Yerel Haberler
Adana
Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi 25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:44:44 Adana’da bir üretici, hasat ettiği bezelyeleri, yüksek rekolte nedeniyle hamsiye benzetti. Adana’nın Kozan ilçesinde üretim yapan Orhan Adır, 5 dönüm arazide ektiği bezelyenin hasadına başladı. Verimin yüksek olması nedeniyle hasadı "güle oynaya" yaptıklarını belirten Adır, ürününü Karadeniz’de ki hamsi bereketine benzetti. Adır, "Kamıoba köyünde 5 dönüm alanda bezelye ektim. Bu bezelye Karadeniz hamsisi gibi. Bunu gören başka yerden alırsa ben bu işi bırakırım. Trabzon hamsisi derler ya, bunlar da öyle. Hamsiden daha lezzetli. Böyle bezelye görülmemiş, Adana’da bu şekilde yetiştiren yok" diyerek iddialı sözleriyle yüzleri güldürdü. Bezelyeyi doğal yöntemlerle yetiştirdiğini vurgulayan Adır, "25 Ekim’de ekimini yaptık, 21 Nisan’da hasada başladım. Gübre kullanmadım. Taneleri iri ve dolgun. İçinde 9’lu, 11’li taneler var. Bu yüzden Karadeniz hamsisine benzettim" dedi. Ürünün satışına da değinen Adır, "Kilosunu köylü yesin diye tarlada 60 liradan veriyorum. Adana’da pazarda 100 liraya satılıyor. Talep çok, günlük topluyoruz ve hemen satıyoruz. Bu ilk hasat, 10 gün sonra ikinci hasat olacak. Dönümden yaklaşık 800 kilo verim alıyoruz. Bu tohum ‘Mardin canavarı’ diye biliniyor" diye konuştu. Yüksek verim ve uygun fiyatla dikkat çeken Kozan bezelyesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de vatandaşın ilgisini çekti.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:44 Botanik bahçeyi andıran cami, yeniden sarmaşıklarına kavuştu Adana’da birçok dizi ve film sahnesine ev sahipliği yapan Köprüköy Cami, baharın gelişiyle birlikte yeniden sarmaşıklarına büründü. Merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi’nde, Bosnalı Salih Efendi öncülüğünde yapımına başlanan ve 91 yıl önce ibadete açılan Köprüköy Camisi görenleri kendine hayran bırakıyor. Sarmaşıklar nedeniyle ’Yeşil Cami’ olarak anılan Köprüköy Camii, bu sene de yeşil haline kavuştu. Cami avlusunda açan çeşit çeşit çiçekler, hem ibadete gelen vatandaşlara huzurlu bir ortam sunuyor hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Cami, İlkbahar aylarında sarmaşıkların yeşermesi ve çiçeklerin açmasıyla adeta kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Daha önce birçok dizi ve film çekiminde de kullanılan Köprüköy Cami, bu yönüyle de bölgenin önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. "Gelen herkes hayran kalıyor" Cami cemaatinden İbrahim Aslan, caminin hem ibadet hem de ziyaret açısından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Burası sadece ibadet edilen bir yer değil, aynı zamanda görsel olarak da çok güzel bir ortam sunuyor. Dizi ve filmlerde de sıkça yer almasıyla bilinirliği arttı. Gelen herkes hayran kalıyor" diye konuştu. "Sarmaşıklar yeniden canlanıyor" Cami cemaatinden Cumali İba, baharın gelişiyle caminin ayrı bir güzelliğe kavuştuğunu belirterek, "Her sene bahar geldiğinde burası bambaşka bir yer oluyor. Sarmaşıklar yeniden canlanıyor, çiçekler açıyor. Biz de burada ibadet ederken ayrı bir huzur buluyoruz" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:23 Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi Adana’da bir üretici, hasat ettiği bezelyeleri, yüksek rekolte nedeniyle hamsiye benzetti. Adana’nın Kozan ilçesinde üretim yapan Orhan Adır, 5 dönüm arazide ektiği bezelyenin hasadına başladı. Verimin yüksek olması nedeniyle hasadı "güle