Yerel Haberler
Adana
Bakan Yumaklı: "Yiyecek gıdanız yoksa, hiçbirinin bir önemi olmuyor" 30 Nisan 2026 Perşembe - 14:19:26 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef" dedi. TÜGVA’nın düzenlediği ‘İhtisas Akademi 26’ Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlendi. "Daha fazla gayret sarf etmeliyiz" Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçtiğimiz gün Van’ın Saray ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden Hamza Özsoy’a (5) ve dün Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybeden Kanber Ünüvar’ın ailelerine başsağlığı dileyerek, "Bunlar toplam içerisinde bizlerin canını yakan hadiseler. Dolayısıyla ilgili olan bütün kurumlar, kuruluşlar, bizler, bu konularda mutlaka ama mutlaka çok daha fazla gayret sarf etmeliyiz. Hayatını kaybeden her iki canımız için de ben gerçekten ailelerine başsağlığı diliyorum ve onların bu acılarını paylaştığımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok" Daha sonra katılımcılara sunum yapan Bakan Yumaklı, "Tarım ve Orman Bakanlığı ne yapar önce bundan başlayalım. Sizin okulunuzda mezun aranızda milletvekilimiz, il başkanlarımız var. Burada çok kıymetli hocalarım sizleri geleceğe hazırlayacaklar. Yarın aranızda Tarım ve Orman Bakanı olmak isteyen varsa bu resme iyi baksın. Bu resimde Anadolu Parsı var, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile alakalı. Balık üretimi çiftliği var, oda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile alakalı. Biberon var, o da buzağı yani hayvansal üretim için. Bizim bakanlığımız ile ilgili olmayan hiçbir şey yok. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonrasında bile ölümünden sonraki o bütün hayat sürecinde bizim bakanlığımızın değmediği bir alan yok" dedi. "Türkiye, dünyadaki ilk 10 ülke arasında" Tarımsal hasıla verilerine de değinen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz, hem ekonomik bir gelir olarak ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bütün bunları da bu ülkenin eli öpülesi çiftçileri, üreticileri gerçekleştiriyor. Biz bunların toplamına tarımsal hasıla diyoruz. Yani bir gelir elde ediyoruz buradan. Bu tarımsal hasılanın içerisinde dünyadaki 195 ülke arasında Türkiye 2002’de 12. sıradaydı. 2023’te 8. sırada, 2024’te 7. sırada. Daha 2025 açıklanmadı ama bu ülkenin güzel insanlarının ürettiği bu katma değer, dünyadaki ilk 10 ülke arasında Türkiye’yi tutmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteği" Sosyal medyada ki dezenformasyon ile alakalı da açıklamalarda bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, "Sosyal medyada reels izleme son dönemde arttı. Bazen bende kendimi kaptırıyorum, kızım uyarıyor dikkatimin dağıldığını. Destek sistematiği tarımsal üretimin bel kemiği. Doğrudan ya da dolaylı destekleri siz üreticilerinize sağlarsınız. Her saatte 107 milyon, 1 günde 2 milyar 569 milyon, 1 yılda 908 milyar doğrudan ya da dolaylı üretim desteklerini bu devlet, bu hükümet veriyor" dedi. "Sulama altyapımızın uzunluğu, dünyayı 3 kere döner" Tarımsal sulamada yapılan yatırımları da Togg metaforuyla anlatan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "Togg’un 50 gün boyunca saatte 100 kilometre hızla gitmesinden elde edilen bir mesafe olacak. Yaklaşık 120 bin kilometre. 