Yerel Haberler
Adana
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:37 İstanbul Lider Koleji öğrencileri 3 kategoride 3 ödülle Roma’da İstanbul Lider Koleji öğrencileri, 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü, Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etti. 23-26 Nisan tarihleri arasında Antalya’da 21 farklı ülkeden öğrencinin katılımıyla düzenlenen Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası’nda İstanbul Lider Koleji öğrencileri başarıya imza attı. Ortaokul öğrencileri 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti. Aynı şampiyonada yarışan ilkokul öğrencileri ise Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’daki dünya finaline gitmeye hak kazandı. Başarıya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, öğrencilerin uluslararası bir organizasyonda elde ettiği derecelerin kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında gösterdiği azim ve takım ruhu bizleri son derece mutlu ediyor. Bu başarı, onların disiplinli çalışmalarının ve öğretmenlerimizin özverili rehberliğinin bir sonucudur. Antalya’da elde ettikleri derecelerle Roma’da düzenlenecek dünya şampiyonasına katılma hakkı kazanan tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. İnanıyorum ki Roma’da da ülkemizi ve okulumuzu en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:30 Tomografiye giren 1,5 yaşındaki çocuğun başına gelmeyen kalmadı Adana’da annesiyle birlikte kaza geçirdiği için hastaneye kaldırılan ve ilaçlı tomografiye giren 1,5 yaşındaki çocuğa verilen ilaç deri altına gitti ve kolu şişti. Doktorun ‘Bir şeyi yok’ diyerek taburcu etmeye çalıştığı çocuk, ailenin itirazı üzerine başka hastaneye sevk edildi ve 3 gün içerisinde 2 ameliyat geçirerek kolundaki ödem çıkartıldı. Ailenin şikayetçi olduğu olayla ilgili inceleme başlatılırken anne gözyaşlarıyla, "Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve ödem akıyor. Bu kadar acıyı taşıyamaz" dedi. Olay, 30 Nisan’da merkez Çukurova ilçesine bağlı Yurt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hamiyet Kayışoğlu (31), oğlu Mehmet Asil (1,5) ile birlikte motosikletle giderken devrildi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla anne ve oğlu Çukurova Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. İddiaya göre burada Mehmet Asil, ilaçlı tomografiye alındı. Ancak bir süre sonra ilacın deri altına gittiği fark edildi ve çocuğun sağ eli şişip morarmaya başladı. Doktor, ‘Bir şeyi yok’ dedi İddiaya göre, anne Hamiyet Kayışoğlu durumu doktora bildirdi ancak görevli doktor, ‘Endişe etmenize gerek yok, bir şeyi yok, sizi taburcu edelim bu şişlik geçer’ diyerek aileyi sakinleştirmeye çalıştı. Aradan geçen süreçte minik Mehmet Asil’in elinin yanı sıra kolu da şişip morarmaya başlayınca aile durumu yeniden doktora bildirdi ve doktor aileyi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. 3 günde 2 ameliyata girdi Aile, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelir gelmez doktorlar Mehmet Asil’i hemen ameliyata alıp sağ kolunu dirseğe kadar açtı. 3 gün boyunca sağ kolundan ödem akan Mehmet Asil, dün yeniden ameliyata alındı ve kolu dikildi. Minik Mehmet Asil’in hastanedeki tedavisi ise sürüyor. Aile şikayetçi oldu, inceleme başlatıldı Öte yandan aile, 100. Yıl Şehit Rüştü Bayram Polis Merkezi Amirliği’ne giderek Çukurova Devlet Hastanesi’nde kendileriyle ilgilenen sağlık personellerinden şikayetçi oldu. Şikayet üzerine ise Adana İl Sağlık Müdürlüğü’nün idari, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise adli inceleme başlattığı öğrenildi. "Çocuğum taburcu edildi, itiraz ettim" Yaşadıklarını gözyaşlarıyla İHA’ya anlatan anne Hamiyet Kayışoğlu, oğlunun çok küçük ve bu acılara zor dayandığını söyleyerek, "Çocuğum kaza sonrası kafasına darbe aldığı için tedbir amaçlı hastaneye götürdüm ve ultrasona girdi. İlaçlı ultrasonda ilaç çocuğumun deri altına geçmiş. Bu nedenle önce eli şişti. Doktor, ‘Panik yapmamam ve sakin olmam’ gerektiğini söyleyerek ‘Soğuk suyla tampon’ yapmamı istedi. Daha sonra çocuğum taburcu edildi ancak ben bu duruma itiraz ettim. Bunun üzerine doktor bizi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti" diye konuştu. "Adaletin sağlanmasını istiyorum" Hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istediğini anlatan anne Kayışoğlu, "Benim çocuğumun kolu ihmal yüzünden bu duruma geldi. Bu ilaç deri altına işleyebilir, biz olmaz demiyoruz. Vücut böyle bir tepki gösterebilir ama doktor o an tepki göstermeliydi. Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve kanlı ödem akıyor. Benim oğlum bu kadar acıyı taşıyamaz. Kahvaltı bile yaptıramıyorum çocuğuma. Ben adaletin sağlanmasını ve hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Çukurova Devlet Hastanesi yetkilileri, Mehmet Asil’in kolunun şişmesine neden olan damar yolunun 112 personellerince açıldığını, kendilerinin bir ihmali olmadığını belirtti.
Adana Büyükşehir Belediyesi bakımevi ve köprü açılışı yaptı
28 Eylül 2024 Cumartesi - 10:15 Adana Büyükşehir Belediyesi bakımevi ve köprü açılışı yaptı Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Çukurova İlçesi 100. Yıl Mahallesi’nde yaptığı Türkan Saylan Gündüz Bakımevi ve Seyhan Nehri’nin iki yakasını, Yüreğir ve Seyhan ilçelerini birleştiren Yavuzlar Köprüsü’nün açılışı gerçekleştirildi. Açılıştan önce ilk olarak söz alan ve konuşmasına “Bugün Zeydan Karalar’ın yaptığı hizmetlerden küçük bir parça görüyoruz” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, gündüz bakımevine verilen Türkan Saylan ismine dikkat çekti. Türkan Saylan’ın çok sayıda kız çocuğunun çağdaş eğitim alması için çaba gösterdiğini ve günümüzde bunun ne kadar önemli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat da Adanalıların merhametli, cesur ve yiğit olduğunu belirterek, bu merhametin memlekete ve en çok çocuklara yönelik olduğunu ifade etti. Adana’nın “Çocuklar bizim geleceğimizdir” diyen ve onları önemseyen bir belediye başkanına sahip olduğunu kaydeden Karabat, gündüz bakımevi hizmetini gerçekleştiren Başkan Zeydan Karalar’a ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. Adana’nın gurur günlerinden birini yaşadığını söyleyen Başkan Zeydan Karalar şöyle devam etti: “Bir eğitim yuvasının açılışındayız. İlime, bilime ve fenne çok önem veriyoruz. Çünkü büyük önderimiz, değişmez liderimiz Mustafa Kemal Atatürk, ’Eğer bir gün benim görüşlerim ilimle, bilimle ters düşerse, bilimi seçin’ demiştir. Dolayısıyla ilimden ve bilimden vazgeçmek ülkenin geleceğinden vazgeçmek demektir. Ve yine Mustafa Kemal Atatürk, ‘Eğitim o denli önemlidir ki; doğru yapılandırdığınızda o ülke aydın, müreffeh, sanayileşmiş, ekonomik olarak güçlenmiş problemsiz bir ülke olur. Eğer eğitimi iyi değerlendiremezseniz, o ülke müstemleke olmaktan kurtulamaz’ der. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri, mevcut iktidarın, liyakati sadakate tercih etmesidir. Bugün açtığımız kreşe Türkan Saylan ismini onur ve gurur ile verdik. Çünkü bunu fazlasıyla hak eden bir insandır. Ömrünü kız çocuklarının okumasına adamış ve yüz bine yakın kız çocuğunun eğitim almasını sağlayan bir yaşam sürmüştür. Sadece bununla kalmamış, aynı zamanda bir tıp bilimi insanı olarak, cüzzam hastalığı ile mücadeleye kendisini adamıştır. O yüce insanı saygıyla anıyoruz.” Adana’yı modern bir şehir haline getirme yolunda emin adımlarla ilerlediklerini kaydeden Başkan Zeydan Karalar, bunu olağanüstü zor şartlarda; pandemiye, depreme ve düşük gelire rağmen gerçekleştirdiklerini anlattı. Başkan Zeydan Karalar sözlerini şöyle sürdürdü: "Bütün olumsuzluklara rağmen, Adana tarihinde görülmeyen hizmetler yaptık, depremde ve pandemide sosyal belediyecilik örnekleri sergiledik. Halkımızın her türlü ihtiyacında yanlarında olduk. Çok güzel destek köprüleri kurduk, halkımızın gönlünde yer ettik, sonuçta büyük başarı kazandık. Çok önemli hizmetlere imza attık ve çok daha fazlasını yapmaya kararlıyız. Ne söz verdiysek hayata geçireceğiz. CHP’li belediyeciliğin önünü kimse kesemeyecek. Biz seçimin üzerinden geçen zamanda hiç oturmadık ve çok çalışmaya devam ettik. Yaz sıcağında yapmadığımız açılışları hızla hayata geçireceğiz. Kreş sayısını 20’ye çıkaracağız. Sizlere hizmet etmek büyük bir şeref, 5 yıl daha mühendis başkanla yola devam. Bizim yolumuz Türkan Saylan’ların yoludur, bizim yolumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.” Yerel Yönetimlerden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adanalılara ve büyükşehir çalışanlarına gönderdiği selamı ileterek başladı. Adana’da 9. gündüz bakımevi açılışının gerçekleşmesinin mutluluk verici olduğunu, Türkiye genelinde de CHP’li belediyelerin yüzlerce gündüz bakımevi açtığını kaydeden Gökan Zeybek, “Böylece kadının modern yaşamda çalışma hayatına katılmasını ve özellikle çocuklarımızın eğitime 3 yaşından itibaren başlayarak, rekabete uyum sağlamalarını başardılar. Bu dönemde belediyelerimiz halkçı, kamucu ve toplumcu bir anlayışla, kaynaklarını bu yöne kaydıracaklar. Kaynaklarımızın önemli bir kısmını sosyal belediyecilik anlayışıyla yaptığımız çalışmalara ayıracağız. Zeydan Başkanımızı da klonlayıp Türkiye’nin pek çok şehrine götürmemiz gerekiyor. ‘Allahım ondan birkaç tane daha bize nasip eyle’ diyorum” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Türkan Saylan Gündüz Bakımevi kurdele kesimi ile hizmete açıldı. "Yavuzlar Köprüsü açıldı" Başkan Zeydan Karalar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurmayları, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve siyasiler , Türkan Saylan Gündüz Bakımevi açılışının ardından Yavuzlar Köprüsü’nün açılışını da gerçekleştirdi. 10 bini aşkın Adanalının katıldığı törende CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek, Burhanettin Bulut ve Özgür Karabat coşkulu kalabalığa hitap ettiler, hizmetleri Adanalıyla buluşturan Başkan Zeydan Karalar’a ve büyükşehir çalışanlarına teşekkür ederek, CHP’li belediyecilik anlayışının farkını anlattılar. Alanı hınca hınç dolduran vatandaşlar sık sık, "Adana’nın gururu Zeydan Karalar", "Zeydan’a selam, hizmete devam", "Adana’nın ağabeyi Zeydan Karalar" sloganları attı. Yavuzlar Köprüsü açılışında da hemşehrilerine hitap eden Başkan Zeydan Karalar, açılışlarda 3 genel başkan yardımcısın bulunmasının kendileri için onur olduğunu kaydetti. Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: “Biz Yavuzlar Köprüsü ile sadece Seyhan ile Yüreğir’i değil, yüreklerimizi birleştirdik. Bir işi yaparken hizmet ettiklerinizi seviyorsanız, hizmet ettiğiniz kentle özdeşleşmişseniz, yorulmak bilmez, parasızlık bilmez, zorluk bilmez, hepsini çözersiniz, yorulmadan bütün engelleri aşar, hizmet etmeye devam edersiniz. Biz de öyle yaptık. Borç yükü, 351 haciz dosyası ile başlamıştık ilk dönemde ve zorlukları aşacağımızı da anlatmıştık. Biz sadece devasa hizmetleri Adana ile buluşturmuyoruz, biz Adana’nın talihini değiştiriyoruz. Adana’mızın bugüne kadar tanınmamış yönlerini tanıtmak da bize nasip oldu çok şükür. Altın Koza Film Festivalimiz her yıl bir öncekinden daha iyi oluyor. Diğer festivallerimizle de Adana’yı her yönüyle tanıtıyoruz. Adana’nın güzelliklerinin hiç bu kadar konuşulduğu bir dönem olmamıştı. Bir yandan size hizmet ederken, bir yandan da yaygın medyada Adana’yı tanıttık. Yeni dönemde de durmadık. İlk etapta 20’ye yakın hizmeti açılışlarla halkımızla buluşturacağız. Hem hizmet yapıyoruz hem de Adana’nın eşsiz güzelliklerini, hepsinden önemlisi mert, delikanlı, sıcak insanını tanıtıyoruz. Adana bir Cumhuriyet kentidir, Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığı en üst düzeydedir ve ben hemşehrilerimle gurur duyuyorum. Bu can bu bedende olduğu sürece size feda olsun.” CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, açılış ve Kıraç konserinden önce konuşan son isim oldu. Kıraç, “Adana gibi başkan Zeydan Karalar’ın en temel özelliği, kendinden önce 2 liraya yapılan işi 1 liraya yapmak ve yapılan işi de iki katına çıkarmaktır. Onun için Adana kazanıyor. Ben de kendisine yürekten teşekkür ediyorum. Oylarını, belediye sayısını artırarak, belediye meclisindeki sayısal çoğunluğu da sağlayarak Adana halkına hizmet edecek. Zeydan Karalar’a ve köprünün açılışında çalışan emekçilere teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Mali İşlerden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Medyadan Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasiler, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, köprünün açılışını yaptı. Açılıştan hemen sonra Adanalılar Kıraç konseriyle coştu.
Avukat Ekinci: "Bu yargılama emsal bir karar oldu"
27 Eylül 2024 Cuma - 15:52 Avukat Ekinci: "Bu yargılama emsal bir karar oldu" Depremde 96 kişiye mezara olan Alpargün Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin davada yapı müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Hasan Alpargün’ün, 17’si ağırlaştırılmış, 62 kez müebbet ve toplam 865 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından enkazda yakınlarını kaybeden müşteki Avukatı Beşir Ekinci, 20 aydır adalet arayışını sürdürdüklerini ve bu yargılamanın emsal bir karar olduğunu söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’da 96 kişinin yaşamını yitirdiği Alpargün Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin davanın karar duruşması 12. Ağır Ceza’da yapıldı. Müteahhit Hasan Alpargün ise Adana 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan karar duruşmasına tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı. Mahkeme heyeti yapı müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Hasan Alpargün, 17’si ağırlaştırılmış, 62 kez müebbet ve toplam 865 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mağdur aileler, kararı sevinçle karşıladı. Enkazda yakınlarını kaybeden müşteki Avukatı Beşir Ekinci, 20 aydır adalet arayışını sürdürdüklerini ve bu yargılamanın emsal bir karar olduğunu kaydetti. Av. Ekinci, "Bugün nihayet güzel bir sonuç aldık. Bu emsal karar, yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de güvence altına aldı. Deprem şehitlerimizi geri getiremeyecek ama adalet mücadelemizden vazgeçmedik. Bundan sonraki mücadelemiz diğer mağdur aileler için olacak" dedi. Müteahhit Hasan Alpargün ise Adana 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan karar duruşmasına tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı.
Hastanede belgesel gösterimi
27 Eylül 2024 Cuma - 14:43 Hastanede belgesel gösterimi Uluslararası 31. Adana Altın Koza Film Festivali çerçevesinde, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesinde, Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu ile Sinematek Adana tarafından düzenlenen özel etkinlikte dünyaca ünlü yönetmen Derviş Zaim’in belgesel filmi "Tavuri" izleyicilerle buluştu. Gösterimin ardından Derviş Zaim, izleyicilerle keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Zaim’in hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda tanınan bir yönetmen olarak, sinemaseverlerle buluşması büyük bir ilgiyle karşılandı. Belgesel gösterimi ve söyleşi, Adana sinema kültürüne önemli katkılar sunarken, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Hastanesi, sağladığı destekle kültür-sanat etkinliklerine verilen önemi de bir kez daha gösterdi. "Tavuri" Belgeseli: Gerçek Bir Hikaye Derviş Zaim, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği bu belgeselinde gerçek yaşam öyküsüne odaklanarak, karakterin iç dünyasını ve toplumsal arka planını gözler önüne seriyor. Aynı zamanda çocukluk arkadaşı olan karakteri, kendini de filmin içine dahil ederek kurguladığını ve bu belgesel filmin anlatı şekli ve üslubuyla türünün ilk örneklerinden sayılabileceğinin altını çizen Zaim, 9 yıl süren çekimler sırasında insani olayların filmi onun bile tahmin edemeyeceği bir sona ulaştığını ifade etti. Belgesel gösterimi sonrasında gerçekleşen söyleşide Zaim, filmde ele aldığı konular ve çekim süreci hakkında izleyicilerin sorularını yanıtladı. Karakterin yaşamını detaylı bir şekilde ele alırken, belgeselin yapım sürecindeki deneyimlerinden de bahsetti. Derviş Zaim: “Gerçek Hayat, Sinemaya İlham Veriyor” Söyleşi sırasında Zaim, belgesel film yapım sürecinin önemine ve gerçek hayattan alınan hikayelerin sinemadaki yansımalarına değindi. "Tavuri" gibi bir belgeselin, sadece bir karakterin hayatını anlatmakla kalmadığını, aynı zamanda geniş bir toplumsal ve insani perspektif sunduğunu belirten Zaim, gerçek hikayelerin sinema diliyle buluşmasının önemini vurguladı. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, sağlık alanındaki öncü hizmetlerinin yanı sıra, kültür ve sanata verdiği destekle de adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu özel etkinlikte de sinemaya ve sanatseverlere destek sağlayan Kurum, Adana’nın kültürel gelişimine katkıda bulunmayı sürdürüyor.
Kreş çocuklarına yangın eğitimi verildi
27 Eylül 2024 Cuma - 14:38 Kreş çocuklarına yangın eğitimi verildi Yüreğir Belediyesi’ne bağlı Minik Yürekler Kreşi’nde çocuklara yangın tehlikelerine karşı bilinç oluşturmak amacıyla itfaiye eğitimi verildi. Yüreğir Belediyesi, 25 Eylül - 1 Ekim arasında kutlanan ‘İtfaiye Haftası’ kapsamında, Kazım Karabekir Mahallesi’nde bulunan Minik Yürekler Kreşi öğrencilerine, öğrenirken eğlenebilecekleri etkinlik programı düzenledi. Minik Yürekler Kreşi öğrencileri, düzenlenen etkinlikte, Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Eğitim Birimi Personellerinden yangından korunma yöntemlerini, uygulamalı olarak öğrenirken, acil durumlar karşısında ne yapacaklarını ve hangi numarayı aramaları gerektiğiyle ilgili bilgiler aldı. Yaşları 03 - 06 arasında değişen çocuklara yangından korunma, önlemler ve alınacak olan tedbirleri anlatan ekipler, yangın söndürme materyallerini de tanıtarak öğrencilere, çakmak ve kibrit gibi yanıcı ve parlayıcı maddelerle oynamamaları konusunda uyarılarda bulunuldu. Konu hakkında bilgi veren kreş sorumlusu Seda Ongun, “Bu tür sosyal faaliyetleri öğrencilerimizin ailelerinden izin alarak sık sık tekrarlıyoruz. Amacımız okul öncesi eğitim verdiğimiz çocuklarımızın bilgilerini artırarak topluma daha yararlı birer birey olmalarıdır” dedi. Verilen yangın eğitimini meraklı gözlerle inceleyen minikler, etkinliğin ardından itfaiye personeliyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Adana Sanat Evi’nde Dil Devrimi Kutlaması
27 Eylül 2024 Cuma - 14:34 Adana Sanat Evi’nde Dil Devrimi Kutlaması Dil Devrimi’nin 92. Yıldönümü Adana Sanatevi’nde düzenlenen bir söyleşi ile kutlandı. Emekli Öğretim Görevlisi ve Halk Bilimi Uzmanı Ayşe Baştançelik tarafından gerçekleştirilen “Dilimiz Onurumuzdur” konulu söyleşid Baştançelik, “Bugün Dil devrimimizin 92. yılını kutluyoruz. Bu kutlama buruk bir kutlama olsa da devrimde emeği geçen Mustafa Kemal ve çalışma arkadaşlarına minnet borçluyuz” dedi. Baştançelik, “Türkçe konuşan, yazan, düşünen her kişiye, dilimize ve alfabemize sahip çıkma konusunda büyük sorumluluklar düşmektedir. Dilimiz bizim onurumuz, bağımsızlık sembolümüz ve ses bayrağımızdır” dedi. Bir ulusun bağımsızlığı ve sonsuza kadar yaşamasının dilinin varlığı ve bağımsızlığı ile mümkün olduğunu ifade eden Ayşe Baştançelik, “Türkçeyi yabancı etkilerden korumak, onun gelişmesini ve zenginleşmesini sağlamak her Türk yurttaşına düşen en önemli görevdir. Ne yazık ki dilimiz geçmişte olduğu gibi bugün de yabancı dillerin etkisi altındadır. Dillerin birbirini etkilemesi sözcük alışverişinde bulunması doğaldır. Ancak kimi zaman bu etki o kadar fazla olur ki dilin iç ve dış yapısında bozulmalara yol açar. Böyle durumlarda dil işletilemez hale gelir. Dil iyi işlemezse toplumda yozlaşmalar, kişiler arasında uyuşmazlıklar başlar. Çünkü dil toplumdaki sosyal akrabalık bağının temelini oluşturur” diye konuştu. Emekli Öğretim Görevlisi ve Halk Bilimi Uzmanı Ayşe Baştançelik, ”Nitekim bugün dilimiz İngilizcenin baskısı yetmezmiş gibi Arapçanın da baskısı altındadır. Daha önce Türkçeleştirilmiş Arapça sözcükler yeniden kullanıma sokulmuştur. Türkçe ’dedikodu’ sözcüğü yerine Arapça ’gıybet, Türkçe ’tanıtım’ yerine İngilizce ’lansman’, vb. sözcükler kullanılır olmuştur. Ayrıca pek çok yerde Arap alfabesi ile yazılmış iş yeri adları vardır. Bütün bunlar dilimizin gelişmesini ve zenginleşmesini engelleyen durumlardır” şeklinde onuştu.
Tacizden vuruldu, 12 milyon TL tazminat kazandı
27 Eylül 2024 Cuma - 13:42 Tacizden vuruldu, 12 milyon TL tazminat kazandı Adana’da bundan yaklaşık 5 yıl önce apartman sakini bir kadını taciz ettiği öne sürülerek, kadının kocası tarafından vurulup felç kalan apartman görevlisinin açtığı iş kazası davasını kazanıp 12 milyon TL hak etmesi apartman sakinlerini isyan ettirdi. Olay, 29 Kasım 2019 tarihinde Seyhan ilçesine bağlı 2000 Evler Mahallesi’ndeki bir sitede meydana gelmişti. İddiaya göre, sitedeki bir dairede oturan Caner Şahin, apartman görevlisi Rıdvan Uçar’ı eşine sözlü tacizde bulunduğu gerekçesiyle silahla vurmuştu. Bu anlar ise saniye saniye güvenlik kamerasına da yansımıştı. Ağır yaralanan Uçar, çağrılan ambulansla Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmış ve felç kalmıştı. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği dedektifleri olay yerine giderek zanlı Caner Şahin’i gözaltına aldı. Şüpheli, emniyetteki işlemin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı. “Kişisel meselenin cezası apartmana kesildi” Rıdvan Uçar tedavi gördüğü hastanede hayati tehlikesini atlattı fakat felç kaldı. Uçar, felç kalınca site yönetimi tarafından hakları verilerek işten çıkartıldı. Ancak Uçar, avukatı aracılığıyla sitede çalıştığı sırada vurulup felç kaldığı için bunun bir iş kazası olduğunu iddia ederek tazminat davası açtı. Mahkeme ise siteyi 12 milyon lira tazminat ödemeye mahkum etti. “İki kişi arasında yaşanan olayın cezası tüm siteye kesildi” Apartmanın yöneticisi Ünal Bozkurt (36) yaptığı açıklamada, “2019 yılında kapıcımız, bir site sakinimizin hanımına laf atması sonucu kavga çıktı. Kavgada laf atılan kadının kocası, kapıcıyı vurdu. Kapıcı felç kaldı. Bizim karşımıza 5 yıl sonra 12 milyon gibi ciddi bir rakam ceza kesiliyor. Herkese icra geldi ve daire başına 57 bin 306 lira borç yazıldı. İki kişi arasında yaşanan olaydan dolayı tüm siteye kesilen bu cezayı kimsenin ödeyecek durumu yok” dedi. “Hakim sinirlenip cezayı veriyor” Site sakinlerinden Şükriye Avcı (63) ise, “Bu konunun siteye aksettirilmemesi gerekiyor. Bu olay şahıslar arasında yaşanmış. Sözlü tacizden kaynaklanan bir kavga yaşanmış. Duyduğumuza göre avukat mahkemeye gitmemiş. Hastayım diyerek birkaç defa daha mahkemeye katılmayınca hakim sinirlenip cezayı veriyor. Bu olayda avukat ve yönetimin bizi uyarması gerekiyordu” diye konuştu. “Parayı nasıl ödeyecek bu site sakinleri” Verilen cezaya tepki gösteren site sakini Ayhan Türker (52), “12 milyon az para mı. Başkalarının husumeti nedeniyle site sakinlerine ceza verilmesi yanlış. Bu karar verilirken hiç mi vicdanları sızlamadı. Bu kadar parayı nasıl ödeyecek bu site sakinleri. Daire başına 60 bin lira cezayı nasıl ödeyeceğiz. Bize bu cezayla ilgili bilgi verilmedi. Ben şahsıma bu parayı ödeyemeyeceğim” şeklinde konuştu. “Bez parası bulamıyorum, bu parayı nasıl ödeyeceğim” Yatalak annesi ile birlikte yaşadığını dile getiren Muazzez Düzgün (58) ise, “Ben ve annem birlikte yaşıyoruz. Babamın emekli maaşıyla geçiniyoruz ve annem yatalak. Bez parası bulamıyorum, bu parayı nasıl ödeyeceğim. Taciz nedeniyle iki kişi kavga etmiş. Biz neden cezayı ödüyoruz” şeklinde konuştu.
4 kişinin yanarak öldüğü kazanın sürücüsü: "Navigasyon kurbanı olduk"
27 Eylül 2024 Cuma - 12:38 4 kişinin yanarak öldüğü kazanın sürücüsü: "Navigasyon kurbanı olduk" Adana’da tarım işçilerini taşıyan minibüsün uçuruma düşüp alev aldığı, 2’si çocuk 4 kişinin yanarak öldüğü kazaya ilişkin 15 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sürücü Mustafa Akfırat’ın (28) yargılanmasına başlandı. Akfırat, aracın fren balatalarından koku gelmesine rağmen yola devam ettiğini belirterek,“Kazanın olduğu güzergahtan ilk defa gittiğim için navigasyon açarak yolu bulmaya çalıştım. Rampa aşağı inerken araç bir anda alev almaya başladı ve ardından uçuruma yuvarlandık. Navigasyon kurbanı olduk” dedi. Mardin’den Manisa’nın Salihli ilçesine salatalık hasadı için tarım işçisi götüren Mustafa Akfırat idaresindeki 34 FF 6095 plakalı minibüs, 22 Nisan’da Adana kent merkezine ulaştıktan sonra Karaisalı ilçesine bağlı Kızıldağ Yaylası yolunda Pozantı’ya çıkmak için navigasyonla ilerledi. Akfırat, sert virajların olduğu yolda minibüsün yakıtı azalınca, mahalledeki bir vatandaştan yardım isteyerek, araca yakıt takviyesi yaptı. Minibüs, Gildirli Mahallesi yol ayrımında yokuş aşağı inerken, sürücüsünün kontrolünden çıkarak, uçuruma yuvarlandı. Kazada, Zozan Sakin (18),Bünyamin Çakıl (6), Zeynettin Çakıl (20) ve Serkan Çakıl (13) hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı. Jandarma tarafından gözaltına alınan Mustafa Akfırat, işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Tutuklu sanık Mustafa Akfırat hakkında ‘Birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan Adana 10’ncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Akfırat katıldı. Müşteki ve taraf avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada sanık Mustafa Akfırat, yaptığı savunmada, aracın sahibi arkadaşı M.A.B. ile birlikte araçta toplamda 21 kişi olduklarını, Mardin’den Gaziantep’e kadar aracı arkadaşının kullandığını söyledi. Kazadan birkaç dakika önce aracın fren balatalarından koku geldiğini ve ardından alev aldığını belirten Akfırat, “Ben normalde İstanbul’da yolcu taşımacılığı yapıyorum. O günde arkadaşım benden kendisiyle birlikte gelmemi rica etti. Beraber Mardin Kızıltepe’den Manisa’nın Salihli ilçesine gitmek için yola çıktık. Araç arkadaşıma ait olduğu için herhangi bir arızasının olup olmadığını bilmiyorum. Ancak, Gaziantep’te şoför koltuğuna geçtiğimde aracın frenlerinin gevşek olduğunu ve tutmadığını farkettim’’ dedi. Kaza yaptığı güzergahı daha önce kullanmadığını, o günde tamamen navigasyon kurbanı olduklarını söyleyen Akfırat kaza anını şöyle anlattı; “Gece geç saat olmuştu. Aracın yakıtı azalınca mahalledeki birinden yardım istedik. O kişiden yakıt alarak, yolu sorduk. Bize o güzergahın tehlikeli olduğunu söyledi. Bizde geri dönerek, E-5’den otoban çıkmak istedik. Güzergahı bilmediğim içinde navigasyonu açıp ilerlemeye başladım. Yakıttan sonra aracın fren balatalarından koku gelmeye başlamıştı. Girdiğimiz yolda rampaydı. Rampa aşağı inerken araç bir anda alev almaya başladı ve ardından uçuruma yuvarlandık.’’ Uçuruma yuvarlandıktan sonra araçtan ilk kendisinin çıktığını belirten sanık sürücü Akfırat, “Önce araçtakileri kontrol ettim. Ardından yukarı çıkarak yardım istedim. Bu olayda benim bir suçum yoktur. Tamamen navigasyon kurbanı olduk. Tahliyemi ve beraatimi isterim’’ Dedi. Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Akfırat’ın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı eksiklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.