Yerel Haberler
Adana
Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:35:24 AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Büyük Saat esnafından belediyeye bakımsızlık ve trafik tepkisi: "Sahipsiz Adana" Adana’nın simgelerinden tarihi Büyük Saat ve civarındaki çarşı esnafı, belediyeye tepki gösterip trafik, otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Kentin en işlek noktalarından Seyhan ilçesindeki tarihi Büyük Saat Kulesi’nin bulunduğu Ali Münif Yeğenağa Caddesi esnafı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterip otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Bölgedeki yolların çökme yaptığını ve turistlerin bölgeye gelmekten çekindiğini dile getiren esnaf, belediyenin biran önce bölge için önlem alması gerektiğini istedi. "Sahipsiz Adana" Bölgedeki sorunları dile getiren Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, "Başvurularımızı yaptık bizimle sadece kaymakam bey ilgilendi. Burası Adana’nın incisi, buraya bir el atılması lazım. Gerekli yerlere gidiyoruz ama ilgilenilmiyor sahipsiz Adana" dedi. "Sit alanında araç trafiği güvenlik sorunu oluşturuyor" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise belediyeye yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Narttürk, "Buranın birçok sorunu bulunmaktadır. En büyük sorunlardan biri trafik ve park sorunu. Burası birinci derece sit alanı, buradan araba geçmemesi gerekiyor ama maalesef otopark ve arabaların geçmesi burada güvenlik sorunu da oluşturuyor. Turistlerimiz burada rahatça gezemiyor. Yollar sürekli çökme yapıyor. Bizim uyarmamıza rağmen sadece bu yolu yaptılar ve bu yol da sürekli çöküyor. Belediyemize bildirmemize rağmen ilgilenilmiyor" dedi. "Gece aydınlatma yok, engelliler için risk var" Bölgedeki fiziki şartların yetersizliğine dikkat çeken Narttürk, "Turistlerimiz akşam 8’den sonra gezmeye çıkıyor ama Büyük Saat ve Yağ Cami çevresinde kesinlikle aydınlatma yok. Bu da güvenlik sorunu oluşturuyor. Geçen gün bir engelli aracımız yolun düzensizliğinden dolayı buradan düştü. Hiçbir ilde tarihi bir sit alanında trafik yok, bu sadece Adana’ya özgü bir durum" ifadelerini kullandı. "10 bin kişi varken bile cadde trafiğe açıktı" Çarşının en eski esnaflarından Gökhan Akkaş ise toz ve kirlilikten dert yanarak, "Sürekli çökme yapan yollar nedeniyle toz içindeyiz, iş yerlerimizi kapatmak zorunda kalıyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda burada 10 bin kişi varken bile bu cadde trafiğe açıktı ve insanlar ezilme tehlikesi geçirdi. Çarşımızda çöp kovası yok, yağmur yağdığında dükkanların içine su giriyor. Yol geniş ama kaldırımlar dar. İnsanların araç park etmeden devam edebileceği, geniş kaldırımlı bir düzen istiyoruz" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:12 Adana’da salyangoz mesaisi: Kilogramı 35 lira Adana’nın Kozan ilçesinde bahar yağmurlarının ardından ortaya çıkan kara salyangozları, kırsalda yaşayan vatandaşlar için ek gelir kapısı oldu. Yetki belgesiyle gece saatlerinde dağlık alanlara çıkan vatandaşlar, ellerindeki fenerlerle saatlerce salyangoz topluyor. Salyangozun kilogram fiyatı ise 35 liradan alıcı buluyor. İlçeye bağlı Kahveli Mahallesi kırsalında vatandaşlar, bahar yağmurlarının ardından otluk