Yerel Haberler
Adana
01 Mart 2026 Pazar - 08:56 Feke’de kar ve heyelanla mücadele sürüyor Adana’nın Feke ilçesinde geçtiğimiz hafta meydana gelen heyelan ve kaya düşmesinin ardından başlatılan çalışmalar, bu hafta etkili olan kar yağışıyla birlikte aralıksız devam ediyor. Feke Belediyesinin ekipleri, ilçedeki kurumlarla koordineli şekilde sahada yoğun mesai harcıyor. İlçede bir yandan kar nedeniyle kapanan yollar açılırken, diğer yandan heyelan ve sel ile meydana gelen alanlarda iş makineleri yeni risklere karşı temizlik ve güvenlik önlemleri alıyor. Özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın aksamaması için büyük çaba gösteriliyor. 27 Şubattan buyana etkili olan kar yağışı nedeniyle Oruçlu, Çondu, Şahmuratlı, Kaleyüzü, Güzpınarı, Gürümze, Süpandere, Bağdatlı ve Kısacıklı mahallelerinde karla mücadele, yol açma ve heyelan temizleme çalışmaları aralıksız sürdürülürken, Kayadibi, Koçyazı, Değirmenuşağı, Hıdıruşağı, Kızılyer ve Oluçak mahallelerinde de ekiplerin sahadaki çalışmaları devam ediyor. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen ilçede selin izlerinin silinmesi için mücadele ettiklerini ifade ederek Bağdatlı, Şahmuratlı, Musalar, Sarız, Sarıpınar ile Develi güzergâhında ulaşımın yeniden sağlanması için yoğun çalışma yürütüldüğünü kaydetti. Hava şartlarının elvermesi halinde Feke–Develi–Gürümze–Bahçecik bağlantı yolunun açılmasının hedeflendiği bildirildi. Özen, ilçenin zorlu coğrafi yapısına dikkat çekerek, "Feke’nin dağlık ve engebeli bir araziye sahip olması nedeniyle özellikle heyelan sonrası düşen dev kayaların temizliği ve bozulan yolların yeniden ulaşıma açılması büyük bir mücadele gerektiriyor. Yer yer yol platformu tamamen yok olan alanlar var. Ekiplerimiz kurumlarla iş birliği içinde canla başla çalışarak hem bu dev kayaları kaldırıyor hem de vatandaşlarımızın güvenli ulaşımını sağlamak için yollarımızı yeniden açıyor. Kar yağışına rağmen çalışmalarımızı durdurmadan sürdürüyoruz. İlçemizin en ücra mahallesine kadar ulaşım sağlanana kadar sahada olmaya devam edeceğiz" dedi.
Halka açık kafede öğrenciler hem öğreniyor hem üretiyor
26 Aralık 2025 Cuma - 09:24 Halka açık kafede öğrenciler hem öğreniyor hem üretiyor Adana’da bir meslek lisesinin öğretmen ve öğrencileri, okul bünyesinde halka açık bir kafeyi işletmeye başladı. Öğrencilerin hem mesleki deneyim kazanmasını hem de öğrendiklerini uygulamaya dökmesi hedeflenen kafede, sabah kahvaltısının yanı sıra öğle saatlerinde de 3 çeşit yemeğin uygun fiyatla satışa sunulduğu belirtildi. İsmet İnönü Kız Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi Yeme-İçme Bölümü öğretmen ve öğrencileri tarafından okul bahçesine açılan kafe, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kafede sabah kahvaltısının yanı sıra öğlen üç çeşit yemek çıkıyor. Normal bir lokanta veya kafedeki fiyatın yarısına satışların yapıldığı öğrencilerin işlettiği mekanda uygulamalı eğitimlerin düzenli olarak devam edeceği ifade edildi. Okul içindeki kafede hem öğretmenlere hem de dışarıdan gelen misafirlere hizmet verdiklerini belirten öğretmen Şerife Haydaran, "Okulumuzdaki öğretmenlerimize ve dışarıdan her türlü talepte bulunanlara yemek servisi yapıyoruz. Sipariş de alabiliyoruz. Hem bir talebi karşılamak hem de kendimizi gösterebilmek adına böyle bir yola girdik. Çok da iyi oldu" dedi. Gastronomi alanındaki eğitimin kapsamına değinen öğretmen Fatma Gülten ise, "Öğrencilerimiz 9. sınıftan 12. sınıfa kadar mutfak terimlerini ve uygulamalarını öğreniyor. Bu süreci onlar için daha keyifli hale getirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimizden 4’ü nisan ayında İspanya’ya giderek Türk yemeklerini tanıtacak. Gece gündüz çalışıyoruz. Çocuklarımızın bu pratikleri kazanması ve belgeleri alabilmesi çok önemli" ifadelerini kullandı. Kafede görev alan 10. sınıf öğrencisi Esmanur Sarıkaya, "Kafede çalıştığım için çok mutluyum. Satışlarda hem gelecek için hazırlık yapmış oluyoruz. Hem öğreniyoruz hem de satış yapıyoruz, çok güzel bir duygu" diye konuştu. Öğrencilerden Ayşe Nur Bağın da, "İleride bir yer açmak istersek diye burada pratik yapıyoruz. Ürünlerimizi sergileyip satıyoruz. Çok güzel bir uygulama oldu" diyerek duygularını dile getirdi.