oynaya" yaptıklarını belirten Adır, ürününü Karadeniz’de ki hamsi bereketine benzetti. Adır, "Kamıoba köyünde 5 dönüm alanda bezelye ektim. Bu bezelye Karadeniz hamsisi gibi. Bunu gören başka yerden alırsa ben bu işi bırakırım. Trabzon hamsisi derler ya, bunlar da öyle. Hamsiden daha lezzetli. Böyle bezelye görülmemiş, Adana’da bu şekilde yetiştiren yok" diyerek iddialı sözleriyle yüzleri güldürdü. Bezelyeyi doğal yöntemlerle yetiştirdiğini vurgulayan Adır, "25 Ekim’de ekimini yaptık, 21 Nisan’da hasada başladım. Gübre kullanmadım. Taneleri iri ve dolgun. İçinde 9’lu, 11’li taneler var. Bu yüzden Karadeniz hamsisine benzettim" dedi. Ürünün satışına da değinen Adır, "Kilosunu köylü yesin diye tarlada 60 liradan veriyorum. Adana’da pazarda 100 liraya satılıyor. Talep çok, günlük topluyoruz ve hemen satıyoruz. Bu ilk hasat, 10 gün sonra ikinci hasat olacak. Dönümden yaklaşık 800 kilo verim alıyoruz. Bu tohum ‘Mardin canavarı’ diye biliniyor" diye konuştu. Yüksek verim ve uygun fiyatla dikkat çeken Kozan bezelyesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de vatandaşın ilgisini çekti. (BS-GF-
2 işçinin öldüğü vinç faciasında 2 sanık için 15’er yıl hapis istendi
26 Aralık 2024 Perşembe - 08:24 2 işçinin öldüğü vinç faciasında 2 sanık için 15’er yıl hapis istendi Adana’da bir inşaatta vincin asma iskelesinin düşmesi sonucu 2 işçinin ölümüne neden oldukları iddia edilen vinç operatörü ile iş yeri yetkilisi hakkında 15’er yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istemiyle dava açıldı. Bilirkişi raporunda, sanıkların asli, ölenlerin ise tali kusurlu oldukları belirtildi. Yüreğir ilçesi Atakent Mahallesi Bagatur Caddesi’ndeki bir inşaatta 21 Eylül’de 29 yaşındaki vinç operatörü Murat D. iddiaya göre, vincin asma iskelesini yukarı çekerken henüz belirlenemeyen bir nedenle iskele düştü. İskelede bulunan işçiler 51 yaşındaki Erdal Sağır ile 41 yaşındaki Tahir Çeri yaşamlarını yitirdi. Kazadan sonra vinç operatörü Murat Dizman tutuklanırken, iş yeri yetkilisi 37 yaşındaki Yakup Dizman ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Cumhuriyet savcısı, inşaattaki 2 işçinin yaşamını yitirdiği iş kazasıyla ilgili soruşturmasını tamamlayarak tutuklu sanık Murat D. ile Yakup D. hakkında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlarından iddianame hazırladı. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan incelemenin ardından kabul edildi. Savcı, iddianamede, her iki sanığın da 15’er yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, 2 işçinin nasıl öldüğü anlatılırken, ölü muayene tutanağı ve bilirkişi raporuna yer verildi. İnşaat işçileri Erdal Sağır ve Tahir Çeri’nin inşaat alanı içinde Murat D. tarafından kullanılan vincin asma iskelesine bindikleri belirtilen iddianamede, iskelenin yukarı doğru çıkarken bir süre sonra düştüğü ve üzerindeki 2 işçinin öldüğü belirtildi. 13 Kasım tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde, vinci kullanan Murat D. ve işyeri yetkilisi olduğu tespit edilen Yakup D.’nin asli kusurlu, ölen işçiler Erdal Sağır ve Tahir Çeri’nin ise tali kusurlu oldukları kaydedildi. İddianamenin değerlendirme bölümünde, “Dosya içeriğine göre, bilirkişi raporu dikkate alınarak şüphelilerin, Erdal Sağır ve Tahir Çeri’nin olay tarihinde inşaat alanı içerisinde bindikleri vincin asma iskelesinin düşmesi sonucu taksirle ölümlerine neden olmak suretiyle atılı suçu işledikleri anlaşılmıştır” denildi. 1’i tutuklu 2 sanık önümüzdeki günlerde yargılanmaya başlayacak.