ve nemli alanlarda ortaya çıkan kara salyangozlarını toplamak için mesai yapıyor. Akşam saatlerinde başlayan toplama çalışmaları gece yarısına kadar sürerken, vatandaşlar dağlık alanlarda ellerindeki ışıklarla salyangoz arıyor. Kilogram fiyatı 35 lira Kilogram fiyatı 35 liradan alıcı bulan salyangozlar, kozmetik, ilaç sanayi ve turistik tüketim amacıyla kullanılıyor. Vatandaşlar, topladıkları salyangozları tüccara teslim ediyor. "Salyangoz popülasyonu azaldı" Geçtiğimiz yıllara oranla salyangoz popülasyonunun azaldığını ve bu nedenle toplayanların da azaldığını anlatan Mehmet Yiğen isimli vatandaş, "Akşam 8’de başlıyoruz, gece 1-2’ye kadar mesai sürüyor. Işıklarla otluk alanlarda arıyoruz. Özellikle yağmurdan sonra çıkıyorlar. Eskiden her yerde çok bulunurdu, ancak şimdi popülasyon azaldı. Bu yıl da az olduğu için, gelen sayısı da az" dedi. "20 tane salyangoz 1 kilogram geliyor" Toplanan salyangozların bölgede tek bir tüccar tarafından alındığını kaydeden Yiğen, "Burada bir tüccar alıyor, ardından Mersin’e gönderiliyor. Turistlerin tüketiminde, kozmetik ve ilaç yapımında kullanıldığını biliyoruz. Biz tüketmiyoruz. Yaklaşık 20 tane salyangoz 1 kilogram geliyor" diye konuştu. Salyangoz toplamanın belirli kurallara bağlı olduğunu ifade eden Yiğen, "Özel izin alınmadan toplamak yasak. Ayrıca ceviz tanesinden büyük olması gerekiyor. Bu işi tamamen ek gelir için yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bebeğe ilk hediye Yüreğir Belediyesinden
11 Haziran 2024 Salı - 10:32 Bebeğe ilk hediye Yüreğir Belediyesinden Yüreğir’de yeni doğan bebeklerini kucağına alan ailelere ilk hediye belediyeden geliyor. Yüreğir Belediyesi, yeni bebek heyecanı yaşayan ailelerin ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği “Hoş Geldin Bebek” projesiyle ebeveynlerin mutluluklarına ortak oluyor. Yüreğir Belediyesi ekipleri ilçede doğum kayıtlarını takip ediyor. Yeni bebek sahibi olan aileler evlerinde ziyaret edilerek, bebeğin temel ihtiyaçlarını içeren battaniye, şampuan, sabun, pişik kremi, bebek bezi ve ıslak mendilden oluşan set hediye ediliyor. Ayrıca ilk 6 aylığa kadar olan bebekler için aileler, belediyenin 444 80 44 numaralı çağrı merkezini arayarak uygulamadan yararlanabiliyor. Uygulamanın başladığı günden bu yana binlerce aileyi ziyaret eden Hoş Geldin Bebek ekipleri, Başkan Ali Demirçalı’nın selamını ileterek ailelerle sohbet ediyor. Toplumun temel direğinin aile, ailenin de en büyük ürününün topluma yetiştirdiği çocuklar olduğunu belirten Başkan Demirçalı, Hoş Geldin Bebek uygulamasıyla bebek heyecanı yaşayan ailelerin mutluluklarına ortak olduklarını söyledi. Başkan Demirçalı: “Yeni doğan bebeklerimizin ailelerini ziyaret ediyor sevinçlerini paylaşıyoruz. Dünyaya yeni gelen bebeklerimizin ömürlü olmalarını, annelerine, babalarına, vatana ve millete hayırlı evlatlar olmalarını diliyorum. Ekiplerimiz, yeni doğan bebeği olan ailelerimize bu güzel günlerin hatırasını unutmamaları için naçizane hediyelerini takdim ediyor. Bu ziyaretlerimiz başka güzel hizmetlerin de ortaya çıkmasına vesile oluyor.” dedi. ‘Hoş geldin Bebek’ uygulamasından memnun kalan aileler, hediyeler nedeniyle Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’ya teşekkür etti.