1 Togg’un 50 günde saatte 100 kilometre hızla ulaşacağı rakam, bizim 2002 yılından bu yana sulama projeleri için, bu ülkenin topraklarında gerçekleştirmiş olduğumuz sulama altyapısı, yani borulama sistemi, dünyayı 3 kere dönüyor. İşte onun uzunluğu. Size Togg metaforuyla bunu anlatmak istedim. Özgürlük Heykeli 93 metre uzunluğunda. Bizim özgürlük heykelimiz Yusufeli Barajı 275 metre uzunluğunda. Dünyada kendi kategorisindeki 5.büyük barajı. Ülkemize çağ atlatan en önemli yapılardan bir tanesidir. Artık bu bilgi birikimi bizim insanımızda, bizim kardeşlerimizde. Dünyanın her tarafından bu yapıları yapabilecek kabiliyete sahibiz." "Motivasyonunuzu bozmayın" Vatandaşların dezenformasyonlara kapılmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Yumaklı, "Iğdır’da Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Kazım Karabekir İşletmesi’nden bir görüntüyü sizlere gösteriyorum. Şuanda bu işletmede yaklaşık 20 binin üzerinde hayvan var. Ülkemizin üretimine katkıda bulunacak anaç hayvanlar bu ve birkaç işletmede üretilip ülkemizin üreticilerine aktarılıyor. Değerli arkadaşlar, bu dezenformasyonlara kanıp sakın ola ki motivasyonunuzu bozmayın. Bunların hiçbirisi doğru değil. Eksikliğimiz, yapmamız gereken şeylerde vardır. Ancak bu ülke insanına yapılacak olan en büyük kötülük, onun özgüvenini içerisinden alıp, başkalarının hayatına imrendirip, ondan sonra da bağımlı hale getirmektir" dedi. "Geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’ sattık" Orman yangınlarının her yıl binlerce hektar alanı kül ettiğini belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılı sonuna kadar 600 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturacaklarını belirterek, "Ülkemizde her yıl maalesef ormanlarımız yanıyor ve başka amaçlarla kullanılıyor diye bir algı var ancak 1 yılda 500 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturuyoruz. Yeşil vatanın geliştirilmesi için. 2025 yılında 80 bin hektar yandı. Bütün Avrupa için bu rakam 1,5 milyon hektar. İnşallah 2026 sonuna kadar 600 milyon hedefimizi tamamlayacağız. Uçak, helikopter ve İHA sayımız toplamda 147’idi ancak bu yıl 15 yeni hava aracını envantere kattık. Geçtiğimiz yıl son 50-60 yılın en kurak dönemini geçirdim. 28 uçak, 119 helikopter, 14 tane de İHA’mız var. Hükümet ve bakanlık ‘ATA Tohumları’nın satışını yasakladı diyorlar ancak geçtiğimiz yıl 500 bin ‘ATA Tohumu’nu biz sattık. Bu yıl 1 milyon, önümüzdeki yıl 1,5 milyon satış yapacağız. Bu tohumları Tarım Kredi Marketlerinde bulabilirsiniz ya da bizim il/ilçe müdürlüklerimizden bulabilirsiniz. 117 ülkeye bu ülkenin topraklarında üretilen tohumlar ihraç ediliyor. Bizim ihraç ettiğimiz tohum miktarını tırlara aynı anda koymuş olsak 65 bin tır yapar" ifadelerini kullandı. "Temel ve stratejik ürünlerde kendinize yeterli olmalısınız" Dünyada hiçbir ülkenin kendi kendine yetemeyeceğini ancak Türkiye’nin çok iyi durumda olduğuna da vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: "206 başlıkta bitkisel üretimimiz var. Dünyada hiçbir ülke kendi kendine yüzde 100 yetemez. Çünkü ihtiyaçlar farklılaşır, beklentiler farklılaşır. Ama temel ve stratejik ürünlerde mutlaka ama mutlaka kendinize yeterli olmalısınız. Şurada görmüş olduğunuz ürünler de işte bizim stratejik dediğimiz ürünlerin arasında ve bu ürünlerdeki yeterliliğimiz yüzde yüzün üzerinde. Yetersiz olduğumuz ürünlerle alakalı da verimlilik konusunu öne alarak artırmaya devam ediyoruz, gayret ediyoruz. Yılda 1 milyon 300 bin denetim yapıyoruz. Güvenilir Gıda Uygulaması ile hepiniz birer gıda denetçisi