz, kavun ve domates başta olmak üzere tarım ürünlerine can suyu oldu. Çukurova’nın önemli tarım kentlerinden Adana’da uzun süren kuraklığın ardından etkili olan yağmur yağışı çiftçinin yüzünü güldürdü ve toprak suya doydu. Ancak halen barajlar dolmadı. Şubat ayında yaşanan zirai donun ardından yağışlarla rahat bir nefes alan üreticiler, yağışların bir süre daha sürmesini umut ediyor. Konuyla ilgili Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. "Kurak bir mevsim geçiriyoruz" Doğan, iklim değişikliği etkisinin tarımsal üretimi tehdit ettiğini belirterek, "İklim değişikliği etkileri tarımsal üretim alanlarımızı tehdit eder hale geldi. Geçtiğimiz Şubat ayında zirai don sonrası ürünlerimiz etkilendi. Adana kurak bir sezon geçirdi. Barajlarımızda yeterli suyumuz yoktu. Ancak son günlerde yağan yağışlar sebze, meyveye can suyu oldu. Çukurova’nın tamamında şu anda karpuz, kavun, biber ve domates ekimi var. Şu anda kurak bir mevsim geçiriyoruz. Biz su fakiri bir ülkeyiz. Eğer bu yağmurlar yağmazsa ektiğimiz ürünleri hasada zor kavuştururduk" ifadelerini kullandı. "Barajlarımızda suyun olmaması bizleri endişelendiriyor" Son 1 haftadır yağan yağışların tarlalara can suyu olduğunu anlatan Mehmet Akın Doğan, "Afet olmadan yağmura ihtiyacımız var. Barajlarımızda suyun olmaması bizleri endişelendiriyor. Sulama programı rotasyona girecekmiş. Normalde hiç böyle durumlar olmazdı. Bizim için zor günler gelecek" dedi.
Diyetisyen Gündüz: "Akdeniz diyeti kanser riskini yüzde 20 azaltıyor"
15 Nisan 2025 Salı - 10:03 Diyetisyen Gündüz: "Akdeniz diyeti kanser riskini yüzde 20 azaltıyor" Diyetisyen Çisem Gündüz, Akdeniz diyetine uyan bireylerin kansere yakalanma riskinin yüzde 20 oranında daha düşük olduğunu belirterek, "Yoğurt, turşu, sarımsak ve soğan gibi besinler bağırsak florasının güçlendirerek bağışıklığı destekliyor" dedi. Beslenme ve yaşam tarzının kanser üzerindeki etkilerine dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme Uzmanı Diyetisyen Çisem Gündüz, düzgün beslenme alışkanlıkları ve aktif bir yaşam tarzının önleyici gücü olduğunu ifade etti. Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF) ve Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR) tarafından yapılan çalışmalara göre, kanserin yüzde 30-50’sinin önlenebilir olduğunu ve bu süreçte en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden birinin "beslenme" olduğunu vurguladı. Harvard Tıp Fakültesi’ne göre günlük en az 400 gram sebze ve meyve tüketiminin mide ve kolon kanseri gibi türlere karşı koruyucu olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Gündüz, "Akdeniz diyetine uyan bireylerin kansere yakalanma riskinin Akdeniz diyetine yüksek uyumun toplam kanser riskini yüzde 10-20 oranında azaltabileceğini bizlere gösteriyor. Bu diyetin temel özellikleri olan yüksek antioksidan içeriği, inflamasyonu baskılayan bileşenler ve bağırsak mikrobiyotasını destekleyen lifli besinler, kanserin önlenmesinde ve tedavi sürecinde olumlu katkılar sağlayabilir. Tam tahıllar, kuru baklagiller ve sebzelerin lif oranı yüksek olduğu için özellikle bağırsak kanserine karşı koruyucu" diye konuştu. "Egzersiz kanser riskini düşürebilir" Fiziksel aktivitenin kanser riskini azalttığını belirten Gündüz, "Bazı klinik araştırmalar, haftada 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapmanın, özellikle meme ve bağırsak kanseri riskini düşürebildiğini göstermiştir. Sigaranın akciğer kanserlerinin yüzde 85’inden sorumlu olduğu bilinmektedir. Alkol tüketimi ise meme, karaciğer ve yemek borusu kanseriyle ilişkilidir" dedi. Melatonin hormonunun hücre yenilenmesini desteklediğine değinen Diyetisyen Gündüz, kronik stresin bağışıklık sistemini