Yerel Haberler
Adana
Aynı gece hem iş yerini hem otomobili soydu: Şüpheli tutuklandı 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:44:31 Adana’da gece saatlerinde apartman ve otoparkları hedef alan hırsızlık şüphelisi, önce iş yerine girip buzdolabındaki biraları içti, ardından dizüstü bilgisayarları çaldı. Aynı gece bir otomobilden de çeşitli eşyalar çalan zanlı, güvenlik kameralarının incelenmesiyle yakalandı. Olay, 7 Nisan’da saat 03.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yüzünü şapkayla gizleyen Barış I., bir apartmanın 1’inci katında bulunan iş yerine girerek içeride bir süre dolaştı. İş yerindeki buzdolabından aldığı 2 şişe birayı içen şüpheli, daha sonra 2 dizüstü bilgisayarı çantasına koyup binadan ayrıldı. Sokakta yürüyerek uzaklaşan zanlı, ardından başka bir apartmanın otoparkına girerek park halindeki otomobili hedef aldı. Araç içerisinden 2 güneş gözlüğü, kıyafet ve ayakkabı çalan şüphelinin rahat tavırları pes dedirtti. Hırsızlık anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Sabah saatlerinde durumu fark eden mağdurların ihbarı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Bölgedeki çok sayıda güvenlik kamerasını inceleyen ekipler, şüphelinin Barış I. olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada zanlının 2 Nisan’da da başka bir iş yerinden dizüstü bilgisayar ve sigara çaldığı belirlendi. Adresi tespit edilen şüpheli polis ekiplerinin operasyonuyla yakalanırken, evde yapılan aramada çalıntı olduğu değerlendirilen 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Emniyette suçunu kabul ettiği öğrenilen Barış I., işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ele geçirilen bilgisayarların sahiplerine teslim edildiği bildirildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:42 Aynı gece hem işyerini hem otomobili soydu: Şüpheli tutuklandı Adana’da gece saatlerinde apartman ve otoparkları hedef alan hırsızlık şüphelisi, önce iş yerine girip buzdolabındaki biraları içti, ardından dizüstü bilgisayarları çaldı. Aynı gece bir otomobilden de çeşitli eşyalar çalan zanlı, güvenlik kameralarının incelenmesiyle yakalandı. Olay, 7 Nisan’da saat 03.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yüzünü şapkayla gizleyen Barış I., bir apartmanın 1’inci katında bulunan iş yerine girerek içeride bir süre dolaştı. İş yerindeki buzdolabından aldığı 2 şişe birayı içen şüpheli, daha sonra 2 dizüstü bilgisayarı çantasına koyup binadan ayrıldı. Sokakta yürüyerek uzaklaşan zanlı, ardından başka bir apartmanın otoparkına girerek park halindeki otomobili hedef aldı. Araç içerisinden 2 güneş gözlüğü, kıyafet ve ayakkabı çalan şüphelinin rahat tavırları pes dedirtti. Hırsızlık anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Sabah saatlerinde durumu fark eden mağdurların ihbarı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Bölgedeki çok sayıda güvenlik kamerasını inceleyen ekipler, şüphelinin Barış I. olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada zanlının 2 Nisan’da da başka bir iş yerinden dizüstü bilgisayar ve sigara çaldığı belirlendi. Adresi tespit edilen şüpheli polis ekiplerinin operasyonuyla yakalanırken, evde yapılan aramada çalıntı olduğu değerlendirilen 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi. Emniyette suçunu kabul ettiği öğrenilen Barış I., işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ele geçirilen bilgisayarların sahiplerine teslim edildiği bildirildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:36 Kalp kapak hastalıklarında ameliyatsız tedavi mümkün Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, bazı hasta gruplarında açık cerrahinin ciddi risk oluşturabildiğini söyleyerek, "Kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, son yıllarda kalp kapak hastalıklarının tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, açık kalp ameliyatına alternatif olarak geliştirilen minimal invaziv yöntemlerin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı. Uzm. Dr. Samet Yılmaz, özellikle mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde artık her hastanın açık kalp ameliyatına ihtiyaç duymadığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Gelişen teknoloji ve girişimsel kardiyoloji uygulamaları sayesinde, uygun hasta grubunda kasık bölgesindeki toplardamarlardan girilerek kalbin içine ulaşabiliyor ve kapaklardaki kaçakları minimal invaziv yöntemlerle onarabiliyoruz. Mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde, halk arasında ‘mandal’ olarak bilinen özel klips sistemleri kullanılarak kapaklardaki kaçak önemli ölçüde azaltılabiliyor." Yüksek riskli hastalar için önemli alternatif Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzlarında da önerilmeye başlanan bu yöntemin özellikle yüksek ameliyat riski taşıyan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirten Yılmaz, şu hasta gruplarının bu tedaviden fayda görebildiğini söyledi: "Daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş hastalar, ileri yaş grubundaki bireyler, kalp fonksiyonları ciddi şekilde azalmış hastalar, kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat riski yüksek kabul edilen hastalar." Uzm. Dr. Yılmaz, "Bu hasta gruplarında açık cerrahi ciddi risk oluşturabiliyor. Biz ise kasıktan girerek gerçekleştirdiğimiz minimal invaziv yöntemle kapak tamirini çok daha güvenli şekilde yapabiliyoruz" dedi. Hastalar kısa sürede günlük yaşamına dönebiliyor İşlemin en önemli avantajlarından birinin göğüs kafesi açılmadan uygulanması olduğunu vurgulayan Yılmaz, hastaların iyileşme sürecinin oldukça hızlı olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık bir saat süren işlemin genel anestezi altında gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, "Hastalarımızın büyük bölümü ertesi gün servise alınabiliyor ve bir-iki günlük takip sonrası taburcu edilerek normal yaşamlarına dönebiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetlerde belirgin azalma görüyoruz" ifadelerini kullandı. Son 6 ayda 10 başarılı vaka Bölgede bu işlemin en yoğun uygulandığı merkezlerden biri olan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezinde son 6 ay içerisinde 10 hastaya başarıyla minimal invaziv kapak onarım işlemi uygulandığını açıklayan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yakın zamanda ileri yaşta, kalp pili bulunan ve ciddi kalp yetmezliği yaşayan iki yüksek riskli hastada daha başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Son olarak dikkat çeken genç bir vakayı paylaşan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, yaklaşık 10 yıl önce böbrek nakli yapılan, 3-4 yıl önce ise kalp krizi geçirerek bypass ameliyatı olan 55 yaşındaki bir hastanın bir yıllık takip sürecinde kalp kapaklarındaki kaçakların giderek arttığını ve buna bağlı semptomların ortaya çıktığını söyledi. Hastada nefes darlığı, çabuk yorulma ve efor kapasitesinde belirgin düşüş yaşandığını belirten Yılmaz, multidisipliner bir yaklaşımla yapılan değerlendirme sonucunda açık cerrahinin yüksek risk taşıdığına karar verildiğini aktardı. Yılmaz, işlem sonrası hastanın kalp fonksiyonlarında ve günlük yaşam kapasitesinde belirgin düzelme gözlemlendiğini belirtti. Göğüs kafesi açılmadan gerçekleştirilen bu yöntemin hastalara önemli avantajlar sağladığını vurgulayan Yılmaz, "Hastalarımız çok kısa sürede toparlanabiliyor. Operasyon sonrasında nefes darlığı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetlerde ciddi azalma görüyoruz. Yaşam kalitesi artan hastalar günlük yaşamlarına çok daha hızlı dönebiliyor" dedi.
ATÜ Tanıtım ve Tercih Günleri 29 Temmuz’da başlıyor
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:42 ATÜ Tanıtım ve Tercih Günleri 29 Temmuz’da başlıyor 31 Temmuz tarihleri arasında Tanıtım ve Tercih Günleri düzenleyecek. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) 29-31 Temmuz 10.00-16.00 saatleri arasında Tanıtım ve Tercih Günleri düzenleyecek. Sarıçam’da bulunan kampüsün Merkezi Kafeterya Binası’nda gerçekleşecek olan etkinlikte aday öğrenciler ve ailelerine üniversite tercihleri, eğitim ve barınma imkanları, akademik programlar, kampüs imkanları, üniversitenin yurt içi ve yurt dışı fırsatları hakkında bilgiler verilecek. Aday öğrenciler, Kafeterya Binası’nda akademisyenler ve tanıtım ekibi ile görüşerek, meslekler ve bölümler hakkında merak ettikleri sorulara cevap bulacak. Kaliteli İngilizce eğitim ATÜ’de halihazırda Bilgisayar ve Bilişim, Mühendislik, İşletme, Siyasal Bilgiler, Havacılık ve Uzay Bilimleri, Mimarlık ve Tasarım ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakülteleri olmak üzere toplam 7 fakülte, 1 enstitü, 1 yüksekokul ve 1 meslek yüksekokulu ile eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülürken eğitim öğretim faaliyetinin sürdüğü lisans bölümlerinden 2 tanesi hariç diğer tüm bölümlerde eğitim öğretim dili yüzde 100 İngilizcedir. Uygulamalı mühendislik eğitimi Mühendislik Fakültesinde yer alan bölümlerin birçoğunda “Uygulamalı Mühendislik Eğitimi” (UME) imkanı bulunmakta. Bu eğitim, mühendislik programında derslerini tamamlamış öğrencilerin son yarıyıllarında yaklaşık 4 ayını sanayide geçirmek üzere geliştirilen yeni bir eğitim yaklaşımıdır. Bilişim alanında yeni lisans ve önlisans programları açıldı ATÜ Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi bünyesinde bilgisayar, yazılım ve yapay zeka mühendisliklerine ilaveten, Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgi Güvenliği Teknolojisi ile Veri Bilimi ve Analitiği olmak üzere 3 yeni lisans programı açıldı. Bu programlara 2024-2025 Eğitim-Öğretim döneminde öğrenci alımı yapılacak. Aynı zamanda Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi’nde yer alan tüm bölümler ATÜ’nün temel vizyonuna uygun olarak teknoloji alanında eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri için hazır hale gelecek. Bununla birlikte ATÜ’de Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu adı altında kurulan bu MYO’da Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Büyük Veri Analistliği ve Bulut Bilişim Operatörlüğü ön lisans programları açıldı. Üniversitenin ana yerleşkesinde faaliyet gösterecek olan MYO, ilk öğrencilerini 2024-2025 yılında alarak eğitim-öğretime başlayacak.
Prof. Dr. Pelit: “Göz tembelliği tedavi edilmezse kalıcı olabilir”
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 11:24 Prof. Dr. Pelit: “Göz tembelliği tedavi edilmezse kalıcı olabilir” Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aysel Pelit, göz tembelliğinin bebeklik ve erken çocukluk döneminde tedavi edilmez ise kalıcı olabileceğini söyledi. Göz tembelliğinin uygun yaşlarda tedavi edilmediğinde, görmenin hep az olarak devam edeceğini belirten Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aysel Pelit, “Nadiren yüksek numaralarda her iki gözde de görülebilir. Görme bebeklikten itibaren beynin öğrendiği bir yetenektir. Bebek yeni doğduğunda silüetleri ayırt ederken yaklaşık 6 aylık olduğunda bilinen anlamda renkli ve üç boyutlu görmeyi öğrenir. Eğer bir gözde diğerine göre daha yüksek bir kırma kusuru, kayma veya katarak gibi görmesini engelleyecek bir bozukluk var ise o göz bulanık görmeyi öğrenir. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde tedavi edilmez ise bu durum kalıcı olur” ifadelerini kullandı. Erken teşhis edilen göz tembelliğinin tedavisi kolaylıkla yapılabiliyor Prof. Dr. Aysel Pelit, erken teşhis edilen göz tembelliğinin tedavisinin oldukça basit olduğunu vurgulayarak tedavi yöntemlerini şu şekilde anlattı: “İyi gören göz belirli zamanlarda kapatılarak, tembel gözün çalıştırılması en sık kullanılan tedavi yöntemdir. Kapama tedavisinin etkisini artırmak için yakından okuma, boyama yapması ya da bilgisayar oyunları ile uğraşması gerekmektedir. Sağlam göze görmeyi bulanıklaştırıcı damla damlatılması daha az kullanılan bir yöntemdir. Göz tembelliğinin tedavisinde cerrahinin yeri yoktur. Ortoptik tedavi adı verilen göz tembelliği tedavisi ise hastanelerde özel cihazlarla uygulanmaktadır. Eskiden popüler olan bu tedavide, kapama tedavisine ek olarak gözü çalıştırıcı uygulamalar yaparak göz tembelliği tedavi edilmektedir. Günümüzde piyasada göz tembelliği tedavisi için bilgisayar programları vardır. Bu tedavi beş yaş üzerinde çocukların uygulayabildiği, çeşitli oyunlardan oluşan interaktif programlar içermektedir. Ancak şunu belirtmek isterim; göz tembelliği tedavisinde en ucuz ve en etkili tedavi günümüzde hala kapama tedavisidir.”