Şehitlerin ismi geleceğe nefes oldu
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:46 Şehitlerin ismi geleceğe nefes oldu Adana’nın Kozan ilçesinde yangın sonrası küle dönen ormanlık alanda, şehit ve gazilerin isimlerini taşıyan fidanlar yeniden yeşertilmek üzere toprakla buluştu. Kozan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği koordinesinde düzenlenen etkinlikte, Kozan Bucak Ortaokulu öğretmenleri, öğrencileri, şehit yakınları ve gazilerle bir araya gelerek anlamlı bir çevre hareketine imza attı. Kozan Köseli Mahallesi’nde geçmişte meydana gelen orman yangınlarından zarar gören alana fidan dikimi gerçekleştirdi. Her fidana bir kahraman ismi "Geleceğe Nefes" sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, her bir fidana Kozanlı bir şehit veya gazinin ismini verdi. Dikilen fidanların üzerine isim levhaları asılırken, duygu dolu anlar yaşandı. Öğrenciler, vatan savunmasında canını ortaya koyan kahramanların isimlerini yaşatmanın gururunu yaşarken, şehit aileleri de evlatlarının adının bu fidanlarla büyüyecek olmasından dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. "Vatan ve Doğa Sevgisini Birleştirdik" Kozan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Ali Rumi Küntaş, etkinliğin hem çevre bilinci oluşturmak hem de milli değerlere sahip çıkmak adına büyük önem taşıdığını ifade ederek, "Yanan orman alanlarımızı yeşertirken, bu topraklar için canını feda eden kahramanlarımızı da unutmadık. Her fidan bir can, her isim bir onur vesilesidir. Bu etkinliğe destek veren Bucak Ortaokulu ailesine teşekkür ediyoruz," ifadelerini kullandı. Etkinlik, dikilen fidanların ardından toplu fotoğraf çekimi ve dualar eşliğinde sona erdi.