baskılayarak bazı kanser türlerinin gelişimini hızlandırdığını aktararak, "DNA hasarını önleyen antioksidanlar önemli. C vitamini, E vitamini, selenyum, polifenoller ve flavonoidler kanser riskini azaltabilir. Likopen ve karotenoidler DNA hasarını önleyip iltihaplanmayı azaltarak koruyucu bir etki sağlar. Domates, havuç, tatlı patates ve kırmızı biber bu bileşenleri içeren besinlerdir. Yine bir klinik çalışma, yüksek likopen alımının prostat kanseri riskini yüzde 30 oranında azaltabileceğini gösteriyor" şeklinde konuştu. "Bağırsak sağlığı da korunmada etkili" Bağırsak florasının güçlendirilmesinin bağışıklığı desteklediğini söyleyen Diyetisyen Gündüz, yoğurt, turşu, sarımsak ve soğan gibi besinlerin tüketilmesinin önemini ifade etti. Brokoli, karnabahar, lahana ve turbun kanserojenleri etkisiz hale getiren enzimler içerdiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz şunları dile getirdi: "Omega-3 yağ asitleri de hücre membran stabilitesini artırarak kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabilir. Somon, keten tohumu ve ceviz Omega-3 açısından iyi kaynaklardır. Ayrıca, bağırsak florasını güçlendiren prebiyotik ve probiyotikler bağışıklık sistemini destekleyerek kanser riskini azaltabilir. Yeşil çay, nar ve kırmızı üzüm gibi flavonoidler ve polifenoller içeren gıdalar ise hücre yenilenmesini destekleyerek sağlıklı hücre fonksiyonlarını koruyabilir." "İşlenmiş etlerden uzak durulmalı" Kaçınılması gereken gıdalardan da bahseden Diyetisyen Gündüz, işlenmiş etlerin (salam, sosis, sucuk) Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1. Grup kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirterek, "Yüksek glisemik indeksli gıdalar, insülin direncini artırarak bazı kanser türleriyle ilişkili bulunmuştur. Özellikle pankreas, meme ve kolorektal kanser riskini yükselttiği gösterilmiştir" uyarısında bulundu. Ulusal Kanser Haftası’nda bilinçlenmenin önemine vurgu yapan Gündüz, sağlıklı beslenme, aktif bir yaşam ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kanser riskini önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi.
Diyetisyen Özbay  "Obezite bir çok hastalığa neden oluyor"
15 Nisan 2025 Salı - 09:55 Diyetisyen Özbay "Obezite bir çok hastalığa neden oluyor" Uzman Diyetisyen Duygu Özbay, obezite sonucunda kalp, damar, şeker, insülin direnci ve bunun gibi sağlık problemlerinin ortaya çıktığını söyledi. Obez insan sayısı, son yayımlanan çalışmalara göre tüm dünyada bir milyarı aştığı bildirildi. 1980’lerden bu yana 70’ten fazla ülkede obezite oranları en az iki katına, benzer şekilde son 30 yılda çocuklar ve ergenlerdeki obezite oranı 2-4 katına çıktığı öğrenildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun sağlık araştırmasında da nüfusun %20’den fazlasının obez olduğu göze çarpmaktadır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite, dünya çapında hızla artmakta ve "küresel bir salgın" şeklinde ifade edilmektedir. Özel Medline Adana Hastanesi’nde görevli Uzman Diyetisyen Duygu Özbay, "Ama bazılarımız yemek yiyerek mutlu olmaya çalışıyor. Sağlıksız beslenmeyle mutlu oluyorlar ama Anoreksi nasıl bir problemse obeziteyi de kronik bir hastalık olarak görüyoruz. Obezite sonucunda kalp, damar, şeker, insülin direnci ve bunun gibi sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Aşırı yağlı yemek ve hareketsiz yaşam obeziteye yol açan sebeplerdendir. Sağlıklı yaşam sürecine geçtikten bir süre sonra aslında ne kadar mutsuz olduklarını anlayabiliyorlar. Danışanlarım, "aslında çok mutsuzmuşum, yemek yedikten sonra kendimi kötü hissediyormuşum" diyorlar. Aslında sağlıklı beslenerek ne kadar dinç ve iyi hissettiklerini çok net görebiliyoruz" dedi.