Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Adana’da faciadan dönüldü: Park halindeki aracın altına giren çocuk son anda kurtarıldı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:29:53
Adana’nın Yüreğir ilçesinde park halindeki bir aracın altına giren küçük çocuk, sürücüsünün fark etmeden aracı hareket ettirmesiyle çevrede bulunan bir vatandaşın dikkati sayesinde ezilmekten son anda kurtarıldı. O anlar güvenlik kamerasınca saniye saniye görüntülendi. Olay, dün merkez Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ismi öğrenilemeyen bir çocuk sokakta oyun oynarken terliği park halindeki bir otomobilin altına girdi. Çocuk terliği almak için eğilerek otomobilin altına girmeye çalıştı. Bu sırada çocuğu fark etmeyen sürücü, otomobili hareket ettirmek üzereyken çevrede bulunan Bahtiyar Ete durumu son anda fark etti. Hızla müdahale eden Ete, çocuğu aracın altından çıkarıp çekerek kazanın önüne geçti. Küçük çocuğun yara almadan kurtulduğu öğrenildi. O anlar ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasınca saniye saniye görüntülendi. Olayın ardından gazetecilere konuşan Bahtiyar Ete, "Çocuk oynarken terliği kaçtı o sırada bizde adama arabayı öne al çocuk terliği alsın dedik. Çocukta o sırada aracın altına girdi. Şoför tam hareket edecekti ben çocuğu fark ettim onu kurtardım. Çocuğu kurtardığım için çok mutlu oldum" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:33
Hayriye Teyze’nin yüzü devlet desteğiyle güldü
Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusunun telef olmasının ardından gözyaşı döken Hayriye Özcan’ın yüzü devletin desteğiyle yeniden güldü. Adana’nın Kozan ilçesinde geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağış sonrası Tabak Deresi taşarken, taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi döşeme mevkiinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplandı. Sel felaketinde hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar da etkilendi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgede incelemelerde bulunurken Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen çadırlar hızla kurularak üreticilerin hizmetine sunuldu. Sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusu telef olan Hayriye Özcan’da selde telef olan ineğinin yavrusuna bakmaya devam etti. Bakanlığın gönderdiği çadır ve sağlanan destekler ile hayvanlarını koruma altına alan Özcan, bu kez buzağılarını güvenli bir alana aldı. "Ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim" Devlete teşekkür eden Hayriye Özcan, yıllardır hayvancılıkla geçimini sağladığını, çocuklarını okuttuğunu anlatarak, "Devletimizden, milletimizden Allah razı olsun. Çadır benim için önemliydi. Hayvanlarımı güvene aldım. O günün acısını atlatmış değilim. Selde annesi telef olan buzağı yanımdan ayrılmıyor. Yüreğim kaldırmıyor, ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim. Biri mühendis oldu, biri diş doktoru, biri daha küçük. Severek yapıyorum ben işimi" diye konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:57
Otomobil ile çarpışan motosiklet sürücüsü öldü, arkadaşı ağır yaralandı: Alkollü sürücü gözaltındı
Adana’da otomobil ile çarpışan motosiklet sürücüsü Ferdi Dağparçası (21) hayatını kaybederken yolcu konumundaki arkadaşı ise ağır yaralandı. Kaza sonrası motosiklet alev alev yanarken gözaltına alınan otomobil sürücüsünün ise alkollü olduğu öğrenildi. Kaza, gece saatlerinde merkez Seyhan ilçesi Bey Mahallesi Şehit Asteğmen Kemal Yüzgeç Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre, Ş.K. idaresindeki 34 YAN 34 plakalı otomobil ile Ferdi Dağparçası’nın kullandığı 01 ARJ 825 plakalı motosiklet çarpıştı. Kaza sonucu motosiklet park halindeki 01 DS 958 plakalı kamyonete çarpıp alev alev yanarken çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları incelemede Ferdi Dağparçası’nın hayatını kaybettiğini belirlerken yolcu konumundaki arkadaşı H.E.A. ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri ise otomobil sürücüsü Ş.K.’nin 0,65 promil alkollü olduğunu tespit etti. Sürücü gözaltına alınırken Ferdi Dağparçası’nın cansız bedeni otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatılırken ambulansla hastaneye kaldırılan H.E.A.’nın ise hayati tehlikesinin olduğu öğrenildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:28
Kozan’da selden etkilenen vatandaşların yaraları sarılıyor
Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel afetinin ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bölgede hasar tespit çalışması yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, afetten etkilenen üreticileri ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Kozan’da etkili olan sağanak yağış sonrası Tabak Deresi taşarken, taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi Döşeme mevkisinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplandı. Sel felaketinde hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar da etkilenmişti. Bölgede incelemelerde bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Bayazıt, zarar gören üreticilerle bir araya gelerek taleplerini dinledi. Yapılan tespitlerde, hayvanların barınabileceği uygun alanların bulunmadığı belirlenirken, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen çadırlar hızla kurularak üreticilerin hizmetine sunuldu. Selde 1 inek, 1 keçi ve 2 oğlağı telef olan Hayriye Özcan’a Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından destek sağlandı. Hayriye Özcan, yaşadığı süreç sonrası verilen desteğe teşekkür ederek, "Sel felaketinde ahırımız yıkılmıştı. İl Müdürümüze teşekkür ederim, çadırımızı kurdular. Allah razı olsun devletimizden" dedi. İlçe genelinde hasar tespit ve destek çalışmalarının aralıksız sürdüğü, ekiplerin sahadaki çalışmalarına devam ettiği bildirildi.