olabilirsiniz. Karşılaştığınız herhangi bir uygunsuzluğu 1-2 dakika içerisinde fotoğraflarını çekerek bize bildirebilirsiniz. Biz ardından gereğini yaparız." "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda hareket ettiklerini de anlatan Bakan Yumaklı, "Ne yaparsanız yapın, neye sahip olursanız olun, eğer ambarın anahtarı elinizde değilse güçlü değilsiniz. Cumhurbaşkanımız da bunu "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" diye formüle ederek bizlere bu talimatı vermiş durumda. Bugünlerde hepimiz bütün dünyada güçlünün haklı olduğunu gösteren uygulamaları görüyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, ne kadar haklı olursanız olun, sizi yaşam hakkından, bir ülkeye ait olma hakkından, özgür olma hakkından beri tutacak, bunların hiçbirisini önemsemeyerek sizin üzerinize bomba yağdıracak anlayışların hakim olduğu bir dönemdesiniz. Ama mutlaka, ne yaparsanız yapın her konuda olduğu gibi savunmanızda, sağlığınızda, milli eğitiminizde iyi olmanız gerekir, tarımsal üretiminizde de iyi olmanız gerekir. Eğer bütün bunlar elinizde varken, yiyecek gıdanız yoksa, onların hiçbirinin bir önemi olmuyor maalesef. O yüzden ben bütün bu süreçte bu ülkenin gıdasını oluşturmak için, üretmek için çalışan, didinen bütün üreticilerimize, bütün çiftçilerimize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardında program soru cevap ile devam etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:26 Faili meçhul dosyalarının yeniden açılması Jale’nin ailesine umut oldu Adana’da 16 yıl önce öldürülen hostes Jale Sürer ve sevgilisi Hakan Uçar’ın faili meçhul dosyasının tekrar ele alınması aileyi umutlandırdı. Şehirlerarası bir otobüs firmasında hostes olarak çalışan Jale Sürer, 2 Haziran 2010’da Ankara-Adana seferinden döndükten sonra otogarda sevgilisi Hakan Uçar ile buluştu. Birlikte yemek yiyen çift, daha sonra otomobille Seyhan ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi’ne gitti. O geceden sonra ise ikiliden bir daha haber alınamadı. Endişelenen ailelerin kayıp başvurusunun ardından başlatılan aramalarda, ertesi gün mahallede çalışan narenciye işçileri Uçar’a ait otomobili bir sulama kanalında buldu. Bölgeye sevk edilen ekipler, yaptıkları incelemelerde yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, elleri plastik kelepçeyle bağlanmış halde Jale Sürer’in cansız bedenine ulaştı. Bir gün sonra ise yakın bir noktada Hakan Uçar’ın başından silahla vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, aracın bulunduğu bölgeye yakın bir yolda kan izleri tespit ederek detaylı çalışma yaptı. Sudan çıkarılan otomobil emniyet otoparkına çekilirken, araçta da kriminal inceleme gerçekleştirildi. Genç çiftin cenazeleri Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsilerin ardından ailelerine teslim edilerek toprağa verildi. Aradan geçen 16 yıla rağmen cinayetin failleri ya da olayın perde arkası aydınlatılamadı. Dosya, faili meçhul olarak kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların inceleneceği açıklaması, Hatice ve Kazım Sürer çiftinde umut ışığı oldu. Acılı anne Hatice Sürer (53), "16 yıl oldu kızım öleli. Daha failleri bulunmadı, biz de bulunmasını istiyoruz. Acı çekiyoruz, bir an önce bulunmasını istiyoruz" dedi. Baba Kazım Sürer is, "Son haberler çıktı, faili meçhul dosyalar yeniden açılıyor diye. Bize bir ışık doğdu, umut ışığı oldu. Çok mutluyuz şu anda" ifadelerini kullandı.
