Yerel Haberler
Adana
Adana merkezli 11 ilde "change araç" operasyonu: 47 gözaltı 09 Nisan 2026 Perşembe - 16:56:24 Adana merkezli 11 ilde düzenlenen "change araç" operasyonunda, 6 Şubat 2023’teki depremlerde hasar gören araçların motor ve şasi numaralarını başka araçlara işledikleri belirlenen 47 şüpheli gözaltına alındı. 6 Şubat 2023’teki depremlerde hasar gören araçların motor ve şasi numaralarını başka araçlara işledikleri tespit edilen çete için Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Adana Emniyet Müdürlüğü 48 şüphelinin bu yöntemle 30 aracın motor ve şasi numaralarını değiştirdiği belirlendi. Ekipler, Adana merkezli 11 ilde çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda, haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 47’si yakalandı. Adresinde bulunmayan 1 şüpheliyi yakalamak içinse çalışma sürüyor. Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen zanlılar hakkında, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak’, ’nitelikli dolandırıcılık’, ’oto hırsızlığı’, ’resmi belgeyi bozmak, yok etmek, gizlemek’ ve ’resmi belgede sahtecilik’ suçlarından işlem başlatıldı. Ayrıca, Suç Gelirleri ile Mücadele Büro Amirliği tarafından, 58 gerçek ve 12 tüzel kişilik hakkında yapılan araştırmalar ve analizler sonucunda, 15 gerçek kişi hakkında ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu’ kapsamında soruşturma başlatıldığı, yaklaşık 15 milyon lira değerindeki 129 araca el konulduğu, şüphelilere ait 23 banka hesabına da tedbir konulduğu bildirildi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:38 Kozan Portakal Çiçeği Festivali’nin hazırlıkları tamamlandı Adana’nın Kozan ilçesinde 10-12 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Kozan Portakal Çiçeği Festivali için hazırlıklar tamamlandı. Tarihi çarşı sokaklarında gerçekleştirilecek festivalde, portakal çiçeklerinin kokusu eşliğinde ziyaretçiler ağırlanacak. Adana’nın Kozan ilçesinde 10-12 Nisan tarihleri arasında Kozan Portakal Çiçeği Festivali düzenlenecek. İlçede festivalle ilgili hazırlıklar tamamlandı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, tarihi Arıkan Konağı’nda düzenlenen basın toplantısında ilçenin tarihi ve doğal güzellikleriyle misafirleri en iyi şekilde ağırlamaya hazır olduğunu belirtti. Atlı, "Tarihi Anavarza Antik Kenti, Kozan Kalesi ve portakal bahçelerinden yayılan çiçek kokusu eşliğinde misafirlerimizi ağırlayacağız. Tarihi çarşılarımızın yeniden cazibe merkezi haline gelmesini istiyoruz. Bu kapsamda esnafımıza iş yerlerini açmaları yönünde çağrıda bulunduk" dedi. Festival çerçevesinde 200’den fazla stant başvurusu alındığını kaydeden Atlı, katılımcıların büyük bölümünün ev kadınları ve öğretmenlerden oluştuğunu, kadınların el emeği ürünlerini sergileyeceğini söyledi. Kozan’ın Adana merkezdeki yoğunluğa alternatif, daha sakin ve gezilebilir bir ortam sunduğunu belirten Atlı, "Bir ziyaretçi bile şehrimizin tanıtımı için önemli. Renkli tarihi dokunun mistik havası içerinde bu festivale herkesi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Buğdayı don ve kuraklık vurdu
24 Mart 2025 Pazartesi - 10:10 Buğdayı don ve kuraklık vurdu Türkiye’nin en erkenci buğday hasadının yapıldığı Adana’da kuraklık ve don nedeniyle ekin yanarak zarar gördü. Yaşanan iklim değişikliği sonrası Çukurova’da buğdayı hem kuraklık hem de don vurdu. Şubat ayının sonunda yaşanan ve dört gün süren don olayı kuraklık ile birleşince Türkiye’nin en erkenci buğdayının hasat edildiği Adana’da ekin yandı. Mayıs ayında hasat edilmesi beklenen buğday yandığı için çiftçi ne yapacağını şaşırmış durumda. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bölgemizde meydana gelen don afeti ve kuraklıktan kaynaklı, sulama imkanı az olan hububat ürünlerimizin tümünde maalesef gelişmesinde çok ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Arkadaşlarımızla birlikte bu alanlarda gerekli çalışmalarımızı yürütüyor ve bakanlığımıza bildirimde de bulunduk. Bir kısım alanlarda kuraklıktan etkilenen ve strese giren bölgelerde vatandaşlarımız gübreleme gibi bitkiyi daha fazla strese sokan yanlış uygulama içinde olduklarını gözlemliyoruz. Bu tür alanlarda sulama yapılması daha doğru olacaktır. Yabancı ot veya gübreleme gibi bitkiyi daha fazla yıpratacak müdahalelerden kaçınmalarının yerinde ve doğru olduğunu düşünüyoruz" dedi. Kökçüoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Hububat ekim alanlarımız 1 milyon 270 bin dekar ve bunun büyük kısmını ovada yapıyoruz. Ovalardaki 370 bin dekarlık bir alanda sulama anlamında da sorunumuz yok. Onun dışındaki yaklaşık 900 bin dekarlık alandaki kısımlarda sulama imkanımız az. Yağışın daha fazla olduğu Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke gibi ilçelerimizde bir sorunla karşılaşmıyoruz. Güneye doğru indikçe Kozan, İmamoğlu ve Ceyhan’ın kırsal alanlarında maalesef kuraklık sorunuyla karşı karşıyayız." Kökçüoğlu, kuraklığa ve dona bağlı olarak çiftçinin ekeceği ürünü ve zamanını değiştirmesi gerektiğini ifade ederek, "Bölgemizde ve ülkemizde meydana gelen meteorolojik farklılıklardan dolayı kuraklığa daha dayanıklı olan ayçiçeği gibi ürünlerin ekimini arttırmaya yönelik faaliyet içerisindeyiz. Bitkilerde insanlar gibi canlı, artık geriye döndürülemez alanların atıl kalmaması için bakanlığımız tarafından ayçiçeği dağıtıyoruz. Bu ayçiçek tohumlarıyla birlikte bu bölgelerin atıl durumda kalmadan hem ülke ekonomisi hem de çiftçilerimizin kendi ekonomisine katkı sunmasını hedefliyoruz. Ülkemizde olduğu bu bölgede de maalesef kuraklık ciddi bir sorun olmaya başladı. Tarımsal kuraklık çok önemli. Birkaç gün içinde çok fazla bir yağışın da bizim için anlamı yok. Bitkinin ihtiyacı olduğu zamanlar yağışın olmasını arzu ediyoruz. Son yıllardaki istatistiklere baktığımızda ve önümüzdeki yıllardaki öngörüleri de incelediğimizde maalesef yeni normal dediğimiz kuraklıktan kaynaklı sorunlarla karşı karşıya geleceğiz. Bizlerde artık yeni yağış dönemine göre hem ekim be hasat zamanlarımızı hem de toprak işleme zamanlarını yeni yağış rejimine göre planlayacağız. Suyu daha fazla isteyen ve tüketen ürünleri yavaş yavaş azaltarak kuraklığa daha dayanıklı ürünlerin ekimiyle ilgili projeler üretiyoruz" diye konuştu.
Prof. Dr. Akpınar: "Kalp ritim bozukluğu olanlar enerji içeceği içtiğinde aniden ölebilir"
23 Mart 2025 Pazar - 10:08 Prof. Dr. Akpınar: "Kalp ritim bozukluğu olanlar enerji içeceği içtiğinde aniden ölebilir" Özel Medline Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Onur Akpınar, ritim bozukluğunun kalbin aniden durmasına ve ölüme yol açabileceğini söyleyerek, "Özellikle bazı ritim bozukluğu hastalıkları spor yaparken ya da bu enerji içeceklerini tükettikleri zaman birden ortaya çıkıyor. Hiç beklemediğimiz bir anda o kişinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanabiliyor" dedi. Günlük hayatta yorgunluk hissini bastırmak ve zindelik kazanmak için sıkça tüketilen enerji içecekleri, kalp sağlığı için ciddi riskler taşıyor. Özellikle sınav dönemi uzun saatler ders çalışan genç çocukların, ağır fitness yapan gençlerin ve masa başında uzun saatler çalışan yetişkinlerin sıkça başvurduğu enerji içeceği tüketimi, hayati tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akpınar, bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kalp hastalığının ileri yaş hastalığı olduğunu belirterek, "Ancak tansiyon ve şekeri olan ayrıca sigara kullanan kişiler daha fazla risk altında oluyor. Kalp hastalığı dendiği zaman hepsini kapsamıyor ayrıca ritim bozukluğu var. Ritim bozukluğu kalbinin aniden durmasına ve ölümle sonuçlanabilir. Özellikle bazı ritim bozukluğu hastalıkları spor yaparken ya da bu enerji içeceklerini tükettikleri zaman birden ortaya çıkıyor. Hiç beklemediğimiz bir anda o kişinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanabiliyor. Bu tarz ritim bozukluklarını siz fark etmeyebilirsiniz. Bir EKG çektirmediyseniz ayrıca efor testi yapılmadıysa hiç haberiniz olmayabilir" diye konuştu. Akpınar, şöyle devam etti: "Beslenme biçiminin bozulması ve insanların olabildiğince hareketsiz olması sebebiyle damarlardaki darlıkların sıklıkları da fazla olmaya başladı. Bunlara bağlı olarak damar tıkanıklıklarına bağlı daha fazla kalp krizleri görüyoruz. Son zamanlarda gelişen teknoloji ile beraber damar tıkanıklıklarını daha erken fark etmeye başladık. Eskiden biz hastalarımıza koşu testi yaparken şimdi sanal anjiyo yaparak hastalıkları daha erken fark edebiliyoruz. Yıllardır kullandığımız tomografi cihazları teknolojik olarak geliştikçe çekim sıraları daha kıskanmaya başladı ayrıca daha kaliteli görüntüleme elde etmeye başladık. Daha önce efor testinde çoğu hastanın hastalığını göremeyebiliyorduk. Damarları tıkalı olan hastalarda efor testi yapıyorduk ve her şey normal çıkıyordu. Yani damarları tertemiz olan kişileri de anjiyo yapıyorduk. Bu sanal anjiyo teknolojisi gelişince daha genç yaşta daha fazla gerçek hastayı yakalama şansına sahip oluyoruz." Akpınar, "Kalp krizi vakalarında 40 yaşları bizim için genç olmasına rağmen artık 30 yaşlarını da görebiliyoruz. Sahalarda gördüğümüz ve aniden kalbi duran gençlerin damar tıkanıklığından ziyade ritim bozuklukları var. Kalp krizi ve ritim problemini birbirinden ayırmak lazım. Etin bozukluklarını standart muayenede göremezsiniz. EKG ve ekokardiyografi grafiğini görmeniz lazım. Özellikle ağır spor yapanlar ve risk faktörü olanlar bu kontrollerden geçmesi gerekiyor. Ailenizde ikinci ve üçüncü dereceden de akrabalarınız da ani kalp ölümü varsa sizlerde mutlaka kalp muayenesi yaptırması gereklidir" dedi.
Adana Feke’de kurtuluş coşkusu
22 Mart 2025 Cumartesi - 14:18 Adana Feke’de kurtuluş coşkusu Adana’nın Feke ilçesinin 105’inci kurtuluş yılında coşkulu anlar yaşandı. 22 Mart 1920’de Fransız ve Ermeni işgalinden kurtarılan Adana’nın Feke ilçesinde kaymakamlık önünde program düzenlendi. Program çerçevesinde ilçe protokolü ve vatandaşlar mehteran takımı eşliğinde zafer yürüyüşü gerçekleştirildi. Feke Şehitliği’ne kadar süren yürüyüşün ardından Kur’an-ı Kerim okunarak Milli Mücadele kahramanlarından Arap Ali ve şehitler için dua edildi. Programda Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin Feke’nin Kurtuluş mücadelesini kutlama mesajı da okundu. Daha sonra Devlet Bahçeli Stadyumu’nda süren programda Adana Büyükşehir Belediyesi Bandosu, mehteran takımı ve öğrenciler tarafından şiirler okundu, folklor gösterileri ve bayrak sevdası gösterileri gerçekleştirildi. Törende konuşan Feke Belediye Başkanı Cömert Özen 105. yılında Milli Mücadele kahramanlarını gurur ve minnetle andıklarını ifade etti. "Bize bırakılan bu mirasa ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız" Başkan Özen, "Kurtuluş sadece bir işgalin savuşturulması, düşmanın kovulması değildir. Kurtuluş, vatan ve bayrağın yüreklerimize işlenen sevdası, bağımsızlık ortaya koyulan mücadele ruhunun adıdır. Bizler kucağında yavrusuyla cepheye mermi taşıyan nene hatunların evlatları, sırtında 250 kiloluk mermiyi, gönlünde ise vatan sevdasını taşıyan Seyit çavuşların, Gizzik Duranların, Arap Ali’nin torunlarıyız. Bize bırakılan bu mirasa ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız. Feke’mizin 105. kurtuluş gününü coşkuyla kutladığımız, vatanseverlik duygularının yeniden yüreklerimize hissettirdiğimiz bu günde inanıyorum ki aynı güç ve kararlılıkla bu güzide ilçemizi daha ileriye taşıyacağız" dedi. Torunu dedesinin kahramanlık mücadelesini anlattı Bölgedeki halk direnişini anlatan kahramanlardan Gizzik Duran’ın torunu Durmuş Ölmez, "Dedem, halkın işgale karşı ayaklanmasını sağlayan öncülerdendi. Bozat’ta mücadeleyi başlatıp halkı bir araya getirdi. Bu direniş, büyük fedakârlıklarla sürdü ve Feke’nin kurtuluşuna ulaşıldı" diye konuştu. Özellikle Saimbeyli’nin en ağır baskılara sahne olduğunu vurgulayan Ölmez, "Burada yaşananlar halkı daha da kenetledi. İnsanların malları gasp edildi, büyük zulümler yaşandı. Ancak halk direndi ve pes etmedi. Bu mücadelenin büyüklüğünü anlamak için o dönemin tanıklarının gözyaşlarıyla anlattıklarını dinlemek yeterlidir" ifadelerini kullandı. Günümüzde Gazze ve Filistin’de yaşananları görünce tüylerinin ürperdiğinin altını çizen Ölmez, "O dönemde halk nasıl zalime boyun eğmediyse, bugün de mazlum milletler direnmeye devam etmeli" diyerek sözlerini tamamladı. İlçenin ileri gelenlerinden 83 yaşındaki Hatice Akpınar da, "Bölgede çok zulüm olmuş. Atalarımız anlatır. Buralarda çok katliam yapılmış. Gızzık Duran, Arap Ali buraları büyük mücadele ile kurtarmış" şeklinde konuştu.