Yerel Haberler
Adana
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:33 ATÜ’de KreativEU projesinin açılış seremonisi gerçekleştirildi Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) KreativEU Projesi açılış seremonisi kapsamında 10 Avrupa Birliği ülkesinden gelen rektörler, rektör yardımcıları, akademisyenler ve çok sayıda davetliyi yerleşkesinde ağırladı. Programın açılış konuşmasını yapan Adana Valisi Mustafa Yavuz, uluslararası akademik projelerin şehirlerin gelişimindeki stratejik rolüne değinerek, bu tür iş birliklerinin hem bilimsel hem de bölgesel kalkınmaya sunduğu katkının altını çizdi. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ise KreativEU projesinin üniversiteler arası bilgi paylaşımını artırırken kültürel etkileşimi de zirveye taşıyacağını ifade etti. Projeye katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür eden Sözen, üniversitenin uluslararasılaşma hedeflerinde bu projenin bir milat olduğunu belirtti. Törende ayrıca Prof. Joo Freitas Coroado ve Prof. Célio Gonçalo Marques, projenin gelecek vizyonuna dair değerlendirmelerini paylaştı. Çiftetelli eşliğinde akademik dayanışma Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, Adana Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları ekibinin sergilediği gösteri oldu. Yöresel kültürün sergilendiği performans izleyicilerden büyük alkış alırken, Avrupalı akademisyenlerin de çiftetelli oynayarak gösteriye dahil olması, dostluk ve kültürel kaynaşmanın en somut örneğini oluşturdu. KreativEU bayrağı göndere çekildi Etkinlikler kapsamında düzenlenen Bayrak Seremonisi ile birlik ve ortak geleceği simgeleyen KreativEU bayrağı, tüm paydaş ülke temsilcilerinin katılımıyla ve coşku dolu alkışlarla göndere çekildi. ATÜ’nün paydaşı olduğu projede; Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, İsveç, Bulgaristan ve Çekya’dan üniversiteler yer alıyor.
Karslıoğlu: “İnşaatı tamamlama sigortası yüzde 100’e çıkmalı”
27 Ağustos 2024 Salı - 13:38 Karslıoğlu: “İnşaatı tamamlama sigortası yüzde 100’e çıkmalı” Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, İl Bank ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün ihalelere katılım konusunda destek istediklerini belirterek, “İl Bank’tan Adana, Mersin, Malatya, Kahramanmaraş ve Osmaniye müteahhitlerimize ihale için davetiye gitmesini istiyoruz” dedi. AK Parti Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci ve AK Parti Çukurova İlçe Başkanı Cemal Akın, Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED)’e nezaket ziyaretinde bulundu. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulunun hazır bulunduğu ziyarette, Zenbilci ve Akın’a federasyonun çalışmaları hakkında bilgiler verildi. Ele alınan konuların başında, İLBANK Projelerinde bölge firmalarının ulaşması, faiz oranlarının düşürülmesi, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde deprem bölgesinde yapımları devam eden ‘Hafif Çelik Köy Evleri Projeleri’ne bölge firmalarının ulaşması konusunda ve rezerv alanları ve imar sorunları, inşaatı tamamlama sigortası hakkında, yapsat ve kamu müteahhitlerinin sorunları hakkında bilgiler sunuldu ve destek istendi. “İnşaatı tamamlama sigortası yüzde 100’e çıkmalı” DAİMFED olarak, inşaatı tamamlama sigortasını gündeme getirdiklerini ve bu konunun son derece önemli olduğuna vurgu yapan Karslıoğlu, “Müteahhittin kaçması, hayatını kaybetmesi, iflas etmesi konusunu rafa kaldırmak istiyoruz. Türkiye Sigorta yetkilileriyle görüştük, projeyi sigorta şirketine veriyoruz, takibini onlar yapıyor. Trafikte nasıl kasko varsa, bizler de inşaatı tamamlama süresini kaskoya benzetiyoruz. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, inşaatı tamamlama sigortasını yüzde 10’nuna kadar istiyor. Biz bunun yüzde 100’e çıkartılmasını istiyoruz. Biz vatandaşlara diyoruz ki, müteahhit size düşen payı 80 metrekare veriyorsa, siz 78 metrekare anlaşın ve tamamını müteahhit ödesin diyoruz. Yarısını müteahhit, diğer yarısını vatandaş ödeyecek. Vatandaşlarımız da buna çok sıcak baktı. Adana’da bütün toplantılarımızda artık müteahhit gittiği zaman inşaatı tamamlama sigortası yaptır demeye başladı. Bu sigorta sistemi müteahhitlik sektöründe de zorunlu hale gelsin istiyoruz. Böylelikle inşaat bitene kadar herkesin içi rahat olur” diye konuştu. “İhalelere yerel müteahhitlerimizin de davet edilmesi gerekiyor” Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün yapmış olduğu ihalelere de değinen Genel Başkan Karslıoğlu, “Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nde Hafif Çelik Köy Evleri ihaleleri yapılıyor. Bu ihalelere bu bölgede Adana, Osmaniye, Gaziantep’te olanlar davet edilmiyor, Ankara’dan davet edilenler oluyor. Genelde de yüzde 99’u Karadenizli oluyor. Bir de İlbank’ta da bu sorunu yaşıyoruz. İl Bank ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’müzün bizlere bu konu hakkında olanak sağlamalarını ve ihalelere katılım konusunda desteklemeleri istiyoruz. Bizler de en azından dosyalarımızı sunalım. İl Bank’tan Adana, Mersin, Malatya, Kahramanmaraş ve Osmaniye müteahhitlerimize ihale için davetiye gitmesini istiyoruz” dedi. “DAİMFED’in çalışmalarını yakından takip ediyoruz” AK Parti Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci ise, DAİMFED’in çalışmalarını yakından takip ettiklerini dile getirerek, “Özellikle ‘Mesleğim Elimde’ projesini oldukça fazla önemsiyor ve Adalet Bakanımıza konuyu iletip, Açık Cezaevleri olan tüm illerimizde de bunu hayata geçirme için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, AK Parti Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci ve beraberindeki heyete ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
Karalar, hemşehrilerine sivrisinekle topyekun mücadele çağrısı yaptı
27 Ağustos 2024 Salı - 11:56 Karalar, hemşehrilerine sivrisinekle topyekun mücadele çağrısı yaptı Seyhan Nehri, TD8 Drenaj Kanalı ve Ceyhan ilçesinde incelemelerde bulunan Başkan Zeydan Karalar, bataklık alanların sivrisinek üremesine yol açtığını ve bunun da mücadeleyi zorlaştırdığını söyleyerek, hemşehrilerinden kentin temiz tutulması konusunda destek istedi. Adana ve Ceyhan’da çeşitli noktalarda inceleme yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, DSİ tarafından hızlı tren köprüsü inşaatı nedeniyle suyu kesilen ve yer yer bataklığa dönüşen Seyhan Nehri’nde, Ceyhan’da sivrisinek üremesine neden olan bataklık alanlarda ve başka bazı noktalarda incelemelerde bulunarak, halkla birlikte topyekun mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Hızlı tren köprüsü inşaatı nedeniyle Seyhan Nehri’ne DSİ’nin su veremediğini hatırlatan Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: “Seyhan Nehri üzerindeki hızlı tren köprüsü inşaatı nedeniyle uzun süredir DSİ su veremiyor. Bu nedenle hem görsel açıdan çok olumsuz bir durum var hem de nehir yatağında yer yer bataklık alanlar oluştuğu için sivrisineklerin üretim merkezi haline geliyor. Ben köprüyü inşa eden firmaya işini bir an önce bitirmesi konusunda ricada bulundum. Seyhan Nehir yatağının yeniden güzel görünümüne ve sağlıklı haline kavuşmasını diliyorum. Aksi halde devasa bir alan, sinek üretimi için çok uygun halde kalmaya devam edecek.” Metal Sanayi Sitesi içindeki TD8 Drenaj kanalıyla ilgili endişelerini de dile getiren Başkan Karalar, hemşehrilerine bu kanalın temiz tutulması konusunda çağrı yaptı. Sivrisinekle mücadelenin topyekun olması gerektiğini bildiren Karalar, daha temiz ve sağlıklı bir Adana için herkesin elini taşın altına koymasa gerektiğini açıkladı. Başkan Zeydan Karalar, “Seyhan Nehri ve TD8 Drenaj Kanalı’nda bu konuda sorun var. Durum bu olunca sivrisinekle mücadele ederken problem yaşıyoruz ve daha çok para harcamak zorunda kalıyoruz. Şehirde sinek üretim alanları çoğaldığı sürece işimiz zorlaşıyor” diye konuştu.
Tarımda plansız üretim ve iklim krizi çiftçileri zorluyor
27 Ağustos 2024 Salı - 10:26 Tarımda plansız üretim ve iklim krizi çiftçileri zorluyor Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarımda plansız üretim ve iklim değişikliği gibi sorunların üstesinden gelmek için tarımsal üretimde planlamaya dayalı bir model benimsenmesini ve çiftçilerin piyasa taleplerine uygun üretim yapmalarının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Doğan, tarım sektörüne katkı sunan çiftçilerin, bir yandan fazla ekilen ürünlerin pazar değerinin düşmesiyle zarar ederken, diğer yandan artan sıcaklıklar ve aşırı hava şartları nedeniyle ürün kayıpları yaşadıklarını hatırlatarak, “Bu durum, çiftçilerin gelirlerinde büyük düşüşlere yol açıyor ve tarım sektörünün sürdürülebilirliği açısından ciddi tehditlerle karşı karşıya kalınıyor” diye konuştu. Tarım sektörünün son yıllarda yaşanan plansız üretim ve iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Doğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’de tarım sektöründe uzun yıllardır süregelen plansız üretim, çiftçilerin en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Özellikle belirli ürünlerde, piyasa talebinin üzerinde bir üretim gerçekleştirildiğinde, ürün fazlası meydana gelmekte ve bu durum pazar fiyatlarının ciddi şekilde düşmesine neden olmaktadır. Örneğin, bu yıl fazladan ekilen bazı ürünler, çiftçilerin beklediği geliri elde edememesiyle sonuçlanmıştır. Ürün fazlası nedeniyle pazar doygunluğu oluşmuş, fiyatlar düşmüş ve çiftçiler emeğinin karşılığını alamamıştır. Plansız üretim yalnızca ekonomik kayıplara neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda doğal kaynakların verimsiz kullanılmasına da yol açıyor. Özellikle su ve toprak gibi kaynakların gereksiz yere tüketilmesi, tarımsal üretimin uzun vadede sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Bu da, ülkenin tarımsal potansiyelini zayıflatıyor ve gıda güvenliğini riske atıyor.” Doğan, bölgede çiftçilerin, iklim değişikliğinin getirdiği zorluklarla da başa çıkmak zorunda kaldığını ifade ederek, “Özellikle son yıllarda artan sıcaklıklar ve aşırı hava olayları, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkiliyor. Bu yıl, Çukurova’da sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle ekinler yandı ve çiftçiler büyük ürün kayıpları yaşadı. Aşırı sıcaklar, bitkilerin büyüme sürecini olumsuz etkileyerek verimliliği düşürdü ve hasat döneminde beklenen ürün miktarı elde edilemedi. Ayrıca, iklim değişikliği yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda yağış rejimlerinde de düzensizliklere yol açıyor. Beklenmedik kuraklıklar veya ani sağanak yağışlar, tarımsal faaliyetleri sekteye uğratıyor ve çiftçilerin planlarını altüst ediyor. Bu durum, tarımda belirsizliği artırarak çiftçilerin risklerini yönetmelerini zorlaştırıyor" dedi. "Mısıra ve buğdaya verilen destek pamukta yetersiz kaldı" Doğan, mısıra ve buğdaya verilen desteğin pamukta yetersiz kaldığını belirterek, "Pamuk üreticileri zor durumda kaldı. Pamuk üreticileri, artan maliyetler ve düşük piyasa fiyatları karşısında yeterli gelir elde edemediler. Desteklerin dengesiz dağılımı, bazı bölgelerde pamuk üretiminin azalmasına ve çiftçilerin alternatif ürünlere yönelmesine neden oldu. Pamuk, Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahip bir ürün olmasına rağmen, çiftçilerin bu üründen elde ettiği gelirler son yıllarda azalma eğiliminde. Desteklerin yetersizliği, pamuk üreticilerini zor durumda bırakmakta ve bu durum, pamuk üretimindeki sürekliliği tehlikeye atmaktadır. Çiftçilerin pamuk üretiminden uzaklaşması, hem yerli sanayiye ham madde teminini zorlaştıracak hem de ülkenin pamuk ithalatına bağımlılığını artıracaktır" ifadelerini kullandı. “Tarımsal üretimde planlamaya dayalı bir model benimsenmeli” Doğan, tarım sektöründe yaşanan zorlukların çiftçilerin geleceğe dair kaygılarını artırdığını ifade ederek, "Plansız üretim, iklim değişikliği ve yetersiz destekler gibi sorunların çözüme kavuşturulması, tarım sektörünün sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır. Tarımda plansız üretim ve iklim değişikliği gibi sorunların üstesinden gelmek için, öncelikle, tarımsal üretimde planlamaya dayalı bir model benimsenmeli ve çiftçilerin piyasa taleplerine uygun üretim yapmaları teşvik edilmelidir. Bunun yanı sıra, iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek için tarımsal faaliyetlerde iklim dostu uygulamaların yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Devlet desteklerinin çiftçi zarar etmeyecek şekilde dağıtılması, çiftçilerin ekonomik istikrarını sağlamada kilit rol oynayacaktır. Pamuk gibi stratejik ürünlerde desteklerin artırılması, çiftçilerin bu alanda faaliyet göstermeye devam etmelerini teşvik edecektir. Bu sayede, hem tarım sektörünün sürdürülebilirliği sağlanacak hem de ülke ekonomisi güçlendirilecektir" şeklinde konuştu.
Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Saime Paydaş’tan “hematüri” uyarısı:
27 Ağustos 2024 Salı - 10:09 Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Saime Paydaş’tan “hematüri” uyarısı: Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Saime Paydaş, genellikle tehlikeli bir nedeni olmasa da idrardan kan gelmesi durumunun bazı hastalıkların habercisi olduğuna dikkat çekerek vakit kaybetmeden uzmana danışılmasını tavsiye etti. Acıbadem Adana Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Saime Paydaş, idrarda kan görülmesi yani “hematüri”nin idrar yolu enfeksiyonlarından böbrek hastalıklarına kadar birçok hastalığın habercisi olabileceğini söyledi. İdrar yapıldığı esnada kan gözle görülebiliyorsa buna makroskopik; sadece laboratuvar ortamında gözlemlenebilen durumda ise buna da mikroskobik hematüri denildiğini ifade etti. Enfeksiyonlar, böbrek hastalıkları, taş, kist, tümör, travma, radyasyon ve bazı ilaçların idrardan kan gelmesine neden olabileceğini belirten. Paydaş, “Hematüri, böbrek renal pelvis, üreterler, mesane, erkeklerde prostat ve üretra hastalıklarında görülebilir. Ayrıca böbreklerde; glomerulonefritler, vaskülitler, genetik geçişli hastalıklar (polikistik böbrek hastalığı, Alport sendromu, ince membran hastalığı vb) tromboembolilerde de hematüri görülebilir” dedi. Hematürinin süresi ve başlangıç yaşının teşhis koymada önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Paydaş, “Glomerüler hastalıklara bağlı hematüri her yaşta görülebilir. Polikistik böbrek hastalığı 20’li yaşlardan itibaren, kanserler ise 40 yaşından sonra daha sık görülür. Taşlar 30 yaş sonrası, üriner sistem enfeksiyonları ve travma her yaşta, egzersize bağlı olan hematüriler 20-50 yaşlarda daha sık görülür. Endometriozis 20 -50 yaş arasındaki kadınlarda hematüri nedeni olabilir” diye konuştu. “Basit bir sistit de hematüriye neden olabilir, tümör de” Tüm tetkik ve değerlendirmelere rağmen hematüri nedeninin bazen bulunamadığını anlatan Prof. Dr. Paydaş, genç hastalarda hematürinin geçici olduğunu ancak 35 yaşından büyük hastalarda hematüri geçici de olsa mutlaka kötü huylu tümör ihtimalinin önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Travma, antikoagülan tedavi, böbrek taşı, enfeksiyonlar, tümörler ve böbreğin kistik hastalıkları gibi durumların hematüri eğilimini arttıracağına değinen Paydaş, altında bazen sistit gibi basit bir neden olsa da, önemli bir hastalık bulgusu olabileceğinden vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerektiğini söyledi. “Hastanın ağrı şikayeti de varsa görüntüleme yapılır” Hastaya yapılacak testlerden bahseden Prof. Dr. Paydaş, “Tam idrar tahlili yapılır. Radyolojik inceleme yapılması uygundur. Ayrıca tam kan sayım, kan üre azotu, kreatinin, elektrolitler, enfeksiyon gibi değerlere bakılması bilgi verici olur. Hematüriye eşlik eden ağrı varsa kontrastsız bilgisayarlı tomografi veya ultrasonografi gibi bir görüntüleme yapılır” dedi. İdrar yolu enfeksiyonu varsa kültür alınarak hastanın tedavi edileceğini; 6 hafta sonra sorunun devam edip etmediğine bakılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Paydaş, enfeksiyon yoksa Üroloji uzmanı tarafından değerlendirildikten sonra tomografik inceleme ve dar bir tüpün mesaneye sokulmasıyla uygulanan sistoskopi yöntemlerinin gerekeceğini de söyledi. İhtiyaç halinde nefroloji yani böbrek sağlığı alanında uzman bir hekime başvurmak gerektiğini sözlerine ekledi. “Tedavi yöntemi hastalığın nedenine göre değişir” Hematüri tedavisinin altta yatan nedene göre değiştiğine işaret eden Prof. Dr. Paydaş, “Enfeksiyonun temizlenmesi için antibiyotik tedavisi uygulanır. Eğer kanama prostat büyümesine bağlı ise nedene göre ilaç veya ameliyat önerilebilir. Kanama, taş kaynaklıysa ses dalgalarıyla böbrek ve mesanedeki taşlar kırılabilir. Kanser söz konusu olursa üroloji uzmanı kontrolünde bir tedavi süreci belirlenir” diye konuştu. Paydaş, hematüriden korunmak için aşırı egzersizden ve travmadan kaçınmak; böbrek taşı ve enfeksiyona karşı bol bol su içmek; aşırı tuzlu besinlerden uzak durmak ve sigara içmemek gerektiği uyarısında bulundu.