08 Ekim 2024 Salı - 10:58
İş arayanlar ve işverenler Çukurova’da buluşuyor
Çukurova Belediyesi İstihdam Birimi, her yaştan ve meslekten başvuruları kabul ederek işverenlerle olan bağlantısı ile uygun işe uygun eleman ihtiyacını karşılıyor. Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, “İstihdam Birimi aracılığıyla hemşehrilerimizin iş, işverenlerimizin de personel bulmasına vesile olmak büyük bir mutluluk” dedi. Çukurova Belediyesi İstihdam Birimi, iş arayan vatandaşlarla çalıştıracak eleman arayan firmaları bir araya getiriyor. Çukurova Belediyesi Orhan Kemal Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Kariyer Günü” etkinliklerinde firmaların İnsan Kaynakları Birimi sorumluları sundukları iş imkanlarıyla ilgili iş arayan vatandaşlara hem sunum yapıyor hem de iş başvurularını alıyor. Başvuruları değerlendirip, aranan kriterlere uygun vatandaşları personel olarak işe alarak istihdama katkı sağlıyor. İş arayanları istihdam birimimize bekliyoruz Ülkenin en büyük sorununun işsizlik olduğunun farkında olduğunu ifade eden Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, “Çukurova Belediyesi İstihdam Birimi ile iş arayan vatandaşlarımızı işverenler ile buluşturmaya devam ediyor, vatandaşlarımızın kariyer yolculuklarında rehberlik ediyoruz. Her yaştan ve meslekten başvuruları kabul eden İstihdam Birimimiz, özel sektör firmalarının eleman ihtiyacını karşılarken işsizleri de iş sahibi yapıyor. İş arayışı olan vatandaşlarımızı da personel ihtiyacı olan firmaları da belediye hizmet binamızdaki İstihdam Birimimize davet ediyoruz” dedi.
08 Ekim 2024 Salı - 10:34
Uzmanından topuk kanı uyarısı: ‘Bir damla kan ile hastalıklara tanı koyabiliyoruz’
Adana’da 29 sene önce doğumunda topuk kanı alınmayan genç hayata engelli devam ederken topuk kanı alınan kardeşi hastalığının erken teşhis edilmesiyle engelli olmaktan kurtuldu. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemine dikkat çekerek, “Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararı yoktur ve hastalıklara bu şekilde kolaylıkla tanı konulabiliyor” dedi. Topuk kanı testi, her dört evlilikten birinin akraba evliliği olduğu ülkemizde, dünya geneline göre daha sık görülen genetik ve metabolik hastalıkları yenidoğan döneminde tespit edilerek erken tedavi ile çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan hayati önemi olan test. Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu kılınan bu topuk kanı testi ile ülkemizdeki yeni doğan bebeklerin yüzde 99’una ulaşmış, her yıl 5 binin üzerinde bebek hastalık belirtileri ortaya çıkmadan tespit edilebiliyor. Topuk kanı alınmadı, engelli kaldı Ancak topuk kanı alınmadığı için hastalıkları teşhis edilemeyen çocukların bazıları engelli kalıyor. Fatma (50) ve Tekin (52) Özkan çiftinin ilk evlatları Melih Çağrı’da (29) bu çocuklardan birisi. Melih Çağrı’nın doğduğunda topuk kanı alınmadı. Yaşıtlarının gerisinde hareketler sergileyen Melih’in ‘Fenilketonüri’ hastalığı ise 4.5 yaşından sonra teşhis edildi ve tedavi edilemedi. 6 sene sonra kardeşi Kerem doğduğunda ise topuk kanı alındı ve Kerem’in metabolik hastalığı teşhis edildi. Özel bir diyet yapan Kerem ise yaşıtlarıyla aynı şekilde aktivitelerini yaptı, üniversiteden de mezun olup diş teknisyeni olarak işe başladı. “Bir damla kan ile birçok hastalık teşhis ediliyor” Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemi hakkında İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Prof. Dr. Mungan, “Topuk kanı bir koruyucu sağlık hizmetidir. Tıpkı çocukların büyümesi, gelişmesi, aşılanması, beslenmesi, ideal akıl, ruh, beden sağlığı potansiyellerine ulaşması için gerekli bir koruyucu sağlık hizmetidir. Bugün, sayıları iki bini aşan metabolik hastalıkların 40-45’i bir küçük damla kan ile tanı alabilmektedir” dedi. “Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye” Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, “Topuk kanıyla tanınan hastalıklardan bir tanesi fenilketonüridir. Eğer bu hastalık 15 gün içerisinde tanı almazsa zihinsel ve bedensel özre neden olmaktadır. Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye’dir. Akraba evliliğinin yoğunluğu, çekinik olarak kalıntılar çok sayıda hasta çocuğa neden olmaktadır. Tedavi ilk 15 gün içerisinde yapılmalıdır. 1 ay dahi geç kalınsa çocuklar engelli kalmaktadır” ifadelerini kullandı. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, fenilketonüri için teşhis alan çocukların uygun beslenme ve ilaçlar ile tedavi edilebileceğini, topuktan alınan kanında hiçbir soruna neden olmadığını belirtti. Anne Fatma Özkan ise topuk kanı sayesinde bir evladının engelli olmaktan kurtulduğunu anlatarak, “Küçük oğluma doğar doğmaz tanı konuldu ve daha sonra büyük oğluma da tanı konuldu. O zaman bir doktor bana ‘Hiçbir hastalık yok ki çocuğun hayatı anneye bu kadar bağlı olsun’ demişti. Elimden geldiği kadar iki evladıma da en iyisini yapmaya çalıştım. Küçük oğlumda hiçbir sıkıntı yok ama büyük oğlumda maalesef sıkıntılar var. Eğer büyük oğlumdan topuk kanı alınsaydı o da şuanda engelsiz bir şekilde hayatına devam edecekti” diye konuştu.
08 Ekim 2024 Salı - 10:33
Uzmanından topuk kanı uyarısı: ‘Bir damla kan ile hastalıklara tanı koyabiliyoruz’
Adana’da 29 sene önce doğumunda topuk kanı alınmayan genç hayata engelli devam ederken topuk kanı alınan kardeşi hastalığının erken teşhis edilmesiyle engelli olmaktan kurtuldu. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemine dikkat çekerek, “Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararı yoktur ve hastalıklara bu şekilde kolaylıkla tanı konulabiliyor” dedi. Topuk kanı testi, her dört evlilikten birinin akraba evliliği olduğu ülkemizde, dünya geneline göre daha sık görülen genetik ve metabolik hastalıkları yenidoğan döneminde tespit edilerek erken tedavi ile çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan hayati önemi olan test. Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu kılınan bu topuk kanı testi ile ülkemizdeki yeni doğan bebeklerin yüzde 99’una ulaşmış, her yıl 5 binin üzerinde bebek hastalık belirtileri ortaya çıkmadan tespit edilebiliyor. Topuk kanı alınmadı, engelli kaldı Ancak topuk kanı alınmadığı için hastalıkları teşhis edilemeyen çocukların bazıları engelli kalıyor. Fatma (50) ve Tekin (52) Özkan çiftinin ilk evlatları Melih Çağrı’da (29) bu çocuklardan birisi. Melih Çağrı’nın doğduğunda topuk kanı alınmadı. Yaşıtlarının gerisinde hareketler sergileyen Melih’in ‘Fenilketonüri’ hastalığı ise 4.5 yaşından sonra teşhis edildi ve tedavi edilemedi. 6 sene sonra kardeşi Kerem doğduğunda ise topuk kanı alındı ve Kerem’in metabolik hastalığı teşhis edildi. Özel bir diyet yapan Kerem ise yaşıtlarıyla aynı şekilde aktivitelerini yaptı, üniversiteden de mezun olup diş teknisyeni olarak işe başladı. “Bir damla kan ile birçok hastalık teşhis ediliyor” Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemi hakkında İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Prof. Dr. Mungan, “Topuk kanı bir koruyucu sağlık hizmetidir. Tıpkı çocukların büyümesi, gelişmesi, aşılanması, beslenmesi, ideal akıl, ruh, beden sağlığı potansiyellerine ulaşması için gerekli bir koruyucu sağlık hizmetidir. Bugün, sayıları iki bini aşan metabolik hastalıkların 40-45’i bir küçük damla kan ile tanı alabilmektedir” dedi. “Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye” Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, “Topuk kanıyla tanınan hastalıklardan bir tanesi fenilketonüridir. Eğer bu hastalık 15 gün içerisinde tanı almazsa zihinsel ve bedensel özre neden olmaktadır. Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye’dir. Akraba evliliğinin yoğunluğu, çekinik olarak kalıntılar çok sayıda hasta çocuğa neden olmaktadır. Tedavi ilk 15 gün içerisinde yapılmalıdır. 1 ay dahi geç kalınsa çocuklar engelli kalmaktadır” ifadelerini kullandı. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, fenilketonüri için teşhis alan çocukların uygun beslenme ve ilaçlar ile tedavi edilebileceğini, topuktan alınan kanında hiçbir soruna neden olmadığını belirtti. Anne Fatma Özkan ise topuk kanı sayesinde bir evladının engelli olmaktan kurtulduğunu anlatarak, “Küçük oğluma doğar doğmaz tanı konuldu ve daha sonra büyük oğluma da tanı konuldu. O zaman bir doktor bana ‘Hiçbir hastalık yok ki çocuğun hayatı anneye bu kadar bağlı olsun’ demişti. Elimden geldiği kadar iki evladıma da en iyisini yapmaya çalıştım. Küçük oğlumda hiçbir sıkıntı yok ama büyük oğlumda maalesef sıkıntılar var. Eğer büyük oğlumdan topuk kanı alınsaydı o da şuanda engelsiz bir şekilde hayatına devam edecekti” diye konuştu.
08 Ekim 2024 Salı - 10:24
Responsible tanıtım programı ADASO’da gerçekleştirildi
Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde, Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) iş birliğinde Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda Responsible Tanıtım Programı gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Fatih Doğan programın ihracatçı firmalar için büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Yeşil Mutabakat, ihracatçılarımız açısından büyük fırsatlar barındırırken, gerekli adımlar atılmadığında pazar kaybı riskini de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla, firmalarımızın sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm süreçlerine hızla adapte olmaları gerekiyor. Responsible Sorumluluk Programı, ihracatçılarımızın sürdürülebilirlik konusunda nerede durduklarını ve nereye varmaları gerektiğini belirlemeleri bakımından büyük önem taşıyor. Bu süreçte başarılı olmamız için tüm ihracatçılarımızı sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm süreçlerine entegre etmemiz gerekiyor” dedi. Başkan Doğan ayrıca, Avrupa Birliği’nin özellikle demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve tekstil gibi sektörlerde karbon ayak izini azaltmaya yönelik ciddi düzenlemelere gittiğini hatırlatarak, Türkiye’nin bu dönüşüme hızlıca uyum sağlaması gerektiğini belirtti. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Yeşil Mutabakat’ın ihracat üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla bir çalışma grubu kurulduğunu ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı oluşturulduğunu ifade eden Doğan, Responsible Programı’nın bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Açılış konuşmasının ardından program kapsamında programın sunumunu Ticaret Bakanlığı, İhracat Genel Müdürlüğü, Tekstil ve Konfeksiyon Ürünleri Dairesi Başkanı Zeynep Domaniç tarafından gerçekleştirildi. Programda ayrıca GREENTİM ve Sürdürülebilirlik Odaklı Mentorluk Programları Tanıtımı Türkiye İhracatçılar Meclisi, Strateji ve İnovasyon Müdürlüğü Uzmanı Çağrı Köse tarafından sunuldu. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması başlıklı sunumu ise Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Uzman Yardımcısı Esra Kadriye Arıkan gerçekleştirdi. Katılımcıların yoğun ilgisiyle süren program soru cevap kısmının ardından son buldu.