Ziraat Türkiye Kupası: Adanaspor: 1 - Çorluspor 1947: 2
29 Ekim 2024 Salı - 23:16 Ziraat Türkiye Kupası: Adanaspor: 1 - Çorluspor 1947: 2 Ziraat Türkiye Kupası 3.Tur’unda Adanaspor sahasında karşılaştığı Çorluspor 1947’ye 2-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 3.dakikada savunma arkasına atılan topa hareketlenen Mahsun, sol ayağıyla şutunu çekti kaleci Korcan topu kurtarırken seken topa Emirhan kafayla vurdu. Meşin yuvarlak kalenin üzerinden auta çıktı. 5. dakikada Yepie Yepie kaleciye geri pasını attı. Kısa düşen topu alan Mehmet Can, şutunu çekti. Top soldan auta çıktı. 26. dakikada Mahsun sağ kanattan ceza sahasına ortaladı, arkada direkte Volkan’ın şutunda top az farkla auta çıktı. 36. dakikada Mahsun’un ceza sahasına ortasında top savunmadaki Cem’in eline çarparken, hakem penaltı noktasını gösterdi. 37. dakikada penaltı vuruşu için topu başına geçen Mahsun, yaptığı vuruşta kaleci Korcan sağına uzanarak penaltıyı kurtardı. 39. dakikada topla buluşan Burhan ceza sahası dışından yaptığı sert şutta kaleci Burak topu kornere çeldi. 47. dakikada Kaleci Korhan topu uzaklaştırmak istedi ancak top Yasin’e çarpıp ağlarla buluştu. Hakem Adem Cinek, Yasin’in eline çarptığı için golü iptal etti. 53. dakikada serbest vuruşta topun başına geçen Metehan’ın sert şutunda kaleci Burak topu kornere çeldi. 68.dakikada Harun’un pasıyla topla buluşan Topsoba ceza sahası dışından yerden şutunu çekti. Meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-0 86. dakikada sağ kanattan atılan uzun topa hareketlenen Mahsun, meşin yuvarlağı kontrol etti. Ceza sahası sağ çaprazından Mahsun’un yerden çektiği şut ile top ağlarla buluştu. 1-1 112. dakikada Alperen’in ara pasında topla buluşan Volkan’ın yerden şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-2 Hakemler: Adem Cinek, Abldülhamit Söyler, Mehmet Akpınar Adanaspor: Korcan Çelikay, Isaac Opoku Donkor, Cem Güzelbay, Devran Senyurt, Adama Fofana, Harun Alpsoy (Ciss dk. 91), Emir Can Aksu (Dabo dk. 63), Metehan Mollaoğlu (Metehan Altunbaş dk. 84), Burhan Tuzun (Diakite dk. 84), Yepie Yepie (Doğukan Emeksiz dk. 64), Alp Efe Kılınç (Topsoba dk. 53) Yedekler: Muhammed Emin Çelik, Hıdır Aytekin, Fatih Kurucuk, Teknik Direktör: Fuad Kınalı Çorluspor 1947: Burak Diker, Okan Erdik, Mehmet Albayrak (Hüseyin Ayan dk.78), Erdinç Pekgöz, Muharrem Doğan (Erdem Onur Beytaş dk. 62), Yasin Tosun (Berke Avaz dk. 95), Taygun Vurgun (Bahadır Taşdelen dk. 72), Volkan Uluğ, Emirhan Kayar (Oğulcan Şahin dk. 78), Mahsun Çapkan, Mehmet Can Davarcıoğlu (Alperen Doğan dk. 62) Yedekler: Cenk Gönen, Emre Şanal, Onur Kaan Koç, Eren Kahraman Teknik Direktör: Ersin Aka Goller: Topsoba (dk.68) (Adanaspor), Mahsun Çapkan (dk.86), Volkan Uluğ (dk.112) (Çorluspor 1947) Sarı Kartlar: Burhan Tuzun, Dabo (Adanaspor)
Adana’da Cumhuriyet’in 101. yılı coşkuyla kutlandı
