Yerel Haberler
Adana
DAİMFED heyeti, Bakan Yardımcısı Cangir ile sektör sorunlarını görüştü 20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:07:21 Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (DAİMFED) heyeti, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’i makamında ziyaret etti. AFAD’dan sorumlu olan Bakan Yardımcısı Cangir ile gerçekleştirilen görüşmede, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki inşaat süreçleri ve sektörün yaşadığı aksaklıklar ele alınarak, bu sorunların ivedilikle aşılmasına yönelik çözüm odaklı temaslarda bulunulurken birçok konu üzerine de istişarelerde bulunuldu. DAİMFED heyeti, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’i makamında ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu başkanlığındaki 8 ilin temsilcisinden oluşan heyette; İstanbul Şube Başkanı Tarkan Tüzmen, Ankara Şube Başkanı Dalkın Öztorun, Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Kara, Mersin Şube Başkanı Tuygun Eren, Osmaniye Şube Başkanı Abdullah Ulucan, Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca, Malatya Şube Başkan Vekili Fatih Sevim, Malatya Şube Sekreteri Miraç Sevim ve Kahramanmaraş Şube Sekreteri Adem Bozdoğan yer aldı. AFAD süreçlerine anında müdahale Bakanlık bünyesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) sorumlu olan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir ile yapılan görüşmede, deprem bölgesindeki inşaat ve "Yerinde Dönüşüm" projelerindeki bürokratik engeller masaya yatırıldı. Görüşme sırasında, Malatya’da personel eksikliği nedeniyle işlemlerin yavaşladığını belirten Malatya Şube Başkan Vekili Fatih Sevim’in talebi üzerine Mehmet Cangir, Malatya AFAD birimine acil personel desteği sağlanması için talimat verdi. Ayrıca Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca tarafından dile getirilen ödemelerdeki gecikmeler ve müteahhitlerin yaşadığı ekonomik zorluklar konusunda da ödemelerin hızlandırılacağı bilgisi Mehmet Cangir tarafından paylaşıldı. "Yerel müteahhitler 11 ilin ihyasında hızlı aksiyon sağlar" Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, yerel firmaların bölgeyi ayağa kaldırma noktasındaki kritik rolüne değinerek şunları kaydetti: "İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’e, 11 ilimizi kapsayan deprem bölgesindeki inşaat faaliyetlerinde yerel müteahhitlerin çok daha hızlı aksiyon alacağını ve şeffaf ihale süreçlerinin devletimiz lehine rekabet oluşturacağını ilettik. Yerel firmaların ihalelere davet edilmesi ve süreçlere daha aktif dahil edilmesi konusundaki destek taleplerimiz olumlu karşılanmıştır. Bu yaklaşım, hem bölge ekonomisini canlandıracak hem de inşaat süreçlerine ivme kazandıracaktır." Görüşmede DAİMFED’in konfederasyonlaşma yolundaki vizyonunu da dinleyen Mehmet Cangir, sivil toplum kuruluşlarının tek çatı ve tek ses altında birleşmesinin önemine dikkat çekti. DAİMFED’in 12 vilayeti kapsayan temsil gücünü ve sorunları yerinde tespit etmek için kendisine yapılan ziyareti memnuniyetle karşılayan Cangir, federasyonun çalışmalarını değerli bulduğunu belirterek DAİMFED’e konfederasyon yolunda başarılar diledi. "Verimli bir görüşme oldu" Karslıoğlu, "Bakan Yardımcımız Mehmet Cangir, liyakatli ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörümüze önemli bir yol haritası çizmiştir. Sektörümüzü zor durumdan kurtaracak kararların alındığı bu verimli görüşme için kendilerine teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:04 Enerji verimliliğini arttırma yolları sanayicilere anlatılacak Bu sene 23’üncüsü düzenlenen Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu, alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kursta, enerji verimliliğini arttırmanın yolları sanayicilere anlatılacak. Bu yıl 23’üncüsü düzenlenecek olan "Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde 23-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Enerji alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek olan kursta, enerji verimliliğini artırmaya yönelik yöntemler ele alınacak. Özellikle sanayicilere yönelik hazırlanacak içeriklerde, enerji kullanımının daha etkin hale getirilmesi ve kayıpların azaltılması konuları işlenecek. Kurs kapsamında düzenlenecek oturumlarda, ekserji analizleri ile enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir enerji çözümleri ve güncel teknolojiler hakkında katılımcılara uygulamalı bilgiler sunulacak. "Enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışma" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sözen, "Türkiye’nin birçok üniversitesinden 60’a yakın katılımcı şu anda ön kayıtlarını yaptırdı. Ekserji Yaz Okulu’nda çok değerli bilim adamları eğitim verecek. Özellikle Adana sanayi bölgesinden birçok katılımcı bekliyoruz çünkü sanayide enerji verimliliği şu anda çok popüler. Türkiye olarak enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışmalardan birisi. Yaz kursunun temel amacı da özellikle sanayideki enerji verimliliğini ön plana çıkarmak. Sanayi kuruluşlarımızdaki makine ile elektrik-elektronik mühendisleri gibi arkadaşlarımızın bu eğitimi mutlaka almaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ufuk açıcı paneller düzenlenecek" Üniversite-sanayi iş birliğinin artarak devam edeceğini de anlatan Prof. Dr. Adnan Sözen, "Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak teknik anlamda üzerimize düşen birçok faaliyeti ATÜ’ye çekmeye çalışıyoruz. Dünyadaki bütün üniversitelerde ders kitapları okutulan Yunus Çengel hocamız gibi isimlerin yer aldığı böyle bir ekibi Adanalı sanayicilerin kesinlikle kaçırmaması lazım. Yaz okulu esnasında bir de panel düzenleyeceğiz. Bu panelin ufuk açıcı olacağını düşünüyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Sözen, üniversitelerinde 750 kW’lık GES santralinin aktif olarak çalıştığını belirterek enerjiye büyük önem verdiklerini ifade etti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Sözen, sadece yenilenebilir kaynaklara geçişin değil, sanayide enerjinin verimli kullanılmasının da kritik olduğunu söyledi. Avrupa’nın "Yüzde 20 tasarruf, yüzde 20 yenilebilir enerji" hedeflerinin Türkiye tarafından aşıldığını dile getiren Sözen, düzenlenen yaz okulunun sanayide enerji verimliliği çalışmalarına önemli katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:38 Şehit annesinin "ev mağduriyeti" iddialarına müteahhitten yanıt Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde 2006 yılında bölücü terör örgütü PKK ile girilen çatışmada şehit olan Uzman Çavuş İsa Çiçek’in annesi Emine Çiçek’in (66) "ev mağduriyeti" iddialarına, müteahhit Timuçin Cankoy’dan açıklama geldi. Cankoy, ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, sürece ilişkin tüm belgelerin savcılığa sunulduğunu ifade etti. Şehit annesi Emine Çiçek, oğlunun şehit olmadan önce kredi çekerek aldığı evin müteahhit tarafından alındığını, kendilerine 2 daire ve 1 iş yeri sözü verildiğini ancak yalnızca bir daire verildiğini, ayrıca 7 aydır apartmanda elektrik olmadığı için evinde oturamadığını iddia etmişti. İddialar üzerine açıklama yapan müteahhit Timuçin Cankoy ise, "Burası 2017 yılında ruhsatı alınmış bir yapıdır. Emine Çiçek, Yılmaz ve Hüseyin isimli 3 kişi arsa sahibidir. Bir müteahhit ile anlaşmışlar ve bu kişi burada 20 bağımsız bölüm çıkarmıştır. Bu 20 bağımsız bölümden Emine hanıma 4 daire 1 dükkan, Yılmaz’a 2 daire 1 dükkan, Hüseyin’e ise 2 daire 1 dükkan verilmek üzere müteahhit bu yerleri kendilerine satmıştır. Ancak müteahhit bu yerleri sattıktan sonra kaçmıştır. 2021 yılında başka bir müteahhit ile anlaşılmış, fakat pandemi dönemine denk geldiği için o da iflas ederek işi bırakmıştır. 2022 yılının sonunda beni buldular. İkinci müteahhit ile anlaştığınız gibi bana daire ve para borçlarını verirseniz, ben kar etmeden bu işi bitireyim dedim. 2023 yılında binayı oturulabilir hale getirdim. ’Müteahhit kandırdı’ iddiası ortaya atıldı ancak bütün belgeler elimdedir ve savcılığa teslim edilmiştir" dedi. Cankoy, şehit annesine 4 daire ve 1 dükkan devredildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bu devredilen yerler Emine Çiçek adına tapuda kayıtlıdır. 3 daire ve 1 dükkan, kendi oğlu tarafından vekaletle satılmıştır. ‘Annemiz evimde oturamıyorum’ diyerek ağlamıştır. Ancak bu dairelerde 2024 itibarıyla yaşam başlamıştır. Ben, şantiye elektriğimi kullanmalarına dahi izin verdim. Oradan beton ya da demir parası talep etmedim. Sadece kendi yaptığım işlerin ücretini talep ettim. Bunları da bir WhatsApp grubu kurarak yaptığım tüm işleri kayıtlı şekilde gösterip ispatladım. Bu binada iskan yoktur ve şu an kaçak yapı durumundadır. Burayı ben şikayet etmedim. Oradaki asansörleri ben halka açmadım, ancak kullanılıyor. Asansör düşer ve biri hayatını kaybederse bunun tek sorumlusu benim. Bu nedenle belediyeye başvuru yaptım. Asansör ve elektrik tesisatlarıyla ilgili henüz denetim ve halka arz yapılmamıştır. Buna rağmen kullanım vardır, yerinde denetlenmesini talep ettik. Diyarbakır’da iskanı alınmış bir bina yandı. Her şey yapılmış olmasına rağmen tesisat kontrolden geçmediği için müteahhitler 8 aydır cezaevindedir. Sarıçam Belediyesi’ne ve orada hak sahibi olanlara defalarca ‘gelin bu işin çözümünü anlatayım, çözüm yolu bulalım’ dedim." Cankoy, "2024-2025 yılları içerisinde aileler oturdu ve benim elektriğimi kullandılar. Bir kısım ödeme yapılmadığı için adıma icra açıldı. Emine Çiçek ‘oturacak yerim yok’ dedi. Ancak 2024-2025 yılında birinci kattaki kendisine ait olan daireyi oğlu kiraya verdi. Oğluna sorsun, neden kiraya verdin de beni burada oturtmadın diye" ifadelerini kullandı. Öte yandan, taraflar arasındaki anlaşmazlığın yargıya taşındığı öğrenildi.
Yeni Merkez İtfaiye Binası’nın açılışı yoğun katılım ve coşkuyla yapıldı
07 Şubat 2025 Cuma - 12:47 Yeni Merkez İtfaiye Binası’nın açılışı yoğun katılım ve coşkuyla yapıldı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hasar alan Merkez İtfaiye Binası yeniden inşa edildi ve hizmete girdi. Adana Büyükşehir Belediyesi böylece yangın ve doğal afetlerle mücadele kapasitesini güçlendirdi. Yeni bina ve envantere eklenen yeni teçhizatla yangın ve afet anlarında vatandaşın güvenliği için daha hızlı ve etkili müdahale gerçekleştirilebilecek. Yeni İtfaiye Merkezi’nin açılışına Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP Adana Milletvekilleri Mehmet Sümer, Müzeyyen Şevkin, Bilal Bilici ile CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, siyasiler, bürokratlar, muhtarlar, itfaiye personeli ile Adanalılar katıldı. Alanı dolduran kalabalığa hitap eden Karalar, 6 Şubat Depremlerinin acısını paylaşmak ve destek olmak için Konya ve Uşak’tan gelen Cumhuriyet Halk Partili vekillere teşekkürlerini sundu. Başkan Zeydan Karalar, bir başka teşekkürü 6 Şubat Depremlerinde insanüstü çaba ve özveri gösteren, günlerce uyumadan halkın yardımına koşan Adana Büyükşehir Belediyesi personeline iletti. Merkez İtfaiye Binası’nın yaklaşık 200 milyon liraya mal olduğunu ve borçsuz bir şekilde bitirildiğini aktaran Başkan Zeydan Karalar, "Önümüze çıkarılan bütün engellere rağmen ‘Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız’ diyoruz. İşte millete hizmetimizi azaltmadan gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. 6 Şubat depremleri ile depremlere hazırlıklı olmak gerektiği gerçeğinin bir kez daha ortaya çıktığını bildiren Başkan Zeydan Karalar şöyle devam etti: "Türkiye’de ilk kez biz deprem ve yangınlarla ilgili 14 Büyükşehir Belediyesinin İtfaiye Daire Başkanları’nı Adana’da topladık. Dedik ki; ‘Bir şehirde afet olduğunda birbirimize nasıl yardımcı olacağız? Kimin hangi envanteri var? Kim hangi ilden ne isteyecek? Bu ve benzeri sorulara cevap aradık, istişare ettik. Depremle ilgili çalıştaylar gerçekleştirdik, bilimin ışığında çalışmalar gerçekleştirdik. Olağanüstü faydalı bir toplantı ile yararlı sonuçlar ortaya çıktı." Karalar, "Arama Kurtarma Merkezi kuracağız dedik, onun da projesi bitti, yeri de hazır. Yakında temelini atacağız" diyerek Adanalıları bilgilendirdi. Arama Kurtarma Merkezi tamamlanana kadar Merkez İtfaiye Binası’nın Adana’ya hizmet edeceğini anlatan Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: "Merkez İtfaiye Binası kente hizmet edecek. 100 kişilik toplantı salonu, yemek alanları, itfaiye personelini zinde tutması için ise spor salonları olan bir tesis. Olası bir yangında ve depremde hızlı ve doğru müdahale çok önemli. Hız kadar doğru müdahale de çok önemli bir unsur." Adana Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesine yeni arama kurtarma ekipmanları eklediğini de aktaran Başkan Zeydan Karalar, "Kesiciler, hiltiler, makasların yanı sıra iki önemli cihaz var artık bünyemizde. Biri ısıya odaklı cihaz. Diğeri sese duyarlı cihaz. Enkazda ses ve ısıdan insanlarımızın yerini tespit ederek, enkaza en kısa yoldan giriş haritası çıkaracak iki cihaz. Adana olarak bunlara hazırlanıyoruz. Depreme hazır olma konusunda kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz." Başkan Zeydan Karalar, konuşmasının son bölümünde Yüreğir’e yapılan ve yapılacak hizmetlerle ilgili de bilgi aktardı.
Türkiye’den 20 bin dolara Avrupa’ya insan kaçırıyor
07 Şubat 2025 Cuma - 09:50 Türkiye’den 20 bin dolara Avrupa’ya insan kaçırıyor Adana merkezli 6 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonunda gözaltına alınan 17 zanlıdan 3’ü tutuklanırken 14 yabancı uyruklu şahıs sınır dışı edildi. Boşanmış karı ve kocanın da aralarında olduğu çete üyeleri, göçmenleri de Türkiye’den Avrupa ülkelerine götürmek için kişi başı yaklaşık 20 bin dolar para aldıkları ortaya çıktı. İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şubesi ekipleri, Adana merkezli Mersin, İstanbul, Diyarbakır, Gaziantep ve Konya’da göçmen kaçakçılığı yapan şüphelilere yönelik teknik ve fiziki takip başlattı. Ekipler, yaklaşık 6 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından kimlikleri tespit edilen zanlıları yakalamak için harekete geçti. Şafak vakti eş zamanlı operasyon 5 Şubat’ta belirlenen adreslere özel harekat ekiplerinin desteğiyle şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 9’u kadın 17 şüpheli yakalanırken ruhsatsız tabanca ve av tüfeği ile bir miktar esrar ele geçirildi. Şüpheliler emniyete götürüldü. Kişi başı 20 bin dolar alıyorlarmış Çete üyeleri arasında boşanmış karı ve kocanın da olduğu öğrenilirken akrabalarının ise onlara yardım ettiği ortaya çıktı. Öte yandan çetenin göçmenleri Türkiye’den Avrupa ülkelerine götürmek için kişi başı yaklaşık 20 bin dolar para aldıkları belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden A.B. (33), eski kocası A.Ç. (37) ve akrabası T.Ç. (41) tutuklanırken 14 yabancı uyruklu şahıs sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.
İç Hastalıkları uzmanından "sarı serum" uyarısı
07 Şubat 2025 Cuma - 09:21 İç Hastalıkları uzmanından "sarı serum" uyarısı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, halk arasında "sarı serum" olarak bilinen serumların, bilinçsiz uygulandığında ölüme bile yol açabildiğine dikkat çekerek, "İlaç veya serum tedavilerinin mutlaka hekim önerisiyle ve uygun tıbbi şartlarda uygulanması gerekir. Serum hızla iyileştirir anlayışı doğru değildir, uygun olmayan tedaviler sizi sağlığınızdan hatta hayatınızdan edebilir" dedi. Son zamanlarda basına yansıyan "serum takılması sonrası alerjik reaksiyona bağlı ölüm" haberleri ‘serum neden ölüme yol açar?’ sorusuna yanıt aranmasına da neden oluyor. Serumun yol açtığı ölümlere değinen Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, serum tedavilerinin daha hızlı iyileştireceği kanısıyla bazı hastaların kendi kendine serum taktırma talebiyle doktora başvurduğunu belirtti. Böyle bir durumda en iyi yöntemin doktora danışarak hareket etmek olduğunu vurgulayan Dr. Can, doktorun hastalığın durumuna göre basit önerilerde bulunabileceği gibi ilaç yazabileceğini ya da serum uygulanmasını önerebileceğini söyledi. "Serumla çabuk iyileşirim diye düşünmeyin" Toplumda hastalık karşısında hızla iyileşmek için çok sabırsız davranıldığına dikkat çeken Dr. Can, "Çabuk iyileşme isteği, beklenmedik ölümlere de yol açabiliyor. Hastalandığımızda hepimiz bir an önce iyileşmek isteriz. Bunun için de en kısa yolun serum taktırmak olduğunu düşünen çok kişi var. Hatta biz doktorlar, hastalardan ‘Serum taktırmak istiyorum’, ‘Bir serum taksalar iyileşirim aslında’, ‘Ben serumsuz iyileşemiyorum’, ‘Niye serum önermiyorsunuz ki’ sözlerini sık duyuyoruz. Öte yandan serumun iyi geleceğini düşünerek hastane ya da klinik dışında da serum uygulatma eğilimi de görüyoruz. ‘Aradım gelip evde serum taktılar’, ‘Sağlık kabinine gittim serum taktılar’ tabirlerini duyuyoruz. Şunu vurgulamak isteriz ki, serum uygulamasını kararını doktor vermelidir. Hastaların bana iyi gelir diye düşünerek serum talep etmesi tıbbi olarak doğru değildir. Hekim reçete etmelidir. Ve hekim reçete ettiyse mutlaka hastane ya da kliniklerde uygulanmalıdır" diye konuştu. "Bazı alerjik reaksiyonlar ölümle sonuçlanabilir" Tüm ilaçların alerjik reaksiyon riski olduğunun altını çizen Dr. Can, serumların da anaflatik şoka yol açarak ölümle sonuçlanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Anaflatik şok durumunun çok ciddi bir tablo olduğuna dikkat çekerek hızlı ve doğru müdahale yapılsa bile hastanın kaybedilme ihtimali olduğunu belirten Dr. Can, "Eğer evde ya da yeterli acil müdahalelerin yapılamayacağı yerlerde serum takılırsa, anaflaksi geliştiği zaman ölüm ihtimali çok yüksek olacaktır. O nedenle damardan serum tedavileri ancak hekim uygun gördüyse ve sadece bu konuda yetkili sağlık birimlerinde yapılmalıdır" dedi. "Vitamin kokteyli adına aldanmayın" Damardan tedavilerin olağanüstü tedaviler gibi sunulduğuna da değinen Can, "Bunların en popüler olanı ‘sarı serum - atom’ isimleriyle anılan serum olduğunu, bu serumlarda ağırlıklı B vitamini kullanıldığını ifade ederek şu bilgileri verdi: "B vitaminlerinin soğuk algınlığı tedavisinde yeri olmamasına rağmen sizi hemen iyileştirecek tedaviler gibi sunuluyor. Plasebo yani tedavi edici etkisi olmamasına rağmen psikolojik olarak hasta kendini iyi hissettiği için tekrar hastalandığında bu sarı renkteki serumu taktırmak istiyor. İyileşmek için serum taktırırken sağlığından hatta hayatından olabiliyor. Daha önce kullandım bir şey olmaz diye düşünüp, serum taktırmak isteyenler şu tıbbi gerçeği bilmeliler; bir ilacı daha önce 100 kez kullandığınızda alerji yaşamamanız, 101. kullanımda alerji olmayacağınızı garantilemez." Sarı serum dışında evde ya da uygun olmayan mekanlarda "damardan demir tedavisi", "vitamin kokteyli" ve farklı isimlerde serum tedavileri uygulandığını ifade eden Dr. Can, her ne isimde olursa olsun ilaç veya serum tedavilerinin ancak ve ancak hekim önerisi ile uygun şartlarda uygulanması gerektiğini vurguladı.
Tırcı cinayetinde bilirkişi raporu bekleniyor
07 Şubat 2025 Cuma - 08:34 Tırcı cinayetinde bilirkişi raporu bekleniyor Adana’da trafikte yol verme nedeniyle aralarında tartışma çıkan 24 yaşındaki dolmuş şoförü Can Yüce’yi tabancayla vurarak öldüren 41 yaşındaki tır şoförü Adem Tantalak’ın yargılanmasına devam edildi. Davada karar için, bilirkişi tarafından hazırlanacak rapor bekleniyor. Yüreğir ilçesine bağlı PTT Evleri Mahallesi’nde 3 Ocak 2023’te yaşanan olayda, iddiaya göre, 01 M 0712 plakalı dolmuşuyla yolcu indiren Can Yüce, tır şoförü Adem Tantalak ile ’yol verme’ meselesinden dolayı tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iki taraf birbirine tabanca çekti. Tır şoförünün tabancayla vurduğu Yüce, kaldırıldığı Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası gözaltına alınan Tantalak tutuklandı. Dolmuşta bulunan bir yolcu tarafından cep telefonu kamerasıyla kayda alınan dolmuştaki olayda, diğer yolcuların Can Yüce’yi, ‘’Daha çok gençsin, yapma’’ diyerek uyardığı ve elinden tabancayı almaya çalıştığı görüldü. Yüce’nin ise yolcuların uyarılarını dikkate almayıp, minibüsten indiği tespit edildi. Tutuklanan Adem Tantalak hakkında Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’Kasten öldürme, ruhsatsız silah taşıma, tehdit’ suçlarından açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya, hakkında müebbet ve 5 yıla kadar hapis cezası istenen Adem Tantalak katılamazken, tarafların avukatları duruşmada hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilip, eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. Sanık avukatı ise bilirkişi raporunun beklenmesini ve müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunun göz önünde bulundurularak tahliyesini istedi. Duruşmaya katılamayan sanık Adem Tantalak, önceki savunmasında Can Yüce’yi öldürme kastının olmadığını söyleyerek, "Bu olayın yaşanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım. Uzun yol şoförü olduğum için hırsızlıktan korunma amacıyla torpidoda bulunan tabancayla aşağı doğru bir el ateş ettim. Maktulün yaralandığını dahi bilmiyordum. Maktul, tırın arkasına doğru uzaklaşmaya başlayınca ben de olay yerinden ayrıldım" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, duruşmayı, olayın aydınlatılmasında en büyük delil olarak gösterilen ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen cep telefonu ve araç kamera kayıtlarının incelenerek, kronolojik olarak görüntü ve konuşmalara ilişkin fotoğraf ve çözümlemelerinin yapılması için bilirkişiden raporun beklenilmesine karar vererek ileri bir tarihe erteledi.
Apart otel cinayetine müebbet hapis cezası
07 Şubat 2025 Cuma - 08:19 Apart otel cinayetine müebbet hapis cezası Adana’da apart otelde kalan Selahattin Ayan’ı (34) öldürdükleri iddia edilen 2 arkadaştan Şükrü Çiçek (31) müebbet hapis cezasına mahkum edilirken arkadaşı Hıdır Üzel (27) ise beraat etti. Sümer Mahallesi’ndeki apart otelin 22 numaralı odasında kalan Selahattin Ayan, 15 Mart 2024’te iddiaya göre arkadaşları Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel tarafından silahla öldürülmüş halde bulundu. 2 arkadaş polisi arayarak durumu bildirdi. Odaya gelen sağlık görevlileri, Ayan’ın boğazından silahla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Polisler evde yaptıkları incelemede, oda içerisi kuzey duvarında bir kurşun izi tespit etti, 2 boş kovan ve deforme olmuş çekirdek bulundu. Ayan’ın öldürülmesinde kullanılan silah ve 2 cep telefonunun arkadaşı Şükrü Çiçek’te bulunması, güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucu Ayan’ın odasına en son giren kişilerin Çiçek ve Üzel olduğunun belirlenmesi üzerine 2 arkadaş cinayet şüphelisi olarak tutuklandı. Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Şükrü Çiçek, Hıdır Üzel ile tarafların avukatları katıldı. Mahkeme savcısı, esas hakkındaki mütaalasında sanıklardan Şükrü Çiçek’in cinayeti işlediğini belirterek ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını isterken, diğer sanık Hıdır Üzel’in ise ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçuna iştirak ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirecek delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı sanıklara son savunmalarını sordu. Sanık Hıdır Üzel, eski savunmalarını tekrarlayarak suçlamayı kabul etmedi, olay nedeniyle maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu belirterek beraati ile birlikte tahliyesini istedi. Sanık Şükrü Çiçek de suçsuz yere cezaevinde olduğunu ifade ederek, "Yapmadığım bir suçtan cezaevindeyim. 1 senedir yatıyorum. Suçu ben işlemiş olsam orada neden bekleyeyim, neden ambulansı arayayım? Elimde barut çıkmasının sebebi cesetle uğraşmamdır. Ayrıca silahın yerini de ben söyledim. Üzerimde barut çıkmamıştır. Çünkü ben ateş etmedim, suçu ben işlemedim" dedi. Mahkeme heyeti, kısa bir aradan sonra kararını açıkladı. Heyet, sanık Şükrü Çiçek’i apart otelde Selahattin Ayan’ı öldürmek suçundan müebbet hapis cezasına mahkum etti. Herhangi bir indirim uygulamayan heyet sanığa ayrıca, ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçundan da 2 yıl, bin 200 lira adli para cezası verip tutukluluğunun devamını kararlaştırdı. Heyet, diğer sanık Hıdır Üzel’in ise beraatine karar verdi.