08 Ekim 2024 Salı - 10:07
Hükümlünün kaçırılmak istenmesiyle ilgili 2 şüpheli tutuklandı
Adana'da uyuşturucu ticaretinden 21 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan hükümlünün kaçırılmak istenmesiyle ilgili gözaltına alınan 4 şüpheliden 2'si tutuklanırken, tutuklananlardan birinin mahalle muhtarı olduğu öğrenildi.
08 Ekim 2024 Salı - 09:56
Hırsızlık şüphelisi 3 kadın güvenlik kamerasında
Adana’nın Kozan ilçesinde binalara giren 3 şüpheli kadın polisi ve apartman yöneticilerini harekete geçirdi. Edinilen bilgiye göre, olay, Kozan’da Cumhuriyet Mahallesi, Şevki ve Karacaoğlan Mahallerinde meydana geldi. İddiaya göre apartmanlara girip hırsızlık yapan 3 kadın ilçede apartman yöneticilerini ve polisi alarma geçirdi. Apartman yöneticisi Saliha Yurduseven Tekgöz, “Geçen hafta bir arkadaşımızın evinde girdiler ve ilçede gündem oldu. Ondaki kamera kayıtlarını apartmanımızda paylaştık. Apartmanda oturan komşum aradı ve kamara kayıtlarına baktık. Emniyet mensuplarına hemen haber verdik. Onlarla işbirliği içinde yardımcı olmak adına elimizdeki görüntüleri paylaştık. Kendi sosyal medyamda paylaştım. Her yerde aranıyorlar. Bizim canımız yanmadı ama başka kimsenin canı yanmadan yakalanmasını temenni ediyoruz” dedi. Apartman bir çocukla karşılaşıp ondan yardım alarak apartmana giriş yaptıklarını aktaran Tekgöz, “Çocuğumuza annesinin nerede olduğunu sormuşlar. Çocuğumuzda kime geldiklerini sorunca apartman merdivenlerinden çıkmışlar. 2. kata arkadaşına geldiklerini söylüyorlar. 8 dakika apartmanda kalıyor. Biz keşfe geldiklerini düşünüyoruz. Asansörde binada her yerde kamera olunca bizde sürekli gözlemliyoruz. Duyarlı komşumuz sayesinde bizde bu kişilerin görüntülerini emniyetimize verdik. Kimsenin canını yakmadan yakalanır diye umut ediyoruz” dedi.
08 Ekim 2024 Salı - 09:46
‘Plato Adana’ kuruluyor, yer arayışları başladı
Adana’da yeni kurulacak Plato Adana, Adana Havalimanı’nın bir bölümüne talip olduklarını duyurup CİMER’e başvuru yaptıklarını açıkladı. Adana, sinema sektöründe dev bir adım atmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin en büyük film stüdyosu projesi olan Plato Adana, sektöre ve şehre yeni bir soluk getirecek. Son teknoloji ile donatılmış stüdyolar, geniş çekim alanları ve profesyonel prodüksiyon imkanlarıyla Plato Adana, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında ses getirecek yapımlara ev sahipliği yapmayı hedefliyor. Plato Adana Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Yükselyalçın, “Adana Havalimanımız çok büyük bir alan. Bu alanın sadece yüzde 1-2’si dahi bizim işimizi görür. Buraya güzel bir plato yaparız ve film çekimlerini burada gerçekleştiririz. Bu konuda CİMER’e yazı yazdık. CİMER’den resmi talepte bulunmamız gerektiğinin cevabı geldi. İnşallah en kısa zamanda Plato Adana’yı hayata geçireceğiz” dedi.