Doç. Dr. Gökhan Alıcı: “Aşırı kırmızı et tüketimi kalbi yoruyor”
11 Haziran 2024 Salı - 10:27 Doç. Dr. Gökhan Alıcı: “Aşırı kırmızı et tüketimi kalbi yoruyor” Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Alıcı, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kalp damar sağlığının korunması için uyarılarda bulundu. Alıcı, aşırı kırmızı et tüketiminin kalbi yoracağının unutulmaması gerektiğini söyledi. Alıcı, sağlıklı bir kişinin kırmızı et tüketiminin haftada 350 gr-500 gr kadar olması gerektiğini, damar sertliği, yüksek kolesterol ve kalp hastalığı olan kişilerde ise bu miktarın daha da düşürülmesi gerektiğini ifade etti. Sağlıklı bir bayram geçirmek için önerilerde bulunan Doç. Dr. Alıcı, şunlara dikkati çekti: "Kurban Bayramı’nda kesilen kurban etinin yağsız bölümlerini tercih edin. Et ile birlikte tuz tüketimini de en aza indirgemeye çalışın. Kurban bayramında et tüketimini günde bir porsiyonla sınırlayın. Bayram boyunca her öğün kırmızı et tercih etmeyin. Et tüketirken mutlaka yoğurt veya ayran gibi süt ürünlerini tercih edin. Kavurma ve kırmızı eti öğle yemeğinde tüketmeye özen gösterin. Et ile birlikte yeşillik ve farklı besin gruplarına yer verin. Ağır ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edin." Alıcı, hareket etmenin önemine de vurgu yaparak, bayram tatili boyunca her gün düzenli olarak en az bir saat yürüyüş yapılmasını da tavsiye etti. Kurbanın dalak, böbrek, karaciğer, şırdan ve mumbar gibi sakatat diye tabir edilen organlarının tüketilmemesini tavsiye eden Alıcı, "Bu organlar yoğun kolesterol içeriği nedeniyle kalp hastalarına için büyük risk oluşturuyor. Hastalarımız et tüketmek istiyorlarsa az tuzlu, çok az yağlı ve haşlama olarak tercih etmeliler" dedi. Alıcı, Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanların etinin dinlendirilmeden tüketilmemesi gerektiğini belirterek, “Taze etlerin sindirimi çok zordur. Hazımsızlık yapabilir ve sert olmasından dolayı pişirilmesi zordur. Kurban eti en az 24 saat buzdolabında bekletildikten sonra tüketilmelidir. Özellikle kalp damar hastalarının buna çok dikkat etmelerini öneriyoruz” diye konuştu. Fazla kırmızı etin yanı sıra ağır yemekler, pastalar ve tatlılarda da dozun aşılmamasını tavsiye eden Doç. Dr. Gökhan Alıcı, bir öğünden ne çıkar gibi bir yaklaşımla yapılan aşırı tüketimin zararlarına dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Ağır yemek sonrası kalp daha hızlı atmaya başlar, tansiyon yükselir. Bu nedenle yüksek karbonhidratlı, kızartmalı ve yağlı yemek anlamına gelen aşırı ağır bir yemek, kalbimizi zorlayacaktır. Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketimi ile birlikte tuz kullanımına da dikkat edilmeli. Çünkü aşırı tuz kullanımı yüksek tansiyon hastaları için ciddi bir tehlikedir. Alınan fazla tuz miktarı kan basıncında aşırı yükselmelere yol açarak beyin kanaması, felç ve kalp krizi riskini artırabilir. Günlük tuz tüketimi 5 gramın altında tutulmalıdır.”
Uyuşturucuya rekor tutuklamaya emniyet müdüründen tebrik
11 Haziran 2024 Salı - 10:22 Uyuşturucuya rekor tutuklamaya emniyet müdüründen tebrik Adana’da uyuşturucu satıcılarına yönelik tarihin en büyük operasyonunu yapan ve 266 şüphelinin tutuklanmasını sağlayan ekibi İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan tebrik etti. Arıkan, ”Torbacı diye tabir edilen şahıslar sizlerden korkarak sokaklardan çekilecektir. Ama burada kalmayacak ve en dibe inerek onların kökünü kazıyacaksınız” dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan tarihin en büyük operasyonu ‘Narkoçelik-21’de 266 kişinin tutuklandığını duyurmuştu. Bakan Yerlikaya’nın duyurduğu operasyonda 3 Haziran’da Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri uyuşturucu satıcılarına yönelik yaptığı operasyonda 282 kişi gözaltına almıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler adliyeye sevk edilirken 266’si çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Yapılan çalışmalarda firar olan 1 kişi daha yakalanarak tutuklu sayısı 267’ye çıktı. İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan, Narkotik Şube Müdürlüğüne gelerek operasyonu düzenleyen polisleri tebrik etti. Arıkan,” Sayın Bakanımız yapmış olduğunuz operasyondan dolayı hepinizi tebrik ediyor. Bu yaptığınız operasyon son yılların en büyük operasyonlarından biriydi. Bundan önce yaptığınız gibi bundan sonra da yine aynı şekilde çalışmalar yapacağınıza ümidimiz tamdır. Çok güzel bir çalışma yaptınız. Türkiye’ye örnek olacak bir çalışma yapıldı. Adliye ve Daire Başkanlığımızla birlikte çok güzel bir çalışma yaptınız, sizin her birinizi tebrik ediyoruz. Suç ve suçluyla mücadelede bundan sonra da daha sıkı bir şekilde mücadelede edeceğinize inancımız tamdır. Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube ekipleri kendine olan güvenini ispat etmiştir. Bundan sonra da dışarıda torbacı diye tabir edilen şahıslar sizlerden korkarak sokaklardan çekilecektir. Ama burada kalmayacak ve en dibe inerek onların kökünü kazıyacaksınız” sözlerine yer verdi. Ardından Arıkan, narkotik dedektör köpeği Barbara ve Aşil’i sevdi.