Annenin feryadı yürekleri dağladı: Babalarının öldürdüğü kardeşler toprağa verildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:22 Annenin feryadı yürekleri dağladı: Babalarının öldürdüğü kardeşler toprağa verildi Adana’da babaları tarafından öldürülen iki kardeş gözyaşları içerisinde toprağa verilirken anne "Ben yavrularımı böyle mi görecektim. Ben nasıl dayanacağım bu acıya" diyerek feryat etti. Cani babanın, çocuklarını uykularında öldürdüğü ve ses çıkmaması için yastıklar ağızlarını kapattığı öğrenildi. Olay, dün merkez Yüreğir ilçesi Seyhan Mahallesi 97 Sokaktaki bir evde yaşandı. İddiaya göre, İbrahim Kiracı (46) ve eşi Nazan Kiracı (42) Hatay’daki depremin ardından Adana’ya yerleşti. Çift bir buçuk yıl önce boşandı. İbrahim Kiracı çocuklarının velayetini alarak kiraladığı evde çocuklarıyla birlikte yaşamaya başladı. Boşanma sonrası bunalıma giren İbrahim Kiracı’nın bir süre önce eski eşine, "Kendimi öldüreceğim, çocukları da öldüreceğim" dediği öne sürüldü. Cinnet getiren baba otizmli oğlu Doruk (11) ve kızı Derin Kiracı’yı (13) uykularında öldürdü. Babanın ses çıkmaması için çocuklarının ağzını yastıkla kapatarak ateş ettiği iddia edildi. Çocuklarını öldüren İbrahim Kiracı, ardından ev sahibini arayarak, "Ben çocuklarımı öldürdüm gelin alın" dedikten sonra tabanca ile başına ateş ederek yaşamına son verdiği öğrenildi. Adana Adli Tıp Kurumundaki otopsilerinin ardından baba Kiracı’nın cenazesi defnedilmek üzere Hatay’a gönderildi. Babaları tarafından öldürülen Derin ve Doruk Kiracı Yüreğir ilçesine bağlı Ali Hoca köyünde toprağa verildi. İki evladını kaybeden anne Nazan Kiracı, cenazede gözyaşlarına boğuldu. Acılı anne, "Oğlumu göreceğim. Buz gibi olmuş annem buz gibi. Ben yavrularımı böyle mi görecektim. Ben nasıl dayanacağım bu acıya. Bir tane yetmemiş 2 tane sıkmış. Göğsüne 2 tane sıkmış. Nasıl kıydın yavrularıma. Güzel kızım, güzel oğlum benim. Güzeller güzelimi yavrularım" sözleriyle feryat etti.
Annenin feryadı yürekleri dağladı: Babalarının öldürdüğü kardeşler toprağa verildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:16 Annenin feryadı yürekleri dağladı: Babalarının öldürdüğü kardeşler toprağa verildi Adana’da babaları tarafından öldürülen iki kardeş gözyaşları içerisinde toprağa verilirken anne "Ben yavrularımı böyle mi görecektim. Ben nasıl dayanacağım bu acıya" diyerek feryat etti. Cani babanın, çocuklarını uykularında öldürdüğü ve ses çıkmaması için yastıklar ağızlarını kapattığı öğrenildi. Olay, 24 Aralık günü merkez Yüreğir ilçesi Seyhan Mahallesi 97 Sokakta bulunan bir evde yaşandı. İddiaya göre, İbrahim Kiracı (46) ve eşi Nazan Kiracı (42) Hatay’daki depremin ardından Adana’ya yerleşti. Çift bir buçuk yıl önce boşandı, baba çocuklarının velayetini alarak kiraladığı evde çocuklarıyla birlikte yaşamaya başladı. Baba, eşinden ayrılmasının ardından bunalıma girdi. Bir süre önce eski eşi Nazan Kiracı’ya, "Kendimi öldüreceğim, çocukları da öldüreceğim" dediği öne sürüldü. Cinnet getiren baba otizmli oğlu Doruk (11) ve kızı Derin Kiracı’yı (13) uykularında öldürdü. Babanın ses çıkmaması için çocuklarının ağzını yastıkla kapatarak ateş ettiği iddia edildi. Çocuklarını öldüren kiracı, ardından ev sahibini arayarak "Ben çocuklarımı öldürdüm gelin alın" dedikten sonra tabanca ile başına ateş ederek yaşamına son verdiği öğrenildi. Adana Adli Tıp Kurumundaki otopsilerinin ardından baba Kiracı Hatay’a defin edilmek üzere gönderildi. Babaları tarafından öldürülen Derin ve Doruk Kiracı Yüreğir ilçesine bağlı Ali Hoca Köyü’nde toprağa verildi. İki evladını kaybeden anne Nazan Kiracı, gözyaşlarına boğuldu. Acılı anne, " Oğlumu göreceğim. Buz gibi olmuş annem buz gibi. Ben yavrularımı böyle mi görecektim. Ben nasıl dayanacağım bu acıya. Bir tane yetmemiş 2 tane sıkmış. Göğsüne 2 tane sıkmış. Nasıl kıydın yavrularıma. Güzel kızım, güzel oğlum benim. Güzeller güzelimi yavrularım" sözleriyle feryat etti.
Adana’da yıkım yapılan Amerikan Adası girişi kayalarla kapatıldı
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:08 Adana’da yıkım yapılan Amerikan Adası girişi kayalarla kapatıldı Adana’da Amerikan Adası olarak bilinen yerdeki kaçak yapıların yıkım işlemleri sona ererken, bölgenin girişi kayalarla kapatıldı. Yıllardır tartışma konusu olan Merkez Çukurova ilçesi Göl Mahallesi Menderes Bulvarı’ndaki Amerikan Adası’nda 23 Aralık’ta başlayan yıkım işlemleri tamamlandı. Yıkılan kaçak yapılardan arta kalan molozlarda kamyonlarla taşındı. Adanın girişi de kaya parçalarıyla kapatılırken, girişinde nöbet tutan polis bölgeye kimsenin girmesini izin vermiyor. Bölgeye gezmeye gelen vatandaşlar kayaları görünce geri dönmek zorunda kaldı. Eşi ve çocuğuyla bahardan kalma havayı değerlendirip adada gezmek isteyen Serkan Çokal, "Üzüldük desek doğru olur. Ancak daha iyisi olacaksa Adana için hayırlısı olsun. Biz burayı seviyorduk ve sürekli geliyorduk. Buradaki yapıların kaçak olduğunu bilmiyorduk. Görüntü açısından çok çirkindi. Yolumuzu kesip çevirenler vardı. Zorla mekâna çağıranlar vardı. Ailece geldik, burayı gezelim demiştik. Yeni yapılacak yer, halkın girebileceği şekilde olsun. İnsanlar rahatça dolaşsın. Uyuşturucu kullanan kişilerin burada olmadığı belli olsun. Devletimizden buranın güzel bir yer olmasını istiyoruz" dedi. İlknur Çokal ise, "Çok üzüldüm, ancak bir yandan da sevindim. Burada uyuşturucu kullananlar da çoktu. İnşallah daha güzel yapılar olur. Mekânların içerisinde güzel olanlar da vardı, ancak büyük kısmı kötüydü. Burayı ailece ziyarete gelmiştik. Kapatıldığı için şu an giremiyoruz" diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Kan tahlili hayat kurtarabilir"
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:02 Uzmanı uyardı: "Kan tahlili hayat kurtarabilir" Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, "Basit bir kan sayımı, sessizce ilerleyen pek çok sorunu erken dönemde ortaya çıkarabilir. Böylece hayat kurtarıcı ip uçları verir" dedi. Pek çok hastalığın ip uçlarını veren kan ile ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, açıklamada bulundu. Prof. Dr. Solmaz, en sık ihmal edilen konulardan birinin kan sağlığı olduğunu vurgulayarak, "Oysa basit bir kan testinin, vücutta belirti vermeden ilerleyen pek çok hastalığı erken dönemde ortaya çıkarabilir. Rutin kan tahlilleri yalnızca rakamlardan ibaret değildir doğru yorumlandığında hayat kurtarıcı ipuçları verir" ifadelerini kullandı. "Tam kan sayımı vücudun aynasıdır" Basit bir tam kan sayımı, demir ve B12 değerlendirmesinin hayati önem taşıyabileceğini belirten Solmaz, "Kan hastalıklarının önemli bir kısmı erken dönemde yakalandığında başarıyla tedavi edilebilir. Yeni yıl, sağlığınızı ertelemek için değil, kendiniz için bir adım atmak için önemli bir fırsattır. Hemogram, kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler hakkında çok değerli bilgiler sunar. Bu değerlerdeki sapmalar, basit bir vitamin eksikliğinden ciddi hematolojik hastalıklara kadar pek çok duruma işaret edebilir" diye konuştu. "Gizli yorgunluğun nedeni vitamin eksikliği olabilir" Hemoglobin düşüklüğünün kansızlık anlamına geldiğini hatırlatan Solmaz, şunları söyledi: "Halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı ve çarpıntı gibi şikayetler ciddiye alınmalıdır. Kansızlık yalnızca demir eksikliğine bağlı değildir, B12 ve folat eksikliği, kronik hastalıklar ya da kemik iliği hastalıkları da neden olabilir. Özellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda tespit edilen kansızlık mutlaka araştırılmalıdır. Ferritin düşüklüğü, hemoglobin normal olsa bile kişide ciddi halsizlik yapabilir. Sadece hemoglobine bakarak ‘kansızlık yok’ demek sık yapılan bir hatadır." "B12 eksikliğine dikkat" B12 vitamini eksikliğinin yalnızca kansızlığa yol açmadığına değinen Solmaz, "Unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve el-ayak uyuşmaları gibi nörolojik belirtiler de B12 eksikliğinin habercisi olabilir. Genç yaşta pıhtı öyküsü olanlar, ailesinde pıhtılaşma hastalığı bulunanlar, uzun süre hareketsiz kalanlar, sigara kullananlar ve obezitesi olan bireyler mutlaka değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Her şey normal demek her zaman yeterli değildir" Kan tahlillerinin tek başına tanı koymadığını da vurgulayan Prof. Dr. Solmaz, "Önemli olan değerlerin zaman içindeki değişimi, hastanın şikâyetleriyle birlikte değerlendirilmesi ve gerekirse ileri tetkiklerin planlanmasıdır. Bu nedenle sonuçlar mutlaka hekim tarafından yorumlanmalıdır. Ağrısız lenf bezi şişlikleri, gece terlemeleri, nedensiz kilo kaybı ve uzun süren ateş gibi belirtiler varsa gecikmeden hekime başvurulmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.
Yüz felcine yönelik güncel cerrahi yaklaşımlar Adana’da değerlendirildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:55 Yüz felcine yönelik güncel cerrahi yaklaşımlar Adana’da değerlendirildi Yüz felcinde rekonstrüksiyon yöntemlerinin tüm yönleriyle ele alındığı 21. Başkent Kulak Burun Boğaz Günleri, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Kulak burun boğaz alanının bilimsel buluşmalarından biri olan 21. Başkent Kulak Burun Boğaz Günleri, yüz felcinde rekonstrüksiyon yöntemlerinin tüm yönleriyle ele alındığı kapsamlı bir programla Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesi’nde yapıldı. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı tarafından düzenlenen toplantı, alanında uzman hekimleri Adana’da bir araya getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Alper Nabi Erkan, "Bu yılın ana teması, kulak burun boğaz cerrahisinin en zorlu alanlarından biri olan ‘Fasiyal Paralizide Rekonstrüksiyon Yöntemleri’ olarak belirlendi. Toplantı kapsamında, yüz felci hastalarına güncel yaklaşım yöntemleri, cerrahi teknikler ve uzun dönem sonuçlar hem teorik sunumlar hem de canlı cerrahi uygulamalar eşliğinde ele alınacak. Yıllar içinde istikrarlı biçimde büyüyerek bilimsel bir platform haline gelen toplantımıza katkı sunan herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent N. Özlüoğlu da Başkent Kulak Burun Boğaz Günleri’nin her yıl artan bilimsel içerik ve katılımla sürdüğünü kaydetti. Özlüoğlu"Bugün yapacağımız toplantıda yüz felci gibi emek, sabır ve deneyim gerektiren bir alana kapsamlı biçimde odaklanmayı hedefledik. Toplantının teorik bilgi ve canlı cerrahi uygulamalarıyla katılımcılara en iyi şekilde fayda sağlamasını ve genç meslektaşlarımız için ilham verici bir ortam oluşturmasını diliyorum. Organizasyonun gerçekleşmesine verdikleri destek dolayısıyla Başkent Üniversitesi yönetimine, Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer’e ve Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi çalışanlarına emeklerinden dolayı teşekkür ederim" dedi. Toplantının davetli konuşmacısı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. İsa Kaya, yüz felcinin yalnızca kasların değil, yüz ifadesi ve bireyin kimliğini de etkileyen bir durum olduğunu belirtti. Kaya, bu alandaki cerrahi yaklaşımların teknik olduğu kadar hastaya saygıyı ve hekimlik anlayışını da yansıttığını ifade etti. Dört ana oturum şeklinde düzenlenen bilimsel program kapsamında, akut ve uzun dönem yüz felçlerinde sinir dekompresyonu, sinir ve kas transferleri, üst ve alt yüz reanimasyonu ile gözün korunmasına yönelik cerrahi stratejiler olgu sunumları ve videolar eşliğinde değerlendirildi. Toplantının en dikkat çekici kısımlarından biri olan canlı cerrahi bölümünde, Doç. Dr. Kaya tarafından gerçekleştirilen operasyon katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.