08 Ekim 2024 Salı - 09:19
Prof. Dr. Sezer: “Akıllı ilaçlar, meme kanserinde tümör büyümesini durduruyor”
Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Sezer, akıllı ilaçların kanser tedavisinde önemli yenilikler sunduğunu belirterek, “Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını destekleyen spesifik moleküler hedeflere yöneliktir” dedi. Medikal Park Seyhan Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Sezer, meme kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sezer, kadınlar arasında en yaygın kanser türü olan meme kanserinin erken aşamalarda tespit edilmesinin tedavi başarı oranlarını artırdığını vurguladı. “40 yaşından itibaren yıllık mamografi çekilmeli” Prof. Dr. Sezer, “Meme kanseri, özellikle erken dönemlerde belirti vermeyebilir. Bu nedenle, düzenli tarama testleri ve kendi kendine muayene, kadınların yaşamında hayati bir rol oynamaktadır. 40 yaşından itibaren yıllık mamografi çektirmek, muhtemel riskleri minimize etmek için oldukça önemlidir” diye konuştu. Meme kanserinin tedavisinde çeşitli yaklaşımlar bulunduğunu değinen Prof. Dr. Sezer, “Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri, hastaların bireysel özelliklerine göre uygulanmaktadır. Ayrıca, genetik testler de meme kanseri riskini değerlendirmede önemli bir rol oynamaktadır. BRCA1 ve BRCA2 genleri gibi belirli genetik mutasyonları taşıyan kadınlar için kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri sunulmakta ve bu testler sayesinde hastalar daha etkili ve hedefe yönelik tedavi planlarına yönlendirilmektedir. Kişiselleştirilmiş tıp, bireylerin benzersiz genetik yapılarına uygun tedavi seçenekleri sunarak başarılı sonuçlar elde edilmesine imkan tanımaktadır” dedi. “Tedavi süreci dikkatlice planlanmalı” Her hastanın durumunun farklı olduğunu söyleyen Sezer, “Bu nedenle, tedavi süreci çok dikkatlice planlanmalıdır. Özellikle son 10 yılda immünoterapiler ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerinde kaydedilen ilerlemeler, kanserle mücadelede devrim niteliğinde gelişmeler sunmaktadır. 2015 yılından itibaren HER2 pozitif metastatik meme kanserinde kullanılan trastuzumab, pertuzumab ve neratinib gibi yeni hedefe yönelik tedavi ajanları, hastaların tedavi yanıtını önemli ölçüde artırmış ve yaşam sürelerini uzatmıştır. Bu tedavi seçenekleri, kanser hücrelerinin HER2 proteinine bağlanarak tümör büyümesini engellemektedir” şeklinde konuştu. “Kemoterapi uygulanabilir” 2020 yılından sonra geliştirilen kombinasyon tedavileri ve yeni immünoterapilerin tedavi süreçlerini daha etkili hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Sezer, “Kombinasyon tedavileri, iki veya daha fazla tedavi yönteminin bir arada kullanılmasını içermektedir. Örneğin, kemoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin birleştirilmesi, tümör üzerinde daha fazla etki oluşturmakta ve tedaviye direnç geliştirme ihtimalini azaltmaktadır. İmmünoterapiler, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı daha etkin bir yanıt vermesini sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Pembrolizumab ve atezolizumab gibi ilaçlar, bağışıklık sistemini aktive ederek tümör hücrelerini hedef alır ve hastanın doğal savunma mekanizmasını güçlendirir” ifadelerini kullandı. “Akıllı ilaçlar tedavi süresini uzatarak yaşam kalitesini artırır” Akıllı ilaçlarının, kanser tedavisinde önemli yenilikler sunduğunu belirten Sezer, “Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını destekleyen spesifik moleküler hedeflere yöneliktir. Örneğin, CDK4/6 inhibitörleri (palbociclib, ribociclib ve abemaciclib) hormon reseptör pozitif meme kanserinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin döngüsünü düzenleyen proteinleri hedef alarak tümör büyümesini durdurur, tedavi süresini uzatır ve yaşam kalitesini artırır. Bu akıllı ilaçların genetik profilleme ile kişiye özel olarak seçilebilmesi, tedavi sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmektedir. Kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımı, hastaların genetik yapısına uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesine imkan tanır ve böylece tedavi etkinliğini artırır” diye konuştu. “Dengeli beslenme riski azaltır” Beslenme ve yaşam tarzının meme kanseri üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Prof. Dr. Sezer, “Dengeli bir beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan kaçınma, meme kanseri riskini azaltmada önemli faktörlerdir. Obezite, hormon seviyelerini etkileyerek meme kanseri riskini artırabilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, sağlıklı yaşam tarzlarının tedaviye yanıtı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir” şeklinde konuştu. “Erken teşhis önemli” Toplumda meme kanseri farkındalığının artırılmasının kritik önemde olduğunu belirten Prof. Dr. Sezer, “Erken teşhis ve tedavi konularında bilgi sahibi olmak, tüm kadınlar için hayati bir öneme sahiptir. Aile üyeleri ve arkadaş desteği, bu süreçte hastaların moral ve motivasyonunu artırmak için oldukça faydalıdır. Bu nedenle, her bireyin bu konudaki bilgilerini artırması büyük önem taşımaktadır” dedi. “Amaç toplumsal farkındalık oluşturmak” Sonuç olarak erken teşhis ve etkili tedavi yöntemleri ile meme kanseri mücadelesinde umut verici gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Sezer, “Hedefimiz, daha fazla kadının sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak ve bu konuda toplumda farkındalık oluşturmaktır” diyerek sözlerini tamamladı.
08 Ekim 2024 Salı - 08:17
Firari hükümlü jandarmadan kaçamadı
Adana’da jandarma ekipleri 40 suç kaydı olan ve 8 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan hükümlüyü yakaladı. Adana İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik Yüreğir ilçesinde operasyon yapıldı .Jandarma ekipleri operasyonda Adana dahil 19 ilde 40 suç kaydı olan ve uzun süredir 8 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan hükümlü M.Ş. (29) yakalandı. Hükümlü cezaevine teslim edildi.
08 Ekim 2024 Salı - 03:36
Adana’da mobilya imalathanesi alevlere teslim oldu
Adana’da mobilya imalathanesinde çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürülürken iş yeri küle döndü.
07 Ekim 2024 Pazartesi - 16:50
Yüreğir kaymakamından din adamlarına başarı belgesi
Adana’da "Camiler ve din görevlileri haftası"nda Yüreğir Kaymakamı, Yüreğir müftülüğü çalışanlarına başarı belgesi verdi. Yüreğir İlçe Müftülüğü "Camiler ve din görevlileri haftası" etkinlikleri çerçevesinde Yüreğir Kültür Merkezi’nde din adamlarıyla bir araya geldi. Yüreğir Müftüsü Süleyman Şahin’in Kur’an-ı Kerim okudu. Ardından ise Yüreğir Kaymakamı Mehmet Aksu din adamlarına ve personellerine hizmetlerinden dolayı başarı belgesi verdi.
07 Ekim 2024 Pazartesi - 16:18
Başkan Tekin: “Seyhanlının yararını düşünerek hareket ediyoruz”
Seyhan ilçesinde 2019 yılında dönemin belediye yönetimi tarafından değerlendirmesi yapılan Barbaros Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı’nda evleri bulunan vatandaşlar proje nedeniyle mağdur olduklarını belirterek çözüm için Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in kapısını çaldı. Başkan Tekin, Barbaros ve Mıdık mahallelerindeki vatandaşların mağdur olduklarını düşündüğünü belirterek, “Belediye olarak attığımız her adımda Seyhanlının yararını düşünerek hareket ediyoruz. Bu konuyu da detaylı inceleyerek mahalle toplantısında bilgilendirme yapacağız” dedi. Seyhan Belediyesi’nin önceki dönem belediye yönetimi tarafından yapılan kentsel dönüşüm projesi sonucu Seyhan Nehri kıyısındaki Barbaros ve Mıdık mahallelerinde evleri bulunan bazı vatandaşlar, konutlarının piyasa değerinin çok altında bir fiyatla kamulaştırıldığını belirterek mağdur oldukları iddiasıyla konuyu mahkemeye taşıdı. Çözüm için ise Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in kapısını çalan ve yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi için beklediklerini dile getiren mahalle sakinleri, çözüm bekliyor. “Seyhanlının problemlerini çözmek için elimizden geleni yapıyoruz” Başkan Tekin’in talimatıyla bir süredir sorunun çözümü için yoğun bir çalışma sürdürdüklerini bildiren Seyhan Belediyesi yetkilileri, yapılan görüşmelerin ardından vatandaşlara, konunun kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulacağını belirtti. Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Oya Tekin de, “2019’da o dönem Seyhan Belediyesi yönetimi tarafından fiyat değerlendirmesi yapılmış bir kentsel dönüşüm projesi. Bu projeden dolayı Barbaros ve Mıdık mahallesinde yaşayan bazı yurttaşlarımız mağdur olduklarını belirtiyor. Biz belediye olarak attığımız her adımda Seyhanlının yararını düşünerek hareket ediyoruz. Bu konuyu da detaylı inceleyerek ardından mahalle toplantısında bilgilendirme yapacağız. Seyhanlının problemlerini çözmek için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder