Yerel Haberler
Adana
20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:07 DAİMFED heyeti, Bakan Yardımcısı Cangir ile sektör sorunlarını görüştü Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (DAİMFED) heyeti, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’i makamında ziyaret etti. AFAD’dan sorumlu olan Bakan Yardımcısı Cangir ile gerçekleştirilen görüşmede, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki inşaat süreçleri ve sektörün yaşadığı aksaklıklar ele alınarak, bu sorunların ivedilikle aşılmasına yönelik çözüm odaklı temaslarda bulunulurken birçok konu üzerine de istişarelerde bulunuldu. DAİMFED heyeti, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’i makamında ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu başkanlığındaki 8 ilin temsilcisinden oluşan heyette; İstanbul Şube Başkanı Tarkan Tüzmen, Ankara Şube Başkanı Dalkın Öztorun, Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Kara, Mersin Şube Başkanı Tuygun Eren, Osmaniye Şube Başkanı Abdullah Ulucan, Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca, Malatya Şube Başkan Vekili Fatih Sevim, Malatya Şube Sekreteri Miraç Sevim ve Kahramanmaraş Şube Sekreteri Adem Bozdoğan yer aldı. AFAD süreçlerine anında müdahale Bakanlık bünyesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) sorumlu olan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir ile yapılan görüşmede, deprem bölgesindeki inşaat ve "Yerinde Dönüşüm" projelerindeki bürokratik engeller masaya yatırıldı. Görüşme sırasında, Malatya’da personel eksikliği nedeniyle işlemlerin yavaşladığını belirten Malatya Şube Başkan Vekili Fatih Sevim’in talebi üzerine Mehmet Cangir, Malatya AFAD birimine acil personel desteği sağlanması için talimat verdi. Ayrıca Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca tarafından dile getirilen ödemelerdeki gecikmeler ve müteahhitlerin yaşadığı ekonomik zorluklar konusunda da ödemelerin hızlandırılacağı bilgisi Mehmet Cangir tarafından paylaşıldı. "Yerel müteahhitler 11 ilin ihyasında hızlı aksiyon sağlar" Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, yerel firmaların bölgeyi ayağa kaldırma noktasındaki kritik rolüne değinerek şunları kaydetti: "İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’e, 11 ilimizi kapsayan deprem bölgesindeki inşaat faaliyetlerinde yerel müteahhitlerin çok daha hızlı aksiyon alacağını ve şeffaf ihale süreçlerinin devletimiz lehine rekabet oluşturacağını ilettik. Yerel firmaların ihalelere davet edilmesi ve süreçlere daha aktif dahil edilmesi konusundaki destek taleplerimiz olumlu karşılanmıştır. Bu yaklaşım, hem bölge ekonomisini canlandıracak hem de inşaat süreçlerine ivme kazandıracaktır." Görüşmede DAİMFED’in konfederasyonlaşma yolundaki vizyonunu da dinleyen Mehmet Cangir, sivil toplum kuruluşlarının tek çatı ve tek ses altında birleşmesinin önemine dikkat çekti. DAİMFED’in 12 vilayeti kapsayan temsil gücünü ve sorunları yerinde tespit etmek için kendisine yapılan ziyareti memnuniyetle karşılayan Cangir, federasyonun çalışmalarını değerli bulduğunu belirterek DAİMFED’e konfederasyon yolunda başarılar diledi. "Verimli bir görüşme oldu" Karslıoğlu, "Bakan Yardımcımız Mehmet Cangir, liyakatli ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörümüze önemli bir yol haritası çizmiştir. Sektörümüzü zor durumdan kurtaracak kararların alındığı bu verimli görüşme için kendilerine teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz" dedi.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Tarım işçileri çalışma saatlerine uymalı"