29 Ekim 2024 Salı - 13:12 Adana’da Cumhuriyet’in 101. yılı coşkuyla kutlandı Adana’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in 101. yılı coşkuyla kutlandı. Törende konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, terör örgütlerinin yurdun üzerindeki hain emellerine asla kavuşamayacaklarını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin 101. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında yüzlerce Adanalı Uğur Mumcu Meydanı’nda toplandı. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren askeri cipin üzerinde halkı selamladı. Selamlamanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. “Terör örgütleri hain emellerine asla kavuşamayacak” Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, törende yaptığı konuşmada terör örgütlerinin hain emellerine ulaşamayacağını belirterek, şunları söyledi: “Üç kıtanın kesişim noktasında yer alan Türkiye, stratejik olarak dünyanın en önemli enerji ve ticaret yollarının kavşağında bulunuyor. Bu kritik konum, Türkiye’yi yalnızca bölgesinde değil, küresel ölçekte de söz sahibi bir ülke yapmaktadır. Bugün, bölgemizde yaşanan krizlere baktığımızda, Türkiye’nin istikrar ve barış için oynadığı kritik rolü daha iyi anlıyoruz. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’ye (TUSAŞ) yönelik düzenlenen menfur terör eylemini şiddetle kınıyor, saldırıda şehit düşen vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Şunu unutmayalım ki Türkiye Yüzyılı’mızı ve Cumhuriyet’imizin 2. asrını idrak ettiğimiz bu zaman diliminde ülkemizin birlik ve beraberliğine, huzuruna kasteden hain terör örgütü yurdumuz üzerindeki hain emellerine asla kavuşamayacaktır.” Vali Köşger’in konuşmasının ardından öğrenciler şiir okudu. Okullar arası yapılan resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri verildi. Program geçit töreniyle son buldu.
Yüreğir’in minik öğrencileri 29 Ekim’i coşkuyla kutladı
28 Ekim 2024 Pazartesi - 14:21 Yüreğir’in minik öğrencileri 29 Ekim’i coşkuyla kutladı Yüreğir Belediyesi Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı hazırladıkları gösterilerle, büyük bir coşkuyla kutladı. Yüreğir Belediyesi Atakent Kreş ve Gündüz Bakımevi, Hanım Sabuncu Kreşi ve Minik Yürekler Kreşi’nde eğitim gören öğrenciler Cumhuriyet’in kuruluşunun 101’nci yılı nedeniyle Yüreğir Belediyesi Kültür Merkezi’nde etkinlik düzenlendi. Yüreğir Belediyesi’nin 3 kreşinde eğitim gören minikler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına saygı duruşu ve istiklal marşını okuyarak başladı. Özel hazırladıkları gösterileri sunan kreş öğrencileri şarkılar, marşlar ve şiirlerle Cumhuriyet’in kuruluşunun 101’nci yılını coşkuyla kutladı. Minik öğrenciler, gösterilerin ardından ellerinde Türk bayraklarıyla marş söyleyerek, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu doyasıya yaşadı. Çocukların gösterilerini ilgiyle izleyen aileleri ise duygu dolu anlar yaşadı. Kutlama programında konuşan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, “Cumhuriyet’in en kıymetli kazanımlarından eğitim ve öğretimin ne kadar kıymetli olduğunun farkındayız ve omuzlarımızdaki yükün de ağır olduğunu biliyoruz. Çocuklarımızın enerjisi bize güç katıyor ve daha fazla çalışmamız gerektiğini hatırlatıyor. Onların masumluğu bize daha iyi, daha yaşanabilir bir Yüreğir için sorumluluk yüklüyor. Çocuklarımızın hazırladıkları gösterileri bizi çok duygulandırdı, çok umutlandırdı. Ata’mızın hediyesi Cumhuriyet’in 101. yılını çoluk çocuk, genç yaşlı tüm Yüreğirlilerle kutlamak ayrı bir gurur, apayrı bir heyecan bizler için. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı yürekten kutluyorum” dedi.
