Yerel Haberler
Adana
05 Mayıs 2026 Salı - 09:07 Adana’da depremde hasar gören mahkemelik binalarda yıkım başladı Adana’da depremde orta hasar alan ve açılan davalar nedeniyle yıkımı ertelenen binalarda, mahkeme süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte yıkım çalışmalarına başlandı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerden etkilenen Adana’da 11 bina yıkılırken 418 kişi hayatını kaybetti. Kent genelinde 3 bin 279 bina ise ağır hasar aldı. Ağır hasarlı binaların hepsi yıkıldı. Mahkeme süreçleri yıkımı uzattı Kent genelinde orta hasar alan 3 bin 972 binanın ise yüzde 90’ı yıkıldı. Ancak orta hasar alıp bina sakinlerinin mahkemeye başvurduğu binalarda ise yıkımlar durduruldu. Mahkeme süreci biten binalarda yıkım başladı Mahkeme süreçleri tamamlanan binalarda ise yıkım çalışmaları yeniden başladı. Geçtiğimiz gün iş makineleri merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde orta hasar alan binada yıkım gerçekleştirdi. Vinç yardımıyla 10 katlı apartmanın damına iş makinesi çıkartıldı. Etrafın toz olmaması için sulama eşliğinde apartman kat kat yıkıldı. "Yıkımların yüzde 90’ı bitti" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Yıkım, Hafriyat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyfettin Can, yıkımların yüzde 90’ının tamamlandığını anlatarak, "Adana’da yıkımlar yüzde 90 bitti diyebiliriz. Geriye kalan yüzde 10’luk kısım ise vatandaşın evinin sağlam olduğunu düşünerek yıktırmak istememesinden kaynaklanıyor. Uzayan mahkeme süreçleri firmaları, çalışanları ve ev sahiplerini de mağdur ediyor" ifadelerini kullandı. "Mahkeme süreçleri biter bitmez yıkımlar yapılacak" Mahkeme süreçleri tamamlandıkça yıkımların hızlıca yapılacağını anlatan Can, "Vatandaş, 3 katlı evinin karşılığında 1 ev verilmesini kabullenmiyor. Doğal olarak evinin de sağlam olduğunu söylüyor. Bu mahkeme süreçleri nedeniyle maalesef işleyiş sürdürülemiyor. Adana Valiliği’nin bu konu üzerindeki duruşu net ve sağlam. Yıkımı yapılmayan yüzde 10’luk kısım da mahkeme süreçleri tamamlandıkça hızlıca yapılacak" dedi. Adana’da evlerin bitişik ve bazı evlerin duvarının da tek olması nedeniyle yıkımlarda sorun yaşandığına dikkat çeken DAİMFED Yıkım, Hafriyat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyfettin Can, daha sonra şunları söyledi: "Yıkımın küçüğü büyüğü yok. Adana’da evlerin bitişik olması ve bazı evlerde duvarın tek olması sıkıntılı. Yıktığımız ev ile komşu duvarı bazen tek oluyor. Duvar yıkılınca yan evin duvarı olmadığı için de sıkıntı yaşıyoruz. Her zaman için can güvenliği ön planda. Yıkım sırasında devlet tarafından yetki verilen firmalarla çalışılması gerekiyor. Bu yıkım işi hata kabul etmiyor."
Hırdavatçıya silahlı saldırı anı kameralarda
20 Eylül 2024 Cuma - 09:56 Hırdavatçıya silahlı saldırı anı kameralarda Adana’da hırdavatçıya silahlı saldırı düzenlediği öne sürülen 4 şüpheliden 3’ü tutuklanırken, o anlar saniye saniye görüntülendi. Olay, 25 Ağustos günü saat 03.00 sıralarında Yüreğir ilçesine bağlı Haydaroğlu Mahallesi’ndeki bir hırdavat dükkanında meydana geldi. Murat D. (22) motosiklet ile M.R.’ye (80) ait hırdavat dükkanının önüne geldi. Motosikletin arkasında bulunan Muhammed Enes Y. (18) iş yerine defalarca ateş açtı. Saldırının ardından şüpheliler bölgeden ayrıldı. Kısa süre sonra şüpheliler tekrar gelerek yine iş yerine defalarca ateş etti, bu sırada güvenlik görevlisi panikledi. O anlar anbean güvenlik kameralarına yansıdı. Güvenlik görevlisi şüphelilerin uzaklaşmasıyla durumu polise bildirdi. Olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Gasp polisleri dedektif gibi iz sürüp şüphelileri yakaladı İş yerinin ve bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis, Muhammed Enes Y. ile Murat D.’nin kaçtığı yeri belirledi. Kamera incelemesinde polis Mehmet E.’nin (21) otomobille saldırganların arkasından gelip gözcülük yaptığını da tespit etti. Otomobilin sahibinin ise Abdulhakim D. (19) olduğu belirlendi. Evlerinde saklanan 4 kişi de yapılan operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan Muhammed Enes Y. ile Murat D.’nin birbirlerine suçu attığı öğrenildi. Otomobilin sahibi Abdulhakim D. ise olayla bir ilgisinin olmadığını, arkadaşı Mehmet E.’ye aracını ödünç verdiğini ileri sürdü. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilirken Muhammed Enes Y., Murat D. ve Mehmet E. tutuklandı, Abdulhakim D. ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Cüzdanını yanlışlıkla çöpe atan kadın için temizlik görevlileri seferber oldu
20 Eylül 2024 Cuma - 09:52 Cüzdanını yanlışlıkla çöpe atan kadın için temizlik görevlileri seferber oldu Adana’nın Kozan ilçesinde bir kadın içinde bir miktar para, telefon ve kıymetli eşyası olan cüzdanını çöpe atınca temizlik görevlileri kamyondan çöpü dökerek didik didik arayıp, buldukları cüzdanı kadına teslim etti. Sultan Gündeş’in torunları Cumhuriyet Mahallesi Yasemin Sokak’ta yanlışlıkla cüzdanını da çöpe attı. Gündeş, bir süre sonra cüzdanının olmadığını fark edip torunlarına sorduğunda çöpe atıldığını öğrenince, hemen konteynerin olduğu yere gitti. Ancak temizlik görevlileri konteynerdeki çöpü kamyona boşalttığı için cüzdanı bulamadı. Bunun üzerine Gündeş hemen belediyeye başvuru yaptı. Yapılan başvuru üzerine çöp kamyonu tespit edilip bütün çöpler temizlik görevlileri tarafından boşaltılarak cüzdan aranmaya başlandı. Yapılan aramada kadının içinde bir miktar para, altın ve cep telefonunun olduğu cüzdan bulunarak teslim edildi. Cüzdanını marketten geldikten sonra çocukların yanlışlıkla poşetle çöpe attığını anlatan Sultan Gündeş, "Evdeydim mutfakta çöp vardı. Çocuklara çöpleri atmasını söylemiştim yanlışlıkla poşetin içinde cüzdanımı da atmışlar. Allah razı olsun belediyeyi arayıp destek istedim hemen yardımcı oldular. O kadar çöpü döktüler zahmete girdiler. Çok teşekkür ederim temizlik görevlisi arkadaşlara ve başkan beye" diye konuştu. Kozan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Fatih Ateş ise, "Bir vatandaşımızın cüzdanını çöpe attığını ve içerisinde kıymetli eşyalarının olduğunu söylemesi üzerine konuyu Belediye Başkanımız Mustafa Atlı’ya ilettik. Başkanımızın ’vatandaşa ivedi olarak yardımcı olun’ talimatı üzerine çöp kamyonumuzu temizlik işleri müdürlüğümüze getirerek boş bir alana atıkları boşalttık. Temizlik ekiplerimizin atık içerisinde kısa bir süre içerisinde cüzdanı bulması üzerine sahibine teslim ettik. Vatandaşımızın üzüntüsünün sevince dönüşmesi tüm temizlik ekibi arkadaşlarımızı da mutlu etti" diye konuştu.
Başkan Aydar’dan siyasi yasak tepkisi: "Ceyhan halkının iradesine ipotek konuluyor"
19 Eylül 2024 Perşembe - 21:34 Başkan Aydar’dan siyasi yasak tepkisi: "Ceyhan halkının iradesine ipotek konuluyor" Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, siyasi yasak kararını, Ceyhan halkının siyasi tercihlerine ipotek koyma girişimi olarak değerlendirdi. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, siyasi yasak kararının çelişkili olduğunu öne sürerek, tanık ve delil bulunmayan bir dava sonucu alındığını savundu. Aydar, "13 ay sonra ortaya çıkan yalan beyanlarla adım dosyaya dahil ediliyor" diyerek, sürecin adaletsiz ilerlediğini iddia etti. "Hızla alınan bir karar” Aydar, mahkeme sürecinin alışılmadık bir hızda sonuçlandığını ifade ederek, "16 Mayıs’ta ilk derece mahkemesi siyasi yasak kararı veriyor, 16 Temmuz’da istinaf mahkemesine gidiyor ve bugün, Eylül ayında, karar çok hızlı bir şekilde onanıyor" dedi. Bu hızlı ilerleyişin arkasındaki gerekçelerin sorgulanması gerektiğini belirterek, mahkemenin oy çokluğuyla aldığı kararı eleştiren Aydar, "Oy çokluğuyla, bir hakimin muhalefet şerhine rağmen, 2’ye karşı 1 oyla karar veriliyor. Bu karar, Ceyhan halkının iradesine ipotek koymak anlamına gelir" dedi. "Davada adil olmayan sonuçlarla karşılaşıldığını" söyleyen Aydar, "25 ay ceza veriliyor, 24 ay olsaydı siyasi yasak gerekmeyecekti. Siyasi olmayan isimler beraat ederken, siyasi isimlere yasak getiriliyor" şeklinde konuştu. Aydar, yerel mahkemenin mayıs ayında verdiği kararın temmuzda istinafa taşındığını ve eylül ayında onandığını hatırlatarak, "Ceyhan halkının iradesine çok hızlı bir şekilde ipotek konuldu" dedi.
Yüreğir’de gaziler onuruna yemek verildi
19 Eylül 2024 Perşembe - 15:45 Yüreğir’de gaziler onuruna yemek verildi ‘19 Eylül Gaziler Günü’ münasebetiyle Yüreğir Belediyesi ve Yüreğir Kaymakamlığı koordinesinde, gaziler onuruna yemek verildi. Yüreğir Belediyesi Kültür Merkezi’ne düzenlenen programa Yüreğir Kaymakamı Mehmet Aksu, Yüreğir Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyt Patır, Yüreğir İlçe Emniyet Müdürü Volkan Barış Salgar, Yüreğir İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Ali Rıza Şimşek, CHP Yüreğir İlçe Başkanı Sabri Sarı, gaziler ve aileleri katıldı. Masaları dolaşarak gaziler ve aileleriyle yakından ilgilenen Kaymakam Aksu, “Vatanseverlikleriyle ve cesaretleriyle övündüğümüz, unutulmaz hizmetleriyle örnek aldığımız aziz şehitlerimiz ve siz değerli gazilerimize ancak bizlere emanet edilen ülkemize, değerlerimize, milli birlik ve beraberliğimizden taviz vermeden sahip çıkarak ve güçlü Türkiye için el birliğiyle çalışarak layık olacağımıza inanıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, vatanımız için canlarını hiç düşünmeden feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, hayatta olan gazilerimizin Gaziler Günü’nü tebrik ediyor, sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum.” dedi. Yüreğir Belediye Başkan Yardımcısı Cüneyt Patır ise “Başta kurucumuz Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu bayrağı gök kubbede dalgalandırmak adına şehadete eren şehitlerimizi anıyorum. Hayatta olan gazilerimize de uzun ömürler diliyorum. 19 Eylül Gaziler Günümüz kutlu olsun” diye konuştu. Adana İl Müftülüğü Koro Şefi Tarık Karadağ’ın seslendirdiği ilahilerle devam eden program, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından edilen dua ile sona erdi.
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’a siyasi yasak
19 Eylül 2024 Perşembe - 14:59 Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’a siyasi yasak Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın tehdit suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasını Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi onadı. Aydar aldığı hapis cezasından dolayı siyasi yasaklı konumuna düştü. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı ile Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın istinaf incelemesinde bulunan tehdit suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin dosyası sonuçlandı. Oy çokluğu ile (1’e karşı 2 oyla) karar onandı. Muhalif üye tarafından şikâyetin 13 ay sonra yapılması, herhangi bir tanığın bulunmaması, mağdurların sürekli beyan değiştirmeleri gözetilerek kararın bozulması ve tüm sanıkların atılı suçtan beraat etmeleri gerektiği muhalefet şerhinde vurgulandı. Aydar’a aldığı hapis cezasından dolayı siyasi yasak getirildi. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar yaptığı açıklamada, "Deliler incelenmemiş, taraflara dosya içeriği açıklatılmamış, görüntü CD’si izlenmemiş ve bu eksikler için duruşma açılmaksızın dosya sonuçlandırılmıştır. Ortada büyük bir hukuk garabeti oluşmuştur. Aynı konumda bulunan ve siyaset yapmayan sanıklar beraat etmiş, siyaset yapan sanıkların ise cezası onanarak siyasi yasak getirilmiştir. Muhalefet şerhinde açıkça da bu durum ifade edilmiştir. Karara karşı tabii ki yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız” dedi.
Saimbeyli sumağı üretim alanı genişletilerek ekonomiye kazandırılacak
19 Eylül 2024 Perşembe - 14:24 Saimbeyli sumağı üretim alanı genişletilerek ekonomiye kazandırılacak Adana’nın Saimbeyli ilçesinde sumağı inceleyen bilim adamları birçok derde deva olduğu bilinen sumağın ilaç, gıda ve deri sektöründe büyük talep gördüğünü söyleyerek ekim alanlarının genişletilerek ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. Saimbeyli Belediyesi ve Kaymakamlığın ev sahipliğinde şifa deposu sumağın üretimi ve geliştirilmesi üzerine akademisyenler panel düzenledi. Belediye konferans salonunda Türkiye’de ilk kez sumak üzerine panel düzenlenerek sumak üretimi, bölgede gelişmesi ve ekonomiye kazandırılması üzerine sunum gerçekleştirildi. Kuzey Adana’da genel olarak çalı olarak görülen ve birçok bahçeden sökülen sumaklar yeniden bölgede üretilerek ilaç, deri ve baharat sektörüne kazandırılacak. Panelde konuşan Prof. Dr. Mehmet Sütyemez, Kahramanmaraş’ın sumağı merkezi, Saimbeyli’nin ise sumağın üstü olduğunu ifade ederek, “Sumak üretimi bölgenin geleceği için büyük önem arz etmekte sadece gıda değil ilaç sektöründe de üretim talep görmektedir" dedi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Saltalı ise toprak analizi ve doğru toprakta verim üzerine sunum yaparak bölgedeki toprak değerlerini katılımcılara aktarırken toprak yapısında bor ve fosfor eksikliği olduğunu bu dikkate alınarak toprak verimi korunarak üretim yapılması gerektiğini kaydetti. Sumak bitkisinin sağlığa faydası ve üretim alanları üzerine bilgi veren Sütçü İmam Üniversitesi Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü. Doç. Dr. Akide Özcan, Türkiye’de derici sumağı, boyacı sumağı, Çin sumağı olarak 3 tür sumak yetiştiğini kaydederek, "Türkiye’de genel bir araştırma yapılmamıştır ama 2012 yılında 3 ton üretim yapılırken bu 2018 yılında 18 tona çıkmış ve ülke ekonomisine 2 bin 148 dolar katkı sağlamıştır. Sumak ağacı bakımları yapılırsa 25 yıl boyunca sumak salkımlarını üretmekte. Sumak kuraklığa karşı, hava kirliliğe karşı alanlarda, erozyonla mücadelede de kullanılabilir. Derici sumağı ülkemizde özellikle baharat ve ekşi olarak kullanılıyor. Pandemiden sonra özellikle yurt dışında kapsül, bitki çayı olarak kullanılmaktadır” dedi. “Hedef üreterek kalkınan bir Saimbeyli” Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal, ilçede sumağın üretime kazandırılması için ilk kez çalışmalara başlandığını kaydederek, "Daha düne kadar zararlı bitki diye mücadele ettiğimiz sumağın hayatımıza bu şekilde girişi enteresandır. İlçemiz ve ülkemiz ekonomisinde büyük katkı sunacaktır. Sumak için azimle yapılan tüm çalışmalar bölgemizde çok önemlidir. Amacımız memleketimize hizmet ve yaşam kalitesini yükseltmektir” diye konuştu. Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar ise devletin tüm desteğinin üreten tüm bireylerin yanında olacağını söyledi. “Sumak üretiminde büyük bir açık var” Sumağa yurt içi ve yurt dışından talep olduğunu anlatan özel sektör adına konuşan Mahmut Gökşen, "Türkiye’de 3 bin 500 ton sumak kullanılıp işleniyor ama tüketim 8 bin 500 ton. Sumak üzerine 93 araştırma yapılıyor. Sadece gıda değil deri, boya, sektöründe kullanımı var. Biz bunun ihracatını yapabiliyoruz. Sorunumuz sumağın erken hasat edilmesi. Zamanında hasat önemli. Gaziantep ve Urfa’da üretim tesisleri var. Kahramanmaraş Göksun tarafına sumak işleme fabrikası kurmayı hedefliyoruz. Ben herkesi sumak yetiştirmeye davet ediyorum. Ürettiğiniz sumakları da ekonomiye kazandırmaya talibiz” dedi.
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Adaber, "Bu vatan şehit ve gazilerimizin eseridir"
19 Eylül 2024 Perşembe - 13:02 Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Adaber, "Bu vatan şehit ve gazilerimizin eseridir" Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Coşkun Adaber, ”Üzerinde yaşadığımız toprakların bizler için vatana dönüşmesi, bayrağımızın özgürce dalgalanması, şehitlerimizin ve gazilerimizin eseridir. Ülke genelinde olduğu gibi Adana’da da 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla bir kutlama töreni düzenlendi. Atatürk parkındaki Atatürk Anıtı’na Adana Valilisi Yavuz Selim Köşger, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Coşkun Adaber, tarafından çelenk koydu. Çelenk konulmasının ardından saygı duruşunda bulunulup daha sonra İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte bayraklar göndere çekildi. Daha sonra bir konuşma yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Coşkun Adaber, ”Üzerinde yaşadığımız toprakların bizler için vatana dönüşmesi, bayrağımızın özgürce dalgalanması, şehitlerimizin ve gazilerimizin eseridir. Tarihin her döneminde hür yaşamayı, bağımsızlık ve istiklali canı pahasına korumayı ilke edinen aziz milletimiz bu uğurda şehit ve gazi olmayı büyük bir onur ve gurur kaynağı saymıştır” dedi. Gaziler gününde alanı dolduran onlarca gazi de gurur yaşadı. Bunlardan biri olan Gazi Ömer Mermer, Kıbrıs Barış harekatında gaza olduğunu anlatarak, "Valla 19 Eylül Gaziler Günü, Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutan olarak bize hediyesidir. Zamanında TBMM’nin almış olduğu kararlara dayanarak her yıl 19 Eylül Gaziler Günü olarak kutluyoruz” diye konuştu “Atatürk’ten bu yana gelen en büyük armağan bizlere” Gazi Yılmaz Yalta, ise gazi olmanın gururunu yaşadığını belirterek, ”O kadar duygusalım ki ne anlatacağımı şimdi bilemiyorum. Çok önemli birgün Atatürk’ten bu yana gelen en büyük armağan bizlere. Biz de gazi olmanın gururunu yaşıyoruz. Tüm savaşan gazi ve şehit olanlar da Allahtan rahmet diliyorum ne mutlu böyle bir günümüz olduğu için. Çok büyük bir mutluluk Allah kimseye nasip etmez. Ne mutlu ki bize nasip etmiş. 1974’de Kıbrıs’ta gazi oldum. Buradan Barış götürdük Kıbrıs’a insanlar şimdi daha huzurlu yaşıyorlar” dedi. “Türk milletinin sesini dünyaya bir daha duyurduk” Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkan Yardımcısı Özcan Narin ise, “Bizim için bugün çok önemli çok manalı bir gündür. Az önce sayın başkanımın da söylediği gibi 2 yönden önemli 1. önemi TBMM’nin en büyük gazi olan Atatürk’e mareşal ünvanının veriliş yıl dönümüdür. 2. Önemi ise gaziler günü yıldönümü olarak kutluyoruz. Çok mutluyuz Allah bütün gazilerimize sağlık versin şehitlerimize rahmet eylesin. Söyleyecek kelime bulamıyorum çünkü çok gururluyum. Çünkü Türk milletine hizmet ederek gazi oldum. Ve bu günleri yaşıyorum. Ben Kıbrıs barış harekatın da ilk çıkartmaya katıldım. Kıbrıs’a ilk çıkan gemilerin başlarındaydık biz 5 parmak dağlarına hareket ettiğimizde daha çıkmamıştık sahilden. Çok büyük silah mermi altından ancak çıkabildik 5 parmak dağlarına. Orada zalimliğe uğrayan yurttaşlarımızı kurtardık. Türk milletinin sesini dünyaya bir daha duyurduk“ şeklinde konuştu " onlar sayesinde özgür bir ülkede yaşıyoruz” Vatandaş Gülay Demir’de "Gazilerimizi desteklemek için geldim. Şehitlerimizi ve gazilerimizi hiçbir zaman için unutmamak, yanlarında olmak, sadece anma günlerinde değil onlara minnettarlığımızı her zaman belirtmeliyiz. Yanlarında olmalıyız gurur duyuyoruz onlarla iyi ki varlar onlar sayesinde özgür bir ülkede yaşıyoruz” diye konuştu.
Dr. Demirkıran: "Çocuklarda ihmal edilen geniz eti ciddi sorunlara kapı aralayabiliyor"
19 Eylül 2024 Perşembe - 11:47 Dr. Demirkıran: "Çocuklarda ihmal edilen geniz eti ciddi sorunlara kapı aralayabiliyor" Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Semih Demirkıran, "Büyüyen ve oldukça fazla miktarda mikrop barındıran geniz eti, yakın komşuluğu nedeniyle tekrarlayan kulak ve sinüs enfeksiyonlarına zemin hazırlamasının yanı sıra çocuklarda hırçınlık ve iştahsızlık gibi problemleri de beraberinde getirebiliyor" dedi. Demirkıran, yaptığı açıklamada, Toplumda, özellikle çocukluk döneminde sık görülen hastalıkların başında üst solunum yolu ile ilgili sorunlar geliyor. Bu konuyla ilgili en fazla karşılaşılan sıkıntılardan biri de geniz etinde görülen problemler oluyor. İlaçla tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda geniz etinin mutlaka alınması gerekiyor. Büyüyen ve oldukça fazla miktarda mikrop barındıran geniz eti, yakın komşuluğu nedeniyle tekrarlayan kulak ve sinüs enfeksiyonlarına zemin hazırlamasının yanı sıra çocuklarda hırçınlık ve iştahsızlık gibi problemleri de beraberinde getirebiliyor. İhmal edilmesi halinde gelişme geriliğine bile yol açabiliyor" diye konuştu. Çocuk döneminde sık rastlanıyor Demirkıran, "Geniz eti ya da tıp dilindeki adı ile adenoid, burnun arka kısmında doğuştan var olan bir lenf dokusu şeklinde tanımlanır ve aynı bademcikler gibi vücuda solunum yoluyla giren mikroplara karşı savunmada görev üstlenir. Akut üst solunum yolu enfeksiyonlarında büyümesi normal kabul edilir. Fakat tekrarlayan enfeksiyonlar sonrasında küçülmediği zaman sorun olmaya başlar. Öyle ki bazen neredeyse bir pinpon topu büyüklüğüne erişerek geniz bölgesi olan burnun arka çıkış kapısını bile tıkayabilir" dedi. Ebeveynler dikkatle takip etmeli Demirkıran, şöyle devam etti: "Kimi zaman ebeveynler çocuklarının genizden konuştuğu için ses tonunun farklı olduğunu, iştahının olmadığını, geceleri terlediğini ve horladığını söylerler. Bazen de ağzından salya aktığını dile getirirler. Geniz eti, anatomik olarak en büyük haline çocuk 3 ila 5 yaşları arasındayken ulaşır ve genellikle 7 yaşından sonra da küçülmeye başlar. Ergenlikte ise kaybolur. Bu noktada ebeveynlere oldukça önemli görevler düşer. Zira anne-babalar kimi zaman geniz etinin alınmasından endişe ettiğinden kimi zaman da ‘Nasılsa ileride küçülecek’ diye üzerinde durmadığından bu durum problemin büyümesine ve ileri yaşlarda birçok kronik hastalığın gelişmesine yol açabilir." Sorunlara kapı aralıyor Tedavi edilmeyen geniz etinin, üst solunum yolu enfeksiyon atakları, sinüzit, geniz akıntısı, öksürük, uyku bozuklukları, horlama, ağzı açık uyuma, kulak enfeksiyonları, kulakta sıvı birikmesine bağlı işitme azlığı hatta işitme kaybına yol açabileceğine değinen Demirkıran, "Geniz eti belirtilerinin fazla ortaya çıkmadığı çocuklarda herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Geniz eti şişmesini azaltmak için doktor tarafından steroid içeren burun spreyi önerilir. Enfeksiyonun bakteriyel olması durumunda ise antibiyotik kullanımı gündeme gelir. Ancak şikâyetlerin yoğun olması, ilaç tedavilerine rağmen devam etmesi ve sürekli tekrarlaması durumunda geniz eti cerrahi yöntem ile alınmalıdır. Ameliyat genellikle 2 yaşından sonra tercih edilse de nefes tıkanıklığı yoğunsa 1 yaşından sonra da gündeme gelebilir. Ameliyat genel anestezi altında ve ağız yolundan yapıldığı için boyunda herhangi bir kesiye gerek olmaz. Operasyon yaklaşık yarım saat sürer ve hasta genellikle aynı gün taburcu edilerek evine gönderilir" diye konuştu. Demirkıran, çocuklarda geniz eti belirtilerini ise şöyle sıraladı: "Burundan nefes almada güçlük, ağzı açık uyuma, gece terlemesi, horlama, burnu tıkalı gibi genizden konuşma, burun ve geniz akıntısı, uykuda nefes tutma ve ağız kokusu."