05 Şubat 2025 Çarşamba - 11:12 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Tarım işçileri çalışma saatlerine uymalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, mevsimlik tarım işçileri ve işveren temsilcileri arasında imzalanan protokolle belirlenen çalışma şartlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Doğan, tarım işçilerinin çalışma saatlerine uymadığı yönündeki şikayetlerin arttığını belirterek, bu konuda tarafların duyarlı olması gerektiğinin altını çizdi. Protokol kapsamında, mevsimlik tarım işçilerinin günlük yevmiyelerinin 2025 yılı ve takip eden yıllarda, açıklanan brüt asgari ücretin 1/26’sına tekabül eden tutar olarak belirlendiğini vurgulayan Başkan Doğan, işçilere günlük 8 saatlik çalışma karşılığında %10 elçilik payı dahil 1.000 TL ödeme yapıldığını hatırlattı. Bunun yanında budama işçileri tarım işçileri yevmiyesinin %10 üzeri olarak açıklandı. "Nasıl ki çiftçilerimiz belirlenen ücreti ödüyorsa, tarım işçilerimizin de protokolde yer alan çalışma saatlerine eksiksiz şekilde uyması gerekmektedir. Bu kurallar herkes için adaletin sağlanması adına konulmuştur ve karşılıklı anlayışla uygulanması önem arz etmektedir," diye konuştu. Başkan Mehmet Akın Doğan, çiftçi ve işçi iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. "Belirlenen kurallara uyum, sadece tarafların haklarının korunmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda üretimde sürdürülebilir bir düzen kurmamıza katkı sağlayacaktır. Ortak çaba gösterildiği takdirde hem işçilerin çalışma koşulları iyileşecek hem de çiftçilerimiz emeklerinin karşılığını daha verimli şekilde alabilecektir," dedi. Başkan Mehmet Akın Doğan, tüm tarafları belirlenen şartlara uygun davranmaya davet etti. "Adil bir çalışma düzeni kurmak hepimizin sorumluluğudur. Çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alabilmesi ve işçilerimizin hak ettiği ücreti kazanabilmesi için bu kurallara riayet edilmelidir. Tarafların karşılıklı hassasiyet göstermesi, hem üretimde verimliliği artıracak hem de sosyal barışı güçlendirecektir. Valiliğimiz ve Çalışma Bakanlığımızın da konuyu takip etmeleri de önem arz etmektedir." dedi. Bu vesileyle, Başkan Doğan protokolde emeği geçen kurumlara ve temsilcilere teşekkürlerini sundu.
Adana’da "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" yapıldı.
05 Şubat 2025 Çarşamba - 09:13 Adana’da "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" yapıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremleri’nin ikinci yılında, Adana Büyükşehir Belediyesi’nce, "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" gerçekleştirildi. Çalıştayın ardından sonuç bildirgesi kamuoyu ile paylaşıldı. Türkiye’yi derinden sarsan, acısı ve izleri ilk günkü yerini koruyan 6 Şubat 2023 deprem felaketinin ikinci yılında, Adana Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; akademisyenlerin, yapı üretim paydaşlarının, ilgili meslek odası temsilcilerinin ve belediye bürokratlarının katılımıyla Yüreğir Kültür Merkezi’nde gün boyu süren "6 Şubat Sonrası Neredeyiz? Durum Değerlendirme ve Planlama Çalıştayı" düzenlendi. Bilim insanlarının ve teknik ekiplerin bir araya geldiği çalıştayın sonucunda, kamuoyuna depremde alınacak önlemler ve acil yapılacaklara ilişkin bir sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirge, "Yapı Tasarımı, Zemin Etütleri, Eğitim, Denetim ve Dijitalleşme" olarak 3 ana başlık altında kamuoyu ile paylaşıldı. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce hazırladığı "Deprem Bildirgesi" doğrultusunda elde edilen sonucun raporları değerlendirilerek, yeni yapıların ruhsatlandırma, denetim ve yapı güvenliği süreçleri ayrıntılı şekilde tartışıldı. Çalıştayda ayrıca, yerel yönetimler ile ilgili kamu ve özel sektör kuruluşları arasındaki koordinasyonun artırılması ve teknik kapasitenin geliştirilmesine yönelik öneriler de ele alındı. Çalıştayın sonunda Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu Fuaye alanında olası bir depremde kullanılacak yeni müdahale ekipmanları sergilendi. Çalıştay katılımcılarına ve sonuç bildirgesini dinlemek için Tiyatro Salonu’nda bulunan kalabalığa hitap eden Adana Büyükşehir Belediye Başkan Zeydan Karalar, olası bir depremde hasarı en aza indirmek için yaşanan felaketi öncelikle unutmamak gerektiğini anlattı. Başkan Zeydan Karalar, "Her yıl 6 Şubat’ta hem can hem mal kaybını en aza indirmek için teknik toplantılar, araştırmalar, paneller, çalıştaylar yapacak ve kendimizi deprem konusunda her yıl biraz daha geliştireceğiz. 6 Şubat’ı yaşayan herkes o günü hiç unutmamalı. Her yıl o anı yaşıyorum ben ve hep anlatıyorum. Saat 04.47’de yıkılan apartmanın yanında bir kızımızın boynuma sarılarak ’babamı kurtar’, ’annemi kurtar’ dediğini asla unutmayacağım" diye ifade etti. Depremin ilk dakikalarında vatandaşların panikle trafiğe çıkmasının, enkaza müdahale süresini uzattığına da dikkat çeken Başkan Zeydan Karalar, deprem anında trafiğe değil, acil toplanma alanlarına çıkılmasının son derece hayati önem arz ettiğini bildirdi. Türkiye’de ilk hasar tespitine Adana’da başlandığını ve hasar tespit çalışmalarını bitiren ilk ilin Adana olduğunu aktaran Başkan Zeydan Karalar, depreme karşı teyakkuz halinin sürdüğünü de belirterek, "Kozan’da bir deprem toplantısı planlıyoruz, Yumurtalık’ta, Karataş’ta olası bir depreme karşı arama kurtarma ekipleri, ekipmanları ve binaları nasıl konumlandıracağımızı tasarlıyoruz" dedi. 6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisinin büyüklüğünden söz eden Başkan Zeydan Karalar, Adana’da can kaybının depremde yıkıma uğrayan diğer illere göre daha az olduğuna, buna nazaran kentte 7 bin 359 binanın yıkılacak olduğuna dikkat çekti. Karalar, bilim insanlarının ve teknik insanların olağanüstü çalışmalara imza attıklarını bildirerek şunları söyledi "Bilim insanlarına şükranlarımı sunuyorum. Olağanüstü bir çalışma yapıldı. Ortaya çıkan sonuç bildirgesi ile olası depremlerde bina dolayısı ile can güvenliğini sağlayacak nitelikte bir yol haritası ortaya çıktı. Bundan sonra kentteki binaların bu çalışmaların sonucuna göre yapılmasını sağlayacağız. Mikro bölgeleme çalışması bittikten sonra zemin etüdü ile binaların güvenliği sağlanmış olacak. Yeni yapılacak binaları depreme dayanıklı yapmak ve yaptırmak, mevcut yapı stokunu da hızlıca kuvvetlendirmek gerekiyor. Mevcut yapı