DAİMFED üyeleri yatay mimariye geçti
28 Ekim 2024 Pazartesi - 12:54 DAİMFED üyeleri yatay mimariye geçti Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Başkanı Mustafa Karslıoğlu, üyelerinin yatay mimariye geçtiklerini açıkladı. DAİMFED yönetim kurulu, Yüreğir ilçesi Kışla Mahallesi’nde yapımı devam eden inşaat projelerini yerinde inceledi. Bu sırada konuşan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED üyelerinin yatay mimariye uygun yapılar yaptıklarını açıklayarak, "2021 yılında ülkemizin yatay mimariye geçmesi gerektiği düşüncesini sektöre verilmiş bir talimat olarak algıladık. DAİMFED olarak, 2021 yılından bu yana üyelerimize dikey mimariyi bırakıp, yatay mimari ile projeler üretmemiz gerekliliğini her fırsatta dile getirdik. Bu sayede yatay mimari ile daha yaşanılabilir, altyapısı, otoparkı ve peyzajı ile yerel yönetimlerden gelecek hizmetlerin daha kolay işlevsel bir hal alacağı yapılar, projeler gün yüzüne çıkmaya başladı. Bu proje halkımızın beğenisine sunulmaya başlanmıştır. Hedefimiz, kadim çağlardan beri dünyanın en önemli deprem kuşaklarının üzerinde yer alan ülkemizde felaketlerin önüne geçmeyi başarmaktır" diye konuştu. "Şehirleşme kalitesi dikeyden yataya geçiş ile mümkün" Özellikle deprem felaketlerinden sonra çok katlı, dikey binaların riskli yapılar olduğunun farkına varıldığını belirten Karslıoğlu, "Bu projeler ile tek katlı veya çok katlı fakat hepsi de standart dışı binalar, şehrimizi zehirli bir sarmaşık gibi istila etmiştir. Özellikle depremden sonra görüldü ki, depremden yıllar önce Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatın ne kadar yerinde ve anlamlı olduğunun farkına vardık. Dolayısıyla deprem felaketi bizlere acı gerçeği gösterdi. Bundan sonra şehirleşme kalitesini yükseltmek, dikeyden yataya geçiş ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.
Karısını, kayınvalidesini ve kayınbiraderini öldüren sanık: "Çok pişmanım"
28 Ekim 2024 Pazartesi - 11:40 Karısını, kayınvalidesini ve kayınbiraderini öldüren sanık: "Çok pişmanım" Adana’da, çocuklarının devlet korumasına verilmesi nedeniyle tartıştığı eşini, engelli kayınbiraderini ve kayınvalidesini bıçaklayarak öldürüp, kayınpederini de yaralayan Özgür Durmuş (42) hakkında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanık Durmuş’un 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bir kez de müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Sanık Durmuş ise, "Kayınbabam ve kayınvalidem bana ’senin şerefin yok’ ve ’deyyus’ gibi hakaretlerde bulunup, tokat atıyorlardı. Ayrıca yemeğime ilaç koyarak beni delirtmek istiyorlardı" iddiasında bulundu. Merkez Seyhan ilçesi Barış Mahallesi’nde 3 Mayıs 2023’te yaşanan olayda, Suriye asıllı Türk vatandaşı Özgür Durmuş, evde eşi İptihel Baba (29) ile çocuklarının devlet korumasına verilmesi nedeniyle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Durmuş, eşi ile evde bulunan kayınvalidesi İnaye Hellak (59) ve bedensel engelli kayınbiraderi Muhammed Baba’yı (28) bıçaklayarak öldürdü, kayınpederi Muhammed Zeki Baba’yı (60) da yaraladı. Olaydan sonra tutuklanan Özgür Durmuş hakkında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıl hapis cezası istemiyle açılan duruşmada yargılanmaya devam edildi. Duruşmaya, tutuklu sanık Özgür Durmuş cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile katıldı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, tercüman aracılığıyla savunması alınan sanık Durmuş, "Ben cinayeti işlemek istemedim. Çok pişmanım" dedi. "’Senin şerefin yok’ gibi hakaretlerde bulundular" Durmuş, kayınbabası Muhammed Zeki Baba ile kayınvalidesi İnaye Hellak’ın yemeklerine ilaç koymak suretiyle kendisini delirtmeye çalıştıklarını iddia ederek, "Kayınbabam ve kayınvalidem bana ’senin şerefin yok’ ve ’deyyus’ gibi hakaretlerde bulunup, tokat atıyorlardı. Ayrıca yemeğime ilaç koyarak beni delirtmek istiyorlardı. Bundan dolayı ben olay anında kendimde değildim. Ben kendime geldiğimde de hemen ambulansı aradım. Suriye’ye de kaçabilirdim ama kaçmadım ve kendim gidip teslim oldum. Cinayeti işlemek istemedim. Çok pişmanım" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanığın, eşini, kayınvalidesini ve kayınbiraderini nitelikli öldürme suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet, kayınbabası Muhammed Zeki Baba’yı ise öldürmeye teşebbüs etmek suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını, verilecek kararla birlikte tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Özgür Durmuş’un tutukluluğunun devamına karar verip, taraflara esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Karısını, kayınvalidesini ve kayınbiraderini öldüren sanık, “Çok pişmanım”
28 Ekim 2024 Pazartesi - 11:38 Karısını, kayınvalidesini ve kayınbiraderini öldüren sanık, “Çok pişmanım” Adana’da, çocuklarının devlet korumasına verilmesi nedeniyle tartıştığı eşini, engelli kayınbiraderini ve kayınvalidesini bıçaklayarak öldürüp, kayınpederini de yaralayan Özgür Durmuş (42) hakkında Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanık Durmuş’un, 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bir kez de müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Davanın duruşmasında sanık Durmuş, ’’Kayınbabam ve kayınvalidem bana ‘Senin şerefin yok’ ve ‘Deyyuz’ gibi hakaretlerde bulunup, tokat atıyorlardı. Ayrıca yemeğime ilaç koyarak beni delirtmek istiyorlardı.’’ iddiasında bulundu. Merkez Seyhan ilçesi Barış Mahallesi’nde 3 Mayıs 2023’te yaşanan olayda, Suriye asıllı Türk vatandaşı Özgür Durmuş, evde eşi İptihel Baba (29) ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Durmuş, eşi ile evde bulunan kayınvalidesi İnaye Hellak (59) ve bedensel engelli kayınbiraderi Muhammed Baba’yı (28) bıçaklayarak öldürdü, kayınpederi Muhammed Zeki Baba’yı (60) da yaraladı. Olaydan sonra tutuklanan Özgür Durmuş, hakkında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıl hapis cezası istemiyle açılan duruşmada yargılanmaya devam edildi. Duruşmaya, tutuklu sanık Özgür Durmuş cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile katıldı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, tercüman aracılığıyla savunması alınan sanık Durmuş, ‘’Ben cinayeti işlemek istemedim. Çok pişmanım.’’ dedi. “Senin şerefin yok savunması” Durmuş, kayınbabası Muhammed Zeki Baba ile kayınvalidesi İnaye Hellak’ın yemeklerine ilaç koymak suretiyle kendisini delirtmeye çalıştıklarını iddia ederek, ’’Kayınbabam ve kayınvalidem bana ‘Senin şerefin yok’ ve ‘Deyyuz’ gibi hakaretlerde bulunup, tokat atıyorlardı. Ayrıca yemeğime ilaç koyarak beni delirtmek istiyorlardı. Bundan dolayı ben olay anında kendimde değildim. Ben kendime geldiğimde de hemen ambulansı aradım. Suriye’ye de kaçabilirdim ama kaçmadım ve kendim gidip teslim oldum. Cinayeti işlemek istemedim. Çok pişmanım.’’ ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Savcısı, esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanığın, eşini, kayınvalidesini ve kayınbiraderini nitelikli öldürme suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet, kayınbabası Muhammed Zeki Baba’yı ise öldürmeye teşebbüs etmek suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını, verilecek kararla birlikte tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Özgür Durmuş’un tutukluluğunun devamına karar verip, taraflara esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.