’Navigasyon faciası’ davasında yargılamaya devam edildi
25 Aralık 2024 Çarşamba - 13:38 ’Navigasyon faciası’ davasında yargılamaya devam edildi Adana’da 4 kişinin yanarak öldüğü, 17 kişinin de yaralandığı kazada yargılanan minibüs sürücüsünün avukatı duruşmada, "Kazada, vicdanen ve insani olarak sorumlu olan bir sürü kişi vardır" dedi. Mardin’den Manisa’nın Salihli ilçesine salatalık hasadı için tarım işçisi götüren Mustafa Akfırat idaresindeki 34 FF 6095 plakalı minibüs, 22 Nisan’da Adana kent merkezine ulaştıktan sonra Karaisalı ilçesine bağlı Kızıldağ Yaylası yolunda Pozantı’ya çıkmak için navigasyonla ilerledi. Akfırat, sert virajların olduğu yolda minibüsün yakıtı azalınca, mahalledeki bir vatandaştan yardım isteyerek araca yakıt takviyesi yaptı. Minibüs, Gildirli Mahallesi yol ayrımında yokuş aşağı inerken sürücüsünün kontrolünden çıkıp, uçuruma yuvarlandı. Kazada, Zozan Sakin (18), Bünyamin Çakıl (6), Zeynettin Çakıl (20) ve Serkan Çakıl (13) hayatını kaybetti, 17 kişi de yaralandı. Jandarma tarafından gözaltına alınan Mustafa Akfırat, işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Akfırat hakkında, ’birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan Adana 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Akfırat katıldı. Müşteki ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Mahkeme başkanı, Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) beklenen kusur raporunun henüz gelmediğini söyledi. Cumhuriyet savcısı da sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Söz hakkı verilen Akfırat, önceki savunmalarını tekrarladığını belirterek, "Ben ve ailem çok mağdur olduk. Tahliyemi talep ederim" dedi. Akfırat, önceki savunmasında kaza yaptığı güzergahı daha önce kullanmadığını, o gün de tamamen navigasyon kurbanı olduklarını söyleyerek şöyle savunma yapmıştı: "Gece geç saat olmuştu. Aracın yakıtı azalınca mahalledeki birinden yardım istedik. O kişiden yakıt alarak yolu sorduk. Bize o güzergahın tehlikeli olduğunu söyledi. Biz de geri dönerek E-5’ten otobana çıkmak istedik. Güzergahı bilmediğim için de navigasyonu açıp ilerlemeye başladım. Yakıttan sonra aracın fren balatalarından koku gelmeye başlamıştı. Girdiğimiz yol da rampaydı. Rampa aşağı inerken araç bir anda alev almaya başladı ve ardından uçuruma yuvarlandık. Önce araçtakileri kontrol ettim. Ardından yukarı çıkarak yardım istedim. Bu olayda benim bir suçum yoktur. Tamamen navigasyon kurbanı olduk." Sanık avukatı Mehmet Muhittin Nasanlı ise fren balatalarının tutmaması ve araçtaki diğer eksikler konusundaki sorumluluğun aracın asıl sahibi ve müşteki olan M.A.B.’de olduğunu söyledi. Avukat Nasanlı, "Burada asıl mağdur olan müvekkilimdir. Türkiye’de yaşanan kazalarda hep gördüğümüz üzere kaza yapan kişiler araçlarını bırakıp, olay yerinden kaçıyor. Müvekkilim ise kaza sonrası kaçmamış ve yaralı kişilere son ana kadar yardım etmiştir. Araçta çıkan eksiklikler konusunda da sorumlu olan kişi müşteki olan ve aracı kiralayan kişi M.A.B.’dir. Müvekkilimin bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Nitekim polis kontrol noktasından da geçmişlerdir. Aslında bu kazada, vicdanen ve insani olarak sorumlu olan bir sürü kişi vardır. Müvekkilim ailesine bakmakla yükümlü tek kişidir. Kendisi içerideyken eşi doğum yapmış, çocuğunu dahi görmemiştir. İçeride olduğu müddetçe ailesi de mağdur olmaktadır. Kendisinin kaçma şüphesi de olmadığından adli kontrol şartlarıyla birlikte tahliyesini talep ederiz" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Akfırat’ın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı Adli Tıp Kurumu’ndan kusur raporunun beklenilmesi için ileri bir tarihe erteledi.