stokunu depreme dayanıklı hale getirmek belediyenin tek başına yapacağı bir iş değil. Burada belediye, devlet, vatandaş iş birliği gerekiyor." Adana Büyükşehir Belediyesi olarak olası depremlerde kullanılabilecek yeni müdahale araçlarını da Belediye envanterine eklediklerini açıklayan Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: "Yeni ekipmanlar kişinin vücut sıcaklığından onun nerede olduğunu tespit edecek ve en kısa yoldan kurtarılmasını sağlayacak. En ufak ses varsa o sesi tespit edebilecek ve en hızlı nereden girilebileceğini de belirleyebiliyor" Karalar, 6 Şubat depremlerinde özveri ile mağdur olan vatandaşlara hizmet götüren Büyükşehir Belediye personelini de yürekten tebrik ettiğini sözlerine ekledi. Deprem çalıştayının ardından 3 ana başlıkta kamuoyuna açıklanan rapor şu şekilde: YAPI TASARIMI "2025 yılı içerisinde Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine 5 Maddelik Basit Kurallar içeren İlave Tebliğ Yürürlüğe girecektir. Belediye kontrollerinin bu yönde yapılması için çalışmalar başlatılacaktır. Bodrumlu yapılarda bodrum perdelerinin betonarme olma şartının getirilmesi sağlanmalıdır. Bölme duvar imalatlarında fileli sıva uygulamasının zorlanması, yalıtım projelerinin detaylı olarak istenmesi ve uygulama proje kontrollerinin sağlanması istenmelidir. Kaba inşaat sonrası kontrollerinin yapılması konusunun zorunlu tutulması sağlanmalıdır. ZEMİN ETÜTLERİ Zemin etütlerinin Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği TBDY (2018) ile uyumlu yapıldığının sıkı kontrolü sağlanmalı, yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu durumlarda drenaj ve izolasyon projelendirme ve saha kontrolü yapılmalı, mikro bölgeleme çalışmaları sonuçlarına göre yeni bina zemin etütlerin kontrolü sağlanmalı, mikro bölgeleme sonuçlarına göre zemin sınıfları ile temel tiplerinin ve zemin iyileştirme ihtiyacının uyguluğunun kontrolü yapılmalıdır. EĞİTİM, DENETİM DİJİTALLEŞME Belediye mühendisleri için temel eğitimler verilmelidir. Hasar tespit eğitimi ile afet sonrasına hazırlık yapılmalıdır. İlçe belediye kontrollerinin standartlaştırılması ile süreçlerin benzer hale getirilmesi sağlanmalı, bu amaçla basit kontrol föylerinin (statik, mekanik, elektrik, tesisat, drenaj, yalıtım vb) hazırlanması ve eğitimlerinin verilmesi gerekmektedir. Mevcut bina stokunda en riskli olan yapıların belirlenmesine yönelik çalışmaların başlatılması sağlanmalıdır. Beton kürlenmesi ve bakımı ile ilgili eğitim, kanıt belgelerinin sunulmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Tüm bina projelerinde önemli parametrelerin (zemin sınıfı, kat yüksekliği, oturma alanı, toplam kolon alanı vb) dijital bir ortamda girilmesine uygun altyapı oluşturulması sağlanmalıdır."
Eşini doğum gününde öldüren sanık Uğur Cöddü’nün yargılanmasına devam edildi
05 Şubat 2025 Çarşamba - 09:08 Eşini doğum gününde öldüren sanık Uğur Cöddü’nün yargılanmasına devam edildi Adana’da eşini doğum gününde yaş pasta sürprizi yapmak isterken silahla öldüren, 2 kayınbiraderini ise silahla öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen sanığın ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmasına devam edildi. Sanık "Bu olayda ölen eşimin de benim de suçu yoktur, bütün kabahati karşı taraf başlattı" dedi. Sarıçam Mahallesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde oturan 2 çocuk annesi Burcu Cöddü, iddiaya göre, hasarlı araç işi yapan eşi Uğur Cöddü ile yaşadığı geçimsizlik nedeniyle sık sık çocuklarını da alıp babasının evine gitti. Her seferinde aile büyüklerinin araya girmesi üzerine Burcu Cöddü çocukları ile birlikte eşi Uğur’un yanına döndü. Uğur Cöddü’nün yine iddiaya göre, eşinin üzerine kredi çekmesi ve son olarak da eşini mevlide göndermemesi üzerine araları yeniden bozuldu. Burcu Cöddü babası Metin Şimşek’i telefonla arayarak kendisini alıp evlerine götürmesini istedi. Baba Metin ve anne Medine Şimşek 15 Mayıs 2023’te kızlarını 2 torununu alıp evlerine götürdü. Burcu Cöddü, kardeşleri Süleyman ve Harun ile yengeleriyle birlikte doğum günü olan 15 Mayıs 2023’te çocuklarının kitapları ve okul kıyafetlerini almak için eşi Uğur Cöddü’nün kaldığı eve gitti. İddiaya göre, Uğur Cöddü, çocuklarının kıyafetlerini vermeyince tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu Uğur Cöddü silahla eşi Burcu’yu öldürdü, kayınbiraderleri Harun ve Süleyman’ı da yaraladı. Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Uğur Cöddü hakkında Adana 11.Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Eşe ve Kadına Karşı Kasten Öldürme, Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçlarından, ölümlü olayda çıkan kavgaya karıştıkları iddia edilen sanık Uğur Cöddü’nün babası Osman Cöddü, kardeşi Ünal Cöddü ile öldürülen Burcu Cöddü’nün kardeşleri Harun ve Süleyman Şimşek, babası Metin ve annesi Medine hakkında da ‘Kasten Yaralama, Silahla Basit Yaralama’ suçlarından açılan davaya devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Uğur Cöddü ile avukatı katıldı. Diğer sanıklar ile avukatları gelmedi. Duruşmada tanık M.K. dinlendi. Sanık Uğur Cöddü’nün komşusu olan tanık M.K., cinayetin nasıl meydana geldiğini şöyle anlattı: "Sanığı komşum olması nedeniyle tanıyorum, samimi değilim. Eşi ile kavgasına tanık olmadım. Evimin karşısındaki sokakta otururken kadınlı erkekli bir grup selam verip Uğur’un oturduğu evin avlusuna girdi. Akrabaları sandım. Avlunun içi gözükmüyordu. Karşılıklı küfürleşme oldu. Kim kime ediyordu bilmiyorum. Uğur’u evin içine soktular. Erkeklerden biri Uğur’un babasına vurup yere düşürdü. Uğur babasını görünce dışarı çıkınca olay dışarı taştı. Ben kavgayı ayırmaya çalıştım. Uğur’a da babasını kurtarmaya çalışırken vurdular. Bayanın biri elindeki kaldırım taşıyla Uğur’a vuruyordu. Uğur nereden aldığını bilmediğim tabancayla önce iki el havaya ateş etti. Silah sıkılması ile birlikte Uğur’un üzerine yüklendiler. Uğur yerdeyken tekrar sıktı sadece vurulan bayanı gördüm. Uğur’un eşini vurduğunu görmedim." Sanık Uğur Cöddü de olay görüntüsünü CD’nin arızalı olması nedeniyle izleyemediğini ancak bilirkişi raporunu okuduğunu ve fotoğraflardan olayı hatırlamaya başladığını söyledi. Eski savunmalarını tekrarladığını ve eşini kesinlikle dövmediğini belirten Cöddü, "Olay sırasında eşim beni yerden kaldırmaya çalıştı. Ben eşime dayak atmış olsam neden beni ayağa kaldırsın. Beni neden saldırılardan korumaya çalışsın? Bu olayda eşimin de benim de suçum yoktur bütün kabahatli karşı taraf, olayı onlar başlattı" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Uğur Cöddü’nün tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.
Cezaevinden çıktıktan sonra yine cinayet işleyen katilin yargılanmasına başlandı
05 Şubat 2025 Çarşamba - 09:07 Cezaevinden çıktıktan sonra yine cinayet işleyen katilin yargılanmasına başlandı Adana’da 26 yıl önce 9 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edip öldürdükten sonra kanalizasyon çukuruna attığı iddiası ile müebbet hapis cezasına mahkum edilen ve şartlı tahliye edilmesinin ardından oto garda birlikte kaldığı arkadaşını öldürüp battaniyeye sarıp kanala attığı öne sürülen 65 yaşındaki Atilla Cücü’nün müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmasına başlandı. Suçunu kabul eden Cücü, "Rahmetli beni çok severdi Allah rahmet eylesin" dedi. Adana Otogarı’nda temizlik ve ayak işlerine bakan Atilla Cücü, 1998 yılında komşusunun kızı Tuğce Omita’yı sigara alma bahanesiyle evine çağırıp tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdü, cesedini battaniyeye sarıp kanalizasyon çukuruna attı. Olay sonrası yakalanıp tutuklanan Cücü, yargılandığı Adana 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2000 yılında 6 ayı geceli gündüzlü hücrede olmak üzere ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Küçük kız çocuğunu vahşice öldürmekten verilen hapis cezasını çekip şartlı tahliye edilen Atilla Cücü’nün ismi ikinci cinayete karıştı. Otogarda muavinlik ve değnekçilik yapan Murat Arlı 16 Aralık 2024’te kayboldu. Arlı’nın kaybolmasından 3 ay sonra kendisinden haber alamayan ailesi polise kayıp başvurusunda bulundu. 10 Mart’ta Karataş ilçesi Tabaklar Mahallesi’ndeki sahilde battaniyeye sarılı erkek cesedi bulunması üzerine cesedin Arlı’ya ait olabileceği değerlendirildi. Ancak cesedin uzun süredir suda kalmasından dolayı deforme olması sebebiyle ekipler, kimlik tespiti yapamadı. Arlı’nın oğlundan DNA örneği alarak karşılaştırma yapılması üzerine cesedin Arlı’ya ait olduğu tespit edilerek, geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Ekipler, 4 aylık fiziki ve teknik takip sonrası Arlı’nın cep telefonunun Kars’ta kullanıldığını tespit etti. Arlı’nın cep telefonunun otogarda birlikte kaldığı Atilla Cücü’nün oğlu Kemal tarafından kullanıldığını, cep telefonunun da Atilla Cücü tarafından kargoyla Kars’a gönderildiği belirlendi. Yakalanıp tutuklanan Atilla Cücü hakkında ‘Kasten Öldürme’ suçundan Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davaya başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Atilla Cücü bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Öldürülen Murat Arlı’nın çocukları Doğukan ve Mert Alır ile sanık avukatının da hazır bulunduğu duruşmada katil zanlısı Cücü savunmasında suçunu itiraf etti. Öldürdüğü Murat Alır’ı 5-6 aydır tanıdığını birlikte otogarda bir boş yazıhanede kaldıklarını ifade eden Cücü, arkadaşını nasıl öldürdüğünü şöyle anlattı: "Birbirimize yemek bile ısmarlıyorduk. Aramızda herhangi bir sorun yoktu. Daha önce Murat üzerime küçük tuvaletini yapmıştı. Kendisini bir daha yapmaması için uyarmıştım. Olay günü alkollü geldi. Uyurken saat 23.00 gibi üzerime yine küçük tuvaletini yapınca yataktan kalkıp kendisini duvara ittirdim. Duvara çarpınca yere düşüp hareketsiz kaldı. Üzerimi değiştirip motosikletin arkasına koyup hastaneye götürmek isterken iki kere düştü. Nabzına baktım ölmüştü. Korktuğum için kimseyi aramak aklıma gelmedi. Murat’ın cesedini çöpün yanında bulduğum battaniyeye sarıp kanala attım. Arkadaşım beni çok severdi. Allah rahmet eylesin. Nasıl oldu anlayamadım." Kars’ta yaşayan oğluna gönderdiği cep telefonunun öldürdüğü arkadaşına ait olduğunu bilmediğini ifade eden sanık Cücü, "Telefonu odanın dışında buldum. Telefonun sim kartını çıkartıp annesine vermesi için oğluma gönderdi. Olaydan eşimin ve oğlumun haberi yoktu. Ben aileme laik değilim" dedi. Öldürdüğü arkadaşını yaşıyormuş gibi göstermek için ankesörlü telefonla arama yaptığını da itiraf eden sanık Cücü, arkadaşını istemeyerek öldürdüğünü çok pişman olduğunu söyleyip mahkemenin adaletine sığındığını belirtti. Öldürülen Murat Arlı’nın oğulları Doğukan ve Mert Arlı, sanığın yalan söylediğini belirtip en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Mahkeme Savcısı, esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanık Atilla Cücü’nün ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Atilla Cücü’nün tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı karar için ileri bir tarihe erteledi.