‘Doğu Akdeniz Konteyner Limanı’ dünya ticaretine alternatif rota oluşturacak
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 10:15 ‘Doğu Akdeniz Konteyner Limanı’ dünya ticaretine alternatif rota oluşturacak Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Doğu Akdeniz Konteyner Limanı projesi için, “Bu proje Adana’nın konumunu bir kere daha uluslararası alanda üst seviyelere getirecek. Dünya ticaretine alternatif bir rota olacak” dedi. Basra Körfezi’ni Irak ve Türkiye üzerinden Akdeniz’e bağlaması planlanan Adana Doğu Akdeniz Konteyner Limanı projesi onaylandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yumurtalık ilçesi Gölovası’nda tahsisini onayladığı liman için 830 milyon lira tutarında yatırım yapılması planlanıyor. Proje tamamlandığında, Türkiye’nin Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile imzaladığı dünya ticareti için önemli bir alternatif rota oluşturarak, küresel lojistiği ve ticari akışları etkileme potansiyeline sahip 2028 yılında tamamlanacak Kalkınma Yolu Projesi’ne de güç verecek. ÇED süreci başladı Adana Doğu Akdeniz Konteyner Limanı için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü 830 milyon lira tutarında yatırım yapacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, projenin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecini başlattı. Adana Doğu Akdeniz Konteyner Limanı’nın tahsisinin onaylandığını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik müjdeledi. “Adana önemli bir konumda” Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Vali Köşger, Adana Doğu Akdeniz Konteyner Limanı’nın öneminden bahsederek, “Bu kurulacak liman, uluslararası bir devlet projesi. Süveyş Kanalı’nda zaman zaman sorunlar yaşandığı için alternatif ulaşım güzergahları aranıyor ve burası da Basra Körfezi’nden Akdeniz’e ulaşan yeni bir alternatif ulaşım aksı. Bu aksın önemli noktalarından birisi Adana. Basra Körfezi’nden hem demir, hem de karayolu ile ulaştırılacak yüklerin nihai varış limanı ve Akdeniz’den tüm denizlere gönderilecek yer Adana Yumurtalık olacak” ifadelerini kullandı. “Çok önemli bir proje” Proje ile Adana’nın adının uluslararası alanda bir kere daha duyulacağını vurgulayan Vali Köşger, “Bu proje Adana’nın konumunu bir kere daha uluslararası alanda üst seviyelere getirecek. Türkiye’nin şu ana kadar limanlarda elleçlenen konteyner miktarı 12.7 milyon TEU. Adana Doğu Akdeniz Konteyner Limanı ise 9 milyon TEU kapasiteye sahip olacak. O anlamda bakılınca çok önemli bir proje olduğu görülüyor” diye konuştu. “Yol haritası çıkartılacak” Adana Doğu Akdeniz Konteyner Limanı’nın ÇED süreci başladığını ve en kısa zamanda projenin hayata geçirileceğini anlatan Vali Yavuz Selim Köşger, daha sonra şunları söyledi: “Bu projenin yer tahsisi gerçekleşmiş oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Adana’ya geldiğinde konuyla ilgilendi ve dönünce hemen gerekli tahsisi sağladı. 6 Ağustos’ta ÇED toplantısı gerçekleştirilecek. Bundan sonra da Ulaştırma Bakanlığı bu limanla ilgili çalışmalarını yürütecek. Çok büyük bir projeden bahsediyoruz. ÇED raporu alınması ve yer tahsisi yapılması ilk aşaması. Ardından sahaya uygulanma haritası yapılacak. Ulaştırma Bakanlığı bu projenin en hızlı şekilde yapılması için yol haritası çıkartacak.”
Başkan Kıvanç: “ADASO Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu”
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 10:01 Başkan Kıvanç: “ADASO Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu” Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Avrupa Birliği (AB) çapındaki 151 merkezden oluşan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına Türkiye’den 5 konsorsiyumun dahil olmaya hak kazandığını belirterek, “Adana Sanayi Odası olarak ADİM ağına dahil olmayı hak kazandık” dedi. Dijital Avrupa Programı’nın en önemli mekanizmalarından biri olan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM) ağına Türkiye sanayisinin, KOBİ’lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümündeki önemli aktörlerden biri olacak projelerin belli olduğunu belirten Başkan Zeki Kıvanç, "Avrupa Komisyonunun çağrısı sonucunda, AB çapındaki 151 merkezden oluşan ADİM ağına ülkemizden 5 konsorsiyum dahil olmaya hak kazandı. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası koordinatörlüğünde ’AI EDIH Türkiye’, Adana Sanayi Odası koordinatörlüğünde ’EDIH Anadolu’, İTTM Tarım Teknolojileri Girişim AŞ koordinatörlüğünde ’Agrinnovative EDIH’, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği koordinatörlüğünde ’MİDAS’ ve Trakya Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde ’EDIH West Marmara’ projeleriyle dijital dönüşüm yolculuğumuzda önemli adımlar atacağız. Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda öncü olacak konsorsiyumlardaki kurumları tebrik ediyor, Dijital Avrupa Programı’nda büyük başarılara imza atmayı umuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Başkan Kıvanç, konuşmasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır başta olmak üzere Çukurova Kalkınma Ajansı’na (ÇKA) ve bu başarıda emeği geçen tüm konsorsiyum üyelerine tek tek teşekkür ederek, ADİM ağına dahil olmanın Adana Sanayi Odası ve Türkiye’nin dijitalleşme hedefleri için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümde öncü projelerin hayata geçirilmesi için kararlılıkla çalışacaklarını ifade etti. Başkan Kıvanç, projenin bölgenin sanayisi için önemine değinerek, "Bu proje, bölgemiz sanayisinin dijitalleşme yolculuğunda büyük bir adım. ADİM ağına dahil olmak, bölgemizin rekabet gücünü artıracak ve sanayimizin uluslararası standartlarda dijital çözümler geliştirmesine imkan tanıyacaktır. Bu sayede KOBİ’lerimizin ve büyük sanayi kuruluşlarımızın dijital dönüşüm kapasitelerini güçlendireceğiz. Bölgemizin Türkiye’nin dijital ekonomisine katkı sağlayacak önemli bir merkez haline gelmesi için tüm gayretimizle çalışacağız. Adana Sanayi Odası’nın koordinatör olarak yer aldığı konsorsiyumun paydaşları Adana Model Fabrika, Gaziantep Model Fabrika, Çukurova Kalkınma Ajansı, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Konya Karatay Üniversitesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çukurova Teknokent, İskenderun Teknokent, Kahramanmaraş Teknokent, Osmaniye Teknokent, Antakya Organize Sanayi Bölgesi, Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’dir. Paydaşlarımızla birlikte bu projeyi büyük başarılarla tamamlayacağımıza olan inancımız tamdır" dedi.
İki genç kızın motosiklet ile takla attığı kaldırımda her hafta kaza oluyor
24 Temmuz 2024 Çarşamba - 09:37 İki genç kızın motosiklet ile takla attığı kaldırımda her hafta kaza oluyor Adana’da iki genç kızın motosikletle takla atarak yaralandığı kaldırıma bölge esnafı çözüm istedi. Bozuk kaldırım nedeniyle yayaların da büyük sıkıntı yaşadığını belirten esnaf, her hafta kaldırım nedeniyle en az bir kazanın yaşandığına dikkat çekti. Kaza sırasında motosiklette yolcu konumundaki kişinin kaskının olmayışı da gözlerden kaçmadı.Kaza, Çukurova ilçesine bağlı Turgut Özal Bulvarı’nda meydana geldi. Kaldırımda motosiklet ile giden iki genç kız, bozuk kaldırımdaki kaldırım taşının kalkması sonucu motosiklet takla atınca düşerek yaralandı. Takla atan motosiklet ile birlikte yere çakılan kızların kaza görüntüleri bir işletmenin güvenlik kamerasına yansırken, bölge esnafı kaldırımda birçok kaza yaşandığını belirterek yetkililerden çözüm talebinde bulundu."Haftada bir kaza oluyor"Kazanın ardından ilk yardıma koşan kişilerden işletme sahibi Hakkı Yeşil, kaldırımlar nedeniyle birçok kazaya yaşandığını belirterek, "Kaldırımdan motosikletli arkadaşlar geldi. Kaldırımın taşlarının bozuk olmasından dolayı ön teker kaldırıma takılınca takla attılar. Yıllardır kaldırımlar böyle, bu şekilde duruyor. Ortalama olarak haftada bir kaza oluyor. Kesinlikle ya yaya takılıp düşüyor, ya da bisikletli, motosikletliler takılıyor" dedi.Bölgedeki işletme sahiplerinden Yunus Koç ise, "Kaldırım taşlarının yerinden çıkmasından dolayı burada giden motosikletliler kaç defa kaza yaptı. Kaldırım taşlarının sökük olmasından dolayı az ötede de bir başka motor takla attı. Bununla ilgili daha önce şikayetlerde bulunduk ancak bir çözüm bulunmadı. İnşallah birinin daha canı yanmadan çözüme kavuşur" şeklinde konuştu.Özellikle kış aylarında kaldırımlardaki boşluklara su dolduğuna da dikkat çeken Koç, "Yalnızca motosikletliler değil kış aylarında su dolduğunda yayalar da problem yaşıyor. Takılıp düşenler oluyor. Yaklaşık 2 yıldır bu böyle" ifadelerine yer verdi.