Kış aylarında sinüzit vakalarını tetikleyen 5 etken
25 Aralık 2024 Çarşamba - 11:28 Kış aylarında sinüzit vakalarını tetikleyen 5 etken Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Kaypak, sinüzitin kış döneminde daha yaygın hale gelmesinin altında yatan nedenlerin çevresel faktörlerden bağışıklık sistemi zayıflığına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsadığını söyledi. Kış ayları, soğuk havanın ve değişken çevresel şatların etkisiyle sağlık sorunlarının daha sık görüldüğü bir zaman dilimi olarak öne çıkıyor. Bu dönemde özellikle sinüzit vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Sinüzit ise sinüs boşluklarının iltihaplanması sonucunda gelişiyor ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalık olarak tanımlanıyor. Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Kaypak, sinüzitin en bilinen belirtileri arasında burun tıkanıklığı, baş ağrısı, yüz bölgesinde basınç hissi ve burun akıntısı geldiğini belirterek, “Bu hastalığın kış döneminde daha yaygın hale gelmesinin altında yatan nedenler çevresel faktörlerden bağışıklık sistemi zayıflığına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor” dedi. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Kaypak, bu etkenleri anlatarak şu korunma önerilerinde bulundu: 1. Soğuk havanın etkisi Kış aylarında düşen sıcaklıklar, sinüslerdeki mukusun kurumasına ve yoğunlaşmasına neden olur. Bu durum, sinüs kanallarının tıkanmasına yol açarak bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca soğuk hava damarların daralmasına neden olduğu için sinüslerin kendini temizleme mekanizması da zayıflar. Bu nedenle sinüzit oluşma riski kış aylarında artış gösterir. 2. Üst solunum yolu enfeksiyonları Gribal enfeksiyonlar ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu hastalıkları kışın çok daha sık görülür. Bu hastalıklar, sinüs kanallarında iltihaplanmayı tetikleyerek sinüzitin ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Özellikle viral enfeksiyonlar, sinüzitin en yaygın nedenlerinden biri olarak bilinir ve bu enfeksiyonların kış aylarında zirve yapması sinüzit vakalarını da artırır. 3. Kapalı alanlarda fazla zaman geçirme Soğuk havalar nedeniyle insanlar, daha fazla kış aylarında kapalı alanlarda zaman geçirir. Kalabalık ortamlarda virüs ve bakterilerin yayılma ihtimali artar. Bunun yanı sıra, yetersiz havalandırma ve kuru hava da sinüslerin kurumasına ve tahriş olmasına yol açablir. Bu durum, sinüslerin enfeksiyonlara karşı savunmasız hale gelmesini kolaylaştırır. 4. Bağışıklık sisteminin zayıflaması Kış döneminde bireylerin bağışıklık sistemi genellikle yılın diğer aylarına göre daha zayıf olur. Güneş ışığına daha az maruz kalma, düşük D vitamini seviyelerine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına kapı aralar. Bağışıklığın düşmesi ise sinüslerin enfeksiyonlara karşı direncini azaltır ve sinüzit vakalarının artmasına katkı sağlar. 5. Kış mevsimine özgü alışkanlıklar Kış aylarında kullanılan ısıtıcılar ve klima gibi cihazlar, ortam havasını kurutarak sinüs mukozasının tahriş olmasına neden olabilir. Ayrıca, kışın sık görülen ani sıcaklık değişimleri, sinüslerin dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır. Bu nedenle kışa özgü yaşam tarzı alışkanlıkları, sinüzit gelişimine istemeden de olsa zemin hazırlar. Korunmak için neler yapılabilir? Kaypak, sinüzit tedavisinin genellikle burun spreyleri, ağrı kesiciler ve bol sıvı tüketimini içerdiğini ancak kronik vakalarda antibiyotik veya daha ileri tedavi yöntemleri de gündeme gelebildiğini söyledi. Kaypak, hastalıktan korunmak için şu önlemlerin alınması gerektiğini söyledi: “Gribal bir enfeksiyon durumunda tedavinizi geciktirmeyin. Burnunuzu sürekli açık tutmaya çalışın ve düzenli olarak temizleyin. Alerjiye neden olabilecek etkenlerden kaçının. Islak saçlarla açık havaya çıkmayın. Doğrudan rüzgara maruz kalmamaya özen gösterin. Yaşadığınız ortamı nemlendirin.”