Uyuşturucunun şifresi: ‘Kübra var mı? Ice var mı?”
11 Haziran 2024 Salı - 09:54 Uyuşturucunun şifresi: ‘Kübra var mı? Ice var mı?” Adana’da düzenlenen ‘Narkoçelik-21’ operasyonunda torbacıların müşterileriyle konuşurken polise yakalanmamak için kubar esrara “Kübra var mı?, metamfetamine ise “Ice var mı?” diyerek şifreli konuştukları ortaya çıktı. Ayrıca şahısların polise de "amca" dediği öğrenildi. Operasyonda aralarında liderlerinin de bulunduğu 9 kişilik uyuşturucu şebekesi de çökertildi. Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Haziran’da yaptığı ‘Narkoçelik-21’ operasyonunda yakaladığı 266 kişi tutuklanmıştı. Bu çerçevede bir uyuşturucu çetesinin lideri olan Nuri Can K.’nın (25) yakalama çalışmaları devam etti. “Trafikte yakalandı” Narkotik polisleri izini sürdüğü Nuri Can K.’yı trafikte otomobille seyir halindeyken takibe aldı. Narkotik polisleri Seyhan ilçesine bağlı Bakımyurdu Caddesi’nde şüphelinin kullandığı aracın önünü keserek yakaladı. “Uyuşturucunun şifresi ‘Kübra var mı?’, ‘Ice var mı?’” Seyhan ilçesine bağlı Yeşilyuva Mahallesinde 1’i kadın 8 kişinin yer aldığı şebekede uyuşturucu satılırken şifreli konuşulduğu tespit edildi. Nuri Can K.’nın liderliğini yaptığı şebekede kubar esrar olacak kişilerin “Kübra var mı?”, metamfetamin alacak kişilerin ise ‘Ice var mı’ sorularını yönelttiği öğrenildi. “Polise ‘Amca’ diyorlar” Şebeke aynı zamanda telefonda görüşme yaptığı zaman teknik takibe takılmamak için kendi aralarında polis “amca” dedikleri de öğrenildi. Çete üyesi oldukları iddiasıyla tutuklanan Pınar K., Murat O., Hüseyin D., Özgür S., Uğur Can S., Mehmet S., Kaan K. ve Umut G.’nin ardından adliyeye sevk edilen Nuri Can K.’da çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Yapılan operasyonda tutuklu sayısı 267’ye yükseldi.
Miniklerin Huri öğretmeni, engellerini öğrencileriyle aşıyor
11 Haziran 2024 Salı - 09:18 Miniklerin Huri öğretmeni, engellerini öğrencileriyle aşıyor Adana’da görme engelli Huri Gökçe Ocakcı, engelinin zorluklarını 19 yıldır minik öğrencileriyle aşıyor. Binlerce öğrenciyi mezun eden Ocakcı, azmiyle anaokulu öğrencilerine örnek oluyor. Evli ve 2 çocuk annesi 41 yaşındaki Huri Gökçe Ocakcı, çocukken geçirdiği ateşli hastalık sonucu sol gözünü tamamen kaybedip, sağ gözünde ise yüzde 90’a yakın görme kaybı oluştu. Küçüklükten bu yana öğretmenlik hayali kuran Ocakcı, engellerine rağmen hiçbir zaman pes etmedi ve 2001 yılında Çukurova Üniversitesini kazanarak hayaline uzanan yolculuğun ilk adımını attı. Okul öncesi öğretmenliği bölümünden mezun olan Ocakcı, 2005’te Milli Eğitim Bakanlığınca atandı. 19 yıldır görevini merkez Çukurova ilçesindeki Abdullah Cem Turhan Anaokulu’nda sürdüren Ocakcı, minik öğrencilerini geleceğe hazırlıyor. Öğrencilerini adeta ‘Gönül gözüyle’ görüp hissettiği Ocakcı, engellerinin zorluklarını da öğrencileriyle birlikte aşıyor. “Çok iyi bir öğretmen olacağıma inandım” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Ocakcı, İngilizce öğretmeninin kendisine ‘Tahtayı göremiyorsan burada ne işin var’ demesinden sonra öğretmen olmaya karar verdiğini anlattı. Ocakcı, “Bu olay üzerine öğretmen olmaya karar verdim. Yaşanan bu duruma çok üzüldüğüm için kendimi motive ettim ve ilerde çok iyi bir öğretmen olacağıma inandım. Hep çalışmayı, başarıyı seven ve görevlerini yerine getiren bir öğrenciydim. Bunun da karşılığını aldım. Göreve ilk başladığım zamanlarda çevremdeki meslektaşlarım çok tedirginlerdi, ben de tedirgindim. Bu mesleği yapıp yapamayacağım konusunda endişelerim vardı. Fakat kendimi motive ederek bunların hepsini atlattım” ifadelerini kullandı. “Çocukların kalplerine dokunma beni başarılı bir öğretmen yaptı” Çocukları çok sevdiğini ve en büyük moral kaynağı olduğunu vurgulayan Ocakcı, “Öğretmenliği yapmamı sağlayan en büyük artım çocukları çok sevmem oldu. Çocukların kalplerine dokunma ve hayatlarına şekil verme isteği beni başarılı bir öğretmen yaptı. Yaşadığım zorlukların üstesinden veliler ve öğrencilerimle iletişim kurarak gelmeye çalışıyorum. Öğrencilerime bu bireysel farklılıkları açıklayınca emin olun çok daha anlayışlı ve yardımsever oluyorlar. Benim göremediğim bütün konularda öğrencilerim bana destek oluyorlar. Bizler engelli bireyler olarak hayata zor bir süreçle başlıyoruz, bu zorlukları aşarken insanlardan özellikle manevi destek istiyoruz. Belirli bir yaştan sonra biz bu farklılığa alışıyoruz. Çevremizdeki insanların bizlere verdiği manevi desteklerle bu farklılığı tamamen ortadan kaldırmaya çalışıyoruz” dedi. “Öğrencilerime vatan ve millet sevgisi aşılıyorum” Yüzlerce öğrencisinin meslek hayatına atıldığını ve halen kendisiyle görüştüğünü söyleyen Huri Gökçe Ocakcı, daha sonra şunları kaydetti: “19 yıllık öğretmenim ve öğrencilerim bana öğretmenim iyi ki siz hayatımıza girmişsiniz, iyi ki sizi tanımışız dönüşünü verdiğinde mutlu oluyoruz. Ben çocuklarımı mezun etsem bile hepsine şu cümleleri söylüyorum. Ben buradayım ve hayatınızın hangi döneminde olursanız olun yanıma gelin, benimle hayatınızı paylaşın, yaşadığınız bir sorunda ben buradayım, sizi sevmeye devam ediyorum mesajını veriyorum. Öğrencilerimle ilişkilerimiz böyle devam ediyor. Şu an da üniversiteye giden, üniversiteden mezun olan öğrencilerim var ve hepsi gayet başarılı. Öğrencilerime, vatanını milletini seven, başarılı, doğru ve dürüst insanlar olmayı öğretiyorum.” “Bizlere destek verilmesini istiyoruz” Engellilerin topluma karışması gerektiğini ve bütün zorlukları aşabileceğine inandığını kaydeden Huri Gökçe Ocakcı, “Engelli öğretmenlerin bu hayatta başarılı olabileceğini ve güzel çocuklar yetiştirebileceğini amaçlamıştım ve bu amacıma ulaştığımı düşünüyorum. Bizler engelli bireyler olarak kesinlikle evimizde kalmamalıyız, engelli bireyler olarak öğretmen, doktor, mühendis veya ne yapmak istiyorsak onu yapmalıyız. Biz kendimize güvenir, inanırsak çevremizdeki insanlar da bize güvenip inanır. Tüm görme engelli arkadaşlarımı temsil ederek erişilebilir kitaplar, erişilebilir kütüphane istiyoruz. Kitap okuyamıyoruz, sadece dinliyoruz. Rahat rahat dinleyebileceğimiz kitaplarımız olsun istiyoruz, bir diğer konu ise görme engelli öğretmenler olarak defter doldurma ve buna benzer idari işlerde çok zorlanıyoruz ve bu konuda da bizlere destek verilmesini istiyoruz” diye konuştu.