Yerel Haberler
Adana
Sinan Kaloğlu: "Adana Demirspor, Türk futbolunda önemli bir kulüp" 01 Mart 2026 Pazar - 16:11:49 Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Adana Demirspor’un zor günlerden geçtiğini belirterek, "Köklü bir camia. İnşallah bu cendereden çıkarlar, diye düşünüyorum. Çünkü Türk futbolunda önemli bir kulüp" dedi. Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Pendikspor, deplasmanda karşılaştığı Adana Demirspor’u 5-0 yendi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, "Öncelikle takımımı tebrik ediyorum, güzel bir galibiyet oldu. Rakibimizi ciddiye aldık, onların emeklerini ciddiye aldık ve saygı duyduk. İki hafta önce burada biliyorsunuz Sivasspor ile berabere kaldı. Adana Demirsporlu kardeşlerimizin emeklerine, yüreklerine sağlık. Çok iyi mücadele ediyorlar. Gerçekten ortaya çok güzel işler katıyorlar, futbol oynamak istiyorlar. İyi koşup oyunun pozitif tarafındalar, o yüzden onlarını yolunu Allah açık etsin. Türk futbolu adına böyle gençlere de ihtiyacımız var. Zor günlerden geçiyorlar, köklü bir camia. İnşallah bu cendereden çıkarlar diye düşünüyorum. Çünkü Türk futbolunda önemli bir kulüp" diye konuştu. Böyle gollü bir galibiyete ihtiyaçları olduğunu aktaran Kaloğlu, "Maçın başından sonuna kadar takımımızın rakibi ciddiye alması beni sevindirdi. Böyle bol gollü bir galibiyeti de oyuncularımızın ihtiyacı vardı. O yüzden hem kendi oyuncularımı hem de rakip oyuncuları tebrik ediyorum. Artık bizim için önemli olan şimdi cuma günü içeride oynayacağımız Vanspor karşılaşması. Ona hazırlanmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 15:37 Trendyol 1. Lig: Adana Demirspor: 0 - Pendikspor: 5 Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında Adana Demirspor, evinde Pendikspor’a 5-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 32. dakikada Furkan’ın savunma arkasına gönderdiği topa hareketlenen Ahmet ceza sahası içerisinde Yusuf Buğra’nın müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem İlker Yasin Avcı penaltı noktasını gösterdi. 33. dakikada penaltı için topun başına geçen Wilks’in vuruşunda kaleci Eren gole izin vermedi. Dönen topu takip eden Hamza Akman meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 40. dakikada Bekir’in sol taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içinde iyi yükselen Berkay kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-2 44. dakikada sağ taraftan kullanılan köşe vuruşunda savunmadan seken topu kale önünde kontrol eden Wilks’in vuruşun yaparak meşin yuvarlak ağlara gitti. 0-3 67. dakikada Bekir’in sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içinde Clarke-Harris, kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-4 69. dakikada Furkan’ın ceza sahasına gönderdiği topa hareketlenen Clarke-Harris, Ali’nin müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem İlker Yasin Avcı, bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. 72. dakikada VAR’ın tavsiyesi üzerine pozisyonu izleyen maçın hakemi İlker Yasin Avcı, Ali Fidan’a direkt kırmızı kart gösterdi. Pozisyonun ceza sahası dışında gerçekleştiğini belirten Avcı, serbest vuruş kararı verdi. 