Suriyelilerin ülkelerine dönüşü tarım sektörünü sekteye uğratabilir
25 Aralık 2024 Çarşamba - 10:33 Suriyelilerin ülkelerine dönüşü tarım sektörünü sekteye uğratabilir Suriye’de Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeye başlaması, tarımın başkentlerinden Adana’da çiftçileri tedirgin etti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Ülkemizde tarımda çalışan işçilerin yüzde 77’si Suriyeli. Tarım işçisi Suriyeliler ülkelerine dönerse ciddi sıkıntı yaşarız. Ucuz işçi ithal etmemiz gerekiyor" dedi. Suriye’de 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesiyle birlikte iç savaş da bitti ve Suriyeliler ülkelerine dönmeye başladı. Ancak 11 yıldır tarım sektöründe ciddi ara eleman ihtiyacını kapatan Suriyelilerin dönmesi sektör temsilcilerini de endişelendirdi. Türk tarım işçilerinin başta turizm olmak üzere hizmet sektörüne yöneldiğini belirten temsilciler, Suriyeli tarım işçilerinin ülkesine dönmesi halinde ucuz işçilerin Türkiye’ye getirilmesi gerektiğini söyledi. "Tarım sektöründe çalışan Suriyelilerin gitmesini istemiyoruz" Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Türkiye’de yılın 365 günü hasat, ekim ve dikim yapılabiliyor. Suriyeliler 11 yıldır ülkemizde. Türkiye’de yaşayan Suriyeliler de ülkelerine dönmek istiyor. Şu anda önümüz kış ve kış şartlarında gidişler ağır ilerliyor. Havalar ısındığında gidişler daha da artacaktır. O zaman da tarım sektörü ciddi sekteye uğrayacak. Çünkü tarımda çalıştırdığımız işçilerin yüzde 77’sini Suriyelilerden sağlıyoruz. Tarım sektöründe çalışan Suriyelilerin gitmesini istemiyoruz" diye konuştu. "Teknoloji gelişmediği için işçilere ihtiyacımız var" Ucuz işçi ithal edilmesi gerektiğini savunan Başkan Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Ülkemize Türki cumhuriyetlerden ve Afrika’dan ucuz işçi ithal etmeliyiz. O işçilere yerleşim yerlerinden uzak, sosyal donatı alanları yapılarak tarıma kazandırılması gerekiyor. Türkiye bir tarım ülkesi. Bizim yerli tarım işçilerimiz başka sektörlere hep geçti. 1980 öncesi Adana’da narenciye yok denecek kadar azdı. Ancak şu anda Adana’da narenciye çok fazla ve teknoloji gelişmediği için işçilere ihtiyacımız var. Tarım işçisi Suriyelilerin gitmesi demek, tarım sektörünün bitmesi anlamına geliyor." Öte yandan, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, şu an dahi Adana’da tarım işçisi sıkıntısı yaşandığını, bir an önce önlem alınması gerektiğini söyledi.
Yüreğir Belediye Başkanı Demirçalı, "107 mahallemizde çalışmalar devam ediyor"
25 Aralık 2024 Çarşamba - 10:04 Yüreğir Belediye Başkanı Demirçalı, "107 mahallemizde çalışmalar devam ediyor" Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Yunusoğlu Cumhuriyet Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşları ziyaret ederek mahalle sakinlerine yapılan ve yapılacak olan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Yunusoğlu Cumhuriyet Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlar ve esnafla buluştu. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, mahalle mahalle, sokak sokak gezerek esnaf ve vatandaşlarla buluşmaya, talep ve önerileri bizzat yerinde öğrenmeye devam ediyor. Bu kapsamda Yunusoğlu Cumhuriyet Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşları ziyaret eden Başkan Demirçalı, mahalle sakinlerine yapılan ve yapılacak olan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Başkan Demirçalı, burada esnaf ve vatandaşlarla sohbet ederek, talep ve önerilerini yerinde dinledi. Mahalle esnafını tek tek gezen Başkan Demirçalı, esnafa hayırlı işler ve bereketli kazançlar dilerken, vatandaşlarla ve çocuklarla da sohbet etmeyi ihmal etmedi. Yüreğir Belediyesi olarak mahallelerde belirlenmiş olan periyotlar çerçevesinde çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Demirçalı, “Yüreğir Belediyesi olarak 107 mahallemizde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugüne kadar yapmış olduğumuz ve devam eden çalışmalarımızı vatandaşlarımıza anlatıyor, onlardan gelen talep ve önerileri bizzat yerinde dinliyoruz. Hemşehrilerimizin çalışmalarımızdan memnun olması ve memnuniyetlerini bizlere aktarması bizi oldukça mutlu ediyor” dedi.
Motosiklet hırsızı cam silip para toplarken yakalandı
25 Aralık 2024 Çarşamba - 09:51 Motosiklet hırsızı cam silip para toplarken yakalandı Adana’da 3 gün içerisinde 2 motosiklet ve elektrikli bisiklet çalan hırsız, cam silerek sürücülerden para topladığı sırada polis tarafından yakalandı. Yakalanan şüpheli tutuklanırken, “Alkolün etkisindeyken çaldım” dediği öğrenildi. İddiaya göre, 16 Aralık günü Çukurova ilçesine bağlı Beyazevler Mahallesi’nde G.A.’ya ait motosikletin direksiyon kilidini kıran Kadir K., motosikleti sürükleyerek bölgeden uzaklaştı. 17 Aralık günüde Çukurova ilçesin bağlı Güzelyalı Mahallesi’nde Kadir K., D.Ö.’ye ait motosikleti düz kontak yoluyla çaldı. 18 Aralık’ta da S.A.’ya ait elektrikli bisikleti çalan Kadir K. kayıplara karıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, hırsızlık olaylarını aydınlatmak için kolları sıvadı. Yapılan çalışmalarda Kadir K.’nin S.A.’ya ait elektrikli bisikleti çaldıktan sonra bir markete girip alışveriş yaptığı belirlendi. Ekipler çalışmalarına devam ettiğinde Kadir K.’nin cam silerek sürücülerden para topladığını tespit etti. Yapılan tespitler neticesinde Kadir K., bir caddede cam silerek para topladığı sırada Oto Hırsızlık polislerince yakalandı. Polis, şüphelinin evinde ise çaldığı iki motosiklet ile elektrikli bisikleti buldu. “Alkolün etkisindeyim” Emniyette ifadesi alınan Kadir K.’nin, “İçki içmiştim. Alkolün etkisindeyken çaldım, başka bir şey hatırlamıyorum” dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Uzman Dr. Yakupcan Topal: “Risk grubundakiler zatürre aşısı olmayı ihmal etmemeli”
25 Aralık 2024 Çarşamba - 09:48 Uzman Dr. Yakupcan Topal: “Risk grubundakiler zatürre aşısı olmayı ihmal etmemeli” Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yakupcan Topal, zatürrenin dünyada en sık görülen, en sık hastaneye yatışa sebep olan ve en sık ölüme yol açan bir enfeksiyon olduğuna dikkat çekerek, “Erken tanı ve tedavinin ölümleri azalttığı bilinmektedir. Ayrıca zatürre gelişme riski ve/veya zatürrenin ağır seyretme riski yüksek olan kişilerin, zatürreye karşı bağışıklıklarının arttırılması için pnömokok aşıları ve yıllık grip aşısı yaptırmaları gereklidir” dedi. Medical Park Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yakupcan Topal, zatürre (pnömoni) hakkında açıklamalarda bulundu. Zatürrenin sıklıkla grip ve benzeri solunum yolları enfeksiyonları sonrası geliştiğini söyleyen Uzm. Dr. Topal, “Zatürre, akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bakteriler başta olmak üzere virüsler ve mantarlar gibi çeşitli mikroplara bağlı olarak gelişmektedir. Genellikle hapşırık ve öksürük ile sekresyonların çevreye yayılması ile bulaşabildiği gibi, sekresyonların bulaştığı eşyalar ile de bulaşabilir. Hastalık genellikle hastanın kendi ağız, boğaz veya sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşmasıyla oluşmaktadır. Normal şartlarda hastalığa neden olmayan bu mikroorganizmalar, vücut savunması zayıf kişilerde hastalığa neden olabilir” şeklinde konuştu. Risk faktörleri Uzm. Dr. Topal, zatürrenin risk faktörlerini şu şekilde sıraladı: “İleri yaş, kronik hastalıklar, akciğer hastalıkları (Koah, bronşektazi, akciğer kanseri), kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, şeker hastalığı, sinir sistemi hastalıkları (kas hastalıkları, inme, bunama), yutma güçlüğü yapan durumlar (çene, kas, sinir hastalıkları, tümörler, yemek borusu hastalıkları), bağışıklık sistemi hastalıkları (Aids, kan ve lenf bezi kanserleri), bağışıklığı baskılayan ilaç (kortizon vb.) kullanımı, sigara kullanımı, alkol alımı, kusmalar, geçirilmiş uzun süren ameliyatlar, grip salgınları.” “48 saatten daha uzun süren ateş yüksekliğinde doktora başvurulmalıdır” Görülebilecek belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Topal, “Bazı zatürre türleri üşüme-titreme, 39-40 dereceye varan yüksek ateş, öksürük, iltihaplı (yeşil, sarı, pas rengi) balgam çıkarma ve yan ağrısı gibi şikayetler eşliğinde ani olarak ortaya çıkmaktadır. Bazılarında ise sinsi bir başlangıç söz konusudur. Birkaç gün devam eden iştahsızlık, halsizlik, eklem ve kas ağrılarını takiben kuru öksürük, ateş yükselmesi, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi belirtiler görülebilir. Zatürreyi düşündüren bu durumlar söz konusu olduğunda ya da 48 saatten daha uzun süren ateş yüksekliğinde doktora başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı. “Zatürrede erken tanı ve tedavi önemli” Zatürrenin tanı yöntemlerine değinen Uzm. Dr. Topal, “Zatürrede erken tanı ve tedavi büyük öneme sahiptir ve zatürreye bağlı ölümleri azalttığı bilinmektedir. Hastanın yakınmaları zatürreyle uyumlu ise muayene ve akciğer röntgeni tespitiyle genelde teşhis konulabilir. Gerekli durumlarda kan ve balgam tetkikleri yapılabilir” dedi. “Antibiyotik tedavisi uygulanabilir” Tedavi seçeneklerini anlatan Uzm. Dr. Topal, “Tedavi uygun antibiyotik tedavisiyle evde de yapılabilir. Riskli gruplarda hastane yatışı veya yoğun bakım yatışı gerekebilir. Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi çoğu kez mümkün olmayabilir. Ancak zatürre tanısı konulduktan sonra en kısa zamanda antibiyotik tedavisinin başlanması gereklidir. Hastanın tedavi süresi hastalığın şiddeti tespit edilmişse, sorumlu mikroba, eşlik eden hastalığın olup olmamasına göre değişmekle beraber ateş düştükten sonra ortalama 5 -7 gündür. Bazı mikroplarla gelişen zatürrede ise tedavi süresi uzatılabilir. Zatürre ani başlangıçlı ve genellikle tedaviye hızla cevap veren bir hastalıktır. Uygun antibiyotik tedavisine rağmen 72. saatten sonra hala ateşi düşmeyen, şikayetleri azalmayan hastalar mutlaka tekrar hekime başvurmalıdır” diye konuştu. “Temasın azaltılması, maske kullanılması, düzenli el yıkanması yararlı önlemlerdir” Korunma yollarından bahseden Topal, “Zatürre gelişme riski ve/veya zatürrenin ağır seyretme riski yüksek olan kişilerin (yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar) zatürreye karşı bağışıklığının arttırılmasına yönelik olarak, pnömokok aşıları ve yıllık grip aşısı yaptırmaları gereklidir. Ayrıca, bu kişilerle birlikte yaşayan ve/veya onların bakımından sorumlu olan kişilerin de bulaştırma riski nedeniyle grip aşısı olmaları önerilir. Zatürreye yol açabilen veya kolaylaştırıcı olan grip salgınları sırasında korunma için kalabalıkla ve hasta bireylerle temasın azaltılması, maske kullanılması, düzenli el yıkanması yararlı önlemlerdir” dedi.
Yüreğir Ziraat Odası’ndan çiftçilere hatırlatma: “ÇKS başvurularınızı unutmayın”
25 Aralık 2024 Çarşamba - 09:41 Yüreğir Ziraat Odası’ndan çiftçilere hatırlatma: “ÇKS başvurularınızı unutmayın” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının son tarihi olan 31 Aralık 2024’e dikkat çekerek çiftçileri uyararak, “ÇKS, yalnızca tarımsal desteklerden yararlanmanın bir yolu değil, aynı zamanda çiftçilerin haklarını güvence altına alan hayati bir sistem” dedi. ÇKS ile tarımsal desteklere kolay erişim ÇKS kaydının çiftçilerin mazot, gübre, tohum destekleri gibi teşviklerden yararlanmasını ve düşük faizli kredilere erişimini sağladığını hatırlatan Doğan, doğal afetlere karşı koruma sunan TARSİM gibi sigorta sistemlerinden faydalanmak için de ÇKS kaydı şart olduğunu kayıtlı olmayan çiftçilerin bu imkanlardan mahrum kalabileceğine dikkat çekti. Başvurularınızı ziraat odasına yaparak zaman kazanın Çiftçilerin başvurularını doğrudan ziraat odalarına yapmalarının avantajlarına değinen Başkan Doğan, “Ziraat odalarımız, çiftçilerimizin tüm kayıt sürecinde yanındadır. Evrak hazırlığından başvuru işlemlerine kadar her aşamada rehberlik ediyoruz. Bu da işlemlerin daha hızlı ve eksiksiz tamamlanmasını sağlıyor” diye konuştu. Gerekli Belgeler ÇKS kaydı yaptırmak isteyen çiftçilerin, şu belgelerle ziraat odasına başvurmaları gerekiyor: “Kimlik Fotokopisi, tarım arazilerine ait tapu veya kira kontratı, çiftçilik belgesi (ziraat odasından alınabilir), üretim bilgileri ve tarla detayları.” 28-29 Aralık’ta ekstra hizmet imkanı Çiftçilerin yoğunluğunu azaltmak ve başvuruların son güne bırakılmasını önlemek amacıyla, Yüreğir Ziraat Odası’nın 28-29 Aralık tarihlerinde de hizmet vereceğini kaydeden Başkan Doğan, “Bu ekstra hizmet günleriyle çiftçilerimizin işlerini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Kayıtlar, çiftçilerimiz için yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda haklarını koruyan bir araçtır. Desteklerden faydalanmak için kayıt işlemlerinizi zamanında tamamlayın” dedi.