Yerel Haberler
Adana
Böğürtlenli doğal dondurma, yaz sıcaklarının favorisi oldu
08 Ağustos 2024 Perşembe - 09:37 Böğürtlenli doğal dondurma, yaz sıcaklarının favorisi oldu Adana’da doğal yöntemlerle, çiftçilere destek ve iyi tarım uygulamalarıyla yapılan böğürtlenli doğal dondurma yaz sıcaklarında adeta yok satıyor. Adana’da uzun yıllardır faaliyet gösteren Tatlıcı Köse, yerel üretime ve sürdürülebilir tarıma önem vermeye devam ediyor. Kendi bahçelerinde bin bir emekle böğürtlen yetiştiren firma, daha sonra bunları dalında tek tek topluyor. Doğal bir şekilde dalından toplanan ve tazeliği bozulmadan işlenmek üzere fabrikalara gönderilen böğürtlenler, burada hijyenik şartlarda dondurmaya dönüşüyor. Daha sonra doğa böğürtlenli dondurmalar sofralara kadar ulaşıyor. Yaz sıcaklarının favorisi oldu Doğal böğürtlenli dondurma, yaz sıcaklarında dondurma severlerin favorisi haline geldi. Bu eşsiz lezzet, hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından beğenildi. “İnsanlar dondurmayı çok sevdi” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Tatlıcı Köse İcra Kurulu Başkanı Muhammet Karahan, “Her gün sabahın erken saatlerinde başlayan yoğun çalışma temposu, tatlılarımızın, dondurmalarımızın taze ve lezzetli olmasını sağlıyor. Ustalarımız, en kaliteli malzemeleri kullanarak günlük taze pişirim yapıyor. Geleneksel tariflerle modern yorumları bir araya getirerek, her zevke uygun tatlılar mutfağımızda hazırlanıyor. Hem klasik tatlı severler hem de yenilik arayanlar için geniş bir menü sunuyoruz. Böğürtlenli dondurmamız da bu yeniliklerden bir tanesi. İnsanlar çok beğendi” ifadelerini kullandı. Öte yandan Karahan, doğal dondurma üretiminde üreticiyi ve iyi tarım uygulamalarını desteklediklerini söyledi.
Başkan Karalar: "Güvenli ve keyifli bir Adana hedefliyoruz"
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 16:28 Başkan Karalar: "Güvenli ve keyifli bir Adana hedefliyoruz" Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, kentin 5 yıllık strateji planını anlattığı basın toplantısında, "Güvenli ve keyifli bir Adana hedefliyoruz" dedi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar kentin 5 yıllık strateji planını, ’Kentin Yarınını Kendin Belirle’ sloganıyla Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda anlattı. Başkan Karalar, öncelikli olarak geliri, istihdamı ve güvenliği artan bir Adana hedeflediklerini söyledi. Amaçlarını 4 başlık altında sıralayan Karalar, ’Varsıl Adana’, ’Güvenli Adana’, ’Keyifli Adana’ ve ’Güçlü Belediye’ başlıkları altında geleceğe yönelik çalışmalarından söz etti. Güvenli Adana hedefleniyor Yeni döneme dair gerçekleştirmeyi hedefledikleri projelerden bahseden Karalar, Adana’ya yeni yollar, alt geçitler, hafif raylı sistemler, tramvaylar ve köprüler kazandırarak vatandaşların günlük hayatta zaman kazanması adına çalışmalarına hızla devam ettiklerini belirtti. Karalar, "Böylece hem vakitten kazanacağız hem de maddi olarak zararımız olmayacak. Ayrıca güvenli bir kent düşlüyoruz. Bu güvenlik sadece asayiş alanında bir güvenlik değil. Özellikle Adana’nın bir afet kenti olduğunu hepimiz çok acı şekilde tecrübe ettik. Bundan dolayı deprem olduktan sonra değil olmadan önce çalışmalarımızı sıklaştırdık. Sadece deprem olduğunda harekete geçmek yerine, öncesinde doğru planlama ve çalışmalarla can ve mal kaybının önüne geçilebilir. Özellikle Kozan, Yumurtalık ve Karataş’ta mikro bölgeleme çalışmamız sürüyor" dedi. Konuşmasında Adana’nın kültür ve tarih bakımından zenginliklerine de dikkat çeken Başkan Karalar, "Kentimizin tarihi, kültür mirası çok zengin. Adana dünya tarihine ışık tutan bir kent. Ama bu zenginliklerimiz yeteri kadar iyi değerlendirilememiş. Şimdi ise önemli arkeolojik kazıları yaparak dünya tarihine ışık tutuyoruz. Sanat alanında da çalışmalarımız hızla sürecek. Tabi bunlar için güçlü bir belediye lazım. Kentteki her canlının rahat yaşaması, güvende olması için güçlü belediye lazım. Sokaktaki dostlarımız da dahil herkesten biz sorumluyuz. Katlederek bu işler olmaz" diye konuştu. Öte yandan, Başkan Karalar’ın konuşmasının ardından Genel Sekreter Vekili Türkan Eşli, belediyenin stratejik planlama hedef ve çalışmalarına yönelik detaylı sunum gerçekleştirdi. Toplantıya belediye bürokratları, sivil toplum örgütleri temsilcileri, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı.
Köylülerin helikopter nöbeti
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 14:32 Köylülerin helikopter nöbeti ADANA (İHA) – Adana’nın Kozan ilçesinde, 2 Ağustos’ta orman yangınına müdahale ederken baraj gölüne düşen helikopterin çıkarılması için başlatılan çalışmalar devam ediyor. Köylüler de ekiplerin çalışmalarını aralıksız izliyor. Kızlarsekisi Mahallesi’ndeki ormanlık alanda 2 Ağustos’ta çıkan orman yangınına müdahale için Göksu Çayı üzerindeki Gökdere Barajı’ndan su almaya çalışan helikopter kırıma uğramış, 3’ü Rus uyruklu 5 kişilik mürettebat kurtarılmıştı. Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ve Adana Jandarma Sualtı Arama ve Kurtarma (SAK) timlerince "Mi-8" tipi helikopterin düştüğü Gökdere Barajı’nda dün başlatılan ve akşam saatlerinde ara verilen çalışmalara sabah saatlerinde yeniden başlandı. Su seviyesi düşürülen baraj gölünde, dün yaklaşık 35-40 metre derinlikte bir kısmı balçıkta olan helikopteri kaldırma balonlarıyla 15 metre derinliğe çıkaran ekipler, çalışmalarını sürdürdü. Dalgıçlar, baraj gölünde helikopterin bağlı olduğu kaldırma balonlarına hava vererek helikopteri yüzeye yaklaştırmaya çalışıyor. Helikopterin, yüzeye yaklaştırıldıktan sonra botlarla kıyıya çekilmesi, sonrasında da vinçle karaya taşınması planlanıyor. Ayrıca köylüler de çalışmaları sıcak havaya rağmen aralıksız izliyor. “Askerlerin yeri çok sıcak” Köy sakinlerinden Emin Ulutaş, kaza sonrası her gün bölgeye geldiğini anlatarak, “Buraya askerlerimiz gelip uğraşıyor. Çok zor. Hava çok sıcak. Benim yerim serin ama askerlerin yeri çok sıcak” dedi. “Gece rüyamda bile helikopter görüyorum” Vatandaşlardan Ahmet Yılmaz ise rüyasında dahi helikopter gördüğünü söyleyerek, “Ben her gün gelip izliyorum. Gece rüyamda bile helikopter görüyorum. Benim için buradan izlemek güzel ama askerler için çok zor” diye konuştu.
Ceyhan Belediyesi "Köyümüzde Şenlik Var" etkinliklerine başlıyor
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 12:14 Ceyhan Belediyesi "Köyümüzde Şenlik Var" etkinliklerine başlıyor Ceyhan Belediyesi, kırsal mahallelerde sosyal ve kültürel etkinliklerin artırılması amacıyla "Köyümüzde Şenlik Var" adlı şenlikleri düzenlemeye başlıyor. Ceyhan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen "Köyümüzde Şenlik Var" etkinlikleri başlıyor. İlk olarak bugün Doruk Mahallesi’nde gerçekleştirilecek şenlik, haftada üç farklı köyde düzenlenerek kırsal mahallelerdeki vatandaşlara ulaşacak. Şenlik kapsamında, mahalle sakinlerine çeşitli ikramlar sunulacak ve açık hava sinema gösterimi düzenlenecek. Bu etkinlikler, köy halkının bir araya gelerek sosyal bağlarını güçlendirmesi ve keyifli vakit geçirmesi amacıyla planlanıyor. Şenlikte ayrıca çocuk etkinlikleri düzenlenecek ve mahalle halkına "Vizontele" filmi izletilecek. Dayanışma ve birlikteliği arttıracak etkinlik Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, köy şenliklerinin kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar için büyük bir moral ve motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Başkan Aydar, “Köy şenliklerimizle, vatandaşlarımızın sosyal hayatlarına renk katmayı ve onlara unutulmaz hatıralar yaşatmayı hedefliyoruz. Bu tür etkinlikler, kırsal mahallelerimizdeki dayanışmayı ve birlikteliği pekiştiriyor” dedi. Vatandaşların talepleri dinlenecek Başkan Kadir Aydar ayrıca, köy şenliklerinin sadece eğlence değil, aynı zamanda mahallelerdeki sorunların da konuşulabileceği bir platform olduğunu vurgulayarak, “Mahalle sakinlerimizle bir araya gelerek onların taleplerini, isteklerini ve sorunlarını dinleme fırsatı bulacağız. Bu şekilde, belediyemizin hizmetlerini daha etkin ve verimli bir şekilde planlayabiliriz” şeklinde konuştu. Yaz boyunca devam edecek Ceyhan Belediyesi’nin düzenlediği köy şenlikleri, yaz boyunca farklı mahallelerde devam edecek. Şenliklerin tarih ve programlarına ilişkin detaylı bilgilere Ceyhan Belediyesi’nin resmi internet sitesinden ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabilecek.
Vali Köşger: “Bağımlılıkla mücadelemiz kararlılıkla devam edecek”
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 11:17 Vali Köşger: “Bağımlılıkla mücadelemiz kararlılıkla devam edecek” ADANA (İHA) – Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, bağımlılığın her türlüsünün sadece bireyi değil toplumun tümünü tehdit eden bir sorun olduğunu söyledi. Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Yavuz Selim Köşger’in başkanlığında Valilik toplantı salonunda yapıldı. Bağımlılıkla mücadele faaliyetlerini etkin bir şekilde yürütmek, bu mücadelede paydaşlar arasında sağlıklı bir iş birliği ve koordinasyon sağlamak üzere gerçekleştirilen toplantıda, yapılan faaliyetler sunumlar eşliğinde değerlendirildi. Toplantının devamında kısa bir açıklama yapan Vali Köşger, bağımlılık sorununun memleketin hayati bir meselesi olduğuna dikkat çekerek, bağımlılığın her türlüsünün sadece bireyi değil toplumun tümünü tehdit eden bir sorun olduğunu vurguladı. Bağımlılıkla mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi için birçok farklı aktörün koordineli bir şekilde çalışması gerektiğini dile getiren Vali Köşger, “Toplantımız stratejik iş birliği ve etkili bir mücadele planı oluşturma açısından büyük bir öneme sahiptir. Bağımlılıkla mücadelede kalıcı adımlar atarak sürdürülebilir çözümler geliştirilebilmesi, her kurumun bu işe gönlünü vererek çalışmasıyla mümkün. Tüm paydaşlarımızdan sanki kendi çocuklarını bağımlılığın pençesinden kurtarırcasına mücadele etmesini arzu ediyoruz” dedi. Bağımlılığın yıkıcı etkilerini iyi şekilde değerlendirip çözüm yolları geliştirmenin toplumun genel refahını artırmak için kritik bir adım olduğunu aktaran Vali Köşger, “Bağımlılıkla mücadelede eğitimin, erken müdahalenin ve toplumsal desteğin rolü büyüktür. Toplumun tüm kesimlerinin bu konuda bilinçlenmesi ve aktif rol alması, bağımlılığın etkilerini azaltabilir ve daha sağlıklı bir toplum oluşturmaya katkıda bulunabilir. Bu hususta tüm kurumlarımızla birlikte mücadelemiz kararlılıkla devam edecek” şeklinde konuştu.
Uzman Psikolog Çapar: “Çocuğunuzun hayır demesine izin verin”
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 10:45 Uzman Psikolog Çapar: “Çocuğunuzun hayır demesine izin verin” ADANA (İHA) – Psikoloji Uzmanı Tara Çapar, çocukların zaman zaman “hayır” demesi gerektiği konusunda anne babalara önemli uyarılarda bulundu. Çapar, ebeveynlerin korumak ve denetlemek görevlerinde aşırıya giderse ve hata yapmasına izin vermezse çocukların bağımlılık, sosyalleşememe, sınırlarını belirleyememe gibi sorunlar yaşayabileceğini söyledi. Acıbadem Adana Hastanesi Psikoloji Uzmanı Tara Çapar, çocukların zaman zaman “hayır” demesi gerektiği konusunda anne babalara önemli uyarılarda bulundu. Psikolog Çapar, ebeveynlerin çocuklarına hayır demesine izin vermedikleri takdirde çocuklarını dünyanın korumasız ellerine bıraktıklarını belirterek, “Çocuğun hayır demesini engellemek, o çocuğa hayatı boyunca yanında taşıyacağı engeller oluşturmak anlamına gelir. Hayır diyemeyen kişiler başkalarından ayrı, bağımsız olamadıkları gibi başkalarının istekleri ve ihtiyaçlarında kaybolup giderler. Yumuşak başlı insanları bukalemuna benzetebiliriz bir süre geçtikten sonra bulundukları ortamdan ayırt etmek zorlaşır. Dahası, hayır diyemeyen insanların hayatlarındaki kötülükleri görmesi de imkansızlaşır. Bırakın çocuğunuz hayır desin” diye konuştu. Terk edilme korkusu da hayır demeye engel oluyor Psikolog Çapar, genellikle karşıdaki kişiyi incitme korkusundan, terk edilme korkusundan, karşıdaki bireyin öfkesinden korkulduğunda, utanç hissedilmekten, eleştirilebilmekten hayır denilemediğini ifade etti. Çok katı ve eleştirel vicdana sahip kimselerin aslında suçlu olmadıkları konularda bile kendilerini suçlu görüp suçluluk duygusuna teslim olduklarına değinen Psikolog Çapar, “Böylece eleştirel ve katı olan vicdanına boyun eğmiş olur. Vicdanımıza karşı çıkma korkumuz ile zamanla başkalarına hayır diyememe ve kötü olaylara, kişilere, davranışlara evet demeye başlarız. İnsanlar sınır koydukları takdirde yaşamlarındaki sevgiyi kaybetmekten korkarlar ancak bu yanlıştır. Sınırlar kapıları bulunan çitler gibidir, katı değil esnektir. Sınırlarımızın kapıları vardır, içeriye alacaklarımızı kendi özgür irademizle seçebiliriz” dedi. Kendi davranışlarından sorumlu olmalılar Sınırları çocukluktan itibaren öğrenmenin dürüst, sorumluluk sahibi, özgür ve mutlu hissetmeye yardımcı olduğunu vurgulayan Psikolog Çapar, kimsenin kendisine hayır denilmesinden hoşlanmadığını ve kabullenilmesinin de zor olduğunu ancak sağlam ilişkilerin, itiraz etme ve karşı durmak üzerine kurulduğunu dile getirdi. Çocukların yaşamlarında kendilerini güvende hissedebilmeleri için “Hayır, olmaz, bana bu şekilde dokunmandan hoşlanmıyorum, sana katılmıyorum, yapmayacağım” gibi sözleri söylemesi gerektiğinin altını çizen Çapar, “Ebeveynler, çocuklarının öfkesi karşısında onlardan uzaklaşırsa, çocuklar bu yönlerini saklamaya başlayabilir. Çocuğun öfkelendiği zamanlarda annesi ve babası tarafından ‘bu davranışın ile beni üzüyorsun’ demesi çocuğun ailesinin sağlığından sorumlu hissetmesine neden olabilmektedir. Çocuğa seçme şansının olduğunu hissettirmek çocukların kendi davranışlarından sorumlu hissetmelerine yardımcı olur. Örneğin ‘odanı toplarsan oyun oynamana izin veririm, odanı toplamazsan bugünlük oyun oynayamazsın.’ Böylece çocuk neyi isteyip neyi kaybedeceğine, ne kadar üzülüp üzülmeyeceğine kendisi karar vermiş olur” diye konuştu. Çapar, ebeveynlerin sorumlulukları arasında yer alan çocukları korumak ve denetlemek görevlerinde aşırıya gidildiği ve hata yapmasına izin verilmediği durumlarda çocukların başkalarına bağımlılık, sosyalleşememe, sınırlarını belirleyememe gibi sorunlar yaşayabileceklerine işaret etti. Bu kararlar çocuğun geleceğini etkiler Çocukları yetiştirirken sınırların çok gerekli olduğunun altını çizen Psikolog Çapar, “Sınırlar, çocukların karakterlerini, kendi değerlerini, okul başarılarını, sosyal yaşamlarını, okul arkadaşlarını, romantik ilişki yaşayacakları kişiyi ve iş yaşamlarını büyük ölçüde etkiler. Çocuklara verilebilecek en büyük şey sorumluluk bilincidir. Sorumluluk verilen çocuk nelere hayır diyebileceğini, nelerden sorumlu olurken nelerden sorumlu olmadığını bilmesidir” dedi. Küçük yaşta çocuklara sınırlar oluşturmanın gelecekteki hayatları için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Çapar, çocuğu bir görev hakkında bilgilendirme ve eğitmeye “olumlu disiplin” çocukların davranışlarının sonuçlarına katlanmasına izin vererek sorumluluk sahibi olmaları sürecine ise “olumsuz disiplin” denildiğini anlattı. Hata yaparak olgunlaşılıyor İnsanların hatalar yaparak belirli bir olgunluğa eriştiğini belirten Psikolog Çapar şunları dile getirdi: “Disiplin insanları özgürleştirir ve yargılanma ya da kaybetme korkusu olmadan hata yapma konusunda bizleri serbest bırakır. Verilen görevi yerine getirmeyen çocuk için ‘dün kitap okuman gereken saatte kitabını okumadın, bu seni sevmeyi bıraktığım anlamına gelmiyor. Sen hep kalbimdesin. Ancak kitap okumadığın için bugün oyun oynayamayacaksın’ dersek çocukla olan ilişkimiz zedelenmeden sürmeye devam eder.”