87. dakikada Bekir’in savunma arkasına pasına hareketlenen Furkan, kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 0-5 Stat: Yeni Adana Hakemler: İlker Yasin Avcı, Kemal Mavi, Çağrıcan Pazarcıklı Adana Demirspor: Eren Fidan, Enes Demirtaş, Yusuf Buğra Demirkıran, Gökdeniz Tunç, Osman Kaynak (Seyfi Efe Irga dk. 67), Mert Menemencioğlu (Muhammed Ergen dk. 63), Toprak Bayar, Kürşat Türkeş Küçük, Kayra Saygan, Ahmet Yılmaz (Eymen Namlı dk. 74), Ali Fidan Yedekler: Hasan Kaya, Diyar Zengin, Arda Özkanbaş, Aykut Sarıkaya, Ata Gül, Yücel Gürol, Oktay Çimen, Teknik Direktör: Kubilayhan Yücel Pendikspor: Deniz Dilmen, Hüseyin Maldar (Hamza Akman dk. 30), Berkay Sülüngöz, Soldo (Tarık Tekdal dk. 46), Furkan Doğan, Bekir Karadeniz, Hakan Yeşil (Adnan Uğur dk. 73), Ahmet Karademir (Clarke-Harris dk. 63), Denic (Görkem Bitin dk. 73), Mallik Wilks, Thuram Yedekler: Enis Safin, Efehan Pekdemir, Emre Koyuncu, Utku Yuvakuran Teknik Direktör: Sinan Kaloğlu Goller: Hamza Akman (dk. 33), Berkay Sülüngöz (dk. 40), Mallik Wilks (dk. 44), Clarke-Harris (dk. 67) Furkan Doğan (dk. 87) (Pendikspor) Kırmızı kart: Ali Fidan (dk. 72) (Adana Demirspor) Sarı kartlar: Furkan Doğan, Ahmet Karademir (Pendikspor), Kürşat Türkeş Küçük (Adana Demirspor)
Adana’da ilginç görüntü: Hindiler çarşıda gezdirilerek satılıyor
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:45 Adana’da ilginç görüntü: Hindiler çarşıda gezdirilerek satılıyor Adana’nın Kozan ilçesinde hindilerin çarşıda gezdirilerek satılması ilginç görüntüler oluşturdu. 35 yıllık hindi üreticisi ve satıcısı Ahmet Bilgili, alışılmışın dışındaki satış yöntemiyle dikkat çekiyor. Bilgili, hindileri ilçe merkezindeki caddelerde gezdirerek görücüye çıkarıyor. Araçların arasından geçen, çarşı merkezinde gezdirilen hindiler, hem ilçe sakinlerinin hem de yoldan geçenlerin ilgisini çekiyor. Trafikte de araçlar hindilere yol veriyor. Çarşı merkezinde uzun yıllardır hindi satışı yapan Ahmet Bilgili, hindileri her gün iş hanının bahçesinden çıkararak cadde cadde gezdirdiğini belirtti. Doğal ortamda yaylada yetiştirdiği hindileri bu şekilde tanıttığını anlatan Bilgili, talebin özellikle tavuk etine alternatif arayanlardan geldiğini ifade etti. "Bunlar çiftlik malı değil, doğal yayladan getiriyorum" diyen Bilgili, "35-40 senedir bu işi yapıyorum. ‘Canavar Ahmet’ lakabıyla tanınırım. Fiyatlar 2 bin 500 liradan başlıyor, 3 bin 500 liraya kadar çıkıyor. Hindi eti, tavuğa göre daha fazla protein içeriyor ve kolesterolünün düşük olması nedeniyle tercih ediliyor. Satış yaparken yazdığım manileri de okuyorum" diye konuştu. Esnaflardan Harun Akdoğan ise , "Tavuktan daha lezzetli, pilav üstü çok güzel oluyor. Protein oranı da yüksek" derken, berber Nazım Kurt ise, "30 yıldır burada berberim. Her berberin önünden hindi geçmez. Burası Canavar Ahmet’in pazarı, herkes alıştı" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Önal: "Radyoterapi kanser tedavisinde daha etkili hale geldi"
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:00 Prof. Dr. Önal: "Radyoterapi kanser tedavisinde daha etkili hale geldi" Radyoterapinin temel amacının tümör hücrelerinin DNA yapısını bozarak çoğalmasını engellemek olduğunu belirten Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hüseyin Cem Önal, "Modern teknolojiler sayesinde tedavi çok daha güvenli, daha hedefe yönelik ve daha etkili hale geldi" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hüseyin Cem Önal, kanser vakalarının dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de artış gösterdiğini belirterek hem radyoterapi yöntemleri hem de kanserden korunma yolları konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Önal, kanserin yalnızca tedavi süreciyle değil tanı aşamasıyla da son derece hassas ve uzmanlık gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayarak, doğru tedavi planlamasının multidisipliner bir ekip tarafından yapılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Kanser tedavisinde multidisipliner yaklaşım şart Prof. Dr. Önal, kanserin tanı ve tedavi sürecinin tek bir branşın sorumluluğunda olmadığını, aksine birçok bölümün bir arada çalışması gerektiğini söyledi. Önal, "Görüntüleme, patoloji, cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi bir bütünün parçalarıdır. Bu halkalardan birinin eksikliği, tedavinin doğruluğunu ve başarısını olumsuz etkileyebilir. Özellikle radyoterapi hakkında toplumda ciddi bir bilgi kirliliği bulunuyor. Kanser tedavisine hangi yöntemin uygun olacağının mutlaka bir tümör konseyinde tartışılması gerekir. Hangi hastanın hangi tedaviyi, hangi sırayla alacağı bilimsel verilere göre belirlenmelidir. Radyoterapi ile ilgili bilgilerin de mutlaka uzman hekimden alınması gerekir. Halk arasında ‘ışın tedavisi’ olarak bilinen, radyoterapinin temel amacı tümör hücrelerinin DNA yapısını bozarak çoğalmasını engellemek. Modern teknolojiler sayesinde tedavi çok daha güvenli, daha hedefe yönelik ve daha etkili hale geldi" diye konuştu. Prof. Önal, radyoterapinin üç ana amaçla uygulandığını belirterek şunları söyledi: "Ameliyat sonrası mikroskobik tümör hücrelerini yok etmek: Genellikle meme kanseri ve bağırsak kanserinde ameliyat sonrası tümörlü olan bölgeye radyasyon verilerek hastalığın aynı bölgede tekrar etmesi önlenir. Ameliyatsız tümörü yok etmek: Prostat kanseri, rahim ağzı kanseri, gırtlak ve geniz bölgesi tümörleri gibi bazı kanserlerde radyoterapi tek başına tedavi sağlayabilen bir yöntem. Ameliyat öncesi tümörü küçültmek: Büyük tümörlerde radyoterapi ile kitle küçültülerek cerrahi daha mümkün ve güvenli hâle getirilebilir." Türkiye kanser tedavisinde dünya standartlarında Prof. Dr. Önal, Türkiye’nin kanser tedavisinde dünya standartlarını yakalamış bir ülke olduğunu kaydederek, "Amerika’da verilen modern radyoterapi tekniklerinin aynısı Türkiye’de de hastalara uygulanabilmektedir. Bu gelişmişlik düzeyi sayesinde birçok kanser türünün artık erken evrede tespit edildiğinde "kronik hastalık" düzeyine inecek şekilde kontrol altına alınabilir. Tedavilerin planlanmasında artık daha hassas bir yaklaşım benimseniyor. Hastalara gereksiz tedavi yükü vermeden, onlara en uygun ve en az yan etkiye sahip protokoller seçiliyor" şeklinde konuştu. Kanserden korunmanın en etkili yolu sigara içmemek Koruyucu hekimlik konusuna değinen Prof. Dr. Önal, "Toplumun kanserden korunma konusunda yapabileceği en önemli adım, kanserojen madde olduğu yüzde yüz kanıtlanmış sigarayı bırakmasıdır. Sadece akciğer değil, gırtlak, yemek borusu, pankreas, idrar torbası gibi birçok kanser türünde sigara çok önemli bir risk faktörüdür" ifadelerini kullandı. Bunun yanında sağlıklı beslenmenin, özellikle yağlı gıdalardan uzak durup sebze-meyve ağırlıklı beslenmenin kanser riskini azalttığını aktaran Önal, her gün 15-20 dakikalık düzenli yürüyüşün bile hem kanserden korunma hem de tedavi sonrası iyileşme sürecinde önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Tarama programlarının önemi ve erken tanı Türkiye’de kanser tarama programlarının çok etkin yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Önal, "Özellikle KETEM’lerde ücretsiz yapılan mamografi taramaları meme kanserinin erken teşhisinde büyük avantaj sağlamaktadır. En ufak bir bulgu olduğunda beklemek yerine hemen bir hekime başvurulmalıdır. Kanser artık birçok türde erken yakalandığında başarıyla tedavi edilebilen bir hastalık haline geldi. Kanserle mücadelede en önemli güç bilgi ve farkındalıktır. Unutmayalım: Erken tanı hayat kurtarır" diyerek sözlerini tamamladı.
Adana’da kadın hırsızlar 670 bin TL’lik altın çaldı, biri yakalanıp tutuklandı
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:53 Adana’da kadın hırsızlar 670 bin TL’lik altın çaldı, biri yakalanıp tutuklandı Adana’da, yüzlerini gizleyen kadın şüphelilerin kapılarını zorlayarak girdikleri iki evden yaklaşık 670 bin lira değerinde altın çaldıkları belirlendi. Olayların ardından başlatılan soruşturmada polis, kimliklerini tespit ettiği şüphelilerden birini yakalayarak tutuklanmasını sağladı. Olay, 8 Eylül günü saat 14.00 sıralarında Yüreğir ilçesine bağlı Kiretmihane Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Y.U. (41) ve Ö.U. (18) yüzlerini eşarp ile gizleyip hırsızlığa çıktı. M.K.’nin evinin kapısını zorlayarak içeri giren şüpheliler, yaklaşık 40 dakika evde kaldı. Bu sırada kadınlar evde yatak odasında bulunan 650 bin TL değerinde altını çalarak çıkarken bölgeden otobüse binerek uzaklaştı.Bu olaydan 3 gün sonra Y.U. bu seferde S.G. (43) ile birlikte aynı yöntemle hırsızlığa çıktı. Şüpheliler Seyhan ilçesine bağlı Meydan Mahallesi’nde H.E.’ye ait eve girdi. Buradan da 20 bin TL değerinde altın çalarak kayıplara karışan şüphelilerin gittiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Altınlarının çalındığı fark eden mağdurlar durumu polise bildirdi. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Polis, söz konusu şüphelilerin kimliklerini kısa sürede tespit etti. Yapılan tespitler doğrultusunda Y.U. saklandığı evde yakalandı. Şüphelinin emniyetten ifadesinde "Görüntülerdeki kişi bana benziyor ancak ben değilim. Belirtilen tarihlerde o bölgelere hiç gitmedim. Hırsızlık yapmadım" dediği öne sürüldü. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Öteyandan diğer 2 şüphelinin yakalanması için çalışmanın sürdüğü bildirildi.
Bakan Yardımcısı Ağar: "Adana’da bu yılın ilk 11 ayında ihracat tutarı yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştı"
17 Aralık 2025 Çarşamba - 14:30 Bakan Yardımcısı Ağar: "Adana’da bu yılın ilk 11 ayında ihracat tutarı yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştı" Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Adana’da 2024 yılında 4,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini, bu yılın ilk 11 ayında ise ihracat tutarının yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi. Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde Türk Ticaret Bankası Çukurova Şubesi Açılış Töreni ile Adana İhracat Akademisi İmza Töreni düzenlendi. Program kapsamında kurdele kesimi gerçekleşti ardından açılış konuşmaları yapıldı. Adana’da yılda toplam 4.4 milyar dolarlık ihracat yapıldığına dikkat çeken Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, "Adana’da yeni sanayi alanlarıyla birlikte 128 bin dekarlık alanda organize üretime devam eden sanayi tesisleri, yaklaşık 100 bin kişiye doğrudan istihdam sağlamaktadır. 12 AR-GE merkezi ve 8 tasarım merkezlerine ev sahipliği yapan Adana, gelişmiş lojistik ve üretim imkânlarıyla ihracatımıza önemli katkılar sunmaktadır. Bu tarihi ve yapısal özellikler, Adana’yı dış ticaret ve üretim açısından stratejik bir konuma taşımaktadır. Geniş bir ihracat yelpazesine sahip olan Adana, 2024 yılında 4,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Bu yılın ilk 11 ayında ise ihracat tutarı yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi. Ağar, küresel ölçekte Türkiye’nin 21 çeyrektir büyüdüğünün altını çizerek şunları kaydetti: "Küresel ölçekte yaşanan tüm belirsizliklere rağmen, hepimizin bildiği üzere ülke ekonomisi 21 çeyrektir aralıksız büyümesini sürdürmektedir. 1,5 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan ekonomimizde yatırım harcamalarının artarak devam ettiğini görmekteyiz. İhracat tarafında da performansımız başarılı bir şekilde sürmektedir. 2025 yılında toplam ihracatımız 247 milyar 200 milyon dolar yükseldi. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 270 milyar 600 milyon dolara ulaştı" şeklinde konuştu. Adana’da açılan banka şubesinin ihracat vizyonu doğrultusunda hayata geçirildiğine de değinen Ağar, şubenin kısa sürede müşteri sayısını artırdığını ifade etti. Kentin köklü bir iş tecrübesine sahip olduğunu aktaran Vali Yavuz Selim Köşger de, "Adana, stratejik konumu itibarıyla Orta Doğu ve Afrika’ya açılan Doğu Akdeniz’in en önemli liman şehirlerinden biri olacak" diye konuştu. ADASO Genel Başkanı Zeki Kıvanç, Türk Ticaret Bankası’nın Çukurova Şubesi’nin sanayi merkezi olan kentte açılmasının kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi.Başkan Kıvanç, "Bankanın sanayicinin kalbine bu denli yakın olması; finansmana erişimin hızlanması, ihtiyaçlara yerinde ve zamanında çözüm üretilmesi açısından çok önemli bir adımdır. Adana sanayisi olarak üretme gücümüz, yenilikçi ruhumuz ve uluslararası pazarlara ulaşma azmimiz tartışılmaz. Ancak, modern ticaret dünyasında, sadece en iyi ürünü üretmek yetmiyor. O ürünün küresel pazarlara ulaşmasını sağlayacak güçlü ve sürdürülebilir bir finansal omurgaya ihtiyacımız var. İhracatın önündeki en büyük bariyerlerden biri olan doğru ve uygun maliyetli finansmana erişim, hayati öneme sahiptir" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İhracatın Finansmanı Devlet Destekleri Paneli düzenlendi.
Soğuk hava astım ataklarını tetikliyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:03 Soğuk hava astım ataklarını tetikliyor Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunun astım hastalarında daha ağır seyredebildiğini, astım hastalarının soğuk havalarda kendilerini korumalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Kış aylarında grip ve soğuk algınlığı gibi enfeksiyonların yaygınlaşması ve ev içi alerjenlerin çoğalması; astım hastalarında atakların daha sık ve şiddetli görülmesine neden olabiliyor. Medline Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, bu dönemde basit bir nezlenin bile astımı tetikleyebileceğini belirterek hastaların üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olmaları uyarısında bulundu. Ülkemizde 4 milyon astım hastası bulunuyor Astımın hava yollarının iltihaplanmasıyla seyreden kronik bir solunum yolu hastalığı olarak tanımlandığına değinen Uzm. Dr. Baysal, "Ülkemizde ise yaklaşık 4 milyon astım hastası bulunduğu tahmin ediliyor. Soğuk havaların etkisini gösterdiği kış aylarında, astım hastalarının daha dikkatli olması gerekiyor. Çünkü soğuk ve kuru hava, astım hastalarında hava yollarını tahriş ederek nefes darlığı, öksürük ve hırıltı gibi belirtileri tetikleyebiliyor. Soğuk hava solunduğunda bronşlar refleks olarak daralıyor. Bu durum, astımlı bireylerde atakların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Özellikle sabah erken saatlerde ve akşam saatlerinde dışarı çıkıldığında soğuk havanın etkisi belirgin şekilde hissediliyor. Ani ısı değişimleri de astım ataklarına kapı aralayan önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. Solunum yolu enfeksiyonları risk oluşturuyor Kış aylarında artan grip ve soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonlarının da astımı olumsuz etkileyen bir diğer önemli neden olduğunu kaydeden Baysal, "Basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile astım hastalarında daha ağır seyredebiliyor ve ataklara yol açabiliyor. Ayrıca kışın kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi, ev tozu akarları, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi tetikleyicilere maruziyeti artırarak astım krizlerini tetikleyebiliyor. Astım hastalarının soğuk havalarda kendilerini korumaları büyük önem taşıyor. Dışarı çıkarken ağız ve burnu atkı ya da maske ile kapatmak, soğuk havanın doğrudan solunum yollarına ulaşmasını engelliyor. Doktor tarafından önerilen koruyucu astım ilaçlarının düzenli şekilde kullanılması atak riskini önemli ölçüde azaltırken grip ve zatürre aşıları da uygun hastalarda fayda sağlıyor" dedi. Uzm. Dr. Baysal, astım ataklarından korunmak için şu önerileri sıraladı: "Grip veya nezle olmuşsanız, zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna veya doktora başvurarak tedavinizi olun. Çevrenizde üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalanmış hasta biri varsa kendinizi korumak için çaba sarf edin, gerekir ise maske takın. Hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde bulunmamaya özen gösterin, korunmak için maske kullanın. Kışa girerken doktorunuza danışmak şartı ile grip ve zatürre aşılarını ihmal etmeyin. Sigara içiyorsanız bırakmak için çabalayın. Ayrıca sigara içilen ortamlardan da kaçının. Bol miktarda su için. Ellerinizi sık-sık yıkayın, dengeli beslenin ve düzenli uyuyun."
Uzmanından H3N2 uyarısı: "2026 yılı Mart ayına dikkat"
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:11 Uzmanından H3N2 uyarısı: "2026 yılı Mart ayına dikkat" Son zamanlarda yayılmaya başlayan H3N2 gribi dikkat çekerken, uzmanlar yeni bir salgın dalgasına karşı uyardı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, koronavirüslerin 4 yılda bir salgın yaptığını belirterek, "2026 Mart ayına yaklaşırken mutajen influenza ve koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum" dedi. Avustralya’da görülmeye başlanan, ardından İngiltere ve İspanya’da hastanelerin dolup taşmasına neden olan H3N2 grip salgını ülkemizde de görülmeye başlandı. Birçok hasta hastanelere başvurup tedavi olmaya başlarken uzmanlar, influenzanın her 4 yılda bir değişim geçirdiğini, 4 sene önce ’koronavirüs’ adını aldığını, bu sene ise ’H3N2 grip salgını’ olduğunu belirtti. Dünya genelinde alarm zillerini çaldıran mutasyona uğramış H3N2 grip virüsü, kıtalar arası hızla yayılırken küresel grip dengelerini altüst etti. "Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor" Konuyla ilgili Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Şahin, H3N2 virüsünün belirtilerinin griple aynı olduğuna dikkat çekerek, "Bu virüs, bildiğimiz influenza. İnfluenza, yani grip yapan virüslerin temel karakterlerinden biride sürekli mutasyona uğramaları. Bu değişimler eğer anlamlı olursa o zaman ya bulaşıcılıkları ya da ağır ölüm yapıcı etkileri değişiyor. Şu anki virüs daha bulaşıcı. Avustralya’dan ülkemize doğru yavaşça giriyor. Bu açıdan dikkatli olmamız lazım. Yüksek ateş veya şiddetli halsizliğe ek olarak kuru öksürüğünüz, bulantı, kusmanız, baş ağrınız varsa zaten gripsiniz demektir. Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor" ifadelerini kullandı. "Maske ve mesafeye dikkat" Kış aylarında virüslerin kolay bulaştığına da vurgu yapan Doç. Dr. Şahin, "Soğuk hava, nemli hava virüsün yaşam şartlarını kolaylaştırıyor. H3N2 dediğimiz influenzanın yeni gelen mutajen suş daha bulaşıcı. Hasta kişinin çıkartılarından uzak durmalıyız. 1 metre mesafe olacak, hasta kişiler de maskesini takacak" diye konuştu. "İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum" İnfluenzanın 4 yılda bir mutasyona uğrayıp bulaşıcılığının arttığına dikkat çeken, 2022 yılının Mart ayında son kovid vakalarının görüldüğünü belirten Doç. Dr. Şahin, daha sonra şunları söyledi: "5 sene önce kovid salgını yaşadık. En son omicron suşu vardı. 2022 yılının Ocak ayından sonra vaka sayıları 100-120 binlere tırmandı ve koronavirüs insana evrimleşti. Bir nevi artık kovid gripleşti. Bu tip insana evrimleşmiş koronavirüsler 4 yılda 1 salgın yapar. 2022 Mart ayında son görülen vakalar mevcuttu. 4 yıl geçti, 2026 Mart ayına geliyoruz. Bir yanda mutajen influenza, bir yanda da insana evrimleşmiş koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum."