Yerel Haberler
Adana
19 Nisan 2026 Pazar - 11:57 Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Sarıgeçili’den "Dijital terör" vurgusu Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Çocuklarımız sanal dünyaya sızmış ’dijital terör’ tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına ve eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan kirli oyunların farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız" dedi. Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili gıyabi cenaze namazı öncesinde yaptığı açıklamada öğrencileri, eğitimcileri ve eğitim kurumlarını hedef alan saldırıları kınadıklarını söyledi. Yüreklerine kor ateş düştüğünü belirten Sarıgeçili, tehlikenin boyutlarına dikkat çekti. Başkan Sarıgeçili, "İnsanlığa, milletine, ailesine faydalı olsun diye gece gündüz demeden çalışıp emek harcadığımız çocuklarımız; sanal dünyaya sızmış ’dijital terör’ tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına ve eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan kirli oyunların farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız" ifadelerini kullandı. Yaşanan şiddet sarmalının sıradan bir asayiş olayı değil, bir "milli güvenlik meselesi" olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Sarıgeçili, nesillerin geleceği için milli bir seferberlik çağrısında bulundu. Kurumların fiziki ve dijital güvenlik açıklarının acı bir şekilde yüzlerine çarptığını ifade eden a Sarıgeçili, acil olarak atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: "Başta ilgili kamu kurumları olmak üzere eğitimin tüm paydaşlarının katılımıyla çocuklarımıza, gençlerimize, ailelerimize ve kurumlarımıza yönelik saldırılara karşı kapsamlı bir acil eylem planı hazırlanarak ivedilikle hayata geçirilmelidir. Sanal ortamın çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan tehdit ve tehlikelerine karşı TBMM’de görüşülen düzenlemeler tekrar gözden geçirilmeli, bir an önce yasaya dönüştürülmelidir. Hiyerarşik ve ötekileştirici yapılar üreten, ’oyun’ adı altındaki sinsi dijital platformlarla etkin mücadele yürütülmeli; ’Çocuklar İçin Uygundur’ sertifikası bulunmayan oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir. Gençlerimizi sanal dünyanın ahlaki erozyonundan ve şiddet kültüründen korumak için en sağlam sığınağımız olan milli ve manevi değerlerimizin korunmasına ve yaşatılmasına yönelik somut adımlar atılmalı, bu şuur eğitim sistemimizin ana omurgası hâline getirilmelidir. Okul polisi uygulaması zorunlu hale getirilmeli, öğrenci disiplin yönetmeliği değişen şartlara göre yeniden düzenlenmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, mevcut normlar artırılmalı ve ilgili kurumların çocuklara yönelik suçlar konusunda ihtisaslaşması sağlanmalıdır." Yetkililere, kurumlara ve ailelere sorumluluk alma çağrısı yapan Sarıgeçili, "Eğitim-Bir-Sen olarak, yaşadığımız bu feci hadiseleri milletimiz için beka sorunu olarak görüyoruz. Milletimizin bekası, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliği bütün mülahazaların üzerindedir" diye konuştu. Açıklamanın ardından saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Sevgililer Günü’nde sosyal medya paylaşımlarına kanmayın
14 Şubat 2025 Cuma - 10:10 Sevgililer Günü’nde sosyal medya paylaşımlarına kanmayın Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, ilişkinin sosyal medyadaki renkli paylaşımlarla kıyaslandığında ilişkide eksiklik hissedildiğine ve partnerle gereksiz çatışmalara girildiğini söyleyerek, "Unutmayın ki, sosyal medyada paylaşılanlar, bir ilişkinin bütününü yansıtmaz ve çoğu zaman sadece en parlak anları gösterir" dedi. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sosyal medyadan yapılan sevgi dolu paylaşımlar her ilişkinin çok iyi olduğunu göstermiyor. Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, Sevgililer Günü’nde İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. "Algılar bireylerin ilişkilerini sorgulamalarına neden olur" Psikolog Şimşek, Sevgililer Günü’nün, birçok kişi için romantizmin, hediyelerin ve özel anların ön plana çıktığı bir gün olarak kabul edildiğini ancak bu özel günün, bazı kişiler ve çiftler üzerinde fark edilenden daha derin psikolojik etkiler oluşturabildiğini söyleyerek, "Özellikle sosyal medyanın ve popüler kültürün dayattığı ‘mükemmel sevgili’, ‘unutulmaz sürprizler’ ve ‘büyük jestler’ algısı, bireylerin kendilerini ve ilişkilerini sorgulamalarına neden olabilir" diye konuştu. "Sosyal medya çoğu zaman sadece en parlak anları gösterir" Romantik ilişkilerde beklentilerin doğal bir olgu olduğunu kaydeden Şimşek, daha sonra şunları söyledi: "Ancak Sevgililer Günü gibi özel günlerde bu beklentiler, toplumun ve medyanın etkisiyle gerçekçi olmayan bir noktaya taşınabilir. Büyük sürprizler, pahalı hediyeler veya kusursuz bir gün hayal ettiğimizde ve bu beklentiler karşılanmadığında hayal kırıklığı, değersizlik hissi veya partnerimize karşı öfke duyabiliriz. Oysa her ilişki kendine özgüdür ve romantizm yalnızca tek bir güne sığdırılmamalıdır. Sevgililer Günü, yalnız kişiler için de zorlayıcı olabilir. Çevremizde sevgi dolu paylaşımlar görmek, sosyal medyada mutluluk pozlarıyla karşılaşmak, yalnızlığı daha belirgin hale getirebilir. Ancak, yalnız olmak eksiklik değil, kendimizi tanıma ve geliştirme sürecimizin bir parçasıdır. Bu dönemde kendimizi yetersiz hissetmek yerine, bireysel mutluluğa odaklanmak, kendimize vakit ayırmak ve duygusal ihtiyaçlarımızı fark etmek önemlidir. Sosyal baskıya kapılmadan, Sevgililer Günü‘nü kendimize değer verdiğiniz bir gün olarak görmek, bu günü daha anlamlı hale getirebilir. Sevgililer Günü‘nde sosyal medya platformları, idealize edilmiş ilişki paylaşımlarıyla dolup taşar. Mutlu çiftler, gösterişli hediyeler ve romantik jestler, gerçekte yaşanan ilişkilerden çok bir ‘vitrin’ sunar. Kendi ilişkimizi bu paylaşımlarla kıyasladığımızda, ilişkimizde eksiklik hissedebilir ve partnerimizle gereksiz çatışmalara girebiliriz. Ancak unutmayın ki, sosyal medyada paylaşılanlar, bir ilişkinin bütününü yansıtmaz ve çoğu zaman sadece en parlak anları gösterir" şeklinde konuştu. "Sevgi, bir güne sıkıştırılmamalı" Özel günün çiftler için hem bir fırsat hem de bir sınav olabileceğinin altını çizen Şimşek, "Beklentilerimizi açıkça konuşmadığımızda, partnerimizle aramızda anlaşmazlıklar yaşanabilir. ‘Beni ne kadar seviyor?’, ‘Bana nasıl bir sürpriz yapacak?’ gibi düşünceler, sağlıklı olan ilişkimizde gereksiz baskılar oluşturabilir. Oysa ilişkilerde önemli olan, yalnızca özel günlerde değil, günlük hayatta da sevgi ve bağlılığın gösteriImesidir. Sevgi, yalnızca özel günlerde gösterildiğinde anlam kazanmaz. Sağlıklı ilişkilerde önemli olan, yılın her günü sevgiyi hissettirmek ve paylaşmaktır. Partnerimizle veya kendimizle olan ilişkimizde, sevgiyi bir güne sıkıştırmak yerine, onu sürdürülebilir kılmak, gerçek mutluluğun anahtarıdır" dedi. "Sevgililer Günü güzel bir fırsat olabilir" Psikolog Şimşek, Sevgililer Günü‘nün psikolojik etkilerini en aza indirmek ve bu günü daha sağlıklı bir bakış açısıyla karşılamak için şunları söyledi: "Gerçekçi beklentiler oluşturun. İlişkinizin doğasına ve partnerinizin yapısına uygun beklentiler içinde olun. Büyük jestlerden çok, anlamlı ve samimi anların değerli olduğunu unutmayın. Sosyal medyayı bilinçli kullanım Başkalarının paylaşımlarına bakarak kendi ilişkinizi değerlendirmeyin. Gerçek mutluluk, dışarıya sunulan imajdan çok, içeride yaşanan duygusal bağdır. İlişkinizi tek bir güne sığdırmayın. Sevgililer Günü güzel bir fırsat olabilir, ancak ilişkinizi güçlendiren şey yalnızca bu gün değil, yıl boyunca gösterdiğiniz özen ve sevgidir. Yalnızlığı bir eksiklik olarak görmeyin: İlişkisi olmayan bireyler için Sevgililer Günü, kendine değer vermek ve öz bakım uygulamak için bir fırsat olabilir. Sevgiyi önce kendimize göstermen in önemini hatırlayın ve kendinize hatırlatın. Sevgililer Günü‘nü anlamlı kılan şey, dayatılan beklentiler değil, ilişkilerdeki samimiyet ve duygusal bağlılıktır. Her birey ve her ilişki özeldir, dolayısıyla sevgi de klişelerle değil, kişiye özgü şekillerde yaşanmalıdır."
3 kişiyi öldürdü, "Hayatım karardı" dedi
14 Şubat 2025 Cuma - 09:59 3 kişiyi öldürdü, "Hayatım karardı" dedi Adana’da sevgilisini taciz ettiği iddiasıyla kayınbaba ve 2 damadını öldüren 20 yaşındaki şüphelinin ifadesinde, "Keşke olmasaydı, çok pişmanım. Hayatım karardı" dediği öğrenildi. Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 10 Şubat günü saat 18.00 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Yeni Baraj Mahallesi Hacı Ömer Sabancı Bulvarı’nda medikal ürünler satan bir iş yerinde meydana geldi. İddiaya göre, Talat A.’nın (20) kız arkadaşı A.A. (17), Fuat Kalaycık’ın (64) iş yerinde staja başladı. Talat A., iş çıkışı kız arkadaşı A.A.’yı almaya gitti. Sevgilisinin moralini bozuk gören Talat A.’nın sorgusu üzerine A.A.’nın "Fuat Kalaycık beni taciz etti" dediği öne sürüldü. Duruma öfkelenen Talat A., evine giderek tabancalarını aldı ve iş yerine geldi. Ardından her iki tabancasında mermileri bitene kadar ateş açtı. Açılan ateş sonucu Fuat Kalaycık (64) ile damatları Özgür Ozan Ekinci (43) ve Oğuzhan Söylemezler (29) kanlar içerisinde yere yığıldı. İhbar üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye gelen sağlık ekipleri, vurulan 3 kişinin de olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan incelemelerin ardından cenazeler Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Burada yapılan otopsisinin ardından cenazeler defnedildi. Olayın ardından kaçan Talat A. ise, Sarıçam ilçesi Hekimköy Bulvarı’nda Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. "Keşke olmasaydı, hayatım karardı" Katil zanlısı Talat A.’nın sorgusunda, "Kız arkadaşımdan taciz edildiğini duydum. Eve gidip silahlarımı aldım. Daha sonra kız arkadaşımın çalıştığı iş yerine gelerek eylemi gerçekleştirdim. Bir anlık cinnetle yaptım. Keşke olmasaydı, çok pişmanım. Hayatım karardı" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Talat A. adliyeye sevk edilirken çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Çukurovalı kadınlara kilim dokuma kursu
14 Şubat 2025 Cuma - 09:12 Çukurovalı kadınlara kilim dokuma kursu Geleneksel el sanatlarından ‘Yöresel Kilim Dokuma’ sanatını yaşatmak ve geliştirmek için harekete geçen Çukurova Belediyesi’nin açtığı ‘Yöresel Kilim Dokuma’ kursuna kadınlar büyük ilgi gösteriyor. Çukurova Belediyesi’nin, Çukurova Halk Eğitim Merkezi ile birlikte açtığı Türk Süsleme Sanatlarından ve Geleneksel El Sanatlarından ‘Yöresel Kilim Dokuma’ kursu büyük ilgi görüyor. Çukurova kültüründe önemli bir yeri olan, kaybolmaya ve unutulmaya yüz tutmuş Türk süsleme sanatlarını ve geleneksel el sanatlarını tanıtmak, yok olmasını önlemek amacıyla açılan kursta kadınlar el emeği göz nuru eserleri geleceğe miras bırakmak için nakış nakış işliyor. Çukurova Belediyesi Tesisler Müdürlüğü’nün Atatürk Kadın Yaşam Köyü’nde açtığı kilim dokuma kursuna katılan kadınlar hafta içi 09:00 ile 13:30 saatleri arasında usta eğitmenlerden eğitim alarak hem öğrendikleri sanatı yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkıda bulunmak için dokuma tezgahlarının karşısına oturuyor. Eğitim süresince ortaya eşsiz eserler çıkartan kadınlar, kurs sonunda alacakları sertifikalarla da ustalıklarını belgeliyorlar. Kilim dokuma kursunun açıldığı günden bu yana yoğun talep gördüğünü belirten usta öğretici Fatma Kaya, "Kadınlarımız her sabah dokuma tezgahlarının başına oturup ortaya muhteşem eserler çıkartıyor. Kilim dokuma kursumuz ilgi ve zaman isteyen bir sanat. 31 Ağustos 2025 tarihine kadar kursumuz devam edecek. Kadınlarımız kurs sonunda istedikleri yerde üretim yapabilir" dedi. Kursiyerler ise, "Başkanımız Emrah Kozay’a bizlere bu imkanı sağladığı için teşekkür ediyoruz. Hem sanat öğreniyor, keyifli vakit geçirip aile ekonomimize destek sağlamak için sertifikamızı alacağımız günü heyecanla bekliyoruz" diye konuştu.
26 yıl önce 9 yaşındaki kızı vahşice katleden, cezaevinden çıktıktan sonra da oda arkadaşını öldüren zanlıya müebbet hapis
14 Şubat 2025 Cuma - 08:44 26 yıl önce 9 yaşındaki kızı vahşice katleden, cezaevinden çıktıktan sonra da oda arkadaşını öldüren zanlıya müebbet hapis Adana’da 26 yıl önce 9 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edip öldürdükten sonra kanalizasyon çukuruna attığı iddiası ile müebbet hapis cezasına mahkum edilen ve şartlı tahliye edilmesinin ardından otogarda birlikte kaldığı arkadaşını öldürdükten sonra battaniyeye sarıp kanala attığı öne sürülen 65 yaşındaki Atilla Cücü müebbet hapis cezasına mahkum edildi. Adana Otogarı’nda temizlik ve ayak işlerine bakan Atilla Cücü, 1998 yılında komşusunun kızı Tuğçe Omita’yı sigara alma bahanesiyle evine çağırıp tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdü, cesedini battaniyeye sarıp kanalizasyon çukuruna attı. Olay sonrası yakalanıp tutuklanan Cücü, yargılandığı Adana 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2000 yılında 6 ayı geceli gündüzlü hücrede olmak üzere ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Küçük kızı vahşice öldürdükten sonra verilen hapis cezasını çekip şartlı tahliye olan Cücü, bu sefer de birlikte kaldığı arkadaşını öldürdü. Otogarda muavinlik ve değnekçilik yapan Murat Arlı 16 Aralık 2024’te kayboldu. Arlı’nın kaybolmasından 3 ay sonra kendisinden haber alamayan ailesi polise kayıp başvurusunda bulundu. 10 Mart’ta Karataş ilçesi Tabaklar Mahallesi’ndeki sahilde battaniyeye sarılı erkek cesedi bulunması üzerine cesedin Arlı’ya ait olabileceği değerlendirildi. Ancak cesedin uzun süredir suda kalmasından dolayı deforme olması sebebiyle ekipler, kimlik tespiti yapamadı. Arlı’nın oğlundan DNA örneği alarak karşılaştırma yapılması üzerine cesedin Arlı’ya ait olduğu tespit edilerek, geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Ekipler, 4 aylık fiziki ve teknik takip sonrası Arlı’nın cep telefonunun Kars’ta kullanıldığını tespit etti. Arlı’nın cep telefonunun otogarda birlikte kaldığı Atilla Cücü’nün oğlu Kemal tarafından kullanıldığını, cep telefonunun da Atilla Cücü tarafından kargoyla Kars’a gönderildiği belirlendi. Yakalanıp tutuklanan Atilla Cücü hakkında ’kasten öldürme’ suçundan Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Atilla Cücü bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık avukatının da hazır bulunduğu duruşmada, mahkeme hakimi, katil zanlısı Cücü’ye 1998 yılında işlediği cinayeti sordu. Cücü, daha önce hapis cezası aldığını kabul ederek, "Ben o olayı gerçekleştirmedim. O nedenden ceza aldığım doğrudur. Cezamı çektim ve koşullu salıverildim" dedi. Son sözü sorulan sanık Cücü, olay nedeniyle pişman olduğunu dile getirdi. Cücü, "Yüce Rabbim şahidimdir. O zamanı belirler, insanlar vesile olur. Ben arkadaşımı bilerek öldürmedim. Kendisini itekledim ve düştü. Sadece bir kazaydı. Benim bu olayda bir suçum yoktur. Çok pişmanım" diye konuştu. Mahkeme savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanık Cücü’nün ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talebini tekrar etti. Mahkeme heyeti, sanık Atilla Cücü’yü ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına mahkum edip tutukluluğunun devamına karar verdi.
Adana’da yapı malzemeleri üreticileri denetlendi
13 Şubat 2025 Perşembe - 15:25 Adana’da yapı malzemeleri üreticileri denetlendi Adana’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri yapı malzemeleri üreticilerine yönelik denetim gerçekleştirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü, 81 ildeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleriyle güvenli yapı malzemesi ve yapılaşma için üretici firmalara yönelik birleşik denetimlerine devam ediyor. Bu kapsamda Adana’da Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalarda denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde, ürünlerden numuneler alındı ve numuneler test için laboratuvarlara götürüldü. "Standartlara dikkat ediliyor" Denetime katılan Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Banu Aslan, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Aslan, 2024 yılında yaklaşık 20 bin denetim gerçekleştirdiklerini belirterek, "Bu denetimlerde 180 milyon TL idari para cezası uyguladı. Bugün plastik boru sistemleri malzemelerinden numune alımı yolu ile gerçekleştirdiğimiz denetimde, numunesi alınan ürünlerin farklı sıcaklık ve sürelerde mekanik deneyler ile sızdırmaya, akmaya, kokmaya yönelik deneyleri yapılacak ve sonuçların standarda uygun olup olmadığı incelenecek. Standartlara ve mevzuatlara uygun olmayan ürünlerin üreticilerine gerekli idari işlemler yapılacak" ifadelerini kullandı. "Denetimler diğer illerde de yapılacak" Adana’nın yanı sıra bugün belirlenen bazı illerde de farklı ürün gruplarına yönelik birleşik denetim faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini bildiren Aslan, "Murat Kurum’un talimatları doğrultusunda bakanlığımız, yapı malzemelerinin standartlara ve ilgili mevzuatlara uygunluğuna son derece önem vermekte ve titizlikle çalışmaktadır. Bu bilinçle denetimlerimize aralıksız devam edeceğiz" diye konuştu.