Yerel Haberler
Adana
30 Nisan 2026 Perşembe - 09:45 61 yaşındaki beyin cerrahı, maraton koşusunda uluslararası ödül kazandı Adana’da Seyhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, ilerleyen yaşına rağmen katıldığı 39. Belgrad Maratonu’nda yaş kategorisinde ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Dr. Vural, "Haftada 50, ayda 200 kilometre koşup yarışmalara hazırlanıyorum. Yıllık yaklaşık 24 bin hastaya poliklinikte hizmet veriyoruz, 2 bine yakın ameliyat gerçekleştiriyoruz. Bu tempoyu sürdürebilmemde en büyük etken spor" dedi. Adana’da Seyhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan 61 yaşındaki Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, mesleğinin yanı sıra hayatının her anında sporu da ihmal etmedi. Gençlik yıllarında önce futbol, ardından da yüzme ile uğraşan Dr. Vural, bir dönem yüzme kulübünde yöneticilik yaptı ve yaklaşık 20 milli sporcu yetiştirdi. Vural, 7 yıl boyunca Türkiye Yüzme Federasyonu’nda asbaşkanlık görevini yürüttü ve 5 yıl önce koşuya başladı. Bir süre sonra maraton yarışmalarına hazırlanan Dr. Akın Vural, geçtiğimiz hafta 39. Belgrad Maratonu’nda yaş kategorisinde ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Haftada 50, ayda 200 kilometre koşuyor Haftanın 4 günü toplam 50 kilometre koşarak antrenman yapan Dr. Akın Vural, ayda ise 200 kilometre koşup spordan bir an olsun vazgeçmiyor. "Yaş grubumda ikinci oldum" 5 yıldır düzenli olarak koşu antrenmanları yaptığını belirten Vural, "Haftada 4 gün yaklaşık 50 kilometre koşuyorum, aylık ise 200 kilometreye ulaşıyorum. Yarışlara katılarak bu çalışmaların karşılığını almaya çalışıyorum. Son olarak Sırbistan’daki uluslararası yarışta, 21 kilometrelik yarı maratonda yaş grubumda ikinci oldum" dedi. "Spor beni motive ediyor" Yoğun iş temposuna rağmen spordan vazgeçmediğini ifade eden Vural, "Yıllık yaklaşık 24 bin hastaya poliklinikte hizmet veriyoruz, 2 bine yakın ameliyat gerçekleştiriyoruz. Bu tempoyu sürdürebilmemde en büyük etken spor. Koşu bana hem enerji hem de motivasyon sağlıyor" diye konuştu. "Hareketsizlik, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor" Ailesinin de sporla iç içe olduğunu vurgulayan Vural, "Kızım modern pentatlonda, oğlum ise kanoda milli sporcu. Hastanede ise ’Seyhan Doğa Sporları’ grubuyla çalışanları da spora teşvik ediyoruz. yaklaşık 50 personeli koşu ve bisiklet gibi aktivitelere yönlendirdim. Hareketsizlik ve kötü alışkanlıklar uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Spor, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için vazgeçilmez" şeklinde konuştu. "Spor ameliyatlarda da fayda sağlıyor" Koşunun özellikle mesleki performansına da katkı sağladığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Akın Vural, "Beyin sağlığı açısından spor çok önemli. Daha iyi düşünmeyi ve motive olmayı sağlıyor. Zor ameliyatlarda spordan aldığım motivasyonla daha başarılı sonuçlar elde ediyorum. Bugüne kadar yaklaşık 20 yarışa katıldım 10’a yakın derece elde ettim. Hedefim, aldığım sonucu daha ileriye taşımak" ifadelerini kullandı.
Stres ve kaygı gençlerde ‘Zona’ görülmesini arttırdı
01 Kasım 2024 Cuma - 09:31 Stres ve kaygı gençlerde ‘Zona’ görülmesini arttırdı Dermatoloji Uzmanı Dr. Deniz Çetinkünar, zonanın artık gençlerde de görüldüğünü belirterek, “En çok 50 yaş üzerinde, onkolojik tedavi gören hastalarda görülen zona hastalığının gençlerde de görüldüğünü gözlemliyoruz. Bunun nedeni gençlerin yaşadığı stres ve kaygı olabilir” dedi. ‘Zona zoster’ olarak bilinen ve kısaca ‘zona’ olarak tanımlanan deri hastalığında son zamanlarda artış yaşanıyor. Genellikle yaşlılarla ilişkilendirilen hastalık artık gençleri de etkisi altına almaya başladı. Gençlerde de görülme sıklığının artığını belirten Dr. Çetinkünar, günümüzde gençlerin yaşadığı stres ve kaygının yüksek olmasının, bağışıklık sistemini baskılayarak virüsün canlanmasına neden olduğuna dikkat çekti. “Kalp kriziyle dahi karıştırılabiliyor” Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Dr. Deniz Çetinkünar, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Dr. Çetinkünar, zonanın ‘Suçiçeği’nden sonra görüldüğüne dikkat çekerek, “Zona, su çiçeğine benzer kabarcık oluşturması, deri döküntüleri ve ağrıyla kendini belli eden bir hastalık. Nedeni, Varisella Zoster (VZV) isimli bir virüs. Daha sık yüz, sırt, karın, göğüs ve pelvis bölgelerinde görülür. Suçiçeği geçiren ya da aşısı olan kişilerde virüs, bir nevi vücutta uykuya yatıyor. Ancak bağışıklığınız düştüğünde, güçsüz kaldığınızda, yorgun düştüğünüzde bu uykuya yatan virüs. tekrar canlanıyor. Öncesinde hastalar şiddetli bir ağrı, yanma, batma ve kaşıntı hissediyor. Genellikle bu hastalık vücudun sağ veya sol tarafını tutuyor. 1-5 gün sonrasında tipik döküntüler ortaya çıkıyor. Döküntüler çıktığında tanımız kolaylaşıyor. Hastalar tutulum olan bölgede şiddetli ağrı hissediyorlar. Ancak göğüs bölgesinde tutulum olduğunda hissedilen şiddetli ağrı nedeniyle hastalar, kalp krizi olduğunu düşünebiliyorlar” ifadelerini kullandı. “Körlüğe kadar gidiyor” Zona’nın bulaşma riskinin olmadığına vurgu yapan Dr. Çetinkünar, “Zonadan sonra suçiçeği geçirmemiş birisi varsa suçiçeği bulaşabilir. Erken dönemde tedaviye başlamak çok önemli. Belirtilerin başladığı ilk 3 gün içerisinde tedavi edilirse, hastalığın seyri hafifliyor. Aksi durumda, hasta özellikle ağrıyı uzun süre çekiyor. Baş bölgesinde görülen zonaların bazıları az hastada körlüğe kadar giden ciddi bir duruma dönüşebiliyor” diye konuştu. “Risk grupları aşı olmalı” Zona’ya karşı aşı olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Deniz Çetinkünar, “Artık aşı kullanmaya başladık. Özellikle risk grubunda aşıyı öneriyoruz. En çok 50 yaş üzerinde, onkolojik tedavi gören ve bağışıklık sisteminin zayıf olduğu hastalarda görülme riski artığı için zona aşısı yaptırmalarını istiyoruz” dedi.
49 yaşındaki kadın kemik erimesi nedeniyle 37 kez ameliyat oldu ama sağlığına kavuşamadı
31 Ekim 2024 Perşembe - 15:02 49 yaşındaki kadın kemik erimesi nedeniyle 37 kez ameliyat oldu ama sağlığına kavuşamadı Adana’da kemik erimesi nedeniyle 37 kez ameliyat olmasına rağmen sağlığına kavuşamayan ve yatağa mahkum yaşayan 49 yaşındaki Özlem Arat, "Artık dayanacak gücüm kalmadı” dedi. 49 yaşındaki Özlem Arat, 17 yıl önce Ahmet Arat (63) ile tanışarak evlenmeye karar verdi. Nişanlanan Özlem Arat’ın bu sırada kemik ağrıları başladı. Doktora gidip muayene olan Arat, kemik erimesi nedeniyle tedavi görmeye başladı. 2008 yılında da Ahmet Arat ile hayatını birleştiren Özlem Arat, evlendikten sonra tedavi olmasına rağmen kemik ağrıları arttı. Doktora gittiğinde hamile olduğunu öğrenince bebeğe zarar gelmemesi için tedavisine ara veren Arat, rahatsızlığından dolayı ilk bebeğini 6 aylık 10 günlükken dünyaya getirdi. Aylarca hastanede kalan Asen (15) ismini verdikleri kız çocuğunun doğuştan kalbi delik, akciğer rahatsızlığı ve yürüme problemi olduğu belirlendi. Özlem Arat kendisi de bir taraftan tedavi olmaya devam etti. Bu arada ikinci bebeğine hamile kalan genç kadın, Arda (14) isimli bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Doğumdan sonra Özlem Arat’ın kemiklerindeki ağrılar iyice arttı. Doktora gittiğinde kemik erimesinin çok ilerlediği, acilen ameliyat olması gerektiği belirtilen Arat, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Seyhan Uygulama Merkezi’nde Ortopedi Uzmanı Dr. M.F.U. tarafından muayene edildi. Doktor kemik erimesinin çok ilerlediğini, acilen kalçaya protez takılması gerektiğini söyledi. Ameliyatla kalçasına protez takılması sonrası 2 ay ağrıları dinen Arat, sonra yeniden rahatsızlanarak ayağa kalkamaz duruma geldi. Ağabeyinin başka bir doktora götürdüğü Arat’a protezin mesane bölgesinde olduğu ve acilen ameliyat olması gerektiği söylendi. Genç kadın, Adana’da Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi’ne giderek burada film çektirdiğinde kalçaya takılan protezin mesanede olduğunu öğrendi. Doktorlar hemen Arat’ı ameliyata alarak protezi mesaneden çıkartıp kalçaya taktı. Ancak iddiaya göre protezin yanlış yere takılmasından dolayı vücutta kemikler iltihaplandığı ve zarar gördüğü için Arat art arda boyun, bacak, kol gibi yerlerden tam 37 kez ameliyat geçirerek platin ve protez takıldı. Bu arada Arat’ın bir ayağı diğerinden 7 santim kısaldı. Özel ayakkabı ve terlik giymeye başlayan genç kadın, 37 kez ameliyat olmasına rağmen yatağa mahkum bir hayat sürmeye başladı. “Dayanacak gücüm kalmadı, ailem bile yanımda değil” Artık dayanacak gücünün kalmadığını dile getiren Özlem Arat, ”Çok fazla ameliyat oldum ama daha da kötüye gidiyorum. Çocuklarım okula gidemiyor, eşim işi bırakmak zorunda kaldı. Kalçamdaki protez çıktı ve dışarıdan görünüyor. Şu an tamamen yatağa bağlı yaşıyorum. Kalçamdaki kemiklerin çürümesi nedeniyle protez takılması gerekiyor dediler, protezi yanlış taktılar. Benim ayaklarım şişti ve kendi ihtiyaçlarımı göremiyorum. Artık gücüm yok, yataktan kalkmıyorum. Ailem bile yanımda değil, sana bakamayız diyorlar” dedi.
Kozan İdemköy Köprüsü’nün açılışı gerçekleştirildi
31 Ekim 2024 Perşembe - 12:39 Kozan İdemköy Köprüsü’nün açılışı gerçekleştirildi Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Kozan’da köprü açılışına katıldı ardından 5 ilçenin muhtarlarıyla bir araya geldi. Kozan’ın İdemköy Köyü’ne yapılan köprünün açılışı Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, siyasiler, bürokratlar ve köy sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kozan’a yapılan hizmetlerle ilgili bilgi veren Başkan Zeydan Karalar, köprü, yol, altyapı hizmetleriyle Kozan’da ihtiyaçları gidermeye devam ettiklerini açıkladı. Kozan’a önemli kaynak aktardıklarını anlatan Başkan Karalar, Adana tarihinin en büyük yatırımlarından biri olan Yedigöze’den Kozan’a su getirme projesiyle ilgili de bilgi verdi. Kozan’da Şevkiye ve Cumhuriyet mahalleleri arasında önemli bir köprü daha yapıldığını ve yakında açılacağını bildiren Başkan Zeydan Karalar, Belediye başkanlığının, halka hizmet etmenin çok kutsal bir iş olduğunu vurguladı. Başkan Karalar, şöyle devam etti: “Bu işi yapmak için öncelikle ülkenizi çok seveceksiniz, yaşadığınız yeri çok seveceksiniz, yani harbi Adanalı olacaksınız. O kentte yaşayan insanları da çok seveceksiniz. Gece gündüz çalışma gerektiren bu işi sevmeden, o şehrin insanlarına hizmet etmekten mutlu olmadan yapmak mümkün değil. Ben ülkemi, şehrimi ve hemşehrilerimi çok seviyorum.” Şu ana kadar devasa işler yapıldığını ve aynı şekilde büyük işleri hemşehrilerinin hizmetine sunmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Zeydan Karalar, depremler sırasında Kozan’da 400’ü aşkın evin hasar gördüğünü hatırlatarak, bunların tamamının onarımını ücretsiz gerçekleştirdiklerini belirtti. Halka hizmete her şartta devam edeceklerini anlatan Başkan Zeydan Karalar, İdemköy sakinlerinin istek ve taleplerini de dinledi. Karalar’ın halka hitabının ardından köprünün açılışı törenle gerçekleştirildi. Muhtarla toplantı Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, İdemköy Köprüsü’nün açılışının ardından aynı gün Kozan’da; Saimbeyli, Tufanbeyli, Feke, Aladağ ve Kozan muhtarlarıyla bir araya geldi. Karalar, kentin her köşesine eşit şekilde ve önemli hizmetleri götürmeyi sürdürecekleri bildirdi. Başkan Zeydan Karalar, muhtarların yol arkadaşları olduklarının altını çizdi.
Doğru tedavi ile varislerden kurtulmak mümkün
31 Ekim 2024 Perşembe - 12:38 Doğru tedavi ile varislerden kurtulmak mümkün Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cem Atik, özellikle akşam saatlerinde ayaklarda ağrı, kramp, yorgunluk, ağırlık hissi, sıcaklık, şişlik, uyuşma, kaşıntı gibi yakınmalar varsa varis tehlikesi ile karşı karşıya olunabileceğini söyledi. Kadınlarda daha sık görülüyor Varisin yaygın nedenleri arasında, yaş, genetik faktörler, hamilelik, uzun süre ayakta kalma, obezite ve hormon tedavilerinin yanı sıra vücudun tüm yükünü çeken bacaklarda bulunan damarlardaki kan kasıncının artması olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cem Atik, “Söz konusu damarlardaki kan basıncı arttıkça zayıflayan duvarlar, damarın büyümesine yol açar ve şişmiş şekilde kıvrımlı ve morumsu varis damarları ortaya çıkar. Bu oluşum kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür ve yaşla birlikte görülme sıklığı da artar” dedi. Pıhtı atma riskine yol açabiliyor Dr. Cem Atik, varislerin ilk başlarda genelde kozmetik açıdan rahatsızlık verse de geçen yıllar içerisinde ağrıya da yol açtığını belirterek, “Eğer toplardamar (venöz) yetmezliği gelişir ise bacaklarda şişme bile meydana gelebiliyor. Bununla birlikte varisli damarlarda pıhtı oluşma riski de artıyor. Bu durumda ise bacaklarda ağrı, şişlik ve kızarıklık oluşuyor. Varis hastalığının tanısı doppler ultrason ile konuluyor. Varisi olan kişilerin başlıca yakınmaları bacaklarda mavi-mor şişlikler, ağrı, kramp, bacaklarda ağırlık hissi, uyuşukluk, kaşınma ve gün sonunda ayak bileğinde şişme olarak sıralanıyor” diye konuştu. Hastanede yatış gerekmiyor Ameliyatsız kapalı teknikle yapılan tedavilerin birbirine benzer üç yöntem olup, diz üstü veya diz altı bölgesinden genişlemiş olan iç varislere ultrason eşliğinde bir iğne ile girilip işlemin gerçekleştirildiğini anlatan Dr. Atik, “Bu işlem yaklaşık 15-20 dakika arasında sürer ve hasta aynı gün içerisinde taburcu edilerek evine gönderilir. İşlem sonrasında belli bir dönem ilaç tedavisi verilir ve varis çorabı kullanılması önerilir. Estetik amaçlı köpük-skleroterapi tedavileri poliklinik şartlarında uygulanabilen, günlük hayatı etkilemeyen, oldukça başarılı bir tedavi yöntemidir. Damarı bertaraf etme özelliğine sahip uygun ilaçlar, birtakım işlemlerden geçirilerek köpük haline getirilir ve hekim tarafından ince iğnelerin yardımıyla dış varislere uygulanır” dedi. Dr. Cem Atik, tedavinin etkinliği ve istenmeyen görüntülerin kaybolması için 3 ila 6 ay gibi bir süreye ihtiyaç olduğunu da belirtti. Atik, varislerin tedavi yöntemleri hakkında şunları sıraladı: Medikal tedavi Cerrahi tedavi: Mikro cerrahi ve açık cerrahi Skleroterapi, Köpük varis tedavisi Ameliyatsız kapalı teknikle tedaviler: (Radyofrekans yöntemi ile tedavi, Lazerle varis tedavisi, Yapıştırıcı ile varis tedavisi) Yardımcı tedaviler: Basınçlı varis çorapları, bacaklara soğuk su uygulamak, ayakları yükseğe kaldırmak vs.)